Hava Durumu

#Türk Fındığı

giresunsonhaber - Türk Fındığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türk Fındığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

FINDIKTA YENİ HAMLE: Haber

FINDIKTA YENİ HAMLE:

KURAKLIĞA KARŞI FINDIKTA YENİ HAMLE: GİRESUN’UN FINDIĞI, KÖYLÜSÜ VE EKONOMİSİ İÇİN NE DEĞİŞECEK? Orman Genel Müdürlüğü, Bolu Fidanlığında kuraklığa dayanıklılığıyla öne çıkan Türk fındığının üretimini yaygınlaştırmak ve kültür fındığı yetiştiriciliğinde alternatif anaç olarak kullanmak için çalışmalarını genişletiyor. Çakıldak çeşidinde başarılı aşı sonuçları elde edilirken Giresun Yağlısı da çalışmaların hedefleri arasında bulunuyor. Gelişme, Giresun'un geleceği açısından önemli bir soruyu gündeme getiriyor: Güçlü köklere sahip yeni yetiştiricilik modeli, yalnızca fındık üretimini mi değiştirecek, yoksa üreticinin kazancını, köylerin ekonomik geleceğini ve Giresun'un sosyal yaşamını da etkileyebilecek mi? Türkiye'nin en değerli tarımsal ürünlerinden fındık, Giresun için yalnızca ihraç edilen bir ürün değil; köylerin varlığını, ailelerin gelirini, işçilerin geçimini, ticaretin hareketliliğini ve kuşaklar boyunca devam eden bir yaşam biçimini temsil ediyor. Bu nedenle Türk fındığı üzerine yürütülen aşı çalışmalarının olası sonuçları, yalnızca tarımsal verimlilik açısından değil, Giresun'un ekonomik ve sosyokültürel geleceği bakımından da önem taşıyor. BOLU'DA BAŞLAYAN ÇALIŞMA GİRESUN FINDIĞININ GELECEĞİNE IŞIK TUTUYOR İklim değişikliği, düzensiz yağışlar ve kuraklık tehdidi, tarımsal üretimde daha dayanıklı bitki türlerinin geliştirilmesini ve mevcut doğal kaynakların değerlendirilmesini giderek önemli hâle getiriyor. Orman Genel Müdürlüğü (OGM), bu kapsamda Türkiye'nin doğal orman ağacı türlerinden Türk fındığının üretimini artırmak ve farklı kullanım alanlarını geliştirmek amacıyla Bolu Fidanlığında çalışmalar yürütüyor. OGM'nin 5 Ekim 2026 tarihinde yayımladığı açıklamaya göre, Bolu Orman Bölge Müdürlüğü bünyesinde yetiştirilen Türk fındığı fidanlarının hem ormancılık faaliyetlerinde hem de kültür fındığı üretiminde değerlendirilmesi hedefleniyor. Bilimsel adı Corylus colurna L. olan Türk fındığı, yetiştiği bölgelere göre Bolu fındığı ve Seben fındığı olarak da biliniyor. Türün en önemli özellikleri arasında derinlere ulaşabilen kazık kök sistemi, tek gövdeli gelişme yapısı, zorlu yetişme koşullarına uyum kabiliyeti ve dip sürgünü oluşturmaması bulunuyor. Bu özelliklerin, özellikle iklim değişikliği karşısında fındık üretiminin sürdürülebilirliğine katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor. Çalışmaların Giresun açısından dikkat çekici bölümünü ise Çakıldak ve Giresun Yağlısı gibi kültür fındığı çeşitlerinin Türk fındığı üzerine aşılanması oluşturuyor. ÇAKILDAKTA AŞI BAŞARISI SAĞLANDI, GİRESUN YAĞLISI DA HEDEFLER ARASINDA Orman Genel Müdürlüğünün yeni açıklamasından önce Bolu Orman Bölge Müdürlüğü tarafından 20 Temmuz 2026 tarihinde kamuoyuyla paylaşılan bilgiler, çalışmaların belirli bir aşamaya ulaştığını ortaya koymuştu. Bolu Fidanlık Şefliğinde 2026 yılı üretim sezonunda Türk fındığı anaçları üzerine Çakıldak çeşidi aşılandı ve yüksek aşı tutma başarısı elde edildi. Kurum, üretilen aşılı fidanların ilerleyen yıllarda başta Karadeniz ve Marmara olmak üzere uygun yetişme koşullarına sahip bölgelerde üreticilerin kullanımına sunulmasını hedeflediğini açıkladı. Bununla birlikte 2026 yılındaki uygulamaların kesin aşı tutma oranı, toplam fidan sayısı ve ticari üretim takvimi hakkında sayısal bilgi paylaşılmadı. OGM'nin 5 Ekim tarihli açıklamasında ise Çakıldak ile birlikte Giresun Yağlısının da Türk fındığı üzerine aşılanmasına yönelik çalışmalara yer verildi. Hedef, Türk fındığının güçlü kök yapısıyla kültür fındığı çeşitlerinin ürün özelliklerini aynı bitkide bir araya getirmek. Ancak Giresun Yağlısının bu anaç üzerine aşılanması ilk kez gündeme gelmiyor. Türkiye'de daha önce de Tombul fındığın Türk fındığı anacı üzerindeki gelişimini ve verimini inceleyen bilimsel araştırmalar gerçekleştirildi. Yeni gelişme, mevcut bilimsel birikimin Bolu'daki fidanlık çalışmalarıyla genişletilmesi bakımından önem taşıyor. GÜÇLÜ KÖK SİSTEMİ KURAKLIĞA KARŞI NASIL AVANTAJ SAĞLAYABİLİR? Türk fındığını kültür fındığı yetiştiriciliği bakımından önemli kılan temel özellik, derinlere ulaşabilen kök sistemi. Güçlü kazık kök yapısı, bitkinin uygun toprak koşullarında daha derindeki nem kaynaklarından yararlanmasına katkı sağlayabiliyor. Türk fındığının kültür fındığı çeşitlerine anaç olarak kullanılmasıyla, bu özelliğin aşılı bitkilerin kurak dönemlere uyumuna katkıda bulunması amaçlanıyor. Fakat burada önemli bir bilimsel sınır bulunuyor. Türk fındığının kuraklığa dayanıklı olması, üzerine aşılanan Giresun Yağlısının her koşulda susuzluğa dayanacağı veya verim kaybı yaşamayacağı anlamına gelmiyor. Köklerin gelişimini toprak derinliği, taşlılık, geçirgenlik, su kapasitesi ve diğer çevresel koşullar doğrudan etkiliyor. Dolayısıyla bu yöntemin gerçek başarısı, farklı iklim ve arazi koşullarında kurulacak bahçelerin uzun süre takip edilmesiyle anlaşılabilecek. GİRESUN'DA YAKLAŞIK 80 BİN ÜRETİCİYİ İLGİLENDİREN BİR GELECEK MESELESİ Giresun için fındığın ekonomik büyüklüğü, yeni yetiştiricilik modellerinin neden dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2025 yılı faaliyet raporuna göre il genelinde 1 milyon 177 bin 290 dekar alanda fındık yetiştiriliyor. Aynı resmî raporda Giresun'un 2024 yılı fındık üretimi 94 bin 18 ton, 2025 yılı üretimi ise 65 bin 735 ton olarak yer alıyor. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün Temmuz 2026 açıklamasında ise 13 ilçede yaklaşık 80 bin üreticinin fındık tarımı yaptığı belirtiliyor. Yıllara göre değişen üretim miktarları, ilin fındık ekonomisinin rekolte dalgalanmalarına ne kadar duyarlı olduğunu ortaya koyuyor. Bununla birlikte üretimdeki yıllık değişimin yalnızca kuraklıktan kaynaklandığı söylenemez. Don, hastalıklar, zararlılar, bakım koşulları ve diğer etkenler de rekolte üzerinde belirleyici olabiliyor. Giresun'da fındık, üretici ailelerin yanında ürün alım satımı yapan tüccarları, fındık kırma ve işleme tesislerini, taşımacılık işletmelerini, depoları, ihracatçıları ve yerel esnafı da yakından ilgilendiriyor. Bu nedenle fındık üretiminde sağlanabilecek kalıcı bir iyileşme, yalnızca tarımsal verimlilik değil, ilin genel ekonomik istikrarı açısından da önem taşıyor. GİRESUNLU KÖYLÜNÜN ASIL SORUSU: DAHA AZ MASRAFLA DAHA FAZLA KAZANABİLECEK Mİ? Yeni üretim modelinin Giresunlu fındık üreticisi bakımından en önemli yönü, işletme maliyetleri ve elde edilebilecek net gelir olacak. Geleneksel ocak sisteminde yetiştirilen fındığın yıllık bakım işlemleri arasında dip sürgünü temizliği, budama, gübreleme ve hastalıklarla mücadele yer alıyor. Türk fındığının dip sürgünü oluşturmaması, aşılı yetiştiricilikte bu bakım işlemlerinden birinin azaltılmasına imkân sağlayabilir. Bu özellik özellikle aile emeğiyle çalışan veya bakım işlerini ücretli işçilere yaptıran küçük üreticiler için ekonomik avantaj oluşturabilir. Ancak yeni modelin gerçekten daha düşük maliyet sağlayıp sağlamayacağını belirlemek için yalnızca dip sürgünü temizliği giderine bakılması yeterli değil. Aşılı fidanın satın alınması, bahçenin yeniden kurulması, toprağın hazırlanması, fidanların büyütülmesi, verime yatma süresi ve yeni yetiştiricilik sisteminin diğer giderleri de hesaplanmalı. Özellikle geçimini sınırlı miktardaki fındık gelirinden sağlayan aileler için başlangıç yatırımı önemli bir yük oluşturabilir. Üretici açısından başarı ölçüsü yalnızca dekardan alınan ürün değil; yıl sonunda bütün giderler çıkarıldığında elinde kalan gerçek kazanç olacak. GİRESUN'UN KÜÇÜK VE PARÇALI BAHÇELERİNDE YENİ SİSTEMİN MALİYETİ NE OLACAK? Giresun fındık tarımının yapısal sorunlarını ortaya koyan bilimsel araştırmalar, yeni yetiştiricilik modellerinin bölgeye özgü koşullar dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi'nde 2025 yılında yayımlanan, Giresun'un Piraziz ilçesindeki 200 üreticiyle gerçekleştirilen araştırmada; yüksek üretim maliyetleri, düşük taban fiyatları, yetersiz destekler, zayıf tarımsal örgütlenme, miras yoluyla bölünen bahçeler ve yaşlanan fındık ocakları başlıca sorunlar arasında gösterildi. Bu bulgular, Giresun'daki fındık üretiminin sorunlarının yalnızca bitkinin dayanıklılığıyla sınırlı olmadığını ortaya koyuyor. Küçük ve parçalı arazilerde yeni bahçe kurulumu, büyük işletmelere göre farklı ekonomik güçlükler doğurabiliyor. Mevcut bahçenin sökülmesi durumunda, yeni fidanların yeterli ürün vermesine kadar geçen sürede gelir kaybı yaşanması da söz konusu. Bunun için geleneksel bahçelerin topluca değiştirilmesi yerine, ekonomik sonuçları doğrulanmış ve bölgenin arazi koşullarına uygun modellerin geliştirilmesi önem taşıyor. Yeni bir teknik, küçük üreticinin mali gücünü aşan yatırım gerektiriyorsa bilimsel başarısına rağmen yaygınlaşması zorlaşabilir. GİRESUN YAĞLISININ KALİTESİ VE DÜNYADAKİ DEĞERİ KORUNABİLECEK Mİ? Türk fındığı üzerine aşı çalışmalarının Giresun açısından en hassas noktalarından biri, Giresun Yağlısının mevcut ürün özelliklerinin korunması. Tombul adıyla da bilinen Giresun Yağlısı, kendine özgü lezzeti, aroması ve kalite özellikleri nedeniyle bölgeyle özdeşleşmiş durumda. Giresun Tombul Fındığı, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından 2001 yılında menşe adı olarak tescil edildi. Ürün, 2022 yılında Avrupa Birliği'nde de coğrafi işaret koruması kazandı. Bu nedenle gelecekte alternatif anaç kullanımının değerlendirilmesinde yalnızca ağacın gelişmesi ve ürün miktarı değil, fındığın ticari değerini belirleyen özellikler de önem taşıyor. Randıman, meyve iriliği, yağ oranı, aroma, depolama özellikleri ve kalite istikrarı bilimsel olarak incelenmeli. Ayrıca coğrafi işaret kapsamında üretim yapılabilmesi için tescilde belirtilen coğrafi sınırların ve ürün şartnamesinin gereklerinin karşılanması gerekiyor. Türk fındığı anacının kullanılması, Giresun Tombul Fındığı menşe adının kullanım koşullarını kendiliğinden değiştirmiyor. Giresun'un asıl kazanımı, yalnızca daha dayanıklı bir fındık bitkisi yetiştirmek değil; dünyada tanınan Giresun Yağlısının özelliklerini koruyarak ekonomik değerini sürdürebilmek olacak. BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR NE SÖYLÜYOR? AŞI TUTMASI VERİM ARTIŞI ANLAMINA GELMİYOR Türk fındığının kültür fındığı çeşitlerine anaç olarak kullanılması konusunda önceki yıllarda önemli araştırmalar yapıldı. Ordu'nun Ünye ilçesinde 2020-2022 yıllarında yürütülen ve 2023 yılında yayımlanan araştırmada, Çakıldak çeşidinin Türk fındığı anacı üzerine farklı dönemlerde aşılanması incelendi. Araştırmada belirli uygulama koşullarında yüzde 93,3 ve yüzde 93,6 düzeylerine ulaşan aşı başarıları elde edildi. Bu sonuçlar Çakıldak çeşidinin başarılı biçimde aşılanabildiğini gösterirken, söz konusu oranlar Bolu Fidanlığının 2026 yılı uygulamalarına ait değil. Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünde kurulan başka bir araştırma bahçesinde ise Tombul, Palaz, Çakıldak ve Okay 28 çeşitleri 2020-2022 yılları arasında takip edildi. 2023 yılında yayımlanan araştırmada dört çeşidin de Türk fındığı anacı üzerinde dip sürgünü oluşturmadığı ve aşılı bitkilerin üç yaşındayken meyve vermeye başladığı belirlendi. Bununla birlikte 2024 yılında Bahçe dergisinde yayımlanan ve 2015-2019 dönemini kapsayan Tombul-Palaz araştırması, verim konusunda daha dikkatli olunması gerektiğini ortaya koydu. Araştırmanın ilk dönem sonuçlarında aşılı Tombul bitkilerinin kümülatif verimi, aşısız Tombul bitkilerinden sayısal olarak düşük bulundu. Palaz çeşidinde ise farklı bir sonuç gözlendi. Çalışmada ayrıca aşılı bitkilerin gelişiminin ve uzun dönemli aşı uyuşmasının izlenmesi gerektiği belirtildi. Bu farklılıklar, yeni anacın her fındık çeşidinde otomatik olarak daha yüksek verim sağlayacağını söylemek için henüz yeterli kanıt bulunmadığını gösteriyor. Bilimsel verilerin ortaya koyduğu temel sonuç şu: Türk fındığı aşılı yetiştiricilik için önemli bir alternatif oluşturuyor; ancak Giresunlu üreticinin ne kadar kazanacağını belirleyecek olan uzun dönemli bahçe ve ekonomik performans sonuçları henüz kesinleşmiş değil. FINDIK TÜCCARI, SANAYİCİ VE YEREL ESNAF İÇİN NE DEĞİŞEBİLİR? Fındıkta yaşanan üretim dalgalanmaları Giresun'un ekonomik yaşamında yalnızca bahçe sahiplerini etkilemiyor. Fındık alım satımı yapan tüccarlar, kırma ve işleme tesisleri, depolama işletmeleri, nakliyeciler ve ihracatçılar da ürün miktarı ve kalitesinden doğrudan etkileniyor. Ayrıca fındık hasadı ve satış döneminde üretici ailelerin eline geçen gelir, yerel perakende ve hizmet sektörlerine de yansıyor. Fındık gelirinin kullanılması; gıda ve diğer temel ihtiyaç alışverişlerinden tarımsal girdilere, ulaşım ve ev bakımından çeşitli aile harcamalarına kadar geniş bir ekonomik hareketlilik oluşturuyor. Türk fındığı anacının ilerleyen yıllarda daha istikrarlı üretime katkı sağladığının kanıtlanması durumunda, bu durum yerel ticaretin ve fındık işleyen işletmelerin üretim planlamasını olumlu etkileyebilir. Ancak üretim miktarının daha istikrarlı hâle gelmesi, üretici gelirinin veya fındık fiyatının mutlaka yükseleceği anlamına gelmiyor. Fındık fiyatları iç ve dış piyasa koşullarına, arz ve talebe, kaliteye, alım politikalarına ve uluslararası rekabete bağlı olarak değişiyor. Dolayısıyla Giresun ekonomisi açısından tarımsal üretim teknolojisindeki gelişmelerin yanında, üreticinin pazarlık gücü, ürünün işlenerek değer kazanması ve pazarlama kanallarının geliştirilmesi de önem taşıyor. FINDIK YALNIZCA BİR ÜRÜN DEĞİL, GİRESUN'UN KÖYLE KURDUĞU BAĞ Giresun'da fındığın ekonomik öneminin yanında güçlü bir toplumsal ve kültürel karşılığı bulunuyor. Fındık bahçeleri, birçok aile için kuşaklar boyunca korunan mülkiyetin, aile emeğinin ve köyle sürdürülen ilişkinin bir parçası. Hasat dönemi ise yalnızca ürün toplama zamanı değil; farklı şehirlerde yaşayan aile üyelerinin köylerine döndüğü, akrabaların bir araya geldiği ve komşuluk ilişkilerinin canlandığı bir dönem olabiliyor. Fındık toplama, harman hazırlığı, kurutma ve ürünün pazara ulaştırılması gibi işler, kırsal yaşamın mevsimlik iş düzenini şekillendiriyor. Yöredeki imece geleneği ve komşular arasında sürdürülen dayanışma da fındık tarımının sosyal boyutunu oluşturuyor. Bu nedenle fındık bahçelerinin ekonomik değerini kaybetmesi, yalnızca tarımsal üretimin azalması anlamına gelmeyebilir. Aynı zamanda ailelerin köylerine yönelik ekonomik ilgisinin azalmasına ve bazı bahçelerin bakımsız kalmasına yol açabilir. Giresun'da fındık bahçesinin korunması, birçok aile açısından toprakla birlikte aile geçmişiyle ve köy kültürüyle sürdürülen bağın korunması anlamını da taşıyor. FINDIKTAN GEÇİNEMEYEN KÖYLÜNÜN GELECEĞİ DEĞİŞEBİLİR Mİ? Giresun'da küçük ölçekli üreticiliğin ekonomik sürdürülebilirliği, kırsal yaşamın geleceği açısından önemli bir sorun olarak öne çıkıyor. Piraziz'de 200 üreticiyle yapılan 2025 tarihli bilimsel araştırma, küçük üreticiler için fındık tarımının artık çoğu zaman temel istihdam alanı olmaktan çıkarak ikincil gelir kaynağı hâline geldiğini ortaya koydu. Araştırma, tarımsal sorunların giderilmesi ve yeni istihdam olanaklarının geliştirilmesinin genç nüfusun kırsala yönelmesi açısından önem taşıdığına dikkat çekti. Bu bağlamda Türk fındığı üzerine aşılı üretim modelinin bakım maliyetlerini azaltması ve üreticiye yeterli gelir sağlaması durumunda, bazı ailelerin bahçelerini işletmeye devam etmesi ekonomik açıdan kolaylaşabilir. Özellikle yaşlanan fındık bahçelerinin yenilenmesinde ekonomik bakımdan uygun modeller geliştirilmesi, üretimin devamlılığına katkı sunabilir. Bununla birlikte kırsal göçün tek nedeni fındık geliri değil. Eğitim, sağlık, ulaşım, istihdam çeşitliliği, sosyal yaşam olanakları ve gençlerin gelecek beklentileri de köylerde yaşama kararlarını etkiliyor. Bu nedenle alternatif anaç kullanımının tek başına Giresun'dan göçü durduracağı veya köylere geri dönüş sağlayacağı söylenemez. Yeni yetiştiricilik modelinin kırsal yaşam açısından gerçek değer kazanması, ekonomik avantajlarının daha geniş bir kırsal kalkınma politikasıyla desteklenmesine bağlı olacak. TARIMSAL İŞÇİLİK VE KÖYDEKİ EMEK DÜZENİ NASIL ETKİLENEBİLİR? Geleneksel fındık yetiştiriciliğinde bahçe bakımı ve hasat, önemli ölçüde insan emeğine dayanıyor. Türk fındığının dip sürgünü oluşturmaması, bu işleme ayrılan iş gücünün azaltılmasına katkı sağlayabilir. Ancak bu durum fındık toplama, harman, kurutma ve taşıma gibi hasat işlemlerinin ortadan kalkacağı anlamına gelmiyor. Yeni yetiştiricilik biçimi bazı bakım işlerini azaltırken aşılama, fidan üretimi, teknik budama ve bahçe yönetimi gibi alanlarda farklı uzmanlık ihtiyaçları doğurabilir. Dolayısıyla yeni modelin yaygınlaşması yalnızca işçilik giderlerinin azalması açısından değil, kırsaldaki iş gücü yapısının değişmesi açısından da değerlendirilmeli. Giresun Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi'nde Haziran 2026'da yayımlanan, Ordu ve Giresun'da çalışan 30 mevsimlik tarım işçisini kapsayan araştırma, katılımcıların düşük gelir, barınma, temiz su ve çalışma koşulları bakımından önemli güçlükler yaşadığını ortaya koydu. Sınırlı bir örnekleme dayanan bu araştırmanın sonuçları bütün işçilere genellenemese de fındık ekonomisinin sosyal boyutunun yalnızca bahçe sahipleriyle sınırlı olmadığını gösteriyor. Teknolojik ve tarımsal yenilikler değerlendirilirken ücretli tarım işçilerinin gelirleri, çalışma koşulları ve yeni beceriler edinme olanakları da dikkate alınmalı. GURBETTE YAŞAYAN GİRESUNLULARIN KÖYLERLE BAĞI İÇİN NE ANLAMA GELEBİLİR? Giresun'un sosyokültürel yapısında, il dışında yaşamasına rağmen köyündeki fındık bahçesini koruyan ailelerin de önemli bir yeri bulunuyor. Bazı aileler için fındık üretimi temel geçim kaynağı olmaktan çok, aile mirasının devam ettirilmesi ve köyle ilişkinin korunması anlamına geliyor. Bu ailelerin bir bölümü hasat döneminde köylerine dönerek üretim faaliyetlerine katılıyor veya bahçe bakımını ücretli iş gücüyle sürdürüyor. Bahçe bakım giderlerinin yüksek olması ve üretimden sağlanan gelirin sınırlı kalması ise uzaktan sürdürülen tarımsal faaliyetleri ekonomik açıdan zorlaştırabiliyor. Aşılı yetiştiricilik modelinin bakım yükünü ve yıllık işletme maliyetlerini gerçekten azaltabildiğinin ortaya konulması, bu tür aile işletmeleri için alternatif oluşturabilir. Bununla birlikte bahçelerin daha az bakıma ihtiyaç duyması, ailelerin köylerine daha sık döneceği anlamına da gelmiyor. Önemli olan, ekonomik koşulların ailelerin bahçelerini koruyabilmesine ve isterlerse tarımsal üretimi sürdürebilmesine imkân tanıması. YENİ FINDIK BAHÇELERİ GİRESUN'UN EĞİMLİ ARAZİLERİNE UYGUN MU? Giresun'da fındık yetiştiriciliğinin önemli özelliklerinden biri, farklı yükseltilerde ve eğimli arazilerde gerçekleştirilmesi. Bu nedenle başka bölgelerde olumlu sonuç alınan bir yetiştiricilik modelinin Giresun'un bütün köylerinde aynı başarıyı sağlayacağı varsayılamaz. Türk fındığı üzerine aşılı fidanların sahil, orta ve yüksek rakımlı bölgelerde ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekiyor. Geleneksel ocak sistemiyle yetiştirilen fındık bahçeleri ile tek gövdeli aşılı yetiştiricilik modelleri arasında dikim düzeni, bitki gelişimi, budama, hasat ve işletme maliyetleri açısından farklılıklar bulunabilir. Özellikle dik yamaçlarda uygulanabilecek yetiştiricilik ve hasat yöntemlerinin ayrıca araştırılması önem taşıyor. Yeni anaç sisteminin Giresun'a uygun olup olmadığını belirlemek için yalnızca fidanların tutmasına değil, farklı arazi koşullarındaki uzun dönemli performansına bakılması gerekiyor. GİRESUN'DA PİLOT BAHÇELER KURULMASI NEDEN ÖNEMLİ? Türk fındığı anacının Giresun üreticisine sağlayabileceği ekonomik faydanın ortaya konulabilmesi için farklı koşullarda karşılaştırmalı denemeler yapılması önem taşıyor. Sahil, orta ve yüksek kesimlerde seçilecek uygun araştırma alanlarında geleneksel yetiştiricilik ile aşılı fidan sistemi birlikte izlenebilir. Bu denemelerde fidanların tutma oranı, uzun dönemli bitki gelişimi, kuraklık karşısındaki performansı, verim, randıman, meyve kalitesi ve hastalıklara karşı durumu karşılaştırılmalı. Ayrıca ilk yatırım maliyeti, yıllık bakım giderleri, işçilik ihtiyacı, hasat masrafları ve elde edilen net gelir hesaplanmalı. Elde edilecek sonuçların küçük aile işletmeleriyle daha büyük işletmeler açısından ayrı ayrı değerlendirilmesi de önem taşıyor. Bu süreçte Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü, Giresun Üniversitesi, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, ilgili üretici örgütleri ve sektör kuruluşlarının ortak araştırmalar yürütmesi, bölgeye uygun sonuçların geliştirilmesine katkı sağlayabilir. Ancak Bolu'daki çalışmalar kapsamında Giresun'da yeni pilot bahçeler kurulacağına ilişkin doğrulanmış bir uygulama takvimi henüz açıklanmış değil. TÜRK FINDIĞI ORMANLARIN KORUNMASINDA VE PEYZAJDA DA DEĞERLENDİRİLECEK Orman Genel Müdürlüğünün çalışmaları yalnızca kültür fındığına alternatif anaç geliştirilmesiyle sınırlı değil. OGM, Bolu Fidanlığında üretilen Türk fındığı fidanlarının bozuk orman alanlarının iyileştirilmesinde, ağaçlandırma projelerinde, ekolojik restorasyon uygulamalarında ve doğal türlerin korunmasına yönelik çalışmalarda kullanılmasını planlıyor. Türün tek gövdeli ve boylu gelişme özellikleri, peyzaj uygulamalarında değerlendirilmesi açısından da önem taşıyor. Bu kapsamda park ve benzeri yeşil alanlarda kullanılabilecek nitelikte fidan üretiminin geliştirilmesi hedefleniyor. Türk fındığının doğal popülasyonlarının korunması, ülkenin biyolojik çeşitliliğinin sürdürülebilirliği açısından önem taşıyor. Ayrıca Türk fındığının meyveleri, yaban hayatı için besin kaynağı oluşturuyor. Bolu Orman Bölge Müdürlüğünün Temmuz 2026 açıklamasında, Bölge Müdürü Celal Kanbur'a aşılı Türk fındığı fidanı takdim edildiği ve ardından kurum yerleşkesinde sembolik dikim gerçekleştirildiği de bildirildi. Böylece çalışmalar, fındık üreticilerine yönelik alternatif anaç geliştirilmesinin yanında ormancılık, doğal gen kaynaklarının korunması ve peyzaj gibi farklı alanları da kapsıyor. ÜRETİCİNİN ÖNÜNDEKİ SORULAR HENÜZ TAM OLARAK YANITLANMADI Bolu Fidanlığındaki aşı başarısı ve önceki yıllarda gerçekleştirilen bilimsel çalışmalar, Türk fındığının alternatif anaç olarak kullanılmasına ilişkin araştırmaların ilerlediğini gösteriyor. Ancak Giresunlu üreticinin uygulamaya geçmeden önce yanıtını bilmesi gereken önemli konular bulunuyor. Aşılı fidanların ticari üretime ne zaman ve hangi maliyetle sunulacağı, farklı yükseltilerde nasıl performans göstereceği, Giresun Yağlısının kalite özelliklerini nasıl etkileyeceği, bakım giderlerinde ne kadar tasarruf sağlayacağı ve uzun dönemli veriminin geleneksel sistemle nasıl karşılaştırılacağı henüz bütün yönleriyle ortaya konulmuş değil. Bunların yanında aşı uyuşmazlığı, fidan ömrü, hastalıklara duyarlılık ve kuraklık koşullarındaki gerçek performans gibi teknik konuların da uzun dönemli araştırmalarla değerlendirilmesi gerekiyor. Bu nedenle mevcut sonuçların, üreticilerin geleneksel bahçelerini hemen sökerek yeni sisteme geçmesi gerektiği şeklinde yorumlanması doğru olmayacak. Bilimsel araştırmaların olumlu sonuçları umut verici olsa da ekonomik yatırım kararlarının sahada doğrulanmış verilerle alınması gerekiyor. GİRESUN İÇİN ASIL MESELE: DAHA FAZLA FINDIK MI, DAHA GÜÇLÜ BİR KIRSAL EKONOMİ Mİ? Türk fındığı üzerine aşılama çalışmalarının Giresun açısından oluşturduğu potansiyel, yalnızca üretim miktarını artırma ihtimaliyle sınırlı değil. Bu gelişme, bölgenin gelecekte nasıl bir fındık üretim modeline ihtiyaç duyduğu sorusunu da gündeme taşıyor. Giresun'un önünde yalnızca daha fazla fındık yetiştirme hedefi bulunmuyor. Aynı zamanda küçük aile işletmelerinin korunması, fındığın kalite değerinin sürdürülmesi, üreticinin net gelirinin artırılması, gençlerin tarımla ekonomik bağ kurabilmesi, kırsal istihdamın geliştirilmesi ve köylerin yaşanabilirliğinin güçlendirilmesi gibi daha geniş sorunlar bulunuyor. Türk fındığının alternatif anaç olarak kullanılması, bu sorunların tamamını tek başına çözemez. Ancak uygun koşullarda daha istikrarlı üretim, daha düşük bakım maliyeti ve sürdürülebilir bahçe yönetimi sağlayabildiğinin kanıtlanması durumunda, bölge tarımı için yararlı araçlardan biri olabilir. Yeni yetiştiricilik modellerinin üreticilerin ekonomik koşullarıyla uyumlu olması, küçük üreticilerin bu gelişmelerden yararlanabilmesi ve sağlanacak katma değerin bölge ekonomisine yansıması önem taşıyor. GİRESUN'UN GELECEĞİ YALNIZCA FINDIĞIN DALINDA DEĞİL, KÖYLERİNDE DE ŞEKİLLENECEK Orman Genel Müdürlüğünün Bolu'da yürüttüğü çalışmalar, Türkiye'nin doğal bitki kaynaklarından yararlanılarak fındık yetiştiriciliğinde alternatif yöntemler geliştirilmesi açısından önemli bir aşamayı temsil ediyor. Çakıldakta elde edilen aşı başarısı, Giresun Yağlısına yönelik yeni uygulama hedefleri ve geçmiş yıllardaki bilimsel araştırmalar, bu alandaki potansiyeli ortaya koyuyor. Ancak Giresun açısından asıl soru, bu yeni yöntemin üreticinin yaşamına nasıl yansıyacağı. Daha dayanıklı fındık bahçeleri kurulabilecek mi? Üretim maliyetleri azalacak mı? Giresun Yağlısının kalite değeri korunacak mı? Küçük üretici yeni sisteme ekonomik olarak uyum sağlayabilecek mi? Gençler için yeni tarımsal faaliyet alanları oluşabilecek mi? Bu soruların yanıtları, yeni yetiştiricilik yönteminin yalnızca tarımsal başarısını değil, Giresun'un ekonomik ve toplumsal geleceğindeki yerini de belirleyecek. Çünkü Giresun'da fındık yalnızca topraktan elde edilen bir ürün değil; ailelerin geçim kaynağı, köylerin ekonomik dayanağı ve kuşaklar boyunca sürdürülen bir yaşam kültürünün parçası. Bolu'da başlayan çalışmaların Giresun için gerçek değeri, güçlü köklere sahip fidanların üreticinin gelirine, fındığın kalitesine ve köylerin geleceğine ne ölçüde katkı sağlayabildiğiyle anlaşılacak. https://www.giresunsonhaber.com/yazarlar/omur-yuksel-5/findigin-koku-guclenirken-giresun-un-ekonomik-kokleri-zayiflamasin-161 KAYNAKLAR Orman Genel Müdürlüğü – Türk Fındığına Kültür Fındığı Çeşitleri Aşılanacak (5 Ekim 2026) Bolu Orman Bölge Müdürlüğü – Bolu Fındığına Aşılı Ziraat Fındığı Üretimi (20 Temmuz 2026) Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü – 2025 Faaliyet Raporu Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü – 2026 Rekolte Tahmin Çalışmaları Bilgen ve diğerleri (2024) – Türk Fındığı Anacının Tombul ve Palaz Çeşitlerine Etkisi Şenel, Taylan ve Akar (2023) – Türk Fındığı Üzerine Aşılı Çeşitlerde Bitki Gelişimi Demirel Ateş ve Balta (2023) – Çakıldak Çeşidinin Türk Fındığı Anacında Aşı Başarısı Aydın Yönet (2025) – Küçük Ölçekli Fındık İşletmeleri: Giresun-Piraziz Örneği Alicanoğlu ve Genç (2026) – Fındık Hasadında Çalışan Mevsimlik Tarım İşçileri Türk Patent ve Marka Kurumu – Giresun Tombul Fındığı Coğrafi İşaret Tescili Avrupa Birliği Başkanlığı – Giresun Tombul Fındığının AB Coğrafi İşaret Tescili

TÜRK FINDIĞI HİNT MUTFAĞIYLA BULUŞTU Haber

TÜRK FINDIĞI HİNT MUTFAĞIYLA BULUŞTU

TÜRK FINDIĞI HİNT MUTFAĞIYLA BULUŞTU Türkiye’nin Hindistan’a yönelik fındık ihracatını artırmak amacıyla yürüttüğü tanıtım çalışmaları, gastronomi odaklı yeni bir projeyle devam ediyor. Ticaret Bakanlığı desteğiyle Karadeniz ve İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birlikleri tarafından iki yılı aşkın süredir sürdürülen Türk Fındığı Tanıtım Projesi kapsamında hazırlanan “Tek Malzeme, Sonsuz Tarif” adlı tarif kitabı, 24 Eylül 2026’da Türkiye’nin Yeni Delhi Büyükelçiliğinde düzenlenen özel etkinlikle tanıtıldı. Kitapta ara sıcaklardan salatalara, ana yemeklerden tatlılara kadar 14 farklı tarifte Türk fındığının kullanımı ele alındı. Hint Gıda İthalatçıları Forumu (FIFI) iş birliğiyle gerçekleştirilen lansmana Türkiye’nin Yeni Delhi Büyükelçisi Ali Murat Ersoy ile Ticaret Müşaviri Barış Zeybek de katıldı. Programda canlı mutfak gösterileri düzenlenirken, Türk fındığının ana bileşen olarak kullanıldığı farklı tarifler katılımcılara sunuldu. Etkinliği farklı alanlarda çalışan 50’yi aşkın şef ile çok sayıda basın mensubu takip etti. Çalışmayla Türk fındığının yalnızca çerez veya şekerleme sanayisinin girdisi olarak değil, Hint mutfağının günlük ve profesyonel gastronomi uygulamalarında kullanılabilecek çok yönlü bir ürün olarak tanıtılması hedefleniyor. Tarif kitabı ve tanıtım etkinliğiyle Türk fındığının Hindistan’daki bilinirliğinin artırılması, yerel mutfak kültüründeki kullanım alanlarının çeşitlendirilmesi ve tüketimin yaygınlaştırılması amaçlanıyor.

FERRERO FINDIK, 375 MİLYON DOLARI AŞAN İHRACATLA SEKTÖRÜN ŞAMPİYONU OLDU Haber

FERRERO FINDIK, 375 MİLYON DOLARI AŞAN İHRACATLA SEKTÖRÜN ŞAMPİYONU OLDU

FERRERO FINDIK, 375 MİLYON DOLARI AŞAN İHRACATLA SEKTÖRÜN ŞAMPİYONU OLDU Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin 2025 yılı “İlk 1000 İhracatçı Araştırması”nda Ferrero Fındık, 375 milyon doları aşan dış satımıyla “Fındık ve Mamulleri Sektör Birincisi” olurken Türkiye genelinde en fazla ihracat yapan firmalar arasında 70’inci sırada yer aldı. Şirketin ihracattaki başarısının yanında üretici eğitimi, iyi tarım uygulamaları, izlenebilirlik, sosyal koşullar ve onarıcı tarıma yönelik çalışmalarının önümüzdeki dönemde daha geniş üretici kesimlerine ulaşması bekleniyor. Türkiye’nin en fazla ihracat gerçekleştiren firmalarının belirlendiği TİM İlk 1000 İhracatçı Araştırması’nın 2025 yılı sonuçları, İstanbul’da düzenlenen “İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni”nde açıklandı. Araştırma sonuçlarına göre Ferrero Fındık, 2025 yılında gerçekleştirdiği 375 milyon doların üzerindeki ihracatla fındık ve mamulleri sektörünün ihracat şampiyonu oldu. Şirket, Türkiye genel sıralamasında ise 70’inci basamakta yer aldı. TİM, İlk 1000 İhracatçı Araştırması’nı her yıl Türkiye’nin en yüksek ihracat hacmine ulaşan şirketlerini sektörler ve genel sıralama üzerinden belirlemek amacıyla yayımlıyor. (TİM) ÖDÜLÜ BAMSİ AKIN ALDI Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla, TİM Başkanı Mustafa Gültepe’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen törende Ferrero Fındık’ın sektör birinciliği ödülü, şirketin Genel Müdürü Bamsı Akın’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından takdim edildi. Bamsı Akın, elde edilen başarının yalnızca ihracat rakamlarından ibaret olmadığını belirterek şirketin Türkiye’deki fındık değer zincirinin geliştirilmesi ve modernizasyonuna yönelik uzun vadeli çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti. Akın, bini aşkın çalışan ve tedarikçilerle birlikte Türk fındık sektörü için değer üretmeye odaklandıklarını, daha sürdürülebilir, dayanıklı ve rekabetçi bir yapı oluşturulması amacıyla sektörün bütün paydaşlarıyla iş birliği içinde çalışmaya devam edeceklerini kaydetti. TÜRK FINDIĞINI DÜNYADAKİ FERRERO TESİSLERİNE TAŞIYOR Ferrero Fındık, Türkiye’den tedarik ettiği ve işlediği fındığı Ferrero Grubu’nun farklı ülkelerdeki üretim tesislerine gönderiyor. Türk fındığı; grubun çikolata, şekerleme ve fındık bazlı ürünlerinde kullanılan temel ham maddeler arasında bulunuyor. Ferrero Hazelnut Company, fındık değer zincirinin üretim, tedarik, işleme, kalite kontrolü ve pazara ulaştırma aşamalarında faaliyet gösterdiğini, yüksek kaliteli ve sorumlu biçimde tedarik edilmiş fındık için çalışmalar yürüttüğünü belirtiyor. (ferrerohazelnutcompany.com) Şirketin Türkiye’deki sanayi faaliyetlerinin bugünkü yapısı, Ferrero Grubu’nun 2014 yılında Oltan Gıda’yı satın almasının ardından şekillendi. Bu süreçte fındığın kırılması, işlenmesi, seçilmesi, mamul ve yarı mamul hâle getirilmesine yönelik kapasite ile ihracat bağlantıları güçlendirildi. Ferrero’nun 2023 yılında yaptığı açıklamada, Düzce fabrikasının yenilenmesi için 80 milyon avroluk yatırım planlandığı ve Türkiye’deki toplam yatırımın o tarihe kadar 130 milyon avroya ulaştığı belirtilmişti. (Ferrero) FERRERO DEĞERLİ TARIM PROGRAMI 2012’DEN BU YANA SÜRÜYOR Ferrero Fındık’ın Türkiye’deki sürdürülebilirlik çalışmalarının merkezinde, 2012 yılından bu yana uygulanan Ferrero Değerli Tarım Programı yer alıyor. Program kapsamında fındık üretiminin yalnızca hasat miktarı üzerinden değil; bahçe bakımı, toprak sağlığı, ürün kalitesi, izlenebilirlik, çalışma koşulları ve çevresel etkileriyle birlikte ele alınması amaçlanıyor. Ferrero, Karadeniz Bölgesi’ndeki saha ekipleri aracılığıyla üreticilerle doğrudan çalıştığını ve programı sivil toplum kuruluşları ile yerel paydaşlarla iş birliği içinde yürüttüğünü bildiriyor. (Ferrero) Ferrero Değerli Tarım Programı üç temel başlık üzerine kuruluyor: İnsan hakları ve sosyal uygulamalar Çevrenin korunması ve sürdürülebilirlik Tedarikçi şeffaflığı ve izlenebilirlik Bu başlıklar, şirketin fındık tedarik zincirine ilişkin taahhütlerini içeren Ferrero Fındık Bildirgesi’nin de temelini oluşturuyor. (ferrerohazelnutcompany.com) ÜRETİCİYE BAHÇE BAKIMI VE VERİMLİLİK DESTEĞİ Program kapsamında üreticilere budama, gübreleme, hastalık ve zararlılarla mücadele, hasat planlaması, kurutma, ürün kalitesinin korunması ve iş sağlığı ile güvenliği gibi alanlarda saha eğitimleri veriliyor. Bu çalışmalarla birim alandan daha kaliteli ürün alınması, üretim maliyetlerinin kontrol altına alınması ve bahçelerin değişen iklim koşullarına karşı daha dayanıklı hâle getirilmesi hedefleniyor. Ferrero’nun Karadeniz Bölgesi’nde oluşturduğu model bahçelerde farklı tarımsal uygulamalar üreticilere uygulamalı olarak gösteriliyor. Şirketin açıkladığı verilere göre 2017 yılından itibaren oluşturulan 52 model bahçede iyi tarım uygulamaları ve verimlilik çalışmaları yürütüldü. Samsun’daki model bahçe uygulamaları da fındık sektörünün modernizasyonuna yönelik çalışmaların bir parçası olarak hayata geçirildi. (ferrerohazelnutcompany.com) ONARICI TARIM VE TOPRAK SAĞLIĞI ÖNE ÇIKIYOR Ferrero Fındık’ın çevresel sürdürülebilirlik çalışmalarında son yıllarda onarıcı tarım yaklaşımı öne çıkıyor. Bu yaklaşımda toprağın yalnızca üretim yapılan bir alan olarak görülmemesi; organik madde miktarının korunması, erozyonun azaltılması, biyolojik çeşitliliğin desteklenmesi, suyun daha verimli kullanılması ve bahçe ekosisteminin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Şirket, Ferrero Değerli Tarım Programı kapsamında onarıcı tarım uygulamalarının faydalarını üreticilere gösterecek saha faaliyetleri yürüttüğünü ve tam izlenebilir, daha sürdürülebilir bir fındık tedarik zinciri oluşturmayı hedeflediğini açıklıyor. (ferrerohazelnutcompany.com) İZLENEBİLİRLİK VE TEDARİKÇİ ŞEFFAFLIĞI Fındığın hangi bölgeden, hangi üretici veya tedarik zincirinden geldiğinin kayıt altına alınması, gıda sektöründe kalite ve güvenliğin yanı sıra sosyal ve çevresel risklerin yönetilmesi açısından da önem taşıyor. Ferrero, fındık tedarik zincirinde izlenebilirliği artırarak ürünün üretim alanından işleme tesisine kadar takip edilebilmesini, tedarikçilerin belirlenen standartlara uyumunun denetlenmesini ve sorun görülen alanlarda iyileştirici çalışmalar yapılmasını hedefliyor. Şirketin sürdürülebilir fındık politikası; üreticilerin ve yerel toplulukların gelişmesi, tarım işçilerinin haklarının korunması, çocuk işçiliği riskinin azaltılması ve sorumlu tedarik ilkelerinin uygulanması başlıklarını da kapsıyor. Ferrero, Türkiye’deki fındık tedarik zincirinde çalışma koşulları ve çocuk işçiliği riskinin sistemli ve çok paydaşlı çalışmalar gerektirdiğini kabul ediyor. (Ferrero) İHRACAT BAŞARISI ÜRETİM SAHASINDAKİ GELİŞİMLE TAMAMLANMALI Ferrero Fındık’ın 375 milyon doları aşan ihracatla sektör birincisi olması, Türk fındığının dünya çikolata ve gıda sanayisindeki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu. Ancak sektörün kalıcı biçimde güçlenmesi için ihracat hacminin yanında üreticinin gelirinin yükseltilmesi, yaşlanan bahçelerin yenilenmesi, mekanizasyon olanaklarının geliştirilmesi, toprak ve yaprak analizlerinin yaygınlaştırılması, kurutma standartlarının iyileştirilmesi, mevsimlik tarım işçilerinin yaşam ve çalışma koşullarının geliştirilmesi ile fındığın daha yüksek katma değerle değerlendirilmesi gerekiyor. Bu nedenle Ferrero Fındık’ın iyi tarım, model bahçe, izlenebilirlik, sosyal sorumluluk ve onarıcı tarım çalışmalarını Giresun başta olmak üzere fındık üretilen bütün illerde daha fazla üreticiye ulaştırarak sürdürmesi, elde edilen ihracat başarısının üretim sahasına, çiftçiye ve bölge ekonomisine daha güçlü biçimde yansımasına katkı sağlayacaktır. Ferrero Fındık’ın 375 milyon doları aşan ihracatının ürün ve ülke bazındaki ayrıntıları açıklanmazken, şirketin dış satımının büyük bölümünü Türkiye’de tedarik edilen doğal ve kavrulmuş iç fındık ile çikolata ve şekerleme sanayisinde kullanılan işlenmiş, kıyılmış, püre ve diğer yarı mamul fındık ürünlerinin oluşturduğu değerlendiriliyor. Trabzon, Düzce ve İzmit’teki tesislerde işlenen Türk fındığı, Ferrero Grubu’nun dünyanın farklı ülkelerindeki üretim merkezlerine gönderilerek grubun çikolata ve şekerleme ürünlerinde kullanılıyor. Türk fındığının dünya pazarındaki değerini artıracak, üreticinin emeğini koruyacak, çevresel ve sosyal sürdürülebilirliği güçlendirecek çalışmaların kesintisiz biçimde devam etmesini diliyoruz.

FİSKOBİRLİK, TUTTO FOOD MILANO FUARINDA TÜRK FINDIĞINI TANITTI Haber

FİSKOBİRLİK, TUTTO FOOD MILANO FUARINDA TÜRK FINDIĞINI TANITTI

FİSKOBİRLİK, TUTTO FOOD MILANO FUARINDA TÜRK FINDIĞINI TANITTI FİSKOBİRLİK, İtalya’nın Milano kentinde düzenlenen Tutto Food Milano Fuarı’nda Türk fındığını ve Giresun kalite fındıktan üretilen katma değerli mamulleri uluslararası sektör temsilcileriyle buluşturdu. Fuarda kurulan ticari temasların, 2026 mahsul döneminden itibaren ihracata, üretici gelirine ve bölgesel kalkınmaya olumlu yansıması bekleniyor. FİSKOBİRLİK, 10-14 Mayıs 2026 tarihleri arasında İtalya’nın Milano kentinde düzenlenen Tutto Food Milano Fuarı’na katılarak Türk fındığının dünya pazarlarındaki tanıtımına katkı sundu. Gıda sektörünün önemli uluslararası buluşmaları arasında yer alan fuarda FİSKOBİRLİK’i Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar, Yönetim Kurulu Üyesi Kani Uygun, Genel Müdür Turgay Çakmak ve İhracat Uzmanı Demet Karabıçak temsil etti. FİSKOBİRLİK standı, fuar süresince Avrupa’nın farklı ülkelerinden gelen sektör temsilcileri, firma yetkilileri ve uluslararası iş ortaklarından yoğun ilgi gördü. TÜRK FINDIĞI ULUSLARARASI PAZARDA TANITILDI FİSKOBİRLİK heyeti, fuarda yüksek kaliteli Türk fındığını ve katma değerli fındık mamullerini uluslararası ziyaretçilerle buluşturdu. Görüşmelerde mevcut iş birliklerinin güçlendirilmesi, yeni ihracat bağlantılarının kurulması ve Türk fındığının dünya gıda pazarlarında daha güçlü temsil edilmesi hedeflendi. Fuar süresince çok sayıda firma yetkilisiyle temas kuran FİSKOBİRLİK, doğal, güvenilir ve sürdürülebilir üretim anlayışını sektör profesyonellerine aktardı. Kurulan bağlantılar, Türk fındığının yalnızca ham ürün olarak değil, işlenmiş ve katma değerli ürünlerle de uluslararası pazarda daha görünür hale gelmesi açısından önem taşıdı. BAYRAKTAR: TÜRK FINDIĞINI ULUSLARARASI İŞ ORTAKLARIMIZLA BULUŞTURDUK FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar, fuarın ardından yaptığı değerlendirmede, Milano’daki katılımın başarıyla tamamlandığını belirtti. Bayraktar, yüksek kaliteli Türk fındığını ve katma değerli fındık mamullerini uluslararası ziyaretçiler ve iş ortaklarıyla buluşturduklarını ifade ederek, fuarda mevcut iş birliklerini güçlendirdiklerini ve farklı ülkelerden birçok yeni firma ile verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini kaydetti. FİSKOBİRLİK standının fuar süresince yoğun ilgi gördüğünü vurgulayan Bayraktar, doğal, güvenilir ve sürdürülebilir üretim anlayışını sektör profesyonelleriyle paylaşma imkânı bulduklarını belirterek standı ziyaret eden misafirlere, iş ortaklarına ve emeği geçenlere teşekkür etti. ÇİKOLATA SANAYİSİ İÇİN KALİTE FARKI Giresun kalite fındık, aroması, yağ dengesi ve lezzet profiliyle çikolata sanayisi için yüksek değer taşıyan ürünler arasında yer alıyor. Çikolata ve şekerleme sektöründe kullanılan fındığın kalitesi, nihai mamulün lezzetini, raf değerini ve marka algısını doğrudan etkiliyor. Giresun kalite fındıktan üretilen katma değerli ürünler, standart ham madde ihracatının ötesine geçerek Türk fındığının dünya pazarlarında daha güçlü bir marka değeriyle temsil edilmesine katkı sağlıyor. Bu kalite farkı, uluslararası çikolata üreticileri için güvenilir ham madde avantajı oluştururken bölge üreticisinin emeğinin daha yüksek katma değerle değerlendirilmesine imkân sağlıyor. GİRESUN FINDIĞI DÜNYA PAZARLARINA AÇILIYOR Giresun kalite fındıktan üretilen mamullerin uluslararası pazarlara sunulması, Türk markalarının dünya ölçeğinde tanınırlığını artırırken bölge üreticisinin kalkınmasına katkı sağlayacak yeni ticari bağlantıların da önünü açacak. Milano’da atılan adımların ve kurulan temasların olumlu sonuçlarının 2026 mahsulünün toplanmaya başlamasıyla birlikte sahada daha belirgin şekilde hissedilmesi bekleniyor.

ŞİLİ’DE FINDIK GÜNÜ BÜYÜYOR: TÜRK FINDIĞI İÇİN YENİ REKABET HATTI Haber

ŞİLİ’DE FINDIK GÜNÜ BÜYÜYOR: TÜRK FINDIĞI İÇİN YENİ REKABET HATTI

ŞİLİ’DE FINDIK GÜNÜ BÜYÜYOR: TÜRK FINDIĞI İÇİN YENİ REKABET HATTI Şili’nin Maule bölgesi, 26 Mart 2026’da yapılacak 4. Ulusal Avrupa Fındığı Günü’ne hazırlanıyor. Grupo Avexa organizasyonunda Villa Golf’te düzenlenecek buluşma, 500’ün üzerinde üretici, danışman, şirket temsilcisi ve sektör profesyonelini aynı zeminde toplayacak. Masada üretim eğilimleri, iklim baskısı, teknik yenilikler, ticari stratejiler ve Avrupa fındığında Şili’nin büyüyen küresel iddiası var. Türkiye ise bu dosyada artık kenarda değil, doğrudan merkezin içinde duruyor. MAULE YENİDEN SEKTÖRÜN ANA SAHNESİ 5 Mart 2026 tarihli Şili basın duyurularına göre organizasyon 26 Mart Perşembe günü Maule bölgesindeki Centro de Eventos Villa Golf’te yapılacak. Reporte Agrícola, etkinliğin 09.00’dan itibaren başlayacağını, Grupo Avexa’nın 500’den fazla üretici ve profesyoneli bir araya getirmeyi hedeflediğini yazıyor. Resmî bilet ve program sayfası ise günü daha ayrıntılı veriyor: akreditasyon 08.00’de, resmî açılış ve otoritelerin selamlaması 09.00’da başlıyor; etkinlik akşam saatlerine kadar devam ediyor. ADINDA “ULUSAL GÜN” VAR, YAPISINDA ÖZEL SEKTÖR ORGANİZASYONU Haberin ilk net gerçeği şu: adındaki “ulusal gün” ifadesine rağmen ortada resmî devlet takvimine bağlı bir kutlama değil, Grupo Avexa’nın yürüttüğü özel sektör merkezli bir sektör buluşması var. Şili Tarım Bakanlığı’nın 2019 tarihli haberinde de organizatör açık biçimde Grupo Avexa olarak gösteriliyor; aynı resmî haberde Avexa’nın AgroReyes, VitroGroup ve ExpoFruSec’ten oluşan bir holding olduğu belirtiliyor. 2026’daki duyurular da aynı çizgiyi sürdürüyor; etkinlik Grupo Avexa tarafından düzenlenen, programı ve bilet satışı olan teknik-ticari bir toplantı olarak duyuruluyor. BU ORGANİZASYON NEREDEN ÇIKTI? Bu buluşmanın çıkış noktası 2019’a gidiyor. Şili Tarım Bakanlığı’nın kaydına göre ilk Ulusal Avrupa Fındığı Günü 21 Mart 2019’da Maule’de yapıldı; yaklaşık 500 üretici katıldı, integral yetiştiricilik yönetimi ve pazarlama başlıkları işlendi, ayrıca agro-kimya, sulama, makine, hizmet ve fidanlık firmalarının yer aldığı büyük bir expo alanı kuruldu. Bakanlık metni, organizasyon fikrinin Grupo Avexa’nın üreticilerin bilgi ihtiyacını görmesiyle doğduğunu ve amacın yetiştiricilikten sertifikasyona, genetikten ticarete kadar farklı başlıklarda bilgi paylaşımı ve ağ kurmak olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor. İlk edisyonun büyüklüğüne ilişkin kaynaklarda küçük bir rakam farkı da var. Şili Tarım Bakanlığı ilk buluşmayı “yaklaşık 500 üretici” ve “50 stant” olarak kayda geçirirken, 2021’de ikinci etkinliğin tarihini duyuran Global Hazelnuts haberi, 2019 versiyonunu “400’ü aşkın katılımcı” ve “53 tedarikçi standı” ile anıyor. Sayı farkı bulunsa da iki kaynak da ilk organizasyonun daha doğuş anında güçlü bir katılım topladığı ve sektör buluşması niteliği kazandığı konusunda birleşiyor. DÖRT YIL ÜST ÜSTE DEĞİL, BÜYÜYEN BİR SERİ Etkinliğin gelişim hattı da önemli. İkinci versiyonun 24 Mart 2022’de yapılacağı Grupo Avexa tarafından 2021 sonbaharında duyuruldu; Mart 2022’de yayımlanan bir başka duyuruda ise bu ikinci buluşmanın temel amacının Şili ve yurt dışındaki birikimi bir araya getirerek verimlilik ve kârlılığı artıracak yeni alternatifleri üreticiyle buluşturmak olduğu belirtildi. Üçüncü versiyon 21 Mart 2024’te Talca’da yapıldı; PlanetNuts’un 2024 tarihli haberine göre etkinlik iki yılda bir düzenlenen bir seri olarak tanımlandı ve 400’ün üzerinde kişiyi, üretici, danışman ve şirketleri aynı sahada topladı. Böylece 2019, 2022, 2024 ve 2026 çizgisinde ilerleyen, aralıklı ama kalıcı bir sektör markası ortaya çıktı. 2026 PROGRAMI ÜRETİMDEN TİCARETE, İKLİMDEN KÜRESEL REKABETE UZANIYOR 2026 programı, organizasyonun neden artık sıradan bir üretici toplantısı olarak görülemeyeceğini açık biçimde gösteriyor. Welcu’daki resmî programa göre gün, Antonio Walker’ın Şili tarımının genel çerçevesini anlatacağı “ülke bağlamı” sunumuyla başlayacak. Hemen ardından Gianfranco Marcone, iklim değişikliği koşullarında agrometeorolojik analiz ve karar alma sürecini ele alacak. Sabah arasından sonra Türkiye oturumları geliyor: Şemsettin Kulaç Türkiye’de anaç araştırmaları, geliştirme ve kullanım deneyimini aktaracak; Muzaffer Taviloglu Türkiye’nin başlıca üretici ülke olarak ticari deneyimini ve Şili’nin büyüme potansiyeline bakışını paylaşacak; Andrés Reyes ise “Şili, Avrupa fındığında küresel aktör” başlıklı sunumla ülkenin geldiği noktayı ve projeksiyonunu anlatacak. Öğle öncesi blok, Francisco Contardo moderasyonunda soru-cevap oturumuyla kapanacak. Öğleden sonraki masterclass bölümü daha da yoğun. Resmî programda Andrés Reyes’in Şili’nin küresel konumunu derinleştiren ikinci sunumu, Ernesto Moya’nın odun hastalıkları yönetimi başlığı, Luca Giordani’nin sürdürülebilir yetiştiricilik ve gelecek projeksiyonu, ADV’nin İspanya’daki mevcut durum ve iklim uyumu çerçevesi, Jorge Mohr’un Amerikan çeşitleri, ticaret ve pazar eğilimleri oturumu yer alıyor. PlanetNuts’un ayrıntılı haberinde bu uluslararası blok daha da genişliyor; aynı habere göre Muzaffer Taviloglu ile Umut Küçük Balsu perspektifinden Şili’nin üretici ülke olarak gideceği yönü tartışacak, Hamza Bölük ise Türk fındık sanayisinin geçmişi, bugünü ve geleceğini anlatacak. Gün, 17.00’de Andrés Reyes tarafından yapılacak “Avellano Europeo” kitap lansmanıyla tamamlanacak. Welcu ile PlanetNuts arasında bazı saat ayrıntılarında küçük farklılıklar bulunsa da ana omurga değişmiyor: gündem artık yalnızca bahçe bakımı değil, aynı zamanda sanayi, pazar ve küresel konum tartışması. KONUŞMACILAR VE SPONSOR AĞI, TOPLANTININ GERÇEK ÖLÇEĞİNİ GÖSTERİYOR 2026 afişi ve resmî program birlikte okunduğunda konuşmacı kadrosunun Şili, Türkiye ve Avrupa hattında kurulduğu görülüyor. Resmî ve yarı resmî kaynaklarda öne çıkan isimler Antonio Walker, Gianfranco Marcone, Şemsettin Kulaç, Muzaffer Taviloglu, Andrés Reyes, Ernesto Moya Elizondo, Luca Giordani, Jorge Mohr, ADV, Umut Küçük ve Hamza Bölük. Bu tablo, toplantının yalnızca yerel üreticiye dönük bir eğitim günü değil, uluslararası referanslar üzerinden konumlanan bir sektör forumuna dönüştüğünü gösteriyor. Ayrıca moderatörler bölümünde Juan Pablo Matte ile Francisco José Contardo, medya partnerleri bölümünde de PlanetNuts ve Redagrícola yer alıyor. Sponsor cephesi de aynı ölçekte. Welcu’daki resmî listede UPL, Tecnipak, Anagra, Netafim, Civil Agro, Salfa Rent, Salfa, John Deere, Facma, Anasac, Corteva, Rovensa, Adama, AgroAdvance, Nichino, Leger, Trio Riego, Pasche, NVA, Agroconnexion, Unitec, Biosum, Summit Agro, Tavan, Terrariegos, Iansagro, La Pampa, MBFI, Kelpak, Biopollen Solutions, Avidagro, Aerotreile, Aquitania Equipos, Agroreyes, Vitrogroup, Sumitomo Chemical, FMC, Agrocomer, Agrodrone, Innovak Global, Bayer ve SQM gibi şirketler yer alıyor. Bu sponsor haritası, Avrupa fındığının Şili’de artık yalnızca tarımsal bir ürün değil; sulama, bitki koruma, besleme, makine, lojistik ve teknoloji ayağıyla birlikte büyüyen bir sanayi-ekosisteme dönüştüğünü gösteriyor. TÜRKİYE BU DOSYADA YALNIZCA DAVETLİ DEĞİL, REFERANS ÜLKE Haberin en kritik noktası burada başlıyor. 2026 programında Türkiye yalnızca “uluslararası katılımcı” kontenjanında görünmüyor; doğrudan üretim, Portainer, ticaret, sanayi ve gelecek projeksiyonu başlıklarının merkezine yerleştiriliyor. Kulaç, Taviloglu ve PlanetNuts’un aktardığı programa göre Bölük ile Küçük üzerinden kurulan hat, Şili’nin kendi büyüme hikâyesini Türkiye deneyimiyle birlikte okumaya çalıştığını gösteriyor. Daha açık ifadeyle Şili, Avrupa fındığında kendi geleceğini kurarken Türkiye’yi bir “karşılaştırma ülkesi” değil, “referans ülke” olarak masaya koyuyor. Bu durum kürsüyle sınırlı da değil. Balsu’nun kurumsal sayfasına göre şirket Şili’deki ilk uluslararası tarımsal yatırımını 2017’de yaptı; Maule bölgesinde ilk arazi alımı o yıl gerçekleşti, 2018’de bahçe hazırlıkları başladı ve 30 bin fidan dikildi, 2019 ve 2020’de yeni arazi alımları sürdü, tüm dikimler 2021’de tamamlandı. Bugün 160 hektarlık alanda yaklaşık 70 bin fındık ağacı bulunuyor. Aynı sayfada Balsu Agro Chile’nin 2024’ten itibaren tedarik kanallarını çeşitlendirmek için ticari faaliyetlerini genişletmeyi hedeflediği, Türkiye’ye göre ters sezon avantajıyla Avrupa, Amerika ve Uzak Doğu pazarlarının yıl boyu talebine yanıt vermek istediği yazıyor. Şirketin sanayi kolu Balsu Industries Chile ise 2019’da kuruldu; kabuklu, kavrulmuş, beyazlatılmış, kırılmış ürün, fındık unu ve fındık ezmesi üretmesi planlanan tesislerin 2026’da devreye girmesi öngörülüyor. Global Hazelnuts’ta 2024 başında yayımlanan haberde de Retiro’daki kavurma ve kırma tesisi yatırımı için 12,7 milyon dolarlık projeksiyon yer aldı. ŞİLİ ARTIK YALNIZCA YÜKSELEN ADAY DEĞİL, BÜYÜYEN TEDARİK MERKEZİ Şili’nin büyümesi yalnızca salon programı ve afiş diliyle sınırlı değil; dış ticaret verileri de bunu destekliyor. ODEPA’nın Kasım 2025 bültenine göre Mart-Ekim 2025 döneminde Şili’nin kabuklu fındık ihracatı 14,5 bin tona ve 62 milyon dolar FOB değere ulaştı; iç fındık ihracatı ise 36,5 bin ton ve 366 milyon dolar FOB seviyesine çıktı. Aynı bültende iç fındıkta hacmin bir önceki yılın aynı dönemine göre 2,6 kat, değerin 2,4 kat arttığı belirtiliyor. Bu, Şili’nin artık yalnızca yatırım çeken bir ülke değil, doğrudan ihracat kapasitesi hızla büyüyen bir tedarik merkezi olduğunu gösteriyor. Küresel alıcıların tedarik dili de aynı fotoğrafı doğruluyor. Ferrero, fındığın ana kaynak ülkeleri arasında Türkiye, İtalya, Şili ve ABD’yi sayıyor ve kuzey-güney yarımküre üretimi sayesinde yıl boyunca taze ve kaliteli tedarik hedeflediğini belirtiyor. Nutella’nın sürdürülebilirlik sayfası ise Türkiye’nin Karadeniz bölgesini dünyanın en büyük üretim alanı olarak tanımlıyor; aynı metin Ferrero’nun Şili ve ABD’de tam izlenebilirlik seviyesine ulaştığını, güney yarımkürede ek hasat için Şili’de agrifarm modeli kurduğunu aktarıyor. Başka bir deyişle küresel sistem artık tek bir merkezden değil, birbirini tamamlayan çok kaynaklı bir tedarik mantığından besleniyor. GİRESUN’DAN BAKILDIĞINDA FOTOĞRAF DAHA SERT Bu nedenle Maule’deki 4. Ulusal Avrupa Fındığı Günü’nü yalnızca “Türk uzmanlar davet edildi” diye okumak eksik kalır. Elde bulunan program, yatırım ve dış ticaret verileri birlikte değerlendirildiğinde daha sert bir sonuç çıkıyor: Türkiye hâlâ bilgi, üretim hafızası ve ticaret deneyimi bakımından merkez ülke konumunu koruyor; ancak Şili bu merkezin bilgisini kullanarak, özel sektör yatırımı ve küresel alıcıların çok kaynaklı tedarik stratejisiyle yeni bir rakip merkez haline geliyor. Bu, “Türkiye geri düştü” hükmü değildir; kaynaklar böyle bir sonuca izin vermiyor. Ama “Türkiye lider, bu yüzden rahat” cümlesi de artık fazlasıyla eksik kalıyor. Giresun ve genel olarak Türk fındık sektörü açısından dosyanın özü şudur: Şili’deki bu buluşma bir prestij fotoğrafı olduğu kadar, geleceğin rekabet haritasını da gösteren açık bir sektör işaretidir. https://planetnuts.cl/expertos-de-chile-europa-y-turquia-daran-vida-al-4-dia-nacional-del-avellano-europeo-en-talca/?utm_source=chatgpt.com Kaynakça: Şili Tarım Bakanlığı’nın 2019 tarihli “Exitoso primer Día Nacional del Avellano Europeo…” haberi; Global Hazelnuts’un 2021 ve 2022 tarihli duyuruları; PlanetNuts’un 2024 ve 2026 tarihli organizasyon haberleri; Reporte Agrícola’nın 5 Mart 2026 tarihli etkinlik haberi; Welcu’daki resmî etkinlik ve program sayfası; Balsu Agro Chile kurumsal sayfası; ODEPA’nın Kasım 2025 meyve bülteni; Ferrero ve Nutella’nın fındık tedarikine ilişkin sürdürülebilirlik sayfaları.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.