Hava Durumu

#Sebze

giresunsonhaber - Sebze haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sebze haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bayramda Et Tüketimi Günde 150-200 Gramı Aşmamalı Haber

Bayramda Et Tüketimi Günde 150-200 Gramı Aşmamalı

Kurban Bayramı süreci, beslenme alışkanlıklarının kısa süreliğine değiştiği, özellikle kırmızı et ve tatlı tüketiminin belirgin şekilde yükseldiği bir dönem. Bu süreçte dengeli beslenmenin kritik olduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, “Artış gösteren et tüketimi sindirim sistemini zorlayabilir. Bu sebeple porsiyon kontrolüne dikkat etmek ve öğünleri planlı şekilde oluşturmak gerekiyor” şeklinde konuştu. Protein, demir, çinko, selenyum ile B1, B6, B12 ve D vitamini bakımından zengin olan kırmızı et, vücut için oldukça değerli bir besin kaynağı. Ancak tüm bu faydalara rağmen tüketim miktarının kritik olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, “Kolesterol ve doymuş yağ oranı dikkate alındığında, herhangi bir sağlık sorunu olmayan kişilerin günlük kırmızı et tüketimi 150-200 gramı geçmemeli” dedi. Etin tüketim miktarının yanı sıra hazırlanma ve tüketim biçiminin de büyük önem taşıdığını ifade eden Örnek, “Yeni kesilen etlerin dinlendirilmeden, özellikle de kahvaltıda tüketilmesinin sindirim açısından uygun olmadığını söyleyebilirim. Ayrıca etin sebzelerle beraber tercih edilmesi; demir, çinko ve magnezyum emilimini artırır. Dengeli bir tabak için öğünün yarısı sebze veya salatadan, geri kalan yarısı ise et ve tahıl grubundan meydana gelmelidir” ifadelerini kullandı. Dinlendirilmeden tüketilen et hazımsızlık yapabilir Etin kesimin hemen ardından pişirilip yenmesinin sindirim sistemi üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini hatırlatan Örnek, “Bu yöntemle tüketilen etler; şişkinlik, hazımsızlık, ishal ya da kabızlık gibi sorunlarla sonuçlanabilir. Etin daha lezzetli, yumuşak ve sindirilebilir olması için güneş görmeyen serin bir ortamda (7-15°C) 3-4 saat dinlendirilmesi şarttır. Ardından 4°C’deki buzdolabında yaklaşık 24 saat bekletilerek ideal yapıya kavuşması sağlanır. Ayrıca pişirme aşamasında kuyruk yağı gibi ekstra yağların kullanımından kaçınılmalıdır” uyarısında bulundu. Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, Kurban Bayramı için sağlıklı iki farklı tarif paylaştı: Kavurma tarifi: Kuşbaşı doğranmış etleri tencereye aldığınızda başlangıç aşamasında baharat ve tuz eklememenizi tavsiye ederim. Öncelikle dışarıdan yağ ilave etmeden, kendi yağında birkaç dakika kavurup ardından kısık ateşte kendi suyunda yavaşça pişmeye bırakın. Pişirme işlemi sona yaklaşırken az miktarda tuz ekleyip servis anında kekik ilave edebilirsiniz. Tatlı tarifi: Sağlıklı bir tatlı alternatifi olarak, dilimleyip dondurduğunuz olgun muzları rondodan geçirebilirsiniz. Kremsi bir yapıya ulaştığında doğal bir dondurma elde etmiş olacaksınız. Arzu ederseniz lezzetini artırmak için fıstık ezmesi veya kakao ekleyebilirsiniz. Sunum sırasında üzerine ceviz parçaları ve meyveler ilave edebilirsiniz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de her 10 yetişkinden 7’si risk altında Haber

Türkiye’de her 10 yetişkinden 7’si risk altında

Obezitenin sağlığı bozacak düzeyde aşırı yağ dokusu birikimi ile karakterize kronik bir hastalık olduğunu belirten DoktorTakvimi uzmanlarından Diyetisyen Canberk Yaşar, tanıda en sık kullanılan ölçütlerin Beden Kitle İndeksi (BKİ), bel çevresi ve vücut yağ oranı olduğunu söyledi. İSTANBUL (İGFA) - Dünya Sağlık Örgütü (WHO), obeziteyi ‘sağlık riskini artıran anormal/aşırı yağ birikimi' olarak tanımlar.” OBEZİTE DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE ARTIYOR Obezitenin Türkiye'de ve dünyada artış eğilimi devam ettiğini; konunun yalnızca ‘kilo' değil, sağlık sistemi ve toplum sağlığı açısından büyüyen bir risk olduğunu belirten DoktorTakvimi uzmanlarından Diyetisyen Canberk Yaşar, “World Obesity Atlas 2025 Türkiye verilerine göre 2025'te yetişkinlerin yüzde 36'sı obez. Aynı veriler, yüksek BKİ (BMI ≥25) ile yaşayan yetişkin oranının 2025'te yüzde 71 olacağını söylüyor. Yani Türkiye'de her 10 yetişkinden yaklaşık yedisi fazla kilolu/obez aralığında. 2030'a geldiğimizde yüksek BKİ ile yaşayan yetişkin sayısının 47,44 milyona ulaşılacağı öngörülüyor. Bu, yükün büyümeye devam edeceğini anlatıyor” diyor. GÜNLÜK ALIŞKANLIKLAR OBEZİTE RİSKİNİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR Günlük yaşam alışkanlıklarının obezite gelişiminde belirleyici rol oynadığını söyleyen DoktorTakvimi uzmanlarından Diyetisyen Canberk Yaşar, “Obezite gelişimi, enerji alımı ve enerji harcaması dengesinin uzun süre alım yönünde bozulmasıyla hızlanır. Hareketsizlik ve düşük günlük adım sayısı toplam enerji harcamasını düşürür ve insülin direnci eğilimini artırır. Ekran süresinin artması hem sedanter süreyi artırır hem de atıştırma ve reklam tetiklenmesi ile enerji alımını yükseltebilir. Uyku düzensizliği, iştahı düzenleyici hormonları etkiler ve sağlıklı seçim yapmayı zorlaştırarak enerji alımının artmasına neden olabilir. Ultra işlenmiş gıdalar ve sıvı kaloriler ise doyma sinyalinin zayıf olması nedeniyle porsiyon kontrolünü zorlaştırır” şeklinde konuşuyor. KİMLER DAHA YÜKSEK RİSK ALTINDA? Obezite tedavisinde ilaçların belirli kriterlere göre gündeme geldiğini ifade eden Yaşar, “İlaç tedavisi yaşam tarzı müdahalesine rağmen hedefe ulaşılamadığında ve BKİ’nin 30’un üzerinde olduğu durumlarda değerlendirilir. Süreçte diyetisyen ve hekim birlikte çalışmalıdır” dedi. Yaşar, küçük ama etkili değişikliklerin önemine dikkat çekerek günlük adım hedefi belirlemenin, ana öğünlerde protein tüketmenin, tabağın yarısını sebze ile doldurmanın ve direnç egzersizlerini alışkanlık haline getirmenin obeziteyle mücadelede etkili olduğunu vurguladı. ÇOCUKLUK ÇAĞI OBEZİTESİ VE AİLELERİN ROLÜ Çocukluk çağı obezitesine de dikkat çeken Diyetisyen Canberk Yaşar, artışın temel nedenlerini ekran süresi, hareket azalması, yüksek kalorili gıdalar ve uyku düzensizliği olarak açıklıyor. Ailelerin evde şekerli içecekleri rutin olmaktan çıkarması, ara öğün standardı oluşturması, günlük hareket kuralı koyması ve ekran süresi için net sınırlar belirlemesi gerektiğini belirterek, “Çocuğu kilo ile değil performans, enerji ve uyku çıktıları üzerinden motive etmek daha etkili olur” şeklinde konuşuyor. OBEZİTE TEDAVİSİNDE İLAÇLARIN YERİ Obezite tedavisinde ilaçların belirli kriterlere göre gündeme geldiğini ifade eden Yaşar, “İlaç tedavisi yaşam tarzı müdahalesine rağmen hedefe ulaşılamadığında ve BKİ’nin 30’un üzerinde olduğu durumlarda değerlendirilir. Süreçte diyetisyen ve hekim birlikte çalışmalıdır” dedi. Yaşar, küçük ama etkili değişikliklerin önemine dikkat çekerek günlük adım hedefi belirlemenin, ana öğünlerde protein tüketmenin, tabağın yarısını sebze ile doldurmanın ve direnç egzersizlerini alışkanlık haline getirmenin obeziteyle mücadelede etkili olduğunu vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.