Hava Durumu

#Millî Eğitim Bakanlığı

giresunsonhaber - Millî Eğitim Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Millî Eğitim Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Öğretmenevlerinde yüzde 50 indirim kapsamı genişletildi Haber

Öğretmenevlerinde yüzde 50 indirim kapsamı genişletildi

Millî Eğitim Bakanlığı çalışanları, aile üyeleri ve emekliler, öğretmenevleri ve akşam sanat okullarında sunulan konaklama hizmetlerinden indirimli faydalanabilecek. ANKARA (İGFA) - Millî Eğitim Bakanlığı tarafından işletilen öğretmenevleri ve akşam sanat okullarında, konaklama hizmetlerini düzenleyen yeni uygulama 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe girdi. Bu yeni düzenleme ile öğretmenevlerinden yararlanabilecek kişiler kapsamı genişletildi ve Millî Eğitim Bakanlığı personeli, aile üyeleri ve emeklilere indirimli konaklama imkanı tanındı. Bu düzenlemeye göre, Bakanlığın merkez, taşra ve yurt dışı teşkilatlarında görev yapan tüm çalışanları, öğretmenevleri ve akşam sanat okullarından sunulan konaklama hizmetlerini, kahvaltı hariç sivil misafirlere uygulanan ücretin yüzde 50’si ödeyerek kullanabilecek. Düzenleme doğrultusunda Bakanlık personeli, yalnızca kendileri değil aynı zamanda aile bireyleriyle birlikte, alt ve üst soy kapsayacak şekilde öğretmenevlerinde konaklama imkanına sahip olacak. Ayrıca, emekli öğretmenler ve emekli Bakanlık çalışanları da indirimli konaklama hizmetlerinden yararlanabilecek. Bu düzenleme sayesinde, uzun yıllar Bakanlıkta görev yapmış emekliler öğretmenevlerinde avantajlı olarak konaklayabilecek. Uygulamanın, görev veya yer değişikliği sebebiyle konaklama ihtiyacı olan personele gerekli desteği sağlaması yanında, öğretmenevlerinde hizmetlerden yararlanma oranlarını artırması ve personel memnuniyetini yükseltmesi amaçlanıyor.

Şantiyelerde dijital dönem başladı Haber

Şantiyelerde dijital dönem başladı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, inşaat sektöründe dijital yeniliklere öncülük etmek adına geliştirdiği Mobil Şantiye Defteri (Şantiye-M) uygulamasını 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla devreye aldı. ANKARA (İGFA) - Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü tarafından geliştirilen Şantiye-M uygulaması sayesinde, geleneksel şantiye defterleri dijital platformda kullanılmaya başlandı. Bu uygulama aracılığıyla şantiye şefleri, çalışılan iş bölümlerini, ilerleme durumunu, günlük raporları, personel ve ekipman bilgilerini mobil platformda kayıt altına alabiliyor. Bu sayede, şantiye şeflerinin projeleri eş zamanlı olarak izlenebiliyor. DENETİMLER ŞANTİYE-M'YE ENTEGRASYONLU OLACAK Yeni düzenleme çerçevesinde, şantiye şefleri yılda en az bir kere ruhsat veren ilgili kurumlar tarafından görev alanlarında denetime tabi tutulacak. Farklı projeler yürüten aynı şantiye şefi, tüm işler için eş zamanlı denetlenecek. Denetim süreçleri, Yönetmelik’e eklenen Ek-2 Şantiye Şefi Denetim Formuna göre icra edilip sonuçları Şantiye-M sistemine kaydedilecek. YAPI USTALARI DİJİTAL ORTAMDA KAYDA GİRECEK Yapım sektöründe çalışacak ustaların kayıtları elektronik olarak gerçekleştirilecek. Mesleki Yeterlilik Kurumu ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından onaylı belgeleri bulunan ustalar, e-Devlet aracılığıyla Şantiye-M sistemine kayıt olabilecek. KADEMELİ GEÇİŞ SÜRECİ UYGULANACAK Yapı ustalarının dijital izleme sistemi aşamalı olarak uygulamaya koyulacak. 2026'dan itibaren kayıtlarla başlayacak sistem, ardından 4.500 metrekare üstü yapılar için bir yıl sonrasında, 1.500-4.500 metrekare yapılar için üç yıl sonrasında, 500-1.500 metrekare yapılar için dört yıl sonrasında devreye girecek. Şantiye-M ile projede başlayan veya işi bırakan yetki belgeli ustalar, şantiye şefleri tarafından dijital ortamda kayıt edilecek. Böylece ustaların proje bazlı izlenmesi sağlanırken, yetkin belgeli çalışmayı teşvik edilip mesleki yeterlilik geliştirilecek. Bu, kaliteli, emniyetli ve sürdürülebilir yapılaşma hedeflerine katkıda bulunacak.

“ELİM SENLE” PROJESİ BULANCAK’TA BAŞLIYOR Haber

“ELİM SENLE” PROJESİ BULANCAK’TA BAŞLIYOR

“ELİM SENLE” PROJESİ BULANCAK’TA BAŞLIYOR Dezavantajlı Öğrenciler İçin Üniversite-Kamu İş Birliği Giresun Üniversitesi ile Bulancak Kaymakamlığı iş birliğinde hayata geçirilecek olan “Elim Senle” Projesi için iş birliği protokolü imzalandı. Bulancak’ta sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı koşullarda bulunan ilkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik mentörlük temelli eğitsel ve psiko-sosyal destek çalışmalarını kapsayan proje, kurumlar arası koordinasyonla uygulanacak. Protokol, Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yılmaz Can ile Bulancak Kaymakamı Ömer Faruk Tuncer tarafından imzalandı. İmza törenine Proje Koordinatörü Çiğdem Tuncer, Giresun Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Şahin, Bulancak İlçe Millî Eğitim Müdürü Şenel Bulut ve Giresun Valiliği AB ve Dış İlişkiler Büro Koordinatörü Cem Mutlu Türkseven katıldı. Amaç: Fırsat Eşitliği ve Psiko-Sosyal Güçlenme “Elim Senle” Projesi ile öğrencilerin akademik başarılarının artırılması, psiko-sosyal gelişimlerinin desteklenmesi ve eğitimde fırsat eşitliğine katkı sağlanması hedefleniyor. Proje kapsamında öğrencilere bire bir mentörlük desteği verilmesi, motivasyonlarının güçlendirilmesi ve okul süreçlerine daha güçlü bağlanmalarının sağlanması amaçlanıyor. Yetkililer, çocukların toplumsal yaşama daha özgüvenli ve aktif bireyler olarak katılmalarının da projenin temel çıktılarından biri olacağını vurguluyor. Benzer Uygulamalar Var, Yerel Model Dikkat Çekiyor “Elim Senle” Projesi, Bulancak özelinde ilk kez bu kapsam ve isimle uygulanacak. Türkiye genelinde ise sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı öğrencileri desteklemeye yönelik benzer mentörlük ve okul destek programları bulunuyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın geçmiş yıllarda yürüttüğü okul destek projeleri ile çeşitli sivil toplum kuruluşlarının mentörlük temelli çalışmaları, bu alanda olumlu sonuçlar alınabileceğini gösteriyor. Ancak “Elim Senle”, üniversite, kaymakamlık ve yerel eğitim birimlerini aynı çatı altında buluşturmasıyla yerel ve kurumsal bir model olma özelliği taşıyor. Dezavantajlı Öğrenciler Gerçeği Bulancak’a özgü ayrıntılı sosyo-ekonomik öğrenci verileri kamuoyuyla sınırlı ölçüde paylaşılsa da, Türkiye genelinde yapılan araştırmalar dezavantajlı öğrencilerin akademik başarı ve psiko-sosyal gelişim açısından daha fazla risk altında olduğunu ortaya koyuyor. Ulusal ve uluslararası eğitim raporlarında, bu öğrencilerin okul başarısında geri kalma ve eğitimden erken kopma ihtimallerinin daha yüksek olduğuna dikkat çekiliyor. Bu tablo, yerel düzeyde geliştirilen destek projelerinin önemini artırıyor. Toplumsal Etkisi Uzun Vadeli Olabilir Uzmanlara göre “Elim Senle” gibi projeler yalnızca bireysel öğrenci başarısına değil, toplumsal bütünlüğe de katkı sağlıyor. Akademik başarı farklarının azalması, çocukların özgüven kazanması, ailelerin eğitim süreçlerine daha aktif katılması ve sosyal dayanışmanın güçlenmesi, projenin uzun vadeli kazanımları arasında yer alıyor. “Elim Senle” Projesi’nin, Bulancak’ta eğitimde fırsat eşitliğini güçlendiren ve örnek alınabilecek bir yerel uygulama olması bekleniyor.

BAĞIMLILIKLA MÜCADELE İL KOORDİNASYON KURULU TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİ Haber

BAĞIMLILIKLA MÜCADELE İL KOORDİNASYON KURULU TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİ

BAĞIMLILIKLA MÜCADELE İL KOORDİNASYON KURULU TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİ Bağımlılıkla Mücadele İl Koordinasyon Kurulu toplantısı, Giresun Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti başkanlığında, ilgili kurum ve kuruluş temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. 11 Aralık 2025 tarihinde Valilik Toplantı Salonu’nda yapılan toplantıda, İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 2025 yılının ilk 11 ayında bağımlılıkla mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler sunuldu. Eğitim, farkındalık, saha taramaları, danışmanlık hizmetleri ve riskli gruplara yönelik koruyucu çalışmaların sonuçları kurul üyeleriyle paylaşıldı. Toplantıda ayrıca Giresun Üniversitesi ve Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından 2024–2028 Uyuşturucu ile Mücadele Ulusal Eylem Planı çerçevesinde yürütülen ve yürütülmesi planlanan faaliyetlere ilişkin detaylı sunumlar yapıldı. Üniversite, akademik araştırmalar, saha analizleri ve öğrenci odaklı önleyici programları aktarırken; Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ise aile temelli koruyucu hizmetler, sosyal destek mekanizmaları ve dezavantajlı bireylere yönelik müdahale süreçlerini kurulun dikkatine sundu. VALİ SERDENGEÇTİ'DEN TOPLUMSAL GÜVENLİK VURGUSU Vali Serdengeçti, açılış konuşmasında bağımlılığın türü ne olursa olsun "bireyin sağlığını, aile düzenini ve toplumsal huzuru tehdit eden ciddi bir sorun" olduğunu belirtti. Bağımlılığın artık sadece uyuşturucu ve tütün ürünleriyle sınırlı kalmayıp, dijital alışkanlıklar, çevrim içi oyunlar ve sosyal medya gibi davranışsal bağımlılıkları da içerdiğini vurgularken, bu konunun bir toplumsal güvenlik ve gelecek nesilleri koruma meselesi olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Vali Serdengeçti’nin toplantıda yaptığı açılış konuşması şöyle;“Bağımlılıkla mücadele amacıyla düzenlediğimiz bu toplantıda sizlerle bir arada olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade ediyor, hepinize hoş geldiniz diyorum. Bağımlılık; türü ne olursa olsun, bireyin sağlığını, aile düzenini ve toplumsal huzuru tehdit eden ciddi bir sorundur. Günümüzde yalnızca uyuşturucu ve tütün ürünleri değil; dijital alışkanlıklar, çevrim içi oyunlar ve sosyal medya da bağımlılık davranışlarını tetiklemektedir. Bu nedenle bağımlılığı sadece sağlık meselesi değil, aynı zamanda bir toplumsal güvenlik ve gelecek nesilleri koruma meselesi olarak görüyoruz. 2024–2028 Ulusal Eylem Planı doğrultusunda ilimizde hem tütün kontrolü hem uyuşturucu ile mücadele hem de davranışsal bağımlılık alanlarında etkin çalışmalar yürütmekteyiz. 2025 yılı boyunca tütün ürünü kullanımına yönelik denetimler yoğunlaştırılmış, gençlere yönelik bilinçlendirme programları genişletilmiş ve kapalı alanlarda tütün kullanımının önlenmesine yönelik kontroller daha sıkı şekilde uygulanmıştır. Uyuşturucu ile mücadelede ise hem arzın azaltılması hem de talebin önlenmesi için kurumlarımız arasında güçlü bir koordinasyon sağlanmaktadır. Riskli gruplara yönelik erken müdahale programları, aile eğitimleri ve okul temelli farkındalık faaliyetleri kararlılıkla sürdürülmektedir. Davranışsal bağımlılıkların hızla arttığı bir dönemdeyiz. Bu nedenle dijital okuryazarlığın artırılması, teknoloji kullanımının bilinçli bir çerçeveye oturtulması ve özellikle çocuklarımızın güvenli dijital ortamlarla buluşturulması artık stratejik bir zorunluluktur. Kurumlarımızca yürütülen eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri bu mücadelenin önemli bir ayağını oluşturmaktadır.Bağımlılıkla mücadele yalnızca bir kurumun değil, tüm toplumun görevidir. Ne kadar geniş bir farkındalık oluşturur, ne kadar güçlü bir dayanışma sergilersek, o kadar başarılı oluruz. Gençlerimizi bağımlılığın karanlık alanlarına bırakmayacak; onların sağlıklı, üretken ve iradesi güçlü bireyler olarak yetişmesi için hep birlikte çalışacağız." TÜRKİYE GENELİNDE BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE YÜRÜTÜLEN ÇALIŞMALAR; • Yeşilay Danışmanlık Merkezleri’nin (YEDAM) ülke çapında yaygınlaştırılması ve bağımlı bireylere ücretsiz psikososyal destek sağlanması, • Narko-Tim, Narko-Okul ve Narko-Gençlik projeleriyle gençlerin ve öğrenci çevrelerinin korunmasına yönelik polis teşkilatı tarafından geliştirilen önleyici güvenlik uygulamaları, • ALO 191 Uyuşturucu ile Mücadele Danışma Hattı üzerinden anlık psikolojik danışmanlık ve yönlendirme hizmetlerinin güçlendirilmesi, • Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen bağımlılık karşıtı müfredat entegrasyonu, okul rehberlik faaliyetleri ve velilere yönelik farkındalık eğitimleri, • Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda AMATEM ve ÇEMATEM merkezlerinin kapasite artırımı, tedavi sürekliliği ve rehabilitasyon alanlarının geliştirilmesi, • Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın gençleri riskli ortamlardan uzak tutmaya yönelik kulüp, spor faaliyeti ve gençlik merkezi programlarının genişletilmesi, • Dijital bağımlılık, tütün ve alkol bağımlılığı gibi alanlarda ulusal kampanyalar, düzenleyici politikalar ve medya farkındalık çalışmalarının yaygınlaştırılması şeklinde devam ediyor. Toplantıda kurumlar arası veri paylaşımı, koordinasyonun güçlendirilmesi, riskli alanların tespiti, yerel eylem planlarının güncellenmesi ve 2026 yılı hedeflerinin belirlenmesi konuları da ele alındı. Bağımlılıkla Mücadele İl Koordinasyon Kurulu’nun yıl boyunca düzenli aralıklarla toplanarak hem yerel hem ulusal politikalara katkı sunmaya devam edeceği bildirildi.

BAĞIMLILIKLA MÜCADELE İL KOORDİNASYON KURULU TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİ Haber

BAĞIMLILIKLA MÜCADELE İL KOORDİNASYON KURULU TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİ

BAĞIMLILIKLA MÜCADELE İL KOORDİNASYON KURULU TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİ Bağımlılıkla Mücadele İl Koordinasyon Kurulu toplantısı, Giresun Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti başkanlığında, ilgili kurum ve kuruluş temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. 11 Aralık 2025 tarihinde Valilik Toplantı Salonu’nda yapılan toplantıda, İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 2025 yılının ilk 11 ayında bağımlılıkla mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler sunuldu. Eğitim, farkındalık, saha taramaları, danışmanlık hizmetleri ve riskli gruplara yönelik koruyucu çalışmaların sonuçları kurul üyeleriyle paylaşıldı. Toplantıda ayrıca Giresun Üniversitesi ve Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından 2024–2028 Uyuşturucu ile Mücadele Ulusal Eylem Planı çerçevesinde yürütülen ve yürütülmesi planlanan faaliyetlere ilişkin detaylı sunumlar yapıldı. Üniversite, akademik araştırmalar, saha analizleri ve öğrenci odaklı önleyici programları aktarırken; Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ise aile temelli koruyucu hizmetler, sosyal destek mekanizmaları ve dezavantajlı bireylere yönelik müdahale süreçlerini kurulun dikkatine sundu. VALİ SERDENGEÇTİ'DEN TOPLUMSAL GÜVENLİK VURGUSU Vali Serdengeçti, açılış konuşmasında bağımlılığın türü ne olursa olsun "bireyin sağlığını, aile düzenini ve toplumsal huzuru tehdit eden ciddi bir sorun" olduğunu belirtti. Bağımlılığın artık sadece uyuşturucu ve tütün ürünleriyle sınırlı kalmayıp, dijital alışkanlıklar, çevrim içi oyunlar ve sosyal medya gibi davranışsal bağımlılıkları da içerdiğini vurgularken, bu konunun bir toplumsal güvenlik ve gelecek nesilleri koruma meselesi olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Vali Serdengeçti’nin toplantıda yaptığı açılış konuşması şöyle;“Bağımlılıkla mücadele amacıyla düzenlediğimiz bu toplantıda sizlerle bir arada olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade ediyor, hepinize hoş geldiniz diyorum. Bağımlılık; türü ne olursa olsun, bireyin sağlığını, aile düzenini ve toplumsal huzuru tehdit eden ciddi bir sorundur. Günümüzde yalnızca uyuşturucu ve tütün ürünleri değil; dijital alışkanlıklar, çevrim içi oyunlar ve sosyal medya da bağımlılık davranışlarını tetiklemektedir. Bu nedenle bağımlılığı sadece sağlık meselesi değil, aynı zamanda bir toplumsal güvenlik ve gelecek nesilleri koruma meselesi olarak görüyoruz. 2024–2028 Ulusal Eylem Planı doğrultusunda ilimizde hem tütün kontrolü hem uyuşturucu ile mücadele hem de davranışsal bağımlılık alanlarında etkin çalışmalar yürütmekteyiz. 2025 yılı boyunca tütün ürünü kullanımına yönelik denetimler yoğunlaştırılmış, gençlere yönelik bilinçlendirme programları genişletilmiş ve kapalı alanlarda tütün kullanımının önlenmesine yönelik kontroller daha sıkı şekilde uygulanmıştır. Uyuşturucu ile mücadelede ise hem arzın azaltılması hem de talebin önlenmesi için kurumlarımız arasında güçlü bir koordinasyon sağlanmaktadır. Riskli gruplara yönelik erken müdahale programları, aile eğitimleri ve okul temelli farkındalık faaliyetleri kararlılıkla sürdürülmektedir. Davranışsal bağımlılıkların hızla arttığı bir dönemdeyiz. Bu nedenle dijital okuryazarlığın artırılması, teknoloji kullanımının bilinçli bir çerçeveye oturtulması ve özellikle çocuklarımızın güvenli dijital ortamlarla buluşturulması artık stratejik bir zorunluluktur. Kurumlarımızca yürütülen eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri bu mücadelenin önemli bir ayağını oluşturmaktadır.Bağımlılıkla mücadele yalnızca bir kurumun değil, tüm toplumun görevidir. Ne kadar geniş bir farkındalık oluşturur, ne kadar güçlü bir dayanışma sergilersek, o kadar başarılı oluruz. Gençlerimizi bağımlılığın karanlık alanlarına bırakmayacak; onların sağlıklı, üretken ve iradesi güçlü bireyler olarak yetişmesi için hep birlikte çalışacağız." TÜRKİYE GENELİNDE BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE YÜRÜTÜLEN ÇALIŞMALAR; • Yeşilay Danışmanlık Merkezleri’nin (YEDAM) ülke çapında yaygınlaştırılması ve bağımlı bireylere ücretsiz psikososyal destek sağlanması, • Narko-Tim, Narko-Okul ve Narko-Gençlik projeleriyle gençlerin ve öğrenci çevrelerinin korunmasına yönelik polis teşkilatı tarafından geliştirilen önleyici güvenlik uygulamaları, • ALO 191 Uyuşturucu ile Mücadele Danışma Hattı üzerinden anlık psikolojik danışmanlık ve yönlendirme hizmetlerinin güçlendirilmesi, • Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen bağımlılık karşıtı müfredat entegrasyonu, okul rehberlik faaliyetleri ve velilere yönelik farkındalık eğitimleri, • Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda AMATEM ve ÇEMATEM merkezlerinin kapasite artırımı, tedavi sürekliliği ve rehabilitasyon alanlarının geliştirilmesi, • Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın gençleri riskli ortamlardan uzak tutmaya yönelik kulüp, spor faaliyeti ve gençlik merkezi programlarının genişletilmesi, • Dijital bağımlılık, tütün ve alkol bağımlılığı gibi alanlarda ulusal kampanyalar, düzenleyici politikalar ve medya farkındalık çalışmalarının yaygınlaştırılması şeklinde devam ediyor. Toplantıda kurumlar arası veri paylaşımı, koordinasyonun güçlendirilmesi, riskli alanların tespiti, yerel eylem planlarının güncellenmesi ve 2026 yılı hedeflerinin belirlenmesi konuları da ele alındı. Bağımlılıkla Mücadele İl Koordinasyon Kurulu’nun yıl boyunca düzenli aralıklarla toplanarak hem yerel hem ulusal politikalara katkı sunmaya devam edeceği bildirildi.

GİRESUN ULUSAL EĞİTİM PANELİ SONUÇ BİLDİRGESİ AÇIKLANDI Haber

GİRESUN ULUSAL EĞİTİM PANELİ SONUÇ BİLDİRGESİ AÇIKLANDI

GİRESUN ULUSAL EĞİTİM PANELİ SONUÇ BİLDİRGESİ AÇIKLANDI Giresun’da Ata Parti’nin koordinasyonunda düzenlenen ‘Ulusal Eğitim Paneli’nin sonuç bildirgesi açıklandı.Ata Parti Giresun İl Başkanı Ümran İlbilge Haliloğlu Turgut tarafından açıklanan ve 25 maddeden oluşan bildirgede, önemli değerlendirmeler yapıldı ve eğitim-öğretimin sorunları, çözüm önerileriyle talepler sıralandı. Milli Eğitim Bakanlığı, siyasi parti genel merkezleri ve ilgili kişi ve kuruluşlara gönderilen sonuç bildirgesinde “ülkemizin geleceğinin teminatı için tanımlanan sorunlar göz önünde bulundurularak; eğitim alanında ulusal bir seferberlik başlatılmalıdır.” İfadelerine yer verildi. Turgut ve Giresun Gazeteciler Derneği Üyesi temsilcisi Gazeteci Ufuk Kekül’ün yönetiminde yürütülen panelde; Giresun Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr.Bayram Kaya, Eğitimde İletişim Problemleri ve Siyasi Yaklaşımlar, Giresun Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç.Dr.Rahman Çakır, eğitime Erişebilirlik Düzeyleri ,Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası Giresun Şube Başkanı Yıldıray Bıçak, Eğitim Alanında Sendikal Faaliyetler ,Sorunlar ve Çözüm Önerileri, Giresun Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Ayça Kozluca , Öğrenci Açlık Düzeyleri ve Çözüm Önerileri, Eğitimci Neslihan Konar Özer, Atanamayan ve Özel Sektörde Çalışan Öğretmen Sorunsalı , Nitelikli Eğitim Üretken Öğretmen Derneği Üyesi Füsun Emecan Nitelikli Öğretmen Yetiştirme Projesi ve Uygulamaları, Psikolog Merve Gökçen Karaosmanoğlu Giresun Belediyesi Eğitim Faaliyetleri, Gazeteci Zafer Çamaltı Bulancak Belediyesi Eğitim Faaliyetleri , Gazeteci Ufuk Kekül Eğitim Gazeteciliği başlıklı sunumlarını gerçekleştirdiler. Ata Parti Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek de onur konuğı olarak panele uzak bağlantı ile katılarak eğitimin dünü bugününe dair değerlendirmelerde bulundu. Kamu kurumlarından, özel sektörden, akademisyenler, öğretmenler, öğrenciler, siyasetçiler ve yurttaşlardan oluşan konukların dinleyici olarak katıldığı panelde, eğitimin güncel sorunlarına dikkat çekilerek; eğitimde nitelik, eğitimde sendikal faaliyetler, öğretmen- öğrenci-veli iletişim ve işbirliği, öğrenci yoksulluğu, eğitime erişebilirlik, eğitim gazeteciliği, yerel yönetimlerin eğitime katkıları konuları tartışıldı ve somut çözüm önerileri dile getirildi. ULUSAL EĞİTİM PANELİ SONUÇ BİLDİRGESİ 1-Eğitim Anayasamızın 42.maddesinde karşılık bulan toplumsal haktır. Bu hakkı ‘Atatürk ilkeleri doğrultusunda, laik, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre’ korumak, geliştirmek, herkesin eşit ve adil biçimde yararlanmasını sağlamak, devletin ve kamu yöneticilerinin asli görev ve sorumluluğudur.Tüm yurttaşlar kamusal eğitime eşit, adil ve ücretsiz biçimde ulaşmalıdır. 2-Eğitim ve öğretim hayatın her alanına bilgi üreten ve toplumsal gelişimi güçlendiren bir olgu olarak görülmelidir. Sanatçılar, bilim insanları, sporcular, siyasetçiler, ekonomistler gibi meslek guruplarının yetişmesini sağlayan cumhuriyetimizin ilk yıllarında uygulanan kamucu eğitim sistemine yeniden dönülmelidir. 3-Eğitim sistemi sadece siyasi iradenin temsilcilerine, bakanların yönetim tercihine teslim edilememelidir. Milli Eğitim politikaları belirlenirken öğrenciler, öğretmenler, veliler, sendikalar, eğitim yöneticileri, eğitim ve öğretim kurumları paydaş edilmelidir. 4-Müfredatın çerçevesi evrensel bilim, pedagojik ilkeler ve demokratik değerler merkeze alınarak kalıcı hale getirilmeli ancak çağın gerekliliğine bu çerçeve doğrultusunda güncellenmeli; bakanlık veya yönetimler değiştiğinde müfredat değişmemelidir. 5-Milli Eğitim Şuralarında alınan kararlar uygulanmalıdır. Eğitimin tüm paydaşlarıyla yeniden bir şura toplanmalı, sorunlar belirlenmeli, tanımlanmalı, kabul edilmeli, görüş ve önerilerle çözümler ve politikalar oluşturulmalıdır. Bir eğitim seferberliği başlatılarak kökten değiştirici ve ileri boyutta bir eğitim devrimi yapılmalıdır. 6-Laik eğitim sistemi, eğitim öğrenim birliği, karma eğitim ciddi tehdit altındadır. Bu durum sadece eğitim için değil, ülkemizin geleceğine yönelik de kaygı ve endişe taşımamıza neden olmaktadır. 7-Millî Eğitim Bakanlığı, il-ilçe müdürlükleri, okullar ve yurtların, vakıf, dernek, cemaat, tarikat gibi yapıların siyasi, ticari, ideolojik, dinsel örgütlenme alanı olmasına fırsat verilmemeli, bu tür yapıların kuşatma ve kıskacı bir an önce sona erdirilmelidir. 8-Öğretmenlerin farklı isimlerle statüleştirilmeleri ayrımcılık, ücret adaletsizliği, emek ve bilgi sömürüsü yaratmaktadır. Bu uygulamadan vazgeçilmelidir. Özel sektör çalışanı öğretmenler işçi statüsünden çıkarılmalı, ücretli öğretmenlik, usta öğreticilik gibi uygulamalar sona ermeli, bütün öğretmenler kamu öğretmeni sayılarak mesleki itibarlar korunmalıdır. Öğretmenlik mesleğinin itibarının korunması ve arttırılması için “Nitelikli ve Üretken Öğretmen Yetiştirme” projesi hayata geçirilmeli; öğretmen yetiştirme eğitimi liselerden başlayarak öğretmen yetiştirme üniversitelerinde verilmelidir. 9-Öğretmen açığı varken atanmayan öğretmenler sorunu olması kabul edilemez. Bu öğretmenlerin tamamı eğitim öğretim kurumlarında kısa sürede, hemen görevlendirilmelidir. Bu yapılamıyorsa atanmadığı süreç içinde öğretmenler ekonomik ve sosyal güvencelere kavuşturulmalıdır. 10-Kapanan köy okullarının binaları envanter altına alınmalı, çürümeye terkedilmemeli, eğitim amaçlı projeler için (köy eğitim evi, kütüphane, sinema, tiyatro eğitici kurslar, bilgisayar laboratuvarı, tarımsal üretim v.b) kullanılmalıdır. 11-Taşımalı eğitim sistemi yeniden belirlenmeli, köy yerleşimleriyle, belde, ilçe merkezleri arasına bölgesel eğitim kurumları yapılmalı, eğitime ulaşım ve erişim daha kolay hale getirilmelidir.Her çocuğun en yakınındaki devlet okuluna gitmesi sağlanmalıdır.Yeniden yerinde eğitime dönüşle köyden kente zorunlu göçlerin de önüne geçileceği, tarımın ve üretimin de destekleneceği düşünülmektedir. 12- İlk, orta ve üniversite eğitimi alan öğrencilerin barınmaları çok ciddi ve giderek katmerleşen bir sorun olarak durmaktadır. Çok sayıda öğrenci bu nedenle öğrenim hakkından yararlanamamaktadır. Devlet bu alanda sorumluluk üstlenmeli, TOKİ veya teşvik edici kararlarla özel sektör marifetiyle yeteri kadar yurtlar yapılmalıdır. 13-Ülkemizde giderek derinleşen yoksulluk en çok da çocukları etkilemektedir. Aile bütçeleri çocukların beslenmeleri için yetersizdir.Eğitim kurumları çocuk yoksulluğunu yenmek için bir araçtır. Dolayısıyla çocuklara bir öğün ücretsiz yemek ve temiz içme suyu verilmelidir. Genel, yerel yönetim–sivil toplum–akademi–özel sektör iş birliği ile bu sorunun çözümünün mümkün olduğu düşünülmektedir. 14-Eğitime ayrılan bütçe artırılmalı, şeffaf denetlenebilir ve adil biçimde kullanılmalıdır. 15-Eğtime erişim eşitsizlik yaratmaktadır. Destek programları güçlendirilmelidir. Yoksul hanelere destek bursları verilmelidir. Köylere devlet destekli ulaşım bursları verilmelidir. 16- Erişim eşitsizliğini ortadan kaldırmak için kısa vadede dezavantajlı öğrencilere tablet/bilgisayar dağıtılabilir. İnternet erişimi olmayan hanelere düşük maliyetli veya ücretsiz bağlantı desteği sağlanabilir. 17-Eğitim kurumlarında internet alt yapıları, veri tabanları güçlendirilmeli, laboratuvarlar kurulmalı, dijital teknolojilerden öğrenimde yararlanılmalıdır. 18-Sınavlar başarıyı ölçen bir yöntem olmaktan çıkarılmalı, TEOG–LGS–YKS gibi merkezi sınav baskısı azaltılmalı; ölçme ve değerlendirme çoklu yöntemlerle yapılmalıdır. 19- Yapılan araştırmalarda ve istatistiklerde günümüzde çocuklarda Otizmin görülme sıklığının büyük bir hızla arttığı görülmektedir. Özel eğitime ihtiyaç duyulan bu çocuklarımızın eğitim süreçleri psikolog, sosyal bilimci, pedagog ve onlarla ilgili eğitim almış kişilerce özel okullarda yapılmalıdır. Özel çocuklar için erişilebilirlik, kapsayıcılık ve personel desteği artırılmalıdır. 20-Mesleki ve teknik eğitim reel sektörle uyumlu hâle getirilmelidir.Meslek liselerinin üretim kapasitesi ve sektörle iş birliği artırılarak istihdam odaklı bir yapı kurulmalıdır. Bu doğrultuda Çıraklık Okulları yeniden yapılandırılmalıdır. 21-Okul güvenliği çocukların, öğretmenlerin ve diğer çalışanların yaşamını tehdit etmekte, okul içlerinde cinayetler işlenmekte, okul çevresinde uyuşturucu pazarları kurulmaktadır.Bu nedenle okulların iç ve dış güvenliğini sağlamak için özel eğitim güvenliği eğitimi almış kişiler görevlendirmelidir. 22-Belediyeler yerelde kendilerini eğitimin paydaşı kabul etmeli, bu konuda uzman, akademi destekli projeler üretmeli, atölyeler kurmalı ve birimler oluşturarak eğitim-öğretimin kalitesinin yükseltilmesine yönelik politikalar oluşturmalıdırlar. 23-Bu konuda Giresun Belediyesi ve Bulancak Belediyesi’nin çalışmaları mevcuttur, eğitim, çocuk, veli üçgenini ve eğitim kurumlarını sosyal belediyeciliğin parçası gibi gören yaklaşımlar gözlenmektedir. Yerelde çocuğun okul öncesi ve sonrasında eğitimlerini güçlendirici, becerilerini geliştirici sanatsal, kültürel, sosyal ve iletişimsel çalışmaların daha da artması gerekir. 24-Belediyelerin bu yöndeki özel projelerine ilgili bakanlıklar ekonomik destek vermelidir. 25-Yazılı, görsel, işitsel ve internet medya kuruluşları eğitim yayınlarına yeniden başlamalı, eğitim sistemini kamu adına denetleyen eğitim gazeteciliği özendirilmelidir.

10 KASIM’LAR ÖĞRENCİLERLE, ÖĞRETMENLERLE, MİLLETÇE BİRLİKTE YAŞANMALI Haber

10 KASIM’LAR ÖĞRENCİLERLE, ÖĞRETMENLERLE, MİLLETÇE BİRLİKTE YAŞANMALI

Cumhuriyet Halk Partisi CHP, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılı’nda ara tatilin, 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü’nü de kapsayacak şekilde düzenlenmesine tepki göstererek tüm il ve ilçelerde belirlediği bir okulun önünde eşzamanlı olarak bir anma etkinliği düzenledi. "Cumhuriyetimizin kurucusu, Başöğretmenimiz Atatürk’ün 10 Kasım’da okullarda anılmaması kabul edilemez." diyen CHP'liler, her yıl olduğu gibi bu sene de 10 Kasım’da düzenlenen resmi törenlere katıldı ve resmi programların yanı sıra, okullarda anma yapılmamasını eleştirmek amacıyla her ilçede bir okulun önünde eşzamanlı anma etkinlikleri gerçekleştirdi. Yapılan törenlerde; saat 09:05’te iki dakikalık saygı duruşunun ardından çeşitli açıklamalar yapıldı. Giresun merez Gazipaşa ilköğretim okulunda yapılan törende bir koşma yapan merkez ilçe başkanı Olcay Küçük: 10 Kasım’ın Atatürk’ü anma ve onun düşüncelerini yaşatma günü olduğunu belirterek, uygulamanın yanlış olduğunu ifade etti. Başkan Küçük, yaptığı açıklamada, “10 Kasım’da okulları tatil etmek, Atatürk’ü anmak yerine ondan uzaklaşmak anlamına gelir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı, minnet ve özlemle anıyoruz. Ancak 10 Kasım, çocuklarımızın Atatürk’ün ilke ve devrimlerini daha iyi öğrenmeleri, Cumhuriyet’in değerlerini özümsemeleri için en önemli gündür. Bu özel günü sınıflarda, okullarda, törenlerde yaşamak gerekirken tatil ilan edilmesi, genç kuşakları bu bilinçten uzaklaştırmaktır. Atatürk’ü anlamak; onun açtığı yolda yürümek, gösterdiği hedefe ilerlemekle mümkündür. Bu nedenle 10 Kasım’lar öğrencilerle, öğretmenlerle, milletçe birlikte yaşanmalı; okullarda coşkuyla, bilinçle anılmalıdır. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak 10 Kasım’ın tatil edilmesine tepki gösteriyor, bu kararın yeni eğitim öğretim yıllarında daha da gözden geçirilmesini talep ediyoruz.” ifadelerini kullandı. Küçük, açıklamasını “Atatürk’ün fikirleri ve Cumhuriyet değerleriyle sonsuza dek yaşayacağız” sözleriyle tamamladı.

MEB'den 'yapay zeka etik kurulu' yönergesi Haber

MEB'den 'yapay zeka etik kurulu' yönergesi

Yapay zekâ projelerinin Milli Eğitim Bakanlığı'nda etik bir çerçevede sürdürülmesini sağlamak amacıyla hazırlanan "Yapay Zekâ Uygulamaları Etik Kurulu Yönergesi" artık yürürlükte. ANKARA (İGFA) - Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi'nin bir parçası olarak oluşturulan "Eğitimde Yapay Zekâ Politika Belgesi ve Eylem Planı (2025-2029)", dijital dönüşüm sürecinin yönlendirilmesi adına önemli belgelerden biri olarak 17 Haziran 2025 tarihi itibariyle uygulanmaya başladı. Bakanlık bünyesindeki yapay zekâ projelerinin etik yönden değerlendirilmesi için "Yapay Zekâ Uygulamaları Etik Kurulu" oluşturulmasına karar verildi. Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından koordine edilen çalışmalarla hazırlanan "Millî Eğitim Bakanlığı Yapay Zekâ Uygulamaları Etik Kurulu Yönergesi" yürürlüğe kondu. Milli Eğitim Bakanlığı’nın resmi web sitesindeki bilgiye göre, Etik Kurulu Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı liderliğinde ve Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürünün doğal üyeliğinde toplam 11 kişiden oluşacak. Kurulda, ilgili genel müdürlüklerin temsilcilerinin yanı sıra kamu kuruluşları, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplumdan üç üye daha bulunacak. Üst Kurul, "Eğitimde Yapay Zekâ Uygulamaları Etik Kılavuzu"nu geliştirecek, uygulamaları takip edecek; il, ilçe ve okul düzeyinde kurulacak kurullar ise etik uyum ve rehberlik görevlerini üstlenecek. Eğitim kurumlarındaki yapay zekâ uygulamalarında öğretmenlerin "Etik Beyan Formu" doldurmaları zorunlu olacak. Bu süreçte kişisel verilerin korunması, gizlilik ve güvenlik ilkelerine tam olarak uyulacak ve öğrencilere etik, güvenli ve sorumlu yapay zekâ kullanımı garanti edilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.