Hava Durumu

#Kemençe

giresunsonhaber - Kemençe haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kemençe haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN GÜNLERİ İSTANBUL’DA GÜÇLÜ BİR TANITIM VİTRİNİNE HAZIRLANIYOR Haber

GİRESUN GÜNLERİ İSTANBUL’DA GÜÇLÜ BİR TANITIM VİTRİNİNE HAZIRLANIYOR

GİRESUN GÜNLERİ İSTANBUL’DA GÜÇLÜ BİR TANITIM VİTRİNİNE HAZIRLANIYOR 18. GİRESUN GÜNLERİ, DOĞA, LEZZET, KÜLTÜR VE FINDIK BAŞLIKLARIYLA 30 NİSAN’DA ATATÜRK HAVALİMANI MİLLET BAHÇESİ’NDE BAŞLAYACAK 18. Giresun Günleri, 30 Nisan-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde düzenlenecek. “Doğasıyla, Lezzetiyle, Kültürüyle Giresun Seni Bekliyor” sloganıyla hazırlanan organizasyon, Giresun’un kültürel mirasını, yöresel lezzetlerini, doğal güzelliklerini ve fındık başta olmak üzere ekonomik değerlerini İstanbul’da geniş kitlelerle buluşturacak. Giresun Sivil Toplum Kuruluşları Federasyonu tarafından yürütülen 18. Giresun Günleri için hazırlık süreci hızlandı. Organizasyonun tanıtım afişi ve sosyal medya videosu, Giresun’un doğa, lezzet, kültür ve üretim gücü üzerinden İstanbul’da görünür olacağını ortaya koydu. Tanıtım materyallerinde Giresun sahili, fındık, kiraz, kemençe, yöresel mimari, tarihi yapılar, yayla ve doğa unsurları öne çıkarıldı. Bu görsel dil, organizasyonun yalnızca hemşeri buluşması değil, aynı zamanda Giresun’un ekonomik ve kültürel potansiyelini tanıtacak geniş kapsamlı bir vitrin olacağı mesajını verdi. GİRESUN’UN DEĞERLERİ İSTANBUL’A TAŞINACAK Giresun Günleri, İstanbul’da yaşayan Giresunluların yanı sıra farklı şehirlerden ziyaretçileri de Giresun’un değerleriyle buluşturacak. Etkinlikte Giresun’un yöresel ürünleri, kültürel öğeleri, gastronomi mirası ve doğal güzellikleri geniş bir tanıtım zemini bulacak. Tanıtım videosunda kullanılan “Fındığın Başkenti İstanbul’a Taşındı” ifadesi, organizasyonun ekonomik yönünü güçlendiren önemli mesajlardan biri oldu. Giresun kalite fındığın yanı sıra yöresel gıda ürünleri, geleneksel tatlar, kültürel simgeler ve ilçe değerlerinin İstanbul’da tanıtılması bekleniyor. FINDIK, GASTRONOMİ VE YÖRESEL ÜRÜNLER ÖNE ÇIKACAK Giresun’un en güçlü markası olan fındık, organizasyonun doğal ekonomi başlıklarından biri olacak. Fındığın yalnızca tarımsal ürün olarak değil; paketli gıda, çikolata, ezme, kavrulmuş ürün, yöresel lezzet ve ihracat değeriyle tanıtılması, Giresun Günleri’nin ekonomik etkisini artıracak. Giresun mutfağı da etkinliğin önemli başlıkları arasında yer alacak. Yöresel pideler, mısır ürünleri, balık kültürü, fındıklı lezzetler, kiraz, doğal ürünler ve geleneksel tatlar, ziyaretçilere Giresun’un gastronomi kimliğini tanıtma fırsatı sunacak. İLÇELER İÇİN GÜÇLÜ TANITIM FIRSATI Giresun Günleri, ilçelerin kendi değerleriyle İstanbul’da sahaya çıkması açısından önemli bir fırsat oluşturuyor. Her ilçenin kendine özgü ürünü, kültürel mirası, doğa rotası ve yöresel kimliğiyle etkinlikte yer alması, organizasyonun tanıtım gücünü artıracak. Tirebolu çayı, Görele kemençesi, Şebinkarahisar cevizi ve Tamzara dokuması, Dereli ve yayla turizmi, Bulancak’ın kültürel ve gastronomik değerleri, Espiye ve Yağlıdere’nin doğa rotaları gibi başlıklar, Giresun’un İstanbul’daki görünürlüğünü güçlendirecek potansiyele sahip. TURİZM İÇİN ÖNEMLİ BİR VİTRİN Giresun Günleri, kentin turizm potansiyelini İstanbul’da anlatmak için de değerli bir platform olacak. Giresun Adası, Giresun Kalesi, Zeytinlik Mahallesi, Mavi Göl, Kuzalan Şelalesi, yaylalar, sahil hattı, tarihi yerleşimler ve gastronomi rotaları etkinlik süresince daha geniş kitlelere ulaştırılabilecek. İstanbul gibi büyük bir merkezde yapılacak organizasyon, Giresun’un turizm tanıtımı için önemli bir etki alanı oluşturacak. Etkinlik; turizm acenteleri, gezi grupları, medya temsilcileri, gastronomi yazarları ve içerik üreticileriyle temas kurulması halinde kentin tanıtımına daha güçlü katkı sağlayacak. EKONOMİK ETKİYİ ARTIRACAK BAŞLIKLAR Giresun Günleri’nin ekonomik etkisini büyütmesi için katılımcı firma listesi, ilçe stant planı, sponsor yapısı, yöresel ürün alanları, kadın kooperatifleri ve küçük üretici katılımı gibi başlıkların kamuoyuyla paylaşılması önem taşıyor. Bu başlıkların netleşmesi, organizasyonun yalnızca kültürel buluşma değil, aynı zamanda yerel üreticiye, firmalara, kooperatiflere ve turizm aktörlerine katkı sağlayan bir ekonomik platform olarak güçlenmesini sağlayacak. BAŞKA ŞEHİRLERİN DENEYİMİ GİRESUN İÇİN YOL GÖSTERİYOR Türkiye’de farklı şehirlerin düzenlediği tanıtım günleri, ürün odaklı planlamanın organizasyonlara güç kattığını gösteriyor. Yöresel ürünlerin, ilçe kimliklerinin, gastronominin, turizm rotalarının ve kültürel mirasın birlikte sunulduğu etkinlikler daha kalıcı etki bırakıyor. Giresun da bu çizgide güçlü bir avantaja sahip. Fındık, kiraz, yaylalar, kTüm Haberleremençe, mutfak kültürü, sahil kimliği, tarihi mahalleler ve ilçe değerleri aynı çatı altında doğru planlandığında 18. Giresun Günleri, İstanbul’da güçlü bir tanıtım başarısına dönüşebilir. GİRESUN İSTANBUL’DA GENİŞ KİTLELERE ULAŞACAK Giresun Günleri, Giresun’un İstanbul’daki en büyük tanıtım buluşmalarından biri olacak. Organizasyon; hemşeri dayanışmasını güçlendirecek, Giresun kültürünü yaşatacak, yöresel ürünleri tanıtacak ve kentin ekonomik değerlerini daha görünür hale getirecek. Etkinliğin tanıtım dili, Giresun’un İstanbul’a iddialı bir hazırlıkla çıkacağını gösteriyor. Firma, ürün, stant, turizm ve kooperatif başlıklarının ayrıntılı biçimde duyurulmasıyla organizasyonun etkisi daha da artacak. Giresun, 30 Nisan’da İstanbul’a doğasıyla, lezzetiyle, kültürüyle ve üretim gücüyle çıkmaya hazırlanıyor. TRABZON, TANITIMI KÜLTÜR YAYINLARI, TURİZM VE GASTRONOMİYLE KURDU Trabzon Günleri, İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde 26-29 Mart 2026 tarihleri arasında düzenlendi. Trabzon Büyükşehir Belediyesi, etkinlikte kurduğu stantta kültür yayınlarını, turizm destinasyonlarını, gastronomi başlıklarını ve belediye projelerini ziyaretçilere sundu. Bu örnek, tanıtım günlerinin yalnızca yöresel ürün satışı ya da protokol buluşmasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini gösterdi. Trabzon modeli, Giresun için önemli bir yol açıyor. Giresun da İstanbul’da yalnızca fındık, pide ve kültürel gösterilerle değil; Giresun Adası, Zeytinlik Mahallesi, Mavi Göl, Kuzalan Şelalesi, yaylalar, kent tarihi, kültür yayınları, gastronomi ürünleri ve yatırım başlıklarıyla bütünlüklü bir tanıtım standı kurabilir. ORDU, KURUMSAL SAHİPLENMEYLE SAHAYA ÇIKTI Ordu Günleri, 20-23 Kasım 2025 tarihleri arasında İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi Fuar ve Etkinlik Alanı’nda düzenlendi. Organizasyon, Ordu Valiliği himayesinde, Ordu Büyükşehir Belediyesi ve Ordu Dernekler Federasyonu iş birliğiyle yapıldı. Ordu örneği, tanıtım günlerinde kurumsal sahiplenmenin önemini ortaya koydu. Valilik, belediye ve federasyonun aynı çatı altında görünür olması, şehir tanıtımının yalnızca sivil toplum organizasyonu olarak değil, kamu, yerel yönetim ve hemşeri yapılarının ortak vitrini olarak hazırlanmasını sağladı. Giresun Günleri’nde de benzer bir kurumsal bütünlük bekleniyor. Valilik, belediyeler, ilçe belediyeleri, ticaret ve sanayi çevreleri, turizm aktörleri, kooperatifler ve federasyon aynı hedef etrafında konumlandırıldığında organizasyonun ekonomik etkisi artar. RİZE, ÜRÜN, SAHNE, ÇOCUK ETKİNLİĞİ VE KÜLTÜRÜ BİRLİKTE PLANLADI Rize Günleri, 5-9 Kasım 2025 tarihleri arasında Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi Etkinlik Alanı’nda düzenlendi. Programda yöresel ürünler fuarı, Rize balı, tereyağı, fındık, el sanatları, kültür defilesi, çocuk etkinlikleri, mini tiyatro, yüz boyama, balon gösterileri, kemençe şenliği, halk oyunları ve horon gösterileri yer aldı. Rize örneği, ziyaretçi kitlesini genişletmek için yalnızca yetişkinlere değil, ailelere ve çocuklara da hitap eden programların önemini gösterdi. Giresun Günleri’nde de çocuk etkinlikleri, gençlik programları, kemençe ve halk oyunları atölyeleri, yöresel yemek tadımları, kısa söyleşiler ve ilçe tanıtım saatleriyle ziyaretçi trafiği gün içine yayılabilir. Bu model Giresun’a şu soruyu yöneltiyor: Etkinlik yalnızca stant ziyareti ve sahne konseriyle mi sınırlı kalacak, yoksa her gün için ürün, kültür, çocuk, gastronomi, turizm ve ekonomi başlıklarından oluşan açıklanmış bir program hazırlanacak mı? SİVAS, MUTFAK, EL SANATLARI, FOLKLOR VE TARİHİ DEĞERLERİ ÖNE ÇIKARDI Sivas Tanıtım Günleri, 2-5 Ekim 2025 tarihleri arasında İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde düzenlendi. Etkinlikte Sivas mutfağı, yöresel tatlar, el sanatları, folklor gösterileri, kültürel etkinlikler ve tarihi değerler tanıtıldı. Sivas örneği, şehir hafızasının tanıtım günlerinde önemli bir unsur olduğunu gösterdi. Giresun açısından bu başlık; Zeytinlik Mahallesi, Giresun Kalesi, Giresun Adası, Şebinkarahisar’ın tarihi mirası, Görele’nin müzik kültürü, Tirebolu’nun sahil ve tarih kimliği, Tamzara Dokuması ve Giresun’un yerel mimarisiyle kurulabilir. Giresun Günleri’nde tarih ve kültür alanı ayrı bir bölüm olarak planlanırsa ziyaretçi yalnızca ürün satın almaz; kentin hikâyesiyle de temas kurar. KASTAMONU, COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNLERİ MARKA OMURGASINA DÖNÜŞTÜRDÜ Kastamonu Tanıtım Günleri, Taşköprü sarımsağı, çekme helvası, pastırması, siyezi, el sanatları ve coğrafi işaretli değerleriyle İstanbul’da görünürlük sağladı. Kent, tanıtım dilini ürün üzerinden kurdu ve güçlü yerel markalarını öne çıkardı. Kastamonu örneği, Giresun için doğrudan uygulanabilir bir model sunuyor. Giresun’un elinde Giresun kalite fındık, Tirebolu çayı, Görele kemençesi, Şebinkarahisar cevizi, Tamzara Dokuması, yöresel pideler, kiraz, mısır ürünleri ve yayla turizmi gibi güçlü başlıklar bulunuyor. Bu başlıklar yalnızca stantlara dağılmış ürünler olarak kalmamalı. Her ürün için ayrı hikâye, üretici bilgisi, tadım, satış, marka sunumu ve dijital tanıtım içeriği hazırlanmalı. MALATYA, KAYISIYI ŞEHİR MARKASININ MERKEZİNE KOYDU Malatya Tanıtım Günleri, kayısının başkenti vurgusuyla hazırlandı. Etkinlikte Malatya’nın kültürü, lezzetleri ve misafirperverliği öne çıkarıldı. Kayısı, Malatya’nın şehir markasını taşıyan ana ürün olarak kullanıldı. Giresun’un fındık konusunda Malatya kayısısından daha güçlü bir dünya bilinirliği bulunuyor. Bu nedenle Giresun Günleri’nde fındık yalnızca birkaç satış standına bırakılmamalı. Fındık için özel ekonomi adası kurulmalı; üretici, sanayici, ihracatçı, kooperatif, paketli gıda üreticisi, çikolata ve ezme markaları aynı hatta buluşturulmalı. Bu alan ziyaretçiye şu mesajı vermeli: Giresun fındığı yalnızca tarımsal ürün değil; ihracat, gastronomi, sanayi, marka ve kent kimliğidir. KAHRAMANMARAŞ, GASTRONOMİYİ ZİYARETÇİ ÇEKEN ANA GÜCE DÖNÜŞTÜRDÜ Kahramanmaraş Tanıtım Günleri’nde dondurma, tarhana, fıstık ezmesi, baharat çeşitleri, çörekler ve yöresel peynirler ziyaretçilere sunuldu. Gastronomi alanı etkinliğin en fazla ilgi gören bölümleri arasında yer aldı; özellikle dondurma ve tarhana stantlarının önünde yoğunluk oluştu. Bu örnek, Giresun mutfağı için ayrı bir ders niteliği taşıyor. Giresun Günleri’nde gastronomi sadece satış alanı olarak değil; tadım, sunum, ürün hikâyesi ve marka tanıtımıyla hazırlanmalı. Fındıklı ürünler, Giresun pideleri, mısır ekmeği, karalahana yemekleri, fasulye turşusu, balık kültürü, kiraz ve doğal ürünler temiz, düzenli ve profesyonel bir gastronomi alanında sunulmalı. TANITIM İÇİN YAPILACAK ÇALIŞMALAR MERAKLA BEKLENİYOR Giresun Günleri’nin afişi ve sosyal medya videosu güçlü bir başlangıç yaptı. Ancak tanıtımın etkili olması için sahadaki programın ayrıntılı biçimde kamuoyuyla paylaşılması önem taşıyor. Giresun kamuoyu, organizasyon öncesinde katılımcı firmaların netleşmesini, fındık firmaları, ihracatçılar ve paketli ürün markaları için özel alan oluşturulmasını, kadın kooperatifleri ile küçük üreticilere merkezi ve görünür bir bölüm ayrılmasını merakla bekliyor. İlçelerin hangi ürünlerle İstanbul’a çıkacağı, her ilçenin tanıtım saati, ürün listesi ve kültürel programının nasıl şekilleneceği de organizasyonun tanıtım gücünü belirleyecek başlıklar arasında yer alıyor. Turizm acenteleri, seyahat yazarları, gastronomi temsilcileri ve medya kuruluşları için özel buluşmalar yapılması; Giresun Adası, Mavi Göl, Kuzalan, yaylalar, Zeytinlik Mahallesi ve sahil rotaları için profesyonel destinasyon masası kurulması, etkinliğin turizm etkisini artıracak çalışmalar arasında öne çıkıyor. Gastronomi alanında tadım, şef sunumu, ürün hikâyesi ve yöresel mutfak programının hazırlanması; sponsor firmaların, stant ücretlerinin ve stant dağılımında uygulanacak ölçütlerin açıklanması, organizasyonun ekonomik güvenini güçlendirecek adımlar olarak görülüyor. Etkinlik sonunda Giresun ekonomisi için hedeflenen somut çıktıların kamuoyuyla paylaşılması, 18. Giresun Günleri’nin yalnızca kültürel buluşma değil, aynı zamanda üreticiye, firmalara, kooperatiflere ve turizm aktörlerine katkı sağlayan bir tanıtım platformu olarak değerlendirilmesini sağlayacak. GİRESUN GÜNLERİ İÇİN GERÇEKÇİ VİZYON Başka şehirlerin örnekleri, başarılı tanıtım günlerinin güçlü bir hazırlıkla sonuç verdiğini gösteriyor. Trabzon kültür yayınları, turizm ve gastronomiyi birlikte sundu. Ordu kurumsal sahiplenmeyi öne çıkardı. Rize ürün, sahne, çocuk etkinliği ve kültürü aynı programda buluşturdu. Sivas tarih, mutfak, el sanatları ve folkloru sahaya taşıdı. Kastamonu coğrafi işaretli ürünlerini marka omurgasına dönüştürdü. Malatya kayısıyı şehir markasının merkezine koydu. Kahramanmaraş gastronomiyi ziyaretçi çeken ana güç haline getirdi. Giresun’un elinde bu örneklerin tamamını karşılayacak güçlü bir malzeme var. Fındık, kiraz, kemençe, yaylalar, sahil, tarihi mahalleler, yöresel mutfak, kadın emeği, kooperatif üretimi, ilçelerin kültürel kimliği ve turizm rotaları doğru planlandığında 18. Giresun Günleri İstanbul’da güçlü bir ekonomi ve tanıtım vitrini olabilir. Giresun’un İstanbul’daki başarısını kalabalık değil, programın içeriği belirleyecek. Firma listesi, stant planı, sponsor yapısı, ilçe ürün haritası, turizm masası, gastronomi alanı ve ekonomik hedefler kamuoyuna açıklandığında organizasyonun güveni ve etkisi daha da artacak.

VALİ KOÇ GÖRELE KEMENÇE MÜZESİ’NDE: KÜLTÜREL MİRAS YAŞAYAN USTALARLA BÜYÜYOR Haber

VALİ KOÇ GÖRELE KEMENÇE MÜZESİ’NDE: KÜLTÜREL MİRAS YAŞAYAN USTALARLA BÜYÜYOR

VALİ KOÇ GÖRELE KEMENÇE MÜZESİ’NDE: KÜLTÜREL MİRAS YAŞAYAN USTALARLA BÜYÜYOR Vali Mustafa Koç, Görele Kemençe Müzesi’ni ziyaret ederek müzedeki eserleri inceledi. 2015’te açılan müze, Karadeniz kemençesinin hafızasını taşıyan başlıca merkezlerden biri olarak öne çıkıyor. Açık kaynaklarda doğrulanabilen en belirgin ziyaretçi verisi, 2016 sezonunun ilk aylarında yaklaşık 30 bin kişiye ulaşıldığını gösteriyor. Vali Mustafa Koç, Görele Kemençe Müzesi’ni ziyaret etti. Koç, müzede sergilenen eserleri yerinde inceledi, kemençenin bölge kültüründeki yeri ve kültürel mirasın korunmasına dönük çalışmalara ilişkin bilgi aldı. Görele Kemençe Müzesi ve Kültür Parkı, Görele Belediyesi ile Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı iş birliğiyle 29 Ağustos 2015’te hizmete açıldı. Açılışta müzede 5,8 metrelik kemençe, kemençe üstatlarının portreleri, kemençenin tarihi ve ilçeye ait yöresel eşyalar sergilendi. Müze daha sonra Görele’nin kültür turizmi duraklarından biri haline geldi. Ziyaretçi trafiğine ilişkin kamuya açık en somut veri 2016 turizm sezonundan geliyor. Anadolu Ajansı’nın aktardığı bilgiye göre nisan ayından itibaren 500’den fazla tur otobüsüyle yaklaşık 30 bin turist kemençe müzesini ziyaret etti. Aynı haberde sezon hedefi 80 bin ziyaretçi olarak açıklandı. Buna karşılık Görele Belediyesi’nin kamuya açık 2024 faaliyet raporunda müzeye ilişkin güncel yıllık ziyaretçi toplamı yer almıyor. Görele Belediyesi, ilçenin kemençe geleneğini taşıyan başlıca ustaları Karaman (Halil Kodalak), “Kemençenin Ordinaryüsü” Picoğlu Osman, Durkaya Kemal İpşir, Mehmet Sırrı Öztürk, Katip Şadi, Sami Günay, M. Naci Keskin, Mehmet Maksutoğlu, Şenel Dandin, Hüseyin Çınar ve Hikmet Gök olarak sıralıyor. Belediyenin kültürel yapı sayfası da Bicoğlu Osman, Halil Kodalak, Kemal İpşir, Katip Şadi, Sırrı Öztürk ve Şenel Dandin’i Görele’nin öne çıkan kemençe üstatları arasında gösteriyor. Bu hattın ardından Giresun’da yaşayan ve üretimi sürdüren ustalar da dikkat çekiyor. Giresun yöresi kemençecilik geleneği üzerine yapılan derlemelerde yapım ustaları arasında Kuyucuoğlu, Esat Somuncu, Ziya Patan, Metin Hamzaoğlu, Enver Topal, Ali Kol, Temel Karademir ve Yunus Gülşen sayılıyor. Güncel haber kayıtlarında Çanakçı’da el işçiliğiyle üretimini sürdüren Ziya Patan ile Görele’de Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan “Kemençe Yapım Sanatçısı” unvanı alan Temel Karademir yaşayan ustalar arasında öne çıkıyor. İcra cephesinde de gelenek kesintisiz sürüyor. 2024 ve 2025’te müzeye düzenlenen öğrenci gezilerinde Haşim Torun, öğrencilere kemençenin yapım sürecini anlattı ve ezgiler seslendirdi. Görele Kaymakamlığı kayıtlarında da Torun’un resmi programlarda kemençe resitali verdiği görülüyor. Bu tablo, müzenin yalnızca geçmişi sergileyen bir vitrin değil, yaşayan usta-çırak zincirinin güncel buluşma noktası olduğunu ortaya koyuyor.

KULAKKAYA’DA TURİZM ATAĞI: 11,3 MİLYON TL’LİK IPARD YATIRIMI Haber

KULAKKAYA’DA TURİZM ATAĞI: 11,3 MİLYON TL’LİK IPARD YATIRIMI

KULAKKAYA’DA TURİZM ATAĞI: 11,3 MİLYON TL’LİK IPARD YATIRIMI IPARD III Kapsamında Stratejik Turizm Yatırımı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Giresun İl Koordinatörlüğü tarafından, IPARD III Programı 7. Başvuru Çağrı Dönemi kapsamında desteklenen Kulakkaya Pansiyon Projesi için yatırımcı Ebru Hanife Güneş ile sözleşme imzalandı. Toplam 11.339.943,11 TL uygun harcama tutarına sahip yatırım, Kulakkaya Yaylası’nda hayata geçirilecek. Proje, kırsal turizmin kurumsallaşması ve konaklama altyapısının güçlendirilmesi açısından bölgesel kalkınma perspektifinde dikkat çekiyor. Bu yatırım; turizm gelirlerinin kırsal alana yayılması, yayla turizminin dört mevsime yayılması ve sürdürülebilir ekonomik yapı oluşturulması hedefleriyle uyumlu bir model sunuyor. STRATEJİK KONUM VE DOĞAL REKABET AVANTAJI Yaklaşık 1.600 metre rakıma sahip Kulakkaya Yaylası, Doğu Karadeniz yayla turizminin yükselen destinasyonlarından biri olarak öne çıkıyor. Bölgenin doğal avantajları: Yoğun ladin ve göknar ormanları Serin ve düşük nem oranına sahip yaz iklimi Zengin flora ve fauna çeşitliliği Yürüyüş ve doğa sporlarına elverişli topoğrafya Şehir merkezine ulaşım kolaylığı Bu unsurlar, bölgeyi yalnızca klasik yayla turizmi açısından değil; ekoturizm, doğa sporları ve deneyim odaklı alternatif turizm açısından da rekabetçi hale getiriyor. SOSYO-KÜLTÜREL SERMAYENİN EKONOMİYE ENTEGRASYONU Kulakkaya Yaylası, doğal varlıklarının yanı sıra güçlü bir kültürel mirasa sahip. Proje kapsamında bu sosyo-kültürel sermayenin ekonomik değere dönüştürülmesi hedefleniyor. Bölgenin kültürel değerleri: Geleneksel ahşap yayla evleri Yaz aylarında düzenlenen yayla şenlikleri Horon ve kemençe eşliğinde kültürel etkinlikler Yerel mutfak kültürü (karalahana, mısır ekmeği, yayla peynirleri) Yaylacılık geleneğinin sürdürülmesi Planlanan pansiyon yatırımı ile bu değerlerin deneyim turizmi modeli içerisinde paketlenmesi ve katma değere dönüştürülmesi öngörülüyor. DÖRT MEVSİM TURİZM STRATEJİSİ Kulakkaya Yaylası, sezon bağımlı bir destinasyon olmaktan çıkarılarak yıl geneline yayılan bir turizm ekonomisi hedefleniyor. Mevsimsel turizm potansiyeli: İlkbahar: Doğa yürüyüşü, fotoğraf turizmi Yaz: Yayla turizmi, kamp, festival organizasyonları Sonbahar: Manzara ve gastronomi turizmi Kış: Kar manzaralı butik konaklama ve sakin turizm Ayrıca yayla; Kümbet Yaylası ve Göksu Travertenleri (Mavi Göl) gibi önemli turizm merkezlerine olan yakınlığı sayesinde bölgesel turizm rotasında stratejik bir konuma sahip. Bu durum, Dereli ilçesinde destinasyon bütünlüğü oluşturma ve turizm süresini uzatma açısından önemli bir avantaj sunuyor. BÖLGE EKONOMİSİNE ÇARPAN ETKİSİ IPARD III desteği ile hayata geçirilecek yatırımın, kırsal kalkınma ekseninde çok boyutlu ekonomik çıktı üretmesi bekleniyor. Beklenen ekonomik katkılar: Doğrudan ve dolaylı istihdam artışı Kadın girişimciliğinin desteklenmesi Yerel üreticilerin turizm tedarik zincirine entegrasyonu Kırsalda gelir çeşitliliğinin artırılması Dereli’nin turizm markasının güçlendirilmesi IPARD destek mekanizması; kırsal alanlarda yaşam kalitesini yükseltmeyi, göçü azaltmayı ve sürdürülebilir ekonomik yapı oluşturmayı hedefliyor. Kulakkaya Pansiyon Projesi ise bu vizyonun sahadaki somut yansımalarından biri olarak değerlendiriliyor. Dereli İçin Yeni Bir Turizm Eşiği 11,3 milyon TL’lik bu yatırım, yalnızca bir konaklama tesisi projesi değil; kırsal kalkınma, yerel ekonomi ve turizm markalaşması açısından stratejik bir adım niteliği taşıyor. Kulakkaya Yaylası’nda hayata geçirilecek proje ile Dereli’nin turizm kapasitesinin artması, ekonomik hareketliliğin yaygınlaşması ve yayla turizminin daha kurumsal bir yapıya kavuşması bekleniyor.

KÜMBET DAĞ EVİ, FESTİVAL COŞKUSUNA SAHNE OLACAK Haber

KÜMBET DAĞ EVİ, FESTİVAL COŞKUSUNA SAHNE OLACAK

KÜMBET DAĞ EVİ, FESTİVAL COŞKUSUNA SAHNE OLACAK Giresun’un önemli kış turizmi merkezlerinden Kümbet Yaylası, 15 Şubat Pazar günü düzenlenecek Kümbet Dağ Evi 3. Kar Festivali ile müzik ve eğlence dolu bir güne hazırlanıyor. Karla kaplı doğası ve eşsiz yayla manzarasıyla dikkat çeken bölgede gerçekleştirilecek festival, hem konaklayan misafirleri hem de günübirlik ziyaretçileri bir araya getirecek. Kümbet Dağ Evi tarafından organize edilen etkinlikte Ceren Ece Öksüz, Gökçe Altun ve Onur Yılmaz sahne alacak. DJ Aydın Özdemir ise performansıyla festival alanındaki coşkuyu artıracak. Festival ateşi saat 12.00’de yakılacak, tulum ve kemençe eşliğinde başlayacak program gün boyu sürecek etkinliklerle saat 17.00’de sona erecek. Festival kapsamında yalnızca müzik değil, sanat ve doğa temalı etkinlikler de yer alacak. Outdoor Akademi öncülüğünde 14–15 Şubat 2026 tarihlerinde düzenlenecek program çerçevesinde Sevgililer Günü’ne özel atölye çalışmaları gerçekleştirilecek. Taş boyama, seramik, mum yapımı, çini ve çeşitli el sanatları etkinlikleri katılımcılarla buluşacak. Ayrıca Yakamoz Pazar, el emeği ürünleriyle festival alanında ziyaretçileri ağırlayacak. Konaklayan misafirler için bungalov konaklama, açık büfe kahvaltı, akşam yemeği, canlı müzik programı, hamam, havuz ve sauna hizmetleri sunulacak. Ateş başı eğlencesi ve pancar çorbası ikramı da programa dahil olacak. Günübirlik katılımcılar ise 250 TL giriş ücretiyle festival alanına katılım sağlayabilecek; 10 yaş altı çocuklardan ücret alınmayacak. Festival alanında ayrıca köfte ekmek, sucuk ekmek, salep, kestane ve mısır gibi yiyecek stantları yer alacak. Off-road turu ve doğa gezileri gibi etkinlikler ise ekstra ücretli olarak gerçekleştirilecek. Çotanak Off Road ve GİDOSK Dağcılık topluluklarının da katılım sağlayacağı organizasyon, Kümbet’te kış turizmine hareketlilik kazandırmayı hedefliyor. Kış mevsiminin büyüleyici atmosferinde kar, sanat ve müziği bir arada yaşamak isteyenler için Kümbet Yaylası, hafta sonunda festival coşkusuna ev sahipliği yapacak.

DADDARA MEHMET Mehmet Yüksel Haber

DADDARA MEHMET Mehmet Yüksel

DADDARA MEHMET Mehmet Yüksel Gazeteci • Yazar • Müzisyen (21 Mayıs 1941 – 3 Mart 2012) Bazı insanlar yaşadıkları şehri anlatmaz; şehir, onları anlatır. Mehmet Yüksel, nam-ı diğer Daddara Mehmet, Giresun’un sesi, hafızası ve vicdanı olarak yarım asra yakın bir süre boyunca bu kentin kültürüne, müziğine ve basınına iz bırakan ender isimlerden biridir. 21 Mayıs 1941’de Giresun Merkez Bayazıt (Uzgur) Köyü’nde dünyaya geldi. İlkokulu köyünde tamamladıktan sonra hayatla erken tanıştı. Henüz çocuk yaşlarda, ayakkabısının bağını bağlamayı bile öğrenmeden, Giresun’da ayakkabıcı Galip Usta’nın yanında çırak olarak çalışmaya başladı. O yıllar, onun alın teriyle yoğrulan karakterinin ilk satırlarıydı. Bir Erik Ağacından Doğan Müzik Müzikle tanışması 1950’li yılların başına uzanır. Köy evinin kapısındaki erik ağacı, merakla birleşince bir enstrümana dönüştü. Babası Poco Mehmet’in erik ağacını keserek, bıçak ve basit aletlerle kemençeye benzeyen ilk müzik aletini yaptı. Tellerini saman saplarından, yayını ise bir atın kuyruğundan elde etti. Bu ilkel ama cesur deneme, onun müzikle kuracağı ömürlük bağın ilk işaretiydi. Kısa süren kemençe serüveninden sonra bağlamaya yöneldi ve 1957 yılında, ilerleyen yıllarda başkanlığını da yapacağı Giresun Musiki Derneği ile tanıştı. Dernek Başkanı Zekai Akbulut başta olmak üzere Osman Kalyoncu, Cemil Uzal, Tuncer Kalyoncu, Ahmet Yücesan (Cin Ahmet), Garip Sami, Nazmi Terzioğlu, Lütfü Pekdemir, Azmi ve Nazmi hocalar ile daha sonra Gökçe Tüfekçi gibi birçok usta sanatçıyla çalışma fırsatı buldu. Trompetle Gelen Kader 1961 yılında vatani görevini yapmak üzere Sakarya’ya gitti. Askerlik hayatı, onun müzikal kaderini bambaşka bir yola soktu. “Müzik aleti çalan var mı?” sorusuna bir adım öne çıktı. Eline ilk kez bir trompet verildi. Askeri bandoda trompetçi olarak görev yaptı. Terhis olurken Bando Takım Komutanı Başçavuş Emin Çatır’ın şu sözleri kulağında kaldı: “Bu aleti çalacaksan, hiç boşlamayacaksın.” Köyüne döndüğünde, büyük zorluklarla bir trompet aldı. Ormanlarda, sabah akşam tek başına çalıştı. Bu inatçı ve tutkulu çalışmanın yankısı, halk arasında ona ömür boyu eşlik edecek lakabı kazandırdı: Daddara. Giresun’un İlk Orkestrası: MEDLER 1966 yılında, tamamı Mehmet isimli beş müzisyen bir araya geldi. Giresun’un ilk orkestrasını kurdular. Adını da buradan aldılar: MEDLER. Bu orkestra, Giresun’un parklarında, salonlarında, düğünlerinde, bayramlarında yıllarca müzik yaptı. Binlerce hayatın mutluluğuna eşlik etti ve kentin sanat tarihinde silinmez bir iz bıraktı. Hayat Arkadaşı ve Aile 6 Eylül 1967’de, büyük bir aşkla öğretmen Sevim Yüksel (Akın) ile evlendi. 1968 yılında oğulları dünyaya geldi. Hayat, ona aynı anda gazeteciliği, müziği, dernekçiliği ve geçim mücadelesini yüklemişti; o ise hiçbirinden vazgeçmedi.Daha sonra bir kız ve bir erkek evladı daha dünyaya gelecekti. Gazetecilikte Yarım Asırlık Emek 1970 yılında gazeteciliğe, arkadaşı İbrahim Çakrak’ın ısrarıyla adım attı. Spor yazarlığıyla başlayan bu yolculuk, tam 29 yıl boyunca Milliyet Gazetesi Giresun Temsilciliği ile devam etti. Giresun’un sesi oldu; kentin sorunlarını, umutlarını ve gelişmelerini ulusal basına taşıdı. 1982 yılında Karadeniz Gazetesi Giresun Bürosu’nu açtı. Yeşil Giresun başta olmak üzere birçok yerel gazetede yazıları yayımlandı. 2000’li yıllarda Dünya Gazetesi Giresun Büro Şefi ve Temsilcisi olarak sekiz yıl görev yaptı. Aynı dönemde TRT Giresun Temsilciliği görevini üstlendi. Sürekli Sarı Basın Kartı sahibiydi. Basın ve Kültür Hizmeti 1986 yılında SEKA’dan emekli olduktan sonra Çağlar Basımevi’ni kurdu. Ardından Sonhaber Gazetesi’ni önce haftalık, sonra günlük olarak yayımladı. Yaşına rağmen çağa ayak uydurdu; internet gazeteciliğine erken geçen isimlerden biri oldu ve Giresun Sonhaberi dijital ortama taşıdı. 1993–2005 yılları arasında Giresun Gazeteciler Derneği Başkanlığı yaptı. 1997’de Türkiye Gazeteciler Federasyonu kurucu üyeleri arasında yer aldı. Kurucusu olduğu Giresun Müzik Dostları Derneği’ne vefatına kadar başkanlık yaptı. Türküler, Şiirler ve Sessiz Tevazu Hayatının hiçbir döneminde müzikten kopmadı. Başta Can Akengin’in şiirleri olmak üzere yaklaşık 15 türküye güfte yazdı ve beste yaptı. Sorulduğunda, her zamanki tevazusuyla şu cümleyi kurdu: “Bir şeyler yaptığımı sanıyorum… Bilmem işe yarar mı?” O türküler, bugün Giresun’un kültür hafızasında yaşamaya devam ediyor. Giresunspor ve Vefa Gerçek bir Giresunspor sevdalısıydı. Sağlığı el verdiği sürece, deplasmanlar dahil tüm maçları izledi. Üyeliğiyle gurur duydu. TRT tarafından kendisi için “Anadolu’nun Sıcak Yüzleri” adlı özel bir program hazırlandı. Veda 10 Şubat 2012’de hayat arkadaşını, eşi Sevim Yüksel’i kaybetti. Bu acıya kalbi dayanamadı. Dört gün sonra kalbi durdu. Trabzon Tıp Fakültesi yoğun bakım servisinde verilen tüm çabalara rağmen, 3 Mart 2012 Cumartesi sabahı hayata veda etti. Bir İnsan, Bir Şehir Mehmet Yüksel, sadece bir gazeteci değil, sadece bir müzisyen değil, sadece bir dernek başkanı değil… O, Giresun’un sesi, tanığı ve hafızasıydı. Bugün Giresun Sonhaber Gazetesi, onun bıraktığı yerden, ailesi tarafından aynı sorumluluk ve inançla yaşatılmaktadır. Adı yazılarda, sesi anılarda, emeği bu şehirde yaşamaya devam ediyor. Daddara Mehmet, iyi ki yaşadın, iyi ki bu şehre dokundun.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.