Giresun Üniversitesi öğrencileri, okul öncesi çocuklara yönelik "Bilim-Çocuk El Ele" etkinliği düzenledi. Minikler bilim ve teknolojiyle tanışırken, öğretmen adayları da uygulamalı deneyim kazandı. Doç. Dr. Gonca Uludağ erken yaşta bilimin önemine vurgu yaptı.
Haber Giriş Tarihi: 29.12.2025 12:33
Haber Güncellenme Tarihi: 29.12.2025 12:35
Kaynak:
Giresun Sonhaber
GELECEĞİN ÖĞRETMENLERİ SAHADA, MİNİKLER KEŞİFTE
Giresun Üniversitesi Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Eğitimi öğrencileri, Fındıkyurdu Anaokulu’nda düzenlenen Bilim-Çocuk El Ele etkinliğinde 3–6 yaş aralığındaki çocuklarla bir araya geldi. “Bilim-Çocuk El Ele: Çocuğun Keşif Yolculuğu” temasıyla gerçekleştirilen programda minikler; deneylerden kodlamaya, oyundan tasarıma uzanan etkinliklerle bilimi eğlenerek tanıma fırsatı buldu.
Giresun Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Okul Öncesi Eğitimi Ana Bilim Dalı öğrencilerinin hazırladığı etkinlik, okul öncesi dönemde bilim merakını destekleyen örnek bir uygulama olarak dikkat çekti. Fındıkyurdu Anaokulu’nda gerçekleştirilen buluşma, öğretmen adaylarının sınıf dışı öğrenme deneyimlerini güçlendirirken, çocuklara da erken yaşta bilimsel süreç becerilerini deneyimleme imkânı sundu.
Programın öne çıkan yönlerinden biri, çocukların pasif izleyici konumunda kalmayıp sürecin aktif bir parçası olması oldu. Kurulan istasyonlarda minikler; gözlem yapma, tahmin yürütme, deneme-yanılma, soru sorma ve sonuç çıkarma gibi temel bilimsel adımları, oyun temelli ve uygulamalı etkinliklerle deneyimledi.
240 MATERYAL, DÖRT ALANDA BİLİM DENEYİMİ
Etkinlik, Doç. Dr. Gonca Uludağ’ın koordinasyonunda hayata geçirildi. Program kapsamında öğretmen adayları tarafından hazırlanan 240 farklı materyal çocukların kullanımına sunuldu. Materyaller; yaşam bilimleri, fiziksel bilimler, yer ve uzay bilimleri ile mühendislik alanlarını kapsayacak şekilde planlandı.
Bu kapsamlı yapı sayesinde çocuklar, bilimin tek bir başlıkla sınırlı olmadığını yaşayarak öğrendi. Yaşam bilimleri alanında doğa, çevre ve canlılara ilişkin konular ele alınırken; fiziksel bilimler istasyonlarında hareket, kuvvet, ses ve ışık gibi kavramlar yaş düzeyine uygun etkinliklerle işlendi. Yer ve uzay bilimleri bölümünde mevsimler, dünya ve uzay kavramlarına yönelik basit keşifler yapılırken, mühendislik alanında ise problem çözme ve tasarlama becerileri günlük yaşamdan örneklerle desteklendi.
Yaklaşık beş saat süren etkinlik, yalnızca deney masalarıyla sınırlı kalmadı. Programda deney çalışmaları, fen öyküleri, oyun temelli öğrenme uygulamaları, drama etkinlikleri ve şarkılarla desteklenen çok yönlü bir içerik sunuldu. Böylece çocukların dikkat süreleri ve farklı öğrenme biçimleri gözetilerek zengin bir öğrenme ortamı oluşturuldu.
Kodlama, robotik ve STEAM temelli etkinlikler ise okul öncesi yaş grubunda “yaparak-yaşayarak öğrenme” yaklaşımının somut örneklerini ortaya koydu. Kodlama çalışmalarında çocuklar yönerge takip etme, sıralama ve basit problem çözme becerilerini geliştirirken; robotik ve tasarım etkinliklerinde denge kurma, parça-bütün ilişkisi ve çözüm üretme gibi beceriler ön plana çıktı.
Drama ve öyküleme çalışmalarının programa dahil edilmesi, soyut kavramların somutlaştırılmasını kolaylaştırdı. Hikâye ve canlandırmalar aracılığıyla çocuklar, bilimsel kavramları kendi yaşam deneyimleriyle ilişkilendirerek daha kalıcı öğrenme süreçleri yaşadı.
300 ÇOCUK VE 54 ÖĞRETMEN ADAYI AYNI HEYECANI PAYLAŞTI
Etkinliğe 3–6 yaş aralığında 300 çocuk ile 54 öğretmen adayı katıldı. Yoğun katılıma rağmen istasyonların planlı yapısı ve materyal çeşitliliği sayesinde çocukların tüm etkinliklere aktif şekilde katılımı sağlandı. Farklı istasyonlar arasında dolaşan çocuklar, yeni uygulamalar deneyerek merak duygularını canlı tuttu.
Bu tür uygulamalar öğretmen adayları açısından da önemli kazanımlar sundu. Okul öncesi dönemde bilim eğitiminin nasıl yapılandırılacağı, materyal geliştirme süreci, çocukla iletişim ve sınıf yönetimi gibi konular sahada birebir deneyimlendi. Fakülte ile okul iş birliğine dayalı bu yaklaşım, eğitimde teori ile uygulamanın buluştuğu alanı güçlendirdi.
DOÇ. DR. GONCA ULUDAĞ’DAN ERKEN YAŞTA BİLİM VURGUSU
Etkinliğe ilişkin değerlendirmede bulunan Doç. Dr. Gonca Uludağ, çocukların erken yaşta bilimle tanışmasının önemine dikkat çekti. Uludağ, bilimle erken dönemde buluşan çocuklarda merak, gözlem ve problem çözme becerilerinin daha hızlı geliştiğini, bu kazanımların ilerleyen yıllarda fen başarısına olumlu yansıdığını ifade etti.
Uludağ ayrıca, etkinliğe katkı sunan Fındıkyurdu Anaokulu yöneticilerine, öğretmenlere ve çocuklara teşekkür ederek fakülte-okul iş birliklerine önem verdiklerini belirtti. Program, günün anısına çekilen hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
GELECEĞİN ÖĞRETMENLERİ SAHADA, MİNİKLER KEŞİFTE
Giresun Üniversitesi öğrencileri, okul öncesi çocuklara yönelik "Bilim-Çocuk El Ele" etkinliği düzenledi. Minikler bilim ve teknolojiyle tanışırken, öğretmen adayları da uygulamalı deneyim kazandı. Doç. Dr. Gonca Uludağ erken yaşta bilimin önemine vurgu yaptı.
GELECEĞİN ÖĞRETMENLERİ SAHADA, MİNİKLER KEŞİFTE
Giresun Üniversitesi Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Eğitimi öğrencileri, Fındıkyurdu Anaokulu’nda düzenlenen Bilim-Çocuk El Ele etkinliğinde 3–6 yaş aralığındaki çocuklarla bir araya geldi. “Bilim-Çocuk El Ele: Çocuğun Keşif Yolculuğu” temasıyla gerçekleştirilen programda minikler; deneylerden kodlamaya, oyundan tasarıma uzanan etkinliklerle bilimi eğlenerek tanıma fırsatı buldu.
Giresun Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Okul Öncesi Eğitimi Ana Bilim Dalı öğrencilerinin hazırladığı etkinlik, okul öncesi dönemde bilim merakını destekleyen örnek bir uygulama olarak dikkat çekti. Fındıkyurdu Anaokulu’nda gerçekleştirilen buluşma, öğretmen adaylarının sınıf dışı öğrenme deneyimlerini güçlendirirken, çocuklara da erken yaşta bilimsel süreç becerilerini deneyimleme imkânı sundu.
Programın öne çıkan yönlerinden biri, çocukların pasif izleyici konumunda kalmayıp sürecin aktif bir parçası olması oldu. Kurulan istasyonlarda minikler; gözlem yapma, tahmin yürütme, deneme-yanılma, soru sorma ve sonuç çıkarma gibi temel bilimsel adımları, oyun temelli ve uygulamalı etkinliklerle deneyimledi.
240 MATERYAL, DÖRT ALANDA BİLİM DENEYİMİ
Etkinlik, Doç. Dr. Gonca Uludağ’ın koordinasyonunda hayata geçirildi. Program kapsamında öğretmen adayları tarafından hazırlanan 240 farklı materyal çocukların kullanımına sunuldu. Materyaller; yaşam bilimleri, fiziksel bilimler, yer ve uzay bilimleri ile mühendislik alanlarını kapsayacak şekilde planlandı.
Bu kapsamlı yapı sayesinde çocuklar, bilimin tek bir başlıkla sınırlı olmadığını yaşayarak öğrendi. Yaşam bilimleri alanında doğa, çevre ve canlılara ilişkin konular ele alınırken; fiziksel bilimler istasyonlarında hareket, kuvvet, ses ve ışık gibi kavramlar yaş düzeyine uygun etkinliklerle işlendi. Yer ve uzay bilimleri bölümünde mevsimler, dünya ve uzay kavramlarına yönelik basit keşifler yapılırken, mühendislik alanında ise problem çözme ve tasarlama becerileri günlük yaşamdan örneklerle desteklendi.
DENEYLERDEN DRAMAYA, KODLAMADAN STEAM’E ZENGİN İÇERİK
Yaklaşık beş saat süren etkinlik, yalnızca deney masalarıyla sınırlı kalmadı. Programda deney çalışmaları, fen öyküleri, oyun temelli öğrenme uygulamaları, drama etkinlikleri ve şarkılarla desteklenen çok yönlü bir içerik sunuldu. Böylece çocukların dikkat süreleri ve farklı öğrenme biçimleri gözetilerek zengin bir öğrenme ortamı oluşturuldu.
Kodlama, robotik ve STEAM temelli etkinlikler ise okul öncesi yaş grubunda “yaparak-yaşayarak öğrenme” yaklaşımının somut örneklerini ortaya koydu. Kodlama çalışmalarında çocuklar yönerge takip etme, sıralama ve basit problem çözme becerilerini geliştirirken; robotik ve tasarım etkinliklerinde denge kurma, parça-bütün ilişkisi ve çözüm üretme gibi beceriler ön plana çıktı.
Drama ve öyküleme çalışmalarının programa dahil edilmesi, soyut kavramların somutlaştırılmasını kolaylaştırdı. Hikâye ve canlandırmalar aracılığıyla çocuklar, bilimsel kavramları kendi yaşam deneyimleriyle ilişkilendirerek daha kalıcı öğrenme süreçleri yaşadı.
300 ÇOCUK VE 54 ÖĞRETMEN ADAYI AYNI HEYECANI PAYLAŞTI
Etkinliğe 3–6 yaş aralığında 300 çocuk ile 54 öğretmen adayı katıldı. Yoğun katılıma rağmen istasyonların planlı yapısı ve materyal çeşitliliği sayesinde çocukların tüm etkinliklere aktif şekilde katılımı sağlandı. Farklı istasyonlar arasında dolaşan çocuklar, yeni uygulamalar deneyerek merak duygularını canlı tuttu.
Bu tür uygulamalar öğretmen adayları açısından da önemli kazanımlar sundu. Okul öncesi dönemde bilim eğitiminin nasıl yapılandırılacağı, materyal geliştirme süreci, çocukla iletişim ve sınıf yönetimi gibi konular sahada birebir deneyimlendi. Fakülte ile okul iş birliğine dayalı bu yaklaşım, eğitimde teori ile uygulamanın buluştuğu alanı güçlendirdi.
DOÇ. DR. GONCA ULUDAĞ’DAN ERKEN YAŞTA BİLİM VURGUSU
Etkinliğe ilişkin değerlendirmede bulunan Doç. Dr. Gonca Uludağ, çocukların erken yaşta bilimle tanışmasının önemine dikkat çekti. Uludağ, bilimle erken dönemde buluşan çocuklarda merak, gözlem ve problem çözme becerilerinin daha hızlı geliştiğini, bu kazanımların ilerleyen yıllarda fen başarısına olumlu yansıdığını ifade etti.
Uludağ ayrıca, etkinliğe katkı sunan Fındıkyurdu Anaokulu yöneticilerine, öğretmenlere ve çocuklara teşekkür ederek fakülte-okul iş birliklerine önem verdiklerini belirtti. Program, günün anısına çekilen hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.
Kaynak: Giresun Sonhaber
En Çok Okunan Haberler