Hava Durumu

Gençliğin Yeni Sessiz Salgını: Sanal Kumar ve Bahis

2. Bağımlılık ve İyileşme Sempozyumu'nda Prof. Dr. Kültegin Ögel, sanal bahis ve kumarın gençler arasında alarm verici düzeyde arttığını ve Türkiye'de Avrupa'dan daha hızlı yayıldığını belirterek ortak mücadele çağrısında bulundu.

Haber Giriş Tarihi: 07.06.2026 10:24
Haber Güncellenme Tarihi: 07.06.2026 11:36
Kaynak: Kapsül
Gençliğin Yeni Sessiz Salgını: Sanal Kumar ve Bahis

2. Bağımlılık ve İyileşme Sempozyumu Bilimsel Kurul Başkanı Prof. Dr. Kültegin Ögel, gençler arasındaki sanal kumar ve bahis alışkanlığının korkutucu seviyelere ulaştığını ifade etti.

Kullanıcıyı başlangıçta kazandırarak sisteme çeken platformların hızlıca bağımlılık yarattığını vurgulayan Prof. Dr. Ögel, Türkiye'deki kumar eğiliminin Avrupa'nın pek çok ülkesine oranla daha süratli yayıldığı konusunda uyardı.

Dijital mecralar ve akıllı telefonlar aracılığıyla saniyeler içinde erişilebilen sanal bahis ve kumar uygulamaları, gençler için giderek büyüyen bir bağımlılık krizine dönüşüyor. Uzmanlar, özellikle kısa yoldan para kazanma isteği ve ekonomik kaygıların gençleri bu sitelere ittiğini, başlangıçta sağlanan küçük kazançların ise bağımlılık döngüsünü başlattığını belirtiyor.

İstanbul Kent Üniversitesi, Bağımlılık Akademisi ve Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi'nin iş birliğiyle Kent Üniversitesi Taksim Kampüsü'nde gerçekleştirilen 2. Bağımlılık ve İyileşme Sempozyumu'nda konuşan Bilimsel Kurul Başkanı Prof. Dr. Kültegin Ögel, sanal kumarın Türkiye'de en hızlı yayılan bağımlılık türlerinden biri haline geldiğine dikkat çekti. Kumarın artık sadece fiziksel mekanlarla sınırlı olmadığını ifade eden Ögel, cep telefonları üzerinden her an erişilebilen dijital platformların riskleri artırdığını belirtti.

"Sanal kumar, yeni neslin karşı karşıya kaldığı en kritik bağımlılık alanlarından biri oldu" diyen Prof. Dr. Ögel, gençlerin hızlı kazanç hırsı nedeniyle bu sistemlerin ana hedefi haline geldiğini söyledi. Sanal kumarın vaat ettiği kazancın bir illüzyon olduğunu belirten Ögel, "Bu yöntemle düzenli gelir elde etmek imkansızdır. Buna rağmen gençler başladıklarında kendilerini durdurmakta çok zorlanıyorlar" dedi.

SANAL BAHİSİN EN TEHLİKELİ YÖNÜ

Uzmanlara göre sanal bahis sitelerinin en riskli tarafı, kullanıcıyı içeride tutmak için geliştirdikleri yöntemler. Hızlı geri dönüşler, anlık bildirimler ve renkli tasarımlarla dikkat çeken platformların, başlangıçta kazandırarak güven tesis ettiğini kaydeden Prof. Dr. Ögel, "Bir kez kazanan kişi, kayıplar başladığında da oyunda kalmaya devam eder. Çünkü kaybettiğini geri alabileceğine inanır. Asıl tuzak tam burada kuruluyor" şeklinde konuştu.

DİJİTAL DÜNYA YENİ BAĞIMLILIK BİÇİMLERİ ÜRETİYOR

Bağımlılığın sadece kumarla kısıtlı olmadığını belirten Ögel, dijital dünyanın sürekli yeni bağımlılık türleri türettiğini söyledi. Geçmişte çevrimiçi oyunların ön planda olduğunu anımsatan Ögel, günümüzde sosyal medya platformlarının benzer etkiler yarattığını ve algoritmaların kullanıcıyı ekranda tutmak üzere tasarlandığını, bunun da bağımlılık riskini tetiklediğini ekledi.

ORTAK MÜCADELE ÇAĞRISI!

Prof. Dr. Kültegin Ögel, ailelerin çocuklarının davranışlarındaki değişimleri yakından izlemesi gerektiğini vurguladı. Sosyal çevreden kopma, harcamalarda ani değişimler, okul başarısındaki düşüş ve dijital cihaz kullanım süresinin artması kritik işaretler arasında. Ancak Prof. Dr. Ögel'e göre bu belirtiler tek başına yeterli değil. "Bağımlılığı tespit etmenin en etkili yolu çocukla kurulan sağlıklı iletişimdir. Ergenlik dönemi davranışları ile bağımlılık belirtilerini ayırmak ancak güçlü bir iletişimle mümkündür" dedi.

Dünyadaki bağımlılık trendlerinin hızla değiştiğini söyleyen Prof. Dr. Ögel, gelecek yıllarda yeni risklerin doğabileceğine işaret etti. ABD'de gençler arasında farklı türlerin öne çıktığını hatırlatan Ögel, Türkiye'de ise sanal kumarın ve sentetik maddelerin endişe verici bir hızla yayıldığını belirtti. "Kumar alışkanlığı birçok Avrupa ülkesine kıyasla daha hızlı büyüyor. Bu tabloyu görmezden gelemeyiz" diyen Ögel; kamu kurumlarına, eğitimcilere ve ailelere ortak mücadele çağrısı yaptı.

Uzmanlar, sanal kumarın yalnızca ekonomik yıkıma değil; ruh sağlığından eğitim hayatına, sosyal yaşamdan aile ilişkilerine kadar pek çok alanda kalıcı hasarlara yol açtığını vurguluyor. Bu sebeple sanal bahis ve kumarın, dijital çağın en önemli halk sağlığı problemlerinden biri olarak görülmesi gerektiği ifade ediliyor.

BAĞIMLILIK BİR BEYİN HASTALIĞI

Bu yıl ikincisi düzenlenen Bağımlılık ve İyileşme Sempozyumu'nun koordinasyonunu üstlenen Klinik Psikolog Yusuf Babacan, bağımlılığın bir irade zayıflığı değil, bir beyin hastalığı olduğunu ve tedavi edilmediği takdirde şiddetlenen patolojik bir duruma dönüştüğünü açıkladı.

İçki ve kumar gibi bağımlılıkların beyinde fiziksel değişimlere yol açtığını belirten Psikolog Babacan, "Bağımlılık toplumda bir nefis mücadelesi olarak görülüyor ancak aslında beynin bazı bölgelerinin işlevini yitirmesidir. Beyin, kontrol ve ödül merkezlerinden oluşur. Kontrol merkezindeki bozulma bağımlılığı getirir. Bu merkez devre dışı kaldığında kişi kendisini frenleyemez; beynin içsel frenleme mekanizması çalışmaz" dedi.

Özellikle gençlerde kumar bağımlılığının hızla arttığına dikkat çeken Klinik Psikolog Yusuf Babacan, online bahis sistemlerinin gençleri hedef aldığını belirtti. Erişimin kolaylığının bu süreci beslediğini ifade eden Babacan, gençlerin başlangıçta keyif alma, can sıkıntısı ve özellikle kısa yoldan zengin olma isteğiyle kumara yöneldiğini söyledi. Kumarın ekonomik bir bataklık olduğunu vurgulayan Babacan şunları ekledi: "Emek vermeden zengin olma hayali bu süreci başlatıyor, ardından kazanma-kaybetme döngüsü geliyor. Zenginlik fantezisi onları dipsiz bir kuyuya çekip ailelerini iflasa sürüklüyor. Gençler borçlarını ailelerine ödetmeye çalışırken, 'bağımlı olduğum için değil, borcumdan dolayı oynadım' diyerek onları ikna ediyorlar. Aile borcu üstlendiğinde ise bağımlılık devam ediyor; hatta borç kapandığında daha yüksek tutarlarla oynamaya başlıyorlar. Bu yüzden ailelere borcu ödememelerini, bunun yerine yapılandırılmasını öneriyoruz. Uluslararası araştırmalar, gençlerin kendi borçlarını ödeyerek negatif sonuçlarla yüzleştiklerinde, kumar davranışını bırakmada daha başarılı olduklarını gösteriyor. Unutulmamalıdır ki bağımlılık kronik bir hastalıktır ve tedavi edilmediğinde daha ağır patolojik durumlara evrilir."

Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kaynak: Kapsül

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.