Hava Durumu

#Şeker Pancarı

giresunsonhaber - Şeker Pancarı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şeker Pancarı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AK PARTİ’DEN 29 MADDELİK YENİ TEKLİF: TARIM ARAZİSİ, REKLAM VE DAVALARA YENİ DÜZENLEME Haber

AK PARTİ’DEN 29 MADDELİK YENİ TEKLİF: TARIM ARAZİSİ, REKLAM VE DAVALARA YENİ DÜZENLEME

AK PARTİ’DEN 29 MADDELİK YENİ TEKLİF: TARIM ARAZİSİ, REKLAM VE DAVALARA YENİ DÜZENLEME AK Parti’nin TBMM’ye sunduğu 29 maddelik yasa teklifi; tarım arazilerinin korunmasından orman kadastrosuna, şeker pancarı üretiminden alkollü içki reklamlarına kadar birçok alanda yeni kurallar getiriyor. Teklifte, 80 bin davanın önüne geçileceği ve kamunun 516 milyar liralık olası yükten korunacağı vurgulandı. AK Parti, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu başta olmak üzere bazı kanunlarda değişiklik öngören 29 maddelik yasa teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu. Teklif, tarımsal üretim, mülkiyet ihtilafları, çevre politikaları, enerji yatırımları ve reklam sınırlamaları gibi geniş bir alanı kapsıyor. Teklifin ayrıntılarını açıklayan AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, düzenlemenin özellikle orman kadastrosu ile tapu mülkiyetinden kaynaklanan uzun yıllara dayalı sorunları çözmeyi amaçladığını söyledi. Güler, bu alandaki mülkiyet karmaşasının sona erdirileceğini belirterek, “Orman ve tapu kadastrosu gibi farklı uygulamalar nedeniyle on yıllardır süregelen mülkiyet karmaşasına son vererek; mülkiyeti nizalı olan ve bugüne kadar davaya konu olmayan taşınmazların tapularını geçerli kabul ediyor veya vatandaşa iade ediyoruz. Bu taşınmaz alanlarından az olmamak üzere ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğümüze saha tahsisi yapıyoruz. Bugüne kadar davaya konu olan taşınmazlar sahiplerine ise aldıkları tazminat bedellerini rayici üzerinden ödemeleri kaydıyla taşınmazlarını iade ediyoruz” dedi. Teklifin en dikkat çeken başlıklarından biri de yargıya ilişkin düzenleme oldu. Abdullah Güler, halen süren ve açılması öngörülen çok sayıda davanın bu düzenlemeyle engelleneceğini savunarak, “Böylece devletimizi; tazminat bedelleri, birikmiş faizler ve yargılama giderleriyle birlikte tam 516 Milyar TL gibi devasa bir mali yükten kurtarıyoruz. Hem vatandaşımızın tapu güvenliğini sağlıyor hem de kamu kaynaklarımızın yarım trilyon lirasını koruma altına alıyoruz” ifadelerini kullandı. Teklife göre, tarımsal amaçlı olanlar dışındaki kooperatiflerin tarım arazisi edinmesi yasaklanacak. Ayrıca izin alınmadan tarım arazileri üzerine yapılan yapılara elektrik, su ve doğalgaz gibi altyapı hizmetlerinin götürülmesi engellenecek. Düzenlemeye aykırı işlem yapan kurumlara her bir abone için 100 bin lira idari para cezası uygulanacak. Abonelik iptal edilmediği sürece bu ceza her ay yinelenecek. Abdullah Güler, tarım arazilerine ilişkin düzenlemeyi şu sözlerle savundu: “Gıda güvenliğimizin sarsılmaz kalesi, milli servetimiz ve gelecek nesillerimize bırakacağımız en kıymetli mirasımız hiç şüphesiz toprağımızdır. Bizim temel önceliğimiz, vatan toprağının her bir karışının üretimde kalması, bereketinin korunması ve ekilebilir alanlarımızın amaç dışı kullanımının önüne geçilmesidir. Özellikle son yıllarda "hobi bahçesi" adı altında, kooperatif çatısı kullanılarak tarım arazilerimizin hukuka aykırı şekilde küçültülmesi ve üretimden koparılması, tarımsal geleceğimiz için ciddi bir risk oluşturmaktadır. Vatandaşlarımızın doğa ile iç içe olma isteğini anlıyoruz; ancak bu ihtiyacın, gıda arz güvenliğimizi tehlikeye atacak ve verimli topraklarımızı betonlaştıracak bir yapıya dönüşmesine izin veremeyiz. Bu doğrultuda, tarımsal amaçlı olanlar dışındaki kooperatiflerin tarım arazisi edinmesini yasaklıyor; üretim disiplinimizi ve planlamamızı tahkim ediyoruz. İzin alınmadan tarım arazilerine inşa edilen yapılara elektrik, su ve doğalgaz gibi altyapı hizmetlerinin götürülmesini engelliyoruz. Bu yasağı ihlal eden kurumlara, her bir abone için 100 bin TL idari para cezası öngörüyoruz. Abonelik iptal edilmediği sürece bu cezayı her ay tekrarlayarak suiistimallerin önüne geçiyoruz. Bu düzenleme ile hem toprağımızın kıymetini biliyor hem de vatandaşlarımızı yasal dayanağı olmayan süreçlerin mağduru olmaktan koruyoruz.” Teklifte çevre ve iklim başlığı altında da yeni bir dönem öngörülüyor. Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda “Karbon Yutak Ormanları” kurulmasının önü açılıyor. Orman Genel Müdürlüğü’ne bu alanın kurulması ve işletilmesi konusunda yetki verilmesi planlanıyor. Güler, düzenlemenin ekonomik boyutuna da dikkat çekerek, “ Sera gazı tutum kapasitemizi artıracak ‘Karbon Yutak Ormanları’nın kurulması ve işletilmesi için Orman Genel Müdürlüğü'ne tam yetki veriyoruz. Bu düzenleme ile sadece çevremizi korumakla kalmıyor, aynı zamanda sanayicimizin uluslararası piyasada "karbon vergisi" yükleri altında ezilmesinin önüne geçecek yerli karbon kredisi altyapısını inşa ediyoruz. Üretimde Disiplin ve Gıda Arz Güvenliğini tesis ediyoruz” dedi. Tarım ve hayvancılık alanındaki değişiklikler de teklifin öne çıkan maddeleri arasında yer aldı. Buna göre şeker pancarında sözleşmesiz ekim yasaklanacak. Yerli tütün kullanım zorunluluğuna uymayan firmalara yönelik cezalar artırılacak. Hayvancılıkta ise belgesiz nakledilen hayvanların doğrudan kesime sevk edilmesi uygulamasına son verilmesi ve uygun olanların kayıt altına alınması hedefleniyor. Güler, “Şeker pancarında sözleşmesiz ekimi yasaklayarak hem arz güvenliğimizi koruyor hem de çiftçimizin emeğini garanti altına alıyoruz. Yerli tütün kullanım zorunluluğuna uymayan firmalara yönelik cezaları güncel tütün bedellerine göre artırarak caydırıcılığı yeniden sağlıyoruz. Hayvancılıkta ise belgesiz nakledilen hayvanların doğrudan kesime gönderilerek heba edilmesine son veriyor; şartları uygunsa kayıt altına alarak vatandaşımızın mağduriyetini gideriyoruz” değerlendirmesinde bulundu. Düzenleme, su yapıları ve enerji yatırımlarını da kapsıyor. Baraj ve sulama kanallarının çevresinde can ve mal güvenliğine yönelik önlemlerin alınmasında belediye ve ilgili idarelere sorumluluk yükleniyor. Ayrıca Devlet Su İşleri’nin stratejik hidroelektrik üretim tesisi kurma yetkisinin 2040 yılına kadar uzatılması öngörülüyor. Güler, “Diğer yandan DSİ’nin stratejik hidroelektrik üretim tesisi inşa etme yetkisini 2040 yılına kadar uzatarak ülkemizin enerji arz güvenliğini ve geleceğini güvence altına alıyoruz” dedi. Teklifte Atatürk Orman Çiftliği’ne yönelik özel düzenlemeler de bulunuyor. Buna göre çiftlik adına kayıtlı taşınmazların bina ve arazi vergileri yönünden muafiyetinde birlik sağlanacak, geçmişte tahakkuk ettirilmiş vergilerin tahsilinden vazgeçilecek. Arazilerin parçalı yapısından doğan hukuki belirsizliklerin giderilmesi amaçlanıyor. Güler, bu başlıkta, “Ülkemizin en kıymetli varlıklarından olan Atatürk Orman Çiftliği arazilerinin korunması, geleceğe aktarılması ve asli misyonunun devam ettirilmesi için özel bir düzenleme getiriyoruz. Çiftlik adına tescilli bütün gayrimenkullerin bina ve arazi vergileri yönüyle muafiyetinde birlik sağlıyoruz. Geçmişte tahakkuk ettirilmiş vergilerin tahsilinden vazgeçerek, arazilerin parçalı yapısından kaynaklanan hukuki belirsizliklere son veriyor ve bu milli mirasımızın üzerindeki mali yükü tamamen kaldırıyoruz” ifadelerini kullandı. Teklifin dikkat çeken bir diğer ayağını ise alkollü içkilere ilişkin reklam ve tanıtım sınırlamaları oluşturdu. Buna göre alkollü içki üreticilerinin isim, marka, amblem veya logolarını kullanarak herhangi bir etkinliğe destek vermesine ya da gizli reklam yapmasına izin verilmeyecek. 22.00 ile 06.00 saatleri arasındaki satış yasağının ihlalinde ceza yetkisi mülki amirlere devredilecek. İş yerlerinin vitrinlerinde bağımlılığı teşvik edici yazı, işaret ve görsellerin kaldırılması da hükme bağlanacak. Abdullah Güler, bu düzenlemeyi şu sözlerle anlattı: “Gençlerimizin marka aşinalığından faydalanarak düşük alkollü içki markalarının yüksek alkollü içkilerde kullanılması gibi satın almayı teşvik edici sinsi uygulamaları yasaklıyoruz. 22:00 ile 06:00 saatleri arasındaki alkol satış yasağı ihlallerinde ceza yetkisini mülki amirlere devrederek denetimi yerinde ve süratle sağlıyoruz. Vatandaşımızı ve evlatlarımızı alkol bağımlılığına teşvik eden her türlü işaret, yazı ve görselin iş yerlerinin vitrinlerinden dahi temizlenmesini hükme bağlıyoruz”

Tarımda zor yıl beklentisi! Bitkisel üretimde düşüş bekleniyor Haber

Tarımda zor yıl beklentisi! Bitkisel üretimde düşüş bekleniyor

TÜİK'in 2025 yılı ikinci değerlendirmesine göre, bitkisel üretim genel olarak bir önceki yıla göre azalacak. Tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde yüzde 10,4, sebzelerde yüzde 0,8 ve meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde yüzde 30,4 civarında bir düşüş bekleniyor. Bu rapor, 2025 yılının tarımsal üretim açısından zor bir yıl olacağını gösteriyor. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı bitkisel üretim ikinci tahminini duyurdu. Buna göre, bitkisel üretim miktarlarının bir önceki yılın seviyesinin altında kalması bekleniyor. Toplam üretimin tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde (yem bitkileri hariç) yüzde 10,4 düşerek 67,1 milyon ton, sebzelerde yüzde 0,8 düşerek 33,3 milyon ton, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde ise yüzde 30,4 azalarak 19,8 milyon ton olması öngörülüyor. TAHIL ÜRETİMİNDE YÜZDE 12,4 DÜŞÜŞ ÖNGÖRÜLÜYOR Tahıl üretiminin 2025 yılında bir önceki yıla oranla yüzde 12,4 düşüşle yaklaşık 34,2 milyon ton olması bekleniyor. Ürün bazında tahminlere göre; buğday yüzde 13,9 azalışla 17,9 milyon ton, arpa yüzde 25,9 azalışla 6 milyon ton, çavdar yüzde 20,9 azalışla 203 bin ton, yulaf yüzde 22,3 azalışla 303 bin ton, mısır ise yüzde 4,9 artışla 8,5 milyon tona ulaşacak. Kuru baklagillerde; nohut 406 bin ton, kuru fasulye 247 bin ton, kırmızı mercimek 230 bin ton olarak tahmin ediliyor. Patates üretiminin ise bir önceki yıla göre yüzde 13 düşerek 6 milyon ton olacağı düşünülüyor. Yağlı tohumlarda soya üretimi yüzde 17,4, ayçiçeği üretimi yüzde 17,6 azalarak sırasıyla 149 bin ton ve 1,8 milyon ton seviyesinde olacak, şeker pancarı üretimi ise yüzde 4,1 düşerek 21,5 milyon ton olarak gerçekleşeceği öngörülüyor. SEBZE ÜRETİMİNDE DÜŞÜŞ BEKLENİYOR Rapora göre sebze üretiminde de bir azalma öngörülüyor. TÜİK verilerine göre, 2025 yılında sebze üretimi bir önceki yıla göre yüzde 0,8 düşerek 33,3 milyon ton seviyesinde gerçekleşecek. Sebze grubunda; karpuzda yüzde 8,3, kuru soğanda yüzde 2,6, kavunda yüzde 17,5 üretim artışı beklenirken, domateste yüzde 7,6, salçalık kapya biberde yüzde 6,3, taze fasulyede yüzde 8,3 düşüş tahmin ediliyor. MEYVE, İÇECEK VE BAHARAT BİTKİLERİNDE CİDDİ DÜŞÜŞ: YÜZDE 30,4 Meyveler, içecek ve baharat bitkileri üretiminde büyük bir düşüş bekleniyor. 2025 yılında üretimin bir önceki yıla göre yüzde 30,4 azalarak 19,8 milyon ton olacağı tahmin ediliyor. Meyveler grubundaki düşüşlere ait istatistikler şöyle: Elma yüzde 48,3, şeftali yüzde 46,1, nektarin yüzde 44,1, kiraz yüzde 70,6, üzüm yüzde 24,5, çilek yüzde 1,9 azalırken, mandalina ise yüzde 7,1 artış gösterecek. Ayrıca portakal yüzde 15, limon ise yüzde 34,8 oranında azalacak. Sert kabuklu meyvelerde de ciddi düşüşler bekleniyor. Fındık yüzde 38,5, ceviz yüzde 38,1, antep fıstığı yüzde 61,1 azalış gösterecek. Ayrıca, muz üretiminin yüzde 1,6, zeytin üretiminin yüzde 34,7 oranında düşeceği öngörülüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.