Hava Durumu

#Mühendislik

giresunsonhaber - Mühendislik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mühendislik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN DOĞA KOLEJİ ROBOTİKTE ROMA FİNALİNE GİDİYOR Haber

GİRESUN DOĞA KOLEJİ ROBOTİKTE ROMA FİNALİNE GİDİYOR

GİRESUN DOĞA KOLEJİ ROBOTİKTE ROMA FİNALİNE GİDİYOR Giresun Doğa Koleji öğrencileri, Antalya’da düzenlenen Fibonacci Avrasya Robotik Olimpiyatları’nda farklı kategorilerde derece elde etti. Okuldan 6 takım, Kasım 2026’da İtalya’nın başkenti Roma’da yapılacak Dünya Şampiyonası’nda Türkiye’yi ve Giresun’u temsil edecek. Giresun Doğa Koleji öğrencileri, 21 ülkenin katılımıyla Antalya’da gerçekleştirilen Fibonacci Avrasya Robotik Olimpiyatları’nda önemli dereceler kazandı. Öğrenciler, Çizgi İzleyen, Labirent ve Mini Sumo kategorilerinde kürsüye çıktı; okul ayrıca Jüri Özel Ödülü aldı. ÇİZGİ İZLEYENDE AVRASYA BİRİNCİLİĞİ Giresun Doğa Koleji, Çizgi İzleyen kategorisinde ilkokul ve ortaokul düzeyinde Avrasya birinciliği kazandı. Öğrenciler, robotların parkur üzerindeki çizgiyi en hızlı ve hatasız şekilde takip etmesini gerektiren kategoride birincilik elde etti. Okulun başarı tablosunda Labirent kategorisinde Avrasya ikinciliği ve Avrasya üçüncülüğü, Mini Sumo kategorisinde Avrasya üçüncülüğü ve Jüri Özel Ödülü de yer aldı. Yerel haberlerde okuldan 6 takımın Roma’daki Dünya Finalleri’ne katılmaya hak kazandığı belirtildi. 6 TAKIM ROMA’DA TÜRKİYE’Yİ TEMSİL EDECEK Giresun Doğa Koleji’nden 6 takım, Fibonacci International Robot Olympiad Dünya Şampiyonası için Roma yolcusu oldu. Açık kaynaklarda tüm takım kadroları yayımlanmadı. Yerel haberde Defne Karadere, Merve Derin Karadere, Metehan Sarıkaya ve Gökçe Sarıkaya isimleri Türkiye’yi ve Giresun’u temsil edecek öğrenciler arasında yer aldı. Erol Karadere, aralarında kızlarının da bulunduğu öğrencilerin elde ettiği başarıdan gurur duyduğunu belirtti. Karadere, öğrencileri, öğretmenleri ve emeği geçenleri tebrik ederek Roma Dünya Finalleri için başarı dileğinde bulundu. FİBONACCI OLİMPİYATLARI HER YIL ROMA’DA DÜZENLENİYOR Fibonacci International Robot Olympiad, 2018’den bu yana robotik alanında öğrencileri, mühendisleri, eğitimcileri ve teknoloji ekiplerini bir araya getiren uluslararası bir organizasyon olarak düzenleniyor. Organizasyon, yalnızca yarışma değil; aynı zamanda robotik, yapay zekâ, girişimcilik, teknoloji sergileri ve eğitim etkinliklerini içeren geniş bir platform niteliği taşıyor. Fibonacci Türkiye takviminde 2026 sezonu için bölge yarışmaları Şubat-Mart döneminde, Avrasya Şampiyonası Nisan ayında Antalya’da, Dünya Şampiyonası ise Kasım ayında İtalya/Roma’da planlandı. AVRASYA ŞAMPİYONASI ANTALYA’DA YAPILDI 2026 sezonu Avrasya Şampiyonası, 22-27 Nisan 2026 tarihleri arasında Antalya’da düzenlendi. Fibonacci Global etkinlik takviminde 2026 sezonu için ulusal ve bölgesel şampiyonalar Şubat-Mart, Avrasya Şampiyonası 22-27 Nisan 2026 Antalya, Dünya Şampiyonası ise Kasım 2026 Roma olarak ilan edildi. Antalya’daki organizasyona 21 ülkeden temsilci katıldı. Yarışmacılar, Roma’da yapılacak Dünya Şampiyonası’na katılabilmek için farklı robotik kategorilerinde mücadele etti. YARIŞMALARDA TEKNİK BECERİ ÖNE ÇIKIYOR Fibonacci Robot Olimpiyatları’nda Line Follower, Sumo, Mini Sumo, Maze Solving, Autonomous Car, Drone, FootBot, FPV, yapay zekâ ve girişimcilik gibi çok sayıda kategori bulunuyor. Organizasyonun kategori açıklamalarında Çizgi İzleyen robotların parkuru çizgiyi takip ederek en kısa sürede tamamlaması, Labirent kategorisinde robotun çıkış noktasından hedefe en kısa sürede ulaşması, Mini Sumo kategorisinde ise robotun rakibini ring dışına itmesi hedefleniyor. GİRESUN İÇİN TEKNOLOJİ BAŞARISI Giresun Doğa Koleji öğrencilerinin Antalya’da aldığı dereceler, kentin eğitim ve teknoloji alanındaki görünürlüğünü artırdı. Öğrenciler, Roma Dünya Şampiyonası’nda Türkiye adına yarışacak takımlar arasında yer alacak. Giresun’dan çıkan 6 takımın Dünya Finalleri’ne katılacak olması, robotik kodlama, mühendislik düşüncesi ve proje üretimi alanlarında kent adına önemli bir başarı olarak kayda geçti.

TÜRKİYE’NİN NÜKLEER HAMLESİNE AKKUYU’DA YAKIN TAKİP Haber

TÜRKİYE’NİN NÜKLEER HAMLESİNE AKKUYU’DA YAKIN TAKİP

TÜRKİYE’NİN NÜKLEER HAMLESİNE AKKUYU’DA YAKIN TAKİP Giresun Üniversitesi’nin nükleer enerji ekibi, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde teknik inceleme yaptı. Prof. Dr. Ayhan Kara, santralin devreye girmesiyle Türkiye’nin enerji alanında yeni bir eşiğe ulaşacağını söyledi. AKKUYU’DA SAHADA İNCELEME Giresun Üniversitesi bünyesinde çalışmalarını sürdüren Nükleer Enerji Teknolojileri ve Reaktör Tasarımı ekibi, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde kapsamlı teknik inceleme gerçekleştirdi. Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu ile T3 Vakfı’nın davetiyle yapılan ziyarete Prof. Dr. Ayhan Kara, Doç. Dr. Faruk Güner ve doktora öğrencisi Emil Mammadzada katıldı. REAKTÖR SİSTEMLERİ VE GÜVENLİK ALTYAPISI İNCELENDİ Heyet, dört üniteden oluşan santral sahasında reaktör sistemlerini, güvenlik altyapılarını, inşaat ve devreye alma süreçlerini yerinde gördü. İşletme stratejilerine ilişkin teknik sunumlar Rus nükleer mühendisler tarafından yapıldı. Ziyaret boyunca ileri düzey nükleer teknoloji uygulamaları ve uluslararası mühendislik standartlarının sahadaki karşılığı doğrudan incelendi. AYHAN KARA: TÜRKİYE ENERJİDE YENİ BİR EŞİKTE Prof. Dr. Ayhan Kara, Akkuyu’nun yalnızca büyük bir enerji yatırımı olmadığını, Türkiye’nin enerji geleceği açısından stratejik bir eşik olduğunu vurguladı. Kara, tüm sistem devreye alındığında santralin Türkiye’nin elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 10’unu karşılayacak kapasiteye ulaşacağını belirterek, bu tablonun enerji arz güvenliği açısından kritik değer taşıdığını ifade etti. AKADEMİK BİRİKİM SAHAYLA BULUŞTU Teknik ziyaret, üniversite bünyesinde yürütülen akademik çalışmaların sahadaki ileri mühendislik uygulamalarıyla birleştiği önemli bir adım oldu. Giresun Üniversitesi ekibi, nükleer enerji alanındaki teorik bilgi birikimini Türkiye’nin en stratejik projelerinden birinde doğrudan gözlemleme fırsatı buldu. Bu temasın, üniversitedeki bilimsel üretime ve teknik yetkinliğe yeni katkılar sunması bekleniyor. YERLİ VE MİLLÎ TEKNOLOJİ VURGUSU Kara, Türkiye’nin nükleer enerji alanında yalnızca yatırım yapan değil, aynı zamanda teknoloji geliştiren bir ülke haline gelmesi gerektiğini de dile getirdi. Yerli ve millî nükleer reaktör teknolojilerinin geliştirilmesinin stratejik önem taşıdığını belirten Kara, Türkiye’nin bu alanda daha güçlü bir konuma ulaşmasının artık ertelenemez bir hedef olduğunu kaydetti. TEŞEKKÜR MESAJI Giresun Üniversitesi heyeti, ziyaretin gerçekleşmesine katkı sunan T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na, TENMAK’a, Akkuyu Nükleer A.Ş.’ye ve Rosatom yetkililerine teşekkür etti. Akkuyu’daki teknik inceleme, Türkiye’nin enerji vizyonuna akademik katkının güçlenmesi bakımından dikkat çeken bir adım olarak kayda geçti.

GELECEĞİN ÖĞRETMENLERİ SAHADA, MİNİKLER KEŞİFTE Haber

GELECEĞİN ÖĞRETMENLERİ SAHADA, MİNİKLER KEŞİFTE

GELECEĞİN ÖĞRETMENLERİ SAHADA, MİNİKLER KEŞİFTE Giresun Üniversitesi Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Eğitimi öğrencileri, Fındıkyurdu Anaokulu’nda düzenlenen Bilim-Çocuk El Ele etkinliğinde 3–6 yaş aralığındaki çocuklarla bir araya geldi. “Bilim-Çocuk El Ele: Çocuğun Keşif Yolculuğu” temasıyla gerçekleştirilen programda minikler; deneylerden kodlamaya, oyundan tasarıma uzanan etkinliklerle bilimi eğlenerek tanıma fırsatı buldu. Giresun Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Okul Öncesi Eğitimi Ana Bilim Dalı öğrencilerinin hazırladığı etkinlik, okul öncesi dönemde bilim merakını destekleyen örnek bir uygulama olarak dikkat çekti. Fındıkyurdu Anaokulu’nda gerçekleştirilen buluşma, öğretmen adaylarının sınıf dışı öğrenme deneyimlerini güçlendirirken, çocuklara da erken yaşta bilimsel süreç becerilerini deneyimleme imkânı sundu. Programın öne çıkan yönlerinden biri, çocukların pasif izleyici konumunda kalmayıp sürecin aktif bir parçası olması oldu. Kurulan istasyonlarda minikler; gözlem yapma, tahmin yürütme, deneme-yanılma, soru sorma ve sonuç çıkarma gibi temel bilimsel adımları, oyun temelli ve uygulamalı etkinliklerle deneyimledi. 240 MATERYAL, DÖRT ALANDA BİLİM DENEYİMİ Etkinlik, Doç. Dr. Gonca Uludağ’ın koordinasyonunda hayata geçirildi. Program kapsamında öğretmen adayları tarafından hazırlanan 240 farklı materyal çocukların kullanımına sunuldu. Materyaller; yaşam bilimleri, fiziksel bilimler, yer ve uzay bilimleri ile mühendislik alanlarını kapsayacak şekilde planlandı. Bu kapsamlı yapı sayesinde çocuklar, bilimin tek bir başlıkla sınırlı olmadığını yaşayarak öğrendi. Yaşam bilimleri alanında doğa, çevre ve canlılara ilişkin konular ele alınırken; fiziksel bilimler istasyonlarında hareket, kuvvet, ses ve ışık gibi kavramlar yaş düzeyine uygun etkinliklerle işlendi. Yer ve uzay bilimleri bölümünde mevsimler, dünya ve uzay kavramlarına yönelik basit keşifler yapılırken, mühendislik alanında ise problem çözme ve tasarlama becerileri günlük yaşamdan örneklerle desteklendi. DENEYLERDEN DRAMAYA, KODLAMADAN STEAM’E ZENGİN İÇERİK Yaklaşık beş saat süren etkinlik, yalnızca deney masalarıyla sınırlı kalmadı. Programda deney çalışmaları, fen öyküleri, oyun temelli öğrenme uygulamaları, drama etkinlikleri ve şarkılarla desteklenen çok yönlü bir içerik sunuldu. Böylece çocukların dikkat süreleri ve farklı öğrenme biçimleri gözetilerek zengin bir öğrenme ortamı oluşturuldu. Kodlama, robotik ve STEAM temelli etkinlikler ise okul öncesi yaş grubunda “yaparak-yaşayarak öğrenme” yaklaşımının somut örneklerini ortaya koydu. Kodlama çalışmalarında çocuklar yönerge takip etme, sıralama ve basit problem çözme becerilerini geliştirirken; robotik ve tasarım etkinliklerinde denge kurma, parça-bütün ilişkisi ve çözüm üretme gibi beceriler ön plana çıktı. Drama ve öyküleme çalışmalarının programa dahil edilmesi, soyut kavramların somutlaştırılmasını kolaylaştırdı. Hikâye ve canlandırmalar aracılığıyla çocuklar, bilimsel kavramları kendi yaşam deneyimleriyle ilişkilendirerek daha kalıcı öğrenme süreçleri yaşadı. 300 ÇOCUK VE 54 ÖĞRETMEN ADAYI AYNI HEYECANI PAYLAŞTI Etkinliğe 3–6 yaş aralığında 300 çocuk ile 54 öğretmen adayı katıldı. Yoğun katılıma rağmen istasyonların planlı yapısı ve materyal çeşitliliği sayesinde çocukların tüm etkinliklere aktif şekilde katılımı sağlandı. Farklı istasyonlar arasında dolaşan çocuklar, yeni uygulamalar deneyerek merak duygularını canlı tuttu. Bu tür uygulamalar öğretmen adayları açısından da önemli kazanımlar sundu. Okul öncesi dönemde bilim eğitiminin nasıl yapılandırılacağı, materyal geliştirme süreci, çocukla iletişim ve sınıf yönetimi gibi konular sahada birebir deneyimlendi. Fakülte ile okul iş birliğine dayalı bu yaklaşım, eğitimde teori ile uygulamanın buluştuğu alanı güçlendirdi. DOÇ. DR. GONCA ULUDAĞ’DAN ERKEN YAŞTA BİLİM VURGUSU Etkinliğe ilişkin değerlendirmede bulunan Doç. Dr. Gonca Uludağ, çocukların erken yaşta bilimle tanışmasının önemine dikkat çekti. Uludağ, bilimle erken dönemde buluşan çocuklarda merak, gözlem ve problem çözme becerilerinin daha hızlı geliştiğini, bu kazanımların ilerleyen yıllarda fen başarısına olumlu yansıdığını ifade etti. Uludağ ayrıca, etkinliğe katkı sunan Fındıkyurdu Anaokulu yöneticilerine, öğretmenlere ve çocuklara teşekkür ederek fakülte-okul iş birliklerine önem verdiklerini belirtti. Program, günün anısına çekilen hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.

Her 50 üniversite mezunundan biri yurt dışında! Haber

Her 50 üniversite mezunundan biri yurt dışında!

TÜİK verilerine göre, yükseköğretim mezunlarının beyin göçü oranı 2024'te %2,0 seviyesinde sabit kaldı. En çok beyin göçü bilişim ve iletişim teknolojileri alanında görülürken, yurt dışına göç için ABD ve Almanya en çok tercih edilen ülkeler oldu. ANKARA (İGFA) - TÜİK'ın verilerine göre, 2024 yılında yükseköğretim mezunlarının beyin göçü oranı, geçen yıla oranla değişmeyerek yüzde 2,0 olarak sabitlendi. Cinsiyet bazında kadın mezunlarda bu oran yüzde 1,6 iken, erkek mezunlarda yüzde 2,4 olarak belirlendi. Vakıf üniversitelerinden mezun olanların beyin göçü oranı 2024’te yüzde 4,3 olarak belirlenirken, devlet üniversitelerinden mezun olanlarda bu oran yüzde 1,7 seviyesinde kaldı. Özellikle tam burslu vakıf üniversitesi mezunlarında bu oran yüzde 8,3 ile en yüksek seviyeyi buldu. Kısmi burslu mezunlarda beyin göçü oranı yüzde 3,7 iken, ücretli okuyan mezunlarda bu oran yüzde 3,6 seviyesinde ölçüldü. EN YÜKSEK BEYİN GÖÇÜ BİLİŞİM ALANINDA Eğitim alanlarına göre değerlendirme yapıldığında, bilişim ve iletişim teknolojileri (%6,7), mühendislik, imalat ve inşaat (%4,4) ve doğa bilimleri, matematik ve istatistik (%2,7) mezunları yurt dışına en çok göç eden alanlar arasında yer aldı. MOLEKÜLER BİYOLOJİ VE GENETİK ZİRVEDE Bölüm bazında en yüksek beyin göçü oranına sahip lisans dalı moleküler biyoloji ve genetik oldu. Bu bölümü işletme mühendisliği (%10,8), elektronik mühendisliği (%9,6), matematik mühendisliği (%9,5) ve biyomühendislik (%9,4) bölümleri izledi. Öğrenim diline göre değerlendirildiğinde, Fransızca eğitim alanların (%9,9) en yüksek beyin göçü oranına sahip oldukları görüldü. Bunu İngilizce (%6,2), Almanca (%5,9) ve Rusça (%4,7) eğitim takip etti. EN ÇOK TERCİH EDİLEN ÜLKE: ABD Yurt dışına göç eden mezunların en fazla tercih ettiği ülke Amerika Birleşik Devletleri (%19,6) olurken, ardından sırasıyla Almanya (%19,4), Birleşik Krallık (%11,3), Hollanda (%7,0) ve Kanada (%5,2) geldi. ABD'ye gidenler arasında elektrik-elektronik mühendisliği mezunları öne çıkarken, Almanya, Birleşik Krallık ve Hollanda’ya gidenler arasında bilgisayar mühendisliği mezunları ağırlıktaydı. Kanada’ya göç edenler arasında ise işletme mezunları ön planda yer aldı.

Gök vatanın yeni bekçileri hedefi 12’den vurdu! Haber

Gök vatanın yeni bekçileri hedefi 12’den vurdu!

Yerli ve milli hava-hava füzelerimiz Bozdoğan ve Gökdoğan zorlu testlerden tam not aldı. Türkiye, gökyüzündeki bağımsızlığını kendi mühendisliğiyle güvence altına alıyor. ANKARA (İGFA) -Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen Türkiye’nin yerli ve milli hava-hava füzeleri BOZDOĞAN ve GÖKDOĞAN’ın test atışlarını başarıyla tamamladığını duyurdu. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Bakan Kacır, bu başarıyı “Gök Vatanın sarsılmaz iki pençesi” sözleriyle aktardı. Bakan Kacır’ın verdiği bilgilere göre, hava-hava füzeleri üstün teknoloji ve ileri mühendislik ürünü özellikleriyle dikkat çekerken, BOZDOĞAN, itki vektör kontrolü ile yüksek manevra kabiliyeti, gelişmiş kızılötesi arayıcı başlık sayesinde hassas hedef takipli olarak öne çıkarken, GÖKDOĞAN ise zorlayıcı koşullarda bile tam isabet ve yüksek performans olduğunu kaydetti. Bakan Kacır, bu sistemlerin Türk Hava Kuvvetleri’nin envanterine girerek Türkiye'nin hava savunmasında dışa bağımlılığı azaltacak ve gökyüzünde tam bağımsızlık hedefini daha da güçlendireceğini belirtti. https://twitter.com/mfatihkacir/status/1979816808740794569 "GÖKYÜZÜNE KAZINMIŞ İKİ İMZA" Bakan Kacır paylaşımında, “İleri mühendisliğimizin, bitmeyen azmimizin ve tam bağımsızlık idealimizin gökyüzüne kazınmış iki imzası: BOZDOĞAN ve GÖKDOĞAN. Yerli ve milli hava-hava füzelerimiz zorlu test atışlarını başarıyla tamamladı. Gökyüzünde nice gurur verici başarılara!” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.