Hava Durumu

#Millî Eğitim Bakanlığı

giresunsonhaber - Millî Eğitim Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Millî Eğitim Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

500 BİN ÖĞRETMENE ŞİDDETLE MÜCADELE EĞİTİMİ Haber

500 BİN ÖĞRETMENE ŞİDDETLE MÜCADELE EĞİTİMİ

Türkiye genelinde artan şiddet olayları ve özellikle son dönemde eğitim kurumlarında yaşanan saldırıların ardından dikkat çeken bir proje kamuoyunun gündemine taşındı. Şiddetle Mücadele Vakfı (HEGEM) öncülüğünde ve Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) iş birliğiyle hazırlanan “Okul-Aile Merkezli Şiddet Önleme Danışmanlığı ve Sosyal Arabuluculuk” projesinin 81 ilde hayata geçirilmesi için çalışmaların tamamlandığı bildirildi. ANKARA (İGFA) - Son okul baskınlarında hayatını kaybeden öğrenci ve öğretmenlerin ardından eğitim camiasında oluşan derin üzüntü ve endişe, çözüm odaklı adımları hızlandırdı. Şiddet ve suç oranlarındaki artışın önüne geçilmesi amacıyla geliştirilen proje kapsamında, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) eksenli olarak Türkiye genelinde görev yapan yaklaşık 500 bin öğretmenin sürece dahil edilmesi planlandı. Projenin hayata geçirilmesiyle birlikte okullarda yalnızca şiddet ve suç oranlarının azaltılması değil, aynı zamanda öğretmen, öğrenci ve aile arasında güçlü bir uzlaşma ve iletişim köprüsü kurulması hedefleniyor. YERELDEN BAŞLAYAN ŞİDDETLE MÜCADELE SEFERBERLİĞİ Türkcell ve İstanbul Ticaret Odası’nın sponsorluğunda yürütülecek proje ile eğitim ortamlarında artan şiddetin kısa, orta ve uzun vadede önlenmesi amaçlanıyor. Bu kapsamda evrensel geçerliliği bulunan “Okul-Aile Merkezli Şiddet Önleme Danışmanlığı ve Sosyal Arabuluculuk” hizmet modellerinin tüm okullarda yaygınlaştırılması planlanıyor. Söz konusu model ile birlikte yerel düzeyde geniş kapsamlı bir sosyal seferberlik başlatılması hedeflenirken, okulların sadece eğitim verilen kurumlar değil aynı zamanda sosyal uzlaşı merkezleri haline getirilmesi amaçlanıyor. 27 DEVLET ÜNİVERSİTESİNDEN AKADEMİK DESTEK Proje, Cumhurbaşkanlığı İnsan Hakları Eylem Planı çerçevesinde Adalet Bakanlığı ile HEGEM iş birliğinde yürütülen “İnsan Hakları, Şiddet Önleme ve Sosyal Arabuluculuk Bilincini Güçlendirici Etkin Saha Aktörleri Yetiştirilmesi Projesi (2023-2034)” ile entegre şekilde ilerliyor. 27 devlet üniversitesinin akademik destek verdiği proje kapsamında, saha uygulayıcılarının yetiştirilmesi ve bilimsel temelli bir yaklaşım geliştirilmesi hedefleniyor. Çalışmalar, ilgili bakanlıkların genel müdürlük düzeyinde katılımıyla sürdürülüyor. PROJEYE ÜST DÜZEY TAKİP Proje, Cumhurbaşkanlığı düzeyinde de yakından izleniyor. 4 Şubat 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda proje detayları ele alındı. Toplantı sonucunda; başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere Sağlık, Gençlik ve Spor, İçişleri, Aile ve Sosyal Hizmetler ile Kültür ve Turizm Bakanlıkları ekseninde projenin hizmet modeli olarak ülke genelinde uygulanmasına karar verildi. ÖĞRETMENLERE ÜCRETSİZ SERTİFİKA PROGRAMI Proje kapsamında öğretmenlere yönelik kapsamlı eğitim programları da hayata geçirilecek. Bu doğrultuda; 200 bin öğretmen “Yeminli Sosyal Arabuluculuk”, 300 bin öğretmen ise “İnsan Hakları ve Şiddet Önleme Danışmanlığı” sertifika programlarına dahil edilecek. Toplamda 500 bin öğretmenin yararlanacağı bu programlar, sponsor kuruluşların desteğiyle ücretsiz olarak sunulacak. Her biri 120 saat sürecek eğitimlerin tamamlanmasının ardından öğretmenler, okullarda kurulacak yeni yapı ve hizmetlerde aktif rol üstlenebilecek. EĞİTİM SİSTEMİNE 7 MİLYAR TL’LİK KATKI Projenin uygulanmasıyla birlikte eğitim kurumlarına önemli bir ekonomik katkı da sağlanması öngörülüyor. Proje Yönergesi’nin 30. maddesi kapsamında, eğitim sistemine toplamda 7 milyar TL değerinde ek hizmet desteği sunulacağı ifade ediliyor. BAŞVURU SÜRECİ BAŞLADI Projeden yararlanmak isteyen resmi ve özel tüm okul yönetimlerinin belirlenen kontenjanlar doğrultusunda öğretmenlerini bildirmesi gerekiyor. Buna göre: * Okullardaki öğretmenlerin dörtte biri “Yeminli Sosyal Arabuluculuk” * Üçte biri ise “İnsan Hakları ve Şiddet Önleme Danışmanlığı” programlarına yönlendirilecek. Okul yönetimlerinin, belirledikleri öğretmen listelerini en geç 22 Mayıs 2026 tarihine kadar Milli Eğitim Bakanlığı’na, ilgili valiliklere ve proje irtibat merkezine bildirmeleri gerektiği vurgulandı. HEDEF: ŞİDDETSİZ OKUL ORTAMI VE GÜÇLÜ TOPLUMSAL UZLAŞI HEGEM ve KGK iş birliğiyle yürütülen bu kapsamlı proje ile eğitim kurumlarında şiddetin önlenmesi, toplumsal uzlaşı kültürünün güçlendirilmesi ve geleceğin daha güvenli sosyal yapılarla inşa edilmesi hedefleniyor. Proje, ölçeği ve kapsadığı insan kaynağı itibarıyla eğitim alanında son yılların en geniş kapsamlı sosyal dönüşüm hamlelerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Okullarda güvenlik tartışması büyüyor... Emekli özel harekât önerisi gündemde Haber

Okullarda güvenlik tartışması büyüyor... Emekli özel harekât önerisi gündemde

Artan şiddet olayları sonrası iki sivil toplum kuruluşundan dikkat çeken çağrı geldi. Emekli güvenlik personelinin okullarda görevlendirilmesi önerilirken, yetkililere “acil adım” çağrısı yapıldı. AFYONKARAHİSAR - DİYARBAKIR (İGFA) - Türkiye genelinde eğitim kurumlarında yaşanan güvenlik sorunları tartışılmaya devam ederken, iki ayrı sivil toplum kuruluşundan dikkat çekici açıklamalar geldi. Vatan Bekçileri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı Abdülkadir Durgut, İçişleri Bakanlığı’na çağrıda bulunarak okullarda güvenliğin artırılması için emekli özel harekât personelinin görevlendirilmesini önerdi. Son günlerde Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan olaylar ile Ege Üniversitesi’ndeki kavganın ciddi bir güvenlik sorunu olduğunu ortaya koyduğunu belirten Genel Başkan Durgut, “Çocuklarımızın güvenliği tartışmaya açık değildir” dedi. Durgut, emekli özel harekât personelinin sadece fiziki güvenlik sağlamayacağını, aynı zamanda güçlü bir caydırıcılık oluşturacağını ifade ederek, bu kişilerin öğrenci ortamına uygun şekilde özel eğitimden geçirilmesi gerektiğini vurguladı. “EĞİTİM KURUMLARINDA GÜVENLİK ZAFİYETİ GÖRMEZDEN GELİNEMEZ” Öte yandan benzer bir çağrı da Jandarma Asayiş Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı İsmail Atmışkara’dan geldi. Atmışkara, mevcut güvenlik sisteminin yetersiz kaldığını belirterek, eğitim kurumlarında daha profesyonel ve sistematik bir güvenlik yaklaşımına ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Özellikle emekli güvenlik güçlerinin belirli kriterler ve eğitim süreçleri çerçevesinde okullarda görevlendirilmesinin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Atmışkara, bunun hem önleyici hem de caydırıcı bir rol üstleneceğini söyledi. Her iki isim de yetkililere acil adım çağrısında bulunurken, gözler İçişleri Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından atılacak olası adımlara çevrildi.

ACI BİLANÇO: 94 ÇOCUK, BİR YILDA Haber

ACI BİLANÇO: 94 ÇOCUK, BİR YILDA

“94 ÇOCUK, BİR YIL: ÇOCUK İŞÇİLİĞİ İÇİN ACI BİLANÇO MECLİS’TE” Cumhuriyet Halk Partisi İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Türkiye’de çocuk işçiliğinin ulaştığı boyutu ve buna bağlı ölümleri Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Cumhuriyet Halk Partisi Diyarbakır Milletvekili Tanrıkulu, çocuk işçiliği, MESEM sistemi ve çocuk iş cinayetlerine ilişkin yapısal sorunları içeren soru önergelerini dört ayrı bakanlığın yanıtlaması istemiyle Meclis Başkanlığı’na sundu. Tanrıkulu, önergelerin ortak gerekçesinde çocuk işçiliğinin bireysel ihmal ya da aile tercihiyle açıklanamayacağını, çok katmanlı kamu politikalarının sonucu olarak kurumsallaşmış bir yapıya dönüştüğünü ifade etti. Çocuk emeğinin; yoksulluk politikaları, eğitimin piyasalaştırılması, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamaları, kayıt dışı ekonomi, göçmen emeği, denetim eksiklikleri ve tarımda aile işçiliği modeli üzerinden sistematik biçimde üretim süreçlerine dahil edildiğini belirtti. Açıklamada, mevcut yapının yalnızca sömürü değil aynı zamanda ölüm üreten bir düzene dönüştüğü vurgulandı. Tanrıkulu, 2025 yılı içinde en az 94 çocuğun çalışırken hayatını kaybettiğini, son 13 yılda ise çocuk iş cinayetlerinde yaşamını yitiren çocuk sayısının 836’ya ulaştığını kaydetti. Yaşamını yitiren çocukların 68’inin 15–17 yaş aralığında, 26’sının ise 14 yaşın altında olduğu; 81’inin erkek, 13’ünün kız olduğu; 5’inin göçmen çocuklardan oluştuğu bilgisi paylaşıldı. Verilere göre ölümler en çok tarım sektöründe görülürken, bunu sanayi, hizmet ve inşaat sektörleri izledi. Kurumsal bağlamda ise MESEM kaynaklı ölümlerin 2025 yılında 6’ya, toplamda ise 18’e ulaştığı; stajyer olarak çalışan 7 çocuğun ve motokurye olarak çalışan 5 çocuğun da hayatını kaybettiği belirtildi. Tanrıkulu, bu tablonun eğitim sistemi, çalışma rejimi ve yoksulluk politikaları arasındaki ilişkinin çocuklar açısından ağır sonuçlar doğurduğunu savundu. Son yıllarda MESEM uygulamaları, mesleki staj sistemleri, tarımda aile işçiliği ve kayıt dışı çalışma biçimlerinin çocuk emeğini devlet eliyle meşrulaştıran alanlara dönüştüğünü ifade etti. Bu kapsamda Tanrıkulu, Milli Eğitim Bakanlığı’na yönelttiği sorularda MESEM kapsamındaki çocukların çalışma saatleri, iş güvenliği eğitimleri ve risk analizlerinin hangi bilimsel pedagojik temellere dayandığını; programların çocukların psikolojik, nörolojik ve sosyolojik gelişimleri üzerindeki etkilerine dair herhangi bir bilimsel etki analizi yapılıp yapılmadığını sordu. MESEM’lerde hayatını kaybeden çocuklara ilişkin ölüm nedenleri, işyeri denetim raporları ve sorumluluk zincirinin neden kamuoyuyla paylaşılmadığını da gündeme getirdi. Zorunlu eğitim çağındaki çocukların üretim sürecine dahil edilmesinin anayasal eğitim hakkı ve çocuk hakları hükümleriyle nasıl bağdaştırıldığını da Bakanlığa yöneltilen sorular arasına ekledi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na yöneltilen sorularda ise son 13 yılda çocuk işçi ölümlerine ilişkin kaç idari soruşturma açıldığı, kaç işverene ceza verildiği ve kaç işyerinde faaliyet durdurma uygulandığı soruldu. Çocuk işçi çalıştıran işletmelerin kamu teşviklerinden yararlanıp yararlanmadığının denetlenip denetlenmediği ile iş müfettişi sayısı ve çocuk işçiliğine yönelik özel bir denetim biriminin bulunup bulunmadığı da Bakanlığa yöneltildi. İçişleri Bakanlığı’na kayıt dışı çocuk emeğiyle mücadele kapsamında kolluk kuvvetlerince yapılan denetim sayıları ve özellikle tarım alanlarında çocuk işçiliğine yönelik özel bir denetim birimi bulunup bulunmadığı soruldu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na ise çocuk işçiliği riski taşıyan hanelere yönelik sosyal destek modellerinin neden etkili sonuç üretmediği ve mevcut sosyal yardım sisteminin çocuk emeğini önleyici değil, sürdürücü bir etki doğurmasının gerekçeleri soruldu. Tanrıkulu, çocuk işçiliğinin önlenmesi için sosyal politika, eğitim sistemi ve çalışma yaşamına ilişkin uygulamaların bütüncül biçimde yeniden ele alınması gerektiğini belirterek, konunun tüm boyutlarıyla araştırılması çağrısında bulundu.

VALİ MUSTAFA KOÇ’A HAYIRLI OLSUN ZİYARETLERİ SÜRÜYOR Haber

VALİ MUSTAFA KOÇ’A HAYIRLI OLSUN ZİYARETLERİ SÜRÜYOR

VALİ MUSTAFA KOÇ’A HAYIRLI OLSUN ZİYARETLERİ SÜRÜYOR Giresun Valisi Mustafa Koç’a yönelik hayırlı olsun ziyaretleri, 20 ve 21 Ocak tarihlerinde yoğun bir programla devam etti. Valilik Makamı’nda gerçekleşen kabullerde, adli, idari ve akademik çevrelerden çok sayıda isim bir araya geldi; ilin öncelikleri ve yürütülen çalışmalar ele alındı. İÇİŞLERİ BİRİM MÜDÜRLERİ İKİ GRUP HALİNDE KABUL EDİLDİ 21 Ocak Çarşamba günü, Valilik İçişleri birimlerinde görev yapan müdürler iki grup halinde Vali Koç’u ziyaret etti. Saat 10.45’teki ilk grupta; İl Basın ve Halkla İlişkiler, İl Sivil Toplumla İlişkiler, İl İdare Kurulu, İdare ve Denetim, İl Nüfus ve Vatandaşlık, İl Planlama ve Koordinasyon ile İl Yazı İşleri birimlerinin yöneticileri yer aldı. Saat 16.30’daki ikinci grupta ise; İl Sosyal Etüt ve Proje, Bilgi İşlem, Hukuk İşleri, İdari Hizmetler, 112 Acil Çağrı Merkezi, İl Göç İdaresi ve İl Afet ve Acil Durum yöneticileri hazır bulundu. Vali Koç, nazik ziyaretleri dolayısıyla konuklarına teşekkür etti. AKADEMİK VE YARGI CAMİASINDAN ZİYARETLER Aynı gün saat 10.00’da, Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yılmaz Can ile rektör yardımcıları Vali Koç’u ziyaret etti. Görüşmede üniversitenin kente sunduğu katkılar ve devam eden çalışmalar değerlendirildi. Saat 11.30’da ise 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Burak Babacan, Vali Koç’a yeni görevinde başarı dileklerini iletti. GÜN BOYU SÜREN KABULLER Günün ilerleyen saatlerinde; Eynesil Kaymakamı, İl Genel Meclis Başkanı, TÜGVA İl Temsilcisi ile İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ve yardımcıları Valilik Makamı’nda ağırlandı. Ziyaretlerde, il genelinde yürütülen hizmetler ve planlanan projeler üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. İLK GÜN ZİYARETLERİ VE EĞİTİM GÜNDEMİ 20 Ocak Salı günü başlayan ziyaretlerde ise Cumhuriyet Başsavcısı, İdare Mahkemesi Başkanı ve 3. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Vali Koç’a hayırlı olsun dileklerini iletti. Aynı akşam Milli Eğitim Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanı Ercan Türk ile yapılan görüşmede, Giresun’un eğitim stratejileri ve geleceğe dönük projeler masaya yatırıldı. Vali Mustafa Koç, kendisine iletilen iyi dileklerden duyduğu memnuniyeti ifade ederek, tüm konuklarına teşekkür etti.

VALİ MUSTAFA KOÇ’DAN ANLAMLI ZİYARETLER Haber

VALİ MUSTAFA KOÇ’DAN ANLAMLI ZİYARETLER

VALİ MUSTAFA KOÇ’A YARGI CAMİASI, MEB VE ŞEHİT AİLESİNDEN ANLAMLI ZİYARETLER Giresun Valisi Mustafa Koç, göreve başlamasının ardından yargı camiası ve Milli Eğitim Bakanlığı bürokrasisinin hayırlı olsun ziyaretlerini kabul ederken, eşiyle birlikte şehit Jandarma Onbaşı Zafer Konak’ın ailesini de ziyaret etti. Mustafa Koç, göreve başlamasının ardından kendisine yönelik hayırlı olsun ziyaretlerini kabul etmeyi sürdürüyor. Bu kapsamda 20 Ocak Salı günü, ilin yargı protokolü ile Milli Eğitim Bakanlığı bürokrasisinden isimler, Giresun Valiliği makamında Vali Koç’u ziyaret etti. Ziyaretlerin ilk bölümünde Cumhuriyet Başsavcısı Zeynel Abidin Akkiraz, İdare Mahkemesi Başkanı Suat Bice ve 3. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Hamza Alperen, Vali Koç ile bir araya geldi. Samimi bir atmosferde gerçekleşen görüşmede yargı camiası temsilcileri, Vali Koç’a yeni görevinde başarılar dileyerek hayırlı olsun temennilerini iletti. Günün ilerleyen saatlerinde ise Milli Eğitim Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanı Ercan Türk, Valilik Makamı’nda Vali Koç’u ziyaret etti. Vali Koç, nazik ziyaretlerinden ve iyi dileklerinden dolayı konuklarına teşekkür etti. Şehit Ailesine Vefa Ziyareti Ziyaret programı kapsamında Vali Mustafa Koç, eşi Neslihan Koç ile birlikte anlamlı bir ziyarette de bulundu. Vali Koç, 2005 yılında Elazığ’da vatani görevini yerine getirirken şehit olan Jandarma Onbaşı Zafer Konak’ın muhterem ailesini ziyaret ederek taziyelerini ve minnet duygularını iletti. Ziyaretin ardından değerlendirmede bulunan Vali Koç, “Şehadetle bize bırakılan emaneti daima yüreğimizde taşıyacak; vefayla ve sadakatle koruyacağız” ifadelerini kullandı.

2025-2026 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 1. DÖNEM KARNE TÖRENİ COŞKUYLA GERÇEKLEŞTİRİLDİ Haber

2025-2026 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 1. DÖNEM KARNE TÖRENİ COŞKUYLA GERÇEKLEŞTİRİLDİ

2025-2026 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 1. DÖNEM KARNE TÖRENİ COŞKUYLA GERÇEKLEŞTİRİLDİ 16.01.2026 Giresun’da 2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılı’nın birinci dönemi, Şehit İsa Yüksel İlkokulu’nda düzenlenen karne töreniyle tamamlandı. Öğrencilerin karne heyecanına sahne olan tören, renkli görüntülere ve yoğun katılıma sahne oldu. 16 Ocak 2026 Cuma günü saat 10.00’da gerçekleştirilen programa, Giresun Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti katılarak öğrencilerle yakından ilgilendi. Törende protokol üyeleri, öğretmenler ve veliler de hazır bulundu. Vali Serdengeçti, öğrencilere karnelerini takdim ederek başarılarından dolayı tebrik etti. İl genelinde bu dönemde örgün eğitimde 65 bin 149, açık öğretimde ise 2 bin 138 öğrenci karne sevinci yaşadı. Giresun’daki 408 okulda görev yapan 6 bin 139 öğretmen, eğitim-öğretim faaliyetlerini başarıyla sürdürürken; il genelindeki 55 öğrenci pansiyonunda ise 3 bin 345 öğrenciye barınma hizmeti verildi. Bu eğitim-öğretim yılında öne çıkan yeniliklerden biri de Millî Eğitim Bakanlığı tarafından uygulamaya konulan “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” oldu. Model kapsamında Giresun’da 9 bin 65 ilkokul 1. ve 2. sınıf öğrencisine, klasik karne yerine “Gelişim Raporu” verilerek, öğrencilerin akademik başarının yanı sıra sosyal, duygusal ve bireysel gelişimlerinin esas alındığı vurgulandı. Törende, başarılı bir dönemin ardından tatile giren tüm öğrenci ve öğretmenler tebrik edilirken, ikinci dönemin 02 Şubat 2026 Pazartesi günü başlayacağı, ikinci dönem ara tatilinin ise 16-20 Mart 2026 tarihleri arasında uygulanacağı bildirildi.

Öğretmenevlerinde yüzde 50 indirim kapsamı genişletildi Haber

Öğretmenevlerinde yüzde 50 indirim kapsamı genişletildi

Millî Eğitim Bakanlığı çalışanları, aile üyeleri ve emekliler, öğretmenevleri ve akşam sanat okullarında sunulan konaklama hizmetlerinden indirimli faydalanabilecek. ANKARA (İGFA) - Millî Eğitim Bakanlığı tarafından işletilen öğretmenevleri ve akşam sanat okullarında, konaklama hizmetlerini düzenleyen yeni uygulama 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe girdi. Bu yeni düzenleme ile öğretmenevlerinden yararlanabilecek kişiler kapsamı genişletildi ve Millî Eğitim Bakanlığı personeli, aile üyeleri ve emeklilere indirimli konaklama imkanı tanındı. Bu düzenlemeye göre, Bakanlığın merkez, taşra ve yurt dışı teşkilatlarında görev yapan tüm çalışanları, öğretmenevleri ve akşam sanat okullarından sunulan konaklama hizmetlerini, kahvaltı hariç sivil misafirlere uygulanan ücretin yüzde 50’si ödeyerek kullanabilecek. Düzenleme doğrultusunda Bakanlık personeli, yalnızca kendileri değil aynı zamanda aile bireyleriyle birlikte, alt ve üst soy kapsayacak şekilde öğretmenevlerinde konaklama imkanına sahip olacak. Ayrıca, emekli öğretmenler ve emekli Bakanlık çalışanları da indirimli konaklama hizmetlerinden yararlanabilecek. Bu düzenleme sayesinde, uzun yıllar Bakanlıkta görev yapmış emekliler öğretmenevlerinde avantajlı olarak konaklayabilecek. Uygulamanın, görev veya yer değişikliği sebebiyle konaklama ihtiyacı olan personele gerekli desteği sağlaması yanında, öğretmenevlerinde hizmetlerden yararlanma oranlarını artırması ve personel memnuniyetini yükseltmesi amaçlanıyor.

Şantiyelerde dijital dönem başladı Haber

Şantiyelerde dijital dönem başladı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, inşaat sektöründe dijital yeniliklere öncülük etmek adına geliştirdiği Mobil Şantiye Defteri (Şantiye-M) uygulamasını 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla devreye aldı. ANKARA (İGFA) - Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü tarafından geliştirilen Şantiye-M uygulaması sayesinde, geleneksel şantiye defterleri dijital platformda kullanılmaya başlandı. Bu uygulama aracılığıyla şantiye şefleri, çalışılan iş bölümlerini, ilerleme durumunu, günlük raporları, personel ve ekipman bilgilerini mobil platformda kayıt altına alabiliyor. Bu sayede, şantiye şeflerinin projeleri eş zamanlı olarak izlenebiliyor. DENETİMLER ŞANTİYE-M'YE ENTEGRASYONLU OLACAK Yeni düzenleme çerçevesinde, şantiye şefleri yılda en az bir kere ruhsat veren ilgili kurumlar tarafından görev alanlarında denetime tabi tutulacak. Farklı projeler yürüten aynı şantiye şefi, tüm işler için eş zamanlı denetlenecek. Denetim süreçleri, Yönetmelik’e eklenen Ek-2 Şantiye Şefi Denetim Formuna göre icra edilip sonuçları Şantiye-M sistemine kaydedilecek. YAPI USTALARI DİJİTAL ORTAMDA KAYDA GİRECEK Yapım sektöründe çalışacak ustaların kayıtları elektronik olarak gerçekleştirilecek. Mesleki Yeterlilik Kurumu ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından onaylı belgeleri bulunan ustalar, e-Devlet aracılığıyla Şantiye-M sistemine kayıt olabilecek. KADEMELİ GEÇİŞ SÜRECİ UYGULANACAK Yapı ustalarının dijital izleme sistemi aşamalı olarak uygulamaya koyulacak. 2026'dan itibaren kayıtlarla başlayacak sistem, ardından 4.500 metrekare üstü yapılar için bir yıl sonrasında, 1.500-4.500 metrekare yapılar için üç yıl sonrasında, 500-1.500 metrekare yapılar için dört yıl sonrasında devreye girecek. Şantiye-M ile projede başlayan veya işi bırakan yetki belgeli ustalar, şantiye şefleri tarafından dijital ortamda kayıt edilecek. Böylece ustaların proje bazlı izlenmesi sağlanırken, yetkin belgeli çalışmayı teşvik edilip mesleki yeterlilik geliştirilecek. Bu, kaliteli, emniyetli ve sürdürülebilir yapılaşma hedeflerine katkıda bulunacak.

“ELİM SENLE” PROJESİ BULANCAK’TA BAŞLIYOR Haber

“ELİM SENLE” PROJESİ BULANCAK’TA BAŞLIYOR

“ELİM SENLE” PROJESİ BULANCAK’TA BAŞLIYOR Dezavantajlı Öğrenciler İçin Üniversite-Kamu İş Birliği Giresun Üniversitesi ile Bulancak Kaymakamlığı iş birliğinde hayata geçirilecek olan “Elim Senle” Projesi için iş birliği protokolü imzalandı. Bulancak’ta sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı koşullarda bulunan ilkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik mentörlük temelli eğitsel ve psiko-sosyal destek çalışmalarını kapsayan proje, kurumlar arası koordinasyonla uygulanacak. Protokol, Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yılmaz Can ile Bulancak Kaymakamı Ömer Faruk Tuncer tarafından imzalandı. İmza törenine Proje Koordinatörü Çiğdem Tuncer, Giresun Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Şahin, Bulancak İlçe Millî Eğitim Müdürü Şenel Bulut ve Giresun Valiliği AB ve Dış İlişkiler Büro Koordinatörü Cem Mutlu Türkseven katıldı. Amaç: Fırsat Eşitliği ve Psiko-Sosyal Güçlenme “Elim Senle” Projesi ile öğrencilerin akademik başarılarının artırılması, psiko-sosyal gelişimlerinin desteklenmesi ve eğitimde fırsat eşitliğine katkı sağlanması hedefleniyor. Proje kapsamında öğrencilere bire bir mentörlük desteği verilmesi, motivasyonlarının güçlendirilmesi ve okul süreçlerine daha güçlü bağlanmalarının sağlanması amaçlanıyor. Yetkililer, çocukların toplumsal yaşama daha özgüvenli ve aktif bireyler olarak katılmalarının da projenin temel çıktılarından biri olacağını vurguluyor. Benzer Uygulamalar Var, Yerel Model Dikkat Çekiyor “Elim Senle” Projesi, Bulancak özelinde ilk kez bu kapsam ve isimle uygulanacak. Türkiye genelinde ise sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı öğrencileri desteklemeye yönelik benzer mentörlük ve okul destek programları bulunuyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın geçmiş yıllarda yürüttüğü okul destek projeleri ile çeşitli sivil toplum kuruluşlarının mentörlük temelli çalışmaları, bu alanda olumlu sonuçlar alınabileceğini gösteriyor. Ancak “Elim Senle”, üniversite, kaymakamlık ve yerel eğitim birimlerini aynı çatı altında buluşturmasıyla yerel ve kurumsal bir model olma özelliği taşıyor. Dezavantajlı Öğrenciler Gerçeği Bulancak’a özgü ayrıntılı sosyo-ekonomik öğrenci verileri kamuoyuyla sınırlı ölçüde paylaşılsa da, Türkiye genelinde yapılan araştırmalar dezavantajlı öğrencilerin akademik başarı ve psiko-sosyal gelişim açısından daha fazla risk altında olduğunu ortaya koyuyor. Ulusal ve uluslararası eğitim raporlarında, bu öğrencilerin okul başarısında geri kalma ve eğitimden erken kopma ihtimallerinin daha yüksek olduğuna dikkat çekiliyor. Bu tablo, yerel düzeyde geliştirilen destek projelerinin önemini artırıyor. Toplumsal Etkisi Uzun Vadeli Olabilir Uzmanlara göre “Elim Senle” gibi projeler yalnızca bireysel öğrenci başarısına değil, toplumsal bütünlüğe de katkı sağlıyor. Akademik başarı farklarının azalması, çocukların özgüven kazanması, ailelerin eğitim süreçlerine daha aktif katılması ve sosyal dayanışmanın güçlenmesi, projenin uzun vadeli kazanımları arasında yer alıyor. “Elim Senle” Projesi’nin, Bulancak’ta eğitimde fırsat eşitliğini güçlendiren ve örnek alınabilecek bir yerel uygulama olması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.