Hava Durumu

HACIAHMETOĞLU: DOĞAL DENGELER ÇOK YÖNLÜ KORUNMALI

Slow Food Giresun Koordinatörü Ömer Hacıahmetoğlu, bozayılarla yaşanan sorunların temelinde yaşam alanlarının daralmasının yattığını belirterek, doğanın korunmasının biyolojik çeşitlilik ve yerel üretim için hayati olduğunu vurguladı.

Haber Giriş Tarihi: 14.07.2026 23:13
Haber Güncellenme Tarihi: 14.07.2026 23:16
Kaynak: Namık Baltaoğlu
HACIAHMETOĞLU: DOĞAL DENGELER ÇOK YÖNLÜ KORUNMALI

HACIAHMETOĞLU: DOĞAL DENGELER ÇOK YÖNLÜ KORUNMALI

Slow Food Giresun İl Koordinatörü Ömer Hacıahmetoğlu, bozayılarla ilgili yaşanan son gelişmelerin yalnızca güvenlik başlığı altında değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, yaban hayatı tartışmalarının doğa hakları, biyolojik çeşitlilik ve sürdürülebilir gıda sistemleri ekseninde ele alınması gerektiğini söyledi.

Giresun’da üç bozayı için özel avlanma izni verilmesi, yerleşim alanlarına yaklaşan ayılar, trafik kazalarında yaşamını yitiren yaban hayvanları ve sosyal medya içerikleri uğruna yaban hayatının rahatsız edildiğine yönelik iddialar, insan ile doğa arasındaki ilişkiyi yeniden gündeme taşıdı.

Konuya ilişkin açıklama yapan Slow Food Giresun İl Koordinatörü Ömer Hacıahmetoğlu, bozayılarla yaşanan karşılaşmaların yalnızca sonuçları üzerinden okunmasının yeterli olmadığını belirterek, sorunun temelinde yaban hayvanlarının yaşam alanlarında meydana gelen daralmanın bulunduğunu ifade etti.

“ASIL MESELE AYILAR DEĞİL, YAŞAM ALANLARININ DARALMASIDIR”

Ormanların parçalanması, doğal geçiş koridorlarının kesintiye uğraması ve ekolojik dengenin bozulmasının insan-yaban hayatı karşılaşmalarını artırdığına dikkat çeken Hacıahmetoğlu, şu değerlendirmede bulundu:

“Asıl mesele ayılar değil, yaşam alanlarının giderek daralmasıdır. Yaban hayvanlarıyla yaşanan karşılaşmaları yalnızca ortaya çıkan sonuçlar üzerinden değerlendirmek yeterli değildir. Ormanların parçalanması, doğal geçiş koridorlarının kesintiye uğraması ve yaşam alanlarının daralması, bugün karşı karşıya kaldığımız olayların arka planındaki temel nedenlerdir.”

Hacıahmetoğlu, her karşılaşmanın ayrı bir kriz olarak görülmesi yerine, bu karşılaşmaları ortaya çıkaran ekolojik değişimin bütün yönleriyle tartışılması gerektiğini vurguladı.

“GIDA HAKKI, DOĞA HAKKINDAN AYRI DÜŞÜNÜLEMEZ”

Slow Food hareketinin kurucusu Carlo Petrini’nin “Yemek yemek bir tarım eylemidir” sözünü hatırlatan Hacıahmetoğlu, gıdanın yalnızca sofraya gelen bir ürün olmadığını; toprağın, suyun, biyolojik çeşitliliğin ve kültürün ortak sonucu olduğunu belirtti.

Giresun’un en önemli tarımsal ürünü olan fındığın da çevresindeki doğal sistemden bağımsız düşünülemeyeceğini ifade eden Hacıahmetoğlu, fındık bahçeleriyle ormanların aynı yaşam ağının parçaları olduğunu söyledi.

“Giresun’da fındığın hikâyesi yalnızca bahçede başlamaz. Ormanlarla, derelerle, arılarla, toprağın görünmeyen canlılarıyla ve yaban hayatıyla birlikte şekillenir. Fındık bahçeleri ile ormanlar birbirinden bağımsız iki alan değil, aynı yaşam ağının parçalarıdır.” diyen Hacıahmetoğlu, doğanın korunmasının yerel üretimin geleceği açısından da hayati önem taşıdığını kaydetti.

DOĞAL DENGE, YEREL ÜRETİMİN DE TEMİNATI

Doğanın yaşama hakkının korunmasının yalnızca yaban hayatını değil, biyolojik çeşitliliği, yerel üretimi ve geleceğin gıda güvencesini de doğrudan etkilediğini belirten Hacıahmetoğlu, doğal sistemlerdeki bozulmanın uzun vadede tarımsal üretim üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.

“Doğanın yaşama hakkını korumak, yalnızca yaban hayatını korumak değildir. Yerel üretimi, biyolojik çeşitliliği, toprağı, suyu ve gelecek nesillerin gıdaya erişimini de korumaktır.” ifadelerini kullanan Hacıahmetoğlu, doğa ile üretim arasındaki bağın göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

“BOZAYILARI KONUŞURKEN NASIL BİR GİRESUN İSTEDİĞİMİZİ KONUŞUYORUZ”

Hacıahmetoğlu, açıklamasının sonunda bozayı tartışmasının daha geniş bir çevre politikası içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:

“Bugün tartıştığımız şey yalnızca bozayılar değildir. Sadece yaşanan karşılaşmalara odaklanırsak her olayı yeni bir kriz olarak değerlendirmeye devam ederiz. Oysa konuşmamız gereken, bu karşılaşmaları ortaya çıkaran ekolojik değişimdir.”

“Giresun’un ormanları, dereleri ve fındık bahçeleri birbirinden bağımsız değildir. Bunların tamamı aynı yaşam ağının parçalarıdır. Bu ağı korumadan ne biyolojik çeşitliliği ne de geleceğin gıdasını koruyabiliriz. Bozayıları konuşurken aslında nasıl bir Giresun’da yaşamak istediğimizi konuşuyoruz.”

SLOW FOOD GİRESUN NEDİR?

Slow Food Giresun, uluslararası Slow Food hareketinin Giresun’daki yerel topluluğu olarak faaliyet gösteriyor.

Topluluk; yerel üretimin desteklenmesi, biyolojik çeşitliliğin korunması, gastronomi mirasının yaşatılması ve iyi, temiz ve adil gıdanın yaygınlaştırılması amacıyla çalışmalar yürütüyor.

Slow Food Giresun ayrıca doğa hakları, ekolojik farkındalık ve sürdürülebilir gıda sistemleri konusunda kamuoyuna katkı sunmayı hedefliyor.

Basın İletişim
Slow Food Giresun
???? slowfoodgiresun@gmail.com
???? Instagram: @slowfoodgiresun

Kaynak: Namık Baltaoğlu

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.