2 Temmuz 1993'te Sivas'taki Madımak Oteli'nin ateşe verilmesi sonucu 33 aydın, 2 otel çalışanı ve 2 saldırgan hayatını kaybetti. 33. yılında olay, yargı süreci, tahliyeler ve adalet arayışı nedeniyle Türkiye'nin ortak acısı olmaya devam ediyor.
Haber Giriş Tarihi: 02.07.2026 21:54
Haber Güncellenme Tarihi: 02.07.2026 21:55
Kaynak:
Giresun Sonhaber
MADIMAK KATLİAMI’NIN ÜZERİNDEN 33 YIL GEÇTİ
Türkiye’nin yakın tarihine kara bir leke olarak geçen Madımak Katliamı’nın üzerinden 33 yıl geçti. 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta Pir Sultan Abdal Kültür Etkinlikleri için bulunan aydın, sanatçı ve yazarların kaldığı Madımak Oteli’nin ateşe verilmesi sonucu 33 aydın ve sanatçı ile 2 otel çalışanı yaşamını yitirdi. Olaylarda saldırgan gruptan 2 kişi de hayatını kaybederken, 65 kişi yaralandı.
HEDEF GÖSTERMEYLE BAŞLAYAN GERİLİM
Katliam öncesinde kentte günler boyunca gerilimin tırmandığı, özellikle yazar Aziz Nesin’in Salman Rüşdi’nin “Şeytan Ayetleri” kitabından bölümler yayımlaması gerekçe gösterilerek hedef alındığı belirtildi. Dağıtılan bildiriler, yerel yayınlar ve kışkırtıcı söylemler, Sivas’ta etkinlikler öncesi gergin atmosferin büyümesine neden oldu.
Cuma namazının ardından toplanan kalabalık, önce etkinlik alanına yöneldi. Ardından aydın, sanatçı ve yazarların konakladığı Madımak Oteli’nin önüne gelen kalabalık, saatler süren kuşatma boyunca oteli taşladı, çevredeki araçları ateşe verdi ve binayı hedef aldı.
SAATLER SÜREN KUŞATMA ATEŞLE SONUÇLANDI
Madımak Oteli’nin ateşe verilmesiyle içeride mahsur kalan çok sayıda kişi dumandan ve alevlerden kaçamayarak yaşamını yitirdi. Türkiye’yi derinden sarsan olayın ardından güvenlik güçlerinin müdahalesinin yetersiz kaldığı yönündeki eleştiriler yıllar boyunca gündemdeki yerini korudu.
Katliamda yaşamını yitirenler yalnızca ailelerinin değil, Türkiye’nin ortak hafızasının da unutulmaz acısı oldu. Madımak, aradan geçen yıllara rağmen ihmal iddiaları, sorumluların yargılanması ve adalet arayışı bakımından hâlâ tartışılmaya devam ediyor.
YARGI SÜRECİ CEZASIZLIK TARTIŞMALARININ SİMGESİ OLDU
Katliamın ardından açılan davada 124 sanık yargılandı. İlk yargılamada bazı sanıklar hakkında “haksız tahrik” indirimi uygulanması kamuoyunda büyük tepki topladı. Yargıtay’ın bozma kararının ardından yeniden görülen davada 33 sanık idama mahkûm edildi. Türkiye’de idam cezasının kaldırılmasıyla bu cezalar ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrildi.
Ancak firari sanıklar, zaman aşımı kararları, kamu görevlilerinin yargılanmaması ve yıllar içinde yaşanan tahliyeler nedeniyle Madımak davası, Türkiye’de cezasızlık tartışmalarının en önemli başlıklarından biri haline geldi.
TAHLİYELER TEPKİ ÇEKTİ
Son olarak Anayasa Mahkemesi’nin Yunis Karataş başvurusu üzerine verdiği kararın ardından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan 23 hükümlüden 17’sinin tahliye edilmesi, mağdur yakınları ve hukukçular tarafından sert sözlerle eleştirildi. Buna karşın, mağdur ailelerinin yıllardır bekleyen bireysel başvurusunun hâlâ sonuçlanmamış olması da adalet arayışına ilişkin tepkileri artırdı.
Aileler ve hukukçular, Madımak Katliamı’nın yalnızca bireysel suçlar üzerinden değil, ihmaller zinciri ve kamusal sorumluluk boyutuyla da aydınlatılması gerektiğini vurgulamayı sürdürüyor.
MADIMAK OTELİ “UTANÇ MÜZESİ” OLMADI
Katliamın yaşandığı Madımak Oteli, uzun süren tartışmaların ardından kamulaştırılarak “Sivas Bilim ve Kültür Merkezi”ne dönüştürüldü. Ancak yapının “utanç müzesi” olarak düzenlenmemesi, anı köşesindeki uygulamalar ve katliamın hafızasını yeterince yansıtmadığı yönündeki eleştiriler yıllardır devam ediyor.
Aradan geçen 33 yıla rağmen Madımak Katliamı, yalnızca 2 Temmuz 1993’te yaşanan büyük acıyla değil; hedef gösterme, ihmaller, yargı süreci, zaman aşımı kararları ve adalet tartışmalarıyla da Türkiye’nin vicdanında kapanmayan bir yara olarak yerini koruyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
MADIMAK KATLİAMI’NIN ÜZERİNDEN 33 YIL GEÇTİ
2 Temmuz 1993'te Sivas'taki Madımak Oteli'nin ateşe verilmesi sonucu 33 aydın, 2 otel çalışanı ve 2 saldırgan hayatını kaybetti. 33. yılında olay, yargı süreci, tahliyeler ve adalet arayışı nedeniyle Türkiye'nin ortak acısı olmaya devam ediyor.
MADIMAK KATLİAMI’NIN ÜZERİNDEN 33 YIL GEÇTİ
Türkiye’nin yakın tarihine kara bir leke olarak geçen Madımak Katliamı’nın üzerinden 33 yıl geçti. 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta Pir Sultan Abdal Kültür Etkinlikleri için bulunan aydın, sanatçı ve yazarların kaldığı Madımak Oteli’nin ateşe verilmesi sonucu 33 aydın ve sanatçı ile 2 otel çalışanı yaşamını yitirdi. Olaylarda saldırgan gruptan 2 kişi de hayatını kaybederken, 65 kişi yaralandı.
HEDEF GÖSTERMEYLE BAŞLAYAN GERİLİM
Katliam öncesinde kentte günler boyunca gerilimin tırmandığı, özellikle yazar Aziz Nesin’in Salman Rüşdi’nin “Şeytan Ayetleri” kitabından bölümler yayımlaması gerekçe gösterilerek hedef alındığı belirtildi. Dağıtılan bildiriler, yerel yayınlar ve kışkırtıcı söylemler, Sivas’ta etkinlikler öncesi gergin atmosferin büyümesine neden oldu.
Cuma namazının ardından toplanan kalabalık, önce etkinlik alanına yöneldi. Ardından aydın, sanatçı ve yazarların konakladığı Madımak Oteli’nin önüne gelen kalabalık, saatler süren kuşatma boyunca oteli taşladı, çevredeki araçları ateşe verdi ve binayı hedef aldı.
SAATLER SÜREN KUŞATMA ATEŞLE SONUÇLANDI
Madımak Oteli’nin ateşe verilmesiyle içeride mahsur kalan çok sayıda kişi dumandan ve alevlerden kaçamayarak yaşamını yitirdi. Türkiye’yi derinden sarsan olayın ardından güvenlik güçlerinin müdahalesinin yetersiz kaldığı yönündeki eleştiriler yıllar boyunca gündemdeki yerini korudu.
Katliamda yaşamını yitirenler yalnızca ailelerinin değil, Türkiye’nin ortak hafızasının da unutulmaz acısı oldu. Madımak, aradan geçen yıllara rağmen ihmal iddiaları, sorumluların yargılanması ve adalet arayışı bakımından hâlâ tartışılmaya devam ediyor.
YARGI SÜRECİ CEZASIZLIK TARTIŞMALARININ SİMGESİ OLDU
Katliamın ardından açılan davada 124 sanık yargılandı. İlk yargılamada bazı sanıklar hakkında “haksız tahrik” indirimi uygulanması kamuoyunda büyük tepki topladı. Yargıtay’ın bozma kararının ardından yeniden görülen davada 33 sanık idama mahkûm edildi. Türkiye’de idam cezasının kaldırılmasıyla bu cezalar ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrildi.
Ancak firari sanıklar, zaman aşımı kararları, kamu görevlilerinin yargılanmaması ve yıllar içinde yaşanan tahliyeler nedeniyle Madımak davası, Türkiye’de cezasızlık tartışmalarının en önemli başlıklarından biri haline geldi.
TAHLİYELER TEPKİ ÇEKTİ
Son olarak Anayasa Mahkemesi’nin Yunis Karataş başvurusu üzerine verdiği kararın ardından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan 23 hükümlüden 17’sinin tahliye edilmesi, mağdur yakınları ve hukukçular tarafından sert sözlerle eleştirildi. Buna karşın, mağdur ailelerinin yıllardır bekleyen bireysel başvurusunun hâlâ sonuçlanmamış olması da adalet arayışına ilişkin tepkileri artırdı.
Aileler ve hukukçular, Madımak Katliamı’nın yalnızca bireysel suçlar üzerinden değil, ihmaller zinciri ve kamusal sorumluluk boyutuyla da aydınlatılması gerektiğini vurgulamayı sürdürüyor.
MADIMAK OTELİ “UTANÇ MÜZESİ” OLMADI
Katliamın yaşandığı Madımak Oteli, uzun süren tartışmaların ardından kamulaştırılarak “Sivas Bilim ve Kültür Merkezi”ne dönüştürüldü. Ancak yapının “utanç müzesi” olarak düzenlenmemesi, anı köşesindeki uygulamalar ve katliamın hafızasını yeterince yansıtmadığı yönündeki eleştiriler yıllardır devam ediyor.
Aradan geçen 33 yıla rağmen Madımak Katliamı, yalnızca 2 Temmuz 1993’te yaşanan büyük acıyla değil; hedef gösterme, ihmaller, yargı süreci, zaman aşımı kararları ve adalet tartışmalarıyla da Türkiye’nin vicdanında kapanmayan bir yara olarak yerini koruyor.
Kaynak: Giresun Sonhaber
En Çok Okunan Haberler