Hava Durumu

#Örnekleme

giresunsonhaber - Örnekleme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Örnekleme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KAHVERENGİ KOKARCA KİVİYE DE YÖNELDİ: Haber

KAHVERENGİ KOKARCA KİVİYE DE YÖNELDİ:

KAHVERENGİ KOKARCA KİVİYE DE YÖNELDİ: MEYVE DIŞTAN SAĞLAM, İÇTEN HASARLI KALABİLİYOR Fındık Araştırma Enstitüsü, kahverengi kokarcanın kivi bahçelerinde yoğun olarak görüldüğünü duyurdu. Bilimsel araştırmalar, zararlının meyve dokusunu emerek kabuk altında yeşil ve beyaz lekeler oluşturduğunu; böcek yoğunluğu arttıkça hasarın ağırlaştığını gösteriyor. Üreticinin takvime bakarak gelişigüzel ilaçlama yapması değil, bahçeyi düzenli kontrol ederek mücadele eşiğine göre hareket etmesi gerekiyor. Fındıkla özdeşleşen kahverengi kokarca tehdidi, Karadeniz’in önemli alternatif ürünlerinden kiviye de uzandı. Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, istilacı zararlının kivi bahçelerinde yoğun biçimde görüldüğünü belirterek üreticileri zamanında ve doğru mücadele konusunda uyardı. Enstitünün açıklamasında, 300’den fazla konukçuya sahip kahverengi kokarcanın yalnızca fındıkla beslenmediği; kivi başta olmak üzere çok sayıda meyve ve sebze türünde ürün kaybına yol açabildiği vurgulandı. Tarım ve Orman Bakanlığının geçici tavsiye listesinde yer alan bitki koruma ürünlerinin üretim dönemi, etiket bilgisi ve hasat aralığı dikkate alınarak kullanılması istendi. ZARAR KABUĞUN ALTINDA GİZLENEBİLİYOR Kahverengi kokarca, ergin ve nimf dönemlerinde sokucu-emici ağız yapısıyla meyve dokusuna giriyor. Bitki özsuyunu emerken dokuda bozulmaya yol açan salgılar bırakıyor. Bunun sonucunda meyvede çöküntü, şekil bozukluğu, sertleşme ve kabuk altında süngerimsi alanlar oluşabiliyor. Kivideki kritik sorunlardan biri, hasarın ilk bakışta dış yüzeyden tam olarak fark edilememesi. Journal of Pest Science dergisinde yayımlanan kontrollü kafes çalışmasında “Hayward”, “Xuxiang” ve “Nongdajinmi” çeşitleri incelendi. Hem nimflerin hem de erginlerin kivi kabuğunun altında yeşil ve beyaz zarar lekeleri oluşturduğu belirlendi. Deney koşullarında zarar görülen meyve oranı çeşitlere göre yüzde 73,5 ile yüzde 82,5 arasında ölçüldü. Bu rakamlar Türkiye’deki bahçeler için doğrudan ürün kaybı tahmini değil; zararlının kivide oluşturabileceği hasarın niteliğini ve potansiyelini gösteren kontrollü deney sonuçlarıdır. Çalışmada böcek sayısı arttıkça zarar şiddetinin de yükseldiği görüldü. Meyve başına düşen zararlı yoğunluğu arttığında kabuk altındaki hasar ağırlaştı; kafeslere dört veya daha fazla böcek bırakılan gruplarda zarar şiddeti, iki böcek bulunan gruplara göre belirgin biçimde yükseldi. Bilimsel araştırmanın sonuçları FINDIKTAN KİVİYE GEÇİŞ, MÜCADELEYİ BAHÇE SINIRLARININ DIŞINA TAŞIYOR Kahverengi kokarca çok sayıda bitki üzerinde beslenebildiği için tek bir bahçedeki mücadele yeterli olmayabiliyor. Zararlı; farklı konukçu bitkiler, bahçe kenarları, yabani bitkiler ve yerleşim alanlarındaki kışlaklar arasında hareket edebiliyor. Bu özellik, fındık ve kivi bahçelerinin birbirine yakın olduğu Karadeniz üretim alanlarında düzenli saha takibini daha önemli hâle getiriyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, zararlının meyve bahçelerine girişinden hasada kadar farklı gelişme dönemlerinde görülebileceğini, bu nedenle popülasyonun sezon boyunca izlenmesi gerektiğini bildiriyor. Feromon tuzakları varlığı ve hareketliliği takip etmeye yardımcı olsa da ilaçlama kararı yalnızca tuzakta böcek görülmesine dayandırılmamalı; bahçe içindeki örnekleme sonuçları esas alınmalı. KİVİDE SAYIM DARBEYLE DEĞİL, GÖZLE YAPILIYOR Bakanlığın mücadele esaslarına göre kivi bahçelerinde örnekleme gözle inceleme yöntemiyle gerçekleştiriliyor. Üreticinin yalnızca meyveye bakması yeterli değil; yaprak, sürgün ve dalların da kontrol edilmesi gerekiyor. 1–10 dekarlık bahçelerde 10 omca, 11–20 dekarlık bahçelerde 20 omca, 20 dekardan büyük bahçelerde 30 omca inceleniyor. Örneklemede 10 omcada toplam 10 nimf veya 10 ergin görülmesi, kimyasal mücadele için önerilen eşik olarak kabul ediliyor. Bu eşik, bahçede zararlı görülür görülmez gelişigüzel ilaçlama yerine sayım ve gözleme dayalı karar verilmesini sağlıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı mücadele esasları KİMYASAL MÜCADELEDE ETİKET VE HASAT ARALIĞI KRİTİK Tarım ve Orman Bakanlığının geçici tavsiye listesinde kivi için bitki koruma seçenekleri bulunuyor. Ancak tavsiye geçerlilikleri, ürün ruhsatları ve kullanım koşulları değişebildiği için uygulama öncesinde Bakanlığın güncel Bitki Koruma Ürünleri Veri Tabanı kontrol edilmeli. Yalnızca kivi ve kahverengi kokarca için tavsiye edilen ürün; etiketteki doz, uygulama sayısı ve son ilaçlama ile hasat arasında geçmesi gereken süreye uyularak kullanılmalı. Özellikle hasada yaklaşan dönemde bekleme süresinin ihlal edilmesi, üründe kalıntı riskini artırabilir. Daha yüksek doz ya da daha sık uygulama daha güçlü mücadele anlamına gelmediği gibi faydalı böcekler, çevre ve gıda güvenliği üzerinde ek baskı oluşturabilir. Bakanlık, uygulamanın yağmurlu günlerde ve güneşli öğle saatlerinde yapılmamasını, bitkinin her tarafının uygun biçimde ilaçlanmasını ve uygulamadan yedi gün sonra canlı zararlı sayısının yeniden kontrol edilmesini öngörüyor. Bakanlığın geçici tavsiye listesi TEK BAŞINA İLAÇLAMA DEĞİL, ENTEGRE MÜCADELE Kahverengi kokarcayla mücadelede kimyasal uygulama tek araç değil. Kışlamak için ev, depo ve işyerlerine yönelen erginlerin toplandıkları noktalarda mekanik olarak imha edilmesi, popülasyonun feromon tuzaklarıyla izlenmesi ve biyolojik mücadele birlikte yürütülüyor. Zararlının yumurtalarını parazitleyen Samuray arıcığı Trissolcus japonicus, biyolojik mücadelenin önemli unsurlarından biri. Fındık Araştırma Enstitüsü, Kahverengi Kokarca Ülkesel Entegre Mücadele Projesi kapsamında üretilen Samuray arıcıklarını 6 Temmuz 2026’da Keşap’taki fındık bahçelerine bıraktı. Enstitü, salımlarla birlikte etkinlik ve yayılış izlemelerinin sürdürüleceğini açıkladı. Bu çalışma uzun vadeli biyolojik baskılama açısından önem taşısa da üreticinin kendi kivi bahçesindeki düzenli kontrol ve mücadele sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor. Keşap’taki biyolojik mücadele çalışması ÜRETİCİNİN UYGULAYACAĞI BEŞ ADIM Kivi omcalarının meyve, yaprak, sürgün ve dallarını düzenli olarak inceleyin. Ergin, nimf ve yaprakların altındaki yumurta kümelerini birlikte takip edin. Bahçe büyüklüğüne uygun sayıda omcada sayım yapmadan ilaçlama kararı vermeyin. Mücadele eşiği aşılmışsa İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden teknik destek alın; yalnızca güncel veri tabanında tavsiye edilen ürünü etikete uygun kullanın. Son ilaçlama ile hasat arasındaki zorunlu süreyi koruyun ve uygulamadan yedi gün sonra bahçeyi yeniden kontrol edin. Fındık Araştırma Enstitüsünün uyarısı, kahverengi kokarcanın yalnızca bir fındık zararlısı olarak ele alınamayacağını gösteriyor. Kivide görünmeyen iç doku hasarı, pazarlanabilir kaliteyi ve üreticinin gelirini tehdit edebilir. Mücadelenin başarısı; erken teşhis, doğru sayım, eşik temelli karar, güncel ruhsat bilgisi ile mekanik, biyoteknik, biyolojik ve kimyasal yöntemlerin birlikte uygulanmasına bağlı.

“KÜFÜRBAZ HARİTA” TARTIŞMASI Haber

“KÜFÜRBAZ HARİTA” TARTIŞMASI

“KÜFÜRBAZ HARİTA” TARTIŞMASI: GİRESUN 25. SIRADA, ANKETİN YÖNTEMİ AÇIKLANMADI AkademikLink’in “Türkiye’nin Argo Atlası” başlıklı çalışması, şehirlerin argo kullanımı üzerinden sıralandığı tabloyla gündeme geldi. Kaynak tabloda Giresun, 2,94 ortalamayla 25. sırada yer aldı. Ancak çalışmanın kamuya açık sayfasında örnekleme yöntemi, il bazlı katılımcı sayıları, soru formu, saha tarihi, ağırlıklandırma ve hata payı yer almadı. Bu eksikler, sonuçların akademik araştırma değil, sınırlı açıklanmış bir çevrim içi eğilim çalışması olarak değerlendirilmesini gerektiriyor. AkademikLink’in yayımladığı “Türkiye’nin Argo Atlası”, illeri “argo kullanımı” başlığı altında ortalama puanlarla sıraladı. Sayfada çalışma, “Sence en fazla argo hangi şehirde kullanılıyor?” sorusuyla sunuldu. Aynı sayfada yalnızca 30 kişi üzeri örnekleme sahip şehirlerin listeye alındığı belirtildi. Kaynak tabloda ilk sırada 3,22 ortalamayla Edirne yer aldı. Edirne’yi Uşak 3,14, Muğla 3,12, Tekirdağ 3,08, Sinop 3,07, Antalya 3,05, Adana 3,04 ve Van 3,02 izledi. Giresun ise 2,94 ortalamayla 25. sırada gösterildi. GİRESUN “BÖLGE BİRİNCİSİ” DEĞİL, TABLODA 25. SIRADA Çalışmanın kamuya açık kaynak tablosunda Giresun için görünen veri 25. sıra ve 2,94 ortalama oldu. Aynı tabloda Karadeniz illeri arasında Sinop 5. sırada 3,07, Düzce 15. sırada 2,98, Çorum 17. sırada 2,97, Ordu 28. sırada 2,93, Trabzon 42. sırada 2,87, Samsun 50. sırada 2,81, Artvin 59. sırada 2,78, Amasya 60. sırada 2,78, Kastamonu 62. sırada 2,76 ve Rize 70. sırada 2,62 ortalamayla yer aldı. Giresun, listede Karadeniz illeri arasında üst sıralarda bulunsa da Sinop, Düzce ve Çorum’un gerisinde görünüyor. ANKET NEYE GÖRE YAPILDI? AkademikLink sayfasında çalışmanın ana sorusu “Sence en fazla argo hangi şehirde kullanılıyor?” ifadesiyle veriliyor. Bu ifade, çalışmanın doğrudan ölçülen kişisel kullanım davranışından çok, katılımcı algısına dayalı bir değerlendirme olabileceğini gösteriyor. Bu ayrım önem taşıyor. Çünkü “Ben ne kadar argo kullanıyorum?”, “Yaşadığım şehirde argo ne kadar kullanılıyor?” ve “Sence en fazla argo hangi şehirde kullanılıyor?” soruları aynı sonucu üretmez. Birincisi kişisel davranışı, ikincisi yerel gözlemi, üçüncüsü ise şehirler hakkındaki algıyı ölçer. Kaynak sayfada soru formu yayımlanmadığı için katılımcılara tam olarak hangi seçeneklerin sunulduğu ve ortalamanın hangi ölçek üzerinden hesaplandığı doğrulanamıyor. KAÇ KİŞİYE ULAŞILDI? Kaynak sayfada yalnızca “Sadece 30 kişi üzeri örnekleme sahip olan şehirlere yer verilmiştir” bilgisi bulunuyor. Bu ifade, her şehirde en az 30 yanıt bulunan illerin tabloya alındığını gösteriyor. Ancak çalışmanın kamuya açık sayfasında şu bilgiler yer almıyor: Açıklanması gereken veri Kaynak sayfada durum Haber açısından sonuç Toplam katılımcı sayısı Yok “15 bin kişi” ifadesi kaynak sayfadan doğrulanamıyor Giresun katılımcı sayısı Yok Giresun ortalamasının kaç yanıtla oluştuğu bilinmiyor İl bazlı örneklem listesi Yok İller arası karşılaştırmanın gücü ölçülemiyor Yaş, cinsiyet, eğitim dağılımı Yok Temsil gücü değerlendirilemiyor Saha tarihi Yok Verinin hangi dönemi yansıttığı bilinmiyor Veri toplama biçimi Yok Çevrim içi mi, yüz yüze mi, telefon mu belirsiz Hata payı Yok Sıralar arasındaki küçük farkların anlamlılığı bilinmiyor Ağırlıklandırma Yok Nüfus ve demografik dengesizlikler düzeltilmiş mi bilinmiyor Bu nedenle çalışmada yer alan 2,94, 2,93 ya da 2,92 gibi birbirine çok yakın ortalamalar üzerinden kesin şehir sıralaması yapmak bilimsel açıdan zayıf kalıyor. “30 KİŞİ ÜZERİ ÖRNEKLEM” EŞİĞİ NEDEN SORUNLU? İl bazında 30 kişinin üzerindeki örneklem, şehirleri kesin biçimde karşılaştırmak için düşük bir eşiktir. Özellikle 2,94 ile 2,93 gibi küçük farklarda sıralama, birkaç yanıtla değişebilir. Bu sorun Giresun açısından da önemlidir. Giresun’un 25. sıradaki 2,94 ortalaması ile Ordu’nun 28. sıradaki 2,93 ortalaması arasında yalnızca 0,01 puan fark bulunuyor. Kaynak sayfada her iki ilde kaç kişinin yanıt verdiği açıklanmadığı için bu farkın istatistiksel olarak anlamlı olup olmadığı değerlendirilemiyor. ANKETÖRLER NASIL SEÇİLDİ? Kaynak sayfada anketör bilgisi bulunmuyor. Bu nedenle iki ihtimal var: Çalışma çevrim içi formla yapıldıysa, klasik anlamda anketör bulunmayabilir. Bu durumda açıklanması gereken unsur; formun nerede yayımlandığı, katılımcıların nasıl çağrıldığı, aynı kişinin birden fazla yanıt verip veremediği ve dikkat kontrolü uygulanıp uygulanmadığıdır. Çalışma yüz yüze ya da telefonla yapıldıysa, anketörlerin seçimi, eğitimi, saha denetimi, görüşme protokolü ve kalite kontrol süreci açıklanmalıdır. Kamuoyu araştırmalarında şeffaflık için örnekleme yöntemi, soru metni, veri toplama biçimi, ağırlıklandırma ve hata payı gibi bilgilerin yayımlanması beklenir. AAPOR’un anket raporlama standartları da olasılıklı örneklem kullanılan çalışmalarda örnekleme hatasının ve varsa ağırlıklandırma, kümeleme ya da tasarım etkisinin açıklanmasını temel koşullar arasında sayıyor. “KÜFÜRBAZ HARİTA” BAŞLIĞI VERİYİ AŞIYOR Çalışmanın kaynak başlığı “Türkiye’nin Argo Atlası”. Ancak haberleştirme ve sosyal medya dolaşımında çalışma, “Türkiye’nin küfürbaz haritası” gibi daha sert bir ifadeyle yayıldı. Bu başlık sorunlu. Çünkü argo ile küfür aynı kavram değil. Argo; gündelik, gayriresmî, grup içi ya da sokak dili kullanımlarını kapsayabilir. Küfür ise hakaret, sövgü ya da tabu ifadeleri içeren daha dar ve daha ağır bir dil alanına karşılık gelir. Kaynak sayfada çalışma “argo” başlığıyla sunulduğu için, sonuçları doğrudan “küfürbazlık” etiketiyle vermek hem akademik hem de gazetecilik açısından veri aşımıdır. HATALI VE EKSİK ANKET TABLOSU Sorunlu alan Mevcut bilgi Neden sorunlu? Haberde nasıl yazılmalı? Başlık “Türkiye’nin Argo Atlası” Sosyal medyada “küfürbaz harita” diye aktarılması kavramı sertleştiriyor “Argo kullanımı sıralaması” denilmeli Ana soru “Sence en fazla argo hangi şehirde kullanılıyor?” Algı mı, kişisel kullanım mı, şehir deneyimi mi ölçüldüğü açık değil “Algıya dayalı argo sıralaması” ifadesi tercih edilmeli Örneklem eşiği 30 kişi üzeri şehirler İl karşılaştırması için düşük eşik “Sınırlı örneklemle oluşturulan tablo” denilmeli Toplam katılımcı Kaynak sayfada yok “15 bin kişi” iddiası resmi sayfadan doğrulanamıyor Kaynak gösterilmeden kesin yazılmamalı İl bazlı katılımcı Yok Giresun ortalamasının güvenilirliği ölçülemiyor “Giresun’da kaç yanıt alındığı açıklanmadı” denilmeli Ölçek bilgisi Yok 3,22 ile 2,94’ün hangi aralıkta anlam taşıdığı belirsiz “Ortalama puanın ölçek karşılığı açıklanmadı” denilmeli Saha tarihi Yok Verinin güncelliği bilinmiyor “Verinin hangi tarihte toplandığı açıklanmadı” denilmeli Anketör seçimi Yok Saha kalitesi değerlendirilemiyor “Anketör ya da çevrim içi form süreci açıklanmadı” denilmeli Hata payı Yok Küçük farklarla yapılan sıralama tartışmalı “Sıralar arası farkın anlamlılığı belirsiz” denilmeli Ağırlıklandırma Yok Nüfus, yaş, eğitim ve cinsiyet etkisi bilinmiyor “Temsil gücü sınırlı” denilmeli BİLİMSEL ÇALIŞMALAR NE DİYOR? Türkiye’de argo ve küfür kullanımı üzerine yapılmış akademik çalışmalar bulunuyor; ancak bu çalışmalar doğrudan “illerin argo sıralaması” biçiminde değil, daha çok gençler, öğrenciler, dijital medya ve gündelik iletişim bağlamında yapılmış araştırmalar. Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Dergisi’nde yayımlanan “Küfür ve Argonun Gündelik İletişimdeki Yeri” başlıklı araştırma, Türkiye’nin yedi bölgesinden seçilen üniversitelerdeki öğrenciler üzerinde nicel yöntemle yürütüldü. Çalışmada survey yöntemi kullanıldı ve argo ile küfrün günlük iletişimde görünür bir yer tuttuğu sonucuna ulaşıldı. Aynı çalışmanın tam metninde araştırmanın 1502 kişilik örneklemle yürütüldüğü, ölçeklerde faktör analizi yapıldığı ve Cronbach’s Alpha güvenilirlik değerlerinin raporlandığı görülüyor. Bu yönüyle çalışma, soru seti, örneklem ve güvenilirlik analizi bakımından AkademikLink’in kamuya açık argo atlası sayfasından daha ayrıntılı bir yöntem bilgisi sunuyor. Alınteri Sosyal Bilimler Dergisi’nde yayımlanan “Gençlerin Dijital Ortamda Maruz Kaldıkları Argo ve Küfür İçeriklerinin Dil Kullanımına Yansımaları” başlıklı 2026 tarihli araştırma ise iki devlet lisesindeki öğrencilerden elde edilen verilerle dijital ortamda karşılaşılan argo ve küfür içeriklerinin gençlerin günlük dil kullanımına etkisini inceledi. Çalışma, sosyal medya platformlarında karşılaşılan argo ve küfürlü ifadelerin gençlerin iletişim biçimlerinde değişime yol açtığını belirledi. Ortaokul öğrencileri üzerine yapılan başka bir çalışmada ise Trabzon’daki resmî bir ortaokulda 6. ve 7. sınıfta okuyan 160 öğrenci ile Türkiye genelinden 15 Türkçe öğretmeninin görüşleri karşılaştırıldı. Çalışma, öğrencilerin kullandığı argo kelimelerin öğretmenlerin bildiğinden daha fazla olduğunu ortaya koydu. GİRESUN İÇİN “BÖLGE BİRİNCİLİĞİ” VERİYLE DOĞRULANMIYOR Giresun’un “bölge birincisi” olduğu yönündeki yorumlar, kaynak tabloda görünen sıralamayla örtüşmedi. Aynı tabloda Sinop 5., Düzce 15. ve Çorum 17. sırada yer alırken, Giresun 25. sırada görünüyor. Bu nedenle Giresun için “bölge birincisi” ifadesi yerine, “Giresun, 2,94 ortalamayla Türkiye sıralamasında 25. sırada yer aldı” cümlesi veriye daha uygun düşüyor. ANKETİN TEMSİL GÜCÜ TARTIŞMALI Çalışmanın en önemli sınırlılığı, yöntem bilgilerinin eksik bırakılması oldu. Kaynak sayfada toplam kaç kişinin ankete katıldığı, Giresun’da kaç yanıt alındığı, katılımcıların yaş, cinsiyet, eğitim ve il dağılımı, anketin hangi tarihlerde yapıldığı ve verilerin ağırlıklandırılıp ağırlıklandırılmadığı açıklanmadı. Bu eksikler, iller arasında küçük puan farklarıyla yapılan sıralamaların güvenilirliğini sınırlıyor. Giresun’un 2,94 ortalaması ile Ordu’nun 2,93 ortalaması arasındaki 0,01 puanlık farkın istatistiksel olarak anlamlı olup olmadığı, il bazlı örneklem ve hata payı açıklanmadığı için bilinmiyor. BİLİMSEL YAYINLAR DAHA AYRINTILI YÖNTEM SUNUYOR Türkiye’de argo ve küfür kullanımı üzerine yapılan akademik çalışmalar, konunun yalnızca şehir sıralamasıyla açıklanamayacağını gösteriyor. Çiçek ve Yağbasan’ın üniversite öğrencileri üzerine yaptığı araştırma, Türkiye’nin yedi bölgesinden seçilen üniversitelerde yürütülen nicel bir alan araştırmasına dayanıyor. Çalışma, argo ve küfrün günlük iletişimde görünür bir yer tuttuğunu ortaya koyuyor. Aynı araştırmada 1502 kişilik örneklem, faktör analizi ve güvenilirlik değerleri raporlandı. Bu durum, argo ve küfür gibi hassas bir konuda yalnızca sonuç tablosunun değil, ölçme aracının ve analiz sürecinin de yayımlanması gerektiğini gösteriyor. Bezgin ve Çelik’in 2026 tarihli çalışması ise dijital ortamda karşılaşılan argo ve küfür içeriklerinin gençlerin dil kullanımına etkisini inceledi. İki devlet lisesinde yürütülen araştırma, sosyal medya platformlarında karşılaşılan argo ve küfürlü ifadelerin gençlerin iletişim biçimlerinde belirgin değişime yol açtığını ortaya koydu. SONUÇ: HARİTA İLGİ ÇEKİCİ, AKADEMİK GÜCÜ SINIRLI AkademikLink’in “Türkiye’nin Argo Atlası” çalışması, şehirlerin dil alışkanlıklarına ilişkin dikkat çekici bir tartışma başlattı. Ancak kamuya açık kaynakta yöntem ayrıntılarının yer almaması, çalışmanın akademik gücünü sınırlıyor. Giresun için veriye dayalı sonuç “2,94 ortalamayla 25. sıra” bilgisidir. “Bölge birincisi” ya da “küfürbaz şehir” gibi ifadeler, kaynak tabloda açık biçimde desteklenmediği için haber dilinde kullanılmamalıdır. Çalışma, mevcut haliyle şehirlerin argo kullanımını kesin olarak ölçen akademik bir araştırmadan çok, yöntemi sınırlı açıklanmış bir algı/eğilim tablosu olarak değerlendirilmelidir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.