Hava Durumu

#Mimarlar Odası

giresunsonhaber - Mimarlar Odası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mimarlar Odası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MİMARLAR ODASI’NDAN DAL-ÇIK UYARISI: KALICI ÇÖZÜM GÜNEY ÇEVRE YOLU Haber

MİMARLAR ODASI’NDAN DAL-ÇIK UYARISI: KALICI ÇÖZÜM GÜNEY ÇEVRE YOLU

MİMARLAR ODASI’NDAN DAL-ÇIK UYARISI: KALICI ÇÖZÜM GÜNEY ÇEVRE YOLU Mimarlar Odası Başkanı Merve Türk ve Yönetim Kurulu üyeleri, Giresun’da yapılması planlanan Dal-Çık Projesi’nin trafik yüküne katkısını, uygulanacağı alanın zemin koşullarını ve inşaat sürecinin kent ulaşımına etkilerini sorguladı. Oda, kalıcı çözümün Güney Çevre Yolu’nun Aksu-Batlama etabının hayata geçirilmesi olduğunu savundu. Mimarlar Odası Başkanı Merve Türk ve Yönetim Kurulu üyeleri, Giresun’un ulaşım sorununa yönelik tartışmaların odağındaki Dal-Çık Projesi hakkında 20 Temmuz 2026 tarihinde kapsamlı bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, sahil yolunu günlük yaklaşık 40 bin araç kullanırken liman giriş ve çıkışını kullanan araç sayısının yaklaşık 400 seviyesinde olduğu belirtilerek, kentin en büyük ulaşım yatırımının bu noktaya yönlendirilmesinin doğru bir tercih olup olmadığı soruldu. ZEMİN, DENİZ BASINCI VE TAŞKIN RİSKİ UYARISI Mimarlar Odası, projenin dere yatağı üzerinde ve deniz etkisine açık bir alanda planlandığına dikkat çekti. Zemin özellikleri, deniz basıncı ve taşkın riskinin mühendislik açısından ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan oda, yapım sürecinin şehir içi trafiğini uzun süre daha ağır bir noktaya taşıyabileceği uyarısında bulundu. “GÜNEY ÇEVRE YOLU’NUN AKSU-BATLAMA ETABI HAYATA GEÇİRİLMELİ” Dal-Çık Projesi yerine Güney Çevre Yolu’nun Aksu-Batlama etabının öncelikli olarak tamamlanmasını isteyen Mimarlar Odası, bu süreçte hemzemin düzenlemeler, servis yolları, bekleme cepleri ve katılım şeritleriyle mevcut trafik yoğunluğunun azaltılabileceğini bildirdi. Mimarlar Odası adına yapılan açıklamanın tam metni şöyle: “Sizlere soruyorum Giresun… Bugün Giresun'da şehir içinde bir noktadan başka bir noktaya ulaşmak, özellikle sabah ve akşam saatlerinde giderek zorlaşıyor. Trafik artık yalnızca sürücülerin değil, kentte yaşayan herkesin günlük yaşamını etkileyen önemli bir sorun haline geldi. Peki bu sorunun çözümü gerçekten Dal-Çık Projesi mi? Yıllardır gündemde tutulan bu proje, kent trafiğini rahatlatacak bir ulaşım yatırımı olarak sunuluyor. Ancak mevcut veriler bunun aksini gösteriyor. Günlük yaklaşık 40 bin aracın kullandığı sahil yolunda liman giriş-çıkışını kullanan araç sayısı yaklaşık 400 araç seviyesinde. Bu durumda, kentin en büyük ulaşım yatırımını bu noktaya yönlendirmek gerçekten doğru bir tercih midir? Üstelik projenin uygulanacağı alan dere yatağı üzerinde ve deniz etkisine açık bir bölgede yer alıyor. Zemin özellikleri, deniz basıncı ve taşkın riski nedeniyle yapının zaman içinde köprülü kavşağa dönüşmesi veya gerekli kotların yükseltilmesi ihtimali göz ardı edilmemelidir. Bu kaygılarımızı Giresun Ticaret ve Sanayi Odası ile gerçekleştirdiğimiz toplantıda da dile getirdik ve mühendislik açısından bu risklerin ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi gerektiği yönünde ortak görüş oluşturduk. Bir diğer önemli konu ise inşaat sürecidir. Böyle büyük bir müdahalenin yıllarca sürecek yapım aşamasında şehir içi ulaşımın ciddi şekilde aksaması, mevcut trafik sorununun çok daha ağır bir noktaya taşınması ve kentin uzun süre adeta kilitlenmesi ihtimali de göz önünde bulundurulmalıdır. Kalıcı çözüm Dal-Çık değil, Güney Çevre Yolu'dur. Özellikle Güney Çevre Yolu'nun özellikle Aksu-Batlama etabının vakit kaybedilmeden hayata geçirilmesidir. Gelişmiş kentler transit trafiği şehir merkezine değil, çevre yollarına yönlendirir. Bu süreç tamamlanıncaya kadar ise hemzemin düzenlemeler, servis yolları, bekleme cepleri ve katılım şeritleri gibi uygulamalarla mevcut trafik yoğunluğu önemli ölçüde hafifletilebilir. Biz, günü kurtaran projeler değil, önümüzdeki 20-30 yılı planlayan bir şehircilik anlayışı istiyoruz. Kent ile deniz arasındaki bağı güçlendiren, insan odaklı, bilimsel verilere dayanan ve kamu kaynaklarını doğru önceliklerle kullanan yatırımlar Giresun'un geleceğine daha fazla katkı sağlayacaktır. Çünkü mesele yalnızca bir kavşak yapmak değil, nasıl bir Giresun bırakacağımıza karar vermektir. Kıyısıyla bütünleşen, insan odaklı, yaşanabilir bir kent mi? Yoksa beton bariyerlerle denizinden biraz daha uzaklaşan bir kent mi? Bu kent sahipsiz değildir; ortak akıl, bilim ve mühendislik ışığında planlanmış bir geleceği hak etmektedir.” Kaynak: Mimarlar Odası’nın 20 Temmuz 2026 tarihli basın açıklaması

DAL-ÇIK TARTIŞMASI BÜYÜYOR: Haber

DAL-ÇIK TARTIŞMASI BÜYÜYOR:

DAL-ÇIK TARTIŞMASI BÜYÜYOR: GİRESUN TRAFİĞİ Mİ RAHATLAYACAK, KENT DENİZDEN Mİ KOPACAK? Giresun Mimarlar Odası ile Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, Giresun Limanı Farklı Seviyeli Kavşağı Projesi üzerinden kentte büyüyen ulaşım, şehircilik ve kamu kaynağı tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Ortak bildiride, yeniden ihale edildiği belirtilen Dal-Çık Projesi’nin zemin, altyapı, trafik, kent silueti ve yatırım önceliği bakımından kamuoyuna açık biçimde anlatılması istendi. ORTAK BİLDİRİDE DAL-ÇIK İÇİN ŞEFFAFLIK ÇAĞRISI Giresun Mimarlar Odası Başkanı Merve Türk ve yönetim kurulu üyeleri, Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu’nu ziyaret etti. Görüşmede Giresun Güney Çevre Yolu ile Giresun Şehiriçi Geçişi Dal-Çık Projesi ele alındı. Toplantının ardından iki kurum ortak bildiri yayımladı. Ortak bildiride şu ifadeler yer aldı: “Yeniden ihale edildiği duyurulan Giresun Limanı Farklı Seviyeli Kavşağı (Dal-Çık) Projesi hakkında kamuoyunda ciddi soru işaretleri ve kaygılar bulunmaktadır. Projenin uygulama aşamasında altyapı ve zemin koşulları nedeniyle mevcut tasarımının değişerek köprülü kavşağa dönüşüp dönüşmeyeceği, yol kotlarının ne ölçüde yükseleceği ve çalışmaların kent siluetine etkilerinin ne olacağı konularında açıklık sağlanmalıdır. Günlük yaklaşık 40 bin aracın kullandığı güzergâhta yapım sürecinde trafik akışının nasıl yönetileceği, 400 iş günü olarak belirtilen sürenin gerçekçi olup olmadığı ve olası gecikmelerin kent yaşamına etkileri kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Yaklaşık 1,35 milyar TL tutarındaki yatırımın Giresun’un trafik sorununa ne ölçüde kalıcı çözüm üreteceği en önemli sorudur. Kentin geçici düzenlemeler yerine uzun vadeli ve bütüncül ulaşım çözümlerine ihtiyacı vardır. Bu kapsamda, söz konusu ödeneğin Giresun Çevre Yolu Aksu–Batlama Hattı’na aktarılması değerlendirilmelidir. Giresun halkının merak ettiği konularda ilgili kurumların şeffaf ve detaylı bilgilendirme yapması beklenmektedir.” Bu açıklama, Giresun’da uzun süredir devam eden ulaşım tartışmasını yalnızca bir kavşak düzenlemesinin dışına taşıdı. Dal-Çık Projesi artık şehir içi trafik kadar, kentin denizle ilişkisi, zemin güvenliği, yağmur suyu yönetimi, yatırım önceliği ve Güney Çevre Yolu’nun geleceği üzerinden de tartışılıyor. KAVŞAK PROJESİ NEDEN TARTIŞILIYOR? Giresun Limanı Farklı Seviyeli Kavşağı, sahil yolu üzerindeki trafik yoğunluğunu azaltmak, şehir merkezi ve liman bağlantısını düzenlemek amacıyla gündeme alınan bir ulaşım yatırımı olarak öne çıkıyor. Kamu tarafı, mevcut kavşakta araç kuyruklarının ve trafik sıkışıklığının arttığını, bu nedenle farklı seviyeli kavşak düzenlemesinin şehir içi geçişi rahatlatacağını savunuyor. Ancak Mimarlar Odası ve GTSO’nun ortak çıkışı, projenin yalnızca araç trafiği üzerinden değerlendirilmesini eksik buluyor. İki kurum, kavşağın kent dokusu, kıyı kullanımı, yaya erişimi, zemin yapısı ve uzun vadeli ulaşım planıyla birlikte ele alınmasını istiyor. Bu noktada tartışmanın ana ekseni değişiyor. Mesele sadece “kavşak yapılsın mı, yapılmasın mı?” sorusuna sıkışmıyor. Giresun’un sınırlı sahil bandında yeni bir betonarme ulaşım yapısının kente ne kazandıracağı ve ne kaybettireceği daha geniş bir şehircilik meselesi haline geliyor. MİMARLAR ODASI NEDEN DAL-ÇIK PROJESİNE MESAFELİ? Mimarlar Odası’nın projeye yönelik itirazlarında birkaç temel başlık öne çıkıyor. İlk başlık, Giresun’un denizle ilişkisinin daha da zayıflaması. Sahil yolu nedeniyle kent ile kıyı arasındaki bağ zaten büyük ölçüde kesilmiş durumda. Farklı seviyeli yeni bir kavşak yapısının, özellikle yol kotlarının yükselmesi halinde, şehir merkezi ile deniz arasında yeni bir görsel ve fiziksel bariyer oluşturabileceği değerlendiriliyor. İkinci başlık, zemin ve altyapı koşulları. Projenin uygulama aşamasında mevcut tasarımının değişip değişmeyeceği, dal-çık olarak planlanan yapının zemin veya altyapı sorunları nedeniyle köprülü kavşağa dönüşüp dönüşmeyeceği açıklık bekleyen konular arasında yer alıyor. Yol kotlarının yükselmesi durumunda kent siluetinin, sahil algısının ve çevredeki yapı düzeninin nasıl etkileneceği de kamuoyunun yanıt aradığı başlıklardan biri. Üçüncü başlık, yapım sürecindeki trafik yönetimi. Günlük yaklaşık 40 bin aracın kullandığı bir hatta 400 iş günü sürecek inşaatın nasıl yürütüleceği, alternatif güzergâhların nasıl belirleneceği, ağır vasıta trafiğinin nereden verileceği ve gecikme halinde kent merkezinde nasıl bir tablo oluşacağı netleşmiş değil. Dördüncü başlık ise yatırım önceliği. Mimarlar Odası ve GTSO, yaklaşık 1,35 milyar TL’lik kaynağın noktasal bir kavşak yerine Giresun Çevre Yolu Aksu–Batlama Hattı için değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. GTSO’NUN ÇİZGİSİ: KALICI ÇÖZÜM GÜNEY ÇEVRE YOLU Giresun Ticaret ve Sanayi Odası’nın bu dosyadaki temel yaklaşımı, kentin trafik sorununun kalıcı biçimde çözülmesi için Güney Çevre Yolu’nun öncelikli yatırım haline getirilmesi gerektiği yönünde. GTSO, daha önce de Giresun’un sahil yoluna sıkışan ulaşım düzeninin şehir içi trafiği, transit geçişi, liman bağlantısını ve kent merkezine girişleri aynı hat üzerinde topladığını vurgulamıştı. Bu tablo, özellikle yaz aylarında artan araç yoğunluğu ve ağır vasıta trafiğiyle daha da belirginleşiyor. Odanın yaklaşımına göre dal-çık projesi, mevcut sıkışıklığın bir bölümünü azaltabilir; ancak transit yük şehir dışına alınmadığı sürece Giresun’un ana trafik problemi çözülemez. Bu nedenle Güney Çevre Yolu’nun, özellikle Aksu–Batlama hattından başlayacak şekilde etaplandırılması ve yatırım programına alınması isteniyor. BU PROJEYİ NEDEN YAPIYOR? Kamu otoritesinin dal-çık projesindeki gerekçesi, mevcut trafik yoğunluğuna hızlı ve uygulanabilir bir çözüm üretmek. Giresun Limanı, sahil yolu, şehir merkezi girişleri ve transit geçiş aynı noktada birleştiği için Liman Kavşağı uzun süredir trafik baskısı altında bulunuyor. Devlet açısından bakıldığında farklı seviyeli kavşak, sinyalizasyon kaynaklı beklemeleri azaltacak, araç akışını hızlandıracak, liman bağlantısını daha düzenli hale getirecek ve şehir içi geçişte rahatlama sağlayacak bir mühendislik çözümü olarak görülüyor. Bu yaklaşım, kısa ve orta vadeli trafik ihtiyacına cevap veriyor. Ancak kamuoyundaki soru, projenin yalnızca bugünkü sıkışıklığı mı azaltacağı, yoksa Giresun’un uzun vadeli ulaşım sorununu da çözüp çözemeyeceği üzerinde yoğunlaşıyor. BİLİMSEL TARTIŞMA NASIL YAPILMALI? Dal-çık projesi üzerinden yürüyen tartışmanın sağlıklı zemine oturması için kurum açıklamaları tek başına yeterli değil. Projenin bilimsel olarak tartışılabilmesi için teknik raporların, trafik analizlerinin ve alternatif çözüm karşılaştırmalarının kamuoyuna açık biçimde paylaşılması gerekiyor. Bu kapsamda öncelikle trafik etütleri ortaya konulmalı. Günlük araç sayısı, pik saat yoğunluğu, yaz-kış farkı, ağır vasıta oranı, liman kaynaklı trafik yükü ve projenin tamamlanmasından sonra araç akışının hangi noktalara yöneleceği net biçimde açıklanmalı. İkinci olarak mikro trafik simülasyonu yapılmalı. Dal-çık kavşağı Liman bölgesini rahatlatırken, trafiğin bir sonraki kavşakta, şehir merkezi girişlerinde veya sahil hattının başka bir noktasında yeni bir sıkışmaya neden olup olmayacağı gösterilmeli. Üçüncü olarak zemin ve su yönetimi raporları paylaşılmalı. Yeraltı suyu, dolgu alanı, oturma riski, yağmur suyu tahliyesi, dere bağlantıları ve taşkın kapasitesi yalnızca inşaat mühendisliği açısından değil, kent güvenliği bakımından da değerlendirilmelidir. Dördüncü olarak alternatifler karşılaştırılmalı. Dal-çık, köprülü kavşak, hemzemin düzenleme, trafik sinyalizasyonu iyileştirmesi, sahil yolu bağlantı revizyonu ve Güney Çevre Yolu’nun Aksu–Batlama etabı maliyet, süre, trafik etkisi, çevresel sonuç ve kent estetiği bakımından aynı tabloda değerlendirilmelidir. Bilimsel olan, projeyi peşinen reddetmek ya da peşinen savunmak değil; verileri, riskleri, maliyetleri ve alternatifleri kamuoyunun denetimine açmaktır. MİMARLARIN KENTLEŞME SORUMLULUĞU DA MASADA Dal-çık projesine kent estetiği, sahil bütünlüğü ve şehircilik ilkeleri üzerinden itiraz eden Mimarlar Odası’nın bugünkü tavrı mesleki bir pozisyon olarak görülebilir. Ancak Giresun’un bugünkü yapılaşma tablosu da bu tartışmanın dışında bırakılamaz. Giresun, tarihsel dokusu, kıyı kenti kimliği ve eski yerleşim hafızasıyla farklı bir mimari karaktere sahipken, yıllar içinde betonarme apartmanlaşma, yüksek yoğunluklu yapı düzeni, cephe estetiğinden uzak bina blokları, daralan sokaklar ve zayıflayan kamusal alanlarla başka bir çehreye büründü. Bu dönüşümün sorumluluğu yalnızca mimarlara yüklenemez. Belediyeler, imar planları, siyasi kararlar, arsa sahipleri, müteahhitler, ruhsat süreçleri, denetim mekanizmaları ve rant baskısı bu tablonun ortak parçalarıdır. Ancak proje üreten, kent estetiği konusunda söz söyleyen, yapılaşma kalitesinde mesleki sorumluluk taşıyan mimarlık çevrelerinin de Giresun’un geçmişten kopan yapılaşma sürecindeki payını ve etkisiz kaldığı dönemleri tartışması gerekir. Bugün dal-çık projesine “kent denizden koparılmasın” diyerek karşı çıkan bir meslek örgütünün, geçmiş yıllarda Giresun’un mahalle dokusu, sokak ölçeği, tarihi yapıları ve mimari kimliği korunurken ne kadar etkili olduğunu da kamuoyu sorgulama hakkına sahiptir. Bu sorgulama, dal-çık itirazını geçersiz kılmaz; ancak şehircilik tartışmasını daha tutarlı, daha kapsamlı ve daha samimi bir zemine taşır. GİRESUN’UN İHTİYACI AÇIK BİR ULAŞIM VE KENTLEŞME KARARI Giresun’da dal-çık tartışması artık bir kavşak projesinin sınırlarını aştı. Bu dosya, kentin ulaşım geleceği, sahil bandı kullanımı, kamu kaynağının önceliği, Güney Çevre Yolu beklentisi ve geçmişten bugüne biriken şehircilik sorunlarıyla birlikte ele alınmak zorunda. Kamu otoritesi mevcut trafik sıkışıklığını azaltmak için dal-çık projesini savunuyor. Mimarlar Odası ve GTSO ise bu yatırımın kalıcı çözüm üretip üretmeyeceğinin, kent siluetine nasıl etki edeceğinin ve aynı kaynağın Güney Çevre Yolu’na yönlendirilmesinin daha doğru olup olmayacağının açıklanmasını istiyor. Giresun halkının beklediği cevap, kurumlar arası polemik değil; teknik verilerle, açık raporlarla ve uygulanabilir takvimle ortaya konulmuş net bir ulaşım kararıdır. Dal-çık yapılacaksa, projenin zemin, su, trafik, siluet ve şantiye yönetimi açısından nasıl güvence altına alındığı açıklanmalıdır. Kaynak Güney Çevre Yolu’na aktarılacaksa, bunun etapları, maliyeti ve takvimi kamuoyuna duyurulmalıdır. Giresun’un önünde duran tercih, yalnızca bugünkü kavşağın değil, kentin gelecek 50 yılını belirleyecek ulaşım ve şehircilik tercihidir.

GİRESUN DAL-ÇIK PROJESİNDE YENİ EŞİK: SÖZLEŞME İMZALANDI, 400 GÜNLÜK SÜRE BAŞLADI Haber

GİRESUN DAL-ÇIK PROJESİNDE YENİ EŞİK: SÖZLEŞME İMZALANDI, 400 GÜNLÜK SÜRE BAŞLADI

GİRESUN DAL-ÇIK PROJESİNDE YENİ EŞİK: SÖZLEŞME İMZALANDI, 400 GÜNLÜK SÜRE BAŞLADI NAZIM ELMAS, 4 HAZİRAN 2026’DA SÖZLEŞMENİN İMZALANDIĞINI DUYURDU AK Parti Giresun Milletvekili Prof. Dr. Nazım Elmas, Giresun Limanı Farklı Seviyeli Kavşağı, kamuoyundaki adıyla Dal-Çık Projesi’nde yüklenici firma ile sözleşmenin 4 Haziran 2026’da imzalandığını açıkladı. Elmas, projenin yapım süresinin sözleşmeye göre 400 gün olarak belirlendiğini duyurdu. Giresun’un sahil yolu trafiği, liman bağlantısı ve şehir içi ulaşım yükü açısından uzun süredir tartışılan Dal-Çık Projesi, son açıklamayla birlikte yeni bir aşamaya geçti. Ancak proje, yalnızca yeni sözleşme bilgisiyle değil; 2023’teki ihale, 2024’teki temel atma töreni, 2025’te gündeme gelen bitiş tarihi, sahada ilerleme görülmediği yönündeki iddialar, teknik çevrelerin su ve drenaj uyarıları, 2026’da verilen yeni ihale takvimi ve son olarak imzalanan sözleşmeyle birlikte geniş bir dosya olarak kamuoyunun önünde duruyor. Giresun Valiliği’nin 8 Mart 2024 tarihli duyurusunda proje için temel atma töreninin gerçekleştirildiği, Giresun Limanı ve şehir merkezine girişte hemzemin kavşak nedeniyle trafik yoğunluğu yaşandığı, limandaki ihracat sevkiyatıyla birlikte kavşaktaki yükün arttığı belirtilmişti. ELMAS: “SÖZLEŞME İMZALANDI, İŞİN TAMAMLANMA SÜRESİ 400 GÜN” Nazım Elmas, 9 Haziran 2026 tarihinde Facebook hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, Dal-Çık Projesi’nde sözleşmenin imzalandığını ve işin tamamlanma süresinin 400 gün olarak belirlendiğini duyurdu. Elmas paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “GİRESUN DAL-ÇIK PROJESİNDE ÖNEMLİ EŞİK AŞILDI: SÖZLEŞME İMZALANDI, İŞİN TAMAMLANMA SÜRESİ 400 GÜN Giresun’umuzun şehir içi ulaşımına kalıcı çözüm sunacak olan Giresun Limanı Farklı Seviyeli Kavşağı (Dal-Çık) Projesi’nde önemli bir aşama daha geride kaldı. Daha önce Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile yaptığımız görüşmeler neticesinde yatırım programına alınan ve ihale süreci tamamlanan proje kapsamında, yüklenici firma ile 4 Haziran 2026 tarihinde sözleşme imzalandı. Proje öncesinde özellikle Yenimahalle mevkiinde Tabaklar Deresi üzerinde gerçekleştirilecek tersip bendi çalışmalarıyla olası su baskınları ve taşkın risklerinin önüne geçilecek. Dal-Çık Projesi’nin yapım sürecinde ve sonrasında oluşabilecek su taşkınlarını engellemeye yönelik gerekli altyapı hazırlıklarının projeleri de netleşti. Bu çalışmalar bölge için uzun vadeli ve kalıcı çözümler sağlayacak. ‘Giresun Limanı Farklı Seviyeli Kavşağı Yapımı İşi’ kapsamında imzalanan sözleşmeye göre projenin yapım süresi 400 gün olarak belirlendi. Çalışmaların başlamasıyla birlikte şehir trafiğinin önemli ölçüde rahatlatılması, sahil yolu bağlantılarının daha güvenli ve akıcı hale getirilmesi hedefleniyor. Giresun’umuzun ulaşım altyapısına değer katacak bu önemli yatırımın hayata geçirilmesinde desteklerini esirgemeyen başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdulkadir Uraloğlu ve emeği geçenlere teşekkür ediyor, projenin ilimize hayırlı olmasını temenni ediyorum.” Elmas’ın açıklamasında üç başlık öne çıktı: sözleşmenin 4 Haziran 2026’da imzalanması, yapım süresinin 400 gün olarak belirlenmesi ve Tabaklar Deresi üzerinde tersip bendiyle su baskını riskine karşı altyapı hazırlıklarının netleşmesi. 400 günlük süre, sözleşme tarihinden itibaren takvim günü olarak hesaplandığında 2027 Temmuz ayına uzanan bir yapım dönemine işaret ediyor. Ancak işin kesin bitiş tarihi, sözleşmedeki yer teslimi, işe başlama tarihi, süre hesabı ve idari şartname hükümleriyle birlikte netleşir. PROJE 15 MAYIS İHALESİNDEN 4 HAZİRAN SÖZLEŞMESİNE GELDİ Elmas, 12 Mayıs 2026’da yaptığı önceki açıklamada Dal-Çık Projesi’nin 15 Mayıs 2026’da ihaleye çıkacağını duyurmuştu. Yerel basında yer alan haberlerde de ihale tarihinin 15 Mayıs 2026 olarak açıklandığı, proje öncesinde Tabaklar Deresi ve Yenimahalle bölgesindeki altyapı planlamalarının tamamlandığı bilgisi yer aldı. Bu açıklamadan sonra 9 Haziran’da yapılan yeni duyuru, ihale sürecinin tamamlandığını ve yüklenici firma ile 4 Haziran 2026’da sözleşme imzalandığını ortaya koydu. Böylece Dal-Çık dosyasında 2026 yılı içindeki yeni takvim şu şekilde oluştu: TARİH GELİŞME 24 Mart 2026 Nazım Elmas, projenin nisan ayı sonunda başlayacağını açıkladı. Nisan 2026 sonu Açıklanan takvim geride kaldı; sahada beklenen başlangıç tartışma konusu oldu. 12 Mayıs 2026 Elmas, projenin 15 Mayıs 2026’da ihaleye çıkacağını duyurdu. 15 Mayıs 2026 İhale tarihi olarak kamuoyuna açıklandı. 4 Haziran 2026 Elmas’ın son paylaşımına göre yüklenici firma ile sözleşme imzalandı. 9 Haziran 2026 Elmas, sözleşmenin imzalandığını ve yapım süresinin 400 gün olduğunu duyurdu. Bu yeni takvim, projenin yeniden idari sürece bağlandığını gösteriyor. Ancak geçmişte yaşanan ihale, iş yeri teslimi, temel atma ve gecikme tartışmaları nedeniyle kamuoyunun beklediği başlık yalnızca yeni sözleşme bilgisi değil; eski süreçle yeni sözleşme arasındaki ilişkinin de açıklanmasıdır. DAL-ÇIK DOSYASININ GEÇMİŞİ2023’TEN 2026’YA UZANAN İHALE, TEMEL ATMA VE GECİKME SÜRECİ Dal-Çık Projesi Giresun’da yeni gündeme gelmiş bir yatırım değildir. Proje, 2023 yılından bu yana ihale, iş yeri teslimi, temel atma töreni, bitiş tarihi, şantiye tartışmaları, teknik itirazlar ve yeni ihale süreciyle kamuoyunun gündeminde kaldı. Projenin geçmişi, bugün açıklanan sözleşme bilgisini daha önemli hale getiriyor. Çünkü 2026’daki yeni sözleşme, daha önce verilen tarihlerin ardından geldi. 7 HAZİRAN 2023: İLK İHALE SÜRECİ Dal-Çık Projesi’nin resmî sürecinde ilk önemli aşama 2023 yılında yaşandı. Karayolları Genel Müdürlüğü 10. Bölge Müdürlüğü tarafından 2023/447215 ihale kayıt numarasıyla çıkılan iş, Karadeniz Sahil Yolu Giresun Liman Farklı Seviyeli Kavşağı’nın yapımını kapsadı. Önceki dosya bilgilerinde, 7 Haziran 2023’te yapılan ihaleye 9 isteklinin katıldığı, yaklaşık maliyetin 1 milyar 104 milyon 927 bin 511 TL olarak açıklandığı, işi ise 819 milyon 820 bin 525 TL bedelle Barva Müşavirlik Danışmanlık İnşaat Mühendislik Madencilik Makine Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin üstlendiği yer alıyordu. Bu bilgiler, daha önce hazırlanan Dal-Çık dosyasında da ayrıntılı biçimde işlenmişti. 2023’te ihale sürecine giren bir projenin 2026’da yeniden ihale ve sözleşme bilgisiyle gündeme gelmesi, dosyanın en kritik idari başlıklarından birini oluşturuyor. Açıklanması gereken başlıklar burada yoğunlaşıyor: BAŞLIK AÇIKLANMASI GEREKEN NOKTA 2023 ihalesi Önceki ihale hangi aşamada kaldı? Yüklenici firma Önceki yükleniciyle sözleşme süreci nasıl sonuçlandı? Yeni ihale 2026 ihalesi eski işin devamı mı, yeni kapsamlı bir ihale mi? Maliyet Projenin güncel sözleşme bedeli nedir? Süre 400 günlük süre hangi tarihten itibaren işlemeye başladı? Kapsam Tersip bendi, drenaj ve taşkın önlemleri yeni sözleşmeye dahil mi? 15 EYLÜL 2023: İŞ YERİ TESLİMİ BİLGİSİ Dal-Çık Projesi’nde 2023 yılına ilişkin ikinci önemli başlık, iş yeri teslimi bilgisiydi. Önceki dosya çalışmasında, kamuoyuna yansıyan resmî yanıtlara göre 15 Eylül 2023’te iş yeri teslimi yapıldığı bilgisi yer aldı. Bir kamu yatırımında iş yeri teslimi, yüklenicinin sahaya geçişi ve iş programının başlaması bakımından kritik bir aşamadır. Bu aşamadan sonra beklenen süreç; şantiye kurulumu, trafik güvenliği önlemleri, altyapı imalatları, kazı ve yapım çalışmalarının takvime uygun şekilde ilerlemesidir. Ancak Dal-Çık Projesi’nde iş yeri teslimi bilgisinden sonra sahada kamuoyunun beklediği düzeyde bir ilerleme görülmediği iddiaları daha sonra tartışmanın merkezine yerleşti. 8 MART 2024: BAKANLARIN KATILDIĞI TEMEL ATMA TÖRENİ Proje için en görünür kamuoyu aşaması 8 Mart 2024’te yaşandı. Giresun Liman Farklı Seviyeli Kavşağı için temel atma töreni düzenlendi. Giresun Valiliği, törende projenin Giresun Limanı ve şehir merkezine girişte yaşanan trafik yoğunluğunu azaltmayı hedeflediğini duyurdu. Törene Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da katıldı. Bu katılım, projeyi yerel bir vaat olmaktan çıkararak merkezi idarenin görünür şekilde sahiplendiği bir yatırım haline getirdi. Temel atma töreninde projenin günlük ortalama 32 bin 500 aracın geçtiği güzergahta trafik yoğunluğunu azaltacağı, 1,6 kilometrelik hatta mevcut sahil yolunun altgeçide alınacağı, sinyalizasyonun devre dışı bırakılacağı, yıllık zaman ve akaryakıt tasarrufu sağlanacağı belirtilmişti. Bu bilgiler önceki dosya metninde de proje tanıtım başlıkları olarak yer aldı. Temel atma töreninden sonra sahada beklenen ilerlemenin görülmemesi ise projenin en fazla tartışılan yönlerinden biri oldu. 7 OCAK 2025: SÖZLEŞME BİTİŞ TARİHİ TARTIŞMASI Dal-Çık dosyasında kamuoyuna yansıyan en kritik tarihlerden biri 7 Ocak 2025 oldu. Önceki dosya bilgilerinde, işin sözleşmeye göre bitiş tarihinin 7 Ocak 2025 olduğu yer aldı. Bu tarih, 2026’da yapılan yeni açıklamaların neden daha dikkatli okunması gerektiğini gösteriyor. Çünkü bir projenin geçmişte bitiş tarihi konuşulmuşken, daha sonra yeniden ihale ve sözleşme sürecine gelmesi kamuoyunda doğal olarak açıklama ihtiyacı doğuruyor. Bu noktada yeni sözleşme bilgisi tek başına yeterli değildir. Önceki sözleşme sürecinin nasıl kapandığı, hangi hukuki ve idari işlemlerin yapıldığı, yeni ihale kapsamının ne olduğu ve projenin güncel maliyetinin neye çıktığı kamuoyuna açık biçimde anlatılmalıdır. 2025: ŞANTİYE VE GECİKME İDDİALARI 2025 yılında proje ile ilgili gecikme iddiaları yerel ve ulusal basında daha görünür hale geldi. ANKA kaynaklı haberlerde, 8 Mart 2024’te temeli atılan projede uzun süre çalışma yapılmadığı, şantiye alanının boşaltıldığı ve yüklenici firmanın sahadan çekildiği iddiaları yer aldı. Bu iddialar, proje dosyasını yalnızca ulaşım yatırımı olmaktan çıkardı. Kamuoyunda ihale, yüklenici, ödenek, şantiye, iş programı ve teknik hazırlık başlıkları aynı anda tartışılmaya başladı. İddialar tek başına kesin hüküm yerine geçmez. Ancak kamu yatırımlarında bu tür iddialar ortaya çıktığında, ilgili kurumların süreci belge ve takvimle açıklaması gerekir. Dal-Çık dosyasında bu açıklık sağlanmadığı ölçüde tartışma büyüdü. 24 MART 2026: “NİSAN SONUNDA BAŞLIYOR” TAKVİMİ Nazım Elmas, 24 Mart 2026’da yaptığı açıklamada projenin nisan ayı sonunda başlayacağını duyurdu. Yerel basında yer alan haberlerde, projenin takviminin yeniden düzenlendiği; ancak resmi kayıtlarda 2023’te iş yeri teslimi, 2024’te temel atma ve 7 Ocak 2025 bitiş tarihlerinin bulunduğu vurgulandı. Bu açıklamada Tabaklar Deresi, Yenimahalle, tersip bendi, su baskını ve taşkın riski başlıkları öne çıktı. Böylece projenin yalnızca yol ve kavşak imalatından ibaret olmadığı; su yönetimi, drenaj, dere yatağı ve taşkın önlemleriyle birlikte ele alınması gerektiği resmî açıklamaların da merkezine girdi. Nisan sonu takvimi geride kaldığında, sahada beklenen hareketliliğin görülmemesi yerel basında eleştiri konusu oldu. Giresun Sonhaber, nisan sonu başlangıç takviminin geride kaldığını ve projede geçmiş gecikmelerle birlikte Mimarlar Odası’nın zemin ve su baskını risklerine dikkat çektiğini yazdı. 12 MAYIS 2026: İHALE TARİHİ 15 MAYIS OLARAK AÇIKLANDI Nisan sonu takviminin ardından Nazım Elmas, 12 Mayıs 2026’da yeni açıklama yaparak Dal-Çık Projesi’nin 15 Mayıs 2026’da ihaleye çıkacağını duyurdu. Haberlerde, proje öncesinde Tabaklar Deresi ve Yenimahalle’deki altyapı planlamalarının tamamlandığı bilgisi yer aldı. AA kaynaklı haberlerde de Elmas’ın Dal-Çık Projesi’nin yapımına ilişkin ihalenin 15 Mayıs’ta yapılmasının planlandığını belirttiği aktarıldı. Bu açıklama, proje takvimini bir kez daha değiştirdi. Mart ayında “nisan sonunda başlıyor” denilen iş, mayıs ayında “15 Mayıs’ta ihaleye çıkıyor” bilgisiyle yeniden kamuoyuna sunuldu. 4 HAZİRAN 2026: SÖZLEŞME İMZALANDI Elmas’ın 9 Haziran tarihli son paylaşımı, 15 Mayıs ihalesinden sonra projenin sözleşme aşamasına geçtiğini duyurdu. Paylaşıma göre yüklenici firma ile 4 Haziran 2026’da sözleşme imzalandı ve işin yapım süresi 400 gün olarak belirlendi. Bu açıklama, Dal-Çık dosyasında idari açıdan yeni bir aşamaya geçildiğini gösteriyor. Ancak kamuoyunun sağlıklı bilgiye ulaşabilmesi için şu başlıkların da açıklanması gerekiyor: BAŞLIK KAMUOYUNUN BİLMESİ GEREKEN BİLGİ Yüklenici firma 4 Haziran 2026’da sözleşme imzalanan firma hangisidir? Sözleşme bedeli İşin güncel sözleşme bedeli ne kadardır? Yer teslimi Yükleniciye yer teslimi yapıldı mı, yapılacaksa hangi tarihte yapılacak? 400 günlük süre Süre sözleşme tarihinden mi, yer tesliminden mi, işe başlama tarihinden mi hesaplanacaktır? İş programı Kazı, altyapı, tersip bendi, altgeçit ve üstyapı imalatları hangi sırayla yürütülecektir? Tersip bendi Tabaklar Deresi üzerindeki çalışma ayrı bir iş midir, bu sözleşmenin parçası mıdır? Drenaj sistemi Su baskını riskine karşı hangi kapasitede sistem kurulacaktır? Trafik planı İnşaat süresince sahil yolu, liman bağlantısı ve şehir içi trafik nasıl yönetilecektir? TEKNİK DOSYA: TABAKLAR DERESİ, TERSİP BENDİ VE SU BASKINI RİSKİ Dal-Çık Projesi’nde teknik tartışmanın merkezinde su baskını ve taşkın riski yer alıyor. Nazım Elmas’ın son açıklamasında da Yenimahalle mevkiinde Tabaklar Deresi üzerinde yapılacak tersip bendi çalışmalarıyla olası su baskınları ve taşkın risklerinin önüne geçileceği belirtildi. Bu başlık, Giresun için sıradan bir altyapı ayrıntısı değildir. Kentin yoğun yağış alan yapısı, dere yatakları, sahile yakınlık, yeraltı suyu ve deniz etkisi dikkate alındığında, altgeçit projesinde drenaj hesabı doğrudan güvenlik meselesidir. Altgeçit yapısı, yol kotunun aşağı alınması anlamına gelir. Bu durum, yoğun yağışta suyun doğal olarak toplanabileceği bir alan oluşturur. Bu nedenle proje yalnızca yol geometrisiyle değil; yağmur suyu tahliyesi, pompa kapasitesi, yedek sistem, enerji sürekliliği, otomatik kapatma, bakım ve işletme sorumluluğuyla birlikte değerlendirilmelidir. Önceki dosya çalışmasında da vurgulandığı gibi, Mimarlar Odası ve teknik çevrelerin uyarıları özellikle zemin, yağış, dere yatakları, yağmur suyu tahliyeleri ve pompa sistemi başlıklarında yoğunlaşmıştı. ŞANTİYE SÜRECİ GİRESUN TRAFİĞİNİ NASIL ETKİLEYECEK? Dal-Çık Projesi’nin yapım aşaması, Giresun’un günlük ulaşım düzenini doğrudan etkileyecek. Çünkü proje alanı, sahil yolu, liman bağlantısı ve şehir merkezi girişinin kesiştiği kritik bir noktada bulunuyor. İnşaat sürecinde sahil yolu trafiğinin nasıl işletileceği, liman giriş-çıkışlarının nasıl düzenleneceği, ağır vasıta hareketlerinin hangi saatlerde ve hangi güzergâhlardan yönetileceği, ambulans ve itfaiye geçişlerinin nasıl korunacağı, toplu taşıma ve yaya erişiminin nasıl sağlanacağı açıklanmalıdır. ŞANTİYE BAŞLIĞI PLANLANMASI GEREKEN NOKTA Sahil yolu akışı İnşaat süresince trafik hangi şeritlerden veya geçici güzergâhlardan verilecek? Liman bağlantısı Kamyon ve tır giriş-çıkışları nasıl yönetilecek? Acil ulaşım Ambulans, itfaiye ve güvenlik araçları için kesintisiz geçiş nasıl sağlanacak? Yaya güvenliği Yaya geçişleri, duraklar ve servis noktaları nasıl korunacak? Toplu taşıma Hat değişiklikleri ve geçici durak düzeni önceden açıklanacak mı? Gece çalışması Gürültü, aydınlatma ve iş güvenliği önlemleri nasıl uygulanacak? Bilgilendirme Sürücülere ve bölge halkına güncel trafik planı nasıl duyurulacak? Bu başlıklar açıklığa kavuşturulmadan başlayacak bir şantiye süreci, çözüm üretmesi beklenen noktada yeni ulaşım sıkışıklıkları doğurabilir. DAL-ÇIK PROJESİNDE KRONOLOJİK TABLO TARİH GELİŞME DOSYADAKİ ÖNEMİ 7 Haziran 2023 İlk ihale süreci başladı. Projenin resmî ihale geçmişi bu tarihle başladı. 15 Eylül 2023 İş yeri teslimi yapıldığı bilgisi kamuoyuna yansıdı. Sahada fiili başlangıç beklentisi oluştu. 8 Mart 2024 Bakanların katıldığı temel atma töreni düzenlendi. Proje merkezi idarenin sahiplenmesiyle kamuoyuna sunuldu. 7 Ocak 2025 Önceki sözleşmede bitiş tarihi olarak gündeme geldi. Projenin neden tamamlanmadığı tartışma konusu oldu. 2025 Şantiye ve gecikme iddiaları basına yansıdı. Yüklenici, iş programı ve ödenek soruları öne çıktı. 24 Mart 2026 Nazım Elmas, projenin nisan sonunda başlayacağını açıkladı. Takvim yeniden yazıldı. Nisan 2026 sonu Açıklanan başlangıç takvimi geride kaldı. Sahada başlangıç görülmemesi eleştirildi. 12 Mayıs 2026 Elmas, ihale tarihini 15 Mayıs 2026 olarak açıkladı. Proje yeniden ihale sürecine bağlandı. 15 Mayıs 2026 İhale tarihi olarak kamuoyuna duyuruldu. Yeni idari sürecin başlangıcı oldu. 4 Haziran 2026 Yüklenici firma ile sözleşme imzalandı. Proje yeni sözleşme aşamasına geçti. 9 Haziran 2026 Elmas, sözleşmeyi ve 400 günlük yapım süresini duyurdu. Gözler yer teslimi, iş programı ve sahadaki başlangıca çevrildi. PROJEDE AÇIKLANMASI GEREKEN BAŞLIKLAR Dal-Çık Projesi’nin geçmişi dikkate alındığında, yeni sözleşme bilgisinin ardından kamuoyuna daha ayrıntılı bir teknik ve idari açıklama yapılması gerekiyor. ANA BAŞLIK AÇIKLANMASI GEREKEN DETAY Yeni yüklenici Sözleşme hangi firma ile imzalandı? Sözleşme bedeli Güncel maliyet ve sözleşme tutarı nedir? 400 gün hesabı Süre hangi tarihten itibaren işlemektedir? Yer teslimi Yükleniciye yer teslimi yapıldı mı? Önceki ihale 2023 ihalesinin hukuki ve idari sonucu nedir? Önceki yüklenici İlk yükleniciyle süreç nasıl kapandı? Teknik revizyon Proje su baskını ve taşkın riski nedeniyle revize edildi mi? Tersip bendi Tabaklar Deresi çalışması hangi kurum tarafından yapılacak? Drenaj kapasitesi Sistem hangi yağış ve taşkın senaryosuna göre tasarlandı? Şantiye trafik planı İnşaat süresince Giresun trafiği nasıl yönetilecek? Tamamlanma tarihi 400 günlük süre sonunda öngörülen bitiş tarihi kamuoyuna nasıl duyurulacak? GİRESUN İÇİN DOSYANIN ANLAMI Dal-Çık Projesi, Giresun’un ulaşım sorununun en görünür noktalarından birine müdahale etmeyi hedefliyor. Liman bağlantısı, sahil yolu akışı ve şehir merkezi girişindeki yoğunluk uzun süredir kentin günlük hayatını etkiliyor. Proje doğru mühendislik, güçlü drenaj altyapısı, gerçekçi şantiye planı, güvenli trafik yönetimi ve şeffaf iş programıyla yürütülürse Giresun trafiğine katkı sağlayabilir. Sahil yolundaki hemzemin kavşak yükü azalabilir, liman bağlantısı daha düzenli hale gelebilir, şehir merkezine girişteki bekleme süreleri düşebilir. Ancak projenin geçmişinde biriken takvim değişiklikleri, gecikme iddiaları ve teknik uyarılar dikkate alınmadan yalnızca yeni sözleşme bilgisiyle dosyanın kapanması mümkün değildir. Bu aşamadan sonra belirleyici olacak başlık, 4 Haziran’da imzalandığı açıklanan sözleşmenin sahada hangi takvimle uygulanacağıdır. Yüklenici firma, yer teslimi, sözleşme bedeli, iş programı, Tabaklar Deresi çalışması, drenaj sistemi, şantiye trafik planı ve tamamlanma tarihi açık biçimde duyurulduğunda proje üzerindeki belirsizlik azalacaktır. Dal-Çık Projesi, 2023’te başlayan ihale sürecinden 2026’daki yeni sözleşmeye kadar Giresun’un en tartışmalı ulaşım dosyalarından biri haline geldi. 400 günlük yeni süre, yalnızca bir yapım takvimi değil; geçmişte verilen tarihlerin ardından projenin sahada gerçek ilerlemeye dönüşüp dönüşmeyeceğini gösterecek yeni dönemdir. https://www.facebook.com/photo/?fbid=10237086537395706&set=a.10202834209388913

MİMARLAR ODASI’NDAN DAL-ÇIK PROJESİNE TEPKİ Haber

MİMARLAR ODASI’NDAN DAL-ÇIK PROJESİNE TEPKİ

MİMARLAR ODASI’NDAN DAL-ÇIK PROJESİNE TEPKİ Giresun Mimarlar Odası, Gemiler Çekeği – Valilik aksında yapılması planlanan dal-çık projesine karşı çıkarak, projenin kentin denizle bağını daha da zayıflatacağını ve kıyı ile kent arasında yeni bir bariyer oluşturacağını açıkladı. “GİRESUN’UN DENİZLE KURDUĞU İLİŞKİ ZAYIFLAYACAK” Giresun’da Gemiler Çekeği – Valilik aksında yapılması planlanan dal-çık projesi tartışma yarattı. Giresun Mimarlar Odası, projeye ilişkin yaptığı açıklamada kent merkezinde hayata geçirilmesi planlanan düzenlemenin Giresun’un kıyı kimliği açısından ciddi riskler taşıdığını belirtti. Oda açıklamasında, “Kent merkezinde hayata geçirilmesi planlanan bu projenin; Giresun’un deniz ile kurduğu ilişkiyi daha da zayıflatacağı, kıyı ile kent arasına yeni bir fiziksel ve görsel bariyer oluşturacağı kanaatindeyiz. Oysa çağdaş şehircilik anlayışı; kentleri denizden uzaklaştıran değil, kıyıyı kamusal yaşamın bir parçası haline getiren planlamaları esas almaktadır” ifadelerine yer verdi. “İNŞAAT SÜRECİ KENT İÇİ ULAŞIMI DAHA DA ZORLAŞTIRACAK” Açıklamada, mevcut trafik yoğunluğu dikkate alındığında proje sürecinde yapılacak inşaat çalışmalarının kent içi ulaşımı daha da zorlaştıracağı vurgulandı. Giresun Mimarlar Odası, “Mevcut trafik yoğunluğu göz önünde bulundurulduğunda, proje sürecinde gerçekleştirilecek inşaat çalışmalarının kent içi ulaşımı daha da içinden çıkılmaz bir hale getireceği açıktır. Geçici çözümler uğruna, kent yaşamını uzun yıllar etkileyecek müdahalelerin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz” açıklamasını yaptı. “BETON BARİYERLER YERİNE KIYI-KENT İLİŞKİSİ GÜÇLENDİRİLMELİ” Oda, araç odaklı çözümler yerine yaya öncelikli, kamusal alanları güçlendiren ve Giresun’u denizle yeniden buluşturan planlamaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Açıklamada, “Bizler; yeni beton bariyerler ve araç odaklı yaklaşımlar yerine, kaybolan kıyı-kent ilişkisini yeniden kuracak planlamaların yapılmasını savunuyoruz. Taşbaşı Parkı gibi kent hafızasında önemli yer edinmiş kamusal alanlarla kurulan ilişkinin güçlendirilmesi, yaya öncelikli kamusal mekanların artırılması ve Giresun’un denizle yeniden bütünleşmesi gerektiğine inanıyoruz” denildi. “PLANLAMA SÜRECİ KATILIMCI BİR ANLAYIŞLA YÜRÜTÜLMELİ” Giresun Mimarlar Odası, kentlerin tepeden inme kararlarla değil, katılımcı planlama anlayışıyla şekillendirilmesi gerektiğini vurguladı. Açıklamada, meslek odaları, uzmanlar ve kent dinamiklerinin sürece dahil edilmesinin önemine dikkat çekildi. Oda, “Kentlerin; tepeden inme kararlarla değil, katılımcı bir anlayışla planlanması gerektiğini düşünüyoruz. Bu nedenle yapılacak tüm planlama süreçlerinin; ilgili meslek odaları, uzmanlar ve kent dinamikleri ile birlikte değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır” ifadelerini kullandı. “PROJE GÖRSELLERİ KENT DOKUSUYLA ÖRTÜŞMÜYOR” Açıklamada, kamuoyuyla paylaşılan proje görsellerinin uygulanması planlanan bölgenin mevcut fiziksel yapısı ve kent dokusuyla yeterince örtüşmediği savunuldu. Bu durumun, projenin bütüncül ve yerinde analizlerle hazırlanıp hazırlanmadığı konusunda soru işaretleri oluşturduğu belirtildi. Mimarlar Odası, “Kamuoyuyla paylaşılan proje görsellerinin, uygulanması planlanan bölgenin mevcut fiziksel yapısı ve kent dokusuyla yeterince örtüşmemesi; sürecin sağlıklı, bütüncül ve yerinde analizlerle ele alınmadığı yönünde ciddi soru işaretleri oluşturmaktadır. Hazırlanan raporların, analizlerin ve teknik verilerin kamuoyuna şeffaf biçimde aktarılması; projenin hangi soruna nasıl çözüm üreteceğinin açık şekilde ortaya konulması gerektiğine inanıyoruz” açıklamasında bulundu. “BÜTÇE GÜNEY ÇEVRE YOLU’NA AKTARILMALI” Oda, bu ölçekte ayrılacak bütçenin geçici trafik rahatlamaları yerine uzun vadeli ve sürdürülebilir ulaşım çözümleri için değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Açıklamada, Güney Çevre Yolu projesinin etaplar halinde desteklenmesinin kent adına daha doğru bir yatırım olacağı ifade edildi. Giresun Mimarlar Odası, “Ayrıca bu ölçekte ayrılacak bütçenin; geçici trafik rahatlamaları yerine, uzun vadeli ve sürdürülebilir ulaşım çözümleri üretecek Güney Çevre Yolu projesine etaplar halinde aktarılmasının kent adına çok daha doğru bir yatırım olacağı görüşündeyiz” dedi. “BİZ YAŞANABİLİR BİR GİRESUN İSTİYORUZ” Açıklamanın sonunda Giresun’un geleceğinin denizden koparılan bir kent anlayışıyla değil, kıyısıyla yaşayan ve insan odaklı planlanan bir kent vizyonuyla şekillenmesi gerektiği vurgulandı. Giresun Mimarlar Odası, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı: “Giresun’un geleceği; denizden koparılan değil, kıyısıyla yaşayan, kamusal alanlarını koruyan ve insan odaklı planlanan bir kent vizyonuyla şekillenmelidir. Biz yaşanabilir bir Giresun istiyoruz.”

KENTİN HALLERİ GİRESUN’DA KONUŞULACAK Haber

KENTİN HALLERİ GİRESUN’DA KONUŞULACAK

KENTİN HALLERİ GİRESUN’DA KONUŞULACAK GİFOD üyesi ve Giresun Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Levent Memiş, 7 Nisan 2026 Salı günü Mimarlar Odası Giresun Şubesi’nde fotoğraf sunumu eşliğinde “KENTİN HALLERİ” söyleşisi gerçekleştirecek. Etkinlikte kentlerin katmanlı yapısı, kamusal alanlar, mimari doku ve doğal çevre ilişkisi ele alınacak. Organizatörler, şehre farklı bir gözle bakmak isteyen tüm Giresunluları programa davet etti. Giresun’da kent, mekân ve yaşam ilişkisini odağına alan önemli bir buluşma düzenlenecek. “KENTİN HALLERİ” başlıklı söyleşi ve fotoğraf sunumu, 7 Nisan 2026 Salı günü saat 18.30’da Mimarlar Odası Giresun Şubesi’nde Giresunlularla buluşacak. Etkinliğin konuşmacısı, GİFOD üyesi ve Giresun Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Levent Memiş olacak. Programda kentlerin katmanlı yapısı; mimarlık, kamusal alanlar ve doğal çevre ile kurduğu ilişki üzerinden değerlendirilecek. Fotoğraf sunumuyla desteklenecek söyleşide, farklı kent deneyimleri üzerinden kentsel doku, yaşam pratikleri ve mekânsal ilişkiler yeniden yorumlanacak. KENTİ ANLAMAYA ODAKLANAN BULUŞMA “KENTİN HALLERİ” söyleşisi, yalnızca mimari yapılara değil, kent yaşamını oluşturan bütün unsurlara odaklanacak. Programda sokaklar, meydanlar, kamusal kullanım alanları, doğal çevre ile şehir arasındaki bağ ve insanların gündelik yaşam içinde kurduğu mekânsal ilişki ele alınacak. Etkinlik, şehrin görünen yüzünün yanı sıra arka plandaki kültürel ve sosyal katmanları da tartışmaya açacak. FOTOĞRAF SUNUMUYLA DESTEKLENECEK Doç. Dr. Levent Memiş’in sunumunda, farklı kent örnekleri fotoğraflar üzerinden değerlendirilecek. Böylece katılımcılar, şehirleri yalnızca fiziksel yapılar olarak değil; hafıza, kullanım, kimlik ve deneyim alanları olarak da okuma imkânı bulacak. Etkinlik, kent üzerine düşünenler kadar fotoğrafla ilgilenenler için de dikkat çeken bir içerik sunacak. GİRESUNLULARA AÇIK DAVET Organizatörler, şehre farklı bir perspektiften bakmak isteyen herkesi söyleşiye çağırdı. Mimarlar, şehir meraklıları, fotoğraf tutkunları, öğrenciler ve kent kültürüne ilgi duyan vatandaşların katılımına açık olacak programın, Giresun’da kent bilinci ve mekân okuması açısından verimli bir buluşma olması bekleniyor. “KENTİN HALLERİ” söyleşisi, Kapu Mahallesi Başöğretmen Ali Osman Sönmez Sokak No: 3/A adresindeki Mimarlar Odası Giresun Şubesi’nde yapılacak.

GİRESUN’DA İMAR DOSYASI Haber

GİRESUN’DA İMAR DOSYASI

GİRESUN’DA İMAR DOSYASI Gelecek vizyonu gerekirken gündem itirazlara, şerhlere ve meclis krizine sıkıştı Giresun’da belediyenin ilave ve revizyon imar planı dosyası, artık sıradan bir plan değişikliği tartışması olmaktan çıktı. Konu sadece yeni yapılaşma kararları, emsal hesabı ya da teknik pafta düzeni değil; kentin hangi anlayışla büyüyeceği, hangi kamu yararı ölçüsüyle yönetileceği ve önümüzdeki onlarca yıla nasıl hazırlanacağı meselesine dönüştü. Belediyenin kendi resmî belgeleri de bu iddiayı kağıt üzerinde de olsa taşıyordu aslında… Giresun Belediyesi’nin 2025-2029 Stratejik Planı’nda ilave ve revizyon imar planı çalışmalarına 2024 Mayıs’ında “kentin gelişimine katkı sağlamak” ve “fonksiyonel yaşam alanları oluşturmak” amacıyla başlandığı belirtiliyor. Kâğıt üzerindeki hedef açık: daha dirençli, daha düzenli, daha yaşanabilir bir Giresun. Ne var ki sahadaki tartışma, bu gelecek vizyonundan çok daha sert bir hatta aktı. Sürecin resmî başlangıç eşiği de net. Giresun Belediyesi’nin ilanına göre Belediye Meclisi, 9 Ocak 2026 tarihli 19 sayılı kararla Giresun Belediyesi ve mücavir alan sınırları içindeki 1/5000 ölçekli ilave ve revizyon nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli ilave ve revizyon uygulama imar planını onayladı; plan da 16 Ocak 2026’da ilan edilerek askıya çıkarıldı. Belediyenin “İmar Plan Değişiklikleri” sayfasında da aynı karar ve plan paftalarının yayımlandığı görülüyor. Yani dosya, usulen meclis kararıyla alındı ve askı süreci işletildi; görünmez ya da kayıtsız bir işlem söz konusu değil. Ancak tam bu noktadan sonra dosya, teknik plan revizyonu olmaktan çıkıp yüksek gerilimli bir kent tartışmasına dönüştü. ASKI SONRASI GELEN İTİRAZ YÜKÜ, BU KIRILMANIN İLK GÜÇLÜ GÖSTERGESİ OLDU. Yerel basına göre revizyon planına 1100’ü aşan, bazı yayınlarda ise 1114’e ulaşan itiraz yapıldı. Aynı haberlerde belediye meclisinde dilekçe özetlerinin saatler süren oturumlarda okunduğu, ilk bölümde yüzlerce başvurunun ancak özetlenebildiği ve sürecin yoğunluğu nedeniyle teknik incelemelerin destek ekiplerle yürütüldüğü aktarıldı. Belediyenin erişilebilen açık belgelerinde bu sayıyı tek kalemde veren ayrı bir resmî sonuç özeti şu aşamada görünmese de birbirinden bağımsız yerel kaynakların aynı büyüklükte bir itiraz yüküne işaret etmesi dosyanın olağanüstü bir baskı yarattığını gösteriyor. İtirazların neden büyüdüğüne ilişkin en net veri ise doğrudan belediyenin kendi gündemine yansıdı. Mart ayı sürecinde meclis gündemine, eski plandan gelen “kazanılmış hakların korunup korunamayacağı” ve “teknik hataların düzeltilip düzeltilemeyeceği” başlıkları taşındı. Bu iki ifade tek başına çok şey anlatıyor. Çünkü dosyanın merkezinde yalnızca genel bir memnuniyetsizlik değil; doğrudan mülkiyet hakkı, önceki plandan doğan beklentiler, yeni planla doğabilecek hak kaybı, uygulama güvenliği ve teknik düzenleme sorunları bulunuyor. İmar hukukunda en sert uyuşmazlıkların çoğu zaten tam bu alanlardan doğuyor. Dolayısıyla Giresun’daki itirazların büyümesi, yalnızca siyasi değil, aynı zamanda doğrudan mülkiyet ve uygulama rejimiyle ilgili bir gerilim olduğunu gösteriyor. Yapılan eleştiriler ise tartışmanın birkaç emsal ve kat kararından ibaret olmadığını ortaya koydu. Yerel basına yansıyan tutanak ve değerlendirmelere göre karara karşı çıkan meclis üyelerinin şerhlerinde planın “kamu yararından ziyade bireysel talepleri öncelediği”, “nüfus projeksiyonlarının bilimsel temellere dayanmadığı” ve “artan yapı yoğunluğuna karşılık yeterli yeşil alan ve kamusal alan üretilmediği” yönündeki eleştiriler öne çıktı. Bu başlıklar önemlidir; çünkü burada artık sadece yapılaşma hakkı değil, kamu yararı, planlama esasları, nüfus kabulleri, donatı dengesi ve şehircilik ilkeleri tartışılıyor. Belediye belgelerinde bugün erişilebilen özetlerde bu şerhlerin tam metni kamuya açık biçimde görünmese de yerel basında aynı çerçevede aktarılan eleştiriler dosyanın teknik ve hukuki kırılganlık alanlarını işaret ediyor. SİYASİ VE MESLEKİ ÇEVRELERDEN GELEN ÇIKIŞLAR DA AYNI DOĞRULTUDA OLDU. Mimarlar Odası Giresun Şubesi, 16 Ocak 2026’da askıya çıkarılan planın kentin gerçek sorunlarına çözüm üretecek biçimde “daha şeffaf ve katılımcı bir süreçle yeniden ele alınması” gerektiğini açıkladı. MHP cephesinden yapılan açıklamalarda ise çizgi netti: “revizyona karşı değiliz, bu plan yeniden değerlendirilmeli.” Buna paralel olarak yerel basında, revizyon plana 11 resmî kurumun itiraz ettiği; bunlar arasında Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü, Orman İşletme Müdürlüğü, Millî Emlak Müdürlüğü ve bazı meslek odalarının bulunduğu aktarıldı. Bu kurum listesi şu aşamada belediyenin yayımladığı tek parça bir resmî listeyle doğrulanmış değil; bu nedenle haber değeri taşısa da kesinleşmiş kurum listesi gibi değil, yerel basına yansıyan tablo olarak okunmalı. Aynı kaynaklarda AK Parti, MHP ve bazı sivil toplum çevrelerinin de itiraz sunduğu bilgisi yer aldı. Bu tablo, dosyanın yalnızca bireysel maliklerin değil, kurumsal ve siyasi aktörlerin de müdahil olduğu geniş bir itiraz alanına dönüştüğünü gösteriyor. DOSYANIN SİYASİ AĞIRLIĞINI ARTIRAN İKİNCİ BÜYÜK KIRILMA İSE BELEDİYE MECLİSİNDEKİ İSTİFALAR OLDU. Yerel haberlere göre Ferhat Karademir, 26 Şubat 2026 tarihli dilekçeyle İmar Komisyonu üyeliğinden ayrıldı. İlyas Palak ise 3 Mart 2026 tarihli dilekçeyle hem İmar Komisyonu hem de Belediye Encümeni üyeliğinden istifa etti. Palak’ın kendi gerekçesi kamuoyuna doğrudan yansıdı: “Gördüğüm lüzum üzerine imar komisyon ve encümen üyeliklerinden istifa ettim, meclis üyesi olarak görevimi sürdüreceğim.” Aynı haberlerde Palak’ın revizyon imar planı ile ilgili toplantılara katılmayarak dikkat çektiği de belirtildi. Karademir yönünden ise kesin olarak söylenebilecek husus, İmar Komisyonu üyeliğinden istifa etmiş olmasıdır. Açık kaynaklarda Karademir’in adının başka adli süreçlerle birlikte anıldığı haberler yer alıyor; ancak istifanın doğrudan hangi nedenle verildiğine dair ayrıntılı bir kişisel resmî gerekçe kamuya açık biçimde açıklanmış değil. İSTİFALARIN ARDINDAN YAPILAN SEÇİMLER DE DOSYANIN YÖNÜNÜ DEĞİŞTİRDİ. Alınan bilgilere göre Salih Önal ve Onur Konar İmar Komisyonu’na seçildi; Onur Konar ayrıca encümen üyeliğine getirildi. Belediyenin 2025’te yayımladığı komisyon listesinde Salih Önal ve Onur Konar’ın Plan ve Bütçe Komisyonu üyeleri arasında yer aldığı görülüyor. Belediyenin mevcut “Komisyon Üyeleri” sayfası da aynı yapıyı gösteriyor; ancak aynı sayfada İmar Komisyonu için hâlâ eski listenin görünmesi, mart ayındaki değişikliğin resmî web sayfasına tam yansımadığını düşündürüyor. Bu da önemli bir ayrıntı: revizyon planı itirazlarının değerlendirileceği eşikte komisyon kompozisyonu değişti, ama belediyenin kamusal bilgi güncellemesi eş zamanlı ilerlemedi. Sonuçta planı hazırlayan irade ile planı itirazlar üzerinden yeniden tartacak komisyon dengesi aynı kalmadı. Dosyanın bundan sonraki yönünü belirleyecek çerçeve ise hukuken açık. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8/b maddesi uyarınca askı sürecinde yapılan itirazların belediye meclisi tarafından incelenip karara bağlanması gerekiyor. Yerel haberler de bu yükümlülüğe işaret ederek, yüksek sayıdaki başvurunun süre baskısı altında sonuçlandırılması gerektiğini hatırlatıyor. ANCAK BURADA BELİRLEYİCİ OLAN YALNIZCA KARAR VERİLMESİ DEĞİL, KARARIN NASIL GEREKÇELENDİRİLECEĞİ. Çünkü imar hukukunda asıl denetim, planın kamu yararı, şehircilik ilkeleri, planlama esasları, teknik yeterlilik ve hak dengesi bakımından ne kadar savunulabilir olduğuna odaklanır. Bu nedenle Giresun Belediye Meclisi’nin ve İmar Komisyonu’nun önündeki görev, yalnızca çok sayıda itirazı karara bağlamak değil; aynı zamanda her kararın olası idari yargı denetimine dayanabilecek gerekçe bütünlüğünü kurmaktır. İmar kanununa göre “15 gün içinde karara bağlama” baskısı da dosyanın idari yükünü ayrıca artırıyor. Bütün bu tablonun içinde geri plana düşen ama aslında dosyanın merkezinde olması gereken başlık, KENTİN GELECEK VİZYONU. Giresun Belediyesi’nin kendi stratejik planının “afetlere dirençli, sürdürülebilir, yeşil dönüşümü benimsemiş” bir kent hedefi ortaya koyması gerektiği… Karadeniz kentlerinde planlama artık yalnızca parsel düzeni ve yapı yoğunluğu üzerinden okunamaz; aşırı yağış, heyelan, yüzey suyu yönetimi, kıyı baskısı, hava koridorları, gölgeleme, yeşil altyapı sürekliliği ve afet toplanma alanları gibi başlıkları da merkeze almak zorundadır. Giresun’daki revizyon planı tartışmasının ise büyük ölçüde emsal, hak kaybı, teknik hata ve meclis içi krizler etrafında sıkışması, dosyanın asıl gelecek eksenini geri plana itti. Veya zaten hiç ön plana alınmamıştı… Kenti yalnızca bağımsız bölüm, metrekare ve kısa vadeli yapılaşma mantığıyla okumak, uzun vadede şehir kimliğini, mahalle dokusunu ve ortak yaşam zeminini zayıflatır. Bugün ihtiyaç duyulan şey sadece itirazları teknik olarak sonuçlandırmak değil; kentin hangi çevresel eşikler gözetilerek, hangi kamusal önceliklerle ve hangi uzun vadeli vizyonla büyütüleceğini yeniden tarif etmektir. Sonuç olarak Giresun’daki revizyon imar planı, bir meclis kararıyla başlayıp rutin bir askı süreciyle kapanacak sıradan bir belediye işlemi olmaktan çıktı. Hazırlık aşamasında “kentin gelişimine katkı” ve “fonksiyonel yaşam alanları” söylemiyle başlayan dosya, askı sonrasında yüksek sayıda itiraz aldı; bu itirazlar meclis gündemini kilitledi, ardından şerhler, meslek örgütü eleştirileri, siyasi çıkışlar, istifalar ve yeni seçimler geldi. Bugün önümüzde iki temel soru var. İlki, belediye meclisi bu itirazları hangi gerekçelerle karara bağlayacak? İkincisi, Giresun gerçekten geleceğin iklim risklerini, afet baskılarını ve yaşam kalitesi beklentilerini taşıyacak bir planlama vizyonuna mı yönelecek, yoksa tartışma kısa vadeli yapılaşma ve hak çekişmeleri içinde mi kalacak? Dosyanın gerçek önemi artık tam burada yatıyor. . . Kaynakça: Giresun Belediyesi 2025-2029 Stratejik Planı; Giresun Belediyesi’nin 16 Ocak 2026 tarihli imar revizyon ilanı; Giresun Belediyesi 6 Şubat 2026 karar özeti; Giresun Belediyesi komisyon üyeleri ve 2025 komisyon dağılımı duyuruları; Giresun Gazete, Yeşilgiresun, Giresun Haberci’de yayımlanan Mart 2026 tarihli yerel haber ve açıklamalar

MİMARLAR ODASINDA YENİ DÖNEM Haber

MİMARLAR ODASINDA YENİ DÖNEM

MİMARLAR ODASI GİRESUN ŞUBESİ’NDE YENİ DÖNEM YÖNETİMİ BELİRLENDİ TMMOB Mimarlar Odası Giresun Şubesi’nin 13. Olağan Genel Kurulu, üyelerin katılımıyla gerçekleştirildi. Genel kurulda yapılan seçimler sonucunda, şubenin yeni dönem yönetim, denetim ve temsil organlarında görev alacak isimler ve aldıkları oylar resmi tutanaklara göre ilan edildi. Yönetim Kurulu Sonuçları Seçim sonuçlarına göre Yönetim Kurulu Asil Listesi’nde yer alan isimler ve aldıkları oylar şu şekilde sıralandı: Fırat İncüvez – 79 oy Merve Türk – 78 oy Büşra İnce – 74 oy Furkan Enes Apaydın – 70 oy Uğur Ömür Tarakçı – 69 oy Taner Yıldız – 68 oy Kerem Apaydın – 68 oy Yönetim Kurulu Yedek Listesi’nde ise: Taner Duman – 72 oy Büşra Arıkoğlu – 70 oy Soruşturma ve Uzlaşma Kurulu Odanın iç denetim ve disiplin süreçlerinden sorumlu olan Soruşturma ve Uzlaşma Kurulu seçimleri de genel kurul kapsamında tamamlandı. Asil Üyeler: Nilgün Çakır Güngör – 84 oy Özgür Demirkan – 70 oy Aykut Memiş – 69 oy Yedek Üyeler: Ümit Özgür – 68 oy Ceren Şenol Yıldız – 65 oy Şafak Çınarlık – 64 oy Genel Kurul Delegeleri Şubeyi üst kurulda temsil edecek Genel Kurul Delegeleri de oylama sonucunda belirlendi. Delege asil listesinde yer alan isimler ve aldıkları oylar şu şekilde açıklandı: Merve Türk – 81 oy Nilgün Çakır Güngör – 79 oy Fırat İncüvez – 75 oy Büşra İnce – 71 oy Gökhan Göksu – 69 oy Taner Yıldız – 68 oy Furkan Enes Apaydın – 65 oy Gerçekleştirilen genel kurul ile birlikte, TMMOB Mimarlar Odası Giresun Şubesi’nin yeni dönem kurulları ve temsilcileri resmi olarak belirlenmiş oldu.

İNŞAAT MÜHENDİSİ ÇAKIR'A SON VEDA Haber

İNŞAAT MÜHENDİSİ ÇAKIR'A SON VEDA

İNŞAAT MÜHENDİSİ ÇAKIR'A SON VEDA Uzun süredir mücadele ettiği hastalığa yenik düşerek hayatını kaybeden İnşaat Mühendisi Zeki Çakır, son yolculuğuna uğurlandı. Bölgesinde çok sevilen ve saygı duyulan Çakır'ın cenazesi, Şeyhkeramettin Mahallesi'ndeki evinden helallik alınmasının ardından Hacımiktat Camisi'ne getirildi. Burada eşi Ayşe Çakır, kızları Nilüfer Çakır Aktaş ile Nilgün Çakır Güngör ve yakınları, taziyeleri kabul ettiler. 72 yaşında vefat eden Zeki Çakır için öğle vakti kılınan cenaze namazına, Belediye Başkanı Fuat Köse, GTSO Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, GESOB Başkanı Ali Kara, İl Genel Meclisi Başkanı Ahmet Şahin, İl Özel İdare Genel Sekreteri Tolga Erener, CHP İl Başkanı Gökhan Şenyürek, Zafer Partisi İl Başkanı İsmail Bektaşoğlu, Anahtar Partisi İl Başkanı Berat Akkaya, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Ekrem Faruk Civelekoğlu, CHP'nin önceki dönem merkez ilçe başkanları Murat Bektaş ve Burak Bektaşoğlu, İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Mehmet Halit Şensoy, Mimarlar Odası Başkanı Gökhan Göksu, Turizm ve Tanıtma Derneği Başkanı Uğur Karaibrahimoğlu, 18.Dönem Giresun Milletvekili Mustafa Çakır, 26. ve 27.Dönem Giresun Milletvekili Sabri Öztürk, bazı Giresun İl Genel Meclisi ve Belediye Meclisi üyeleri, çeşitli kurum-kuruluş ve STK temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda iş insanı, muhtar, esnaf ve vatandaş katıldı. Çakır'ın vefatı büyük bir üzüntü yarattı. Merhum, Giresun Merkez Akıncı Köyü aile kabristanlığında toprağa verildi. Zeki Çakır'a Allah'tan rahmet, ailesine, meslektaşlarına ve sevenlerine başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.