Hava Durumu

#Üretici Eğitimi

giresunsonhaber - Üretici Eğitimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretici Eğitimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

FERRERO FINDIK, 375 MİLYON DOLARI AŞAN İHRACATLA SEKTÖRÜN ŞAMPİYONU OLDU Haber

FERRERO FINDIK, 375 MİLYON DOLARI AŞAN İHRACATLA SEKTÖRÜN ŞAMPİYONU OLDU

FERRERO FINDIK, 375 MİLYON DOLARI AŞAN İHRACATLA SEKTÖRÜN ŞAMPİYONU OLDU Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin 2025 yılı “İlk 1000 İhracatçı Araştırması”nda Ferrero Fındık, 375 milyon doları aşan dış satımıyla “Fındık ve Mamulleri Sektör Birincisi” olurken Türkiye genelinde en fazla ihracat yapan firmalar arasında 70’inci sırada yer aldı. Şirketin ihracattaki başarısının yanında üretici eğitimi, iyi tarım uygulamaları, izlenebilirlik, sosyal koşullar ve onarıcı tarıma yönelik çalışmalarının önümüzdeki dönemde daha geniş üretici kesimlerine ulaşması bekleniyor. Türkiye’nin en fazla ihracat gerçekleştiren firmalarının belirlendiği TİM İlk 1000 İhracatçı Araştırması’nın 2025 yılı sonuçları, İstanbul’da düzenlenen “İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni”nde açıklandı. Araştırma sonuçlarına göre Ferrero Fındık, 2025 yılında gerçekleştirdiği 375 milyon doların üzerindeki ihracatla fındık ve mamulleri sektörünün ihracat şampiyonu oldu. Şirket, Türkiye genel sıralamasında ise 70’inci basamakta yer aldı. TİM, İlk 1000 İhracatçı Araştırması’nı her yıl Türkiye’nin en yüksek ihracat hacmine ulaşan şirketlerini sektörler ve genel sıralama üzerinden belirlemek amacıyla yayımlıyor. (TİM) ÖDÜLÜ BAMSİ AKIN ALDI Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla, TİM Başkanı Mustafa Gültepe’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen törende Ferrero Fındık’ın sektör birinciliği ödülü, şirketin Genel Müdürü Bamsı Akın’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından takdim edildi. Bamsı Akın, elde edilen başarının yalnızca ihracat rakamlarından ibaret olmadığını belirterek şirketin Türkiye’deki fındık değer zincirinin geliştirilmesi ve modernizasyonuna yönelik uzun vadeli çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti. Akın, bini aşkın çalışan ve tedarikçilerle birlikte Türk fındık sektörü için değer üretmeye odaklandıklarını, daha sürdürülebilir, dayanıklı ve rekabetçi bir yapı oluşturulması amacıyla sektörün bütün paydaşlarıyla iş birliği içinde çalışmaya devam edeceklerini kaydetti. TÜRK FINDIĞINI DÜNYADAKİ FERRERO TESİSLERİNE TAŞIYOR Ferrero Fındık, Türkiye’den tedarik ettiği ve işlediği fındığı Ferrero Grubu’nun farklı ülkelerdeki üretim tesislerine gönderiyor. Türk fındığı; grubun çikolata, şekerleme ve fındık bazlı ürünlerinde kullanılan temel ham maddeler arasında bulunuyor. Ferrero Hazelnut Company, fındık değer zincirinin üretim, tedarik, işleme, kalite kontrolü ve pazara ulaştırma aşamalarında faaliyet gösterdiğini, yüksek kaliteli ve sorumlu biçimde tedarik edilmiş fındık için çalışmalar yürüttüğünü belirtiyor. (ferrerohazelnutcompany.com) Şirketin Türkiye’deki sanayi faaliyetlerinin bugünkü yapısı, Ferrero Grubu’nun 2014 yılında Oltan Gıda’yı satın almasının ardından şekillendi. Bu süreçte fındığın kırılması, işlenmesi, seçilmesi, mamul ve yarı mamul hâle getirilmesine yönelik kapasite ile ihracat bağlantıları güçlendirildi. Ferrero’nun 2023 yılında yaptığı açıklamada, Düzce fabrikasının yenilenmesi için 80 milyon avroluk yatırım planlandığı ve Türkiye’deki toplam yatırımın o tarihe kadar 130 milyon avroya ulaştığı belirtilmişti. (Ferrero) FERRERO DEĞERLİ TARIM PROGRAMI 2012’DEN BU YANA SÜRÜYOR Ferrero Fındık’ın Türkiye’deki sürdürülebilirlik çalışmalarının merkezinde, 2012 yılından bu yana uygulanan Ferrero Değerli Tarım Programı yer alıyor. Program kapsamında fındık üretiminin yalnızca hasat miktarı üzerinden değil; bahçe bakımı, toprak sağlığı, ürün kalitesi, izlenebilirlik, çalışma koşulları ve çevresel etkileriyle birlikte ele alınması amaçlanıyor. Ferrero, Karadeniz Bölgesi’ndeki saha ekipleri aracılığıyla üreticilerle doğrudan çalıştığını ve programı sivil toplum kuruluşları ile yerel paydaşlarla iş birliği içinde yürüttüğünü bildiriyor. (Ferrero) Ferrero Değerli Tarım Programı üç temel başlık üzerine kuruluyor: İnsan hakları ve sosyal uygulamalar Çevrenin korunması ve sürdürülebilirlik Tedarikçi şeffaflığı ve izlenebilirlik Bu başlıklar, şirketin fındık tedarik zincirine ilişkin taahhütlerini içeren Ferrero Fındık Bildirgesi’nin de temelini oluşturuyor. (ferrerohazelnutcompany.com) ÜRETİCİYE BAHÇE BAKIMI VE VERİMLİLİK DESTEĞİ Program kapsamında üreticilere budama, gübreleme, hastalık ve zararlılarla mücadele, hasat planlaması, kurutma, ürün kalitesinin korunması ve iş sağlığı ile güvenliği gibi alanlarda saha eğitimleri veriliyor. Bu çalışmalarla birim alandan daha kaliteli ürün alınması, üretim maliyetlerinin kontrol altına alınması ve bahçelerin değişen iklim koşullarına karşı daha dayanıklı hâle getirilmesi hedefleniyor. Ferrero’nun Karadeniz Bölgesi’nde oluşturduğu model bahçelerde farklı tarımsal uygulamalar üreticilere uygulamalı olarak gösteriliyor. Şirketin açıkladığı verilere göre 2017 yılından itibaren oluşturulan 52 model bahçede iyi tarım uygulamaları ve verimlilik çalışmaları yürütüldü. Samsun’daki model bahçe uygulamaları da fındık sektörünün modernizasyonuna yönelik çalışmaların bir parçası olarak hayata geçirildi. (ferrerohazelnutcompany.com) ONARICI TARIM VE TOPRAK SAĞLIĞI ÖNE ÇIKIYOR Ferrero Fındık’ın çevresel sürdürülebilirlik çalışmalarında son yıllarda onarıcı tarım yaklaşımı öne çıkıyor. Bu yaklaşımda toprağın yalnızca üretim yapılan bir alan olarak görülmemesi; organik madde miktarının korunması, erozyonun azaltılması, biyolojik çeşitliliğin desteklenmesi, suyun daha verimli kullanılması ve bahçe ekosisteminin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Şirket, Ferrero Değerli Tarım Programı kapsamında onarıcı tarım uygulamalarının faydalarını üreticilere gösterecek saha faaliyetleri yürüttüğünü ve tam izlenebilir, daha sürdürülebilir bir fındık tedarik zinciri oluşturmayı hedeflediğini açıklıyor. (ferrerohazelnutcompany.com) İZLENEBİLİRLİK VE TEDARİKÇİ ŞEFFAFLIĞI Fındığın hangi bölgeden, hangi üretici veya tedarik zincirinden geldiğinin kayıt altına alınması, gıda sektöründe kalite ve güvenliğin yanı sıra sosyal ve çevresel risklerin yönetilmesi açısından da önem taşıyor. Ferrero, fındık tedarik zincirinde izlenebilirliği artırarak ürünün üretim alanından işleme tesisine kadar takip edilebilmesini, tedarikçilerin belirlenen standartlara uyumunun denetlenmesini ve sorun görülen alanlarda iyileştirici çalışmalar yapılmasını hedefliyor. Şirketin sürdürülebilir fındık politikası; üreticilerin ve yerel toplulukların gelişmesi, tarım işçilerinin haklarının korunması, çocuk işçiliği riskinin azaltılması ve sorumlu tedarik ilkelerinin uygulanması başlıklarını da kapsıyor. Ferrero, Türkiye’deki fındık tedarik zincirinde çalışma koşulları ve çocuk işçiliği riskinin sistemli ve çok paydaşlı çalışmalar gerektirdiğini kabul ediyor. (Ferrero) İHRACAT BAŞARISI ÜRETİM SAHASINDAKİ GELİŞİMLE TAMAMLANMALI Ferrero Fındık’ın 375 milyon doları aşan ihracatla sektör birincisi olması, Türk fındığının dünya çikolata ve gıda sanayisindeki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu. Ancak sektörün kalıcı biçimde güçlenmesi için ihracat hacminin yanında üreticinin gelirinin yükseltilmesi, yaşlanan bahçelerin yenilenmesi, mekanizasyon olanaklarının geliştirilmesi, toprak ve yaprak analizlerinin yaygınlaştırılması, kurutma standartlarının iyileştirilmesi, mevsimlik tarım işçilerinin yaşam ve çalışma koşullarının geliştirilmesi ile fındığın daha yüksek katma değerle değerlendirilmesi gerekiyor. Bu nedenle Ferrero Fındık’ın iyi tarım, model bahçe, izlenebilirlik, sosyal sorumluluk ve onarıcı tarım çalışmalarını Giresun başta olmak üzere fındık üretilen bütün illerde daha fazla üreticiye ulaştırarak sürdürmesi, elde edilen ihracat başarısının üretim sahasına, çiftçiye ve bölge ekonomisine daha güçlü biçimde yansımasına katkı sağlayacaktır. Ferrero Fındık’ın 375 milyon doları aşan ihracatının ürün ve ülke bazındaki ayrıntıları açıklanmazken, şirketin dış satımının büyük bölümünü Türkiye’de tedarik edilen doğal ve kavrulmuş iç fındık ile çikolata ve şekerleme sanayisinde kullanılan işlenmiş, kıyılmış, püre ve diğer yarı mamul fındık ürünlerinin oluşturduğu değerlendiriliyor. Trabzon, Düzce ve İzmit’teki tesislerde işlenen Türk fındığı, Ferrero Grubu’nun dünyanın farklı ülkelerindeki üretim merkezlerine gönderilerek grubun çikolata ve şekerleme ürünlerinde kullanılıyor. Türk fındığının dünya pazarındaki değerini artıracak, üreticinin emeğini koruyacak, çevresel ve sosyal sürdürülebilirliği güçlendirecek çalışmaların kesintisiz biçimde devam etmesini diliyoruz.

130 BİN SAMURAY ARISI KAHVERENGİ KOKARCAYA KARŞI DOĞAYA SALINDI Haber

130 BİN SAMURAY ARISI KAHVERENGİ KOKARCAYA KARŞI DOĞAYA SALINDI

130 BİN SAMURAY ARISI KAHVERENGİ KOKARCAYA KARŞI DOĞAYA SALINDI Giresun’da fındıkta verim ve kalite kaybına yol açan kahverengi kokarcaya karşı biyolojik mücadele büyütüldü. Merkez Aksu Mahallesi’nde 130 bin samuray arısı doğaya bırakılırken, mücadelede hedef zararlının yumurtadan çoğalmasını baskılamak, kimyasal ilaç ihtiyacını azaltmak ve fındık üreticisinin ürün kaybını sınırlamak. GİRESUN’DA BİYOLOJİK MÜCADELE BÜYÜTÜLDÜ Giresun’da kahverengi kokarca zararlısına karşı yürütülen mücadelede yeni dönem başladı. Giresun Valiliği ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda, 22 Haziran 2026 Pazartesi günü Merkez Aksu Mahallesi’nde düzenlenen programda 130 bin samuray arısı doğaya salındı. Programa Giresun Valisi Mustafa Koç, Giresun Milletvekilleri Prof. Dr. Nazım Elmas ve Ali Temür, kurum temsilcileri ve davetliler katıldı. (giresun.gov.tr) Vali Mustafa Koç, 2025 yılında 90 bin 664 samuray arısının doğaya bırakıldığını, 2026 yılında bu sayının 130 bine çıkarıldığını açıkladı. Giresun’da yürütülen mücadele kapsamında 46 binden fazla üreticiye eğitim verildi, 102 bini aşkın hanede kışlak mücadelesi yapıldı, feromon ve tuzak dağıtımları gerçekleştirildi. (giresun.gov.tr) KAHVERENGİ KOKARCA NEDİR? Kahverengi kokarca, bilimsel adıyla Halyomorpha halys, Doğu Asya kökenli istilacı ve polifag bir tarım zararlısıdır. Polifag olması, tek bir ürünle sınırlı kalmadığını; fındık, kivi, şeftali, armut, üzüm, mısır, biber ve çok sayıda tarım ürününde beslenebildiğini gösterir. Zararlı, bitkinin meyve ve tohum dokusunu emerek beslenir; fındıkta iç boşluğu, buruşuk iç, lekeli iç, kalite düşüşü ve randıman kaybı oluşturur. (acikerisim.omu.edu.tr) Kahverengi kokarca yalnızca bahçede görülen bir zararlı değildir. Hava sıcaklıkları düştüğünde kışlamak için ev, depo, ahır, odunluk ve benzeri kapalı alanlara yönelir. Bu nedenle mücadele yalnızca fındık bahçesinde değil, kışlak alanlarda da yürütülmek zorundadır. Tarım ve Orman Bakanlığı, zararlıyı istilacı ve polifag bir tür olarak tanımlarken, sıcaklığın 17 derecenin altına düşmesiyle yerleşim alanlarında yoğunlaştığını bildiriyor. (kahverengikokarca.tarimorman.gov.tr) TÜRKİYE’YE NE ZAMAN VE NASIL GELDİ? Kahverengi kokarca Türkiye’de ilk kez 2017 yılında kayıtlara geçti. EPPO kayıtlarında zararlının Ekim 2017’de Gürcistan sınırına yakın Artvin Kemalpaşa’da doğrulandığı, İstanbul’da da aynı yıl gözlem kayıtları bulunduğu yer alıyor. (gd.eppo.int) Bilimsel çalışmalarda zararlının Türkiye’ye Gürcistan hattı üzerinden Artvin çevresinden ve İstanbul üzerinden taşınma ihtimali öne çıkıyor. Kahverengi kokarca dünyada özellikle ticaret, taşımacılık, konteyner hareketleri, araçlar ve ürün sevkiyatlarıyla yeni bölgelere taşınabilen istilacı türler arasında yer alıyor. (zenodo.org) Doğu Karadeniz’de fındık üretim alanlarının birbirine yakınlığı, sahil hattındaki yoğun insan ve ürün hareketliliği, zararlının çok sayıda bitkide beslenebilmesi ve kışın kapalı alanlarda canlı kalabilmesi yayılımı hızlandırdı. Türkiye’de 2018’den itibaren Doğu Karadeniz’de tespitler artarken, zararlının Karadeniz ve Marmara bölgelerinde yayılma potansiyeli güçlendi. (Tarım ve Orman Bakanlığı) FINDIKTA ZARARI NEDEN BÜYÜK? Kahverengi kokarca fındıkta özellikle meyvenin gelişim döneminde sokup emerek zarar verir. Bu beslenme biçimi üründe yalnızca miktar kaybı değil, kalite kaybı da oluşturur. Fındıkta iç randımanı düşer, boş ve lekeli iç oranı artar, sanayiye giden üründe kalite sorunu büyür. Giresun açısından risk daha büyüktür; çünkü il ekonomisi fındığa güçlü biçimde bağlıdır. Valilik verilerinde 2025 yılında zirai don, aşırı sıcaklar ve zararlı baskısının etkisiyle fındık rekoltesinin yaklaşık yüzde 30 azalarak 65 bin 735 tona gerilediği belirtildi. Bu düşüş yalnızca kokarcaya bağlanmıyor; ancak zararlı baskısı, iklim kaynaklı stresle birleştiğinde fındıkta verim ve kalite kaybını artıran ana başlıklardan biri haline geliyor. (giresun.gov.tr) Harran Tarım ve Gıda Bilimleri Dergisi’nde yayımlanan 2024 tarihli çalışmada, kahverengi kokarca tipi zararlıların 2017-2022 döneminde Türkiye fındık üretiminde yıllık 106 bin 820 ton, toplamda 640 bin 920 ton kayba yol açtığı hesaplandı. Aynı çalışma, biyolojik mücadele, tuzak ve kimyasal mücadele gibi kontrol yöntemlerinin zararlı popülasyonunu baskılaması halinde yıllık 82 bin 506 tona kadar fındık kaybının önlenebileceğini ortaya koydu. (DergiPark) SAMURAY ARISI NE YAPIYOR? Samuray arısı, bilimsel adıyla Trissolcus japonicus, kahverengi kokarcanın doğal düşmanları arasında yer alan bir yumurta parazitoididir. Bu arı, kahverengi kokarcanın yumurtalarının içine kendi yumurtasını bırakır. Böylece kokarca yumurtasından yeni kokarca çıkmaz; onun yerine samuray arısı çıkar. Bu mekanizma, zararlının yeni nesil oluşturmasını doğrudan hedef aldığı için biyolojik mücadelenin en kritik ayağını oluşturur. (Giresun Tarım ve Orman Müdürlüğü) Fındık Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen üretim çalışmalarında kahverengi kokarca yumurtaları laboratuvar koşullarında parazitleştiriliyor. Parazitlenen yumurtalardan çıkan samuray arıları daha sonra belirlenen alanlarda doğaya bırakılıyor. Giresun’da üretilen samuray arılarının 2026’da Giresun, Trabzon, Rize, Artvin ve Gümüşhane’de belirli periyotlarla salınacağı açıklandı. (Haberler) BU ARILAR İŞE YARAYACAK MI? Samuray arısı kahverengi kokarcaya karşı umut veren bir biyolojik mücadele aracıdır; ancak tek başına kısa sürede tüm zararlıyı ortadan kaldıracak bir yöntem değildir. Etkisi uzun vadeli ve popülasyon baskılama temellidir. Arıların doğada tutunması, kokarca yumurtalarını bulması, parazitleme oranının yükselmesi ve yeni samuray arısı popülasyonunun oluşması zaman ister. Bu nedenle başarı; samuray arısı salımı, feromon tuzakları, kışlak mücadelesi, üretici eğitimi, bahçe kontrolleri ve entegre mücadele takviminin birlikte uygulanmasına bağlıdır. Tarım ve Orman Bakanlığı da salımların kimyasal ilaçtan en az etkilenecek ormanlık alanlar, mezarlıklar, ilaç kullanılmayan bahçeler ve benzeri noktalarda yapıldığını bildiriyor. Bu tercih, samuray arısının doğada yaşama ve çoğalma şansını artırmayı hedefliyor. (kahverengikokarca.tarimorman.gov.tr) KİMYASAL MÜCADELE AZALABİLİR AMA TAMAMEN BİTMEZ Samuray arısı doğaya ve insan sağlığına zarar vermeyen biyolojik mücadele seçeneği olarak öne çıkıyor. İnsanları sokmayan, bal arılarına zarar vermeyen ve kahverengi kokarca yumurtalarını hedefleyen bu faydalı böcek, özellikle uzun vadede kimyasal mücadele ihtiyacını azaltabilir. Ancak kokarca popülasyonunun yüksek olduğu alanlarda yalnızca biyolojik mücadeleyle sonuç almak güçtür. Giresun’da yürütülen çalışmanın etkili olabilmesi için üreticilerin kışlak döneminde ev, ahır, depo ve müştemilatlarda kokarca temizliğini aksatmaması, bahçelerde düzenli kontrol yapması, feromon tuzaklarını takip etmesi ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün entegre mücadele takvimine uygun hareket etmesi gerekiyor. Valilik de vatandaşların mücadeleye aktif destek vermesini, kışlak alanlarda tedbir alınmasını ve bahçelerde entegre mücadele uygulamalarının aksatılmamasını istedi. (giresun.gov.tr) GİRESUN FINDIĞI İÇİN KRİTİK MÜCADELE Giresun’da 130 bin samuray arısının doğaya salınması, kahverengi kokarcaya karşı yalnızca teknik bir tarımsal uygulama değil, fındık ekonomisini korumaya dönük stratejik bir adım niteliği taşıyor. Zararlının yayılım hızı, fındıkta kalite kaybı oluşturma gücü ve kışlak alanlarda varlığını sürdürebilmesi, mücadelenin tek sezonluk değil, sürekli ve bütünlüklü yürütülmesini zorunlu kılıyor. Samuray arısı salımı, doğru alan seçimi ve üretici katılımıyla desteklendiğinde kahverengi kokarca popülasyonunu baskılayabilir. Giresun’da fındığın geleceği açısından belirleyici olacak nokta, biyolojik mücadelenin kışlak mücadelesi, tuzaklama, eğitim ve bahçe takibiyle aynı anda sürdürülmesidir.

GİRESUN’DA KOKARCA ALARMI Haber

GİRESUN’DA KOKARCA ALARMI

GİRESUN’DA KOKARCA ALARMI Fındık Tehlike Altında: Bilim Konuşacak, Hatalar Masaya Yatırılacak Kahverengi kokarca tarımı vurdu, çözüm için Tarım Çalıştayı düzenleniyor Giresun ve Doğu Karadeniz’de tarımsal üretimi tehdit eden kahverengi kokarca sorunu, artık göz ardı edilemeyecek boyutlara ulaştı. Başta fındık olmak üzere birçok üründe ciddi verim ve kalite kaybına yol açan zararlıya karşı yürütülen mücadelenin yetersiz kalması, bilimsel ve yapısal bir sorgulamayı da beraberinde getirdi. Bu kapsamda, tarım politikalarından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nihat Babaoğlu’nun katılımıyla 27 Aralık 2025 Cumartesi günü Giresun’da kapsamlı bir Tarım Çalıştayı düzenleniyor. Giresun Belediyesi Kültür ve Fuar Merkezi’nde, saat 13.00’te başlayacak toplantıda; yalnızca çözüm yolları değil, Türkiye’nin kokarca ile mücadelede yaptığı hatalar da açıkça tartışılacak. Kahverengi Kokarca Nedir? Neden Bu Kadar Tehlikeli? Asya kökenli istilacı bir tür olan kahverengi kokarca (Halyomorpha halys), çok sayıda bitkiyle beslenebilen polifag yapısı sayesinde kısa sürede geniş alanlara yayılabiliyor. Karadeniz Bölgesi’nde özellikle fındık bahçelerinde yoğun popülasyon oluşturan zararlı; Fındıkta iç doluluk oranını düşürüyor, Randıman kaybına yol açıyor, Ürünün pazarlanabilirliğini azaltıyor, Üretici gelirlerinde kalıcı düşüşe neden oluyor. Ayrıca kış aylarında evlere, depolara ve kapalı alanlara yönelmesi nedeniyle sorun yalnızca tarımsal değil, sosyal ve çevresel bir risk haline gelmiş durumda. BİLİMSEL MÜCADELE MASADA: ÇALIŞTAYDA NELER KONUŞULACAK? Giresun’da düzenlenecek Tarım Çalıştayı’nda konu, yüzeysel başlıklarla değil teknik ve bilimsel yönleriyle ele alınacak. Öne çıkan başlıklar arasında: Kokarcanın biyolojik yaşam döngüsü Üreme ve yayılım dönemlerinin doğru tespiti Kimyasal mücadelede zamanlama ve etken madde seçimi Biyolojik mücadele olanakları ve doğal düşmanlar Entegre Zararlı Yönetimi (IPM) uygulamaları Üretici hataları ve sahadaki yanlış uygulamalar Kamu kurumları ve yerel yönetimler arası koordinasyon eksikliğiyer alıyor. Uzmanlara göre bugüne kadar yapılan en büyük hata, bilimsel bütünlükten uzak, parçalı ve geçici çözümler üretmek oldu. ANALİZ TÜRKİYE KOKARCA İLE MÜCADELEDE NEREDE HATA YAPTI? 1. Tehdit Zamanında Ciddiye Alınmadı Kokarca, Türkiye’de ilk görüldüğü yıllarda “geçici bir zararlı” olarak değerlendirildi. Erken uyarı sistemleri kurulmadı, bölgesel karantina önlemleri alınmadı. Bu ihmal, zararlının kontrol edilebilir aşamadan çıkmasına neden oldu. 2. Entegre Mücadele Yerine Sadece İlaçlama Tercih Edildi Dünya genelinde esas olan entegre mücadele modeli yerine, Türkiye’de ağırlıklı olarak kimyasal ilaçlamaya başvuruldu. Bu durum hem çevreye zarar verdi hem de zararlının direnç geliştirmesini hızlandırdı. 3. Yanlış Zamanlama, Yanlış Rehberlik Birçok bölgede ilaçlama, zararlının hassas olmadığı dönemlerde yapıldı. Etken madde seçimi bilimsel rehberlere dayanmadı. Üretici yeterince bilgilendirilmedi. 4. Biyolojik Mücadelede Geç Kalındı Doğal düşmanların devreye sokulması konusunda geç adım atıldı. Pilot çalışmalar yaygınlaştırılamadı, akademik bilgi sahaya indirilemedi. 5. Kurumlar Arası Koordinasyon Sağlanamadı Tarım ve Orman Bakanlığı, yerel yönetimler, ziraat odaları ve üretici birlikleri arasında ortak bir ulusal eylem planı oluşturulamadı. Veri toplama ve uygulama standartları sağlanamadı. 6. Üretici Eğitimleri Yetersiz Kaldı Sahaya inen yayım çalışmaları sınırlı kaldı. Birçok üretici, farkında olmadan yanlış uygulamalarla zararlının yayılmasına katkı sundu. 7. Sorun Bölgesel Kriz Olarak Ele Alınmadı Kokarca meselesi yalnızca “tarımsal zarar” olarak görüldü. Oysa konu; kırsal yaşamı, yerleşim alanlarını ve bölge ekonomisini etkileyen çok boyutlu bir kriz niteliği taşıyor. Sonuç: Bilim, Koordinasyon ve Süreklilik Şart Uzmanlara göre başarı için; Erken uyarı ve izleme sistemleri Entegre zararlı yönetimi Güçlü üretici eğitimi Kurumsal eşgüdüm Biyolojik mücadelede süreklilik artık bir tercih değil, zorunluluk. Giresun’da düzenlenecek Tarım Çalıştayı’nın, bugüne kadar yapılan hataların açıkça konuşulduğu ve bilim temelli yeni bir yol haritasının çizildiği kritik bir eşik olması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.