Hava Durumu

#Tarım Ve Orman Bakanlığı

giresunsonhaber - Tarım Ve Orman Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım Ve Orman Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

SU ÜRÜNLERİNDE YENİ DÖNEM Haber

SU ÜRÜNLERİNDE YENİ DÖNEM

SU ÜRÜNLERİNDE YENİ DÖNEM: GİRESUN’DA YETİŞTİRİCİLERE YENİ KURALLAR ANLATILDI Su ürünleri yetiştiriciliğinde üretime ara verilmesinden kapasite kullanımına, tesis devrinden teknik personele kadar önemli değişiklikler getiren yeni yönetmelik Giresun’daki sektör temsilcilerine anlatıldı. Yeni düzenlemeler özellikle düşük kapasiteyle çalışan tesisler açısından dikkat çekiyor. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, kentte faaliyet gösteren su ürünleri yetiştiricilik tesislerinin temsilcilerini yeni mevzuat konusunda bilgilendirmek amacıyla toplantı düzenledi. 17 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen toplantıya su ürünleri yetiştiricilik tesislerinin yetkilileri, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yöneticileri ile il ve ilçe müdürlüklerinde görev yapan teknik personel katıldı. Toplantının ana gündemini, 4 Haziran 2026 tarihli ve 33270 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Su Ürünleri Yetiştiriciliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik oluşturdu. Tarım ve Orman Bakanlığı da düzenlemenin 4 Haziran 2026 tarihinde yayımlandığını duyurdu. KAPASİTEYİ KULLANMAYAN TESİSLER İÇİN YENİ KURAL Yeni düzenlemenin en dikkat çekici hükümlerinden biri deniz ve baraj göllerinde ağ kafeslerde üretim yapan tesislerin kapasite kullanımına ilişkin. Üç yıllık değerlendirme döneminde onaylı proje kapasitesinin yüzde 75’inin altında üretim yapan tesislerde, proje kapasitesi ve tahsis edilen su alanının fiili üretim dikkate alınarak yeniden belirlenebilmesinin önü açıldı. Yeni kapasite bildiriminin ardından işletmelerin üç ay içerisinde projelerini yeni duruma uygun hale getirmeleri gerekiyor. Mevcut üretim yapan tesisler açısından bu değerlendirme döneminin 1 Ocak 2027’den itibaren işlemeye başlaması öngörülüyor. ÜRETİME ARA VERMEDE 1+1 YIL DÖNEMİ Yönetmelikle üretime ara verme şartları da yeniden düzenlendi. Üretimine ara vermek isteyen işletmenin gerekçesiyle birlikte il müdürlüğüne başvurması gerekiyor. Bakanlık tarafından işletmeye bir yıl ara verme süresi, talep halinde ise en fazla bir yıl daha ek süre verilebilecek. Bu hak, su kira sözleşmesi süresi içerisinde bir kez kullanılabilecek. Doğal afet, yangın ve salgın gibi mücbir sebeplerde ise uygulanacak süre Bakanlık tarafından ayrıca değerlendirilebilecek. TESİS DEVRİNDE 60 GÜN SINIRI Düzenlemeyle proje devir işlemleri de daha net kurallara bağlandı. Devir işlemi tamamlanan projelerde, devralan işletme adına 60 gün içerisinde su ürünleri yetiştiricilik belgesi düzenlenmesi gerekiyor. Süresi içinde belgesi düzenlenmeyen projeler açısından iptal süreci gündeme gelebilecek. Kuluçkahaneler ve teknik personel istihdamına ilişkin hükümler de yeni düzenlemeyle güncellendi. HASTALIKLAR, DESTEKLER VE BALIKÇI BARINAKLARI DA ELE ALINDI Giresun’daki toplantıda yalnızca yönetmelik değişiklikleri değil, sektörün günlük faaliyetlerini doğrudan ilgilendiren diğer konular da değerlendirildi. Sunumlarda; su ürünleri yetiştiriciliğinde uyulması gereken usul ve esaslar,balıkçı barınaklarının kullanımı,balık hastalıkları,yetiştiricilik desteklemeleri,su ürünleri yetiştirici birliklerinin faaliyetleri hakkında katılımcılara bilgi verildi. Toplantının ardından yetiştiricilerin ve teknik personelin soruları cevaplandırıldı. YILMAZ: GİRESUN’DAKİ GELİŞMELER MEMNUNİYET VERİCİ Toplantıya başkanlık eden Giresun İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, kentteki su ürünleri yetiştiriciliğinin geldiği noktayı değerlendirdi. Yılmaz, Giresun’da son yıllarda su ürünleri yetiştiriciliği alanında kaydedilen ilerlemelerin memnuniyet verici olduğunu belirterek, sektörün mevzuata uygun ve sürdürülebilir şekilde gelişmesinin önemine dikkat çekti. Kaynak: Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü / Tarım ve Orman Bakanlığı

Et ürünlerinde kurallar değişti... Döner, kıyma ve sucukta yeni dönem Haber

Et ürünlerinde kurallar değişti... Döner, kıyma ve sucukta yeni dönem

Tarım ve Orman Bakanlığı, et, kıyma, döner, köfte, sucuk ve diğer et ürünlerinin üretim ve satışına ilişkin kuralları yeniden belirledi. Yeni düzenlemeyle dönerin içeriğine, kıymanın etiketine, kanatlı kıymanın satış şekline ve ürünlerde kullanılabilecek katkı maddelerine ilişkin daha ayrıntılı şartlar getirildi. İşletmelere uyum için 31 Mart 2027'ye kadar süre tanındı. ANKARA (İGFA) - Tarım ve Orman Bakanlığının Türk Gıda Kodeksi Et, Hazırlanmış Et Karışımları ve Et Ürünleri Tebliği (Tebliğ No: 2026/15) Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni Tebliğ, 2019'dan bu yana yürürlükte olan düzenlemeyi yürürlükten kaldırırken, et ve et ürünlerinin üretimi, ambalajlanması, etiketlenmesi ve piyasaya arzına ilişkin yeni kurallar getirdi. DÖNERİN TÜRÜ ETİKETTE AÇIKÇA YAZACAK Yeni düzenlemede döner, üretim şekline göre “yaprak döner”, “kıyma döner” ve “yaprak-kıyma döner” olarak tanımlandı. Kıyma dönerde kırmızı etin en fazla yüzde 90'ı kıymadan, en az yüzde 10'u yaprak haline getirilmiş çiğ kırmızı etten oluşacak. Yaprak-kıyma dönerde ise yaprak et oranı en az yüzde 60, kıyma oranı en fazla yüzde 40 olacak. Dönerin yağ oranı yüzde 25'i, tuz oranı ise yüzde 2'yi aşamayacak. Üretimde fıstık ve peynir gibi girdiler kullanılamayacak. Dönerde toplam et proteini oranı da en az yüzde 12 olacak. Piyasaya sunulan ürünün adında “yaprak”, “kıyma” veya “yaprak-kıyma” ifadelerinin ürün adıyla aynı renk ve yazı karakterinde kullanılması zorunlu olacak. KIYMA ETİKETİNDE YAĞ VE KOLAJEN BİLGİSİ BULUNACAK Yeni Tebliğle kıyma etiketlerinde “Yağ en çok yüzde...” ve “Kolajen bağ doku proteini/et proteini oranı en çok...” ifadelerinin temel görüş alanında yer alması zorunlu hale getirildi. Etiketlerde ürün adının tür adıyla birlikte belirtilmesi gerekecek. Ayrıca marka dahil olmak üzere “%100”, “%100 Dana eti” veya “%100 Göğüs eti” gibi ifadeler ve logolar kullanılamayacak. MARKETLERDE KIYMA TÜKETİCİ TALEBİYLE HAZIRLANACAK Perakende işletmelerinde kıyma, kanatlı kıyma ve hazırlanmış et karışımlarının üretimi, genel olarak tüketici talebi üzerine ve anında yapılabilecek. Kanatlı kıyma ve kanatlı kıyma kullanılarak hazırlanan kanatlı eti karışımları ise yalnızca dondurulmuş olarak piyasaya arz edilebilecek. Çiğ kanatlı etleri hazır ambalajlı olarak satılacak ve perakendeci tarafından ambalaj bütünlüğü bozulmadan tüketiciye sunulacak. SUCUK VE PASTIRMADA PROTEİN TOZU VE SOYA KISITLAMASI Sucuk, ısıl işlem görmüş sucuk ve pastırma üretiminde protein, protein hidrolizatı, protein tozu gibi azot kaynakları ile nişasta, nişasta içeren maddeler ve soya ürünleri gibi dolgu maddeleri kullanılamayacak. Baharatlardan kaynaklanan nişasta ve bitkisel protein için ise sınırlı bir istisna getirildi. Sucukta toplam et proteini en az yüzde 15, ısıl işlem görmüş sucukta ise en az yüzde 13 olacak. Kavurma ve kıyma kavurmada ise hiçbir gıda katkı maddesine izin verilmeyecek. Bu ürünlerde protein tozu, nişasta ve soya gibi dolgu maddeleri de kullanılamayacak. DÖNER VE BAZI ET ÜRÜNLERİNDE TÜTSÜ YASAK Yeni düzenlemeyle sucuk, ısıl işlem görmüş sucuk, döner, kanatlı eti döneri, pastırma, kavurma ve kıyma kavurmada tütsüleme yapılamayacak. Ayrıca bu ürünlere tütsü aroma vericisi ve et aroması veren aroma vericilerin kullanımına da sınırlama getirildi. KANATLI ÜRÜNLERİNDE DE YENİ STANDARTLAR Kanatlı köfte ve kanatlı burgerde toplam et proteini en az yüzde 10, yağ oranı en fazla yüzde 15, tuz oranı ise en fazla yüzde 2 olacak. Kanatlı eti dönerinde toplam et proteini en az yüzde 14 olacak. Pişmiş kanatlı eti dönerinde ise bu oran yüzde 18 olarak belirlendi. Mekanik ayrılmış kanatlı eti (MAKE) yalnızca kanatlı emülsifiye et ürünlerinde kullanılabilecek. MAKE içeren ürünlerde etiket üzerinde tüketiciyi bilgilendiren özel ifade bulunması gerekecek. “BAŞ ETİ İÇERİR” İBARESİ ZORUNLU Emülsifiye et ürünlerinde baş eti kullanılması halinde etikette “Baş eti içerir.” ifadesi yer alacak. Mekanik ayrılmış kanatlı eti kullanılan emülsifiye kanatlı ürünlerinde ise etikette “Mekanik ayrılmış ... eti içerir.” ifadesinin yanı sıra bileşenler listesinde de bu bilginin bulunması gerekecek. Çiğ kanatlı eti, kanatlı kıyma ve hazırlanmış kanatlı eti karışımlarının etiketlerinde “Pişirme sırasında merkezi sıcaklık en az 72 °C’ye ulaşmalıdır.” uyarısı bulunacak. Dondurulmuş olarak satılan çiğ et, kıyma, hazırlanmış et karışımları ve mekanik ayrılmış kanatlı etlerinde ise “Çözündürüldükten sonra tekrar dondurulmaz.” ifadesine yer verilecek. İŞLETMELERE 31 MART 2027'YE KADAR SÜRE Yeni Tebliğ bugün yürürlüğe girerken, yayım tarihinden önce faaliyet gösteren gıda işletmecileri yeni hükümlere 31 Mart 2027'ye kadar uyum sağlayacak. Bu tarihe kadar işletmeler eski tebliğin hükümlerine tabi olmaya devam edecek. 31 Mart 2027'den önce piyasaya arz edilen ürünler ise raf ömrünün sonuna kadar piyasada bulunabilecek. Yeni düzenlemeye aykırı hareket eden işletmelere 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında idari yaptırım uygulanacak. Söz konusu tebliğin detaylarına ulaşmak için tıklayabilirsiniz

Gıda tedarik firmalarına fahiş fiyat operasyonu! 22 ilde 109 adrese baskın Haber

Gıda tedarik firmalarına fahiş fiyat operasyonu! 22 ilde 109 adrese baskın

Adalet Bakanı Akın Gürlek, yaş sebze ve meyve piyasasında fiyat manipülasyonu ve haksız kazanç iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 41 büyük dağıtıcı firmanın yöneticisi 41 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıkladı. Operasyon kapsamında 22 ilde 109 iş yeri ve ikamette eş zamanlı arama başlatıldı. ANKARA (İGFA) - Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve “tarladan markete fiyat yolculuğu”nun mercek altına alındığı soruşturmaya ilişkin açıklama yaptı. Bakan Gürlek’in paylaşımına göre soruşturma kapsamında Ticaret Bakanlığı’ndan Hal Kayıt Sistemi, Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan Çiftçi Kayıt Sistemi verileri temin edilirken, Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı tarafından kapsamlı bir rapor hazırlandı. Yaklaşık 1.029 çiftçinin beyanına başvurularak ürünlerin üreticiden çıkış fiyatları ile tedarikçilere ulaştırılma koşulları incelendi. BÜYÜK TEDARİKÇİLERE YÖNELİK İNCELEME Yapılan incelemelerde, bazı büyük tedarikçi firmaların piyasa hâkimiyetlerini kullanarak ürün arzını olduğundan düşük, maliyetleri ise gerçeğinden yüksek gösterdikleri iddia edildi. Soruşturmada ayrıca sahte müstahsil makbuzları düzenlenerek gerçeğe aykırı maliyet oluşturulduğu ve bu yöntemlerle yaş sebze ve meyve fiyatlarının yukarı yönlü manipüle edilerek haksız kazanç sağlandığı yönünde tespitlere ulaşıldığı belirtildi. Bu kapsamda soruşturmanın; fiyatları etkileme, Vergi Usul Kanunu’na muhalefet, belgede sahtecilik ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları yönünden sürdürüldüğü bildirildi. 41 ŞÜPHELİ HAKKINDA GÖZALTI KARARI Soruşturma kapsamında 41 büyük dağıtıcı firmanın 41 şüpheli yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildi. İstanbul merkezli operasyon kapsamında 22 ilde toplam 109 iş yeri ve ikamette eş zamanlı arama başlatıldı. Bakan Gürlek, soruşturmaya katkı sağlayan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ile Hazine ve Maliye, Tarım ve Orman ve Ticaret Bakanlıklarına teşekkür etti. Gürlek, tarladan sofraya uzanan zincirin hiçbir aşamasının üreticinin emeği ve vatandaşın bütçesi üzerinden haksız kazanç sağlanan bir alana dönüştürülmesine izin verilmeyeceğini vurguladı. Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan'ın liderliğinde; üreticimizin emeğini, vatandaşımızın bütçesini ve piyasanın adil işleyişini korurken, fiyatları manipüle ederek haksız kazanç sağlayan ve ekonomik düzeni bozan suçlarla mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu çerçevede… — Akın Gürlek (@abakingurlek) September 15, 2026

Yeni av sezonuna 'Vira Bismillah' Haber

Yeni av sezonuna 'Vira Bismillah'

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026-2027 Su Ürünleri Av Sezonu’nun İzmir’de düzenlenen programla başlatıldığını duyurdu. Bakan Yumaklı, Türkiye’nin su ürünlerinde yaklaşık 100 ülkeye 2,3 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini ve üretimin 1 milyon tonu aştığını belirtti. İZMİR (İGFA) - Türkiye’de 2026-2027 Su Ürünleri Av Sezonu, İzmir’de düzenlenen programla dualarla ve “Vira Bismillah” denilerek başladı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yeni av sezonunun başlangıcını sosyal medya hesabından duyurdu. Yumaklı, Türkiye’nin su ürünleri sektöründe teknoloji, üretim ve ihracat kapasitesiyle küresel ölçekte önemli bir konuma ulaştığını belirtti. SU ÜRÜNLERİNDE 2,3 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT Türkiye’nin yaklaşık 100 ülkeye 2,3 milyar dolarlık su ürünleri ihracatı gerçekleştirdiğini belirten Bakan Yumaklı, toplam üretimin ise 1 milyon tonu aştığını ifade ederek, sürdürülebilir balıkçılığın önemine dikkat çekti ve denizlerin bereketinin korunması amacıyla avcılık ile yetiştiricilik faaliyetlerinde sürdürülebilirlik ilkelerinin gözetileceğini vurguladı. Yeni av sezonunda balıkçılara başarı dileyen Bakan İbrahim Yumaklı, tüm balıkçı reislerine "Bereketli olsun, rastgele" diyerek kazasız, belasız ve bol kazançlı bir sezon temennisinde bulundu. ???? Doğu Akdeniz’den Atlantik’e kadar şanlı bayrağımızı gururla dalgalandıran güçlü filomuz ve fedakâr balıkçılarımızla yeni bir sezona adım atıyoruz. ???? Sadece daha fazla üretmiyor; sürdürülebilirlik bilinciyle denizlerimizi, ekosistemimizi ve yarınlarımızı güvence altına… pic.twitter.com/Tb65hHjlZa — T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı (@TCTarim) August 31, 2026

KARADENİZ’DE AV SEZONU 1 EYLÜL’DE BAŞLIYOR Haber

KARADENİZ’DE AV SEZONU 1 EYLÜL’DE BAŞLIYOR

KARADENİZ’DE AV SEZONU 1 EYLÜL’DE BAŞLIYOR Karadeniz’de 2026–2027 su ürünleri avlanma sezonu 1 Eylül 2026’da başlayacak. Giresunlu balıkçılar yeni sezon için hazırlıklarını tamamlarken; avlanma alanları, türler, balık boyları, ağ özellikleri ve kota kurallarına uyulması istendi. Giresun Valiliği, Karadeniz’de 2026–2027 su ürünleri avlanma sezonunun 1 Eylül 2026 tarihi itibarıyla başlayacağını duyurdu. Av yasağının sona ermesiyle birlikte Giresun’daki balıkçı tekneleri yeniden Karadeniz’e açılacak. Sezonun başlaması, balıkçıların yanı sıra balık halleri, satış noktaları, nakliye işletmeleri, lokantalar ve deniz ürünleri sektöründe faaliyet gösteren işletmeler açısından da hareketlilik oluşturacak. ÇEVİRME AĞLARIYLA AVCILIK BAŞLAYACAK 2024–2028 av dönemini kapsayan 6/1 Numaralı Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ uyarınca, 1 Eylül’den itibaren mekanik güç kullanılan veya kullanılmayan çevirme ağlarıyla avcılık yapılabilecek. Trol avcılığı ise yalnızca bu yönteme izin verilen deniz alanlarında başlayacak. Ticari avcılığın şartları; avlanma araçları, türler, asgari balık boyları, zaman ve bölge sınırlamaları ile kota uygulamalarına göre yürütülecek. Tarım ve Orman Bakanlığı GİRESUN KIYILARINDA TROL YASAĞI SÜRÜYOR Karadeniz’de Ordu’nun Ünye ilçesindeki Taşkana Burnu’ndan Gürcistan sınırına kadar uzanan karasularında her türlü trol avcılığı yasağı devam ediyor. Bu düzenleme kapsamında Giresun kıyıları da trol avcılığına kapalı bölge içerisinde bulunuyor. Giresun’da ticari avcılık faaliyetlerinin izin verilen yöntemler ve av araçlarıyla yürütülmesi gerekiyor. Ordu İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 28 Ağustos 2026 tarihli açıklaması HAMSİ AVCILIĞINDA KOTA UYGULAMASI DEVAM EDECEK Karadeniz balıkçılığının en önemli türlerinden biri olan hamside kota uygulaması yeni sezonda da sürdürülecek. Hamsi avlayan balıkçı gemileri, avladıkları ürünleri Bakanlık tarafından belirlenen karaya çıkış noktalarından karaya çıkarabilecek. Hamsinin yanı sıra palamut, istavrit ve diğer Karadeniz türlerindeki av miktarı, sezon boyunca hem balıkçıların gelirini hem de tezgâhlardaki ürün çeşitliliği ve fiyatları doğrudan etkileyecek. YASAKLI TÜRLER AVCILIK KAPSAMI DIŞINDA Yunuslar, Akdeniz foku, deniz alaları, orfoz, vatoz, mahmuzlu camgöz köpekbalıkları ve mersin balıklarının Türkiye’nin bütün karasularında avlanması yasak bulunuyor. Balıkçıların ayrıca türlere göre belirlenen asgari avlanabilir boylara, ağların teknik özelliklerine, zaman ve alan yasaklarına, ruhsat ve izin şartlarına uymaları gerekiyor. Avcılığa ilişkin ayrıntılı bilgi, izin ve belge işlemleri Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile ilçe müdürlüklerinden alınabilecek. SÜRDÜRÜLEBİLİR AVCILIK DENİZİN GELECEĞİNİ KORUYACAK Aşırı ve kuralsız avcılık; balıkların üreme dönemini tamamlayamamasına, küçük balıkların avlanmasına, stokların azalmasına ve deniz ekosisteminin zarar görmesine yol açıyor. Avlanma süreleri, balık boyları, ağ özellikleri, yasaklı alanlar ve kotalara uyulması; hem Karadeniz’deki canlı kaynakların korunması hem de balıkçılığın gelecek yıllarda sürdürülebilmesi açısından önem taşıyor. Giresun Valiliği, yeni sezonun kurallara uygun, kazasız ve bereketli geçmesi temennisinde bulundu. Giresun Sonhaber olarak; denizde can güvenliğinin öncelendiği, balıkçı emeğinin karşılığını bulduğu, denizlerimizin ve balık stoklarımızın korunduğu, bol kazançlı, kazasız ve bereketli bir av sezonu diliyoruz. Vira Bismillah…

SAMURAY ARISINDA YENİ AŞAMA: ARAZİ DENEMELERİ SÜRÜYOR Haber

SAMURAY ARISINDA YENİ AŞAMA: ARAZİ DENEMELERİ SÜRÜYOR

KAHVERENGİ KOKARCAYA KARŞI SAMURAY ARISINDA YENİ AŞAMA: ARAZİ DENEMELERİ SÜRÜYOR Fındığın en önemli tehditlerinden biri haline gelen kahverengi kokarcaya karşı biyolojik mücadelede yeni bir aşamaya geçildi. Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Samuray arısının doğada hangi uygulama yöntemleriyle daha etkili kullanılabileceğinin belirlenmesi amacıyla yürüttüğü araştırmanın arazi çalışmalarını sürdürüyor. Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğünün verdiği görevler doğrultusunda, kahverengi kokarcaya karşı biyolojik mücadelede kullanılan Samuray arısının (Trissolcus japonicus) doğada kullanımına yönelik araştırma projesinde saha çalışmalarının devam ettiğini açıkladı. Enstitü tarafından yapılan açıklamada, projenin temel amacının Samuray arısının farklı uygulama yöntemlerinin gerçek arazi koşullarındaki etkinliğini ortaya koymak olduğu belirtildi. DENEME ALANLARINA TÜL KAFESLER YERLEŞTİRİLDİ Araştırmanın arazi aşamasında öncelikle deneme alanları oluşturuldu ve belirlenen noktalara tül kafesler yerleştirildi. Çalışmanın devamında ise Samuray arısı tarafından parazitlenmiş kahverengi kokarca yumurtaları bu alanlara bırakıldı. Enstitü açıklamasında çalışmalar, “Proje kapsamında, Samuray arısının farklı uygulama yöntemlerinin arazi koşullarındaki etkinliğinin değerlendirilmesi amaçlanıyor” ifadeleriyle duyuruldu. Araştırma sonucunda elde edilecek bulguların, Samuray arısının hangi yöntem ve koşullarda daha başarılı olduğunun ortaya konulmasına ve biyolojik mücadelenin sahada daha etkin kullanılmasına katkı sağlaması bekleniyor. Samuray arısı, kahverengi kokarcanın ergin bireylerine saldıran bir tür değil; zararlının yumurtalarını parazitleyen çok küçük bir faydalı böcek olarak görev yapıyor. Dişi Samuray arısı, kahverengi kokarcanın yumurtalarının içerisine kendi yumurtalarını bırakarak bu yumurtalardan yeni kokarcaların çıkmasını engelliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, Samuray arısının insanlara, hayvanlara ve bal arılarına zarar vermediğini bildiriyor. (Kahverengi Kokarca) KAHVERENGİ KOKARCA TÜRKİYE’YE NASIL GELDİ, MÜCADELE NASIL GELİŞTİ? Kahverengi kokarcaya karşı bugün gelinen biyolojik mücadele aşamasının arkasında yaklaşık 10 yıllık bir takip, araştırma ve mücadele süreci bulunuyor. 2015: GÜRCİSTAN’DA YAYILMAYA BAŞLADI Uzak Doğu Asya kökenli istilacı bir tür olan Halyomorpha halys, 2015 yılında Türkiye sınırına komşu Gürcistan’da yayılmaya başladı. Zararlının özellikle fındık üretim alanlarında oluşturabileceği risk üzerine Türkiye’de de tedbir hazırlıkları gündeme geldi. (Kahverengi Kokarca) 2016: TÜRKİYE SINIR HATTINDA TAKİBE BAŞLADI Tarım ve Orman Bakanlığı, zararlı henüz Türkiye’de resmi olarak tespit edilmeden önce 2016 yılında Gürcistan sınırına yakın 6 il ve 49 ilçede görev yapan 72 teknik personele eğitim vererek sürvey çalışmalarını başlattı. (Kahverengi Kokarca) 2017: TÜRKİYE’DE İLK KEZ TESPİT EDİLDİ Yapılan sürveyler sonucunda kahverengi kokarca 2017 yılında Türkiye’de ilk kez Artvin ve Rize’nin Gürcistan sınırına yakın ilçelerinde tespit edildi. Fındık Araştırma Enstitüsü kayıtlarında ilk yoğun tespit alanları arasında Artvin’in Kemalpaşa ve Hopa ilçeleri de gösterildi. (Kahverengi Kokarca) Zararlının yüksek çoğalma kapasitesi ve çok sayıda bitki türüyle beslenebilmesi, kısa sürede Doğu Karadeniz’in en önemli bitki sağlığı sorunlarından biri haline gelmesine neden oldu. Kahverengi kokarca başta fındık olmak üzere 300’den fazla bitkisel üründe zarar oluşturabiliyor. Fındıkta meyve oluşumundan hasada kadar beslenerek boş, şekilsiz ve lekeli meyve oluşumuna, kalite ve randıman kaybına yol açabiliyor. (Araştırma Kuruluşları) 2018: BİYOLOJİK MÜCADELE İÇİN İLK AR-GE ADIMLARI 2018 yılında Bakanlık tarafından eğitim faaliyetleri genişletilirken, yalnızca kimyasal mücadeleyle kalıcı sonuç alınamayacağı değerlendirilerek entegre mücadele modeli üzerinde çalışılmaya başlandı. Aynı dönemde Samuray arısı üretilebilmesi için biyolojik mücadele laboratuvarlarının kurulmasına yönelik hazırlıklar ve Ar-Ge yatırımları başlatıldı. (Kahverengi Kokarca) 2019: ÇALIŞTAYLAR VE SAHA BİLGİLENDİRMELERİ 2019 yılında il ve ilçe tarım müdürlükleri, ziraat odaları, ticaret borsaları ve üreticilere yönelik bilgilendirme çalışmaları artırıldı. 18 Nisan 2019’da Artvin’de, 19 Nisan 2019’da ise Rize’de “Kahverengi Kokarca Mücadelesi Çalıştayı” gerçekleştirildi. Zararlıya karşı kimyasal mücadelede kullanılmak üzere geçici bitki koruma ürünü tavsiyeleri de bu süreçte devreye alındı. (Kahverengi Kokarca) 2021–2022: SAMURAY ARISI İÇİN LABORATUVAR ALTYAPISI KURULDU Biyolojik mücadele çalışmalarındaki önemli eşiklerden biri 2021 yılında laboratuvar altyapısının tamamlanmasıyla geçildi. 2022 yılında ise kahverengi kokarcanın doğal düşmanı olarak kullanılan ilk Trissolcus japonicus bireyleri yurt dışından getirilerek üretim çalışmalarının temeli oluşturuldu. (Kahverengi Kokarca) 2023: İLK BÜYÜK SAMURAY ARISI SALIMLARI 2023 yılında Türkiye’de biyolojik mücadele kapsamında ilk önemli saha salımları başladı. Artvin’in Borçka, Hopa ve Arhavi ilçeleri ile Rize’nin Fındıklı ilçesinde ilk salımlar gerçekleştirildi. Yıl içerisinde Türkiye genelinde 22 bin Samuray arısı doğaya bırakıldı. (Araştırma Kuruluşları) Aynı yıl Giresun’da da zararlının yoğunluğu belirgin şekilde arttı. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre Merkez, Eynesil, Tirebolu, Espiye ve Keşap ilçelerinde yoğunluk artışı gözlendi. (Giresun Tarım ve Orman Müdürlüğü) Artan risk üzerine Bakanlık tarafından hazırlanan Kahverengi Kokarca Eylem Planı, 25 Ekim 2023’te yapılan toplantının ardından son şeklini aldı. (Tarım ve Orman Bakanlığı) 2024: MÜCADELE KARADENİZ’DEN TÜRKİYE GENELİNE YAYILDI 2024 yılında Samuray arısı üretimi ve salımları büyük ölçüde artırıldı. Yıl sonunda Türkiye genelinde 35 ilde 207 bin 286 Samuray arısı üretildi ve doğaya bırakıldı. (Tarım ve Orman Bakanlığı) Giresun da biyolojik mücadelede öncelikli illerden biri oldu. 7 Haziran 2024 tarihinde Keşap’ta 2 bin Samuray arısı doğaya salındı. (Giresun Tarım ve Orman Müdürlüğü) Bu süreçte mücadele yalnızca Samuray arısıyla sınırlandırılmadı; mekanik toplama, feromon tuzaklarla cezbet-öldür yöntemi, uygun dönemlerde kimyasal mücadele ve kışlak ilaçlamaları birlikte uygulanmaya devam etti. 2025: GİRESUN’DA 90 BİNİ AŞKIN SAMURAY ARISI SALINDI 2025 yılı biyolojik mücadelede çok daha geniş çaplı bir uygulamaya sahne oldu. Türkiye genelinde 40 ilde 1 milyon 156 bin 328 Samuray arısı doğaya bırakıldı. (Tarım ve Orman Bakanlığı) Giresun’da ise mücadele dikkat çekici boyutlara ulaştı. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2025 Faaliyet Raporu'na göre il genelinde: 90 bin 664 Samuray arısı doğaya salındı, 20 bin 938 tuzak ve 21 bin 800 feromon dağıtıldı. Ayrıca ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde toplam 415 köy ve mahallede 75 bin 250 kışlak alanında biyosidal mücadele gerçekleştirildi. 176 bin 703 dekar alanda da kahverengi kokarcaya yönelik kimyasal mücadele çalışması yürütüldü. Böylece Giresun’da mücadele; kışlak mücadelesi + mekanik mücadele + feromon tuzakları + gerektiğinde kimyasal mücadele + Samuray arısıyla biyolojik mücadele şeklinde çok yönlü bir modele dönüştü. 2026: SAMURAY ARISINDA HEM SALIM HEM BİLİMSEL ARAŞTIRMA DÖNEMİ 2026 yılının Şubat ayında Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsünde gerçekleştirilen toplantıda 2025 yılı sonuçları değerlendirilerek 2026 Samuray arısı üretim ve salım stratejisi ele alındı. Toplantıya Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü de katıldı. (Araştırma Kuruluşları) 2 Temmuz 2026 tarihinde Fındık Araştırma Enstitüsü tarafından üretilen Samuray arıları Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin’de eş zamanlı olarak doğaya bırakıldı. (Araştırma Kuruluşları) Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın 4 Ağustos 2026 tarihli açıklamasına göre ise 2026 yılı içerisinde Türkiye genelinde doğaya salınan Samuray arısı sayısı 1 milyon 650 bine ulaştı. Aynı dönemde 859 bin 329 hanede kışlak mücadelesi gerçekleştirildi. (Tarım ve Orman Bakanlığı) Bakanlık ayrıca 2026 yılında kahverengi kokarcanın fındıkta oluşturduğu ekonomik kayıpların ve optimum kimyasal mücadele zamanının belirlenmesi ile zararlının farklı konukçulardaki popülasyon dinamiklerinin ortaya çıkarılması amacıyla iki yeni bilimsel proje başlattı. (Tarım ve Orman Bakanlığı) ŞİMDİ HEDEF: SAMURAY ARISININ SAHADAKİ ETKİNLİĞİNİ ARTIRMAK Fındık Araştırma Enstitüsünün bugün sürdürdüğü arazi denemeleri, kahverengi kokarcayla mücadelede gelinen yeni aşamayı oluşturuyor. Artık yalnızca “Kaç Samuray arısı üretilecek ve doğaya bırakılacak?” sorusuna değil, “Hangi uygulama yöntemiyle, hangi arazi koşullarında ve nasıl daha yüksek başarı sağlanabilir?” sorusuna da bilimsel yanıt aranıyor. Enstitünün tül kafesler ve parazitlenmiş kahverengi kokarca yumurtalarıyla yürüttüğü denemelerin sonuçları, biyolojik mücadelenin gelecekte daha doğru ve etkin planlanması açısından önem taşıyor. Uzmanların ve Bakanlığın uyguladığı modelde temel yaklaşım ise değişmiyor: Kahverengi kokarcayla mücadelede tek bir yönteme dayanmak yerine mekanik, biyoteknik, biyolojik ve gerektiğinde kimyasal yöntemlerin birlikte ve doğru zamanda uygulanması gerekiyor. Samuray arısının ise uzun vadede doğal biyolojik dengenin kurulması ve kimyasal mücadele ihtiyacının azaltılmasında kritik rol üstlenmesi hedefleniyor. (Kahverengi Kokarca)

Gıdada “tereyağlı” ve “zeytinyağlı” ifadelerine yeni düzenleme Haber

Gıdada “tereyağlı” ve “zeytinyağlı” ifadelerine yeni düzenleme

Tarım ve Orman Bakanlığı, birden fazla yağ çeşidi içeren ürünlerde yalnızca “tereyağlı” veya “zeytinyağlı” gibi ifadelerle tüketicinin yanıltılmasının önüne geçileceğini açıkladı. Bakanlık, düzenlemeyle tüketici sağlığının ve haklarının korunmasının hedeflendiğini bildirdi. ANKARA (İGFA) - Tarım ve Orman Bakanlığı, Türk Gıda Kodeksi kapsamında yapılan düzenlemelerle gıda etiketlerinde tüketiciyi yanıltabilecek uygulamaların önüne geçileceğini duyurdu. Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, içeriğinde birden fazla yağ çeşidi bulunan ürünlerde yalnızca belirli bir yağın öne çıkarılarak tüketicinin yanlış yönlendirilmesine izin verilmeyeceği belirtildi. TÜKETİCİYİ YANILTAN VURGULARA SINIRLAMA Yeni düzenlemeyle, ürünün içeriğinde farklı yağlar bulunmasına rağmen ambalaj üzerinde sadece “tereyağlı” veya “zeytinyağlı” gibi ifadeler kullanılarak ürünün niteliği konusunda tüketicide yanıltıcı bir algı oluşturulmasının engellenmesi amaçlanıyor. Bakanlık, düzenlemenin temel hedefinin gıda ürünlerinde tüketicinin daha doğru ve şeffaf biçimde bilgilendirilmesini sağlamak olduğunu vurguladı. Türk Gıda Kodeksi kapsamındaki etiketleme düzenlemelerinde daha önce de tüketiciyi yanıltabilecek ifadeler ve görseller konusunda çeşitli değişiklikler yapılmıştı. “TÜKETİCİMİZİN HAKLARINI KORUMAKTA KARARLIYIZ” Tarım ve Orman Bakanlığı paylaşımında, yapılan düzenlemelerle tüketicilerin ürünlerin gerçek içeriği hakkında daha doğru bilgiye ulaşmasının amaçlandığını belirterek, “Tüketicimizin sağlığını ve haklarını korumakta kararlıyız” mesajını verdi. Bakanlığın açıklaması, gıda ürünlerinde etiket bilgilerinin gerçeği yansıtması ve tüketicinin yanıltılmaması konusunda denetim ve mevzuat çalışmalarının sürdüğünün işareti olarak değerlendirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.