Mehmet Yüksel, nam-ı diğer "Daddara Mehmet", Giresun'un kültür, müzik ve basın hayatına damga vurmuş bir isimdir. Gazeteci, yazar ve müzisyen olarak Giresun'un sesi ve hafızası olarak bilinen Yüksel, 3 Mart 2012'de hayata veda etti.
Haber Giriş Tarihi: 15.12.2025 23:29
Haber Güncellenme Tarihi: 15.12.2025 23:45
Kaynak:
Giresun Sonhaber
DADDARA MEHMET Mehmet Yüksel
Gazeteci • Yazar • Müzisyen
(21 Mayıs 1941 – 3 Mart 2012)
Bazı insanlar yaşadıkları şehri anlatmaz; şehir, onları anlatır.
Mehmet Yüksel, nam-ı diğer Daddara Mehmet, Giresun’un sesi, hafızası ve vicdanı olarak yarım asra yakın bir süre boyunca bu kentin kültürüne, müziğine ve basınına iz bırakan ender isimlerden biridir.
21 Mayıs 1941’de Giresun Merkez Bayazıt (Uzgur) Köyü’nde dünyaya geldi. İlkokulu köyünde tamamladıktan sonra hayatla erken tanıştı. Henüz çocuk yaşlarda, ayakkabısının bağını bağlamayı bile öğrenmeden, Giresun’da ayakkabıcı Galip Usta’nın yanında çırak olarak çalışmaya başladı. O yıllar, onun alın teriyle yoğrulan karakterinin ilk satırlarıydı.
Bir Erik Ağacından Doğan Müzik
Müzikle tanışması 1950’li yılların başına uzanır. Köy evinin kapısındaki erik ağacı, merakla birleşince bir enstrümana dönüştü. Babası Poco Mehmet’in erik ağacını keserek, bıçak ve basit aletlerle kemençeye benzeyen ilk müzik aletini yaptı. Tellerini saman saplarından, yayını ise bir atın kuyruğundan elde etti. Bu ilkel ama cesur deneme, onun müzikle kuracağı ömürlük bağın ilk işaretiydi.
Kısa süren kemençe serüveninden sonra bağlamaya yöneldi ve 1957 yılında, ilerleyen yıllarda başkanlığını da yapacağı Giresun Musiki Derneği ile tanıştı. Dernek Başkanı Zekai Akbulut başta olmak üzere Osman Kalyoncu, Cemil Uzal, Tuncer Kalyoncu, Ahmet Yücesan (Cin Ahmet), Garip Sami, Nazmi Terzioğlu, Lütfü Pekdemir, Azmi ve Nazmi hocalar ile daha sonra Gökçe Tüfekçi gibi birçok usta sanatçıyla çalışma fırsatı buldu.
Trompetle Gelen Kader
1961 yılında vatani görevini yapmak üzere Sakarya’ya gitti. Askerlik hayatı, onun müzikal kaderini bambaşka bir yola soktu. “Müzik aleti çalan var mı?” sorusuna bir adım öne çıktı. Eline ilk kez bir trompet verildi. Askeri bandoda trompetçi olarak görev yaptı.
Terhis olurken Bando Takım Komutanı Başçavuş Emin Çatır’ın şu sözleri kulağında kaldı:
“Bu aleti çalacaksan, hiç boşlamayacaksın.”
Köyüne döndüğünde, büyük zorluklarla bir trompet aldı. Ormanlarda, sabah akşam tek başına çalıştı. Bu inatçı ve tutkulu çalışmanın yankısı, halk arasında ona ömür boyu eşlik edecek lakabı kazandırdı: Daddara.
Giresun’un İlk Orkestrası: MEDLER
1966 yılında, tamamı Mehmet isimli beş müzisyen bir araya geldi. Giresun’un ilk orkestrasını kurdular. Adını da buradan aldılar: MEDLER.
Bu orkestra, Giresun’un parklarında, salonlarında, düğünlerinde, bayramlarında yıllarca müzik yaptı. Binlerce hayatın mutluluğuna eşlik etti ve kentin sanat tarihinde silinmez bir iz bıraktı.
Hayat Arkadaşı ve Aile
6 Eylül 1967’de, büyük bir aşkla öğretmen Sevim Yüksel (Akın) ile evlendi. 1968 yılında oğulları dünyaya geldi. Hayat, ona aynı anda gazeteciliği, müziği, dernekçiliği ve geçim mücadelesini yüklemişti; o ise hiçbirinden vazgeçmedi.Daha sonra bir kız ve bir erkek evladı daha dünyaya gelecekti.
Gazetecilikte Yarım Asırlık Emek
1970 yılında gazeteciliğe, arkadaşı İbrahim Çakrak’ın ısrarıyla adım attı. Spor yazarlığıyla başlayan bu yolculuk, tam 29 yıl boyunca Milliyet Gazetesi Giresun Temsilciliği ile devam etti. Giresun’un sesi oldu; kentin sorunlarını, umutlarını ve gelişmelerini ulusal basına taşıdı.
1982 yılında Karadeniz Gazetesi Giresun Bürosu’nu açtı. Yeşil Giresun başta olmak üzere birçok yerel gazetede yazıları yayımlandı.
2000’li yıllarda Dünya Gazetesi Giresun Büro Şefi ve Temsilcisi olarak sekiz yıl görev yaptı. Aynı dönemde TRT Giresun Temsilciliği görevini üstlendi.
Sürekli Sarı Basın Kartı sahibiydi.
Basın ve Kültür Hizmeti
1986 yılında SEKA’dan emekli olduktan sonra Çağlar Basımevi’ni kurdu. Ardından Sonhaber Gazetesi’ni önce haftalık, sonra günlük olarak yayımladı. Yaşına rağmen çağa ayak uydurdu; internet gazeteciliğine erken geçen isimlerden biri oldu ve Giresun Sonhaberi dijital ortama taşıdı.
1993–2005 yılları arasında Giresun Gazeteciler Derneği Başkanlığı yaptı.
1997’de Türkiye Gazeteciler Federasyonu kurucu üyeleri arasında yer aldı.
Kurucusu olduğu Giresun Müzik Dostları Derneği’ne vefatına kadar başkanlık yaptı.
Türküler, Şiirler ve Sessiz Tevazu
Hayatının hiçbir döneminde müzikten kopmadı. Başta Can Akengin’in şiirleri olmak üzere yaklaşık 15 türküye güfte yazdı ve beste yaptı. Sorulduğunda, her zamanki tevazusuyla şu cümleyi kurdu:
“Bir şeyler yaptığımı sanıyorum… Bilmem işe yarar mı?”
O türküler, bugün Giresun’un kültür hafızasında yaşamaya devam ediyor.
Giresunspor ve Vefa
Gerçek bir Giresunspor sevdalısıydı. Sağlığı el verdiği sürece, deplasmanlar dahil tüm maçları izledi. Üyeliğiyle gurur duydu. TRT tarafından kendisi için “Anadolu’nun Sıcak Yüzleri” adlı özel bir program hazırlandı.
Veda
10 Şubat 2012’de hayat arkadaşını, eşi Sevim Yüksel’i kaybetti. Bu acıya kalbi dayanamadı. Dört gün sonra kalbi durdu. Trabzon Tıp Fakültesi yoğun bakım servisinde verilen tüm çabalara rağmen, 3 Mart 2012 Cumartesi sabahı hayata veda etti.
Bir İnsan, Bir Şehir
Mehmet Yüksel,
sadece bir gazeteci değil,
sadece bir müzisyen değil,
sadece bir dernek başkanı değil…
O, Giresun’un sesi, tanığı ve hafızasıydı.
Bugün Giresun Sonhaber Gazetesi, onun bıraktığı yerden, ailesi tarafından aynı sorumluluk ve inançla yaşatılmaktadır.
Adı yazılarda, sesi anılarda, emeği bu şehirde yaşamaya devam ediyor.
Daddara Mehmet,
iyi ki yaşadın,
iyi ki bu şehre dokundun.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
DADDARA MEHMET Mehmet Yüksel
Mehmet Yüksel, nam-ı diğer "Daddara Mehmet", Giresun'un kültür, müzik ve basın hayatına damga vurmuş bir isimdir. Gazeteci, yazar ve müzisyen olarak Giresun'un sesi ve hafızası olarak bilinen Yüksel, 3 Mart 2012'de hayata veda etti.
DADDARA MEHMET Mehmet Yüksel
Gazeteci • Yazar • Müzisyen
(21 Mayıs 1941 – 3 Mart 2012)
Bazı insanlar yaşadıkları şehri anlatmaz; şehir, onları anlatır.
Mehmet Yüksel, nam-ı diğer Daddara Mehmet, Giresun’un sesi, hafızası ve vicdanı olarak yarım asra yakın bir süre boyunca bu kentin kültürüne, müziğine ve basınına iz bırakan ender isimlerden biridir.
21 Mayıs 1941’de Giresun Merkez Bayazıt (Uzgur) Köyü’nde dünyaya geldi. İlkokulu köyünde tamamladıktan sonra hayatla erken tanıştı. Henüz çocuk yaşlarda, ayakkabısının bağını bağlamayı bile öğrenmeden, Giresun’da ayakkabıcı Galip Usta’nın yanında çırak olarak çalışmaya başladı. O yıllar, onun alın teriyle yoğrulan karakterinin ilk satırlarıydı.
Bir Erik Ağacından Doğan Müzik
Müzikle tanışması 1950’li yılların başına uzanır. Köy evinin kapısındaki erik ağacı, merakla birleşince bir enstrümana dönüştü. Babası Poco Mehmet’in erik ağacını keserek, bıçak ve basit aletlerle kemençeye benzeyen ilk müzik aletini yaptı. Tellerini saman saplarından, yayını ise bir atın kuyruğundan elde etti. Bu ilkel ama cesur deneme, onun müzikle kuracağı ömürlük bağın ilk işaretiydi.
Kısa süren kemençe serüveninden sonra bağlamaya yöneldi ve 1957 yılında, ilerleyen yıllarda başkanlığını da yapacağı Giresun Musiki Derneği ile tanıştı. Dernek Başkanı Zekai Akbulut başta olmak üzere Osman Kalyoncu, Cemil Uzal, Tuncer Kalyoncu, Ahmet Yücesan (Cin Ahmet), Garip Sami, Nazmi Terzioğlu, Lütfü Pekdemir, Azmi ve Nazmi hocalar ile daha sonra Gökçe Tüfekçi gibi birçok usta sanatçıyla çalışma fırsatı buldu.
Trompetle Gelen Kader
1961 yılında vatani görevini yapmak üzere Sakarya’ya gitti. Askerlik hayatı, onun müzikal kaderini bambaşka bir yola soktu. “Müzik aleti çalan var mı?” sorusuna bir adım öne çıktı. Eline ilk kez bir trompet verildi. Askeri bandoda trompetçi olarak görev yaptı.
Terhis olurken Bando Takım Komutanı Başçavuş Emin Çatır’ın şu sözleri kulağında kaldı:
“Bu aleti çalacaksan, hiç boşlamayacaksın.”
Köyüne döndüğünde, büyük zorluklarla bir trompet aldı. Ormanlarda, sabah akşam tek başına çalıştı. Bu inatçı ve tutkulu çalışmanın yankısı, halk arasında ona ömür boyu eşlik edecek lakabı kazandırdı: Daddara.
Giresun’un İlk Orkestrası: MEDLER
1966 yılında, tamamı Mehmet isimli beş müzisyen bir araya geldi. Giresun’un ilk orkestrasını kurdular. Adını da buradan aldılar: MEDLER.
Bu orkestra, Giresun’un parklarında, salonlarında, düğünlerinde, bayramlarında yıllarca müzik yaptı. Binlerce hayatın mutluluğuna eşlik etti ve kentin sanat tarihinde silinmez bir iz bıraktı.
Hayat Arkadaşı ve Aile
6 Eylül 1967’de, büyük bir aşkla öğretmen Sevim Yüksel (Akın) ile evlendi. 1968 yılında oğulları dünyaya geldi. Hayat, ona aynı anda gazeteciliği, müziği, dernekçiliği ve geçim mücadelesini yüklemişti; o ise hiçbirinden vazgeçmedi.Daha sonra bir kız ve bir erkek evladı daha dünyaya gelecekti.
Gazetecilikte Yarım Asırlık Emek
1970 yılında gazeteciliğe, arkadaşı İbrahim Çakrak’ın ısrarıyla adım attı. Spor yazarlığıyla başlayan bu yolculuk, tam 29 yıl boyunca Milliyet Gazetesi Giresun Temsilciliği ile devam etti. Giresun’un sesi oldu; kentin sorunlarını, umutlarını ve gelişmelerini ulusal basına taşıdı.
1982 yılında Karadeniz Gazetesi Giresun Bürosu’nu açtı. Yeşil Giresun başta olmak üzere birçok yerel gazetede yazıları yayımlandı.
2000’li yıllarda Dünya Gazetesi Giresun Büro Şefi ve Temsilcisi olarak sekiz yıl görev yaptı. Aynı dönemde TRT Giresun Temsilciliği görevini üstlendi.
Sürekli Sarı Basın Kartı sahibiydi.
Basın ve Kültür Hizmeti
1986 yılında SEKA’dan emekli olduktan sonra Çağlar Basımevi’ni kurdu. Ardından Sonhaber Gazetesi’ni önce haftalık, sonra günlük olarak yayımladı. Yaşına rağmen çağa ayak uydurdu; internet gazeteciliğine erken geçen isimlerden biri oldu ve Giresun Sonhaberi dijital ortama taşıdı.
1993–2005 yılları arasında Giresun Gazeteciler Derneği Başkanlığı yaptı.
1997’de Türkiye Gazeteciler Federasyonu kurucu üyeleri arasında yer aldı.
Kurucusu olduğu Giresun Müzik Dostları Derneği’ne vefatına kadar başkanlık yaptı.
Türküler, Şiirler ve Sessiz Tevazu
Hayatının hiçbir döneminde müzikten kopmadı. Başta Can Akengin’in şiirleri olmak üzere yaklaşık 15 türküye güfte yazdı ve beste yaptı. Sorulduğunda, her zamanki tevazusuyla şu cümleyi kurdu:
“Bir şeyler yaptığımı sanıyorum… Bilmem işe yarar mı?”
O türküler, bugün Giresun’un kültür hafızasında yaşamaya devam ediyor.
Giresunspor ve Vefa
Gerçek bir Giresunspor sevdalısıydı. Sağlığı el verdiği sürece, deplasmanlar dahil tüm maçları izledi. Üyeliğiyle gurur duydu. TRT tarafından kendisi için “Anadolu’nun Sıcak Yüzleri” adlı özel bir program hazırlandı.
Veda
10 Şubat 2012’de hayat arkadaşını, eşi Sevim Yüksel’i kaybetti. Bu acıya kalbi dayanamadı. Dört gün sonra kalbi durdu. Trabzon Tıp Fakültesi yoğun bakım servisinde verilen tüm çabalara rağmen,
3 Mart 2012 Cumartesi sabahı hayata veda etti.
Bir İnsan, Bir Şehir
Mehmet Yüksel,
sadece bir gazeteci değil,
sadece bir müzisyen değil,
sadece bir dernek başkanı değil…
O, Giresun’un sesi, tanığı ve hafızasıydı.
Bugün Giresun Sonhaber Gazetesi, onun bıraktığı yerden, ailesi tarafından aynı sorumluluk ve inançla yaşatılmaktadır.
Adı yazılarda, sesi anılarda, emeği bu şehirde yaşamaya devam ediyor.
Daddara Mehmet,
iyi ki yaşadın,
iyi ki bu şehre dokundun.
Kaynak: Giresun Sonhaber
En Çok Okunan Haberler