Hava Durumu

#Sosyal Medya

giresunsonhaber - Sosyal Medya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Medya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TGA’dan il tanıtımında dijital dönüşüm... Go ve Gezsen hesapları birleşti Haber

TGA’dan il tanıtımında dijital dönüşüm... Go ve Gezsen hesapları birleşti

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), GoTürkiye markası altında yürüttüğü il tanıtım çalışmalarında kapsamlı bir dijital dönüşüm sürecini başlattı. ANKARA (İGFA) - Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), GoTürkiye markası altında yürüttüğü il tanıtım çalışmalarında kapsamlı bir dijital dönüşüm başlattı. Ajansın açıklamasına göre, bugüne kadar yurt dışına yönelik “Go” ve yurt içine yönelik “Gezsen” adıyla yürütülen il hesapları, yeni dönemde tek çatı altında birleştirildi. Böylece 81 ilin dijital tanıtımı, tek bir güçlü marka dili üzerinden yürütülmeye başlandı. TAKİPÇİLER TEK HESAPTA TOPLANDI Yeni uygulamayla birlikte 81 ile ait Gezsen hesapları, Go il hesaplarıyla birleştirildi ve iki hesaba ait takipçiler tek hesapta toplandı. TGA, bu yapının yerli ve yabancı ziyaretçilere daha etkili, veriye dayalı ve teknoloji odaklı bir tanıtım modeli sunacağını bildirdi. Dönüşümün, dünyanın en büyük sosyal medya ekosistemlerinden Meta ile yürütülen stratejik iş birliği kapsamında hayata geçirildiği belirtildi. Geçiş sürecinin, platform kuralları ve küresel en iyi uygulamalar doğrultusunda planlı ve aşamalı şekilde sürdürüldüğü aktarıldı. YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ HEDEFLEME KULLANILACAK Birleşen hesaplardan elde edilen takipçi ve etkileşim verilerinin, gelişmiş veri analitiği ve yapay zekâ destekli hedefleme araçlarıyla birlikte kullanılacağı ifade edildi. Böylece il içeriklerinin doğru kitleye, doğru zamanda ve doğru pazarda ulaştırılması hedefleniyor. TGA, değişen sosyal medya dinamiklerine uygun olarak il tanıtım stratejisini yeniden tasarladığını duyurdu. Yeni modelde kısa video formatları, etkileşim odaklı içerikler, yaratıcı hikâye anlatımı ve güncel sosyal medya trendleri öne çıkacak. Ajans, söz konusu bu dönüşümle birlikte illerin dijital kimliğinin GoTürkiye standartlarında daha modern ve dinamik bir vitrine taşınacağını duyurdu.

Her 6 girişimden biri e-satışta... Girişimlerin yüzde 57,7’si sosyal medyada Haber

Her 6 girişimden biri e-satışta... Girişimlerin yüzde 57,7’si sosyal medyada

TÜİK’in Girişimlerde Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması sonuçlarına göre, girişimlerin yüzde 92,7’si internete sabit hat bağlantısıyla erişiyor. Sosyal medya kullanan girişimlerin oranı yüzde 57,7’ye yükselirken, e-satış yapanların oranı yüzde 17,1 oldu. Girişimlerin yüzde 83’ü bilişim teknolojileri güvenliği için önlem alırken, yüzde 9,4’ü güvenlik ihlali yaşadı. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Girişimlerde Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması sonuçlarını açıkladı. Veriler, işletmelerin internet, sosyal medya, e-ticaret, bulut bilişim ve siber güvenlik kullanımındaki gelişimi ortaya koydu. SABİT İNTERNET KULLANIMI YÜZDE 92,7 En az 10 çalışanı bulunan girişimlerin yüzde 92,7’si 2026 yılında internete erişimde sabit hat internet bağlantısı kullandı. Sabit internet kullanan girişimlerin yüzde 47,1’inin en yüksek bağlantı hızı 100 Mbit/s’nin altında kalırken, yüzde 43,7’si 100-999 Mbit/s, yüzde 9,2’si ise 1 Gbit/s ve üzeri bağlantı hızına sahip oldu. Böylece 100 Mbit/s ve üzeri hız kullanan girişimlerin oranı yüzde 52,9 olarak kaydedildi. SOSYAL MEDYA KULLANIMI ARTTI Sosyal medya uygulamalarını kullanan girişimlerin oranı 2025’te yüzde 55,2 iken, 2026’da yüzde 57,7’ye yükseldi. Sosyal medya kullanımı işletmelerin büyüklüğüne göre önemli farklılık gösterdi. 10-49 çalışanı bulunan girişimlerde oran yüzde 55,0 olurken, 50-249 çalışanlı işletmelerde yüzde 68,4, 250 ve üzeri çalışanı bulunan girişimlerde ise yüzde 86,6 olarak gerçekleşti. Ekonomik faaliyetlere göre sosyal medya kullanımının en yüksek olduğu alan yüzde 93,9 ile yayımcılık, radyo-TV ve içerik faaliyetleri oldu. Bu alanı yüzde 83,1 ile finans ve sigorta, yüzde 81,1 ile bilgisayarların ve iletişim araçlarının onarımı takip etti. HER 6 GİRİŞİMDEN BİRİ E-SATIŞ YAPTI İnternet veya Elektronik Veri Alışverişi (EDI) yoluyla satış yapan girişimlerin oranı yüzde 17,1 oldu. E-satış oranı 10-49 çalışanlı girişimlerde yüzde 16,4, 50-249 çalışanlı girişimlerde yüzde 18,3, 250 ve üzeri çalışanı bulunan girişimlerde ise yüzde 29,7 olarak ölçüldü. Ekonomik faaliyetler arasında e-satışın en yaygın olduğu sektör ise yüzde 43,3 ile konaklama ve yiyecek hizmetleri oldu. Bunu yüzde 25,4 ile yayımcılık, radyo-TV ve içerik faaliyetleri ve yüzde 23,7 ile toptan ve perakende ticaret izledi. BİLİŞİM UZMANI İSTİHDAMI YÜZDE 15,2 Bilişim sistemleri ve uygulamalarının kurulması, işletilmesi ve geliştirilmesi süreçlerinde görev alan bilgi ve iletişim teknolojileri uzmanı istihdam eden girişimlerin oranı yüzde 15,2’ye çıktı. Bu oran 2024’te yüzde 13,4 seviyesindeydi. 250 ve üzeri çalışanı bulunan girişimlerin yüzde 73,3’ü bilişim uzmanı istihdam ederken, bu oran 50-249 çalışanlı işletmelerde yüzde 29,8, 10-49 çalışanlı işletmelerde yüzde 10,8 oldu. Öte yandan girişimlerin yüzde 6,4’ü 2025 yılında bilişim uzmanı işe aldı veya işe almaya çalıştı. Bu girişimlerin yüzde 31,7’si işe alım sürecinde güçlük yaşadığını bildirdi. En önemli sorunlar arasında adayların yüksek ücret beklentisi yüzde 82,6 ile ilk sırada yer aldı. BULUT BİLİŞİM KULLANIMI YÜZDE 20,2 Ücretli bulut bilişim hizmeti kullanan girişimlerin oranı yüzde 20,2 oldu. Çalışan sayısı arttıkça bulut kullanımının da yükseldiği görüldü. 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerin yüzde 57,0’si ücretli bulut bilişim hizmeti kullanırken, bu oran 50-249 çalışanlı işletmelerde yüzde 33,3, 10-49 çalışanlı işletmelerde yüzde 16,7 olarak gerçekleşti. Bilişim teknolojileri sistemlerinde en az bir güvenlik önlemi alan girişimlerin oranı 2024’te yüzde 76,0 iken 2026’da yüzde 83,0’a yükseldi. Buna karşın girişimlerin yüzde 9,4’ü 2025 yılında en az bir bilişim teknolojileri güvenliği ihlali yaşadığını bildirdi. Güvenlik ihlallerinde ilk sırada, yüzde 6,4 ile dışarıdan gelen saldırılar nedeniyle bilişim teknolojileri hizmetlerine erişememe yer aldı. Bunu yüzde 5,6 ile kötü amaçlı yazılım veya yetkisiz erişim nedeniyle veri kaybı ya da bozulması ve yüzde 5,3 ile veri gizliliğinin ihlal edilmesi izledi. Araştırma sonuçları, Türkiye’de girişimlerin dijital teknolojileri kullanımının giderek yaygınlaştığını ortaya koyarken, işletmelerin özellikle yüksek hızlı internet, sosyal medya, e-satış, bulut bilişim ve siber güvenlik alanlarında dijital dönüşüm sürecini sürdürdüğünü gösterdi.

Günde 1 Milyondan Fazla Dijital Bahsetme Analiz Ediliyor Haber

Günde 1 Milyondan Fazla Dijital Bahsetme Analiz Ediliyor

100'den fazla marka ve ajansın güvendiği yapay zeka destekli iletişim zekası platformu 10'dan fazla platform ve kaynağı gerçek zamanlı izliyor. Markalar sosyal medya konuşmalarını, haberleri, forumları, kullanıcı yorumlarını, şikayetleri, rakip hareketlerini ve içerik performansını farklı ekranlardan izliyor. Parçalı veri yapısı, iletişim ekiplerinin gündemi bütün olarak görmesini ve kritik gelişmelere hızla yanıt vermesini zorlaştırıyor. BraindPower, bu kaynaklardan gelen verileri tek merkezde toplayıp yapay zekayla analiz ederek kurumlara güncel bir dijital görünüm ve karar desteği sunuyor. Platform; takip, analiz, içgörü, içerik planlama, yayın ve raporlama süreçlerini birbirine bağlı tek bir akışta yürütüyor. Duygu ve tutum değişimleri, yükselen konular, riskler ve fırsatlar anlaşılır çıktılara dönüştürülüyor. Karar vericiler ayrı raporlar arasında bağlantı kurmaya çalışmadan öncelikli gelişmeleri aynı görünüm üzerinden değerlendirebiliyor. Ölçek ve platform kapsamı BraindPower, günde 1 milyonun üzerinde dijital bahsetmeyi işliyor, 10'dan fazla platform ve kaynağı izliyor ve 7 gün 24 saat esasıyla gerçek zamanlı takip sağlarken platforma 100'den fazla marka ve ajans güveniyor. Platformun yapay zeka motoru; niyet, duygu, bağlam ve dil nüansını 50'den fazla dilde analiz ediyor. Platform için yüzde 99,9 çalışma süresi garantisi de veriliyor. BraindPower Genel Müdürü Refik Söylemez, dijital analizin üç temel soruya cevap vermesi gerektiğini düşündüğünü belirterek bu soruları şu şekilde ifade ediyor: "Markam hakkında ne konuşuluyor, insanlar bu konuda ne hissediyor ve bu konuşmalar nereye doğru gidiyor?" Dijital veriler bağlamıyla birlikte okunuyor Konuşulma hacmindeki artış tek başına olumlu ya da olumsuz bir sonuç göstermiyor. Artışın bir kampanyaya gösterilen ilgiden mi, tekrarlayan müşteri şikayetlerinden mi yoksa büyüyen bir krizden mi kaynaklandığı; duygu değişimi, kelime frekansı, gündem başlıkları ve kullanıcı davranışları birlikte incelendiğinde anlaşılıyor. BraindPower; sosyal dinleme, duygu ve tutum analizi, haber ve medya takibi, X analizi, YouTube analizi, şikayet analizi gibi işlevleri aynı yapıda sunuyor. Kurumlar konuşulma hacmini, duygu dağılımını, öne çıkan kavramları, etkili kullanıcıları ve algının zaman içindeki değişimini tek ekrandan takip edebiliyor. Kriz sinyalleri erken aşamada görünür oluyor Söylemez, iletişim krizlerinin çoğu zaman küçük işaretlerle başladığını ifade ediyor. Negatif yorumların artması, benzer şikayetlerin tekrarlanması, belirli kelimelerin öne çıkması ve yüksek etkileşimli kullanıcıların tartışmaya katılması riski büyütebiliyor. BraindPower'ın kriz alarm sistemi ani negatif yorum artışlarını, tekrar eden şikayetleri, hassas konu kümelerini ve gündem yoğunlaşmalarını erken aşamada görünür kılıyor. Sistem her olumsuz içeriği kriz olarak değerlendirmiyor. Tekil yorumlarla büyüyen örüntüleri ayırarak ekiplerin riski bağlamıyla incelemesine yardım ediyor. İletişim ekipleri konu yayılmadan değerlendirme yapabiliyor, yaklaşımını belirleyebiliyor ve müdahale zamanını güncel verilerle planlayabiliyor. İçgörüler planlama ve yayına aktarılıyor Platform, rakiplerin paylaşımlarını ve etkileşim performansını kullanıcı tepkileri, duygu dağılımı ve gündem bağlamıyla birlikte analiz ediyor. Kitle analizi ilgi alanlarını, konu yakınlıklarını, davranış eğilimlerini ve içerik tercihlerini ortaya koyuyor. Etkili kullanıcı ve coğrafi dağılım analizleri, konuşmayı yönlendiren hesapları ve etkileşimin yoğunlaştığı bölgeleri gösteriyor. Elde edilen içgörüler içerik planlama ve yayın yönetimine aktarılıyor. İçerik takvimi, gönderi zamanlama, çoklu platform yönetimi, yayın takibi ve performans ölçümü aynı akış içinde ilerliyor. Ekipler yayımlanan içeriğin sonucunu izleyerek sonraki planı güncel verilerle oluşturabiliyor. Veri toplama, ekran görüntüsü alma, dosya düzenleme ve rapor hazırlama gibi işler aynı sistemde toplandığında iletişim ekipleri değerlendirmeye daha fazla zaman ayırabiliyor. Sosyal medya yönetimi, sosyal dinleme, haber takibi, rakip analizi ve raporlama süreçlerinin birbirine bağlanması, yöneticiler ile iletişim ekiplerinin aynı güncel görünüm üzerinden çalışmasını sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ticaret'ten denetim uyarısı! İndirimli satış reklamlarına sıkı denetim Haber

Ticaret'ten denetim uyarısı! İndirimli satış reklamlarına sıkı denetim

1 Ağustos 2026 itibarıyla indirimli satışlarda son 10 günün en düşük fiyatının esas alınmasını zorunlu kılan Ticaret Bakanlığı, aldatıcı reklam yapanlara ilişkin sıkı denetimlerini sürdürürken, 108 bin TL ile 39,9 milyon TL arasında idari para cezası uygulanacağını yineledi. ANKARA (İGFA) - İndirimli satış reklamlarında kullanılan fiyat bilgilerine ilişkin yeni düzenlemenin 1 Ağustos 2026 itibarıyla yürürlüğe girmesiyle birlikte piğyasada sıkı denetimlerini sürdüren Ticaret Bakanlığı, “Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği”nde yapılan değişiklikle, tüketicinin satın alma kararını doğru bilgiye dayanarak verebilmesini sağlamak amacıyla indirimli satış reklamlarında fiyat bilgilerinin gerçeği yansıtmasının zorunlu hale getirildiğini anımsattı. SON 10 GÜNDEKİ EN DÜŞÜK FİYAT ESAS ALINACAK Yeni düzenlemenin en önemli başlıklarından birinin, indirimli satışın başlangıç tarihinden önceki son 10 gün içinde uygulanan en düşük fiyatın, indirim öncesi fiyat olarak esas alınması olduğu belirtildi. Böylece kısa süre içinde fiyat artırılıp ardından yüksek oranlı indirim yapılıyormuş gibi gösterilen uygulamaların önüne geçilmesinin hedeflendiği kaydedildi. Meyve, sebze gibi çabuk bozulabilen ürünler ile hizmetlerde ise indirimli fiyattan bir önceki fiyatın esas alınarak reklam yapılabileceği ifade edildi. ŞARTLI KAMPANYALAR DA DENETİM KAPSAMINA ALINDI Açıklamada, yalnızca doğrudan “Yüzde 50 indirim” gibi ifadelerin değil, tüketiciye indirim veya başka bir fayda sağlanmasını belirli bir şarta bağlayan şartlı satış kampanyalarının da yeni kurallara tabi olduğu vurgulandı. Ticaret Bakanlığı, indirim kapsamındaki ürünlerin açıkça belirtilmemesi, başlangıç ve bitiş tarihlerinin gösterilmemesi, stok bilgilerinin doğru sunulmaması ve indirim öncesi fiyatın gerçeği yansıtmaması gibi uygulamalara karşı Reklam Kurulu tarafından idari yaptırımlar uygulandığını bildirdi. CEZA ARALIĞI 108 BİN LİRADAN 39,9 MİLYON LİRAYA KADAR ÇIKABİLİYOR Aldatıcı reklamlar için reklam durdurma cezasının yanı sıra, reklamın yapıldığı mecraya göre 108 bin 370 liradan 39 milyon 916 bin 524 liraya kadar değişen tutarlarda idari para cezası uygulanabildiği hatırlatıldı. Bakanlık, yeni düzenlemenin yalnızca indirimli satış reklamlarıyla sınırlı olmadığını, hedefli reklamcılık, yapay zekâ ile oluşturulan reklamlar, sosyal medya etkileyicilerinin tanıtımları, çevresel beyanlar ve tüketici değerlendirmelerine ilişkin de yeni kurallar getirildiğini duyurdu.

Beyin sisi ve dijital bağımlılık artıyor! Haber

Beyin sisi ve dijital bağımlılık artıyor!

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sosyal medya ve kısa videoların özellikle çocuklarda dikkat dağınıklığı ile 'beyin sisi'ne yol açabildiğini belirtti. Dijital bağımlılığa karşı kaliteli zaman ve alternatif etkinlikler öneren Tarhan, beyin sağlığına dikkat çekti. İSTANBUL (İGFA) - Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve NPİSTANBUL Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijital çağın beyin üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, sosyal medya ve kısa video akışlarının özellikle çocuklar ve gençlerde dikkat dağınıklığına ve “beyin sisi”ne yol açabildiğini söyledi. Tarhan, akıllı telefonlar, sosyal medya ve yapay zekânın günlük yaşamın ayrılmaz parçaları haline geldiğini, ancak bu yoğun dijital maruziyetin zihinsel performansı olumsuz etkileyebildiğini belirtti. “SÜREKLİ YENİ UYARANLAR BEYNİ YORUYOR” Tarhan, dijital ortamda uzun süre sosyal medya akışında gezinmenin ya da kısa videolar izlemenin beyni sürekli yeni uyaranlarla karşı karşıya bıraktığını ifade etti. Bu durumun zamanla dikkat dağınıklığına, odaklanma güçlüğüne ve zihinsel bulanıklığa neden olabildiğini söyledi. Özellikle çocuklar ve gençlerde bu tablonun daha sık görüldüğünü belirten Tarhan, bazı ülkelerin sosyal medya kullanımına yaş sınırlaması getirerek dijital maruziyeti azaltmaya çalıştığını hatırlattı. DİJİTAL BAĞIMLILIĞIN NEDENİ ÖDÜL SİSTEMİ Dijital bağımlılığın güçlü olmasının nedenlerinden birinin beynin ödül sistemi olduğunu vurgulayan Tarhan, oyunlar ve sosyal medyanın kısa aralıklarla ödül hissi oluşturduğunu, bunun da kişiyi ekrana bağladığını kaydetti. Ekran kullanımını azaltmak için yalnızca yasak koymanın yeterli olmadığını söyleyen Tarhan, çocuklara spor, sanat, oyun ve sosyal etkinlikler gibi alternatif alanlar sunulması gerektiğini ifade etti. ÇOCUKLARI KORUMANIN YOLU: KALİTELİ ZAMAN Prof. Dr. Nevzat Tarhan’a göre çocukları dijital dünyanın olumsuz etkilerinden korumanın en etkili yolunun onlarla birlikte kaliteli zaman geçirmek olduğunu belirterek, birlikte oyun oynamak, yürüyüş yapmak, kitap okumak ve sohbet etmenin aile bağlarını güçlendirdiğini ifade ederek, yemek sırasında telefon kullanılmaması gibi basit kuralların da iletişimi artırdığını söyledi. Özellikle 6 yaş altı çocukların ekranla ebeveyn eşliğinde tanıştırılması gerektiğini vurguladı. Toplumda sıkça dile getirilen “insan beyninin sadece yüzde 10’unu kullanıyor” görüşünün bilimsel olmadığını belirten Tarhan, beyin görüntüleme çalışmalarının basit görevlerde bile birçok bölgenin aynı anda çalıştığını gösterdiğini söyledi. Prof. Dr. Tarhan, beynin canlı tutulması için farklı deneyimlere açık olmanın, yeni hobiler edinmenin, farklı yollar kullanmanın ve merak duygusunu korumanın önemli olduğunu ifade etti. Duyguların kalpte oluştuğu yönündeki yaygın inanışın aksine, duyguların merkezinin beyin olduğunu aktaran Tarhan, dış dünyadan gelen bilgilerin önce beyinde değerlendirildiğini, ardından duygusal deneyime dönüştüğünü anlattı. Mutluluk, haz, güven ve odaklanma gibi hislerin beynin ürettiği kimyasallarla ilişkili olduğunu söyleyen Tarhan, kalbin ise bu duyguların bedendeki yansımalarının hissedildiği organlardan biri olduğunu ifade etti. YAPAY ZEKÂ YARDIMCI OLMALI, KARAR VERİCİ DEĞİL Yapay zekânın hayatı kolaylaştırdığını ancak insanın yerini alamayacağını vurgulayan Tarhan, teknolojinin bilgiye hızlı erişim sağlasa da uzun vadede düşünme ve problem çözme becerilerini tembelleştirebileceğini dile getirdi. İnsan beyninin empati, sosyal ilişki ve bilinç gibi özelliklerle yapay zekâdan ayrıldığını belirten Tarhan, yapay zekânın sağlık, eğitim ve bilimde fayda sağlayacağını ancak etik kurallar olmazsa yanlış yönlendirme ve manipülasyon riskleri doğurabileceğini söyledi. Prof. Dr. Nevzat Tarhan, beyin sağlığının çocukluktan itibaren korunması gerektiğini, kaliteli uykunun beyin hücrelerinin korunması açısından kritik önemde olduğunu ifade etti. Omega-3 bakımından zengin balık ve ceviz gibi besinlerin beyin sağlığını desteklediğini belirten Tarhan, anlamlı sosyal ilişkilerin hem ruh sağlığını hem de bilişsel işlevleri koruduğunu söyledi.

Son 5 günde 11 ilde siber suça 35 gözaltı! Haber

Son 5 günde 11 ilde siber suça 35 gözaltı!

İçişleri Bakanlığı, Siber Suçlarla Mücadele kapsamında son 5 günde 11 ilde düzenlenen operasyonlarda 35 şüphelinin yakalandığını açıkladı. Şüphelilerden 13’ü tutuklanırken, 12 kişi hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. ANKARA (İGFA) - İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında yürütülen operasyonlara ilişkin açıklama yaptı. Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde gerçekleştirilen operasyonların 11 ili kapsadığı bildirildi. Son 5 günde düzenlenen operasyonlarda 35 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 13’ü çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, 12’si hakkında adli kontrol kararı verildi. Diğer şüphelilerin işlemlerinin sürdüğü belirtildi. YASA DIŞI BAHİS VE DOLANDIRICILIK AĞI İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerinin çalışmaları sonucunda yakalanan şüphelilerin; yasa dışı bahis ve kumar sitelerinin reklamını yaptıkları, bahis oynattıkları ve bu sitelerde para nakline aracılık ettikleri tespit edildi. “Siber Suçlarla Mücadele kapsamında son 5 günde Polisimiz tarafından düzenlenen operasyonlarda 35 şüpheli yakalandı.” 11 ilde "Yasa Dışı Bahis, Çevrim İçi Çocuk Müstehcenliği ve Tacizi, Nitelikli Dolandırıcılık” suçlarına yönelik düzenlenen operasyonlarda yakalanan… pic.twitter.com/vlKaBFMNcx — T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) August 29, 2026 Operasyonlarda ayrıca çevrim içi ortamda çocuklara yönelik müstehcen görüntü bulundurma ve sosyal medya platformları üzerinden sahte ikinci el araç ilanları ile kapora bedeli gibi yöntemlerle vatandaşları dolandırma suçlarına ilişkin şüpheliler de yakalandı. Bakanlık açıklamasında, siber suçlarla mücadelenin ülke genelinde kararlılıkla sürdürüleceği vurgulanırken, operasyonlarda görev alan emniyet personeli, Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıklarına teşekkür edildi.

​​​​​​​DOĞANKENT FESTİVALİNDE ALAGÖZ DESTEĞİNE TEŞEKKÜR Haber

​​​​​​​DOĞANKENT FESTİVALİNDE ALAGÖZ DESTEĞİNE TEŞEKKÜR

DOĞANKENT FESTİVALİNDE ALAGÖZ DESTEĞİNE TEŞEKKÜR ÖZDEN’DEN CANTÜRK ALAGÖZ VE ALAGÖZ MADEN’E ŞÜKRAN, ÇALIŞIR’A PLAKET 2. Çikolata ve Fındık Festivali yoğun katılımla tamamlandı; Başkan Rüşan Özden, organizasyona verdiği destek nedeniyle Alagöz Holding ve Alagöz Maden ailesine teşekkür etti. Alagöz Maden Genel Müdürü Ali Çağatay Çalışır’a da teşekkür plaketi takdim edildi. Doğankent Belediyesi tarafından düzenlenen 2. Çikolata ve Fındık Festivali, yoğun katılım ve renkli etkinliklerle tamamlandı. Fındık, çikolata, müzik ve yöresel kültürün buluştuğu festivalin ardından Belediye Başkanı Rüşan Özden, organizasyona katkı sağlayan kişi, kurum ve kuruluşlara teşekkür etti. Başkan Özden, festivalin hazırlanmasından tamamlanmasına kadar görev yapan belediye personeli, emniyet güçleri, sağlık personeli ve kamu kurumlarının yanı sıra festival alanını dolduran Doğankentliler ile ilçeye gelen misafirlere teşekkürlerini iletti. ALAGÖZ HOLDİNG VE ALAGÖZ MADEN’E ÖZEL TEŞEKKÜR Festivalin gerçekleşmesine sağlanan destekler arasında Alagöz Holding ve Alagöz Maden’in katkısı ayrıca öne çıktı. Başkan Rüşan Özden, açıklamasında Alagöz Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Milletvekili Cantürk Alagöz ile Alagöz Maden ailesine özel olarak teşekkür ederek şu ifadeleri kullandı: “Festivalimizin gerçekleşmesine sundukları değerli katkı ve güçlü destekleriyle Alagöz Holding Yönetim Kurulu Başkanı kıymetli Milletvekilimiz Sayın Cantürk Alagöz’e ve Alagöz Maden ailesine ayrıca şükranlarımı sunuyorum.” ALİ ÇAĞATAY ÇALIŞIR’A TEŞEKKÜR PLAKETİ Festival kapsamında sağlanan destek dolayısıyla Alagöz Maden Genel Müdürü Ali Çağatay Çalışır’a da Belediye Başkanı Rüşan Özden tarafından teşekkür plaketi takdim edildi. Doğankent Belediyesi, plaket takdimiyle ilgili açıklamasında, ilçenin sosyal ve kültürel hayatına değer katan organizasyonlarda desteklerini esirgemeyen Alagöz Maden ailesine teşekkür etti. Böylece Alagöz Maden’in festivale katkısı hem Belediye Başkanı Özden’in festival sonrası açıklamasında hem de gerçekleştirilen plaket takdimiyle kamuoyuna yansıdı. SANATÇILARA VE FESTİVALE KATILANLARA TEŞEKKÜR Başkan Özden, festival sahnesinde yer alan sanatçılara da Doğankent’e yaşattıkları gece için teşekkür ederek, festival alanını dolduran vatandaşların organizasyonun coşkusunu büyüttüğünü ifade etti. Özden, Doğankent dışında yaşayan ve festival programını canlı yayınlar ile sosyal medya paylaşımlarından takip eden gurbetçileri de unutmadı. Festivalin birlik ve beraberlik duygusunu güçlendirdiğini belirten Başkan Özden, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bu festival hepimizin. Bu coşku Doğankent’in. Bu güzellik, birlik olduğumuzda neleri başarabileceğimizin en güzel göstergesidir. İyi ki varsınız, iyi ki Doğankent’iz.”

“Yeni Nesil Kırtasiye” İçin Düğmeye Basıldı! Haber

“Yeni Nesil Kırtasiye” İçin Düğmeye Basıldı!

Türkiye genelindeki 8 bin kırtasiyenin yaklaşık 500’ünün ‘Yeni Nesil Kırtasiye’ anlayışını benimsediğini ifade eden Tüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD) Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, “Önümüzdeki 5 yılda bu sayının binlerce noktaya ulaşması için çalışmalara başladık. Bunun ilk adımını 1. TÜKİD Perakende Zirvesi'nde atıyoruz. Zirvede mağazacılık nereye gidiyor, tüketicinin beklentisi nasıl değişiyor, kırtasiyelerimizi nasıl daha cazip hale getirebiliriz, her yaş grubundan tüketicilerimizi mağazaya nasıl çekebiliriz; bunları paylaşıp, kırtasiyecilerimizi teşvik edeceğiz” dedi. Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala kırtasiye sektörü yoğun alışveriş dönemine hazırlanırken, bir yandan da perakendede yeni bir dönüşüm sürecinin sinyallerini veriyor. TÜKİD’in gündeme taşıdığı “Yeni Nesil Kırtasiye” yaklaşımı, yalnızca mağazaların dekorasyonunun yenilenmesini değil; mağaza düzeni, ürün çeşitliliği, teknoloji kullanımı, müşteri hizmetleri ve mağazada geçirilen zamanın niteliğini kapsayan daha geniş bir dönüşümü ifade ediyor. Hedef yalnızca okul sezonu değil, 12 ay kırtasiyecilik Kırtasiyeleri birer ‘yaşam alanı’ haline getiren yeni nesil bir dönüşüme ihtiyaç olduğunu belirten Tüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD) Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, “Türkiye genelinde 8 bin civarında kırtasiyeci bulunuyor. Bugün ‘Yeni Nesil Kırtasiye’ anlayışına yakın olarak değerlendirebileceğimiz işletme sayısı 500 civarında. Bu sayının önümüzdeki 5 yıl içerisinde binlerce noktaya ulaşması mümkün” dedi. Kasım ayında gerçekleştirilecek 1. TÜKİD Perakende Zirvesi'nin sektördeki bu dönüşümün önemli başlangıç noktası olacağını belirten Taha Keresteci, “Yeni Nesil Kırtasiye de zirvenin ana gündemlerinden biri olacak. Mağazacılık nereye gidiyor, tüketicinin beklentisi nasıl değişiyor, kırtasiyelerimizi nasıl daha cazip hale getirebiliriz, tüketicileri, her yaş grubundan tüketicilerimizi mağazaya nasıl çekebiliriz; bunları konuşacağız. Yeni Nesil Kırtasiye ile aslında sektörümüzün yalnızca okul sezonuyla anılmasını değil, 12 ay kırtasiyecilik anlayışımızı da ortaya koymuş olacağız. Kırtasiye alışveriş yapılan yerden, insanların gelmek ve vakit geçirmek istediği bir noktaya dönüşürse bundan hem esnafımız hem de bütün sektör kazanır” dedi. Dönüşüm başlamış durumda Dönüşümün farklı aşamaları olduğuna dikkat çeken Taha Keresteci, “Bir mağaza fiziksel olarak tamamen yenilenmiş olabilir, diğeri dijitalleşmede çok ileridedir, başka biri ürün çeşitliliğinde veya müşteri deneyiminde farklılaşmıştır. Bazı mağazalar ise artık yalnızca satış noktası değil, atölyeleri, etkinlikleri ve farklı kullanım alanlarıyla müşterinin daha uzun süre vakit geçirebildiği yerlere dönüşüyor. Dolayısıyla dönüşüm başlamış durumda.” dedi. Kırtasiyecinin bütçesine göre işe vitrininden, raflarından veya aydınlatmasından başlayabileceğini ifade eden Taha Keresteci, “Dijital altyapısını geliştirebilir. Küçük bir hobi veya etkinlik alanı oluşturabilir. Daha büyük mağazalarda ise oturma alanları, atölyeler veya kafe gibi daha kapsamlı yatırımlar gündeme gelebilir. Dolayısıyla maliyet tamamen mağazanın ölçeğine ve hedeflediği konsepte göre değişir. Burada asıl bakmamız gereken konu şu: Yapılan yatırım kırtasiyeciye ne kadar geri dönüş sağlayacak? Bizce esas mesele yatırımın büyüklüğü değil, doğru yere yapılması” diye konuştu. Kırtasiyeciler arasındaki rekabet gücü de artacak Dönüşümün öncelikli olarak kırtasiyeciler arasında rekabet gücünü de artıracağını belirten Taha Keresteci, “Bugün tüketicinin önünde çok fazla seçenek var. E-ticaret var, büyük perakende kanalları var, farklı satış platformları var. Kırtasiyecinin burada yalnızca ürünü rafına koyarak rekabet etmesi giderek zorlaşıyor. Ancak kırtasiyenin çok önemli bir avantajı var; müşteriyle doğrudan temas. Yeni nesil mağazacılıkla bizim biraz daha güçlendirmek istediğimiz taraf da bu” dedi. Mağaza tasarımı, müşteri deneyimi, dijitalleşme, sosyal medya, e-ticaret, kategori ve stok yönetiminin yanında mağazaların yaşam alanına dönüşmesi de gündemimizde olacak. Atölyeler, etkinlik alanları, sanat ve hobi bölümleri, oturma alanları, uygun mağazalarda kafe konseptleri gibi farklı uygulamaları da değerlendirmek istiyoruz” dedi. İnsanlar ekrandan kaçış yolu arıyor Bugün insanların ekrandan bir kaçış yolu aradığını da dikkat çeken Taha Keresteci, ekranlarla çevrili bir dünyada kalem ve kâğıdın yeniden değer kazandığını belirterek, genç kuşağın kırtasiye ürünlerine yaklaşımındaki değişimin sektör için yeni bir potansiyel yarattığını ifade etti. Ayrıca kırtasiyenin sessizce büyüyen bir ekonomi olduğunu ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü; “Bir defterin, bir kalemin arkasında bugün Türkiye’nin en çeşitli ve en rekabetçi şirketleri ve markaları var. Bizim kuşağımız kırtasiyeyi bir zorunluluk olarak gördü. Bugünün gençleri ise onu bir kimlik, hatta bir sosyal medya estetiği haline getirdi. Bu, sektörümüzün daha önce sahip olmadığı yeni bir pazarlama gücü. Biz de bu değişimi doğru okuyarak kırtasiyeyi yeni nesil tüketici için daha cazip, daha deneyimsel ve daha yaşayan bir alana dönüştürmek istiyoruz” diye konuştu. “Enflasyondan en az etkilenen sektörler arasındayız” Yaz döneminde yeni eğitim ve öğretim sezonuna dair hazırlıkların yoğun bir şekilde yapıldığını ve şu an sektörün okul alışverişine tamamen hazır olduğunu belirten Keresteci, şu bilgileri paylaştı: “Üreticisinden ithalatçısına, toptancısından perakendeci firmalarına kadar sektörün tüm aktörleri ürünlerini, stoklarını, fiyatlandırmalarını ve satış stratejilerini yapmış durumda. Özellikle son günlerde çanta, defter, kalem, boya ürünleri, beslenme ürünleri ve temel okul ihtiyaçlarında ciddi bir talep söz konusu. Bununla birlikte bu yıl kırtasiye ürünlerinde fiyat artışları diğer sektörlere kıyasla çok daha sınırlı seyretti. Bu da sektörümüzün tüketiciyi korumak adına kâr marjlarını minimumda tutma gayretinin en net sonuçlarından biri. Son birkaç yılda gıda, giyim veya elektronik gibi alanlarda fiyat artışları ciddi seviyelere ulaşmışken sektörümüzde bu oranlar çok daha sınırlı seviyelerde seyretti. Üretici ve tedarikçi firmalarımız kâr marjlarını düşük tutarak, velilerimizi, tüketicilerimizi korumayı öncelik edindi. Dolayısıyla enflasyondan en az etkilenen sektörler arasındayız. Bu olumlu tablonun bu yılki kırtasiye alışverişine de olumlu yansıyacağını tahmin ediyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.