Hava Durumu

#Yayıncılık

giresunsonhaber - Yayıncılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yayıncılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DOMAÇ, MEMLEKETİNDE GENÇ İLETİŞİMCİLERLE BULUŞTU Haber

DOMAÇ, MEMLEKETİNDE GENÇ İLETİŞİMCİLERLE BULUŞTU

TİREBOLULU GAZETECİ HALDUN DOMAÇ, MEMLEKETİNDE GENÇ İLETİŞİMCİLERLE BULUŞTU Türk spor basınının deneyimli isimlerinden, Tirebolu doğumlu gazeteci ve spor yorumcusu Haldun Domaç, Giresun Üniversitesi Tirebolu İletişim Fakültesinde (TİF) öğrencilerle bir araya geldi. Yaklaşık yarım asra uzanan gazetecilik deneyimini paylaşan Domaç, spor medyasının dönüşümünü, dijital yayıncılığı ve futbolun endüstrileşmesini anlattı. Günaydın gazetesinde başlayan meslek hayatını Türkiye'nin önemli gazetelerinde, televizyon kanallarında ve dijital platformlarda sürdüren Domaç, gazetecilik eğitimi alan gençlere mesleki tavsiyelerde bulundu. Söyleşinin ardından öğrencilerin sorularını yanıtlayan deneyimli gazeteciye fakülte yönetimi tarafından plaket takdim edildi. Giresun Üniversitesi Tirebolu İletişim Fakültesi, basın ve yayın sektörünün deneyimli isimlerini öğrencilerle buluşturmaya devam ediyor. Fakültenin bu kez konuğu, Türk spor gazeteciliğinin tanınmış isimlerinden Haldun Domaç oldu. Akademisyenler ve öğrencilerin katıldığı söyleşi programında Domaç, gazeteciliğe başladığı yıllardan günümüzdeki dijital yayıncılığa kadar meslekte yaşanan değişimleri kendi deneyimlerinden örneklerle anlattı. YAĞBASAN: “SEKTÖRÜN DENEYİMLİ İSİMLERİNİ ÖĞRENCİLERİMİZLE BULUŞTURUYORUZ” Programın açılış konuşmasını yapan Tirebolu İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Yağbasan, öğrencilerin mesleki gelişimlerinde sektör temsilcileriyle doğrudan iletişim kurmalarının önemine dikkat çekti. Fakülte olarak basın ve yayın dünyasında deneyim kazanmış isimleri konuk ettiklerini belirten Yağbasan, bu buluşmalar sayesinde öğrencilerin gazeteciliğin uygulama alanlarını ve mesleğin değişen koşullarını daha yakından tanıma fırsatı bulduklarını ifade etti. Yağbasan, benzer söyleşi ve etkinliklerin akademik dönem boyunca sürdürüleceğini bildirdi. DOMAÇ, SPOR GAZETECİLİĞİNİN DÖNÜŞÜMÜNÜ ANLATTI Açılış konuşmasının ardından öğrencilerle buluşan Haldun Domaç, gazetecilik mesleğine başladığı yıllardaki çalışma koşullarını, spor muhabirliğini ve televizyon yorumculuğuna uzanan kariyerini değerlendirdi. Kendi yaşamından ve meslek hayatından örnekler veren Domaç, geleneksel basın kuruluşlarından dijital platformlara uzanan süreçte gazeteciliğin geçirdiği değişime değindi. Yeni medyanın haber üretimi, yayıncılık ve izleyiciyle iletişim açısından sunduğu olanakları anlatan Domaç, dijital platformlarda içerik üretiminin spor gazeteciliğindeki yerini ele aldı. FUTBOLUN ENDÜSTRİLEŞMESİ VE YENİ MEDYA ELE ALINDI Söyleşinin önemli başlıklarından birini futbolun ekonomik ve ticari açıdan geçirdiği dönüşüm oluşturdu. Domaç, futbolun yalnızca sportif sonuçlarla sınırlı kalmayarak yayın hakları, sponsorluklar, kulüp ekonomileri ve dijital yayıncılıkla bağlantılı büyük bir sektöre dönüşmesini değerlendirdi. Bu değişimin spor gazeteciliğine ve yorumculuğuna yansımalarına değinen deneyimli gazeteci, mesleğe hazırlanan öğrencilerle görüş ve önerilerini paylaştı. ÖĞRENCİLERİN SORULARINI YANITLADI Programın son bölümünde gazeteci adayı öğrenciler, spor medyası, gazetecilik deneyimleri, televizyon yorumculuğu ve yeni iletişim teknolojileri üzerine Haldun Domaç'a sorular yöneltti. Domaç'ın öğrencilerin sorularını yanıtlamasının ardından söyleşi sona erdi. Tirebolu İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Yağbasan, programa katılımı ve mesleki deneyimlerini öğrencilerle paylaşması dolayısıyla Haldun Domaç'a plaket takdim etti. HALDUN DOMAÇ KİMDİR? TİREBOLU'DAN TÜRK SPOR BASININA UZANAN KARİYER 2 Ağustos 1957 tarihinde Giresun'un Tirebolu ilçesinde dünyaya gelen Haldun Domaç, gazetecilik, spor yazarlığı, televizyon programcılığı ve futbol yorumculuğuyla Türk spor medyasında uzun yıllardır görev yapan isimlerden biri. İlkokul eğitimine Bulancak Atatürk İlkokulunda başlayan Domaç, daha sonra İstanbul'a taşındı. Öğrenimini Fatih Ulubatlı Hasan İlkokulu, Ahmet Rasim Ortaokulu ve Pertevniyal Lisesinde sürdürdü. 1974 yılında Pertevniyal Lisesinden mezun olan Domaç, 1979 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümündeki yükseköğrenimini tamamladı. GAZETECİLİĞE GÜNAYDIN GAZETESİNDE BAŞLADI Haldun Domaç, profesyonel gazetecilik kariyerine 1979 yılında Günaydın gazetesinde başladı. İlk yıllarında ekonomi ve spor muhabirliği yaptı. Sonraki dönemlerde Gölge Adam gazetesinde spor müdürlüğü, Türk Spor Ajansında yazı işleri müdürlüğü, Fotospor'da haber müdürlüğü ve Cumhuriyet gazetesinde spor istihbarat şefliği görevlerinde bulundu. Fanatik, Fotomaç ve Sabah gibi gazetelerde spor yazarlığı yapan Domaç, Türkiye Futbol Federasyonunda basın danışmanlığı görevini de üstlendi. İstanbul Olimpiyat Oyunları Hazırlık ve Düzenleme Kurulunda basın ve halkla ilişkiler müdürlüğü yapan Domaç, Power FM'de haber müdürü olarak da çalıştı. TELEVİZYONDA SPOR YAYINCILIĞININ TANINAN İSİMLERİNDEN OLDU Yazılı basındaki deneyimini televizyon yayıncılığına taşıyan Haldun Domaç, Show TV'de spor servisi yöneticiliği, Kanal D'de ise spor servisi müdür yardımcılığı yaptı. TRT'de yayımlanan Spor Stüdyosu, Futbol Vizyon, Futbol Albümü ve Yaşasın Spor gibi programlarda çeşitli yayıncılık görevleri üstlendi. TGRT'de Tele Kritik, Show TV'de Markaj ve Flash TV'de Lig Dosyası gibi yapımlarda çalıştı. Beykent TV'nin kurucu genel müdürlüğünü de üstlenen Domaç, 2014 yılında A Spor'da yorumculuğa başladı. Futbol gündemine ilişkin değerlendirmeleri ve spor analizleriyle televizyon yayıncılığında uzun yıllar görev yaptı. GİRESUNSPOR YÖNETİCİLİĞİ DE YAPTI Haldun Domaç'ın sporla ilişkisi gazetecilik ve yorumculuğun ötesine uzanıyor. Gençlik yıllarında İstanbul'da çeşitli amatör futbol takımlarında forma giyen Domaç, Sarıyer Spor Kulübünün profesyonel kadrosunda da yer aldı. Futbol hakemliği ve antrenörlük alanlarında eğitim aldı. Spor yöneticiliği konusunda da görevler üstlenen Domaç, Sarıyer'de bir dönem, Giresunspor'da ise dört dönem yöneticilik yaptı. Giresunspor yönetiminde görev alması, Tirebolu doğumlu gazetecinin memleketiyle spor alanındaki bağlarının önemli bir bölümünü oluşturdu. DİJİTAL YAYINCILIKTA DA FAALİYETLERİNİ SÜRDÜRÜYOR Gazete muhabirliğiyle başlayan meslek hayatında yazılı basın, radyo ve televizyon yayıncılığının farklı aşamalarında çalışan Haldun Domaç, dijital medya alanında da içerikler üretiyor. Kendi adını taşıyan YouTube kanalında futbol gündemi, kulüpler, karşılaşmalar ve spor dünyasındaki gelişmeler üzerine değerlendirmeler yayımlıyor. Böylece geleneksel gazetecilikten dijital yayıncılığa uzanan meslek geçmişiyle farklı medya dönemlerinde görev yapmış gazeteciler arasında yer alıyor. YILLAR SONRA MEMLEKETİNDE GAZETECİ ADAYLARIYLA BULUŞTU Tirebolu'da dünyaya gelen, meslek hayatını İstanbul'da sürdüren ve Türk spor basınında uzun yıllar görev yapan Haldun Domaç'ın Giresun Üniversitesi Tirebolu İletişim Fakültesindeki söyleşisi, deneyimli bir gazetecinin mesleki birikimini memleketindeki genç iletişimcilerle paylaşmasına vesile oldu. Gazeteciliğe başladığı dönemin çalışma koşullarından dijital medyanın bugünkü olanaklarına kadar birçok başlığı ele alan Domaç, öğrencilerin mesleğin farklı alanlarını yakından tanımasına katkı sundu. Söyleşi, Türk spor medyasında yaklaşık yarım asırlık deneyime sahip Tirebolulu gazeteci Haldun Domaç ile geleceğin gazeteci ve iletişimcilerini aynı çatı altında buluşturdu.

İZLER’DEN 100. SAYIYA YAKIŞAN ZAFER HAFTASI BULUŞMASI Haber

İZLER’DEN 100. SAYIYA YAKIŞAN ZAFER HAFTASI BULUŞMASI

İZLER’DEN 100. SAYIYA YAKIŞAN ZAFER HAFTASI BULUŞMASI 102 yıllık kültür mirasını 100. sayıya taşıyan İzler Dergisi, Büyük Taarruz’un yıl dönümünde “Atatürk Bibliyografyaları ve Katalogları Sergisi” ile Giresunlularla buluştu. Sergi, 26-27 Ağustos tarihlerinde Can Akengin Sanat Galerisi’nde gerçekleştirildi. Giresun’un kültür, sanat ve edebiyat hayatında önemli bir yere sahip olan Can Akengin Bilgi Yurdu Derneği ile İzler Dergisi, 100. sayı kutlamalarını Cumhuriyet tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan Büyük Taarruz’un yıl dönümüne taşıdı. Can Akengin Bilgi Yurdu Derneği tarafından düzenlenen “Atatürk Bibliyografyaları ve Katalogları Sergisi”, 26 Ağustos 2026’da Can Akengin Sanat Galerisi’nde açıldı, 27 Ağustos’a kadar Giresunluların ziyaretine sunuldu. İki gün süren sergide, araştırmacı-yazar Akın Aktaş’ın yıllara yayılan çalışmaları sonucunda oluşturduğu Atatürk bibliyografyaları, katalogları ve kaynak eserlerden oluşan koleksiyon ziyaretçilerle buluştu. Etkinlik böylece yalnızca bir kitap sergisi olmaktan çıkarak, 1924’te başlayan İzler yayıncılığının, Can Akengin Bilgi Yurdu’nun kültür mirasının ve Atatürk üzerine yaklaşık bir asırlık bibliyografik hafızanın aynı mekânda buluştuğu özel bir kültür etkinliğine dönüştü. 1924’TE BAŞLAYAN İZLER YOLCULUĞU 100. SAYIYA ULAŞTI İzler’in hikâyesi Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanıyor. Dergi, Cumhuriyet’in ilanından yaklaşık dört ay sonra, 21 Şubat 1924’te, Bilgi Yurdu’nun yayın organı olarak “İzler Mecmuası” adıyla yayın hayatına başladı. Şiirden hikâyeye, eğitimden bilime, spordan gezi yazılarına ve toplumsal yaşama kadar geniş bir içerik alanına sahip olan İzler, dönemin Giresun’daki kültür ve düşünce hayatının önemli yayınlarından biri haline geldi. “Anadolu’muzun İyilik ve Güzellik İzleri” anlayışıyla yayımlanan dergi yalnızca Giresun’u değil, Anadolu’nun farklı şehirlerindeki kültürel ve toplumsal gelişmeleri de sayfalarına taşıdı. Dönemin gençleri, öğretmenleri, şairleri ve aydınlarının katkısıyla yaşatılan derginin yayın sorumluluğunu çeşitli dönemlerde Cemil Hüseyin Gökdeniz, Nuri Ahmet Çimşit ve Can Akengin üstlendi. İzler Mecmuası, 15 Mayıs 1927 tarihli 27. sayısının ardından yayın hayatına ara verdi. 93 YILLIK ARADAN SONRA 28. SAYIDAN DEVAM ETTİ İzler’in tarihindeki en dikkat çekici gelişmelerden biri ise 93 yıl sonra gerçekleşti. Gürsel Ekmekçi ve arkadaşlarının girişimiyle Can Akengin Bilgi Yurdu Derneği 2019 yılının sonunda yeniden oluşturuldu. Yeni dönemde alınan en önemli kararlardan biri, İzler’in tarihsel yayın zincirinin korunması oldu. Derginin numarası yeniden “1”den başlatılmadı. İzler, Ağustos 2020’de yayımlanan 28. sayısıyla, 1927’de bıraktığı yerden yayın hayatına devam etti. 2020’den 2026’ya kadar aylık yayın düzenini sürdüren İzler, Ağustos 2026’da 100. sayıya ulaştı. Bu nedenle İzler’i “102 yıldır kesintisiz yayımlanan” bir dergi olarak değil; kökleri 1924’e uzanan, 93 yıllık aranın ardından tarihsel numaralandırmasını koruyarak yeniden yayımlanmaya başlayan ve bugün 100. sayıya ulaşan bir Giresun kültür mirası olarak tanımlamak gerekiyor. BİLGİ YURDU YALNIZCA DERGİ YAYIMLAMADI Can Akengin Bilgi Yurdu Derneği’nin yeniden kuruluşunun ardından yürüttüğü çalışmalar yalnızca İzler’in yayımlanmasıyla sınırlı kalmadı. Dernek bünyesinde Türk halk müziği ve Türk sanat müziği koroları oluşturuldu; konserler, sergiler, edebiyat buluşmaları, tiyatro çalışmaları ve kültürel etkinlikler gerçekleştirildi. Bilgi Yurdu Temsil Heyeti yeniden oluşturularak tiyatro çalışmalarına başlanırken, halk oyunları, fotoğrafçılık ve kent kültürünün yaşatılmasına yönelik farklı alanlarda faaliyetler yürütüldü. “Giresun’un Değerleri: Bizim Uşaklar” gibi çalışmalarla kentin tarihî ve kültürel kişiliklerinin sahneye taşınması hedeflendi. İzler Dergisi ise bu süreçte Giresun’un sanatçılarını, şairlerini, yazarlarını, tarihini, geleneklerini ve kent belleğini sayfalarında kayıt altına almaya devam etti. KADINLAR BANDOSU BİLGİ YURDU’NUN DİKKAT ÇEKEN ÇALIŞMALARINDAN OLDU Can Akengin Bilgi Yurdu’nun son dönemde dikkat çeken çalışmalarından biri de Kadınlar Bandosu oldu. 2025 yılında gönüllü kadınların katılımıyla oluşturulan ekip, kısa sürede düzenli çalışma disiplini kazanarak millî bayramlarda ve çeşitli kültürel etkinliklerde Giresunluların karşısına çıktı. Cumhuriyet Bayramı, yeni yıl programları ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı gibi etkinliklerde yer alan Kadınlar Bandosu, yalnızca müzik performansıyla değil, kadınların kültürel ve kamusal hayattaki görünürlüğünü artıran yapısıyla da Bilgi Yurdu’nun çalışmalarında ayrı bir yer edindi. Böylece Can Akengin Bilgi Yurdu, 1924’te dergi ve kültür çevresi olarak başlayan tarihsel mirasını bugün yayıncılık, müzik, tiyatro, sergi ve kent belleği çalışmalarıyla sürdürmeye devam ediyor. 100. SAYI KUTLAMASI BÜYÜK TAARRUZ’UN BAŞLADIĞI GÜNDE İzler’in 100. sayı etkinliklerinin ilk büyük buluşmasının 26 Ağustos’ta gerçekleştirilmesi de tesadüf değildi. Türk ordusunun işgal kuvvetlerine karşı başlattığı Büyük Taarruz, 26 Ağustos 1922 sabahı başladı. Harekâtın belirleyici aşaması 30 Ağustos’ta Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın yönettiği Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile kazanıldı. Bu nedenle İzler’in 100. sayı etkinlikleri kapsamında Atatürk üzerine hazırlanmış bibliyografya ve katalogların 26 Ağustos’ta sergilenmesi, Cumhuriyet’in askerî kuruluş mücadelesiyle kültürel hafıza arasında doğrudan bir bağ kurdu. ATATÜRK’ÜN FİKİR VE YAYIN DÜNYASI AYNI SALONDA Sergide Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşamı, fikirleri, askerî ve siyasi mücadelesi üzerine hazırlanmış bibliyografyalar, kataloglar, kitaplar ve tarihî kaynaklar yer aldı. Etkinliğe ilişkin açıklamalarda, koleksiyonda Türkiye’de ve dünyanın farklı ülkelerinde hazırlanmış Atatürk bibliyografyaları ile katalogların bulunduğu belirtildi. Böylece ziyaretçiler yalnızca Atatürk hakkında yazılan kitapları değil, Atatürk üzerine yapılan araştırmaların ve yayıncılığın yaklaşık bir asırlık gelişimini de inceleme fırsatı buldu. Serginin açılışına YENİ Parti Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Giresun Belediye Başkan Vekili Erkan Hacak, Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Akten, ADD önceki dönem Giresun Başkanı Hilmi Taşkın, dernek üyeleri ve davetliler katıldı. Etkinliğin açılışına ilişkin açıklamalarda serginin Türkiye’de ilk kez Giresun’da gerçekleştirildiği ifade edildi. AKIN AKTAŞ’IN YILLARA YAYILAN ATATÜRK ARŞİVİ GİRESUNLULARLA BULUŞTU Sergide ziyaretçilerle buluşan koleksiyonun arkasında ise araştırmacı-yazar Akın Aktaş’ın uzun yıllara yayılan akademik, bibliyografik ve arşiv çalışmaları bulunuyor. Aktaş’ın çalışmaları sıradan bir kitap koleksiyonculuğunun ötesinde; Atatürk, Millî Mücadele, Cumhuriyet tarihi, bibliyografya ve arşiv belgeleri üzerine sistematik araştırmalardan oluşuyor. Bu birikimin en önemli ürünlerinden biri, Aktaş’ın 2023 yılında yayımlanan “Atatürk’ün 100 Yıllık Bibliyografyası – Kırmızı Kitap” adlı çalışması. 386 sayfalık eser, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılına armağan edildi; kaynakça, dizin, bibliyografya ve eklerden oluşan kapsamlı bir başvuru çalışması olarak yayımlandı. YILLAR ÖNCE BAŞLAYAN BİBLİYOGRAFYA ÇALIŞMASI Akın Aktaş’ın bibliyografya alanındaki akademik çalışmaları, Nene Hatun üzerine yaptığı lisansüstü araştırmayla başladı. Daha sonra Cumhuriyet dönemi ve Atatürk araştırmalarına ağırlık veren Aktaş; Erzurum Kongresi bibliyografyası, Atatürk’ün akademik tezlerdeki yeri ve Millî Mücadele kaynakları üzerinde çalışmalar yürüttü. Bu süreç zamanla daha kapsamlı bir Atatürk bibliyografyası projesine dönüştü. TÜRKİYE, KKTC VE AZERBAYCAN TARANDI Aktaş, “Kırmızı Kitap”ı hazırlarken Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Azerbaycan’da Atatürk hakkında Türkçe yayımlanan kitapları bir araya getirmeyi hedefledi. Araştırma kapsamında Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı, Millî Kütüphane, Türk Tarih Kurumu, Atatürk Araştırma Merkezi, Azerbaycan Atatürk Merkezi, resmî ve özel kütüphaneler, sahaflar, bibliyografyalar, kataloglar ve akademik veri tabanlarından yararlanıldı. Bu nedenle Can Akengin Sanat Galerisi’nde sergilenen eserlerin arkasında yıllar süren tarama, araştırma, kaynak toplama ve tasnif faaliyeti bulunuyor. 100’DEN FAZLA BİBLİYOGRAFYA VE KATALOG İNCELENDİ “Kırmızı Kitap”ta 100’den fazla Atatürk bibliyografyası ve kataloğunun içerik bilgileri ele alındı. Aktaş, çalışmasında Atatürk üzerine yazılmış bütün eserleri eksiksiz biçimde topladığı iddiasında bulunmuyor. Aksine, bu alanın son derece geniş olduğunu belirterek temel amacını Atatürk hakkında yazılan eserlerin kayıt altına alınmasına katkıda bulunmak ve geçmişten geleceğe bir köprü kurmak şeklinde ortaya koyuyor. 1941’DEN GÜNÜMÜZE BİBLİYOGRAFİK HAFIZA Aktaş’ın oluşturduğu kronoloji, Türkiye’de Atatürk bibliyografyalarının gelişimini de ortaya koyuyor. 1941’de yayımlanan ilk dönem çalışmalarından başlayarak Atatürk ve Devrimleri Bibliyografyası, Atatürk Bibliyografyalarının Bibliyografyası, Atatürk Belgeliği Bibliyografyası, Kemal Atatürk A Centennial Bibliography (1881-1981) ve Atatürk hakkında yurt dışında yayımlanan eserleri kapsayan çalışmalar kronolojik olarak kayıt altına alınmış durumda. Kataloglar bölümünde de Atatürk’ün Özel Kütüphanesinin Kataloğu, Harp Akademileri Kütüphanesi Atatürk Kitapları Kataloğu, İstanbul Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi ve farklı bölgelerdeki halk kütüphanelerinin Atatürk kitapları toplu katalogları bulunuyor. BULANCAKLI ÖĞRENCİLER DE ARAŞTIRMAYA KATILDI Çalışmanın Giresun açısından önemli ayrıntılarından biri de Bulancak Kadir Karabaş Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu öğrencilerinin veri toplama sürecine katkısı oldu. Aktaş’ın eserinde aktardığına göre Turizm İşletmeciliği, Uluslararası Ticaret ve Finansman ile Lojistik bölümlerinde öğrenim gören öğrencilerden, yaşadıkları şehirlerdeki kütüphanelerde bulunan Atatürk hakkında yazılmış eserleri araştırmaları istendi. Öğrencilerin gerçekleştirdiği bu çalışma, bibliyografyanın eksiklerinin giderilmesine katkı sağladığı gibi gençlerin kütüphaneleri ve bibliyografik araştırma yöntemlerini tanımalarına da imkân sağladı. AKTAŞ’IN ÇALIŞMALARI ATATÜRK BİBLİYOGRAFYASIYLA SINIRLI DEĞİL Akın Aktaş’ın araştırma alanları geniş bir yakın tarih çerçevesine yayılıyor. “Akademi Dünyasında Atatürk – Lisansüstü Tezler”, “Erzurum Kongresi Bibliyografyası 1919-2020”, “Selanikli Ali Rıza Efendi 1841-1886 – Atatürk’ün Babası”, Nene Hatun üzerine araştırmalar, Hasan Tahsin Uzer ve Üçüncü Umumi Müfettişlik çalışmaları, Doğu Gazetesi incelemeleri ve arşiv belgeleri üzerinden çocuk haklarını ele aldığı akademik çalışmalar bu araştırma alanının parçaları arasında bulunuyor. Dolayısıyla Giresun’daki sergide görülen koleksiyon, yıllara yayılan tarihçilik, bibliyografya ve arşiv araştırmasının somut bir sonucu niteliğini taşıyor. İKİ AYRI TARİHSEL HAFIZA AYNI SERGİDE BULUŞTU “Atatürk Bibliyografyaları ve Katalogları Sergisi”ni özel kılan da bu noktada ortaya çıkıyor. Bir tarafta 1924’te başlayan Can Akengin Bilgi Yurdu ve İzler geleneği, diğer tarafta Akın Aktaş’ın Atatürk üzerine yaklaşık bir asırlık yayın hafızasını ortaya koyan araştırması bulunuyor. İzler’in 100. sayısı vesilesiyle bu iki kültürel birikim Büyük Taarruz’un başladığı tarihte aynı salonda buluştu. Bu nedenle etkinlik yalnızca iki gün süren bir kitap sergisi olarak değil, Giresun’un tarih, yayıncılık, Cumhuriyet ve kent belleğine eklenen yeni bir kültür kaydı olarak değerlendirilebilir. SIRADA 19 EYLÜL VAR İzler’in 100. sayı kutlamaları sergiyle sona ermiyor. Programın bir başka ayağı 19 Eylül 2026’da, Mustafa Kemal Atatürk’ün Giresun’a gelişinin ve Bilgi Yurdu ile buluşmasının yıl dönümünde gerçekleştirilecek. Can Akengin Bilgi Yurdu Kadınlar Bandosu’nun da yer alacağı etkinlikle, 19 Eylül 1924’te Mustafa Kemal Paşa’nın Giresun ziyareti yeniden kent hafızasına taşınacak. Böylece İzler’in 100. sayı kutlamaları, 1924’teki Bilgi Yurdu-Atatürk buluşmasını 102 yıl sonra yeniden hatırlatan bir programla devam edecek. CAN AKENGİN BİLGİ YURDU’NA, İZLER’E VE AKIN AKTAŞ’A TEŞEKKÜR 26-27 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilen serginin ardından geriye yalnızca iki günlük bir etkinliğin fotoğrafları değil, önemli bir kültürel kayıt kaldı. Yıllara yayılan Atatürk bibliyografyası ve koleksiyonunu Giresunlularla buluşturan Akın Aktaş’a; sergiyi İzler’in 100. sayı programı içerisine taşıyarak düzenleyen Can Akengin Bilgi Yurdu Derneği’ne; İzler’i 1924’ten bugüne uzanan tarihsel yayın zincirinde 100. sayıya ulaştıran yayın emekçilerine; serginin hazırlanması, düzenlenmesi ve ziyaretçilerle buluşturulmasında görev alan herkese teşekkür etmek gerekiyor. Aktaş da kendi eserinde çalışmasına destek veren akademisyenleri, Millî Kütüphane çalışanlarını, Bulancak Kadir Karabaş Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu yönetimini ve öğrencilerini ayrıca anıyor. Can Akengin Bilgi Yurdu ve İzler’in 102 yıllık kültür mirası, yalnızca geçmişe ait bir hatıra olarak korunmuyor; dergi, sergi, müzik, tiyatro ve farklı kültür-sanat çalışmalarıyla yeniden üretilerek yeni kuşaklara aktarılıyor. Atatürk Bibliyografyaları ve Katalogları Sergisi sona erdi; İzler’in 100. sayı yolculuğu, Can Akengin Bilgi Yurdu’nun kültür çalışmaları ve Akın Aktaş’ın bilimsel araştırmaları ise yeni izler bırakmaya devam ediyor.

GİRESUN GAZETECİLER DERNEĞİ 46. YAŞINDA Haber

GİRESUN GAZETECİLER DERNEĞİ 46. YAŞINDA

GİRESUN GAZETECİLER DERNEĞİ 46. YAŞINDA; BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ ÇİZGİSİNİ ÖDÜL GELENEĞİYLE BÜYÜTTÜ 9 Nisan 1980’de kurulan Giresun Gazeteciler Derneği 46. yılını kutladı. Başkan Bekir Bayram, derneğin basın özgürlüğünü, haber alma hakkını, meslek onurunu ve gazetecilerin haklarını koruma çizgisini sürdürdüğünü açıkladı. Derneğin kurumsal hafızasında yalnızca başkanlar ve meslek mücadelesi değil, gazeteciliği teşvik eden yarışmalar, plaket törenleri ve aldığı bölgesel ödüller de öne çıktı. Giresun Gazeteciler Derneği 46. kuruluş yıl dönümüne, basın özgürlüğü ve meslek dayanışması vurgusuyla girdi. Dernek Başkanı Bekir Bayram, 9 Nisan 1980’de kurulan yapının geçmişten bugüne basın özgürlüğünü ön planda tuttuğunu belirtti. Bayram, insan haklarının korunduğu, özgürlükçü ve çoğulcu demokrasi kurallarının işlediği, milli, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti anlayışının güç kazandığı bir düzende düşünce, iletişim ve basın özgürlüğünün Türkiye’de tam anlamıyla gerçekleşmesini hedeflediklerini söyledi. Bayram, haber alma ve kamuoyunu bilgilendirme hakkının hiçbir baskı ve sınırlama olmadan kullanılmasının önünü açmayı derneğin temel amacı olarak tarif etti. Yazılı, görsel, işitsel ve elektronik yayıncılık alanında çalışan basın mensuplarının ve kurumlarının hak ve menfaatlerini koruyup geliştirmeyi, gazetecilerin kültürel gelişimine katkı sunmayı, ekonomik ve sosyal refahını yükseltmeyi, cevap ve düzeltme hakkına saygıyı yerleştirmeyi ve gazetecilik mesleğinin özel çıkarlara alet edilmesine karşı durmayı derneğin ana ilkeleri arasında saydı. Bayram, amaçlarının, İnsan haklarının korunduğu, özgürlükçü ve çoğulcu demokrasi kurallarının işlediği, milli, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti anlayışı çerçevesinde, düşünce, iletişim ve basın özgürlüğünün Türkiye’de tam olarak gerçekleşmesini sağlamak olduğunu ifade etti. “Haber alma ve kamuoyunu bilgilendirme hakkının hiçbir baskı ve sınırlama olmaksızın kullanılabilmesinin yolunu açmak” diyen Başkan Bekir Bayram, “Basın, yayın, görsel, işitsel ve elektronik yayıncılık mesleğinde çalışanların ve onların bağlı bulundukları kurumların hak ve menfaatlerini koruyarak geliştirmek deneğimizin ana ilkesidir. Basın, yayın, görsel, işitsel ve elektronik yayıncılık mesleğinde çalışanların kültürel gelişmesine, ekonomik ve sosyal refah düzeyinin yükselmesine katkıda bulunmak. Kişilerin şeref ve haysiyetini ihlal edici veya kişilerle ilgili gerçeğe aykırı yayın yapılmasına engel olmak, cevap ve düzeltme hakkına saygı gösterilmesini sağlamayı bir yükümlülük olarak kabul ediyoruz. Gazetecilik mesleğinin özel amaçlara ve çıkarlara alet edilmesini engellemek, meslek ilkelerine uyulmasını gözetmek ve mesleğin onurunu korumak derneğimizin ilkeleri arasında yer almaktadır” ifadesini kullandı. Giresun Gazeteciler Derneği, uluslararası ve ulusal alanda kabul görmüş basın meslek ilkelerini savunmak. Ulusal çıkarları, basın mesleğine ilişkin hak ve menfaatleri, mesleğin şeref, haysiyet ve nezahetini korumayı kendisine hedef kıldığını kaydeden Başkan Bekir Bayram, “Yasalar ve uluslararası anlaşmalarla gazetecilere tanınan hak ve özgürlükleri her türlü saldırıya karşı korunmasını sağlamaktır.. Düşünce, vicdan ve ifade özgürlüklerinin sınırlandırılmasına karşı mücadele etmektir. Mesleğin özel amaçlara ve çıkarlara alet edilmesini engellemek, meslek ilkelerine uyulmasını gözetmek ve mesleğin onurunu korumaktır. Basın hürriyetinin savunulması için, kamu ve özel kuruluşlarla, gerektiğinde uluslararası kuruluşlar nezdinde çalışmalar yapmak yaptırmaktır. Mesleği ilgilendiren bütün sorunları incelemek, çözüm yolları bulmak, bu yolda görevli diğer kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak, ortaklık kurmaktır. Bu kapsamda bölgesel, ulusal ve uluslararası nitelikteki meslek sorunlarını incelemek ve bunlarla ilgili çözüm yollarını tespit etmek için kanunların izin verdiği ölçüde diğer meslek kuruluşları ile ortak çalışmalar yapmak, mesleki dayanışmayı güçlendirmektir. Mesleki alanda dayanışmayı güçlendirmek, üyelerine ve üyelerinin çalıştıkları kurumlara gelişme olanakları sağlamaktır. Bu vesile ile vefatlarıyla aramızdan ayrılan dernek kurucularımıxı bir kez daha rahmet diliyorum” şeklinde konuştu. 46 yıllık derneğin kurumsal hafızasında ödül ve yarışmalar ayrı bir başlık oluşturdu. Giresun Gazeteciler Derneği, gazeteciliği yalnızca savunan değil, aynı zamanda ödüllerle teşvik eden bir çizgi kurdu. Kamuya açık kayıtlarda bu çizginin en görünür örneklerinden biri 2014’te duyurulan “Giresun Basın Ödülleri” oldu. Dernek, bu yarışmayı çalışan basın ve yayın mensuplarının üstün nitelikli çalışmalarını teşvik etmek, mesleki başarıyı desteklemek ve toplumda gazetecilik faaliyetlerine ilgi uyandırmak amacıyla düzenledi. Yarışmada yazılı basın için haber, araştırma-inceleme-röportaj, güncel yazı, spor haberi, haber fotoğrafı, spor fotoğrafı ve sayfa tasarımı; televizyon için haber, haber programı, spor programı, yerel belgesel ve görüntü; radyo için program ve haber; internet gazeteciliği için de içerik ve görsel alanlarında ödül başlıkları açıldı. Seçici kurul özel ödül de belirledi. Anadolu Ajansı arşivine giren kayıtlara göre Giresun Gazeteciler Derneği’nin düzenlediği “Başarı Ödülleri Yarışması” 2007’de de sonuç verdi. Bu yarışmada AA muhabiri Mehmet Ekizoğlu, “Bebek Katili Bakteri Hortladı” başlıklı haberiyle “Yaygın Basın Haberi” dalında ödül aldı. Aynı yarışmada Giresun Dereli ilçesi yurt muhabiri Gülizar Şenel de “Bir Çuval Fındığı Getir, Buzdolabını Götür” başlıklı haberiyle mansiyon kazandı. Bu kayıt, derneğin yerel basın kadar yaygın basın üretimini de değerlendiren bir ödül pratiği kurduğunu gösterdi. Derneğin verdiği ödüller yalnızca yarışma formatında kalmadı. 25. kuruluş yılı nedeniyle 2005’te düzenlenen gecede Kanal D İcra Kurulu Başkanı Arzuhan Yalçındağ, Kelkit Platformu’na katkıları nedeniyle Giresun Gazeteciler Derneği tarafından ödüle layık görüldü. Bu tören, derneğin bazı dönemlerde gazetecilik ürünlerinin yanında bölgesel girişimlere ve kamusal katkıya da takdir sunduğunu ortaya koydu. Son dönemde derneğin ödül pratiği, meslekte emek ve sürekliliği öne çıkaran plaket programlarıyla da genişledi. Giresun Gazeteciler Derneği, 8 Mart 2024’te Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla meslekte 20 yılını dolduran kadın gazetecileri plaketle ödüllendirdi. Törende Sadberk Denizel, Sabriye Aydeniz, Serpil Gürgen, Emsal Özturan, Aslı Işık, Suna Akbaş, İnci Zere ve Aygüzen Öğütçü’ye plaket verildi. Bu adım, derneğin ödül anlayışını yalnızca haber başarısına değil, meslekte kalıcılığa ve emeğe de bağladığını gösterdi. Giresun Gazeteciler Derneği yalnızca ödül veren bir kurum olarak değil, ödül alan bir meslek örgütü olarak da öne çıktı. Derneğin resmî sitesi ve yerel basın kayıtları, GGD’nin 2021’de Karadeniz Haberci’nin düzenlediği “Yılın Enleri” organizasyonunda Karadeniz Bölgesi’nin Yılın Gazeteciler Cemiyeti ödülüne layık görüldüğünü gösteriyor. Ankara’daki törende ödül, dernek adına Emre Bayram tarafından alındı. Bu ödül, Giresun’daki meslek örgütlenmesinin bölgesel ölçekte de karşılık bulduğunu ortaya koydu. Derneğin kurumsal gücü yalnızca ödüllerle değil, temsil kapasitesiyle de büyüdü. Resmî kayıtlara göre 2023 genel kurulunda Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu delegeliklerine Bekir Bayram, Ufuk Kekül, Mustafa Öztürk, Osman Kıroğlu, Ziya Gökçe ve Asım İnan seçildi. 2025’te ise Bekir Bayram, Karadeniz Gazeteciler Federasyonu yönetiminde genel başkan yardımcılığı görevine getirildi. Bu tablo, Giresun Gazeteciler Derneği’nin yerel sınırların ötesine taşan bir meslek ağı içinde yer aldığını gösterdi. Kurumsal geçmişin temelinde ise güçlü bir kurucu hafıza bulunuyor. Basın kayıtlarında derneğin Yusuf Zeki Akdağ, Ali Gülertekin, Hasan Öğütçü, Mehmet Yüksel, Tahsin Dervişoğlu, Mustafa Dağ, Nurten Pamuk Akdağ, Haluk Aktan ve Selami Çelebi tarafından kurulduğu yer alıyor. Aynı kayıtlarda Yusuf Zeki Akdağ kurucu başkan olarak anılırken, Hasan Öğütçü, Ali Gülertekin ve Mehmet Yüksel geçmiş dönem başkanları arasında gösteriliyor. 2021 genel kurulunda da Yusuf Zeki Akdağ, Hasan Öğütçü, Ali Gülertekin ve Mehmet Yüksel’e onursal başkan payesi verildi. Mehmet Yüksel’in 1993-2005 arasında dernek başkanlığı yaptı. 46. yaşına giren dernek, bir yandan basın özgürlüğü, ifade hürriyeti ve gazetecinin hakkı için söz söylüyor; diğer yandan ödül yarışmaları, plaket törenleri ve bölgesel temsil gücüyle Giresun basınının kurumsal hafızasını canlı tutuyor. Bekir Bayram’ın 46. yıl mesajı da bu çizgiyi net biçimde ortaya koyuyor: gazetecilikte haber alma hakkı, meslek onuru, dayanışma ve özgür basın mücadelesi birlikte savunulacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.