Hava Durumu

#Sosyal Medya

Giresun Sonhaber - Sosyal Medya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Medya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çocuklarda sosyal medya dönemi değişti! 15 yaş altına yasak başladı Haber

Çocuklarda sosyal medya dönemi değişti! 15 yaş altına yasak başladı

Çocukların dijital dünyadaki güvenliğini sağlamaya yönelik yeni düzenleme 1 Kasım 2026 itibarıyla yürürlüğe girdi. 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal ağ hizmeti sunulamayacak. Psikiyatri Uzmanı Dr. Leyla Çelebi ise sosyal medyanın çocukların beyin gelişimi, dikkat, uyku ve ruh sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek ailelere önemli uyarılarda bulundu. İSTANBUL (İGFA) - Çocukların sosyal medya kullanımı, dijital güvenlik ve ruh sağlığı tartışmalarında gündemdeki yerini koruyor. Türkiye'de 1 Kasım 2026'da yürürlüğe giren yeni yönetmelikle 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal ağ hizmeti sunulması yasaklanırken, 15 yaşını doldurmuş çocuklar için yaşa uygun hizmetler ve ebeveyn denetim araçları devreye alınacak. Psikiyatri Uzmanı Dr. Leyla Çelebi, sosyal medya kullanımının çocuklar üzerindeki etkilerinin yalnızca ekran süresiyle değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, kontrolsüz kullanımın dikkat, duygu düzenleme, sosyal ilişkiler ve benlik algısını etkileyebileceğini söyledi. BEĞENİ VE BİLDİRİMLER KULLANIM SÜRESİNİ UZATIYOR Sosyal medya platformlarının beynin ödül sistemi üzerinde etkili olabildiğini belirten Çelebi, beğeniler, mesajlar ve yeni içeriklerle karşılaşma beklentisinin çocukların platformları tekrar tekrar kontrol etmesine neden olabildiğini ifade etti. Özellikle ergenlik döneminde karar verme ve dürtü kontrolüyle ilişkili beyin işlevlerinin gelişimini sürdürdüğüne dikkat çeken Çelebi, akran baskısı, görünür olma isteği ve başkalarıyla kıyaslanmanın sosyal medya kullanımını artırabildiğini vurguladı. SADECE EKRAN SÜRESİNE DEĞİL, ÇOCUĞUN YAŞAMINA BAKILMALI Sosyal medya kullanımının problemli bir boyuta ulaşıp ulaşmadığını anlamak için günlük yaşamın nasıl etkilendiğine bakılması gerektiğini belirten Çelebi, okul sorumluluklarının aksaması, uyku kaybı, öfke ve aile içi çatışmaların artması ile kullanımın kontrol edilememesinin önemli işaretler olduğunu kaydetti. Sonsuz kaydırma, otomatik video oynatma ve kişiselleştirilmiş içerik önerilerinin de platformlarda geçirilen süreyi uzatabildiğini belirten Çelebi, çocukların dijital güvenliğinin yalnızca kendi öz denetimlerine bırakılmaması gerektiğini ifade etti. Çelebi, çocukların sosyal medya kullanımında önemli olanın yalnızca ne kadar zaman geçirdikleri değil, dijital ortamda hangi ihtiyaçlarını karşıladıkları ve bu deneyimlerin ruhsal dünyalarını nasıl etkilediği olduğunu vurguladı. AİLELERE 7 ÖNEMLİ ÖNERİ Çocukların dijital dünyada karşılaşabilecekleri risklere karşı ailelerin erken yaşlardan itibaren önlem alması gerektiğini belirten Dr. Çelebi, ebeveynlere şu önerilerde bulundu: Çocukların kullandığı sosyal medya platformlarını ve çevrim içi riskleri tanıyın. Yaşa uygun filtreleme ve ebeveyn denetim araçlarından yararlanın. Ekran kullanımına ilişkin ortak ve tutarlı kurallar belirleyin. Yemek saatlerinde, ders çalışırken ve yatmadan önce ekran kullanımını sınırlandırın. Çocuğun takip ettiği hesapları ve karşılaştığı içerikleri anlamaya çalışın. Dijital ortamda yaşadığı sorunları korkmadan anlatabileceği güvenli bir iletişim ortamı oluşturun. Spor, sanat, kitap okuma ve yüz yüze sosyal etkinliklere zaman ayırmasını destekleyin.

SOSYAL MEDYADA YENİ DÖNEM BUGÜN BAŞLADI Haber

SOSYAL MEDYADA YENİ DÖNEM BUGÜN BAŞLADI

SOSYAL MEDYADA YENİ DÖNEM BUGÜN BAŞLADI: NAZIM ELMAS'TAN AİLELERE ÖNEMLİ UYARI Türkiye'de çocukların sosyal medya kullanımına yönelik yeni düzenleme, 1 Kasım 2026 Pazar günü yürürlüğe girdi. Yeni dönemde 15 yaşından küçük çocuklara sosyal ağ hizmeti sunulamayacak. 15-17 yaş grubundaki kullanıcılar için canlı yayın, reklam, gizlilik, iletişim ve içerik akışına yönelik kapsamlı sınırlamalar uygulanacak. TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı ve AK Parti Giresun Milletvekili Prof. Dr. Nazım Elmas, yaş doğrulama bahanesiyle yapılabilecek dolandırıcılık girişimlerine karşı aileleri uyardı. GİRESUN – 1 Kasım 2026 Pazar. Türkiye'de çocukların sosyal medya kullanımına yönelik önemli değişiklikler bugün itibarıyla yürürlüğe girdi. 10 Ekim 2026 tarihli ve 33396 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Ağ Sağlayıcı Tarafından Çocuklara Özgü Ayrıştırılmış Hizmet Sunulmasına ve Yaş Doğrulamaya İlişkin Yönetmelik, sosyal medya platformlarına çocukların dijital güvenliğini sağlamak amacıyla yeni yükümlülükler getiriyor. TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı ve AK Parti Giresun Milletvekili Prof. Dr. Nazım Elmas, düzenlemeye ilişkin yaptığı açıklamada, çocukların dijital ortamda korunmasının aileler, kamu kurumları ve sosyal medya şirketlerinin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. 15 YAŞINDAN KÜÇÜKLERE SOSYAL MEDYA HİZMETİ SUNULAMAYACAK Bugün yürürlüğe giren yönetmeliğin 5'inci ve 6'ncı maddelerine göre sosyal ağ sağlayıcıları, 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak. 15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşına ulaşmamış kullanıcılar ise sosyal medya platformlarından yalnızca yaşlarına ve gelişim düzeylerine uygun, özel güvenlik önlemleriyle ayrıştırılmış hizmet alabilecek. Yaş doğrulama sonucunda 15 yaşını doldurmadığı tespit edilen kişilerin yeni hesap açma talepleri reddedilecek. ÇOCUK HESAPLARINDA CANLI YAYIN VE KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ REKLAM YASAĞI Yeni düzenleme, 15-17 yaş grubundaki kullanıcıların sosyal medya deneyiminde önemli değişiklikler getiriyor. Yönetmeliğe göre çocuk hesaplarında canlı yayın açılmasına izin verilmeyecek. Çocuklara ait hesaplar varsayılan olarak gizli tutulacak, herkese açık hesap seçeneği sunulamayacak. Çocuğun davranışlarına göre kişiselleştirilmiş reklam gösterilmesi ve profil oluşturma amacıyla kişisel verilerinin kullanılması da engellenecek. Ayrıca çocukların gelişimine zarar verebilecek içeriklere maruz kalmalarını azaltmak amacıyla içerik filtreleme ve öneri sistemlerinin düzenlenmesi gerekecek. SOSYAL MEDYADA SONSUZ KAYDIRMA ÖZELLİĞİNE SINIRLAMA Yönetmeliğin dikkat çeken hükümlerinden biri de çocukların sosyal medya kullanımını uzatabilen tasarım özelliklerine ilişkin. Çocuk hesaplarında görsel içeriklerin kaydırma, dokunma veya tıklama hareketleriyle ya da kendiliğinden aralıksız sunulmasını sağlayan tasarım ve işlevlere izin verilmeyecek. Böylece çocukların ekran karşısında uzun süre kalmasına ve bağımlılık geliştirmesine yol açabilecek uygulamaların sınırlandırılması amaçlanıyor. ÇOCUKLARIN PROFİLLERİ VE MESAJLAŞMALARI KORUNACAK Yeni yönetmelikle çocuk hesaplarının diğer kullanıcılara önerilmesi ve çocuk hesaplarına başka hesapların takip amacıyla önerilmesi engellenecek. Çocuklara yalnızca takip ettikleri hesapların mesaj gönderebilmesi sağlanacak. Sosyal medya platformları, çocukların profil fotoğraflarının, hesaplarının, paylaşımlarının ve görsellerinin başkaları tarafından ekran görüntüsü alınmasını önleyecek teknik tedbirleri almakla yükümlü olacak. Telefon rehberi, kişi listeleri ve diğer uygulamalardan elde edilen iletişim bilgilerinin çocuk hesaplarıyla eşleştirilmesine de sınırlamalar getirilecek. AİLELER EKRAN SÜRESİNİ VE HARCAMALARI DENETLEYEBİLECEK Yönetmeliğin 9'uncu maddesiyle ebeveyn kontrol araçları sosyal medya platformları için zorunlu hale getirildi. Anne, baba veya yasal temsilciler, sunulacak kontrol mekanizmaları aracılığıyla çocuklarının hesap ve gizlilik ayarlarını yönetebilecek. Ayrıca çocukların sosyal medyada geçirdiği süre izlenebilecek, kullanım süresine sınır konulabilecek ve ücretli işlemler ebeveyn iznine veya onayına bağlanabilecek. Bu araçların Türkçe olması, kolay erişilebilmesi ve farklı cihazlarda kullanılabilmesi gerekecek. YAŞ DOĞRULAMA E-DEVLET ÜZERİNDEN YAPILACAK Bugün yürürlüğe giren düzenlemeyle sosyal medya platformlarında yeni hesap oluşturulurken yaş doğrulama zorunluluğu uygulanacak. Yaş doğrulama işlemi, e-Devlet Kapısı üzerinden oluşturulacak yaş doğrulama belirteciyle gerçekleştirilecek. Bu sistemde sosyal medya şirketlerine kişinin adı, soyadı, kimlik numarası veya diğer kimlik bilgileri değil, yalnızca 15 ve 18 yaş eşiklerini karşılayıp karşılamadığı bilgisi aktarılacak. Yaş doğrulama belirteci, kullanıcı tarafından ilgili sosyal medya platformuna yüklenecek. MEVCUT HESAPLAR İÇİN 31 MART 2027'YE KADAR SÜRE 1 Kasım 2026 itibarıyla yürürlüğe giren düzenlemede, daha önce açılmış ve yaş doğrulaması yapılmamış hesaplar için geçiş süreci bulunuyor. Sosyal medya şirketlerinin mevcut hesapların yaş doğrulama işlemlerini 31 Mart 2027 tarihine kadar tamamlaması gerekiyor. Geçiş sürecinde yapılan doğrulama sonucunda 15 yaşını doldurmadığı tespit edilen çocukların mevcut hesapları bilgilendirme yapılarak kapatılacak. 15 yaşını doldurmuş çocukların hesapları ise çocuklara özel ayrıştırılmış hizmet kurallarına uygun hale getirilecek. HESABI KAPATILAN KULLANICILARA İTİRAZ HAKKI Yönetmeliğin 10'uncu maddesi, sosyal medya hesaplarının yaş doğrulama nedeniyle askıya alınması veya kapatılması halinde kullanıcıların başvuru ve itiraz hakkını da düzenliyor. Platformlar, ücretsiz ve erişilebilir bir itiraz sistemi oluşturmak zorunda olacak. Başvurular yalnızca otomatik sistemlerle değerlendirilemeyecek; anlamlı bir insan incelemesine tabi tutulacak. İtiraz süreci tamamlanıncaya kadar hesaba ait içerikler ve kişisel veriler silinemeyecek. Yükümlülüklerini yerine getirmeyen sosyal medya şirketleri hakkında ilgili mevzuat kapsamında yaptırımlar uygulanabilecek. NAZIM ELMAS'TAN DOLANDIRICILIK UYARISI Prof. Dr. Nazım Elmas, yürürlüğe giren yaş doğrulama uygulamasını fırsat bilerek vatandaşların kişisel bilgilerini ele geçirmeye çalışabilecek dolandırıcılara karşı dikkatli olunmasını istedi. Elmas, sosyal medya hesaplarının kapatılacağı yönünde korku oluşturan sahte SMS, e-posta ve bağlantılara itibar edilmemesi gerektiğini belirtti. Vatandaşların yaş doğrulama işlemlerini yalnızca resmî kanallar üzerinden gerçekleştirmelerini ve şüpheli bağlantılara kişisel ya da finansal bilgilerini girmemelerini istedi. ELMAS: AMAÇ ÇOCUKLARI TEKNOLOJİDEN UZAKLAŞTIRMAK DEĞİL Çocukların dijital dünyada güvenle var olabilmesi için bütün tarafların sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Elmas, yeni düzenlemenin çocukların sosyal medyayı tamamen bırakmasını değil, güvenli koşullarda kullanmasını hedeflediğini ifade etti. Dijital güvenliğin yalnızca teknik önlemlerle sağlanamayacağına dikkat çeken Elmas, ailelerin bilinçli rehberliğinin ve sosyal medya platformlarının sorumluluklarını yerine getirmesinin önemine işaret etti. Yeni düzenlemenin uygulanmasında kamu kurumları, aileler ve sosyal medya şirketleri arasındaki iş birliğinin belirleyici olacağını vurguladı. Kaynaklar: TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Nazım Elmas'ın basın açıklaması; 10 Ekim 2026 tarihli, 33396 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan yönetmelik (Madde 5-14 ve Geçici Madde 1). Resmî Gazete: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/10/20261010-15.pdf

Sosyal medyada yaş doğrulama tuzağına dikkat! Sahte mesajlarla bilgilerinizi çalabilirler Haber

Sosyal medyada yaş doğrulama tuzağına dikkat! Sahte mesajlarla bilgilerinizi çalabilirler

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), 1 Kasım 2026’da yürürlüğe girecek sosyal medyada yaş doğrulama düzenlemesini fırsat bilen dolandırıcılara karşı vatandaşları uyardı. “Hesabınız kapatılacak” ve “Yaş doğrulamanızı hemen yapın” gibi mesajlarla kişisel ve finansal bilgilerin ele geçirilmeye çalışılabileceği belirtildi. ANKARA (İGFA) - İletişim Başkanlığı bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), sosyal medyada yaş doğrulama düzenlemesi üzerinden vatandaşları hedef alabilecek dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarıda bulundu. Merkezden yapılan açıklamada, sahte SMS, e-posta ve sosyal medya bağlantıları aracılığıyla kişisel ve finansal bilgilerin ele geçirilmeye çalışılabileceği bildirildi. Açıklamada, özellikle “Hesabınız kapatılacak” ve “Yaş doğrulamanızı hemen yapın” ifadeleriyle panik oluşturmayı amaçlayan mesajlara itibar edilmemesi gerektiği vurgulandı. YAŞ DOĞRULAMA E-DEVLET ÜZERİNDEN YAPILACAK DMM’nin paylaşımına göre, yeni düzenleme kapsamında yaş doğrulaması, e-Devlet Kapısı üzerinden alınacak “yaş doğrulama belirteci” ile gerçekleştirilecek. Sistem aracılığıyla sosyal medya platformlarına kimlik bilgileri aktarılmayacak; yalnızca kullanıcının yaş sınırını karşılayıp karşılamadığı bilgisi iletilecek. MEVCUT HESAPLAR İÇİN SON TARİH 31 MART 2027 Düzenleme, 1 Kasım 2026 itibarıyla yalnızca yeni açılacak sosyal medya hesapları için uygulanacak. Mevcut hesapların yaş doğrulama işlemleri için ise 31 Mart 2027’ye kadar süre tanınacak. DMM, vatandaşların hesaplarının hemen kapatılacağı yönündeki mesajlarla korku ve panik oluşturmayı amaçlayan bağlantılara karşı dikkatli olmaları gerektiğini belirtti. Kişisel ve finansal bilgilerin korunması için şüpheli bağlantılara tıklanmaması ve yaş doğrulama işlemlerinin yalnızca resmî kanallar üzerinden yapılması önem taşıyor.

Aldatıcı reklamlar 9 ayda 249 milyon TL’yi aştı! Haber

Aldatıcı reklamlar 9 ayda 249 milyon TL’yi aştı!

Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu, 8 Ekim’deki toplantısında 136 dosya hakkında durdurma cezası verirken toplam 17,2 milyon TL idari para cezası uygulanmasına karar verdi. Yılın ilk 9 ayında kesilen cezalar ise 249 milyon TL’yi aştı. Gerçek dışı indirim kampanyaları, sosyal medya fenomenlerinin reklam paylaşımları ve kuyumculuk sektöründeki indirim vaatleri denetimlerin odağında yer aldı. ANKARA (İGFA) - Ticaret Bakanlığı, tüketicileri yanıltan reklamlar ve haksız ticari uygulamalara karşı denetimlerini sürdürüyor. Bakanlık bünyesindeki Reklam Kurulunun 8 Ekim 2026 tarihli 374 sayılı toplantısında toplam 161 dosya karara bağlandı. Mevzuata aykırı olduğu belirlenen 136 dosya hakkında durdurma cezası uygulanırken toplam 17 milyon 176 bin 744 TL idari para cezası verilmesine karar verildi. Yılın ilk 9 ayında ise 33 binin üzerinde başvuru değerlendirilirken yapılan incelemeler sonucunda aldatıcı reklamlar ve haksız ticari uygulamalar nedeniyle 249 milyon TL’yi aşan idari para cezası kararı alındı. GERÇEK DIŞI İNDİRİM KAMPANYALARI MERCEK ALTINDA Denetimlerde, yüzde 75 gibi yüksek oranlarda gerçeği yansıtmayan indirim vaatleri, indirim öncesi fiyatların mevzuata uygun belirlenmemesi ve sadakat kartı kampanyalarındaki eksiklikler tespit edildi. Kurallara aykırı reklamlar hakkında yaptırım uygulandı. 32 SOSYAL MEDYA HESABI İNCELENDİ Sosyal medya etkileyicilerinin reklam ve tanıtım paylaşımları da denetim kapsamına alındı. Resen incelenen 32 sosyal medya hesabındaki paylaşımlarda, reklam veya tanıtım olduğuna ilişkin gerekli ifadelerin kullanılmadığı ve mevzuattaki diğer yükümlülüklerin yerine getirilmediği belirlendi. Söz konusu paylaşımlar hakkında durdurma cezası kararı verildi. KUYUMCULUK SEKTÖRÜNDE 9 FİRMAYA YAPTIRIM Mücevherat sektöründe yüksek oranlı indirim vaatleriyle yayımlanan reklamları inceleyen Reklam Kurulu, mevzuata aykırılık tespit edilen 9 firma hakkında durdurma cezası uygulanmasına karar verdi. Bakanlık ayrıca, 1 Ağustos 2026’da yürürlüğe giren yönetmelik değişiklikleriyle hedefli reklamcılık, yapay zekâ ile oluşturulan reklamlar, sosyal medya tanıtımları ve indirimli satışlara ilişkin tüketici koruma kurallarının güncellendiğini hatırlattı. Ticaret Bakanlığı, tüketici haklarının korunması, yanıltıcı reklamların önlenmesi ve adil rekabet ortamının sağlanması amacıyla denetim ve yaptırımların devam edeceğini bildirdi.

Gece saat 03.00’te uyanmak hastalık belirtisi mi? Haber

Gece saat 03.00’te uyanmak hastalık belirtisi mi?

Doç. Dr. Tuğba Atmaca Temrel, gece uyanmalarının tek bir nedene bağlanamayacağını, stres ve yaşam alışkanlıklarının uyku kalitesini etkilediğini söyledi. İSTANBUL (İGFA) - Gece yarısı ya da sabaha karşı uyanıp yeniden uykuya dalmakta zorlanmak, birçok kişinin yaşadığı yaygın bir sorun olarak öne çıkıyor. Sosyal medyada özellikle 03.00’te uyanmanın belirli organlarla ilişkili olduğuna dair paylaşımlar gündem olurken, uzmanlar bu yaklaşımın bilimsel olmadığını belirtiyor. Doç. Dr. Tuğba Atmaca Temrel, insan bedenini belirli saatlere göre yorumlamanın doğru olmadığını vurgulayarak, gece uyanmalarının tek bir sebebe indirgenemeyeceğini ifade etti. STRES VE GÜNLÜK ALIŞKANLIKLAR UYKU DÜZENİNİ BOZABİLİYOR Temrel’e göre yoğun iş temposu, ekonomik kaygılar, aile sorumlulukları ve gün boyu biriken zihinsel yorgunluk, gece uykusunun bölünmesine yol açabiliyor. Kişi gün içinde kendini stresli hissetmese bile, biriken zihinsel yük uyku kalitesini düşürebiliyor. Doç. Dr. Tuğba Atmaca Temrel, uyku sorunlarının değerlendirilmesinde yalnızca gece yaşanan şikâyetlere değil, kişinin günlük yaşam düzenine de bakılması gerektiğini söyledi. GECE TELEFONA BAKMAK UYKUYA DÖNÜŞÜ ZORLAŞTIRIYOR Gece uyanıldığında saate bakmak ve ardından telefona yönelmek de uykuya dönmeyi güçleştiren davranışlar arasında yer aldığına dikkati çeken Temrel, telefon ekranından gelen ışık ve sosyal medya içeriklerinin zihinsel uyanıklığı artırdığını, sürekli saat kontrolünün ise kişide “yeterince uyuyamadım” kaygısını besleyebileceğini ifade etti. Özellikle sabah erken kalkmak zorunda olan kişilerde bu kaygının daha da arttığını belirten Temrel, gece uyanmalarında telefon kullanımından kaçınılması gerektiğini vurguladı. AKŞAM RUTİNLERİ UYKU KALİTESİNİ BELİRLİYOR Uyku düzenini etkileyen faktörlerin yalnızca yatak odasıyla sınırlı olmadığını söyleyen Temrel, gün içinde edinilen alışkanlıkların da önemli olduğunu dile getirdi. Geç saatlerde kafein tüketimi, yatmadan önce ağır yemek yemek, düzensiz uyku saatleri, uzun ekran süresi ve hareketsizlik uyku kalitesini olumsuz etkileyebiliyor. Düzenli uyku saatleri oluşturmanın, akşam saatlerinde zihinsel uyarımı azaltmanın ve gün içinde hareketli olmanın uykuya katkı sağlayabileceği belirtildi. HER GECE AYNI SAATTE UYANMAK HASTALIK ANLAMINA GELMEZ 03.00’te uyanmanın tek başına belirli bir organ sorunu anlamına gelmediğini söyleyen Temrel, sıklaşan uyanmalar, yeniden uykuya dalamama, gündüz aşırı yorgunluk ve eşlik eden başka belirtiler varsa uzman değerlendirmesinin gerekli olduğunu ifade etti. Uyku sorunlarının stres, yaşam alışkanlıkları, hormonal değişiklikler ve farklı sağlık sorunlarıyla ilişkili olabileceğine dikkat çeken Temrel, uzun süren şikâyetlerde kişinin kendi kendine tanı koymaması gerektiğini söyledi. Temrel, yorgunluk, uykusuzluk, gerginlik ve dikkat dağınıklığı gibi belirtilerin dinlenme ihtiyacına işaret edebileceğini, ancak her belirtinin ciddi bir hastalık anlamına gelmediğini belirtti. Kaliteli uykunun yalnızca uyunan süreyle değil, kişinin kendini ne kadar dinlenmiş hissettiğiyle de bağlantılı olduğunu vurgulayan Temrel, gece uyanmalarının değerlendirilmesinde uyku saatleri, stres düzeyi ve yaşam alışkanlıklarının birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

İstanbul Başsavcılığı’ndan “fon soruşturması” açıklaması... Gerçeğe aykırı paylaşımlara soruşturma uyarısı Haber

İstanbul Başsavcılığı’ndan “fon soruşturması” açıklaması... Gerçeğe aykırı paylaşımlara soruşturma uyarısı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yürütülen “Fon Soruşturması” kapsamında bazı sosyal medya ve dijital mecralarda gerçeği yansıtmayan iddialar ile kişi ve kurumlara yönelik dezenformasyonların yayıldığını bildirdi. Başsavcılık, gerçeğe aykırı bilgileri alenen paylaşanlar hakkında TCK’nın 217/A maddesi kapsamında adli işlem yapılacağını açıkladı. İSTANBUL (İGFA)- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyunda “Fon Soruşturması” olarak bilinen soruşturmaya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Başsavcılık açıklamasında, soruşturma kapsamında Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa İstanbul, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) ve ilgili diğer kurum ve kuruluşlardan temin edilen bilgi, belge ve raporların incelenmesine titizlikle devam edildiği belirtildi. “GERÇEĞİ YANSITMAYAN İDDİALAR PAYLAŞILIYOR” Açıklamada, soruşturmanın içeriğine ilişkin bazı sosyal medya platformları ve dijital mecralarda gerçeği yansıtmayan iddiaların yanı sıra kişi ve kurumlara yönelik dezenformasyonların kamuoyuyla paylaşıldığının görüldüğü ifade edildi. Başsavcılık, bu tür paylaşımlara ilişkin hukuki sürecin işletileceğini duyurdu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, gerçeğe aykırı bilgilerin alenen yayılmasının Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesinde düzenlenen “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçu kapsamında değerlendirileceğini bildirdi. Açıklamada, söz konusu paylaşımları yapan kişiler hakkında Başsavcılık tarafından resen gerekli adli işlemlerin tesis edileceği vurgulandı.

Yapay Zekâ ile Üretilen Sahte Çıplak Görüntülere Karşı Yapılması Gerekenler ​​​​​​​ Haber

Yapay Zekâ ile Üretilen Sahte Çıplak Görüntülere Karşı Yapılması Gerekenler ​​​​​​​

Yapay zekânın sunduğu kolaylıklara rağmen bu teknolojik yeniliklerin çok karanlık bir yüzü de var. Bunlar içinde çıplaklaştırma (nudification veya nudify) uygulamaları en karanlık taraf içinde yer alıyor. Bu uygulamalar, yapay zekâ destekli deepfake teknolojisini kullanarak, anatomik özellikleri simüle ederek giyinik bir kişinin görüntüsünü sanki çıplakmış gibi görünen bir görüntüye dönüştürüyor. Siber güvenlikte küresel bir lider olan ESET bu uygulamalara karşı yapılması gerekenleri inceledi, dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında bilgi paylaşımında bulundu. Bir görüntünün teknik olarak gerçek olmaması, arkasındaki niyetin göz ardı edilebileceği anlamına gelmez. Rıza dışı müstehcen görüntüler (NCII), dolandırıcılar, zorbalar ve siber suçlular tarafından sıklıkla bir silah olarak kullanılıyor ve birçok ülkede yasaklanmıştır. 2025 yılında hazırlanan bir rapora göre, ABD’li gençlerin neredeyse yarısı yapay zekâ tarafından üretilmiş müstehcen içerik gördüğünü iddia ediyor. Sizin veya çocuklarınızın bu şekilde mağdur olma riskini azaltmak için çıplaklaştırma uygulamalarının nasıl çalıştığını daha dikkatli bir şekilde düşünmek faydalı olacaktır. Öncelikle, kötü niyetli kişilerin çevrimiçi ortamda sizinle ilgili görselleri bulmasını zorlaştırmanız gerekir. Ayrıca kötü amaçlı uygulamalar gibi diğer kanallar aracılığıyla fotoğraflara erişmelerini de engellemelisiniz. Şu önlemleri göz önünde bulundurun: Sosyal medya ayarlarınızı gözden geçirin: Yabancıların bu bilgilere erişme riskini azaltmak için fotoğraflarınızı ve iletişim bilgilerinizi kimlerin görebileceğini sınırlayın. Sosyal medya hesaplarının ötesinde, çevrimiçi ortamda sizin veya ailenizin hangi fotoğraflarının herkese açık olduğunu kontrol edin. Dolandırıcıların elinde ne kadar çok malzeme olursa bu fotoğrafları bir "nudify" uygulamasına yüklemeleri o kadar kolay olur. En iyi güvenlik uygulamalarını kullanarak hesap ele geçirilme riskini azaltın: Benzersiz parolalar, iki faktörlü kimlik doğrulama (2FA) ve uygulamalar ile cihaz işletim sistemi için otomatik güncellemeleri uygulamak bu konuda yardımcı olabilir. Gerekli olmadıkça yapay zekâ veya diğer uygulamalara resim yüklemeyin. Ayrıca ana uygulama mağazalarında bulunan popüler uygulamaların varsayılan olarak güvenli olduğunu varsaymayın.Çocuklarınızla “nudify” uygulamaları, zayıf hesap güvenliği ve gizlilik ayarlarının getirdiği tehlikeler ile sosyal medyada aşırı fotoğraf paylaşımının riskleri hakkında konuşun.Çocuklarınızın, mağdur oldukları durumda ilk olarak size başvurabilecek kadar psikolojik ve duygusal olarak güvende hissetmelerini sağlayın. Çok utanırlarsa ve söylediklerinde başlarının daha çok belaya gireceğinden endişe ederlerse bu durum daha kötü bir senaryonun oluşmasına yol açar ve istismarcıya üstünlük sağlayabilir. Dijital ayak izinizi en aza indirgemek için gösterdiğiniz tüm çabalar yeterli olmazsa yapmanız gerekenler: · Çıplaklaştırılmış görüntülerle sizi tehdit eden kişiyle asla iletişime geçmeyin. Bu, sadece onların taleplerine devam etmeleri için cesaret verecek ya da potansiyel olarak görüntüyü daha geniş bir kitleye paylaşmalarına neden olacaktır. · İlgili mesajları, kullanıcı adlarını, URL'leri, ekran görüntülerini ve tarihleri saklayarak kanıtları muhafaza edin. · Görüntünün yayımlandığı platformlarla veya web siteleriyle iletişime geçin ve görüntünün kaldırılmasını talep edin. StopNCII.org gibi üçüncü taraf hizmetler de yapay zekâ tarafından üretilmiş çıplak görüntülerle ilgili bir sorun olduğunda üyelerini uyararak yardımcı olabilir. Bunu, benzersiz bir hash oluşturup üyelerle paylaşarak yaparlar. NCMEC’in Take It Down hizmeti de çocuklara ait görüntüler için aynı işlevi görür. · İnsanların bu görüntüyü bulmasını zorlaştırmak için Google'dan da kaldırılmasını talep etmeniz gerekecektir. · Ciddi tehditleri, şantaj girişimlerini veya reşit olmayanların mağduriyetini yetkililere ve bulunduğunuz bölgedeki kolluk kuvvetlerine ve ilgili birimlere bildirin. Çocuğunuz hedef alındığını size anlatırsa bunun onun suçu olmadığını ve bu durumla başa çıkmasına yardımcı olmak için her adımda yanında olacağınızı hatırlatın. Çıplaklaştırma, herkes için özellikle de gençler için son derece üzücü bir deneyimdir. Bu Türkiye’de de çeşitli kapsamla dava açabileceğiniz bir konudur ve hapis cezasına kadar ciddi yaptırımları bulunabilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.