Hava Durumu

#Yargı Süreci

giresunsonhaber - Yargı Süreci haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yargı Süreci haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MADIMAK KATLİAMI’NIN ÜZERİNDEN 33 YIL GEÇTİ Haber

MADIMAK KATLİAMI’NIN ÜZERİNDEN 33 YIL GEÇTİ

MADIMAK KATLİAMI’NIN ÜZERİNDEN 33 YIL GEÇTİ Türkiye’nin yakın tarihine kara bir leke olarak geçen Madımak Katliamı’nın üzerinden 33 yıl geçti. 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta Pir Sultan Abdal Kültür Etkinlikleri için bulunan aydın, sanatçı ve yazarların kaldığı Madımak Oteli’nin ateşe verilmesi sonucu 33 aydın ve sanatçı ile 2 otel çalışanı yaşamını yitirdi. Olaylarda saldırgan gruptan 2 kişi de hayatını kaybederken, 65 kişi yaralandı. HEDEF GÖSTERMEYLE BAŞLAYAN GERİLİM Katliam öncesinde kentte günler boyunca gerilimin tırmandığı, özellikle yazar Aziz Nesin’in Salman Rüşdi’nin “Şeytan Ayetleri” kitabından bölümler yayımlaması gerekçe gösterilerek hedef alındığı belirtildi. Dağıtılan bildiriler, yerel yayınlar ve kışkırtıcı söylemler, Sivas’ta etkinlikler öncesi gergin atmosferin büyümesine neden oldu. Cuma namazının ardından toplanan kalabalık, önce etkinlik alanına yöneldi. Ardından aydın, sanatçı ve yazarların konakladığı Madımak Oteli’nin önüne gelen kalabalık, saatler süren kuşatma boyunca oteli taşladı, çevredeki araçları ateşe verdi ve binayı hedef aldı. SAATLER SÜREN KUŞATMA ATEŞLE SONUÇLANDI Madımak Oteli’nin ateşe verilmesiyle içeride mahsur kalan çok sayıda kişi dumandan ve alevlerden kaçamayarak yaşamını yitirdi. Türkiye’yi derinden sarsan olayın ardından güvenlik güçlerinin müdahalesinin yetersiz kaldığı yönündeki eleştiriler yıllar boyunca gündemdeki yerini korudu. Katliamda yaşamını yitirenler yalnızca ailelerinin değil, Türkiye’nin ortak hafızasının da unutulmaz acısı oldu. Madımak, aradan geçen yıllara rağmen ihmal iddiaları, sorumluların yargılanması ve adalet arayışı bakımından hâlâ tartışılmaya devam ediyor. YARGI SÜRECİ CEZASIZLIK TARTIŞMALARININ SİMGESİ OLDU Katliamın ardından açılan davada 124 sanık yargılandı. İlk yargılamada bazı sanıklar hakkında “haksız tahrik” indirimi uygulanması kamuoyunda büyük tepki topladı. Yargıtay’ın bozma kararının ardından yeniden görülen davada 33 sanık idama mahkûm edildi. Türkiye’de idam cezasının kaldırılmasıyla bu cezalar ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrildi. Ancak firari sanıklar, zaman aşımı kararları, kamu görevlilerinin yargılanmaması ve yıllar içinde yaşanan tahliyeler nedeniyle Madımak davası, Türkiye’de cezasızlık tartışmalarının en önemli başlıklarından biri haline geldi. TAHLİYELER TEPKİ ÇEKTİ Son olarak Anayasa Mahkemesi’nin Yunis Karataş başvurusu üzerine verdiği kararın ardından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan 23 hükümlüden 17’sinin tahliye edilmesi, mağdur yakınları ve hukukçular tarafından sert sözlerle eleştirildi. Buna karşın, mağdur ailelerinin yıllardır bekleyen bireysel başvurusunun hâlâ sonuçlanmamış olması da adalet arayışına ilişkin tepkileri artırdı. Aileler ve hukukçular, Madımak Katliamı’nın yalnızca bireysel suçlar üzerinden değil, ihmaller zinciri ve kamusal sorumluluk boyutuyla da aydınlatılması gerektiğini vurgulamayı sürdürüyor. MADIMAK OTELİ “UTANÇ MÜZESİ” OLMADI Katliamın yaşandığı Madımak Oteli, uzun süren tartışmaların ardından kamulaştırılarak “Sivas Bilim ve Kültür Merkezi”ne dönüştürüldü. Ancak yapının “utanç müzesi” olarak düzenlenmemesi, anı köşesindeki uygulamalar ve katliamın hafızasını yeterince yansıtmadığı yönündeki eleştiriler yıllardır devam ediyor. Aradan geçen 33 yıla rağmen Madımak Katliamı, yalnızca 2 Temmuz 1993’te yaşanan büyük acıyla değil; hedef gösterme, ihmaller, yargı süreci, zaman aşımı kararları ve adalet tartışmalarıyla da Türkiye’nin vicdanında kapanmayan bir yara olarak yerini koruyor.

MAHKEME ERİKLİMAN PARSELİNDE “ÜNİVERSİTE ALANI” KARARINI HUKUKA UYGUN BULDU Haber

MAHKEME ERİKLİMAN PARSELİNDE “ÜNİVERSİTE ALANI” KARARINI HUKUKA UYGUN BULDU

MAHKEME ERİKLİMAN PARSELİNDE “ÜNİVERSİTE ALANI” KARARINI HUKUKA UYGUN BULDU Giresun Üniversitesi Rektörlüğü Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörlüğü, 29.06.2026 tarihinde Erikliman Mahallesi 1717 ada, 1 numaralı parsel ile ilgili yargı sürecine ilişkin kamuoyu açıklaması yayımladı. Açıklamada, Fiskobirlik tarafından Giresun Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davanın, Giresun İdare Mahkemesinin 2025/665 E. ve 2026/382 K. sayılı kararıyla reddedildiği bildirildi. ÜNİVERSİTE ALANI KARARINA AÇILAN DAVA REDDEDİLDİ GİRESUN — Giresun Üniversitesi Rektörlüğü Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörlüğü, Erikliman Mahallesi 1717 ada, 1 numaralı parsele ilişkin yargı süreci hakkında kamuoyu açıklaması yaptı. Açıklamada, 2008 yılında resmi kurum alanından “Üniversite Gelişim Alanı”na dönüştürülen taşınmazla ilgili sürece ilişkin bilgiler paylaşıldı. PARSEL 2008’DE “ÜNİVERSİTE GELİŞİM ALANI”NA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ Açıklamada, Erikliman Mahallesi 1717 ada, 1 numaralı parselin Sahil Yolu üzerinde, Fiskobirlik EFİT Entegre Tesislerinin önünde bulunduğu belirtildi. Söz konusu taşınmazın 2008 yılında resmi kurum alanından “Üniversite Gelişim Alanı”na dönüştürüldüğü ifade edildi. Açıklamada ayrıca, taşınmazın hâlihazırda Fiskobirlik tarafından üçüncü kişilere satışının gerçekleştirildiği bilgisine yer verildi. 2012’DE BELEDİYE MECLİSİ KARARI ALINDI Giresun Üniversitesi Rektörlüğünün talebi üzerine, Giresun Belediye Meclisi tarafından 10.10.2012 tarihli ve 444 sayılı karar alındığı bildirildi. Bu kararla, Erikliman Mahallesi 1717 ada, 1 numaralı parselin “Üniversite Gelişim Alanı” olarak planlanmasına karar verildiği kaydedildi. FİSKOBİRLİK İPTAL DAVASI AÇTI Açıklamaya göre, Fiskobirlik tarafından söz konusu kararın iptali talebiyle Giresun Belediye Başkanlığı aleyhine dava açıldı. Davanın, Ordu İdare Mahkemesinin 2013/47 E. sayılı dosyasıyla açıldığı belirtildi. Giresun’da İdare Mahkemesi kurulmasının ardından dosyada yetkisizlik kararı verildiği ve dosyanın Giresun İdare Mahkemesine gönderildiği aktarıldı. DOSYA GİRESUN İDARE MAHKEMESİNE TAŞINDI Açıklamada, dosyanın Giresun İdare Mahkemesinde 2025/665 E. sayısını aldığı bildirildi. Giresun Üniversitesi Rektörlüğünün dosyaya katılma talebinde bulunduğu, mahkeme tarafından da Rektörlüğün davalı idare olan Giresun Belediye Başkanlığı yanında davaya müdahale isteminin kabul edildiği ifade edildi. MAHKEME DAVAYI REDDETTİ Giresun Üniversitesi açıklamasında, dava sonucunda Giresun İdare Mahkemesinin 2025/665 E. ve 2026/382 K. sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği duyuruldu. Mahkeme kararında, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile Ordu İdare Mahkemesinin E:2016/392 sayılı dosyasında alınan 18.08.2016 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlerin birlikte değerlendirildiği belirtildi. KARARDA GİRESUN’UN ARAZİ YAPISINA DİKKAT ÇEKİLDİ Açıklamada aktarılan mahkeme kararında, Karadeniz coğrafyasının tipik özelliklerini taşıyan Giresun’da, büyük alan kullanımı gerektiren üniversite gibi kuruluşlar için uygun arsa bulmakta önemli eşiklerle karşılaşıldığı ifade edildi. Kararda, üniversitenin kampüs içinde ve kampüs dışında, kentsel alan içinde tesislerinin bulunmasının hem ihtiyaç hem de gereklilik olduğu kaydedildi. “TAŞINMAZ ÜNİVERSİTE İHTİYACININ BİR BÖLÜMÜNÜ KARŞILAMA OLANAĞI TAŞIYOR” Mahkeme kararında, 2008 yılında resmi kurum alanından üniversite alanına dönüştürülen ve halen üniversite alanı kararı sürdürülen dava konusu taşınmazın, üniversitenin ihtiyacının bir bölümünü karşılama olanağı bulunduğu belirtildi. Kararda, üniversite alanı kararının kaldırılarak alanın ticaret veya konut alanına dönüştürülmesi talebinin nesnel ve teknik bir zorunluluktan kaynaklanmadığı ifade edildi. PLANLAMA VE ŞEHİRCİLİK İLKELERİNE UYGUN BULUNDU Açıklamada yer verilen mahkeme kararına göre, dava konusu taşınmazda getirilen üniversite alanı kullanım kararının yer seçimi, yerleşke bütünlüğü, kamu yararı ve ihtiyacın karşılanması yönlerinden planlama ve şehircilik ilkeleri ile kamu yararına uygun olduğu sonucuna varıldı. Mahkeme, Giresun İli Merkez İlçesi Erikliman Mahallesi 1717 ada, 1 numaralı parselin bulunduğu alanda aynı kullanım kararının getirilmesi suretiyle 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planında değişiklik yapılmasına ilişkin 10.10.2012 tarihli ve 444 sayılı Giresun Belediye Meclisi kararında hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetti. Bu gerekçeyle davanın reddine karar verildi. ÜNİVERSİTE: “KAMU YARARI MAHKEME TARAFINDAN TESCİL EDİLDİ” Giresun Üniversitesi Rektörlüğü, açıklamasında mahkeme kararına ilişkin şu değerlendirmeyi paylaştı: “Sonuç olarak bu karar ile; 1717 ada, 1 numaralı parselin ‘Üniversite tarafından kullanılmasında kamu yararı’ olduğu Mahkeme tarafından tescil edilmiştir.” AYNI KONUDAKİ DAVALAR DEVAM EDİYOR Açıklamada, Giresun Üniversitesi tarafından Giresun Belediye Başkanlığı aleyhine aynı konuda, aynı mahkemede açılan iptal davalarının devam ettiği bildirildi. Üniversite, süreç içinde verilecek kararların kamuoyuyla paylaşılacağını duyurdu. AÇIKLAMA REKTÖRLÜK TARAFINDAN YAPILDI Kamuoyu açıklaması, Giresun Üniversitesi Rektörlüğü Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörlüğü imzasıyla yayımlandı.

AKGÜN’DEN ŞAHİN’E PLENT YANITI: “BU DEĞERLENDİRME TALİHSİZ” Haber

AKGÜN’DEN ŞAHİN’E PLENT YANITI: “BU DEĞERLENDİRME TALİHSİZ”

AKGÜN’DEN ŞAHİN’E PLENT YANITI: “BU DEĞERLENDİRME TALİHSİZ” MHP Giresun İl Başkanı Salih Akgün, Alucra’daki sıcak asfalt plenti tartışmasına ilişkin yaptığı açıklamada, sorumluluğun MHP’li belediye meclis üyelerine yüklenmesini doğru bulmadığını belirterek, “Bu değerlendirmeyi talihsiz buluyorum” dedi. GİRESUN – Milliyetçi Hareket Partisi Giresun İl Başkanı Salih Akgün, Alucra ilçesinde köy ve mahalle yolları ile sıcak asfalt plenti üzerinden yürüyen tartışmalara sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla yanıt verdi. Akgün, son günlerde Alucra’daki yol çalışmaları ve asfalt plenti konusunda kamuoyuna yapılan değerlendirmelerde konunun tek taraflı ele alındığını savunarak, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi için açıklama yapma ihtiyacı doğduğunu ifade etti. MHP’li belediye meclis üyelerinin daha önce Alucra Belediye Meclisi gündemine gelen protokole karşı çıkmasının hizmetin engellenmesi anlamına gelmediğini vurgulayan Akgün, söz konusu tavrın hukuki belirsizliklere dayandığını söyledi. Akgün, “Meclis grubumuzun tavrı, hizmetin önünü kapatmak değil; hukuki belirsizlikler giderilmeden, sınırları net olarak belirlenmemiş ve ileride kamu zararı ya da idari sorumluluk doğurabilecek bir işleme onay vermemektir” ifadelerini kullandı. “Sorumluluğun MHP’li Üyelere Yüklenmesi Doğru Değil” Akgün, Giresun İl Genel Meclisi Başkanı Ahmet Şahin’in açıklamasında, Alucra’daki sıcak asfalt plentinin çalıştırılamaması ve köy yollarının sıcak asfaltla buluşturulamamasının sorumluluğunun dolaylı olarak Alucra Belediyesi MHP Meclis üyelerine yüklenmesini eleştirdi. Akgün, açıklamasında şu değerlendirmeye yer verdi: “Son olarak Giresun İl Genel Meclisi Başkanı Sayın Ahmet Şahin’in yaptığı açıklamada, Alucra’daki sıcak asfalt plentinin çalıştırılamaması ve buna bağlı olarak ilçe ile köy yollarının sıcak asfaltla buluşturulamamasının sorumluluğunun dolaylı şekilde Alucra Belediyesi MHP Meclis üyelerimize yüklenmesi doğru değildir. Bu değerlendirmeyi talihsiz buluyorum.” Cumhur İttifakı’nın birlik ruhuna ve siyasi nezaket anlayışına önem verdiğini belirten Akgün, Şahin’in bu yönde bir açıklama yapmasını şaşkınlıkla karşıladığını dile getirdi. “2024 ve 2025’te Çalışan Plent 2026’da Neden Çalıştırılamadı?” Akgün, Alucra Belediyesi ile Giresun İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği arasında 2024 ve 2025 yıllarında yapılan protokoller kapsamında asfalt plentinin çalıştırıldığını hatırlattı. Bugün yaşanan sorunun temelinde, yargı sürecinde taraf olan özel şirketin Alucra Belediyesi’ne “sulh ve ibra protokolü” adı altında bazı şartları kabul ettirme çabasının bulunduğunu ileri süren Akgün, protokol metninin dikkatle incelenmesi gerektiğini söyledi. Akgün, “Bugün yaşanan sorunun temel nedeni; yargı sürecinde taraf olan özel şirketin, ‘sulh ve ibra protokolü’ adı altında Alucra Belediyesine bazı şartları kabul ettirmeye çalışmasıdır” dedi. Protokoldeki Madde Tartışmanın Merkezinde MHP Giresun İl Başkanı Salih Akgün, açıklamasında söz konusu protokolün 3.1 maddesine dikkat çekti. Akgün, ilgili maddede yer alan düzenlemenin muğlak, belirsiz ve ucu açık olduğunu savundu. Akgün, protokolde geçen ifadeyi şöyle aktardı: “Giresun İl Özel İdaresi ile Alucra ilçesi köy yollarının asfaltlanması amacıyla kullanılmak üzere akdedilecek protokolün yürürlüğe girmesinden itibaren ilgili ekipmanları, iş bitiminde ivedilikle ilgili özel şirkete teslim edilmek üzere Giresun İl Özel İdaresine eksiksiz, tam ve kullanıma hazır şekilde teslim edeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder.” Bu düzenlemenin yalnızca yol hizmetleri açısından değil, devam eden yargı süreci bakımından da önem taşıdığını belirten Akgün, “Bu hüküm Alucra’nın köy yollarına hizmet götürmekten ziyade; devam eden hukuki süreç sonuçlanmadan asfalt plentinin Alucra’dan kaldırılmasının önünü açacak bir işlemi gerçekleştirmektir” değerlendirmesinde bulundu. Akgün’den İki Kritik Soru Akgün, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi için asfalt plentinin geçmiş yıllardaki kullanım sürecinin de açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtti. MHP İl Başkanı Akgün, şu soruların yanıtlanmasını istedi: “Asfalt plenti özel şirkete ait ise, Alucra Belediyesi ile Giresun İl Özel İdaresi 2024 ve 2025 yıllarında hangi hukuki dayanakla protokol yaparak bu tesisi çalıştırabilmiştir?” “Aynı hukuki zeminle iki yıl boyunca plent işletilip köy ve mahalle yollarına hizmet götürülebilmişken, 2026 yılında ne değişmiştir de plent çalıştırılamamış ve yol hizmetleri aksatılmıştır?” “İl Özel İdaresi Protokolü Neden Kendisi İmzalamıyor?” Akgün, açıklamasında Giresun İl Genel Meclisi Başkanı Ahmet Şahin’e doğrudan bir soru da yöneltti. Şahin’in asfalt plentinin çalıştırılması için gerekli masrafların İl Özel İdaresi tarafından karşılanabileceği yönünde beyanda bulunduğunu hatırlatan Akgün, hizmetlerin aksamaması adına protokolün doğrudan İl Özel İdaresi tarafından imzalanabileceğini ifade etti. Akgün, “Eğer Alucra Belediye Meclis üyelerinin yol hizmetlerinin yürütülmesini engellediğini düşünüyorsanız ve yaptığınız açıklamada asfalt plentinin çalıştırılması için gerekli tüm masrafları İl Özel İdaresi olarak karşılamaya hazır olduğunuzu da beyan ediyorsanız, hizmetlerin aksamaması adına ilgili özel şirketle bu protokolü neden İl Özel İdaresi olarak siz imzalamıyorsunuz?” dedi. Akgün, bu yolla hem hizmetlerin devamlılığının sağlanabileceğini hem de vatandaşların mağduriyetinin önlenebileceğini belirtti. Cumhur İttifakı Vurgusu Açıklamasının sonunda Cumhur İttifakı’nın birlik ve beraberliğine vurgu yapan Akgün, tartışmaların fitne ve ayrışma zeminine çekilmesine izin vermeyeceklerini söyledi. Akgün, “Bu tarz söylemler ve polemiklerle Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu iradeyle yoluna kararlılıkla devam eden Cumhur İttifakı’nın birlik ve beraberliğini hedef alan, fitne ve ayrışma üzerinden siyaset üretmeye çalışanlara hiçbir zaman fırsat vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı. MHP Giresun İl Başkanı Salih Akgün, milletin ve devletin menfaatlerini her türlü kişisel ve siyasi hesabın üzerinde tutmaya devam edeceklerini kaydetti. kaynak: https://www.facebook.com/slhkgn

IŞIK’TAN ÖRGÜTE MÜCADELE ÇAĞRISI Haber

IŞIK’TAN ÖRGÜTE MÜCADELE ÇAĞRISI

IŞIK’TAN ÖRGÜTE MÜCADELE ÇAĞRISI CHP Kadıköy Gençlik Kolları Başkanı Av. Erdener Doğan Işık, CHP Kadıköy İlçe Başkanlığı’nda 13 Haziran 2026’da yapılan toplantıda partinin tarihsel geleneğine, örgüt iradesine ve siyasi mücadele hattına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. CHP Kadıköy İlçe Başkanlığı’nda 13 Haziran 2026’da yapılan toplantıda söz alan CHP Kadıköy Gençlik Kolları Başkanı Av. Erdener Doğan Işık, Cumhuriyet Halk Partisi’nin içinden geçtiği süreci, partinin tarihsel kimliği ve örgütlü mücadele geleneği üzerinden değerlendirdi. Işık, konuşmasında Türkiye’nin ekonomik ve sosyal sorunlarına dikkat çekerek, gençlerin gelecek kaygısı, emekçilerin geçim sıkıntısı ve toplumun geniş kesimlerinin yaşadığı sorunların siyasetin temel gündemi olması gerektiğini söyledi. CHP’nin ana muhalefet partisi olarak halkın sorunlarına odaklanması gerektiğini belirten Işık, partiye ilişkin yargı tartışmalarının siyasi enerjiyi farklı bir alana çektiğini ifade etti. CHP’NİN TARİHSEL GELENEĞİNE VURGU YAPTI Av. Erdener Doğan Işık, Cumhuriyet Halk Partisi’nin yalnızca bugünün siyasi aktörü olmadığını, Kurtuluş Savaşı’ndan Cumhuriyet’in kuruluşuna uzanan köklü bir siyasal geleneği temsil ettiğini belirtti. Işık, CHP’nin Kuvayı Milliye ve Müdafaa-i Hukuk hareketinden doğan tarihsel mirasa sahip olduğunu ifade ederek, bu geleneğin halkın kendi kaderine sahip çıkma iradesiyle şekillendiğini söyledi. Işık, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Cumhuriyet Halk Partisi, Cumhuriyetimizin kurucu siyasi geleneğini temsil eder. Bu gelenek, Kurtuluş Savaşı’nı veren Kuvayı Milliye geleneğidir. Mustafa Kemal önderliğinde, işgale karşı Anadolu’nun dört bir yanında örgütlenen halkın hareketidir.” CHP’nin kuruluş çizgisinin örgütlü halk mücadelesiyle bağlantılı olduğunu dile getiren Işık, partinin tarihsel sorumluluğunun bugünkü siyasi tartışmalar içinde daha da önem kazandığını vurguladı. “MESELE PARTİNİN TABELASINDA DEĞİL, MÜCADELE GELENEĞİNDEDİR” Konuşmasında CHP’nin kurumsal kimliği kadar, bu kimliği taşıyan mücadele birikimine de dikkat çeken Işık, partinin tarihsel çizgisinin örgüt iradesiyle ayakta kaldığını söyledi. Işık, “Yani mesele partimizin tabelasında değil, bizlerin tarihsel olarak bayrağını taşıdığı mücadele geleneğindedir” sözleriyle örgütün tarihsel sorumluluğuna işaret etti. Partinin içinden geçtiği süreci yalnızca hukuki bir tartışma olarak görmediğini belirten Işık, mevcut siyasi atmosferde CHP örgütünün birlik içinde hareket etmesi gerektiğini ifade etti. YARGI SÜRECİNE SİYASİ DEĞERLENDİRME Av. Erdener Doğan Işık, konuşmasında CHP’ye yönelik yargı süreci ve parti içi tartışmalar üzerinden değerlendirmelerde bulundu. Işık, bu sürecin muhalefetin geleceği açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini savundu. Hukuki tartışmaların siyasi etkilerine dikkat çeken Işık, CHP örgütünün bu dönemde yalnızca bekleyen değil, aktif biçimde mücadele eden bir çizgide durması gerektiğini söyledi. Işık, konuşmasında, CHP’nin tarihsel geleneğinin bir mahkeme kararıyla ortadan kaldırılamayacağını belirterek, örgütlü siyasi mücadelenin önemini vurguladı. ÖRGÜTE BİRLİK VE DAYANIŞMA MESAJI Işık, CHP örgütüne birlik, dayanışma ve mücadele çağrısı yaptı. Partinin tarihsel birikiminin yalnızca merkez binalarla, tabelalarla ya da kurumsal yapılarla sınırlı olmadığını belirten Işık, CHP’nin esas gücünün örgütlü mücadele geleneğinden geldiğini ifade etti. Konuşmasında Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun “Ya bir yol bulacağız, ya da bir yol yapacağız” sözünü de hatırlatan Işık, siyasi mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini dile getirdi. Işık, CHP örgütünün mevcut süreçte tarihsel sorumluluğunun bilinciyle hareket etmesi gerektiğini belirterek, partinin mücadele çizgisine sahip çıkılması çağrısında bulundu. MÜCADELE VURGUSUYLA TAMAMLADI CHP Kadıköy İlçe Başkanlığı’ndaki toplantıda yaptığı konuşmada Av. Erdener Doğan Işık, partinin geçmişten bugüne taşıdığı siyasal mirasın korunması gerektiğini vurguladı. Işık’ın konuşmasında, CHP’nin Kuvayı Milliye’den Cumhuriyet’in kuruluşuna uzanan tarihsel çizgisi, örgütlü mücadele iradesi ve güncel siyasi sürece karşı birlik içinde hareket etme çağrısı öne çıktı. Toplantıda verilen mesajlar, CHP örgütünün yalnızca mevcut tartışmalara değil, partinin tarihsel kimliğine ve gelecekteki siyasi hattına da sahip çıkması gerektiği vurgusuyla tamamlandı.

CHP ÖRGÜTÜNDEN NET MESAJ: ÖNCE KURULTAY, SONRA İKTİDAR Haber

CHP ÖRGÜTÜNDEN NET MESAJ: ÖNCE KURULTAY, SONRA İKTİDAR

CHP ÖRGÜTÜNDEN NET MESAJ: ÖNCE KURULTAY, SONRA İKTİDAR 74 İL BAŞKANINDAN KURULTAY ÇAĞRISI CHP’DE YOL HARİTASI: KURULTAYLA ÇIKIŞ, İKTİDARLA HEDEF CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek ve CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM’de düzenlenen CHP Grup Toplantısı’na katıldı. Genel Başkan Özgür Özel’in gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu toplantının ardından 74 il başkanı, kurultay sürecinin netleşmesi ve iktidar yürüyüşünün sürdürülmesi çağrısı yaptı. ŞENYÜREK VE GEZMİŞ TBMM’DEKİ GRUP TOPLANTISINA KATILDI Cumhuriyet Halk Partisi’nde kurultay tartışmaları ve partiye yönelik yargı süreci üzerinden büyüyen siyasi gerilim, TBMM’deki grup toplantısında örgüt iradesi vurgusuyla ele alındı. CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek ve CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM CHP Grup Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıya katıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplantının ardından CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, 74 il başkanı tarafından yayımlanan ortak basın açıklamasına imza attı. KRİZİN YANITI KURULTAY VE ÖRGÜT İRADESİ OLDU CHP il başkanları, parti içi tartışmaların mahkeme sürecine sıkışmaması ve gerilimin sokaklara taşınmaması için kurultay zemininin işletilmesi gerektiğini vurguladı. “Türkiye’nin kaybedecek vakti yok: Önce Kurultay, Sonra İktidar” başlığıyla yayımlanan ortak açıklamada, CHP’nin kurultay geleneği, örgüt iradesi ve iktidar hedefi öne çıkarıldı. Açıklamada, CHP’nin iç tartışma görüntüsüne sürüklenmek istenen süreci kurumsal hafızası, üyeleri, delegeleri ve örgüt iradesiyle aşacağı mesajı verildi. 74 İL BAŞKANINDAN ORTAK AÇIKLAMA CHP il başkanlarının ortak açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “Türkiye’nin kaybedecek vakti yok: Önce Kurultay, Sonra İktidar. Atamızın emaneti, Cumhuriyetin kurucusu partimiz, AKP iktidarının siyasi çıkarları uğruna demokrasi tarihimizde hiç görülmemiş şekilde felç edilmeye çalışılıyor. Partimiz atlattığı büyük badirelerde bu gibi dönemlerde ne yapacağını kurumsal hafızasına kazımıştır. CHP kurulduğu günden yana kongreler ve kurultaylar partisidir. İktidar tarafından kurgulanmış gerilimin mahkeme salonlarından sokaklara taşmasını engellemenin yolu, meşru rekabet arenası olan kurultayımızın toplanmasıdır. Tarihimiz boyunca olduğu gibi, tüm oyunları bozmak için kendi öz gücümüze, üyelerimizin ve delegelerimizin iradesine dönmek zorundayız. Çünkü mesele partimizin iç meselesi değildir. Partimizde bir ikilik, çekişme ve kavga yoktur. Mesele memleketimizdir, milletimizin iradesidir. Partimizin kurultayının yapılacağı tarih 25 Temmuz 2026’dan önce olmalıdır ve bir an önce ilan edilmelidir. ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ şiarımızla açık biçimde ilan ediyoruz; Cumhuriyet Halk Partisi’nde egemenlik kayıtsız şartsız örgütündür. Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Adayımız ise milletimizin oylarıyla seçilen Ekrem İmamoğlu’dur. Üyelerimizin, seçmenlerimizin ve ceberrut iktidara karşı birleşen halkımızın partimizden beklentisi bir an önce iktidar yürüyüşüne devam etmesidir. 81 ilde örgütlerimiz kurultaya da iktidara da hazırdır. 2 milyon üyemizin iradesi; CHP’yi bu cendereden çıkaracak ve iktidar yürüyüşünü tüm gücüyle sürdürecek kudrete sahiptir. Halkın dediği olur.” KURULTAY TARİHİ İÇİN 25 TEMMUZ 2026 VURGUSU Ortak açıklamada, CHP kurultayının 25 Temmuz 2026’dan önce yapılması gerektiği açık biçimde ifade edildi. İl başkanları, kurultay tarihinin bir an önce ilan edilmesini istedi. Bu çağrı, parti içindeki tartışmaların uzatılmadan örgüt iradesiyle çözüme kavuşturulması ve CHP’nin siyasi enerjisinin yeniden iktidar hedefine yöneltilmesi mesajı taşıdı. “CHP’DE EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ ÖRGÜTÜNDÜR” Açıklamada en güçlü vurgu, örgüt iradesi üzerinden yapıldı. İl başkanları, CHP’de karar mekanizmasının üyeler ve delegeler üzerinden işlemesi gerektiğini belirterek, “Cumhuriyet Halk Partisi’nde egemenlik kayıtsız şartsız örgütündür” ifadesini kullandı. Bu mesajla CHP örgütleri, krizin mahkeme salonları ve parti içi gerilim algısıyla değil, kurultay iradesiyle aşılması gerektiğini ortaya koydu. GİRESUN ÖRGÜTÜ ORTAK AÇIKLAMAYA İMZA ATTI CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek’in ortak açıklamaya imza atması, Giresun örgütünün de kurultay ve iktidar yürüyüşü çağrısına destek verdiğini gösterdi. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş’in TBMM’deki grup toplantısına katılımı ise Giresun’un hem Meclis grubundaki hem de örgüt düzeyindeki siyasi hatta yer aldığını ortaya koydu. CHP’de il başkanlarının açıklamasıyla verilen mesaj, parti içi tartışmaların kurultay zemininde çözülmesi, örgüt iradesinin güçlendirilmesi ve iktidar yürüyüşünün kesintiye uğratılmaması oldu.

GÜLİSTAN DOKU İÇİN GİRESUN’DA ADALET ÇAĞRISI Haber

GÜLİSTAN DOKU İÇİN GİRESUN’DA ADALET ÇAĞRISI

GÜLİSTAN DOKU İÇİN GİRESUN’DA ADALET ÇAĞRISI Giresun Emek ve Demokrasi Platformu Kadın Meclisi, Gülistan Doku’nun akıbetinin aydınlatılması talebiyle Atatürk Meydanı’nda açıklama yaptı. Kadın Meclisi, “Adalet sağlanana kadar susmayacağız” mesajı verdi. Giresun Emek ve Demokrasi Platformu Kadın Meclisi, 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku için Giresun Atatürk Meydanı’nda bir araya geldi. Kadın Meclisi, Gülistan Doku’nun akıbetinin hâlâ aydınlatılmadığını belirterek dosyada etkin soruşturma yürütülmesi ve adaletin sağlanması çağrısında bulundu. Açıklamada, “Gülistan Doku’nun akıbeti hâlâ karanlıkta. Bu karanlık tesadüf değil, sorumluların korunmasının sonucudur. Adalet sağlanana kadar susmayacağız” ifadeleri kullanıldı. GÜLİSTAN DOKU 2020’DEN BU YANA KAYIP Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’dan 5 Ocak 2020’de Tunceli’de haber alınamadı. Doku’nun kaybolmasının ardından başlatılan soruşturma yıllardır devam ediyor. Dosyada 2026 yılında yeni adli işlemler yapıldı. Gülistan Doku’nun anne ve babasından DNA örnekleri alındı. Soruşturma kapsamında bazı kişiler hakkında gözaltı ve tutuklama işlemleri uygulandı. Yargı süreci devam ediyor. KADIN MECLİSİ ADALET TALEBİNİ YİNELEDİ Giresun Emek ve Demokrasi Platformu Kadın Meclisi, Gülistan Doku’nun akıbeti açıklığa kavuşana kadar adalet talebini sürdüreceğini belirtti. Kadın Meclisi’nin Atatürk Meydanı’ndaki açıklaması, Gülistan Doku dosyasının aydınlatılması ve sorumluluğu bulunan kişiler hakkında yargı sürecinin etkin biçimde işletilmesi çağrısıyla tamamlandı.

GÖRELE BELEDİYE BAŞKANI HASBİ DEDE İÇİN TUTUKLAMA KARARI Haber

GÖRELE BELEDİYE BAŞKANI HASBİ DEDE İÇİN TUTUKLAMA KARARI

GÖRELE BELEDİYE BAŞKANI HASBİ DEDE İÇİN TUTUKLAMA KARARI Hasbi Dede'ye yönelik sosyal medya üzerinden yayıldığı iddia edilen bazı mesajlarla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında hukuki süreç sürüyor. Başkan Dede, soruşturmanın ilk aşamasında savcılıktaki ifadesinden sonra çıkarıldığı sulh ceza hâkimliğince adli kontrol koşuluyla serbest bırakılmıştı. Ancak bu kararın savcılık tarafından itiraz edilmesi üzerine dosya yeniden incelendi. İtiraz sonrasında Dede, yeniden nöbetçi sulh ceza hâkimliği huzuruna çıkarıldı. Değerlendirme sonucunda mahkeme, Dede için tutuklama kararı verdi. Kararın ardından, Görele Belediye Başkanı'nın işlemleri tamamlandıktan sonra Espiye'deki ceza infaz kurumuna gönderildiği bilgisi edinildi. HUKUKİ TARTIŞMALAR YAŞANDI Elde edilen bilgilere göre, tutuklama kararının verildiği ilk aşamada hâkim reddi talebinde bulunulduğu, talebin kabulüyle dosyanın başka bir yargıca devredildiği ve yeniden değerlendirme sürecinin beklendiği belirtildi. Ancak, daha sonraki yargı incelemesi sonucunda tutuklama yönünde karar verildiği öğrenildi. Hasbi Dede’den Açıklama: “Bu Olayın Mağdurlarından Biriyim” Tutuklama sürecinden önce sosyal medya hesabından bir video mesaj yayınlayan Hasbi Dede, kamuoyuna yansıyan iddialarla ilgili açıklamada bulunmuştu. Dede, açıklamasında şunları dile getirdi: “Hakkımda yürütülen bir soruşturma kapsamında kamuoyuna yansıyan iddialar bulunmaktadır. Öncelikle belirtmek isterim ki, iddiaların muhatabı olan ailenin korunması bu süreçte benim için öncelikli hassasiyettir. Ancak, bilmenizi isterim ki ben de bu olayın mağdurlarından biriyim.” Yargı makamlarının yürüttüğü sürece saygı duyduğunu belirten Dede, soruşturmanın hukuka ve adalete uygun şekilde sonuçlanacağına inandığını ifade etti. Sürecin sağlıklı ilerlemesi adına detay paylaşmayacağını vurgulayan Dede, üstlendiği kamu görevini ve belediye hizmetlerini yargı süreciyle karıştırmama çağrısında bulundu. Yargı Süreci Devam Ediyor Yetkililer, dosyayla ilgili soruşturmanın sürdüğünü ve yargı makamlarının değerlendirmelerinin devam ettiğini bildiriyor. Sürecin ilerleyen günlerde yapılacak hukuki incelemeler sonrası netleşmesi bekleniyor. Kamuoyunun, yargı süreci tamamlanmadan önce ortaya atılan iddialar konusunda resmî açıklamaları temel alması ve kişilik haklarına saygı göstermesi gerektiği vurgulanıyor.

“ÜNİVERSİTE BU ARAZİYE 10 YIL BOYUNCA NEDEN SAHİP ÇIKMADI?” Haber

“ÜNİVERSİTE BU ARAZİYE 10 YIL BOYUNCA NEDEN SAHİP ÇIKMADI?”

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ 10 YIL BOYUNCA HİÇBİR İŞLEM YAPMADI FİSKOBİRLİK ARAZİSİ SATILINCA HAREKETE GEÇTİ Giresun’da FİSKOBİRLİK’e ait sahil yoluna cepheli 7,4 dönümlük stratejik arazinin satışı üzerine yükselen tartışmada gerçek tablo, resmi kayıtlar, imar mevzuatı ve geçmiş işlem dosyaları incelendiğinde çok daha net şekilde ortaya çıkıyor: Üniversite, plana işlenmiş bu araziye 10 yıl boyunca tek bir işlem yapmadı. Yasal koruma süresi dolunca özel mülk üzerindeki kamusal şerh kalktı ve FİSKOBİRLİK satışı tamamen hukuka uygun biçimde gerçekleştirdi. HUKUKİ KORUMA SÜRESİ DOLDU, ÜNİVERSİTE GEÇ KALDI Belediyenin yaklaşık 10 yıl önce “ÜNİVERSİTE GELİŞME ALANI” olarak planladığı bölgeye ilişkin belediye ve üniversite zabıt kayıtlarına göre, Giresun Üniversitesi bu süre boyunca: Satın alma girişiminde bulunmadı Kamulaştırma başvurusu yapmadı Değerleme istemedi Yatırım programına almadı Proje geliştirmedi Bütçe ayırmadı İmar mevzuatına göre, bir alan kamu hizmetine ayrılır ancak 10 yıl boyunca kamusal işlem yapılmazsa plan hükmü kendiliğinden düşüyor. Süre doldu ve ilgili parsel üniversite niteliğini kaybetti. FİSKOBİRLİK SATIŞI HUKUKA UYGUN BİÇİMDE YAPTI Plan hükmünün düşmesiyle birlikte parsel, tekrar tamamen özel mülk statüsüne geçti. FİSKOBİRLİK, mülkiyet hakkını kullanarak araziyi satışa çıkardı. Sürecin “gizli” veya “oldu-bitiyle” yapıldığı iddialarının aksine, satış sahadaki tüm hukuki gerçekliğin doğal bir sonucu. REKTÖRLÜK SONRADAN DAVA AÇTI Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yılmaz Can, belediyenin yeniden “eğitim alanı” imar planı yapmayı reddetmesi üzerine konuyu yargıya taşıdıklarını açıkladı. Ancak şehirde en çok sorulan soru yanıtını bulmuş değil: “Üniversite bu araziye 10 yıl boyunca neden sahip çıkmadı?” BELEDİYENİN RED GEREKÇESİ: “HUKUK BUNA İZİN VERMEZ” Belediye Meclisi ret kararında şu gerekçeler öne çıktı: • Süre geçmiş, koruma hükmü düşmüş • Arazi özel mülk statüsünde • Yeni malik hukuki risk altına sokulamaz • Üniversitenin hak doğurucu hiçbir işlemi yok YARGI SÜRECİ ÜNİVERSİTENİN ALEYHİNE İmar hukukçularına göre üniversitenin açtığı dava zayıf. 10 yıllık hareketsizlik “kazanılmış hak” doğuruyor. Arazinin satışı ise geri alınabilir bir idari işlem değil, özel hukuk sözleşmesi niteliğinde. Ayrıca belediyenin zorla plan değişikliğine gitmesi halinde kamu tazminat yükü doğabilir. “SORUMLU ÜNİVERSİTE” “Üniversite 10 yıl boyunca görevini yapmamıştır.” “Kamu, yükümlülüğünü yerine getirmediği için arazi kaybedildi.” “Belediyenin değil, üniversitenin gecikmesi nedeniyle süreç bu noktaya geldi.” KAYBEDİLEN ARAZİ DEĞİL, 10 YILLIK KAMU PLANLAMASI Bugün yaşanan tartışmanın özü bir arazi satışından ibaret değil; kamu kurumlarının stratejik planlamada gösterdiği gecikmenin şehirde yarattığı kaybın açık örneği.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.