Hava Durumu

#Cezasızlık

giresunsonhaber - Cezasızlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cezasızlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MADIMAK KATLİAMI’NIN ÜZERİNDEN 33 YIL GEÇTİ Haber

MADIMAK KATLİAMI’NIN ÜZERİNDEN 33 YIL GEÇTİ

MADIMAK KATLİAMI’NIN ÜZERİNDEN 33 YIL GEÇTİ Türkiye’nin yakın tarihine kara bir leke olarak geçen Madımak Katliamı’nın üzerinden 33 yıl geçti. 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta Pir Sultan Abdal Kültür Etkinlikleri için bulunan aydın, sanatçı ve yazarların kaldığı Madımak Oteli’nin ateşe verilmesi sonucu 33 aydın ve sanatçı ile 2 otel çalışanı yaşamını yitirdi. Olaylarda saldırgan gruptan 2 kişi de hayatını kaybederken, 65 kişi yaralandı. HEDEF GÖSTERMEYLE BAŞLAYAN GERİLİM Katliam öncesinde kentte günler boyunca gerilimin tırmandığı, özellikle yazar Aziz Nesin’in Salman Rüşdi’nin “Şeytan Ayetleri” kitabından bölümler yayımlaması gerekçe gösterilerek hedef alındığı belirtildi. Dağıtılan bildiriler, yerel yayınlar ve kışkırtıcı söylemler, Sivas’ta etkinlikler öncesi gergin atmosferin büyümesine neden oldu. Cuma namazının ardından toplanan kalabalık, önce etkinlik alanına yöneldi. Ardından aydın, sanatçı ve yazarların konakladığı Madımak Oteli’nin önüne gelen kalabalık, saatler süren kuşatma boyunca oteli taşladı, çevredeki araçları ateşe verdi ve binayı hedef aldı. SAATLER SÜREN KUŞATMA ATEŞLE SONUÇLANDI Madımak Oteli’nin ateşe verilmesiyle içeride mahsur kalan çok sayıda kişi dumandan ve alevlerden kaçamayarak yaşamını yitirdi. Türkiye’yi derinden sarsan olayın ardından güvenlik güçlerinin müdahalesinin yetersiz kaldığı yönündeki eleştiriler yıllar boyunca gündemdeki yerini korudu. Katliamda yaşamını yitirenler yalnızca ailelerinin değil, Türkiye’nin ortak hafızasının da unutulmaz acısı oldu. Madımak, aradan geçen yıllara rağmen ihmal iddiaları, sorumluların yargılanması ve adalet arayışı bakımından hâlâ tartışılmaya devam ediyor. YARGI SÜRECİ CEZASIZLIK TARTIŞMALARININ SİMGESİ OLDU Katliamın ardından açılan davada 124 sanık yargılandı. İlk yargılamada bazı sanıklar hakkında “haksız tahrik” indirimi uygulanması kamuoyunda büyük tepki topladı. Yargıtay’ın bozma kararının ardından yeniden görülen davada 33 sanık idama mahkûm edildi. Türkiye’de idam cezasının kaldırılmasıyla bu cezalar ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrildi. Ancak firari sanıklar, zaman aşımı kararları, kamu görevlilerinin yargılanmaması ve yıllar içinde yaşanan tahliyeler nedeniyle Madımak davası, Türkiye’de cezasızlık tartışmalarının en önemli başlıklarından biri haline geldi. TAHLİYELER TEPKİ ÇEKTİ Son olarak Anayasa Mahkemesi’nin Yunis Karataş başvurusu üzerine verdiği kararın ardından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan 23 hükümlüden 17’sinin tahliye edilmesi, mağdur yakınları ve hukukçular tarafından sert sözlerle eleştirildi. Buna karşın, mağdur ailelerinin yıllardır bekleyen bireysel başvurusunun hâlâ sonuçlanmamış olması da adalet arayışına ilişkin tepkileri artırdı. Aileler ve hukukçular, Madımak Katliamı’nın yalnızca bireysel suçlar üzerinden değil, ihmaller zinciri ve kamusal sorumluluk boyutuyla da aydınlatılması gerektiğini vurgulamayı sürdürüyor. MADIMAK OTELİ “UTANÇ MÜZESİ” OLMADI Katliamın yaşandığı Madımak Oteli, uzun süren tartışmaların ardından kamulaştırılarak “Sivas Bilim ve Kültür Merkezi”ne dönüştürüldü. Ancak yapının “utanç müzesi” olarak düzenlenmemesi, anı köşesindeki uygulamalar ve katliamın hafızasını yeterince yansıtmadığı yönündeki eleştiriler yıllardır devam ediyor. Aradan geçen 33 yıla rağmen Madımak Katliamı, yalnızca 2 Temmuz 1993’te yaşanan büyük acıyla değil; hedef gösterme, ihmaller, yargı süreci, zaman aşımı kararları ve adalet tartışmalarıyla da Türkiye’nin vicdanında kapanmayan bir yara olarak yerini koruyor.

GİRESUN’DA EĞİTİM SENDİKALARINDAN ORTAK GÜVENLİK ÇAĞRISI Haber

GİRESUN’DA EĞİTİM SENDİKALARINDAN ORTAK GÜVENLİK ÇAĞRISI

GİRESUN’DA EĞİTİM SENDİKALARINDAN ORTAK GÜVENLİK ÇAĞRISI Giresun’da eğitim sendikaları 15 Nisan 2026’da üç ayrı noktada basın açıklaması yaptı. Türk Eğitim-Sen Atatürk Meydanı’nda, Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Atapark’ta, Hürriyetçi Eğitim-Sen ile Eğitim-Sen ise valilik bahçesinde okul güvenliğinin güçlendirilmesini istedi. Açıklamaların odağı, okullarda artan şiddet, güvenlik personeli eksikliği ve denetimsiz giriş-çıkışlar oldu. Giresun’da eğitim camiası okul güvenliği başlığı altında ortak tepki verdi. Kentte yapılan açıklamalar, Şanlıurfa Siverek’teki okul saldırısı ile Kahramanmaraş’taki kanlı olayın ardından düzenlendi. Yerel açıklamalarda okulların korunmasız bırakıldığı, eğitim çalışanları ile öğrencilerin doğrudan risk altında olduğu vurgulandı. ATATÜRK MEYDANI’NDA GÜVENLİK ÖNLEMİ ÇAĞRISI Türk Eğitim-Sen Giresun Şube Başkanı Tacettin Engin, Atatürk Meydanı’ndaki açıklamada okullardaki güvenlik zafiyetine dikkat çekti. Engin, kamera sistemlerinin güçlendirilmesini, her okula güvenlik görevlisi ya da kolluk desteği verilmesini, giriş-çıkış kontrollerinin düzenli hale getirilmesini ve okul yönetimlerinin bu alanda daha güçlü desteklenmesini istedi. Engin’in açıklaması, okul güvenliğinin yalnız idari bir ayrıntı değil, doğrudan can güvenliği meselesi haline geldiğini ortaya koydu. Türk Eğitim-Sen, öğretmen ve öğrencilere yönelik saldırıların ardından önlemin gecikmeden sahaya yansımasını talep etti. ATAPARK’TA ŞİDDET VE CEZASIZLIK VURGUSU Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Giresun İl Temsilciliği, Atapark’taki açıklamada “Eğitimde Şiddete ve Cezasızlığa Son” çağrısı yaptı. Eğitim-Bir-Sen Giresun Şube Başkanı Muhammet Sarı, eğitim kurumlarında yaşanan şiddetin münferit olmaktan çıktığını, yaygın bir toplumsal soruna dönüştüğünü söyledi. Sarı, bir gün önce de Siverek’teki saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada eğitimcilere yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu, öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının savunmasız bırakılamayacağını belirtti. Sarı, eğitimcilerin yaptıkları işin ağırlığına uygun çalışma ve güvenlik şartlarıyla korunması gerektiğini söyledi. VALİLİK BAHÇESİNDE RİSK ANALİZİ VE HESAP VERME TALEBİ Hürriyetçi Eğitim-Sen ile Eğitim-Sen üyeleri valilik bahçesinde ortak basın açıklaması yaptı. Hürriyetçi Eğitim-Sen Giresun Şube Başkan Yardımcısı İbrahim Günay, yeterli güvenlik personeli bulunmamasının, giriş-çıkışların kontrol altına alınmamasının ve etkin risk analizlerinin yapılmamasının bu tür olaylara doğrudan zemin hazırladığını söyledi. Eğitim-Sen Giresun Şube Başkanı Yıldıray Bıçak da öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin güvenliğini sağlayamayan kurumlar ile yöneticilerin kamuoyu önünde hesap vermesi gerektiğini belirtti. Bıçak, eğitim alanının bilimsel ve pedagojik temelden uzaklaşmasının ağır sonuçlar ürettiğini vurguladı ve güvenliğin kamusal sorumluluk olduğunu ifade etti. GİRESUN’DAN ÇIKAN ORTAK MESAJ NETLEŞTİ Giresun’daki üç ayrı açıklama, farklı sendikal çizgilerin aynı başlıkta buluştuğunu gösterdi. Kentte verilen ortak mesaj, okul güvenliğinin ertelenemez olduğu, her okulda somut önlem alınması gerektiği ve eğitim kurumlarının şiddetin değil güvenli kamusal yaşamın alanı olarak korunması zorunluluğu oldu.

“CEZASIZLIK BİTSİN, KATLİAMLAR DURDURULSUN” Haber

“CEZASIZLIK BİTSİN, KATLİAMLAR DURDURULSUN”

“CEZASIZLIK BİTSİN, KATLİAMLAR DURDURULSUN” Giresun Hayvanları Koruma Derneği, Ordu’da bir hayvan barınağında yaşandığı öne sürülen vahşet görüntülerine sert tepki gösterdi. Dernek, hayvanlara yönelik ihmal ve kötü muamele iddialarının artık münferit olaylar olmaktan çıktığını vurgulayarak, sorumluların cezalandırılması çağrısında bulundu. Giresun Atatürk Meydanı’nda gerçekleştirilen basın açıklamasına; CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, Merkez İlçe Başkanı Olcay Küçük, Merkez İlçe Kadın Kolları Başkanı Birsu Cındık, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) İl Temsilcisi Havva Yılmaz, HAYKONFED Karadeniz Bölge Temsilcisi ile çok sayıda hayvansever destek verdi. “Bu Ülkede Hayvanların Yaşam Hakkı Sistematik Olarak Görmezden Geliniyor” Basın açıklamasını okuyan Giresun Hayvanları Koruma Derneği Başkanı Hande Nur Hancıoğlu, Türkiye’nin farklı noktalarında yaşanan hayvan hakları ihlallerinin ortak bir zeminde buluştuğunu ifade etti. Hancıoğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Bugün burada, Türkiye’nin farklı noktalarında yaşanan; ancak aynı ihmal, aynı duyarsızlık ve aynı denetimsizlik anlayışının sonucu olan hayvanlara yönelik ağır hak ihlallerine karşı sessiz kalmamak için toplandık. Ordu’da bir barınakta kamuoyuna yansıyan görüntüler ile Ankara’da Matmazel isimli bir köpeğin öldürülmesi, bu ülkede hayvanların yaşam hakkının nasıl sistematik biçimde görmezden gelindiğinin acı örnekleridir.” “Barınaklar Yaşatmak İçindir, Ölüme Terk Etmek İçin Değil” Ordu’daki barınakla ilgili kamuoyuna yansıyan görüntülere dikkat çeken Hancıoğlu, hayvanların yeterli beslenmeye ve tedaviye erişemediğini, denetim ve bakım eksikliği nedeniyle yaşam koşullarının ağırlaştığının açıkça görüldüğünü söyledi. Hancıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir barınağın temel görevi hayvanları yaşatmak ve korumaktır. Ancak ortaya çıkan bu görüntüler, bazı barınakların kuruluş amacından tamamen uzaklaştığını göstermektedir. Bu tabloyu hiçbir idari açıklama, hiçbir gerekçe ve hiçbir mazeret kabul edilebilir kılamaz.” “Sorumlular Kim? Hesap Neden Sorulmuyor?” Açıklamasında yetkililere de açık sorular yönelten Hancıoğlu, denetimsizlik ve cezasızlık zincirinin hayvanlara yönelik şiddeti beslediğini ifade etti. “Bir barınakta hayvanların temel ihtiyaçları karşılanamıyorsa, bunun idari sorumluluğu kimlerdedir? Denetimsizlik nedeniyle hayvanlar yaşam mücadelesine zorlanıyorsa, bunun hesabı neden sorulmamaktadır? Hayvanlara yönelik şiddet olaylarında caydırıcı cezalar neden hâlâ etkin biçimde uygulanmamaktadır?” “Takipçisi Olacağız” Basın açıklaması, “Cezasızlık bitsin, katliamlar durdurulsun” sloganlarıyla sona ererken, dernek yetkilileri hem Ordu’daki olayın hem de Türkiye genelindeki benzer vakaların yakından takipçisi olacaklarını vurguladı. Giresun Hayvanları Koruma Derneği, hayvanların yaşam hakkının korunması için kamu kurumlarını sorumluluk almaya, denetim mekanizmalarını etkin biçimde işletmeye ve hukuki süreçleri gecikmeden yürütmeye çağırdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.