Hava Durumu

#Sosyal Medya

giresunsonhaber - Sosyal Medya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Medya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dolandırıcılar Instagram ve WhatsApp Hesaplarını Çalıyor! Haber

Dolandırıcılar Instagram ve WhatsApp Hesaplarını Çalıyor!

Instagram ve WhatsApp, Türkiye'deki internet kullanıcıları arasında en sık tercih edilen platformlar arasında bulunmaktadır. Türkiye İstatistik Kurumu'nun 2023 yılı verilerine göre erkek kullanıcıların yaklaşık yüzde 88,7’si WhatsApp ve yüzde 72,6’sı Instagram’ı aktif olarak kullanıyor. Bu oranlar kadın kullanıcılar için de benzer seviyede seyrediyor. Bu geniş kullanıcı kitlesi, dolandırıcılar için bu platformları cazip bir hedef haline getiriyor. ESET Türkiye Ürün ve Pazarlama Müdürü Can Erginkurban, Türkiye’de giderek büyüyen bir sorun haline gelen Instagram ve WhatsApp hesaplarının çalınmasına dikkat çekti ve alınabilecek önlemler konusunda bilgi verdi. Instagram ve WhatsApp hesap çalma saldırıları, genellikle karmaşık teknik yöntemler yerine “sosyal mühendislik ve kimlik avı” gibi insan davranışını hedef alan stratejilere dayanıyor. Türkiye'de hem bireyler hem de kamuya mal olmuş kişiler bu saldırılara karşı savunmasız durumda. Dolandırıcılar, ele geçirdikleri sosyal ilişkileri kullanarak kısa süre içinde büyük maddi kayıplara neden olabiliyor. ESET'e göre çözüm, sadece bir antivirüs yazılımı yüklemekten öteye gidiyor. Güvenliği sağlamak için kullanıcı farkındalığı, güçlü kimlik ve parola yönetimi, çok faktörlü doğrulama, mobil ve uç nokta güvenliği ile entegre bir “sıfır güven” yaklaşımı benimsenmeli. İnsan faktörü en zayıf halka olmaya devam etmekte fakat doğru araçlar ve alışkanlıklar ile bu zayıf halkanın güçlendirilmesi mümkün. Neden Instagram ve WhatsApp? Türkiye’de sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. İş hayatı, eğitim ve aile içi iletişimde WhatsApp ve Instagram, resmi kanallar kadar etkin rol oynuyor. Bu durum iki önemli sonucu beraberinde getiriyor: Hesabı ele geçirilen bir kişi, sadece kendisini değil, "tüm rehberi ve takipçi ağını" doğrudan etkileyebiliyor. Dolandırıcılar, "gerçek bir arkadaş veya aile üyesi" kimliğine bürünerek, geleneksel telefon dolandırıcılığından daha ikna edici olabiliyor. 2023 yılında dünya çapında dijital dolandırıcılık nedeniyle oluşan zararın 1 trilyon ABD dolarını aştığı tahmin ediliyor. Sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları bu toplam zararın önemli bir kısmını oluşturmakta. Meta'ya açılan bir dava dosyasına göre, 2022 yılında günlük ortalama 100 bin WhatsApp hesabı ele geçirilmişken, 2023'te bu sayı 400 bin’e kadar çıkmış durumda. Bu rakamlar, hesap ele geçirme saldırılarının büyüklüğünü gözler önüne seriyor. Bireysel kullanıcılar için ESET'ten öneriler WhatsApp’ta İki Adımlı Doğrulama (PIN kodu) özelliğini etkinleştirin. Instagram’da İki Faktörlü Kimlik Doğrulama’yı (uygulama tabanlı doğrulama tercih ederek) açın. Her iki platformda kullanılan şifrelerin benzersiz ve güçlü (en az 12 karakter, harf–rakam–sembol karışımı) olmasına özen gösterin. Gelen 6 haneli doğrulama kodunu kimseyle paylaşmayın. Ne WhatsApp, ne Instagram ne de "destek ekibi" bu kodu talep etmez. Mesaj içerikleri ne kadar inandırıcı olursa olsun, yüksek miktarda para veya acil talep içeren her mesajı farklı bir kanaldan (telefon, görüntülü arama) doğrulayın. Bilinmeyen kaynaklardan gelen bağlantılara tıklamadan önce, adres çubuğunu ve alan adını dikkatle kontrol edin. Küçük bir harf farkı bile sahte siteye işaret edebilir. Android cihazlarda mümkün olabildiğince sadece resmi mağaza (Google Play) üzerinden uygulama indirin; bilinmeyen kaynaklardan gelen APK dosyalarını yüklememeye özen gösterin. Telefonunuzda güncel bir mobil güvenlik çözümü (örneğin ESET Mobile Security) bulundurmayı ihmal etmeyin. İşletim sistemi ve uygulamaları güncel tutun; eski sürümler kritik güvenlik açıklarına sahip olabilir. Hesabınız ele geçirilirse yapmanız gerekenler Öncelikle e-posta hesabınızın güvenli olduğundan emin olun; gerekirse parolanızı değiştirin ve 2 Adımlı Doğrulamayı açın. Instagram ve WhatsApp’ın resmi destek sayfalarındaki "Hesabım ele geçirildi" adımlarını dikkatlice uygulayın. Dolandırıcılık şüphesi varsa ödeme dekontlarını ve yazışmaları savcılık ya da emniyet birimlerine iletin. Çevrenizi bilgilendirerek, sizin adınıza gelebilecek mesajlara karşı temkinli olmalarını sağlayın.

Aşırı Paylaşım Yapmak Saldırıya Davetiye Çıkarabilir! Haber

Aşırı Paylaşım Yapmak Saldırıya Davetiye Çıkarabilir!

Çalışan savunuculuğu 10 yılı aşkın süredir var olan bir konsepttir. Kurum itibarını, liderliği ve pazarlama stratejilerini geliştirmek amacıyla iyi niyetle başlatılan bu uygulama, bazen beklenmedik sonuçlar da doğurabiliyor. Dünya çapında siber güvenlik çözümleri sunan ESET, şirket bilgilerini paylaşmanın getirdiği risklere dikkat çekerek uyulması gereken kuralları öne çıkardı. Profesyoneller, iş dünyasında kendi işleri, şirketleri ve pozisyonlarını paylaşırken benzer profesyonellerin yanı sıra potansiyel müşterilere ve iş ortaklarına ulaşmayı hedefler. Ancak, bu bilgiler kamuya açıldığında genellikle hedefli kimlik avı (spearphishing) veya kurumsal e-posta dolandırıcılığı (BEC) türünde saldırılara zemin hazırlar. Bilgi miktarı arttıkça, kuruluşunuza verebilecekleri zarar da artar. Şirket bilgileri nerede paylaşılır? Bu tür bilgilerin çoğunlukla paylaşıldığı yerlerden biri LinkedIn'dir ve belki de en iyi bilinen örnektir. LinkedIn, dünyanın en büyük halka açık kurumsal bilgi veri tabanı olarak tanımlanabilir. İK uzmanları burada iş ilanları yayınlar ve bu ilanlar, spearphishing saldırılarında kullanılmak üzere fazlasıyla teknik detay barındırabilir. GitHub ise, güvenlik bağlamında dikkatsiz geliştiricilerin sabit kodlanmış bilgileri ve müşteri bilgilerini paylaştıkları bir platform olarak bilinir. Ayrıca çalışanlar, Instagram ve X gibi klasik tüketici platformlarında etkinlik planları gibi detayları paylaşabilirler. Bu bilgiler hem çalışanlara hem de çalışma kurumlarına karşı kötü niyetli kampanyalarda kullanılabilir. Şirket bilgileri kötü amaca hizmet edebilir mi? Tipik bir sosyal mühendislik saldırısının ilk aşaması olan bilgi toplama, daha sonra bu istihbaratı bir spearphishing kampanyasında kullanmak için hazırlık yapmayı içerir. Başka bir olasılık ise, alıcıları giriş bilgilerini kötü niyetli kişilerle paylaşmaya ikna etmektir. Bu, e-posta, kısa mesaj ya da telefon çağrılarıyla olabilir. Ayrıca, aldatıcı kimliklerle acil havale talepleri yapılabilir. Fazla paylaşımın risklerine karşı eğitim en iyi koruma Yöneticilerden çalışanlara kadar herkesin sosyal medyada aşırı paylaşımın risklerini anlamasını sağlamak için güvenlik farkındalık eğitimlerini güncelleyin. Çalışanları, istenmeyen DM'lerden uzak durma konusunda uyarın, phishing, BEC ve deepfake girişimlerini tanımayı öğretin. Bu eğitimleri katı sosyal medya politikaları ile destekleyin ve kişisel ve profesyonel hesaplar arasında net sınırlar koyun. Kurumsal siteler ve sosyal medya hesapları, silah olarak kullanılabilecek bilgiler açısından gözden geçirilmeli ve düzenlenmelidir. Olası hesap ele geçirme durumlarına karşı çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) ve güvenli parolalar (parola yöneticilerinde saklanan) zorunlu kılınmalıdır.

Telefonundan ayrı kalma korkusu ruh sağlığını etkiliyor! Haber

Telefonundan ayrı kalma korkusu ruh sağlığını etkiliyor!

Nomofobinin, akıllı telefondan uzak kalma veya şarjın bitmesi düşüncesiyle ortaya çıkan derin bir kaygı olduğunu belirten uzmanlar, bu durumun yıkıcı psikolojik sonuçları olabileceğini söylüyor. İSTANBUL (İGFA) - Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, giderek daha fazla kişiyi etkileyen nomofobi hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. “No mobile phone phobia” teriminden türetilen nomofobinin, yalnızca bir endişe değil, kişinin dış dünyayla bağının kopacağına dair derin bir korku içerdiğini vurgulayan Aydın, özellikle dijital dünyanın merkezinde yer alan gençlerde, sosyal medya kullanıcılarında ve kaygı eğilimli bireylerde nomofobinin daha yaygın görüldüğünü belirterek, “Telefon artık sadece bir iletişim aracı değil; kimlik ve sosyal statünün bir parçası haline geldi” dedi. “BEYİN ŞARJ AZALMASINI TEHDİT OLARAK ALGILIYOR” Aydın, telefonun şarjı düştüğünde beynin bu durumu bir tehlike gibi algıladığını ve ‘savaş ya da kaç’ tepkisinin devreye girdiğini ifade ederek, kalp çarpıntısı, terleme, nabız artışı, titremenin yaşandığını kaydetti. Bu belirtilerin doğal stres tepkileri olduğunu belirten Aydın, bazı kişilerde nomofobinin “hayali titreşim” gibi yanılsamalara bile yol açabildiğini aktardı. Nomofobinin kronikleşmesi durumunda kişinin yaşam kalitesini ciddi şekilde bozduğunu ifade eden Aydın, uzun vadede şu risklerin ortaya çıkabileceğini söyledi. “Telefonla aşırı bağ kurmak, gerçek dünyadaki sosyal ilişkilerin zayıflamasına neden oluyor” diyen Aydın, şu konulara dikkati çekti: “Sürekli gelen bildirimler, telefonun çekiciliğini artırarak ondan uzak durmayı zorlaştırır. Ayrıca, evde veya işte telefonun kullanılmaması gereken ‘sınırlı bölgeler’ belirlenmesi öneriliyor; örneğin yatak odasına telefon sokmamak gibi. Bu tür pratikler, kişinin telefondan bağımsız var olabileceğini ve şarjının bitmesinin bir felaket olmadığını fark etmesine yardımcı olur. Eğer bu alışkanlıklar yeterli olmazsa, bilişsel davranışçı terapi (BDT) gibi yöntemlerle bir uzmandan destek almak, nomofobinin altında yatan düşünce kalıplarını değiştirmede oldukça faydalı olabilir.”

HSK atama kararları 'Resmi'leşti! Bin 351 yeni hâkim ve savcı göreve başlıyor Haber

HSK atama kararları 'Resmi'leşti! Bin 351 yeni hâkim ve savcı göreve başlıyor

Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından alınan atama kararları, bugün Resmi Gazete'de yayımlandı. Adli yargıda bin 204, idari yargıda 147 olmak üzere toplamda bin 351 yeni hakim ve savcının görev yerleri belirlendi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, kararın açıklanmasının ardından yaptığı paylaşımda, "Adaletin tecellisi yolunda fedakârca çalışacaklarına inanıyorum" ifadesini kullandı. ANKARA (İGFA) - HSK'nin düzenlediği, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da iştirak ettiği ad çekme kura töreninin ardından atama kararları bugünkü Resmi Gazete'de yer alarak resmen ilan edildi. 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 13. maddesi doğrultusunda, meslek öncesi eğitim süreçlerini başarıyla tamamlayan aday hakimin ve savcıların Türkiye'nin çeşitli mahkemelerine dağılımı için atamalar daha önce, 2 Aralık'ta Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilmişti. Yapılan atamalarla, adli yargıda 1.204 hâkim ve savcı ile idari yargıda 147 hâkim olmak üzere toplamda bin 351 yeni hukukçu görev yerlerine kura sonucuna göre yerleştirildi. Söz konusu kararlar, HSK'nın resmi internet sitesinde ve Resmi Gazete'de detaylı listeler halinde erişime açıldı. https://twitter.com/yilmaztunc/status/1996330520557519349 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda töreni hatırlatarak, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirdiğimiz törende görev yerleri açıklanan adli yargı hâkim ve Cumhuriyet savcıları ile idari yargı hâkimlerini kapsayan Hâkimler ve Savcılar Kuruluna ilişkin atama kararları Resmi Gazete'de yayımlandı. Milletimiz adına karar verme yetkisine ulaşan hâkim ve Cumhuriyet savcılarımızın, adaletin sağlanması yolunda yorulmadan çalışacaklarına içtenlikle inanıyorum. Yargı camiasının gücüne güç katacak genç hukukçularımıza görevlerinde başarılar diliyorum. Yargı camiamız, ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olsun." dedi. Söz konusu atama kararlarına ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz

ASELSAN'ın LUNA-1 uydusu uzaya fırlatıldı Haber

ASELSAN'ın LUNA-1 uydusu uzaya fırlatıldı

SpaceX Falcon-9 ile başarılı bir şekilde fırlatılan LUNA-1 alçak yörünge IoT uydusunun gönderdiği ilk telemetri sinyalleri Ankara’ya ulaştı. Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, bu gelişmeyi, "Türkiye'nin uzay yolculuğunda önemli bir aşama" sözleriyle duyurdu. ANKARA (İGFA) - ASELSAN’ın geliştirdiği LUNA-1 alçak yörünge IoT uydusu, SpaceX’in Falcon-9 roketi aracılığıyla başarıyla uzaya gönderildi. Fırlatmanın ardından uydunun ilk telemetri sinyalleri, Ankara'daki yer kontrol istasyonu tarafından alındı. ASELSAN, uydunun sağlayacağı önemli kabiliyetleri paylaştı: IoT uygulamalarının uydu üzerinden gerçekleştirilebilmesi, altyapının eksik olduğu bölgelerden veri toplanması, geniş alan sensör iletişimi, düşük güç tüketimi ile uzun ömürlü bağlantı ve düşük gecikmeli veri iletimi. Fırlatmayı değerlendiren Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, sosyal medya üzerinde yaptığı değerlendirmede LUNA-1'in Türkiye için stratejik bir başarı olduğunu vurguladı. https://twitter.com/halukgorgun/status/1995452415378690500 Prof. Dr. Görgün, "Bu başarı, uzay tabanlı iletişim yeteneklerimizin geliştiğinin, düşük yörünge IoT teknolojilerinde yerli çözümler üretebildiğimizin ve kritik altyapılarda bağımsızlığımızın güçlendiğinin göstergesidir" ifadelerinde bulundu. Uzayda yapılan her adımın, savunmadan iletişime, tarımdan lojistiğe birçok alanda ülkemize stratejik kapasite kazandırdığını belirten Görgün, projede emeği geçen tüm ASELSAN çalışanlarını kutladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.