Hava Durumu

#Anayasa Mahkemesi

giresunsonhaber - Anayasa Mahkemesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anayasa Mahkemesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

12. Yargı Paketi detayları belli oldu Haber

12. Yargı Paketi detayları belli oldu

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 12. Yargı Paketi'nin ayrıntılarına dair açıklamalarda bulundu. Bakan Gürlek, “Yargı süreçlerini hızlandıran, vatandaşlarımızın adalete erişimini kolaylaştıran ve hukuk sistemimizi tahkim eden düzenlemeleri birer birer hayata geçirmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. ANKARA (İGFA) - Yargı hizmetlerinin daha süratli, etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlayacak düzenlemeleri içeren 12. Yargı Paketi, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kamuoyunda ‘12. Yargı Paketi’ olarak tanımlanan 7589 sayılı ‘Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’ ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Bakan Gürlek, “Yargının işleyişini hızlandıran, vatandaşlarımızın adalete erişimini kolaylaştıran ve hukuk sistemimizi güçlendiren düzenlemeleri birer birer hayata geçirmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, Türkiye Yüzyılı’nı Adaletin Yüzyılı yapma hedefiyle çalıştıklarını vurgulayan Bakan Gürlek, “Hukukun üstünlüğünü merkez alan, güven telkin eden, erişilebilir ve öngörülebilir bir adalet mekanizması için reform çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz” dedi. Bakan Gürlek, kanunun hazırlanma ve yasallaşma süreçlerine destek veren AK Parti Grubuna ve Cumhur İttifakı ortağı Milliyetçi Hareket Partisi milletvekillerine teşekkürlerini iletti. Yürürlüğe giren yargı paketinde 13 farklı kanunda değişikliğe gidilirken, paket bir geçici maddeyle birlikte toplam 28 maddeden oluştu. Yargı süreçlerinin daha hızlı ve verimli işlemesi, ihtilafların kısa sürede sonuçlandırılması ve adalete erişimin kolaylaştırılması amacıyla hayata geçirilen temel düzenlemeler şunlardır: YARGININ ETKİN VE VERİMLİ İŞLEMESİNE YÖNELİK YAPILAN DEĞİŞİKLİK DÜZENLEMELERİ 1- Duruşmalar arasındaki süre üç ayı geçemeyecek Yazılı yargılama usulüne tabi olan davalarda, istisnai durumlar dışında iki duruşma arasındaki sürenin en fazla 3 ay olabileceği düzenlenmektedir. 2- Miras kalan taşınmazların satışında mirasçılara öncelik verilecek Tüm maliklere miras yoluyla geçen ve mirasçılar dışında üçüncü şahısların mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlarla ilgili ortaklığın satış yoluyla giderilmesindeki açık artırmalarda, malın kıymetinin yüzde yüzü üzerinden yapılacak ilk artırmaya sadece mirasçıların katılması esası getirilmektedir. 3- Pay sahipleri de teminat yatıracak Ortaklığın satış suretiyle giderilmesi işlemlerinde, pay sahipleri için de teminat yatırma zorunluluğu getirilmektedir. 4- İhale bedelini yatırmayanın teminatı iade edilmeyecek İhale alıcısının en yüksek teklifi vermesine rağmen süresi içinde bedeli yatırmaması durumunda, teminatın iade edilmeyeceği, öncelikle satış masraflarının karşılanacağı ve kalan kısmın hak sahiplerine paylaştırılacağı hüküm altına alınmaktadır. 5- İhalenin iptaline neden olana para cezası verilecek İhale alıcısının ödemeyi süresinde yapmayarak ihalenin iptal olmasına yol açması halinde, teklif ettiği bedelin yüzde beşi oranında idari para cezasına çarptırılacağı düzenlenmektedir. 6- Belirsiz alacak davası kaldırılacak Belirsiz alacak davası uygulamasına son verilmektedir. Öte yandan, kısmi davalarda zamanaşımının alacağın tamamı için dava tarihinden itibaren kesildiği kabul edilmektedir. 7- Vesayet altındaki kişilerin malları elektronik ortamda satılacak Vesayet altındaki kişilere ait taşınır ve taşınmaz malların satış işlemlerinin UYAP e-satış portalı üzerinden gerçekleştirilmesi sağlanmaktadır. 8- Gereksiz bilirkişi incelemesine disiplin yaptırımı uygulanacak Hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvuran hâkim ve Cumhuriyet savcılarına uyarma cezası verilmesi düzenlenmektedir. 9- İdare mahkemelerinde tek hâkimle görülen davalar artırılacak İdare mahkemelerinde tek hâkim tarafından karara bağlanabilecek dava türlerinin kapsamı genişletilmektedir. 10- IBAN’ını kullandıranlara ceza indirimi uygulanabilecek Yalnızca hesabını kullandırmak (iban kiralamak) suretiyle dolandırıcılık suçuna ortak olan faillere, olayın içeriği dikkate alınarak cezada yarı oranında indirim yapılması öngörülmektedir. ANAYASA MAHKEMESİ İPTAL KARARLARINA YÖNELİK DÜZENLEMELER 1- Kanuni faiz oranı reeskont oranına göre belirlenecek Kanuni faiz oranının yüzde 24 yerine Merkez Bankası tarafından belirlenen reeskont oranının yüzde 80’i (2026 yılı için reeskont oranı yüzde 38,75; reeskont oranının %80’i yüzde 31) üzerinden hesaplanmasına dair düzenleme yapılmaktadır. 2- İş gücü kaybı tazminatlarında hesaplama yöntemi değiştirildi Çalışma gücünün azalması ya da kaybından doğan zararlar ile ölenin desteğinden yoksun kalanların uğradığı kayıpların hesaplama yöntemi ve faiz uygulama zaman aralıkları yeniden düzenlenmektedir. Ayrıca, peşin ödemeler toplam alacaktan oransal olarak mahsup edilecektir. 3- İşkence ve kötü muamele suçlarında HAGB uygulanmayacak Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararının; işkence, eziyet suçları ile kamu görevlilerinin görevi nedeniyle işlediği ve Anayasanın 17. maddesi kapsamında kötü muamele sayılan suçlarda verilemeyeceği hükme bağlanmaktadır. 4- Kaçak sanığa yeniden yargılanma talep etme hakkı tanındı Kaçak sanık hakkında güvenlik tedbirine karar verilmesi durumunda, savunma hakkının tesisi amacıyla sanığa ve müdafiine yargılamanın yenilenmesini isteme hakkı tanınmaktadır. 5- Bazı istinaf kararlarına temyiz yolu açıldı Adli yargıda istinaf başvurusunun kısmen veya tamamen kabulüyle verilen yeniden esas kararlarının, miktar itibarıyla ilk derece mahkemesi parasal sınırının üzerinde olması durumunda, bu kararlara karşı temyiz yoluna gidilebilmesi sağlanmaktadır.

TTB ve Eğitim Sen'den torba kanun tepkisi... 26. madde akademik özgürlüğe tehdit Haber

TTB ve Eğitim Sen'den torba kanun tepkisi... 26. madde akademik özgürlüğe tehdit

Türk Tabipleri Birliği (TTB) ile Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), TBMM gündemindeki torba kanun teklifinin 26. maddesine tepki gösterdi. İki örgüt, öğretim elemanları için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını öngören düzenlemenin akademik özerklik, ifade özgürlüğü ve özlük haklarını tehdit ettiğini belirterek maddenin tekliften çıkarılmasını istedi. ANKARA (İGFA) - Türk Tabipleri Birliği (TTB) ile Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu gündemine gelen Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 26. maddesine ilişkin ortak açıklama yaptı. Açıklamada, söz konusu düzenlemenin akademik özgürlükleri zedeleyeceği belirtilerek geri çekilmesi çağrısında bulunuldu. Açıklamada, 2 Temmuz'da TBMM'ye sunulan ve 14 Temmuz'da Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu'nda kabul edilen torba kanun teklifinin, öğrenci affı düzenlemesinin gölgesinde yükseköğretim alanını doğrudan etkileyecek maddeler içerdiği ifade edildi. TTB ve Eğitim Sen, teklifin 26. maddesiyle 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda değişiklik yapılarak devlet ve vakıf üniversitelerinde görev yapacak tüm öğretim elemanları için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının zorunlu hale getirilmesinin amaçlandığını savundu. Ortak açıklamada, güvenlik soruşturmasının yalnızca istisnai ve güvenlik açısından stratejik alanlarda uygulanması gereken bir yöntem olduğu belirtilerek, bu uygulamanın akademik alana taşınmasının bilimsel özerklik ve ifade özgürlüğü açısından ciddi riskler doğuracağı öne sürüldü. Açıklamada ayrıca, Anayasa Mahkemesi'nin geçmişte güvenlik soruşturmasına ilişkin bazı düzenlemeleri hukuki güvencelerin yetersizliği nedeniyle iptal ettiği hatırlatılarak, yeni düzenlemenin de benzer sakıncalar taşıdığı ifade edildi. Düzenlemenin idareye geniş takdir yetkisi verdiği, keyfi uygulamalara zemin hazırladığı ve Anayasa ile Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu görüşü dile getirildi. TTB ve Eğitim Sen, öğretim elemanlarının temel hak ve özgürlüklerini sınırlandıracağı gerekçesiyle 26. maddenin kanun teklifinden çıkarılmasını talep etti. Açıklamanın sonunda üniversitelerin tüm bileşenleri, demokratik kitle örgütleri ve kamuoyu, düzenlemeye karşı duyarlılık göstermeye ve ortak mücadeleye davet edildi.

MADIMAK KATLİAMI’NIN ÜZERİNDEN 33 YIL GEÇTİ Haber

MADIMAK KATLİAMI’NIN ÜZERİNDEN 33 YIL GEÇTİ

MADIMAK KATLİAMI’NIN ÜZERİNDEN 33 YIL GEÇTİ Türkiye’nin yakın tarihine kara bir leke olarak geçen Madımak Katliamı’nın üzerinden 33 yıl geçti. 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta Pir Sultan Abdal Kültür Etkinlikleri için bulunan aydın, sanatçı ve yazarların kaldığı Madımak Oteli’nin ateşe verilmesi sonucu 33 aydın ve sanatçı ile 2 otel çalışanı yaşamını yitirdi. Olaylarda saldırgan gruptan 2 kişi de hayatını kaybederken, 65 kişi yaralandı. HEDEF GÖSTERMEYLE BAŞLAYAN GERİLİM Katliam öncesinde kentte günler boyunca gerilimin tırmandığı, özellikle yazar Aziz Nesin’in Salman Rüşdi’nin “Şeytan Ayetleri” kitabından bölümler yayımlaması gerekçe gösterilerek hedef alındığı belirtildi. Dağıtılan bildiriler, yerel yayınlar ve kışkırtıcı söylemler, Sivas’ta etkinlikler öncesi gergin atmosferin büyümesine neden oldu. Cuma namazının ardından toplanan kalabalık, önce etkinlik alanına yöneldi. Ardından aydın, sanatçı ve yazarların konakladığı Madımak Oteli’nin önüne gelen kalabalık, saatler süren kuşatma boyunca oteli taşladı, çevredeki araçları ateşe verdi ve binayı hedef aldı. SAATLER SÜREN KUŞATMA ATEŞLE SONUÇLANDI Madımak Oteli’nin ateşe verilmesiyle içeride mahsur kalan çok sayıda kişi dumandan ve alevlerden kaçamayarak yaşamını yitirdi. Türkiye’yi derinden sarsan olayın ardından güvenlik güçlerinin müdahalesinin yetersiz kaldığı yönündeki eleştiriler yıllar boyunca gündemdeki yerini korudu. Katliamda yaşamını yitirenler yalnızca ailelerinin değil, Türkiye’nin ortak hafızasının da unutulmaz acısı oldu. Madımak, aradan geçen yıllara rağmen ihmal iddiaları, sorumluların yargılanması ve adalet arayışı bakımından hâlâ tartışılmaya devam ediyor. YARGI SÜRECİ CEZASIZLIK TARTIŞMALARININ SİMGESİ OLDU Katliamın ardından açılan davada 124 sanık yargılandı. İlk yargılamada bazı sanıklar hakkında “haksız tahrik” indirimi uygulanması kamuoyunda büyük tepki topladı. Yargıtay’ın bozma kararının ardından yeniden görülen davada 33 sanık idama mahkûm edildi. Türkiye’de idam cezasının kaldırılmasıyla bu cezalar ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrildi. Ancak firari sanıklar, zaman aşımı kararları, kamu görevlilerinin yargılanmaması ve yıllar içinde yaşanan tahliyeler nedeniyle Madımak davası, Türkiye’de cezasızlık tartışmalarının en önemli başlıklarından biri haline geldi. TAHLİYELER TEPKİ ÇEKTİ Son olarak Anayasa Mahkemesi’nin Yunis Karataş başvurusu üzerine verdiği kararın ardından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan 23 hükümlüden 17’sinin tahliye edilmesi, mağdur yakınları ve hukukçular tarafından sert sözlerle eleştirildi. Buna karşın, mağdur ailelerinin yıllardır bekleyen bireysel başvurusunun hâlâ sonuçlanmamış olması da adalet arayışına ilişkin tepkileri artırdı. Aileler ve hukukçular, Madımak Katliamı’nın yalnızca bireysel suçlar üzerinden değil, ihmaller zinciri ve kamusal sorumluluk boyutuyla da aydınlatılması gerektiğini vurgulamayı sürdürüyor. MADIMAK OTELİ “UTANÇ MÜZESİ” OLMADI Katliamın yaşandığı Madımak Oteli, uzun süren tartışmaların ardından kamulaştırılarak “Sivas Bilim ve Kültür Merkezi”ne dönüştürüldü. Ancak yapının “utanç müzesi” olarak düzenlenmemesi, anı köşesindeki uygulamalar ve katliamın hafızasını yeterince yansıtmadığı yönündeki eleştiriler yıllardır devam ediyor. Aradan geçen 33 yıla rağmen Madımak Katliamı, yalnızca 2 Temmuz 1993’te yaşanan büyük acıyla değil; hedef gösterme, ihmaller, yargı süreci, zaman aşımı kararları ve adalet tartışmalarıyla da Türkiye’nin vicdanında kapanmayan bir yara olarak yerini koruyor.

Anayasa Mahkemesi 'aykırılık' bulmadı! Nüfusu 2 bin altına düşen belediyeler köye dönüştürülebilecek Haber

Anayasa Mahkemesi 'aykırılık' bulmadı! Nüfusu 2 bin altına düşen belediyeler köye dönüştürülebilecek

Anayasa Mahkemesi, nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesini öngören düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olmadığına hükmetti. ANKARA (İGFA) - Anayasa Mahkemesi, 7551 sayılı Kanun’la 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda yapılan ve nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesini öngören düzenlemeye ilişkin iptal başvurusunu karara bağladı. Yüksek Mahkeme, söz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olmadığına hükmederek iptal talebini reddetti. Başvuruda, düzenlemenin kamu yararına aykırı olduğu, küçük yerleşim yerlerinde nüfus kaybını artırabileceği ve idari yapıların sık değişmesinin hukuki belirlilik ilkesini zedelediği ileri sürülmüştü. Mahkeme ise değerlendirmesinde, belediyelerin kurulması veya tüzel kişiliklerinin kaldırılmasının kanun ya da Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yapılmasının anayasal bir zorunluluk olduğuna dikkat çekti. Bu kapsamda, nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesine ilişkin düzenlemenin Anayasa’ya aykırı bir yön taşımadığı belirtildi. Kararda ayrıca, düzenlemenin mahallî idarelerin özerkliğini zedelemediği vurgulandı. Belediyelerin tüzel kişiliklerinin kaldırılması halinde, mevcut seçim döneminin sonuna kadar halk iradesinin korunduğu ve yeni dönemde seçmenlerin köy tüzel kişiliği kapsamında yeniden seçim yapabildiği ifade edildi. Anayasa Mahkemesi, kanun koyucunun yerel yönetimlerin yapısını belirleme konusunda takdir yetkisine sahip olduğuna işaret ederek, söz konusu düzenlemenin daha etkin ve verimli kamu hizmeti sağlama amacı taşıdığını ve kamu yararı ilkesine aykırı olmadığını değerlendirdi. Bu gerekçelerle Mahkeme, kuralın hukuk devleti ilkesi ile mahalli idarelerin özerkliğiyle çelişmediğine karar verdi.

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ OMBUDSMANLIK TOPLULUĞU Haber

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ OMBUDSMANLIK TOPLULUĞU

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ OMBUDSMANLIK TOPLULUĞU'NDAN ANKARA'DA ÖNEMLİ ZİYARETLER Giresun Üniversitesi Ombudsmanlık Topluluğu, kamu bilincini artırmak, idari sistemlerin işleyişine yakından tanıklık etmek ve öğrenci-kamu ilişkilerini güçlendirmek amacıyla Ankara’da bir dizi kurumsal ziyarette bulundu. Bu kapsamda İçişleri Bakanlığı, Anayasa Mahkemesi ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ziyaret edilen yerler arasında yer aldı. İçişleri Bakanlığı'na Gerçekleşen Ziyaret Topluluk, İçişleri Bakanlığı'nda birimlerin görev ve sorumluluklarına dair kapsamlı bilgiler aldı. Katılımcılar, özellikle kamu yararı, adalet ve tarafsızlık ilkelerinin Bakanlık içerisinde nasıl uygulandığını gözlemleme fırsatı buldu. Ziyaret esnasında İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya, Bakan Yardımcılarına, İçişleri Personel Genel Müdürü Nedim Akmeşe’ye ve Daire Başkanlarına misafirperverliklerinden ötürü teşekkürler sunuldu. Anayasa Mahkemesi'ne Gerçekleşen Ziyaret Topluluk, anayasal düzen ve temel hakların güvencesi olan Anayasa Mahkemesi’ni ziyaret etti. Katılımcılar, yüksek mahkemenin işleyişi, bireysel başvuru süreçleri ve hukuk devleti ilkesinin korunmasına yönelik bilgiler aldı. Lutfedilen kabul için Anayasa Mahkemesi Başkanı’na, bilgilendirici paylaşımı ve koordinasyonu sebebiyle Anayasa Mahkemesi Üyesi Selahaddin Menteş ve Genel Sekreter Yılmaz Çınar’a ayrıca teşekkür edildi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne Gerçekleşen Ziyaret Program kapsamında ülkemizin yönetim merkezlerinden biri olan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi de ziyaret edildi. Öğrenciler, devlet yönetimi ve resmi iletişim süreçlerine ilişkin değerli bilgiler edindi. Yetkililere misafirperverliklerinden ötürü teşekkür edilirken, gençlere bu fırsatı tanıdığı için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a özel teşekkür iletildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.