Hava Durumu

#Tarım Ve Orman Bakanlığı

giresunsonhaber - Tarım Ve Orman Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım Ve Orman Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

FERRERO FINDIK VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK AKADEMİSİNDEN FINDIK ZİRVESİ Haber

FERRERO FINDIK VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK AKADEMİSİNDEN FINDIK ZİRVESİ

FINDIKTA YENİ DÖNEM MASAYA YATIRILDI Ferrero Fındık ve Sürdürülebilirlik Akademisi iş birliğiyle düzenlenen Sürdürülebilir Fındık Zirvesi, 2 Haziran 2026’da Fairmont Quasar İstanbul’da gerçekleştirildi. 09.00-14.00 saatleri arasındaki programda iyi tarım uygulamaları, üreticinin sahadaki deneyimi, sosyal sürdürülebilirlik, çalışma yaşamı, çocuk işçiliği riski ve fındığın geleceğini belirleyecek yeni standartlar masaya yatırıldı. SEKTÖRÜN AKTÖRLERİ İSTANBUL’DA BULUŞTU Türkiye’nin fındıkta küresel konumunu korumak ve üretim zincirini daha sürdürülebilir hale getirmek amacıyla düzenlenen Sürdürülebilir Fındık Zirvesi, 2 Haziran 2026 Salı günü Fairmont Quasar İstanbul’da yapıldı. Ferrero Fındık ve Sürdürülebilirlik Akademisi iş birliğiyle hazırlanan zirve, saat 09.00’da kayıt ve kahvaltı programıyla başladı. Gün boyunca fındıkta üretim, sosyal uygunluk, işçilik koşulları, üretici deneyimi ve sürdürülebilirlik başlıkları ele alındı. Zirve programında Ferrero Fındık Genel Müdürü Bamsı Akın, Sürdürülebilirlik Akademisi Yönetim Kurulu Başkanı Murat Sungur Bursa, Bloomberg HT Tarım ve Gıda Editörü İrfan Donat, Tarım ve Orman Bakanlığı Bitki Sağlığı ve Karantina Daire Başkanı Yalçın Ocak, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden Prof. Dr. Celal Tuncer, Sürdürülebilirlik Akademisi Ülke Direktörü Semra Sevinç, Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdür Yardımcısı Suat Dede, ILO Türkiye Ofisi Direktörü Yasser Ahmed Hassan, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı Genel Müdürü Sait Tosyalı ve fındık üreticileri yer aldı. PROGRAM AÇILIŞ KONUŞMALARIYLA BAŞLADI Sürdürülebilir Fındık Zirvesi’nde ilk açılış konuşmasını saat 09.45’te Ferrero Fındık Genel Müdürü Bamsı Akın yaptı. Program, saat 10.15’te Sürdürülebilirlik Akademisi Yönetim Kurulu Başkanı Murat Sungur Bursa’nın açılış konuşmasıyla devam etti. Açılış bölümünde fındıkta sürdürülebilir üretim, tedarik zinciri, üreticiyle kurulan saha ilişkisi ve Türkiye’nin küresel fındık pazarındaki konumu öne çıktı. Zirvenin ana çerçevesi, yalnızca üretim miktarı ve ihracat rakamlarıyla sınırlı kalmadı. Fındığın hangi koşullarda üretildiği, üreticinin sahada ne yaşadığı, mevsimlik işçilik düzeni, çocukların korunması, iyi tarım uygulamaları ve uluslararası standartlar programın temel gündemi oldu. İYİ TARIM UYGULAMALARI ELE ALINDI Saat 10.30’da başlayan “İyi Tarım Uygulamaları” oturumu, Bloomberg HT Tarım ve Gıda Editörü İrfan Donat moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Oturumda Tarım ve Orman Bakanlığı Bitki Sağlığı ve Karantina Daire Başkanı Yalçın Ocak, Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü temsilcileri ile Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden Prof. Dr. Celal Tuncer yer aldı. Bu bölümde fındık üretiminde verimlilik, bitki sağlığı, doğru tarım teknikleri, hastalık ve zararlılarla mücadele, bahçe yönetimi ve sürdürülebilir üretim başlıkları değerlendirildi. Fındıkta sürdürülebilirlik artık yalnızca çevre duyarlılığıyla sınırlı bir kavram değil. Bahçede verimi artıran, kaliteyi koruyan, üreticinin maliyet baskısını azaltan ve ihracat pazarlarında güven sağlayan bütünlüklü bir üretim modeli olarak öne çıkıyor. ÜRETİCİNİN SAHADAKİ DENEYİMİ MASAYA TAŞINDI Programın 11.20 bölümünde “Üreticinin Gözünden” başlıklı oturum yapıldı. Oturumu Sürdürülebilirlik Akademisi Ülke Direktörü Semra Sevinç yönetti. Oturumda fındık üreticileri sahadaki deneyimlerini aktardı. Bu bölüm, zirvenin en kritik başlıklarından biri oldu. Çünkü fındıkta sürdürülebilirlik, yalnızca şirketlerin, kamu kurumlarının veya uluslararası kuruluşların belirlediği standartlarla sahada karşılık bulamaz. Üretici yeni modele dahil edilmediği sürece iyi tarım, izlenebilirlik ve sosyal uygunluk başlıkları kağıt üzerinde kalır. Üreticinin sahadaki temel sorunları açık: artan maliyetler, işçilik giderleri, yaşlanan bahçeler, iklim kaynaklı verim kaybı, kahverengi kokarca başta olmak üzere zararlılar, genç nüfusun tarımdan uzaklaşması ve piyasa belirsizliği. Bu nedenle zirvede üretici deneyiminin ayrı bir başlık olarak ele alınması, fındığın geleceğine ilişkin tartışmanın sahadaki gerçeklerle bağını güçlendirdi. İYİ SOSYAL UYGULAMALAR ZİRVENİN ANA BAŞLIKLARINDAN BİRİ OLDU Zirvede saat 12.25’te “İyi Sosyal Uygulamalar” oturumu gerçekleştirildi. Oturumun moderatörlüğünü Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar yaptı. Oturumda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdür Yardımcısı Suat Dede, ILO Türkiye Ofisi Direktörü Yasser Ahmed Hassan ve Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı Genel Müdürü Sait Tosyalı yer aldı. Bu bölümde mevsimlik tarım işçiliği, çalışma koşulları, çocukların korunması, eğitim, sosyal uygunluk ve uluslararası çalışma standartları öne çıktı. Fındıkta sosyal sürdürülebilirlik artık doğrudan ihracatın ve tedarik zincirinin parçası haline geliyor. Küresel alıcılar yalnızca ürünün kalitesine değil, üretim sürecindeki çalışma koşullarına, çocuk işçiliği riskine, işçi sağlığına, kayıt dışılığa ve sosyal denetim mekanizmalarına da bakıyor. ZİRVE NEDEN ÖNEMLİ? Türkiye’de fındık yıllardır büyük ölçüde fiyat, rekolte ve alım politikaları üzerinden tartışılıyor. Ancak son yıllarda tablo değişti. Küresel gıda şirketleri, ihracat pazarları ve uluslararası standartlar artık yalnızca ürün miktarını değil; üretimin nasıl yapıldığını, işçilik koşullarını, çevresel etkiyi, izlenebilirliği ve sosyal uygunluk kriterlerini de dikkate alıyor. Sürdürülebilir Fındık Zirvesi bu nedenle sıradan bir sektör toplantısı olarak görülemez. Zirve, Karadeniz’deki fındık üretim modelinin önümüzdeki yıllarda hangi kurallarla şekilleneceğini tartışmaya açtı. Toplantının temel amacı, Türkiye’nin fındıktaki küresel üstünlüğünü korumak için üretimden ihracata kadar tüm zincirin daha kontrollü, daha izlenebilir ve daha sürdürülebilir hale getirilmesiydi. AMAÇ: TÜRK FINDIĞINI GELECEĞE TAŞIYACAK MODELİ KURMAK Zirvenin merkezinde üç temel başlık yer aldı: verimli üretim, sosyal sorumluluk ve uluslararası güvenilirlik. İyi tarım uygulamalarıyla bahçelerde verim ve kaliteyi artırmak, iklim değişikliğinin üretim üzerindeki baskısına karşı yeni yöntemler geliştirmek, kahverengi kokarca başta olmak üzere zararlılarla daha etkili mücadele etmek ve üreticinin bilgiye erişimini güçlendirmek toplantının tarımsal boyutunu oluşturdu. Sosyal boyutta ise mevsimlik tarım işçilerinin çalışma koşulları, çocuk işçiliği riski, işçi sağlığı ve güvenliği, eğitim faaliyetleri ve gönüllülük projeleri öne çıktı. Bu başlıklar, fındığın artık sadece bir tarım ürünü değil, uluslararası tedarik zincirlerinde denetlenen bir sosyal uygunluk alanı haline geldiğini gösterdi. FERRERO’NUN DEĞERLİ TARIM PROGRAMI SAHA AYAĞINI OLUŞTURUYOR Ferrero’nun 2012’den bu yana yürüttüğü Değerli Tarım programı, sürdürülebilir fındık tartışmasının sahadaki en görünür ayaklarından biri olarak öne çıkıyor. Program; iyi tarım uygulamaları, iyi sosyal uygulamalar ve izlenebilirlik başlıklarında üreticiyle temas kuruyor. Sakarya, Düzce, Samsun, Zonguldak, Ordu, Giresun ve Trabzon’da üreticilere yönelik yürütülen saha çalışmaları, fındık üretiminde daha izlenebilir ve sorumlu bir yapı oluşturmayı hedefliyor. Ancak bu tür programların sahadaki karşılığı, üreticinin sürece nasıl dahil edildiğine bağlı. Üretici açısından temel mesele, sürdürülebilirlik modelinin gelirini, verimini ve pazarlık gücünü artıran bir yapıya mı dönüşeceği, yoksa küresel alıcıların yeni standartlarını üreticinin sırtına ek yük olarak mı taşıyacağıdır. 2025’TE TEPKİ GELDİ, ZİRVE İPTAL EDİLDİ Sürdürülebilir Fındık Zirvesi, geçmiş yıllarda da tartışmaların odağında yer aldı. 2025’te İstanbul Four Seasons Bosphorus Hotel’de yapılacağı duyurulan zirve, program tarihinden önce Ferrero’ya yönelen eleştirilerle gündeme geldi. Ordu Ticaret ve Sanayi Odası eski başkanı ve sanayici Ömer Aydın, Ferrero’ya hitaben yayımladığı açık mektupta şirketin fındık sektöründeki uygulamalarını sert sözlerle eleştirdi. Aydın, Ferrero’nun iyi tarım söylemini üretici lehine gerçek bir model olarak görmediğini belirtti; üreticinin ayrıştırılmaması gerektiğini savundu. Tepkilerin ardından 2025’te yapılması planlanan Sürdürülebilir Fındık Zirvesi iptal edildi. İptale ilişkin şirket tarafından kamuoyuna açık bir gerekçe paylaşılmadı. Yerel basında, kararın Ferrero’ya yönelen eleştirilerin ardından geldiği bilgisi öne çıktı. Bu süreç, sürdürülebilirlik başlığının yalnızca teknik bir tarım politikası olmadığını gösterdi. Ferrero’nun Türkiye fındık piyasasındaki ağırlığı, rekabet tartışmaları ve üreticiyle kurduğu ilişki, zirvenin daha geniş bir ekonomik zeminde değerlendirilmesine yol açtı. FINDIKTA İHRACAT VERİLERİ UYARI VERİYOR Türkiye fındıkta küresel liderliğini sürdürüyor. Ancak ihracat verileri sektörün güçlü bir dönüşüm baskısı altında olduğunu gösteriyor. Karadeniz İhracatçı Birlikleri verilerine göre Türkiye, 2025 yılında 119 ülkeye 238 bin 704 ton iç fındık ihraç etti ve 2 milyar 255 milyon dolar döviz geliri elde etti. Ancak 2025 yılı ihracatı, 2024’e göre miktar bazında 84 bin 540 ton, değer bazında ise 380,5 milyon dolar geriledi. Bu tablo, fındıkta yalnızca fiyat tartışmasıyla ilerlemenin yeterli olmadığını gösteriyor. Üretim kalitesi, verimlilik, izlenebilirlik, pazar güveni ve sürdürülebilirlik başlıkları ihracatın geleceği açısından belirleyici hale geliyor. GİRESUN İÇİN KRİTİK BAŞLIK: KALİTEYİ KORUYARAK REKABETTE KALMAK Giresun fındığı, aroması ve kalite algısıyla Türkiye fındık piyasasında ayrı bir yere sahip. Ancak kalite avantajı tek başına yeterli değil. Giresun’un küçük ölçekli üretici yapısı, eğimli arazileri, yaşlanan bahçeleri ve yüksek işçilik maliyetleri sürdürülebilirlik tartışmasının merkezinde yer alıyor. Bu nedenle Giresun açısından zirvenin mesajı net: kalite korunacaksa bahçe yönetimi güçlendirilmeli, üretici teknik bilgiyle desteklenmeli, zararlılarla mücadele ortak akılla yürütülmeli ve sosyal standartlara uyum sahada uygulanabilir hale getirilmelidir. Aksi halde Giresun fındığı kalite avantajına rağmen üretim maliyeti, verim düşüklüğü ve ihracat zincirindeki yeni standartlar karşısında zorlanabilir. YENİ DÖNEMİN KURALLARI SAHADA BELİRLENECEK Sürdürülebilirlik tartışması artık fındığın yan başlığı değil, doğrudan geleceğini belirleyecek ana gündemlerden biridir. İyi tarım uygulamaları, izlenebilirlik, çocuk işçiliğiyle mücadele, sosyal uygunluk, iklim risklerine uyum, kahverengi kokarca ile mücadele ve verimlilik artışı aynı bütünün parçaları haline geldi. Türkiye’nin fındıktaki liderliği güçlü bir geçmişe dayanıyor. Ancak bu liderliğin devamı, eski üretim alışkanlıklarının korunmasına değil, bahçeden ihracata kadar bütün zincirin yenilenmesine bağlı olacak. Üreticinin kafasındaki soru ise; Sürdürülebilirlik modeli üreticiyi güçlendiren bir yapıya mı dönüşecek, yoksa küresel alıcıların yeni standartlarını üreticinin sırtına yeni bir yük olarak mı taşıyacak? Fındıkta yeni dönemin kaderi, bu soruya sahada verilecek cevapla belirlenecek. KAYNAKÇA İstanbul İhracatçı Birlikleri: Sürdürülebilir Fındık Zirvesi afişi ve program akışı. Ferrero Hazelnut Company: Ferrero Değerli Tarım programı ve sürdürülebilir fındık tedariki bilgileri. Ferrero Türkiye: Sürdürülebilir fındık tedariki, sosyal uygunluk, çalışma koşulları ve çocuk işçiliği riski başlıkları. Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü:Kahverengi kokarca ve fındık zararlılarına ilişkin teknik kayıtlar. Karadeniz İhracatçı Birlikleri: 2025 yılı fındık ve mamulleri ihracat verileri. Anadolu Ajansı: 2025 fındık ihracat verilerinin ulusal haber ajansı teyidi. Dünya Gazetesi: 2025 fındık ihracat gelirine ilişkin ekonomi basını teyidi.

Gıda israfına karşı çağrı... İsrafa karşı neler yapılabilir? Haber

Gıda israfına karşı çağrı... İsrafa karşı neler yapılabilir?

Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü, küresel ölçekte üretilen gıdaların yaklaşık üçte birinin israf edildiği veya kaybolduğuna işaret ederek, vatandaşlara bilinçli tüketim hususunda duyarlı olmaları çağrısında bulundu. ANKARA (İGFA) - Tarım ve Orman Bakanlığı'na bağlı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü, gıda israfının önüne geçmek adına farkındalık yaratmak amacıyla yaptığı açıklamada, dünya üzerinde milyonlarca kişinin açlıkla savaştığını anımsatarak, üretilen gıdanın ciddi bir kısmının israf ve kayıplar nedeniyle tüketilmeden yok olduğunu belirtti. Yayımlanan mesajda, evlerde uygulanacak basit önlemlerle gıda israfının büyük oranda düşürülebileceği vurgulanırken; planlı alışveriş yapılması, ürünlerin uygun koşullarda muhafaza edilmesi ve bilinçli tüketim kültürünün yaygınlaştırılması istendi. Yetkililer, gıda israfının sadece ekonomik zararlara yol açmadığını, aynı zamanda doğal kaynakların israfına ve çevresel problemlerin derinleşmesine sebebiyet verdiğini belirtti. Açıklamada, sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek için bireysel farkındalığın kritik rol oynadığı kaydedildi. Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü, vatandaşların gıda güvenliği ve israfın önlenmesine dair detaylı bilgilere ilgili platformlardan erişebileceklerini ifade ederek, “Planlı alışveriş, doğru saklama ve bilinçli tüketimle gıda israfını azaltalım; geleceğimizi birlikte koruyalım” mesajını iletti.

YAPAY ET ÜRETİMİ VE TÜKETİMİNE İZİN YOK Haber

YAPAY ET ÜRETİMİ VE TÜKETİMİNE İZİN YOK

YAPAY ET ÜRETİMİ VE TÜKETİMİNE İZİN YOK Tarım ve Orman Bakanlığı, Türk Gıda Kodeksi Yeni Gıdalar Yönetmeliği üzerinden gündeme gelen “yapay ete izin verildi” iddialarını reddetti. Bakanlık, Türkiye’de yapay et üretimi ve tüketimine izin verilmediğini, yeni düzenlemenin yasağı daha güçlü bir hukuki zemine taşıdığını açıkladı. YENİ GIDA YÖNETMELİĞİ TARTIŞMA YARATTI Tarım ve Orman Bakanlığı, 20 Mayıs 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Gıda Kodeksi Yeni Gıdalar Yönetmeliği hakkında kamuoyunda oluşan tartışmalara açıklık getirdi. Yönetmelikte geçen “hücre veya doku kültürlerinden elde edilen gıdalar” ifadesi üzerinden “yapay ete izin verildiği” yönünde yorumlar yapılması üzerine Bakanlık yazılı açıklama yayımladı. Açıklamada, söz konusu düzenlemenin yapay et üretimi ya da tüketimine izin anlamı taşımadığı belirtildi. BAŞVURU SÜRECİ YAPAY ETİ KAPSAMIYOR Bakanlık, “yeni gıda” tanımının 31 Aralık 2025’ten önce Türkiye’de yaygın şekilde tüketilmeyen ve yönetmelik ekinde yer alan ürünleri kapsadığını bildirdi. Bu ürünlerin piyasaya sunulabilmesi için Bakanlığa başvuru yapılması, bilimsel risk değerlendirmesinden geçmesi ve ilgili listeye alınması gerekiyor. Açıklamada, hayvansal dokulardan elde edilen hücre ve doku kültürleriyle ilgili başvuru yolunun açık olmadığı vurgulandı. Bakanlık, yapay et veya bunu çağrıştıracak ürünler için başvuru yapılamayacağını duyurdu. “YASAK DAHA GÜÇLÜ HUKUKİ ZEMİNE TAŞINDI” Tarım ve Orman Bakanlığı, hücre ve doku kültürüyle üretilen ve kamuoyunda “yapay et” olarak bilinen ürünlere karşı tutumunun net olduğunu bildirdi. Doğal üretimin, hayvancılığın, tüketici sağlığının ve kültürel hassasiyetlerin korunmasının öncelikler arasında yer aldığı kaydedildi. Bakanlık, yeni yönetmeliğin yapay et yasağını zayıflatmadığını, aksine daha güçlü bir hukuki zemine oturttuğunu belirtti. TÜRKİYE’DE ÜRETİM VE TÜKETİME İZİN VERİLMEYECEK Bakanlık açıklamasında, Türkiye sınırları içinde yapay et üretimi ve tüketiminin söz konusu olmadığı vurgulandı. Yeni düzenleme ile piyasaya arz edilecek yeni gıda ürünleri için bilimsel denetim ve izin süreci netleştirilirken, yapay et ürünlerinin bu kapsamda değerlendirilmeyeceği ifade edildi.

KAYITLI HAYVAN, SAĞLIKLI KURBAN Haber

KAYITLI HAYVAN, SAĞLIKLI KURBAN

KAYITLI HAYVAN, SAĞLIKLI KURBAN Kurban Bayramı, paylaşma, dayanışma ve ibadet bilincinin öne çıktığı önemli günler arasında yer alıyor. 2026 yılında Kurban Bayramı 27 Mayıs Çarşamba günü başlayacak, 30 Mayıs Cumartesi günü sona erecek. Arefe günü ise 26 Mayıs Salı günü idrak edilecek. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Kurban Bayramı öncesinde vatandaşlara kurbanlık hayvan seçimi, yaş tayini, kesim kuralları, etlerin soğutulması ve saklanması konusunda önemli uyarılarda bulundu. KURBANLIK HAYVANIN KAYDI TARIMCEBİMDE ÜZERİNDEN SORGULANABİLİYOR Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından çiftçileri ve vatandaşları bilgilendirmek amacıyla uygulamaya konulan “TARIMCEBİMDE” mobil uygulaması, kurbanlık hayvan alımında önemli bir kontrol imkânı sunuyor. Uygulama mağazalarından ücretsiz indirilebilen mobil uygulamanın ana sayfasındaki “küpe sorgulama” ekranı üzerinden satın alınacak kurbanlık hayvanın ırkı, cinsiyeti, doğum tarihi ve aşı bilgileri kontrol edilebiliyor. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, vatandaşların kurbanlık hayvan alırken mutlaka kayıtlı, küpeli ve sağlıklı hayvanları tercih etmesi gerektiğini vurguladı. KURBANLIK SEÇİMİNDE KÜPE, SAĞLIK VE DIŞ GÖRÜNÜŞE DİKKAT EDİLMELİ Kurbanlık olarak alınacak sığır, manda, koyun ve keçilerde kulak küpesinin bulunması gerekiyor. Çok zayıf, gebe ya da yeni doğum yapmış hayvanların kurbanlık olarak tercih edilmemesi gerekiyor. Sağlıklı hayvanlarda kılların düzgün ve parlak, bakışların canlı, dış görünümün ise diri olması bekleniyor. Yüksek ateş, salya, pis kokulu ishal, burun akıntısı, öksürük ve nefes darlığı bulunan hayvanlar satın alınmamalı. Hayvanın çevreye karşı aşırı tepkili ya da çok duyarsız olması, vücudunda yara, şişlik ve ödem bulunması, cinsiyet organları veya memede kötü kokulu akıntı görülmesi de hastalık belirtisi olarak değerlendirilmelidir. Hayvan varlığının devamı açısından kurbanlık seçiminde öncelikle erkek hayvanların tercih edilmesi öneriliyor. YAŞ TAYİNİNDE ÇİFTLİK KAYITLARI VE DİŞ GELİŞİMİ ESAS ALINIYOR Kurbanlık hayvanlarda yaş tayininde en güvenilir sonuç, düzenli tutulan çiftlik kayıtlarıyla elde ediliyor. Kayıt bulunmadığı durumlarda ise yaş tespiti diş gelişimine bakılarak yapılıyor. Sığır ve mandalarda alt çenenin ön bölümünde gelişimini tamamlamış iki kalıcı kesici dişin bulunması, hayvanın iki yaşını doldurduğunu gösteriyor. Koyunlarda dış görünüşe bakılarak altı aydan büyük olması ve anaç koyun büyüklüğüne ulaşması kurban edilebilmesi için yeterli kabul ediliyor. Keçilerin kurban edilebilmesi için bir yaşını doldurmuş olması gerekiyor. Keçilerde yaş tayini, sığırlarda olduğu gibi ön kesici süt dişlerinin yerini kalıcı dişlerin alması esasına dayanıyor. KESİMLER BELİRLENEN ALANLARDA VE EHLİ KİŞİLERCE YAPILMALI Kurbanlık hayvanların kesimi, kesimhaneler ile Kurban Hizmetleri Komisyonlarının belirlediği kesim yerlerinde yapılmalı. Cadde, sokak ve park gibi kamusal alanlarda kurbanlık hayvan kesimi yapılamaz. Kesim işlemleri, kasaplık belgesi bulunan ya da kesim elemanı yetiştirme ve geliştirme kurslarından “Kurs Bitirme Belgesi” almış ehil kişiler tarafından yapılmalıdır. Kesilen kurbanlık hayvanların kulak küpeleri ve hayvan pasaportları en yakın İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne teslim edilmelidir. HASTALIKLI ORGANLAR VE ATIKLAR GELİŞİGÜZEL BIRAKILMAMALI Kesim sırasında temizlik ve hijyen kurallarına dikkat edilmeli, atıklar çevreyi kirletmeyecek şekilde bertaraf edilmelidir. Kesilen hayvanlara ait hastalıklı organlar, kesim sırasında oluşan atıklar, kist hidatik riski taşıyan karaciğer ve akciğerler kesinlikle evcil ya da yabani hayvanlara verilmemelidir. Bu atıklar, hayvanların çıkaramayacağı derinlikte çukurlara gömülerek bertaraf edilmelidir. Normalden büyük, rengi farklı, kanı pıhtılaşmayan, kokulu, iltihaplı, su keseleri ve şişkinlikler bulunan etler ile dalağı çamur kıvamında olan hayvanlar için veteriner hekime başvurulmalıdır. ETLERİN SOĞUTULMASI VAKİT GEÇİRİLMEDEN BAŞLATILMALI Kurbanlık hayvanlardan elde edilen etlerde soğutma işlemi vakit geçirilmeden başlatılmalıdır. Sakatatlar 3 dereceye, diğer etler ise 7 dereceye veya daha düşük sıcaklıklara kadar soğutulmalı ve bu sıcaklıklarda muhafaza edilmelidir. Taze etler buzdolabında yaklaşık bir hafta tazeliğini koruyabilir. Uygun büyüklüklerde ambalajlanan etler buzlukta bir ay, şoklandıktan sonra ise -18 derecede 6 ay saklanabilir. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, vatandaşların hem ibadetlerini sağlıklı şekilde yerine getirebilmesi hem de halk sağlığının korunması için kurbanlık alımından etlerin saklanmasına kadar tüm aşamalarda resmi uyarılara dikkat etmesini istedi.

ORDU’DA MISIR EKMEĞİNDEN ZEHİRLENEN 33 KİŞİ HASTANEYE KALDIRILDI Haber

ORDU’DA MISIR EKMEĞİNDEN ZEHİRLENEN 33 KİŞİ HASTANEYE KALDIRILDI

ORDU’DA GIDA ZEHİRLENMESİ ŞÜPHESİNDE BAŞVURU SAYISI 45’E ÇIKTI Ordu’nun Ulubey ilçesinde bir iş yerinde tüketilen öğle yemeğinin ardından başlayan gıda zehirlenmesi şüphesinde hastanelere başvuranların sayısı 45’e yükseldi. Ordu İl Sağlık Müdürlüğü, 43 kişinin taburcu edildiğini, 2 hastanın tedavisinin sürdüğünü bildirdi. İlk etapta aynı fırından alınan ekmekler üzerinde yoğunlaşan incelemede, şüpheli fırın ve işletme süreci mercek altına alındı. Giresun’da aynı olayla bağlantılı resmi vaka bildirimi ise açıklamada yer almadı. BAŞVURU SAYISI 33’TEN 45’E YÜKSELDİ Ordu’nun Ulubey ilçesinde 14 Mayıs Perşembe günü bir iş yerinde öğle yemeği tüketen çalışanlar, kısa süre sonra karın ağrısı, mide bulantısı, kusma ve baş dönmesi şikâyetleri yaşadı. İlk bilgilere 33 olarak yansıyan başvuru sayısı, Ordu İl Sağlık Müdürlüğü’nün güncel açıklamasıyla 45’e yükseldi. Müdürlük, işletme çalışanlarının yanı sıra benzer belirtiler gösteren 2 sivil vatandaşın da sağlık kuruluşlarına başvurduğunu bildirdi. HASTALAR DÖRT SAĞLIK KURULUŞUNA YÖNLENDİRİLDİ Rahatsızlanan kişiler Ulubey Devlet Hastanesi, Ordu Devlet Hastanesi, Fatsa Devlet Hastanesi ve Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Ordu İl Sağlık Müdürlüğü, 45 kişiden 43’ünün tedavilerinin ardından taburcu edildiğini, 2 hastanın tedavisinin sürdüğünü ve genel sağlık durumlarının iyi olduğunu açıkladı. ŞÜPHELİ FIRIN VE YEMEK SÜRECİ İNCELENİYOR Zehirlenme şüphesi ilk etapta ilçede faaliyet gösteren bir fırından alınan ekmekler üzerinde yoğunlaştı. Tekstil atölyesinde çalışanların mısır ekmeği, aynı fırını kullanan bazı vatandaşların ise normal ekmek tükettiği bilgisi kayıtlara geçti. Fırında kısa süre önce ilaçlama yapıldığı iddiası da incelemeye alındı. Şüpheli fırının adı resmi makamlar tarafından açıklanmadı. Olayla bağlantılı ürünler, yemek numuneleri, üretim koşulları ve işletmedeki işlem süreçleri teknik incelemeye tabi tutuldu. TARIM VE SAĞLIK EKİPLERİ NUMUNE ALDI Ordu İl Sağlık Müdürlüğü ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri olayın ardından ortak çalışma başlattı. İş yerinde tüketilen yemeklerden ve olayla bağlantılı ürünlerden numune alındı. Numunelerden çıkacak analiz sonuçları, zehirlenmenin kesin nedenini belirleyecek. Teknik ve idari soruşturma çok yönlü şekilde sürüyor. GİRESUN İÇİN RESMİ VAKA BİLDİRİMİ YOK Olayın Giresun’a sıçradığı yönündeki iddialar için resmi açıklamada doğrulanmış bir vaka bilgisi yer almadı. Ordu İl Sağlık Müdürlüğü’nün duyurduğu hastane listesinde Ulubey, Ordu, Fatsa ve Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi bulunuyor; Giresun’daki bir sağlık kuruluşuna sevk ya da başvuru bilgisi açıklanmadı. Yetkililer, gıda zehirlenmesi şüphesiyle başlatılan incelemede hem işletme içindeki yemek sürecini hem de ekmek tedarik zincirini değerlendiriyor. CAN KAYBI BİLGİSİ BULUNMUYOR Ulubey’de başlayan toplu zehirlenme şüphesinde can kaybı bilgisi bulunmuyor. Hastaların büyük bölümü taburcu edilirken, tedavisi süren 2 kişinin genel sağlık durumunun iyi olduğu açıklandı. Olayın kesin nedeni, laboratuvar analizleri ve idari incelemenin tamamlanmasının ardından netleşecek.

KIRSAL KALKINMA YATIRIMLARINDA YENİ DÖNEM BAŞVURULARI DEVAM EDİYOR Haber

KIRSAL KALKINMA YATIRIMLARINDA YENİ DÖNEM BAŞVURULARI DEVAM EDİYOR

KIRSAL KALKINMA YATIRIMLARINDA YENİ DÖNEM BAŞVURULARI DEVAM EDİYOR Tarım ve Orman Bakanlığı, Kırsal Kalkınma Yatırım Programı 2026 başvuru dönemini başlattı. Üretici ve yatırımcılar, tarımsal üretimden ürün işleme ve paketlemeye, seracılıktan yenilenebilir enerjiye kadar birçok alanda yüzde 50 ile yüzde 70 arasında hibe desteği için 12 Haziran 2026’ya kadar başvuru yapabilecek. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen Kırsal Kalkınma Yatırım Programı’nda 2026 yılı başvuruları devam ediyor. Başvurular 29 Nisan 2026’da başladı, 12 Haziran 2026’da sona erecek. Başvuru süreci Kırsal Kalkınma Yatırım Programı başvuru sistemi üzerinden elektronik ortamda yürütülüyor. HİBE DESTEĞİ YÜZDE 70’E KADAR ÇIKIYOR Program kapsamında yatırım konusuna ve başvuru şartlarına göre yüzde 50 ile yüzde 70 arasında hibe desteği sağlanacak. Tarımsal açıdan yeraltı suları yetersiz seviyede olan ve su kısıtı ilan edilen ilçelerde yapılacak başvurularda tüm konular için yüzde 70 hibe desteği uygulanacak. Program bütçesinin en az yüzde 20’si kadın ve genç girişimciler tarafından gerçekleştirilecek yatırımlar için kullanılacak. Bu düzenleme, kırsalda üretime katılımı artırmayı ve girişimciliği desteklemeyi hedefliyor. TARIMSAL ÜRETİM, PAKETLEME VE DİJİTAL TARIM DESTEK KAPSAMINDA Destek programı; tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması, tarımsal üretime yönelik yatırımlar, su ürünleri yetiştiriciliği, seracılık, yenilenebilir enerji kullanımı ve tarımda dijitalleşme başlıklarını kapsıyor. Akıllı tarım uygulamaları, IoT tabanlı sistemler, yapay zekâ destekli karar sistemleri, robotik kullanım, otomasyon ve görüntü işleme sistemleri de desteklenen yatırım alanları arasında bulunuyor. PROJE TUTARINDA ALT LİMİT 100 BİN TL Başvuru görselinde yer alan bilgilere göre hibeye esas proje tutarında alt limit 100 bin TL olarak belirlendi. Aile işletmeleri için üst limit 8 milyon TL, genel başvuru üst limiti ise 30 milyon TL olarak duyuruldu. Hibe desteği, KDV dâhil hibeye esas proje tutarı üzerinden uygulanacak. BAŞVURULAR 12 HAZİRAN’DA SONA ERECEK Kırsalda yatırım yapmak isteyen üretici ve girişimciler, başvurularını 12 Haziran 2026 tarihine kadar tamamlayabilecek. Programın 2026 başvuru dönemine ilişkin tebliğ, uygulama esasları, uygulama rehberi ekleri, satın alma esasları, işletme planı ve hibe sözleşmesi belgeleri Kırsal Kalkınma Yatırım Programı mevzuat sayfasında yayımlandı. Başvuru yapmak isteyen yatırımcılar, başvuru sistemine kirsalkalkinma.tarimorman.gov.tr adresinden ulaşabilecek. Detaylı bilgi İl ve İlçe Tarım ve Orman müdürlüklerinden alınabilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.