Hava Durumu

#Kemençe

giresunsonhaber - Kemençe haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kemençe haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KÜMBET YAYLASI’NDA 32. FESTİVAL COŞKUSU Haber

KÜMBET YAYLASI’NDA 32. FESTİVAL COŞKUSU

KÜMBET YAYLASI’NDA 32. FESTİVAL COŞKUSU Giresun’un Dereli ilçesinde düzenlenen 32. Uluslararası Dereli Kümbet Kültür ve Sanat Festivali, Kümbet Yaylası’nın Aymaç mevkiinde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Şenlik ateşinin yakılmasıyla başlayan festivalde konserler, halk oyunları ve çeşitli etkinliklerle coşku gün boyunca sürdü. Dereli’nin en önemli kültür ve turizm organizasyonlarından biri olan Uluslararası Dereli Kümbet Kültür ve Sanat Festivali, 8-9 Ağustos tarihlerinde bölge halkını, gurbetçileri ve ziyaretçileri Kümbet Yaylası’nda buluşturdu. Bu yıl 32’ncisi düzenlenen festivalin gerçekleştirildiği Aymaç mevkii, sabah saatlerinden itibaren çok sayıda ziyaretçiyi ağırladı. Festival alanını dolduran vatandaşlar, yaylanın doğal güzellikleri eşliğinde düzenlenen etkinliklere katıldı. ŞENLİK ATEŞİYLE BAŞLADI Festivalin 8 Ağustos Cumartesi günü gerçekleştirilen ilk bölümünde açılış programının ardından geleneksel şenlik ateşi yakıldı. Ateşin çevresinde bir araya gelen vatandaşlar, müzikler eşliğinde festival coşkusuna ortak oldu. Akşam programı havai fişek gösterisi ve mahallî sanatçıların konserleriyle devam etti. Festival alanındaki hareketlilik gece boyunca sürerken Kümbet Yaylası, renkli görüntülere sahne oldu. AYMAÇ’TA YOĞUN KATILIM Festivalin ikinci günü olan 9 Ağustos Pazar günü etkinlikler sabah saatlerinde başladı. Kümbet Yaylası’na gelen vatandaşlar, festival alanında düzenlenen konserleri ve halk oyunları gösterilerini takip etti. Programda festivalin kültürel önemi ve Dereli’nin tanıtımına sağladığı katkılar üzerine konuşmalar gerçekleştirildi. Müzik ve halk oyunlarıyla devam eden etkinliklerde ziyaretçiler festival coşkusunu gün boyunca yaşadı. Aymaç mevkiindeki geniş festival alanında oluşan kalabalık, Kümbet Kültür ve Sanat Festivali’ne gösterilen ilgiyi bir kez daha ortaya koydu. ŞENLİKOĞLU: BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZİ PEKİŞTİRDİ Dereli Belediye Başkanı Zeki Şenlikoğlu da festival kapsamında düzenlenen programa katılarak vatandaşlarla bir araya geldi. Festivalin Dereli’nin tanıtımına önemli katkı sunduğunu belirten Şenlikoğlu, yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Festivalimizin coşkusu ve ilçemize kattığı değerler üzerine bir konuşma gerçekleştirdik. Doğasıyla ve kültürüyle eşsiz Dereli’mizin tanıtımına büyük katkı sağlayan bu şölenin, birlik ve beraberliğimizi daha da pekiştirmesini temenni ediyorum.” Şenlikoğlu, organizasyonun hazırlanmasında görev alan belediye personeline ve emeği geçen herkese teşekkür etti. KÜMBET’İN DOĞASI VE KÜLTÜRÜ BULUŞTU Festival boyunca Kümbet Yaylası’nın doğal güzellikleri ile bölgenin kültürel değerleri bir arada yaşatıldı. Farklı yaş gruplarından ziyaretçilerin katıldığı etkinlikler, hem bölge halkının buluşmasına hem de Kümbet’in turizm potansiyelinin tanıtılmasına katkı sundu. Giresun şehir merkezine yaklaşık 60 kilometre uzaklıkta bulunan ve ortalama 1640 metre rakıma sahip Kümbet Yaylası, festival dolayısıyla en hareketli günlerinden birini yaşadı. KÖKLÜ GELENEK YAŞATILIYOR Kümbet Kültür ve Sanat Festivali’nin kültürel geçmişi, Giresun’un geleneksel yaylacılık yaşamı içerisinde oluşan Otçu Göçü ve Otçular Şenlikleri geleneğine dayanıyor. Yaylaya çıkan vatandaşların belirli dönemlerde bir araya gelerek düzenlediği mahallî eğlenceler, horonlar, kemençe dinletileri ve toplu buluşmalar zaman içerisinde geniş katılımlı bir festivale dönüştü. Modern festival formatında ilk kez 1989 yılında gerçekleştirildiği belirtilen organizasyon; Kümbet Yaylası’nın tanıtılması, yayla turizminin geliştirilmesi ve bölgenin kültürel değerlerinin gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla düzenleniyor. Pandemi ve Dereli’de yaşanan sel afetinin ardından bazı yıllarda ara verilen festival, bu yıl 32’nci kez gerçekleştirildi. İki gün süren etkinlikler, kapanış programıyla tamamlandı.

GÖRELE İKİ GÜN KEMENÇEYLE COŞTU, MEYDANLAR HORANA DURDU Haber

GÖRELE İKİ GÜN KEMENÇEYLE COŞTU, MEYDANLAR HORANA DURDU

GÖRELE İKİ GÜN KEMENÇEYLE COŞTU, MEYDANLAR HORANA DURDU Görele Belediyesi tarafından düzenlenen 16. Uluslararası Kemençe ve Horan Festivali; geleneksel kemençe yürüyüşü, meydan konserleri, horan gösterileri ve Kolombiya’dan gelen Los Opitas dans grubunun katılımıyla tamamlandı. Cumhuriyet Meydanı’nı dolduran vatandaşlar, iki gün boyunca kemençenin sesi ve horanın coşkusuyla buluştu. Görele’nin kültürel kimliğiyle özdeşleşen kemençe ve horan, 16. Uluslararası Kemençe ve Horan Festivali ile bir kez daha sokaklara ve meydanlara taşındı. Görele Belediyesi tarafından 18-19 Temmuz 2026 tarihlerinde düzenlenen festival, iki günlük programın ardından sona erdi. Kemençe sanatçıları, yöresel müzik yorumcuları, horan ekipleri ve yabancı konukların buluştuğu festivalin merkezi Cumhuriyet Meydanı oldu. Meydanı dolduran vatandaşlar, sahneden yükselen ezgilere horan halkalarıyla eşlik etti. KEMENÇE MÜZESİ’NDEN CUMHURİYET MEYDANI’NA Festival, 18 Temmuz Cumartesi günü saat 17.30’da Kemençe Müzesi önünden başlayan geleneksel kemençe yürüyüşüyle açıldı. Kemençeciler, horancılar ve vatandaşların birlikte katıldığı yürüyüş, Görele sokaklarını açık hava sahnesine çevirdi. Kemençe sesleri eşliğinde Cumhuriyet Meydanı’na ulaşan kortejin ardından sahne programı başladı. Geleneksel yürüyüş, kemençeyi yalnızca festival sahnesinde değil, ilçenin günlük yaşamının içinde de görünür kıldı. İKİ GÜN BOYUNCA KEMENÇE, HORAN VE MÜZİK Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan festival sahnesi, iki gün boyunca kemençe ustalarını, yöresel sanatçıları ve horan ekiplerini ağırladı. Programın öne çıkan isimlerinden Hakan Könek ilk gün, Mela Bedel ise ikinci gün Görelelilerle buluştu. Farklı kuşaklardan kemençe sanatçılarının aynı sahneyi paylaştığı festivalde geleneksel ezgiler, halk oyunları ve konserler art arda gerçekleştirildi. Meydanda kurulan horan halkaları festivalin iki gününe de damga vurdu. Görele Belediyesi, festivalde oluşan yoğun katılımı “meydanlara sığmayan muhteşem bir enerji” sözleriyle değerlendirdi. İki günlük programın tamamlanmasıyla Görele, hafta sonu boyunca kemençe ve horanın merkezi oldu. KOLOMBİYA’DAN GÖRELE’YE UZANAN KÜLTÜR BULUŞMASI Festivalin uluslararası katılımını Kolombiya’dan gelen Agrupación Folclórica Los Opitas dans grubu temsil etti. Grup başkanı Carmenza Mendez eşliğinde Görele’ye gelen konuk ekibi Belediye Başkan Vekili Aysel Uzun karşıladı. Los Opitas üyeleri, festival programı kapsamında Görele’nin kültürel ve turistik değerlerini de yakından tanıdı. İlçenin turizm noktalarından Mısır Değirmeni’ni gezen grup, Kemençe Kültür Parkı’nda son kuşak kemençe sanatçısı Haşim Torun’un resitalini dinledi. Konuklara coğrafi işaretli Görele Pidesi ile ilçenin meşhur dondurması ikram edildi. Kolombiyalı grubun festivale katılımı, Görele’nin kemençe ve horan kültürüyle Güney Amerika halk danslarını aynı organizasyonda buluşturdu. KEMENÇE YALNIZCA SAHNEDE DEĞİL, KENTİN HAFIZASINDA Görele’de kemençe yalnızca geleneksel bir çalgı değil; ilçenin tarihini, toplumsal hafızasını ve kuşaklar arasındaki kültürel bağı taşıyan temel değerlerden biri. Festival kapsamında gerçekleştirilen yürüyüş, konserler, toplu horanlar ve usta sanatçıların dinletileri bu mirası meydanlarda yeniden görünür kıldı. Genç kemençeciler ile usta sanatçıların aynı programda yer alması, geleneğin yeni kuşaklara aktarılmasına katkı sundu. Kolombiyalı dans grubunun katılımı da festivalin kültürler arası buluşma niteliğini güçlendirdi. 16’NCI FESTİVAL İKİ GÜNLÜK COŞKUYLA TAMAMLANDI Görele Belediyesi tarafından geleneksel hale getirilen organizasyonun 15’incisi 2025 yılında iki gün, 14’üncüsü ise 2024 yılında üç gün sürmüştü. Belediye kayıtlarına göre 12’nci Uluslararası Kemençe ve Horan Festivali de 19-21 Temmuz 2019 tarihlerinde gerçekleştirilmişti. Bu yıl 16’ncı kez düzenlenen festival; kemençe yürüyüşünden meydan konserlerine, horan gösterilerinden uluslararası kültür buluşmasına uzanan iki günlük programla tamamlandı. Görele, festival boyunca kemençesini, horanını, yöresel lezzetlerini ve kültürel mirasını yerli ve yabancı konuklarıyla paylaştı.

ŞENYÜREK AĞAÇBAŞI’NDA: KEMENÇE, HORON VE DAYANIŞMA AYNI YAYLADA BULUŞTU Haber

ŞENYÜREK AĞAÇBAŞI’NDA: KEMENÇE, HORON VE DAYANIŞMA AYNI YAYLADA BULUŞTU

ŞENYÜREK AĞAÇBAŞI’NDA: KEMENÇE, HORON VE DAYANIŞMA AYNI YAYLADA BULUŞTU CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, Güce’nin Ağaçbaşı Yaylası’nda 18-19 Temmuz 2026 tarihlerinde düzenlenen Giran Yolu Ağaçbaşı Yaylası Kültür ve Otçu Göçü Festivali’ne katıldı. İki güne yayılan buluşmada kemençe ezgileri, horon halkaları ve yöre sanatçılarının programı, tarım takvimi içinden doğan köklü otçu göçü geleneğini yeniden yaylaya taşıdı. Güce’nin tarihî yayla güzergâhlarından Giran Yolu ile Ağaçbaşı Yaylası, hafta sonunda bölgenin en eski mevsimlik hareketlerinden biri olan otçu göçü etrafında kurulan kültür buluşmasına ev sahipliği yaptı. CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek de şenliğe katılarak yurttaşlarla bir araya geldi; horon ve kemençe eşliğinde yaşatılan geleneğin taşıdığı dayanışma kültürüne dikkat çekti. Şenyürek, şenliğin ardından yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Kemençenin sesi, horonun coşkusu ve yaylalarımızın eşsiz güzelliğiyle kültürümüzü ve dayanışma ruhumuzu yaşatan bu anlamlı şenliğin düzenlenmesinde emeği geçen herkese, bizleri içtenlikle karşılayan tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyorum.” İKİ GÜNLÜK PROGRAMDA KEMENÇE, TÜRKÜ VE HORON VARDI Festival afişine göre program, 18 Temmuz Cumartesi ve 19 Temmuz Pazar günleri Ağaçbaşı Yaylası’nda gerçekleştirildi. Programın sunuculuğunu Erdal Avcı üstlendi. Cumartesi programında Hakan Köntek, Emre Sarıcı, Ünal Turan, Ali Alim, Erdoğan Erol, Güzel Esma, Kuşçu Hasan, Hicabi Şenlikoğlu, Kemal Şenpınar, Recep Çevik, Mustafa Emin Bayram, Ünsal Yıldız, Burhan Yıldız ve Orkestra Umut Kara’nın isimleri yer aldı. Pazar programı için Sinan Sami, Alim Koca, Samet Ok, Ömer Aktaş, Ali Osman Kargın, Sinan Hancı, Mustafa Emin Bayram ve Orkestra Umut Kara duyuruldu. İki güne yayılan sahne programı, şenliğin günümüzde aldığı biçimi de gösterdi. Tarihî göç yolculuğu; kemençe, türkü, horon ve hemşehri buluşmasıyla geniş kapsamlı bir kültür festivaline dönüşürken Ağaçbaşı Yaylası farklı kuşakları aynı alanda buluşturdu. OTÇU GÖÇÜ TARIM TAKVİMİNDEN DOĞDU Otçu göçü yalnızca yaylada düzenlenen bir eğlencenin adı değil; kıyı köyleri, tarım alanları ve yüksek yaylalar arasında kurulan eski yaşam düzeninin parçası. Doğu Karadeniz Kültür Envanteri’ne göre aileler haziran ayından itibaren yaylaya çıkarken köydeki tarla ve bahçe işleriyle ilgilenmek üzere bazı aile bireyleri geride kalıyordu. Mısır tarlalarının bakımı tamamlanıp fındık hasadı başlamadan önce köyde kalanlar da toplu biçimde yaylaya çıkıyor, daha önce yaylaya yerleşenlerle buluşuyordu. Bu ikinci ve toplu çıkış; “ot göçü”, “otçu göçü” ve “otçu haftası” adlarıyla anıldı. Geleneğin temmuz ayına yerleşmesinin nedeni de tarımsal üretim takvimiydi. Yaylaya ulaşan kafileler karşılanıyor, çalışmaya ara veriliyor; müzik, oyun ve toplu eğlenceyle göç bir şenliğe dönüşüyordu. Giresun’daki yayla şenliklerinin bugün de çoğunlukla temmuz ve ağustos aylarında yapılması bu tarihsel takvimin izlerini taşıyor. Doğu Karadeniz Kültür Envanteri AĞAÇBAŞI’NDAKİ RESMÎ KAYIT 2019’A UZANIYOR Ağaçbaşı’ndaki etkinliğin ulaşılabilen resmî dijital kayıtlarından biri 2019 yılına ait. Kültür ve Turizm Bakanlığı Türkiye Kültür Portalı, 12-13 Temmuz 2019 tarihli “Güce Ağaçbaşı Yaylası Otçu Göçü” programını ulusal nitelikte bir kültür ve sanat festivali olarak kaydetti. Güce Belediyesi tarafından düzenlenen programın adresi Ağaçbaşı Yaylası Festival Alanı olarak gösterilirken etkinliğin, tarihî yayla göçü güzergâhındaki yaklaşık 50 kilometrelik yolun yürünerek Ağaçbaşı Yaylası’na çıkılması üzerine kurulduğu belirtildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Türkiye Kültür Portalı Bu kayıt, 2019’u geleneğin başlangıç tarihi yapmıyor. Otçu göçü çok daha eski yaylacılık ve üretim düzeninden doğuyor. 2019 kaydı ise Ağaçbaşı güzergâhındaki uygulamanın kurumsal bir festival programına dönüştüğünü gösteren ulaşılabilir resmî belge niteliği taşıyor. TARİHÎ YOL, GELENEĞİN HAFIZASINI TAŞIYOR Otçu göçünün kültürel değeri yalnızca varış noktasında kurulan horon halkasında değil, yolun kendisinde de saklı. Giresun’da 2024 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle yürütülen başka bir yaşatma çalışmasında tarihî yayla güzergâhlarındaki patikalar, taş döşemeler ve konaklama noktaları incelendi. Katılımcılar, Çepni kültüründe önemli yere sahip olan göç rotasını yürüdü. Çalışma, eski yayla yollarının yalnızca ulaşım hattı değil, kuşaklar arasında aktarılan toplumsal hafızanın da parçası olduğunu ortaya koydu. Anadolu Ajansı’nın aktardığı çalışma Ağaçbaşı buluşmasının önemi de burada belirginleşiyor. Festival; kıyı ile yayla arasındaki eski üretim ilişkisini, tarım takvimini, toplu yolculuğu, kemençeyi, horonu ve imece kültürünü aynı zeminde buluşturuyor. Şenliğin günümüzdeki konser ağırlıklı biçimi geniş katılım sağlarken tarihî Giran Yolu’nun, otçu göçünün neden yapıldığının ve yaylaya toplu çıkış geleneğinin program içinde görünür tutulması, kültürel mirasın yalnızca eğlenceye indirgenmeden gelecek kuşaklara aktarılması açısından önem taşıyor.

GÖRELE’DE KEMENÇE VE HORAN COŞKUSU İKİ GÜN SÜRECEK Haber

GÖRELE’DE KEMENÇE VE HORAN COŞKUSU İKİ GÜN SÜRECEK

GÖRELE’DE KEMENÇE VE HORAN COŞKUSU İKİ GÜN SÜRECEK Görele Belediyesi tarafından bu yıl 16’ncısı düzenlenecek Uluslararası Kemençe ve Horan Festivali, 18-19 Temmuz 2026 tarihlerinde Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilecek. Festival, 18 Temmuz Cumartesi günü saat 17.30’da Kemençe Müzesi önünden başlayacak geleneksel kemençe yürüyüşüyle açılacak. Görele’nin kültürel kimliğinin en güçlü simgelerinden kemençe ve horan, hafta sonunda düzenlenecek festivalle yeniden meydanlara taşınacak. Görele Belediyesi tarafından hazırlanan iki günlük programda kemençe sanatçıları, yöresel müzik yorumcuları ve horan ekipleri vatandaşlarla buluşacak. Festivalin ilk günü olan 18 Temmuz Cumartesi, Kemençe Müzesi önünden başlayacak geleneksel yürüyüşün ardından etkinlikler Cumhuriyet Meydanı’nda devam edecek. İkinci gün programı ise 19 Temmuz Pazar günü aynı meydanda gerçekleştirilecek. Festival afişinde, ilk gün programının öne çıkan isimleri arasında Hakan Könek, ikinci gün programında ise Mela Bedel yer alıyor. İki gün boyunca çok sayıda kemençe sanatçısı, ses sanatçısı ve yöresel müzik topluluğu sahneye çıkacak. FESTİVAL GELENEKSEL KEMENÇE YÜRÜYÜŞÜYLE BAŞLAYACAK Festivalin açılışını oluşturacak kemençe yürüyüşü, 18 Temmuz Cumartesi günü saat 17.30’da Kemençe Müzesi önünden başlayacak. Kemençeciler, horancılar ve vatandaşların katılımıyla yapılacak yürüyüşün ardından festival programı Cumhuriyet Meydanı’na taşınacak. Geleneksel yürüyüş, önceki festivallerde de organizasyonun en dikkat çeken bölümlerinden biri oldu. Kemençecilerin aynı anda çaldığı ezgilere vatandaşların horanla eşlik ettiği yürüyüş, Görele’nin sokaklarını açık hava sahnesine dönüştürdü. 2024 yılında düzenlenen 14’üncü festival de Kemençe Kültür Parkı’ndan başlayan yürüyüşle açılmıştı. İKİ GÜN BOYUNCA KEMENÇE, HORAN VE YÖRESEL MÜZİK Cumhuriyet Meydanı’nda kurulacak festival sahnesinde iki gün boyunca kemençe dinletileri, yöresel sanatçı konserleri ve horan gösterileri gerçekleştirilecek. Program, Görele kemençe geleneğinin farklı kuşaklardan temsilcilerini aynı sahnede buluşturacak. Festivalin yalnızca bir konser organizasyonu olarak değil, Görele’nin kemençe kültürünü yaşatma ve gelecek kuşaklara aktarma çalışması olarak öne çıkması bekleniyor. Önceki yıllardaki etkinliklerde de kemençe ustaları, yöresel sanatçılar ve halk oyunları ekipleri festival programında yer aldı. 15’İNCİ FESTİVALDE GÖRELE İKİ GÜN BOYUNCA HORANA DURDU 2025 yılında düzenlenen 15’inci Uluslararası Kemençe ve Horan Festivali de iki gün boyunca devam etmiş, ilçede kemençe ve horan ezgileri yankılanmıştı. Görele Belediyesi, festivalin ardından yaptığı değerlendirmede organizasyonun ilçenin kültürünü, kemençesini ve kemençe ustalarını tanıtma amacına ulaştığını açıklamıştı. 2024 yılında gerçekleştirilen 14’üncü festival ise üç gün sürmüş; geleneksel yürüyüş, sanatçı konserleri, kemençe dinletileri ve horan gösterileriyle tamamlanmıştı. Belediye, festival boyunca Görele kültürünün ve kemençe geleneğinin geniş kitlelere tanıtıldığını bildirmişti. Festivalin daha önceki dönemleri de temmuz aylarında düzenlendi. Görele Belediyesi kayıtlarına göre 12’nci Uluslararası Kemençe ve Horan Festivali, 19-21 Temmuz 2019 tarihleri arasında üç günlük programla gerçekleştirilmişti. KEMENÇE FESTİVALİN ÖTESİNDE BİR KÜLTÜR KİMLİĞİ Görele’de kemençe, yalnızca müzik etkinliklerinde kullanılan geleneksel bir çalgı değil; ilçenin tarihsel ve kültürel kimliğinin temel unsurlarından biri olarak kabul ediliyor. Festival programlarının Kemençe Müzesi ve Kemençe Kültür Parkı çevresinden başlatılması da bu kültürel bağın görünür hale getirilmesini sağlıyor. Yıllar içinde festival kapsamında gerçekleştirilen kemençe yürüyüşleri, toplu horanlar, usta sanatçıların sahne performansları ve genç kemençecilerin katılımı, geleneğin farklı kuşaklar arasında aktarılmasına katkı sundu. GÖRELE BELEDİYESİNDEN FESTİVALE DAVET Görele Belediyesi, vatandaşları 18-19 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek festivale davet etti. Belediye tarafından yapılan çağrıda, festivalin cumartesi günü saat 17.30’da Kemençe Müzesi önünden başlayacak geleneksel yürüyüşle açılacağı bildirildi. 16’ncı Uluslararası Kemençe ve Horan Festivali Tarih: 18-19 Temmuz 2026 Açılış yürüyüşü: 18 Temmuz Cumartesi, saat 17.30 Yürüyüş başlangıcı: Kemençe Müzesi önü Festival alanı: Cumhuriyet Meydanı, Görele Program: Kemençe dinletileri, sanatçı konserleri, horan gösterileri ve meydan etkinlikleri.

KARAOVACIK’TA 27. OTÇUGÖÇÜ COŞKUSU Haber

KARAOVACIK’TA 27. OTÇUGÖÇÜ COŞKUSU

KARAOVACIK’TA 27. OTÇUGÖÇÜ COŞKUSU Espiye’nin geleneksel kültür buluşmalarından Karaovacık Otçugöçü Yayla Şenliği, 11-12 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirildi. İki gün süren şenlikte yöresel sanatçılar sahne alırken, vatandaşlar müzik, horon ve yayla kültürü etrafında buluştu. Programa CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş’in de aralarında bulunduğu siyasi parti ve belediye temsilcileri katıldı. Espiye Belediyesi tarafından düzenlenen 27. Karaovacık Otçugöçü Yayla Şenliği, Karaovacık Yaylası Şenlik Alanı’nda yapıldı. Doğayla iç içe gerçekleştirilen organizasyon, farklı ilçe ve köylerden gelen vatandaşları aynı yayla kültürü etrafında bir araya getirdi. Otçugöçü geleneği, türküler, kemençe ezgileri ve horonlarla yeniden yaşatıldı. İKİ GÜN BOYUNCA SANATÇILAR SAHNE ALDI 11-12 Temmuz tarihlerinde düzenlenen şenlikte çok sayıda sanatçı ve yerel isim sahneye çıktı. Program afişinde; Hüseyin Bıçak, Hakan Köntek, Özgür Karaduman, Burhan Yıldız, Züleyda Kovancı, Uçan Kemençeci, Erdoğan Erol, Ünal Turan, Köksal Yetkin, Ömer Aktaş, İbrahim Er, Kemal Şenpınar, Hayati Daştan, Emre Yılmaz, Umut Kara, Ali Alim, Güzel Esma, Ali Türkmen, Ahmet Özdemir, Kuşçu Hasan, Kadir Şahin, Mehmet Hancı ve Seyfettin Gönder yer aldı. Sanatçıların seslendirdiği türküler ve yöresel ezgiler eşliğinde şenlik alanında horon halkaları kuruldu. Vatandaşlar, iki gün boyunca hem eğlendi hem de bölgenin yayla kültürüne ortak oldu. CHP HEYETİ DE ŞENLİĞE KATILDI Şenliğe; CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, Merkez İlçe Başkanı Olcay Küçük, Espiye Belediye Başkanı Erol Karadere, Espiye İlçe Başkanı İbrahim Akgün ve Soğukpınar Belediye Başkanı Mustafa Eyice ile il ve ilçe yönetim kurulu üyeleri katıldı. Heyet, şenlik alanında vatandaşlarla bir araya gelerek etkinliklere eşlik etti. Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, şenliğin ardından yaptığı paylaşımda, yüzyıllardır yaşatılan yayla kültürünün dayanışmayı ve hemşehrilik bağlarını güçlendirdiğine dikkat çekti. Gezmiş, başta Espiye Belediye Başkanı Erol Karadere ile Soğukpınar Belediye Başkanı Mustafa Eyice olmak üzere şenliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür etti. KARADERE’DEN BİRLİK VE BERABERLİK VURGUSU Espiye Belediye Başkanı Erol Karadere, şenlik öncesinde yaptığı davette, Karaovacık Otçugöçü Yayla Şenliği’nin doğa, kültür ve hemşehrilik ruhunu bir araya getirdiğini belirtti. Karadere, organizasyonun birlik ve beraberliği pekiştirdiğini, bölgenin kültürel değerlerinin yaşatılmasına katkı sunduğunu ifade ederek vatandaşları Karaovacık Yaylası’na davet etmişti. YAYLA KÜLTÜRÜ NESİLDEN NESLE TAŞINIYOR Geçmişte köylerden yaylalara yapılan mevsimlik göçün önemli parçalarından biri olan otçu göçü, bugün şenlikler aracılığıyla kültürel bir buluşmaya dönüşmüş durumda. Karaovacık Otçugöçü Yayla Şenliği de müzik, horon, dayanışma ve hemşehrilik bağlarını aynı alanda buluşturarak bu geleneğin yeni kuşaklara aktarılmasına katkı sağladı. İki gün süren 27. Karaovacık Otçugöçü Yayla Şenliği, sanatçıların sahne programları ve vatandaşların yoğun katılımıyla tamamlandı.

“HORON BİZUMDUR” GUİNNESS REKORUNA GİRDİ Haber

“HORON BİZUMDUR” GUİNNESS REKORUNA GİRDİ

“HORON BİZUMDUR” GUİNNESS REKORUNA GİRDİ MALTEPE’DE 5 BİN KOSTÜMLÜ FOLKLORCU AYNI ANDA HORON OYNADI, KARADENİZ’İN RİTMİ DÜNYA REKORUNA DÖNÜŞTÜ Türkiye Halk Oyunları Federasyonu öncülüğünde İstanbul Maltepe Etkinlik Alanı’nda düzenlenen “Horon Bizumdur” organizasyonu, kültürel bir buluşmanın ötesine geçerek Guinness Rekorlar Kitabı’na girdi. “7’den 70’e Herkes Tek Yürek” sloganıyla alanda buluşan 5 bin kostümlü folklorcu, aynı anda horon oynayarak Türkiye adına tarihi bir başarıya imza attı. İstanbul Maltepe Etkinlik Alanı, Karadeniz kültürünün en güçlü simgelerinden biri olan horon için tarihi bir güne sahne oldu. Türkiye Halk Oyunları Federasyonu tarafından düzenlenen Guinness Dünya Rekoru denemesinde, Türkiye’nin farklı illerinden gelen binlerce folklorcu aynı halkada buluştu. “Horon Bizumdur” sloganıyla gerçekleştirilen organizasyonda, yöresel kıyafetleriyle alana gelen 5 bin kostümlü folklorcu, aynı anda horon oynayarak Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeyi başardı. 7’den 70’e herkes aynı halkada buluştu Etkinlik, yalnızca bir rekor denemesi olarak değil, halk oyunlarının birleştirici gücünü ortaya koyan büyük bir kültür buluşması olarak dikkat çekti. Çocuklardan gençlere, yetişkinlerden ileri yaştaki katılımcılara kadar farklı yaş gruplarından binlerce kişi, Maltepe’de aynı ritimde horona durdu. Alanda oluşturulan dev horon halkası, Karadeniz’in coşkusunu İstanbul’a taşıdı. Katılımcıların yöresel kostümleri, kemençe ritmi ve kalabalığın enerjisiyle Maltepe Etkinlik Alanı, adeta büyük bir kültür sahnesine dönüştü. Guinness kuralları açıklandı, deneme resmen başladı Rekor denemesi öncesinde Guinness Türkiye Temsilcisi Şeyda Subaşı, alanda bulunan katılımcılara uygulanacak kuralları anlattı. Katılımcılar, belirlenen kurallar doğrultusunda yerlerini aldı ve aynı anda horon oynamak üzere hazırlandı. Denemenin başlamasıyla birlikte binlerce kişi aynı anda horon oynadı. Etkinlik sonunda yapılan değerlendirme sonucunda Türkiye Halk Oyunları Federasyonu’nun organizasyonu başarıyla tamamladığı ve rekorun tescillendiği açıklandı. Horon dünya sahnesine taşındı “Horon Bizumdur” organizasyonu, Karadeniz’in yöresel oyununu uluslararası bir başarıya dönüştürdü. Türkiye Halk Oyunları Federasyonu’nun hedefi, yalnızca bir Guinness rekoru kırmak değil; horonun kültürel değerini, halk oyunlarının toplumsal gücünü ve Anadolu’nun ortak mirasını dünya gündemine taşımaktı. Bu yönüyle etkinlik, horonun sadece bir yöre oyunu olmadığını; dayanışmayı, ritmi, birlikte hareket etmeyi ve kültürel aidiyeti temsil eden güçlü bir halk mirası olduğunu gösterdi. Ücretsiz eğitimlerle hazırlandılar Rekor denemesi öncesinde İstanbul’un farklı noktalarında ücretsiz horon eğitimleri düzenlendi. Levent, Kadıköy, Kartal-Pendik, Üsküdar, Maltepe, Çekmeköy ve Silivri gibi bölgelerde yapılan çalışmalarla vatandaşlar organizasyona hazırlandı. Eğitim programları, horon bilmeyen ancak bu tarihi rekor denemesinde yer almak isteyen vatandaşlara açık şekilde planlandı. Silivri Ortaokulu’nda da 18 Haziran ve 25 Haziran 2026 tarihlerinde akşam saatlerinde eğitim çalışmaları yapıldı. Kurumsal destekle büyük organizasyon Etkinlik; Türkiye Halk Oyunları Federasyonu’nun öncülüğünde, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kurumsal desteğiyle gerçekleştirildi. Organizasyon afişlerinde “Guinness Dünya Rekoru Denemesi”, “7’den 70’e Herkes Tek Yürek” ve “5000 Kostümlü Horoncu” vurguları öne çıkarıldı. Bu geniş katılımlı organizasyon, halk oyunlarının yalnızca sahne gösterisi olmadığını; doğru planlandığında kent meydanlarını, büyük etkinlik alanlarını ve dünya rekoru platformlarını doldurabilecek güçlü bir kültürel değer taşıdığını ortaya koydu. Karadeniz’in ortak dili: Horon Horon, Karadeniz insanının hareketli yaşam kültürünü, dayanışmasını ve kolektif ruhunu yansıtan en güçlü halk oyunlarından biri olarak biliniyor. Maltepe’deki rekor denemesi, bu kültürel mirası yalnızca Karadenizlilerin değil, Türkiye’nin ortak değeri olarak görünür kıldı. Aynı halkada buluşan binlerce kişi, horonun bir müzik ve oyun formunun ötesinde; birlik, coşku ve toplumsal hafıza taşıyan bir kültür dili olduğunu gösterdi. Türkiye’den dünyaya kültürel mesaj Maltepe’de kırılan rekor, Türkiye’nin halk oyunları alanındaki kültürel zenginliğini dünya sahnesine taşıdı. “Horon Bizumdur” sloganı, etkinlik boyunca hem kültürel sahiplenmenin hem de ortak aidiyet duygusunun ana mesajı oldu. Organizasyon, halk oyunlarının genç kuşaklara aktarılması açısından da önemli bir örnek oluşturdu. Ücretsiz eğitimlerle başlayan süreç, binlerce kişinin aynı anda horon oynadığı tarihi bir finalle tamamlandı.

KÜMBET’TE 32. YAYLA COŞKUSU İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI Haber

KÜMBET’TE 32. YAYLA COŞKUSU İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI

KÜMBET’TE 32. YAYLA COŞKUSU İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI Dereli Belediyesi, 8-9 Ağustos’ta Kümbet Yaylası’nda düzenlenecek büyük buluşmaya davet etti Giresun’un en köklü yayla buluşmalarından biri olan Kümbet Yayla Şenliği, bu yıl 32’nci kez doğanın kalbinde kültür, sanat ve horon coşkusunu bir araya getirecek. Dereli Belediyesi tarafından yapılan duyuruya göre şenlik, 8-9 Ağustos tarihlerinde Kümbet Yaylası’nda gerçekleştirilecek. Belediye Başkanı Zeki Şenlikoğlu, “Kemençenin sesini duymaya, yaylanın serin havasını içimize çekmeye hazır mıyız?” sözleriyle vatandaşları Kümbet’in eşsiz yeşilinde buluşmaya çağırdı. Dereli Belediyesi, Giresun’un yayla kültürünü yaşatan en önemli organizasyonlardan biri olan 32. Kümbet Yayla Şenliği için hazırlıklarını sürdürüyor. 8-9 Ağustos tarihlerinde Kümbet Yaylası’nda yapılacak şenlikte kemençe, horon, yöresel kültür, doğa ve birlik beraberlik duygusu aynı atmosferde buluşacak. Belediye tarafından hazırlanan duyuru görselinde, “Dereli Belediyesi 32. Kümbet Yayla Şenliği”, “8-9 Ağustos” ve “Kümbet Yaylası’nda buluşalım” ifadeleri öne çıkarıldı. Görselde yayla kalabalıkları, sahne görüntüsü, Türk bayrağı, yeşil doğa teması ve Kümbet’in simgesel dağ dokusu kullanılarak şenliğin hem kültürel hem de turistik yönü vurgulandı. Şenlik çağrısı Zeki Şenlikoğlu’ndan geldi Dereli Belediye Başkanı Zeki Şenlikoğlu, yaptığı paylaşımda Kümbet’in yalnızca bir yayla değil, Giresun’un kültürel hafızasında özel bir yere sahip olduğunu vurguladı. Şenlikoğlu, vatandaşları şu sözlerle şenliğe davet etti: “Kemençenin sesini duymaya, yaylanın serin havasını içimize çekmeye hazır mıyız? Kümbet Yaylası’nın o eşsiz yeşilinde, omuz omuza kuracağımız dev horon halkalarında buluşmak için geri sayım başladı.” Şenlikoğlu, 8-9 Ağustos tarihlerinde düzenlenecek 32. Uluslararası Dereli Kümbet Kültür ve Sanat Festivali’nde doğanın kalbinde unutulmaz anlara imza atılacağını belirterek, yayla kültürü ile birlik beraberlik duygusunun Kümbet’in zirvesine taşınacağını ifade etti. Yayla geleneğinden kültür festivaline Kümbet Yayla Şenliği, Giresun’un yüzyıllardır süregelen yayla kültürünün organize bir kültür buluşmasına dönüşmesiyle ortaya çıktı. Dereli ve çevre köylerden yaylaya çıkan ailelerin yaz aylarında bir araya geldiği doğal buluşmalar, zamanla kemençe, horon, yöresel sanatçılar, halk oyunları, yayla ağalığı ve toplumsal dayanışma etkinlikleriyle daha geniş katılımlı bir şenlik kimliği kazandı. Kümbet Yaylası’nın turizm merkezi olarak öne çıkmasıyla birlikte bu gelenek daha da kurumsallaştı. Yerel yönetimler, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve yöre halkının katkılarıyla yayla kültürünü yaşatmak, gurbetten gelen Giresunluları memleketle buluşturmak ve Dereli’nin doğal güzelliklerini tanıtmak amacıyla düzenlenen etkinlikler, yıllar içinde Giresun’un en güçlü kültür ve turizm organizasyonlarından birine dönüştü. İlk yıllarda yöre insanının yaz buluşması olarak şekillenen Kümbet etkinlikleri, bugün binlerce kişinin katıldığı büyük bir festival kimliği taşıyor. Kemençenin sesi, horon halkaları, yöresel kıyafetler, yayla çayırları ve toplumsal dayanışma ruhu, şenliğin en güçlü unsurları arasında yer alıyor. Kümbet, Giresun’un yayla turizminde vitrini Dereli ilçesi sınırlarında yer alan Kümbet Yaylası, Giresun’un en bilinen yayla turizmi merkezlerinden biri olarak dikkat çekiyor. Serin havası, geniş çayırları, orman dokusu ve doğal güzellikleriyle her yıl binlerce kişiyi ağırlayan Kümbet, özellikle yaz aylarında hem Giresunluların hem de çevre illerden gelen ziyaretçilerin uğrak noktaları arasında yer alıyor. Kümbet Yayla Şenliği de bu turizm değerinin daha geniş kitlelere tanıtılmasında önemli rol oynuyor. Şenlik boyunca yöresel müzikler, halk oyunları, konserler, horonlar ve geleneksel etkinliklerle bölgenin kültürel zenginliği ziyaretçilere sunuluyor. Gurbetçiler memleket havasında buluşacak Kümbet Yayla Şenliği, yalnızca Dereli ve Giresun’da yaşayan vatandaşların değil, şehir dışında yaşayan Giresunluların da memleketle bağ kurduğu özel bir organizasyon olarak öne çıkıyor. Yaz aylarında memleketlerine dönen gurbetçiler, Kümbet’te hemşehrileriyle buluşarak yayla kültürünün bir parçası oluyor. Bu nedenle şenlik, sadece eğlence ve konser programı değil; aynı zamanda memleket hasretinin giderildiği, akrabalık ve hemşehrilik bağlarının güçlendiği sosyal bir buluşma niteliği taşıyor. Kemençe çalacak, horon halkaları kurulacak 8-9 Ağustos tarihlerinde yapılacak şenliğin, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da renkli görüntülere sahne olması bekleniyor. Kümbet’in yeşil çayırlarında kurulacak horon halkaları, kemençe ezgileriyle birleşerek Giresun’un yayla kültürünü bir kez daha zirveye taşıyacak. Festival alanında yöresel sanatçıların sahne alması, halk oyunları gösterilerinin yapılması ve vatandaşların iki gün boyunca Kümbet’in doğal atmosferinde bir araya gelmesi bekleniyor. Dereli’nin tanıtımına katkı sağlayacak Kümbet Yayla Şenliği, Dereli’nin turizm potansiyelini güçlendiren organizasyonların başında geliyor. Şenlik, bölgeye gelen ziyaretçilerle birlikte yerel ekonomiye de hareketlilik kazandırıyor. Konaklama, ulaşım, yöresel ürünler, esnaf hareketliliği ve tanıtım açısından önemli katkılar sunan şenlik, Dereli’nin yalnızca doğal güzellikleriyle değil, kültürel değerleriyle de öne çıkmasını sağlıyor. Kümbet’in zirvesinde birlik mesajı Bu yıl 32’nci kez düzenlenecek olan Kümbet Yayla Şenliği, geçmişten bugüne taşınan yayla geleneğinin güçlü bir temsilcisi olarak dikkat çekiyor. Dereli Belediyesi’nin “Kümbet Yaylası’nda buluşalım” çağrısıyla duyurduğu şenlik, 8-9 Ağustos tarihlerinde Giresun’un kültür, sanat, turizm ve yayla gündeminin merkezinde olacak. Kemençenin sesi, horonun ritmi ve Kümbet’in serin yayla havası, bu yıl da binlerce kişiyi aynı coşkuda buluşturacak.

GİRESUN GÜNLERİ İSTANBUL’DA GÜÇLÜ BİR TANITIM VİTRİNİNE HAZIRLANIYOR Haber

GİRESUN GÜNLERİ İSTANBUL’DA GÜÇLÜ BİR TANITIM VİTRİNİNE HAZIRLANIYOR

GİRESUN GÜNLERİ İSTANBUL’DA GÜÇLÜ BİR TANITIM VİTRİNİNE HAZIRLANIYOR 18. GİRESUN GÜNLERİ, DOĞA, LEZZET, KÜLTÜR VE FINDIK BAŞLIKLARIYLA 30 NİSAN’DA ATATÜRK HAVALİMANI MİLLET BAHÇESİ’NDE BAŞLAYACAK 18. Giresun Günleri, 30 Nisan-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde düzenlenecek. “Doğasıyla, Lezzetiyle, Kültürüyle Giresun Seni Bekliyor” sloganıyla hazırlanan organizasyon, Giresun’un kültürel mirasını, yöresel lezzetlerini, doğal güzelliklerini ve fındık başta olmak üzere ekonomik değerlerini İstanbul’da geniş kitlelerle buluşturacak. Giresun Sivil Toplum Kuruluşları Federasyonu tarafından yürütülen 18. Giresun Günleri için hazırlık süreci hızlandı. Organizasyonun tanıtım afişi ve sosyal medya videosu, Giresun’un doğa, lezzet, kültür ve üretim gücü üzerinden İstanbul’da görünür olacağını ortaya koydu. Tanıtım materyallerinde Giresun sahili, fındık, kiraz, kemençe, yöresel mimari, tarihi yapılar, yayla ve doğa unsurları öne çıkarıldı. Bu görsel dil, organizasyonun yalnızca hemşeri buluşması değil, aynı zamanda Giresun’un ekonomik ve kültürel potansiyelini tanıtacak geniş kapsamlı bir vitrin olacağı mesajını verdi. GİRESUN’UN DEĞERLERİ İSTANBUL’A TAŞINACAK Giresun Günleri, İstanbul’da yaşayan Giresunluların yanı sıra farklı şehirlerden ziyaretçileri de Giresun’un değerleriyle buluşturacak. Etkinlikte Giresun’un yöresel ürünleri, kültürel öğeleri, gastronomi mirası ve doğal güzellikleri geniş bir tanıtım zemini bulacak. Tanıtım videosunda kullanılan “Fındığın Başkenti İstanbul’a Taşındı” ifadesi, organizasyonun ekonomik yönünü güçlendiren önemli mesajlardan biri oldu. Giresun kalite fındığın yanı sıra yöresel gıda ürünleri, geleneksel tatlar, kültürel simgeler ve ilçe değerlerinin İstanbul’da tanıtılması bekleniyor. FINDIK, GASTRONOMİ VE YÖRESEL ÜRÜNLER ÖNE ÇIKACAK Giresun’un en güçlü markası olan fındık, organizasyonun doğal ekonomi başlıklarından biri olacak. Fındığın yalnızca tarımsal ürün olarak değil; paketli gıda, çikolata, ezme, kavrulmuş ürün, yöresel lezzet ve ihracat değeriyle tanıtılması, Giresun Günleri’nin ekonomik etkisini artıracak. Giresun mutfağı da etkinliğin önemli başlıkları arasında yer alacak. Yöresel pideler, mısır ürünleri, balık kültürü, fındıklı lezzetler, kiraz, doğal ürünler ve geleneksel tatlar, ziyaretçilere Giresun’un gastronomi kimliğini tanıtma fırsatı sunacak. İLÇELER İÇİN GÜÇLÜ TANITIM FIRSATI Giresun Günleri, ilçelerin kendi değerleriyle İstanbul’da sahaya çıkması açısından önemli bir fırsat oluşturuyor. Her ilçenin kendine özgü ürünü, kültürel mirası, doğa rotası ve yöresel kimliğiyle etkinlikte yer alması, organizasyonun tanıtım gücünü artıracak. Tirebolu çayı, Görele kemençesi, Şebinkarahisar cevizi ve Tamzara dokuması, Dereli ve yayla turizmi, Bulancak’ın kültürel ve gastronomik değerleri, Espiye ve Yağlıdere’nin doğa rotaları gibi başlıklar, Giresun’un İstanbul’daki görünürlüğünü güçlendirecek potansiyele sahip. TURİZM İÇİN ÖNEMLİ BİR VİTRİN Giresun Günleri, kentin turizm potansiyelini İstanbul’da anlatmak için de değerli bir platform olacak. Giresun Adası, Giresun Kalesi, Zeytinlik Mahallesi, Mavi Göl, Kuzalan Şelalesi, yaylalar, sahil hattı, tarihi yerleşimler ve gastronomi rotaları etkinlik süresince daha geniş kitlelere ulaştırılabilecek. İstanbul gibi büyük bir merkezde yapılacak organizasyon, Giresun’un turizm tanıtımı için önemli bir etki alanı oluşturacak. Etkinlik; turizm acenteleri, gezi grupları, medya temsilcileri, gastronomi yazarları ve içerik üreticileriyle temas kurulması halinde kentin tanıtımına daha güçlü katkı sağlayacak. EKONOMİK ETKİYİ ARTIRACAK BAŞLIKLAR Giresun Günleri’nin ekonomik etkisini büyütmesi için katılımcı firma listesi, ilçe stant planı, sponsor yapısı, yöresel ürün alanları, kadın kooperatifleri ve küçük üretici katılımı gibi başlıkların kamuoyuyla paylaşılması önem taşıyor. Bu başlıkların netleşmesi, organizasyonun yalnızca kültürel buluşma değil, aynı zamanda yerel üreticiye, firmalara, kooperatiflere ve turizm aktörlerine katkı sağlayan bir ekonomik platform olarak güçlenmesini sağlayacak. BAŞKA ŞEHİRLERİN DENEYİMİ GİRESUN İÇİN YOL GÖSTERİYOR Türkiye’de farklı şehirlerin düzenlediği tanıtım günleri, ürün odaklı planlamanın organizasyonlara güç kattığını gösteriyor. Yöresel ürünlerin, ilçe kimliklerinin, gastronominin, turizm rotalarının ve kültürel mirasın birlikte sunulduğu etkinlikler daha kalıcı etki bırakıyor. Giresun da bu çizgide güçlü bir avantaja sahip. Fındık, kiraz, yaylalar, kTüm Haberleremençe, mutfak kültürü, sahil kimliği, tarihi mahalleler ve ilçe değerleri aynı çatı altında doğru planlandığında 18. Giresun Günleri, İstanbul’da güçlü bir tanıtım başarısına dönüşebilir. GİRESUN İSTANBUL’DA GENİŞ KİTLELERE ULAŞACAK Giresun Günleri, Giresun’un İstanbul’daki en büyük tanıtım buluşmalarından biri olacak. Organizasyon; hemşeri dayanışmasını güçlendirecek, Giresun kültürünü yaşatacak, yöresel ürünleri tanıtacak ve kentin ekonomik değerlerini daha görünür hale getirecek. Etkinliğin tanıtım dili, Giresun’un İstanbul’a iddialı bir hazırlıkla çıkacağını gösteriyor. Firma, ürün, stant, turizm ve kooperatif başlıklarının ayrıntılı biçimde duyurulmasıyla organizasyonun etkisi daha da artacak. Giresun, 30 Nisan’da İstanbul’a doğasıyla, lezzetiyle, kültürüyle ve üretim gücüyle çıkmaya hazırlanıyor. TRABZON, TANITIMI KÜLTÜR YAYINLARI, TURİZM VE GASTRONOMİYLE KURDU Trabzon Günleri, İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde 26-29 Mart 2026 tarihleri arasında düzenlendi. Trabzon Büyükşehir Belediyesi, etkinlikte kurduğu stantta kültür yayınlarını, turizm destinasyonlarını, gastronomi başlıklarını ve belediye projelerini ziyaretçilere sundu. Bu örnek, tanıtım günlerinin yalnızca yöresel ürün satışı ya da protokol buluşmasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini gösterdi. Trabzon modeli, Giresun için önemli bir yol açıyor. Giresun da İstanbul’da yalnızca fındık, pide ve kültürel gösterilerle değil; Giresun Adası, Zeytinlik Mahallesi, Mavi Göl, Kuzalan Şelalesi, yaylalar, kent tarihi, kültür yayınları, gastronomi ürünleri ve yatırım başlıklarıyla bütünlüklü bir tanıtım standı kurabilir. ORDU, KURUMSAL SAHİPLENMEYLE SAHAYA ÇIKTI Ordu Günleri, 20-23 Kasım 2025 tarihleri arasında İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi Fuar ve Etkinlik Alanı’nda düzenlendi. Organizasyon, Ordu Valiliği himayesinde, Ordu Büyükşehir Belediyesi ve Ordu Dernekler Federasyonu iş birliğiyle yapıldı. Ordu örneği, tanıtım günlerinde kurumsal sahiplenmenin önemini ortaya koydu. Valilik, belediye ve federasyonun aynı çatı altında görünür olması, şehir tanıtımının yalnızca sivil toplum organizasyonu olarak değil, kamu, yerel yönetim ve hemşeri yapılarının ortak vitrini olarak hazırlanmasını sağladı. Giresun Günleri’nde de benzer bir kurumsal bütünlük bekleniyor. Valilik, belediyeler, ilçe belediyeleri, ticaret ve sanayi çevreleri, turizm aktörleri, kooperatifler ve federasyon aynı hedef etrafında konumlandırıldığında organizasyonun ekonomik etkisi artar. RİZE, ÜRÜN, SAHNE, ÇOCUK ETKİNLİĞİ VE KÜLTÜRÜ BİRLİKTE PLANLADI Rize Günleri, 5-9 Kasım 2025 tarihleri arasında Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi Etkinlik Alanı’nda düzenlendi. Programda yöresel ürünler fuarı, Rize balı, tereyağı, fındık, el sanatları, kültür defilesi, çocuk etkinlikleri, mini tiyatro, yüz boyama, balon gösterileri, kemençe şenliği, halk oyunları ve horon gösterileri yer aldı. Rize örneği, ziyaretçi kitlesini genişletmek için yalnızca yetişkinlere değil, ailelere ve çocuklara da hitap eden programların önemini gösterdi. Giresun Günleri’nde de çocuk etkinlikleri, gençlik programları, kemençe ve halk oyunları atölyeleri, yöresel yemek tadımları, kısa söyleşiler ve ilçe tanıtım saatleriyle ziyaretçi trafiği gün içine yayılabilir. Bu model Giresun’a şu soruyu yöneltiyor: Etkinlik yalnızca stant ziyareti ve sahne konseriyle mi sınırlı kalacak, yoksa her gün için ürün, kültür, çocuk, gastronomi, turizm ve ekonomi başlıklarından oluşan açıklanmış bir program hazırlanacak mı? SİVAS, MUTFAK, EL SANATLARI, FOLKLOR VE TARİHİ DEĞERLERİ ÖNE ÇIKARDI Sivas Tanıtım Günleri, 2-5 Ekim 2025 tarihleri arasında İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde düzenlendi. Etkinlikte Sivas mutfağı, yöresel tatlar, el sanatları, folklor gösterileri, kültürel etkinlikler ve tarihi değerler tanıtıldı. Sivas örneği, şehir hafızasının tanıtım günlerinde önemli bir unsur olduğunu gösterdi. Giresun açısından bu başlık; Zeytinlik Mahallesi, Giresun Kalesi, Giresun Adası, Şebinkarahisar’ın tarihi mirası, Görele’nin müzik kültürü, Tirebolu’nun sahil ve tarih kimliği, Tamzara Dokuması ve Giresun’un yerel mimarisiyle kurulabilir. Giresun Günleri’nde tarih ve kültür alanı ayrı bir bölüm olarak planlanırsa ziyaretçi yalnızca ürün satın almaz; kentin hikâyesiyle de temas kurar. KASTAMONU, COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNLERİ MARKA OMURGASINA DÖNÜŞTÜRDÜ Kastamonu Tanıtım Günleri, Taşköprü sarımsağı, çekme helvası, pastırması, siyezi, el sanatları ve coğrafi işaretli değerleriyle İstanbul’da görünürlük sağladı. Kent, tanıtım dilini ürün üzerinden kurdu ve güçlü yerel markalarını öne çıkardı. Kastamonu örneği, Giresun için doğrudan uygulanabilir bir model sunuyor. Giresun’un elinde Giresun kalite fındık, Tirebolu çayı, Görele kemençesi, Şebinkarahisar cevizi, Tamzara Dokuması, yöresel pideler, kiraz, mısır ürünleri ve yayla turizmi gibi güçlü başlıklar bulunuyor. Bu başlıklar yalnızca stantlara dağılmış ürünler olarak kalmamalı. Her ürün için ayrı hikâye, üretici bilgisi, tadım, satış, marka sunumu ve dijital tanıtım içeriği hazırlanmalı. MALATYA, KAYISIYI ŞEHİR MARKASININ MERKEZİNE KOYDU Malatya Tanıtım Günleri, kayısının başkenti vurgusuyla hazırlandı. Etkinlikte Malatya’nın kültürü, lezzetleri ve misafirperverliği öne çıkarıldı. Kayısı, Malatya’nın şehir markasını taşıyan ana ürün olarak kullanıldı. Giresun’un fındık konusunda Malatya kayısısından daha güçlü bir dünya bilinirliği bulunuyor. Bu nedenle Giresun Günleri’nde fındık yalnızca birkaç satış standına bırakılmamalı. Fındık için özel ekonomi adası kurulmalı; üretici, sanayici, ihracatçı, kooperatif, paketli gıda üreticisi, çikolata ve ezme markaları aynı hatta buluşturulmalı. Bu alan ziyaretçiye şu mesajı vermeli: Giresun fındığı yalnızca tarımsal ürün değil; ihracat, gastronomi, sanayi, marka ve kent kimliğidir. KAHRAMANMARAŞ, GASTRONOMİYİ ZİYARETÇİ ÇEKEN ANA GÜCE DÖNÜŞTÜRDÜ Kahramanmaraş Tanıtım Günleri’nde dondurma, tarhana, fıstık ezmesi, baharat çeşitleri, çörekler ve yöresel peynirler ziyaretçilere sunuldu. Gastronomi alanı etkinliğin en fazla ilgi gören bölümleri arasında yer aldı; özellikle dondurma ve tarhana stantlarının önünde yoğunluk oluştu. Bu örnek, Giresun mutfağı için ayrı bir ders niteliği taşıyor. Giresun Günleri’nde gastronomi sadece satış alanı olarak değil; tadım, sunum, ürün hikâyesi ve marka tanıtımıyla hazırlanmalı. Fındıklı ürünler, Giresun pideleri, mısır ekmeği, karalahana yemekleri, fasulye turşusu, balık kültürü, kiraz ve doğal ürünler temiz, düzenli ve profesyonel bir gastronomi alanında sunulmalı. TANITIM İÇİN YAPILACAK ÇALIŞMALAR MERAKLA BEKLENİYOR Giresun Günleri’nin afişi ve sosyal medya videosu güçlü bir başlangıç yaptı. Ancak tanıtımın etkili olması için sahadaki programın ayrıntılı biçimde kamuoyuyla paylaşılması önem taşıyor. Giresun kamuoyu, organizasyon öncesinde katılımcı firmaların netleşmesini, fındık firmaları, ihracatçılar ve paketli ürün markaları için özel alan oluşturulmasını, kadın kooperatifleri ile küçük üreticilere merkezi ve görünür bir bölüm ayrılmasını merakla bekliyor. İlçelerin hangi ürünlerle İstanbul’a çıkacağı, her ilçenin tanıtım saati, ürün listesi ve kültürel programının nasıl şekilleneceği de organizasyonun tanıtım gücünü belirleyecek başlıklar arasında yer alıyor. Turizm acenteleri, seyahat yazarları, gastronomi temsilcileri ve medya kuruluşları için özel buluşmalar yapılması; Giresun Adası, Mavi Göl, Kuzalan, yaylalar, Zeytinlik Mahallesi ve sahil rotaları için profesyonel destinasyon masası kurulması, etkinliğin turizm etkisini artıracak çalışmalar arasında öne çıkıyor. Gastronomi alanında tadım, şef sunumu, ürün hikâyesi ve yöresel mutfak programının hazırlanması; sponsor firmaların, stant ücretlerinin ve stant dağılımında uygulanacak ölçütlerin açıklanması, organizasyonun ekonomik güvenini güçlendirecek adımlar olarak görülüyor. Etkinlik sonunda Giresun ekonomisi için hedeflenen somut çıktıların kamuoyuyla paylaşılması, 18. Giresun Günleri’nin yalnızca kültürel buluşma değil, aynı zamanda üreticiye, firmalara, kooperatiflere ve turizm aktörlerine katkı sağlayan bir tanıtım platformu olarak değerlendirilmesini sağlayacak. GİRESUN GÜNLERİ İÇİN GERÇEKÇİ VİZYON Başka şehirlerin örnekleri, başarılı tanıtım günlerinin güçlü bir hazırlıkla sonuç verdiğini gösteriyor. Trabzon kültür yayınları, turizm ve gastronomiyi birlikte sundu. Ordu kurumsal sahiplenmeyi öne çıkardı. Rize ürün, sahne, çocuk etkinliği ve kültürü aynı programda buluşturdu. Sivas tarih, mutfak, el sanatları ve folkloru sahaya taşıdı. Kastamonu coğrafi işaretli ürünlerini marka omurgasına dönüştürdü. Malatya kayısıyı şehir markasının merkezine koydu. Kahramanmaraş gastronomiyi ziyaretçi çeken ana güç haline getirdi. Giresun’un elinde bu örneklerin tamamını karşılayacak güçlü bir malzeme var. Fındık, kiraz, kemençe, yaylalar, sahil, tarihi mahalleler, yöresel mutfak, kadın emeği, kooperatif üretimi, ilçelerin kültürel kimliği ve turizm rotaları doğru planlandığında 18. Giresun Günleri İstanbul’da güçlü bir ekonomi ve tanıtım vitrini olabilir. Giresun’un İstanbul’daki başarısını kalabalık değil, programın içeriği belirleyecek. Firma listesi, stant planı, sponsor yapısı, ilçe ürün haritası, turizm masası, gastronomi alanı ve ekonomik hedefler kamuoyuna açıklandığında organizasyonun güveni ve etkisi daha da artacak.

VALİ KOÇ GÖRELE KEMENÇE MÜZESİ’NDE: KÜLTÜREL MİRAS YAŞAYAN USTALARLA BÜYÜYOR Haber

VALİ KOÇ GÖRELE KEMENÇE MÜZESİ’NDE: KÜLTÜREL MİRAS YAŞAYAN USTALARLA BÜYÜYOR

VALİ KOÇ GÖRELE KEMENÇE MÜZESİ’NDE: KÜLTÜREL MİRAS YAŞAYAN USTALARLA BÜYÜYOR Vali Mustafa Koç, Görele Kemençe Müzesi’ni ziyaret ederek müzedeki eserleri inceledi. 2015’te açılan müze, Karadeniz kemençesinin hafızasını taşıyan başlıca merkezlerden biri olarak öne çıkıyor. Açık kaynaklarda doğrulanabilen en belirgin ziyaretçi verisi, 2016 sezonunun ilk aylarında yaklaşık 30 bin kişiye ulaşıldığını gösteriyor. Vali Mustafa Koç, Görele Kemençe Müzesi’ni ziyaret etti. Koç, müzede sergilenen eserleri yerinde inceledi, kemençenin bölge kültüründeki yeri ve kültürel mirasın korunmasına dönük çalışmalara ilişkin bilgi aldı. Görele Kemençe Müzesi ve Kültür Parkı, Görele Belediyesi ile Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı iş birliğiyle 29 Ağustos 2015’te hizmete açıldı. Açılışta müzede 5,8 metrelik kemençe, kemençe üstatlarının portreleri, kemençenin tarihi ve ilçeye ait yöresel eşyalar sergilendi. Müze daha sonra Görele’nin kültür turizmi duraklarından biri haline geldi. Ziyaretçi trafiğine ilişkin kamuya açık en somut veri 2016 turizm sezonundan geliyor. Anadolu Ajansı’nın aktardığı bilgiye göre nisan ayından itibaren 500’den fazla tur otobüsüyle yaklaşık 30 bin turist kemençe müzesini ziyaret etti. Aynı haberde sezon hedefi 80 bin ziyaretçi olarak açıklandı. Buna karşılık Görele Belediyesi’nin kamuya açık 2024 faaliyet raporunda müzeye ilişkin güncel yıllık ziyaretçi toplamı yer almıyor. Görele Belediyesi, ilçenin kemençe geleneğini taşıyan başlıca ustaları Karaman (Halil Kodalak), “Kemençenin Ordinaryüsü” Picoğlu Osman, Durkaya Kemal İpşir, Mehmet Sırrı Öztürk, Katip Şadi, Sami Günay, M. Naci Keskin, Mehmet Maksutoğlu, Şenel Dandin, Hüseyin Çınar ve Hikmet Gök olarak sıralıyor. Belediyenin kültürel yapı sayfası da Bicoğlu Osman, Halil Kodalak, Kemal İpşir, Katip Şadi, Sırrı Öztürk ve Şenel Dandin’i Görele’nin öne çıkan kemençe üstatları arasında gösteriyor. Bu hattın ardından Giresun’da yaşayan ve üretimi sürdüren ustalar da dikkat çekiyor. Giresun yöresi kemençecilik geleneği üzerine yapılan derlemelerde yapım ustaları arasında Kuyucuoğlu, Esat Somuncu, Ziya Patan, Metin Hamzaoğlu, Enver Topal, Ali Kol, Temel Karademir ve Yunus Gülşen sayılıyor. Güncel haber kayıtlarında Çanakçı’da el işçiliğiyle üretimini sürdüren Ziya Patan ile Görele’de Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan “Kemençe Yapım Sanatçısı” unvanı alan Temel Karademir yaşayan ustalar arasında öne çıkıyor. İcra cephesinde de gelenek kesintisiz sürüyor. 2024 ve 2025’te müzeye düzenlenen öğrenci gezilerinde Haşim Torun, öğrencilere kemençenin yapım sürecini anlattı ve ezgiler seslendirdi. Görele Kaymakamlığı kayıtlarında da Torun’un resmi programlarda kemençe resitali verdiği görülüyor. Bu tablo, müzenin yalnızca geçmişi sergileyen bir vitrin değil, yaşayan usta-çırak zincirinin güncel buluşma noktası olduğunu ortaya koyuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.