Hava Durumu

#Milletvekilleri

giresunsonhaber - Milletvekilleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Milletvekilleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’UN MECLİS HAFIZASI Haber

GİRESUN’UN MECLİS HAFIZASI

GİRESUN’UN MECLİS HAFIZASI Cumhuriyet döneminde 155 kayıt, 79 isim, 28 dönemlik siyasi temsil dosyası Giresun’un Cumhuriyet tarihi boyunca Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki temsili, yalnızca seçilen milletvekillerinin isimlerinden ibaret değil. Bu tablo; kentin Ankara’daki ağırlığını, siyasi dönemlere göre değişen parti tercihlerini, en uzun ve en kısa görev yapan isimleri, bakanlık koltuğuna uzanan siyasetçileri ve Meclis performansı açısından cevap bekleyen soruları da ortaya koyuyor. Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne Giresun’u TBMM’de temsil eden milletvekilleri üzerine hazırlanan almanak çalışması, kentin yaklaşık bir asırlık siyasi hafızasını ilk kez bütünlüklü bir tabloya dönüştürüyor. Çalışmada 2. dönemden 28. döneme kadar Giresun’dan seçilen milletvekilleri; dönemleri, yılları, partileri, görev süreleri ve siyasi etkileriyle incelendi. TBMM’nin dönem albümleri ve milletvekili kayıtları, bu tür tarihsel incelemelerde ana kaynak olarak kullanılan resmi yayınlar arasında yer alıyor. (Türkiye Büyük Millet Meclisi) Almanak veri tabanına göre Giresun’un Meclis tarihinde 155 dönem kaydı ve 79 tekil milletvekili bulunuyor. Bu tablo, bir yandan Cumhuriyet Halk Partisi’nin tek parti dönemindeki baskın temsilini, diğer yandan Demokrat Parti, Adalet Partisi, ANAP ve AK Parti dönemlerindeki merkez sağ ağırlığını gösteriyor. Araştırmanın ilk sonucu: Giresun’un Meclis tarihi dalgalar halinde ilerlemiş Giresun’un milletvekilliği tarihi incelendiğinde temsilin birkaç ana siyasi dalga üzerinden ilerlediği görülüyor. İlk dalga, Cumhuriyetin kuruluş yıllarıdır. Bu dönemde Hakkı Tarık Us, Musa Kazım Okay, Ali Şevket Çolak, Hacim Muhittin Çarıklı ve Tahir Karadeniz gibi isimler Giresun’u Meclis’te temsil etti. 1923-1950 arası dönemde Cumhuriyet Halk Partisi belirleyici parti oldu. İkinci dalga, 1950 sonrası Demokrat Parti dönemidir. Hamdi Bozbağ, Ali Naci Duyduk, Hayrettin Erkmen, Tahsin İnanç, Doğan Köymen, Arif Hikmet Pamukoğlu, Mazhar Şener ve Adnan Tüfekçioğlu gibi isimler bu dönemin öne çıkan temsilcileri arasında yer aldı. Üçüncü dalga, 1961 sonrası parçalı merkez sağ dönemidir. Yeni Türkiye Partisi, Adalet Partisi, CHP, Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi, Millet Partisi ve Demokratik Parti gibi partiler Giresun temsilinde yer buldu. Nizamettin Erkmen, Mustafa Kemal Çilesiz, Ali Köymen, İbrahim Etem Kılıçoğlu, Hacı Ali Cüceoğlu, Mehmet Emin Turgutalp ve Hasan Vamık Tekin bu dönemin dikkat çeken isimleri arasında yer aldı. Dördüncü dalga, 1983 sonrası ANAP dönemidir. Burhan Kara, Yavuz Köymen, Rasim Zaimoğlu, Mehmet Ali Karadeniz ve Ahmet Yılmaz gibi isimlerle ANAP, Giresun temsilinde güçlü bir dönem yaşadı. Beşinci dalga ise 2002 sonrası AK Parti ağırlıklı dönemdir. Nurettin Canikli, Hasan Aydın, Adem Tatlı, Ali Temür, Hacı Hasan Sönmez, Mehmet Geldi, Cemal Öztürk, Sabri Öztürk, Kadir Aydın ve Nazım Elmas bu dönemde Giresun temsilinde öne çıkan AK Parti isimleri oldu. Bu dönemde CHP’den Mehmet Işık, Eşref Karaibrahim, Selahattin Karaahmetoğlu, Bülent Yener Bektaşoğlu, Necati Tığlı ve Elvan Işık Gezmiş; MHP’den Murat Özkan, Orhan Erzurum ve Ertuğrul Gazi Konal Meclis’e girdi. En uzun görev yapanlar: Dört isim aynı zirvede Almanak verilerine göre Giresun siyasi tarihinde en uzun süre milletvekilliği yapan isimler arasında Ahmet Münir Akkaya, Burhan Kara, Mustafa Kemal Çilesiz ve Nizamettin Erkmen öne çıkıyor. Bu dört isim, yaklaşık 19 yıl ve 5 dönemlik görev süreleriyle Giresun’un Meclis hafızasında ayrı bir yer tutuyor. Ahmet Münir Akkaya, Cumhuriyetin ilk dönemlerinden itibaren uzun süre Giresun’u temsil eden isimlerden biri oldu. CHP döneminin güçlü temsilcileri arasında yer alan Akkaya, 4. dönemden 8. döneme kadar uzanan temsil süresiyle erken Cumhuriyet döneminin Giresun siyasetinde kalıcı bir yer edindi. Mustafa Kemal Çilesiz, 1960 sonrası dönemde Giresun’un uzun soluklu temsilcilerinden biri olarak öne çıktı. CHP çizgisinde Meclis’e giren Çilesiz, 12., 13., 14., 15. ve 16. dönemlerde Giresun milletvekili olarak kayıtlara geçti. Nizamettin Erkmen, yalnızca uzun süre milletvekilliğiyle değil, devlet yönetiminde üstlendiği görevlerle de Giresun’un Ankara’daki en etkili isimlerinden biri oldu. Erkmen’in 19 yıl aralıksız Giresun’u temsil ettiği, beş dönem üst üste milletvekili seçildiği, Adalet Partisi genel sekreterliği yaptığı, Devlet Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı görevlerinde bulunduğu biyografik kayıtlarda yer alıyor. (Biyografya) Burhan Kara ise 1983, 1987, 1991, 1995 ve 1999 seçimlerinde ANAP’tan Giresun milletvekili seçilerek beş dönem üst üste Meclis’te yer aldı. Kara’nın TBMM Başkanlık Divanı İdare Amirliği ve Devlet Bakanlığı görevlerinde bulunduğu da biyografik kayıtlara geçti. (Biyografya) Bakanlık ve üst düzey görevlerde Giresun imzası Giresun milletvekilleri arasında bazı isimler yalnızca Meclis sıralarında değil, hükümetlerde ve devlet yönetiminde de önemli görevler üstlendi. Bu başlıkta ilk öne çıkan isimlerden biri Nizamettin Erkmen oldu. Devlet Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı görevleri, Erkmen’i Giresun siyasetinin ulusal ölçekteki güçlü temsilcilerinden biri haline getirdi. (Biyografya) Burhan Kara, ANAP döneminde beş dönem milletvekilliğinin yanı sıra TBMM Başkanlık Divanı İdare Amirliği ve Devlet Bakanlığı göreviyle Giresun’un Ankara’daki etkin siyasetçilerinden biri olarak kayda geçti. (Biyografya) Nurettin Canikli ise 2002 sonrası dönemde Giresun siyasetinden çıkan en güçlü yürütme profillerinden biri oldu. Milli Savunma Bakanlığı kaydında Canikli’nin 62. Hükümette Gümrük ve Ticaret Bakanı, 65. Hükümette Başbakan Yardımcısı ve ardından Milli Savunma Bakanı olarak görev yaptığı belirtiliyor. (Millî Savunma Bakanlığı) Bu üç isim, Giresun temsilinin yalnızca yasama faaliyetleriyle sınırlı kalmadığını; bazı dönemlerde yürütme ve devlet yönetimi düzeyinde de karşılık bulduğunu gösteriyor. En kısa görev: 2015’in kısa parlamentosu Giresun’un Meclis tarihinde en kısa görev süreleri denildiğinde 2015 yılı ayrı bir yerde duruyor. 7 Haziran 2015 seçimleriyle oluşan 25. dönem, Türkiye siyasetinde hükümet kurulamaması ve kısa süre sonra 1 Kasım 2015 seçimlerine gidilmesi nedeniyle oldukça kısa sürdü. Bu nedenle Turhan Alçelik, Adem Tatlı, Bülent Yener Bektaşoğlu ve Orhan Erzurum, kısa yasama döneminde Giresun’u temsil eden isimler arasında yer aldı. Almanak verisine göre en kısa görev süresi özellikle Orhan Erzurum için dikkat çekiyor; 25. dönemde yaklaşık yarım yıla yakın bir milletvekilliği süresi kayda geçti. Bu tablo, milletvekilliği süresinin yalnızca kişinin siyasi ağırlığıyla değil, ülkenin genel siyasi konjonktürüyle de doğrudan bağlantılı olduğunu gösteriyor. 28. dönem: Giresun’un güncel temsil tablosu Bugünkü Meclis tablosunda Giresun’u Ali Temür, Nazım Elmas, Elvan Işık Gezmiş ve Ertuğrul Gazi Konal temsil ediyor. TBMM’nin güncel milletvekili listeleme sayfasında 28. dönem listesi ve il bazlı seçim alanı yer alıyor; Giresun da bu listede il olarak bulunuyor. (Türkiye Büyük Millet Meclisi) Ali Temür, 28. dönemde AK Parti Giresun milletvekili olarak görev yapıyor. TBMM özgeçmiş kaydında İliç Maden Kazasını Araştırma Komisyonu üyeliği ve Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu üyeliği bilgileri yer alıyor. Ayrıca 22. ve 23. dönemlerde de Giresun milletvekili seçildiği kayıtlara geçmiş durumda. (Türkiye Büyük Millet Meclisi) Nazım Elmas, AK Parti Giresun milletvekili olarak 28. dönemde Meclis’te bulunuyor. TBMM kaydında Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı olduğu; ayrıca Balıkçılık ve Su Ürünleri Araştırma Komisyonu Başkanvekilliği ile Çocuklara Karşı Şiddet ve İstismarı Araştırma Komisyonu Sözcülüğü görevleri yer alıyor. (Türkiye Büyük Millet Meclisi) Elvan Işık Gezmiş, CHP Giresun milletvekili olarak 28. dönemde Meclis’te görev yapıyor. TBMM kaydında Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu üyeliği, Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu üyeliği ve ASEAN Parlamentolar Arası Asamblesi üyeliği görülüyor. Aynı kayıtta Gezmiş’in “Giresun’un ilk kadın milletvekili” olduğu bilgisi de yer alıyor. (Türkiye Büyük Millet Meclisi) Ertuğrul Gazi Konal, MHP Giresun milletvekili olarak 28. dönemde görev yapıyor. TBMM kaydında Balıkçılık ve Su Ürünleri Araştırma Komisyonu üyeliği ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu üyeliği bilgileri bulunuyor. (Türkiye Büyük Millet Meclisi) Parti dağılımı: CHP’den DP’ye, ANAP’tan AK Parti’ye Almanak verilerine göre Giresun’un Meclis temsilinde en fazla kayıt CHP hanesinde görünüyor. Bunun temel nedeni, Cumhuriyetin ilk dönemlerinde CHP’nin tek parti olarak Meclis temsiline hâkim olması. Bu dağılım, Giresun’un siyasi temsilinin üç ana eksende şekillendiğini gösteriyor: erken Cumhuriyet döneminde CHP, 1950 sonrası merkez sağ, 2002 sonrası AK Parti ağırlığı. Ancak CHP’nin muhalefet partisi olarak hemen her dönemde temsil bulması, Giresun siyasetinde çift kutuplu bir rekabet geleneğinin de var olduğunu ortaya koyuyor. İz bırakan isimler: Süre, makam ve sembolik değer Giresun’un siyasi tarihinde bazı milletvekilleri görev süresinin uzunluğu, bazıları devlet yönetimindeki makamları, bazıları da sembolik önemleriyle öne çıktı. Hakkı Tarık Us, erken Cumhuriyet döneminde Giresun milletvekili olarak dikkat çeken isimlerden biri oldu. Hakkı Tarık Us üzerine yapılan akademik çalışmada, 1923-1939 yılları arasında aralıksız milletvekili olduğu ve TBMM’de eğitim ile hukuk alanındaki görüşleriyle incelendiği belirtiliyor. (DergiPark) Nizamettin Erkmen, Devlet Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı görevleriyle Giresun’un ulusal siyasetteki etkisini temsil eden isimlerden biri oldu. Burhan Kara, beş dönemlik milletvekilliği, TBMM Başkanlık Divanı İdare Amirliği ve Devlet Bakanlığı ile 1980 sonrası Giresun siyasetinin en önemli isimlerinden biri olarak öne çıktı. Nurettin Canikli, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Başbakan Yardımcılığı ve Milli Savunma Bakanlığı görevleriyle Giresun kökenli siyasetçiler arasında yürütme gücü en yüksek isimlerden biri oldu. (Millî Savunma Bakanlığı) Elvan Işık Gezmiş, Giresun’un ilk kadın milletvekili olarak almanakta ayrı bir sembolik başlık altında yer aldı. Bu bilgi TBMM’nin kendi özgeçmiş kaydında da açık şekilde belirtiliyor. (Türkiye Büyük Millet Meclisi) Önerge karnesi: En çok önerge veren kim? Almanak çalışmasının en dikkat çekici sorularından biri şu: Giresun milletvekilleri arasında en çok önerge veren isim kim? Bu soruya kesin cevap vermek için yalnızca isim ve dönem listesi yeterli değil. TBMM’nin yazılı soru önergeleri sorgu sistemi; önerge sahibi, muhatap kurum, önerge özeti, aşama bilgisi ve dönem gibi alanlar üzerinden tarama yapılmasına imkân veriyor. (Türkiye Büyük Millet Meclisi) Bu nedenle önerge sıralaması ayrı bir araştırma katmanı olarak ele alınmalı. Her milletvekili için yazılı soru önergesi, Meclis araştırması önergesi, genel görüşme önergesi, kanun teklifi, imza sahibi olduğu teklifler ve Genel Kurul konuşmaları ayrı ayrı çıkarılmadan “en çok önerge veren milletvekili” kesin olarak ilan edilemez. Bugünkü veriyle söylenebilecek olan şudur: Özellikle 2000 sonrası dönemlerde yasama faaliyetleri dijital olarak daha kolay izlenebildiği için Ali Temür, Nazım Elmas, Elvan Işık Gezmiş, Ertuğrul Gazi Konal, Necati Tığlı, Bülent Yener Bektaşoğlu, Nurettin Canikli, Sabri Öztürk, Cemal Öztürk ve Selahattin Karaahmetoğlu gibi isimlerin performansı TBMM faaliyet bağlantıları üzerinden ayrıca karşılaştırılmalıdır. Dönem dönem Giresun temsil listesi 2. Dönem, 1923-1927: Hacim Muhittin Çarıklı, Hakkı Tarık Us, Musa Kazım Okay, Ali Şevket Çolak, Tahir Karadeniz. 3. Dönem, 1927-1931: Musa Kazım Okay, Ali Şevket Çolak, Tahir Karadeniz, Hakkı Tarık Us, Hacim Muhittin Çarıklı. 4. Dönem, 1931-1935: Hakkı Tarık Us, İhsan Sökmen, Musa Kazım Okay, Ahmet Münir Akkaya, Ali Şevket Çolak. 5. Dönem, 1935-1939: Ahmet Münir Akkaya, Ahmet Talat Onay, Hakkı Tarık Us, Muzaffer Kılıç, Sadri Maksudi Arsal, İsmail Sabuncu, İhsan Sökmen. 6. Dönem, 1939-1943: Ahmet Münir Akkaya, Fikret Yüzatlı, Ahmet Talat Onay, Nafi Atuf Kansu, İsmail Sabuncu, Hasan Vasıf Somyürek, İhsan Sökmen. 7. Dönem, 1943-1946: Ahmet Münir Akkaya, Ahmet Ulus, Ayetullah Sayar, Fikret Yüzatlı, Hasan Vasıf Somyürek, İhsan Gürak, İhsan Sökmen, İsmail Sabuncu, Necmi Osten. 8. Dönem, 1946-1950: Ahmet Münir Akkaya, Celal Esad Arseven, Eşref Dizdar, Tevfik Ekmen, Musa Kazım Okay, İsmail Sabuncu, Ahmet Ulus, Fikret Yüzatlı, Galip Kenan Zaimoğlu. 9. Dönem, 1950-1954: Hamdi Bozbağ, Ali Naci Duyduk, Hayrettin Erkmen, Tahsin İnanç, Doğan Köymen, Arif Hikmet Pamukoğlu, Mazhar Şener, Adnan Tüfekçioğlu. 10. Dönem, 1954-1957: Hamdi Bozbağ, Ali Naci Duyduk, Tahsin İnanç, Abdullah İzmen, Doğan Köymen, Mazhar Şener, Adnan Tüfekçioğlu. 11. Dönem, 1957-1960: Sadık Altıncan, Hamdi Bozbağ, Ali Naci Duyduk, Mustafa Hemiş, Tahsin İnanç, Doğan Köymen, Mazhar Şener, Hayrettin Erkmen. Temsilciler Meclisi: Galip Kenan Zaimoğlu. 12. Dönem, 1961-1965: Ali Köymen, İbrahim Etem Kılıçoğlu, Nizamettin Erkmen, Mustafa Kemal Çilesiz, Naim Tirali, Hacı Ali Cüceoğlu. 13. Dönem, 1965-1969: Ali Köymen, İbrahim Etem Kılıçoğlu, Nizamettin Erkmen, Hacı Ali Cüceoğlu, Mustafa Kemal Çilesiz, Kudret Bosuter. 14. Dönem, 1969-1973: Abdullah İzmen, Hidayet İpek, Mehmet Emin Turgutalp, Nizamettin Erkmen, İbrahim Kayahan Naiboğlu, Mustafa Kemal Çilesiz. 15. Dönem, 1973-1977: Hasan Vamık Tekin, Mustafa Kemal Çilesiz, Orhan Yılmaz, Mehmet Emin Turgutalp, Nizamettin Erkmen, İbrahim Etem Kılıçoğlu. 16. Dönem, 1977-1980: Ali Köymen, Nizamettin Erkmen, Şükrü Abbasoğlu, Hasan Vamık Tekin, Mustafa Kemal Çilesiz. Danışma Meclisi: Bahtiyar Uzunoğlu. 17. Dönem, 1983-1987: Ahmet Yılmaz, Burhan Kara, Yavuz Köymen, Ahmet Cevdet Karslı, Turgut Sera Tirali. 18. Dönem, 1987-1991: Burhan Kara, Mehmet Ali Karadeniz, Yavuz Köymen, Mustafa Çakır, Rüştü Kurt. 19. Dönem, 1991-1995: Burhan Kara, Rasim Zaimoğlu, Yavuz Köymen, Ergun Özdemir. 20. Dönem, 1995-1999: Rasim Zaimoğlu, Burhan Kara, Yavuz Köymen, Turhan Alçelik, Ergun Özdemir. 21. Dönem, 1999-2002: Hasan Akgün, Mustafa Yaman, Turhan Alçelik, Burhan Kara, Rasim Zaimoğlu. 22. Dönem, 2002-2007: Nurettin Canikli, Hasan Aydın, Adem Tatlı, Ali Temür, Mehmet Işık. 23. Dönem, 2007-2011: Nurettin Canikli, Hacı Hasan Sönmez, Ali Temür, Eşref Karaibrahim, Murat Özkan. 24. Dönem, 2011-2015: Nurettin Canikli, Mehmet Geldi, Adem Tatlı, Selahattin Karaahmetoğlu. 25. Dönem, 2015: Turhan Alçelik, Adem Tatlı, Bülent Yener Bektaşoğlu, Orhan Erzurum. 26. Dönem, 2015-2018: Nurettin Canikli, Sabri Öztürk, Cemal Öztürk, Bülent Yener Bektaşoğlu. 27. Dönem, 2018-2023: Cemal Öztürk, Kadir Aydın, Sabri Öztürk, Necati Tığlı. 28. Dönem, 2023-: Nazım Elmas, Ali Temür, Elvan Işık Gezmiş, Ertuğrul Gazi Konal. Sonuç: Giresun’un Ankara hafızası artık ölçülebilir hale geliyor Bu almanak çalışması, Giresun’un Cumhuriyet dönemi siyasi temsilini isim listesinden çıkarıp ölçülebilir bir hafıza dosyasına dönüştürüyor. Ortaya çıkan tabloya göre Giresun, dönem dönem güçlü bakanlar, uzun soluklu parlamenterler, Meclis komisyonlarında görev alan isimler, sembolik temsil gücü yüksek milletvekilleri ve kısa süreli dönemlerin temsilcileriyle çok katmanlı bir siyasi geçmişe sahip. Bu araştırma, bir yandan Ahmet Münir Akkaya, Mustafa Kemal Çilesiz, Nizamettin Erkmen ve Burhan Kara gibi uzun süreli temsilcileri; diğer yandan Hakkı Tarık Us, Nurettin Canikli, Elvan Işık Gezmiş, Nazım Elmas, Ali Temür ve Ertuğrul Gazi Konal gibi farklı dönemlerin dikkat çeken isimlerini aynı çatı altında topluyor. Ancak bu dosyanın asıl ikinci aşaması, milletvekillerinin Giresun’a somut hizmetleri, önerge sayıları, kanun teklifleri, Meclis konuşmaları, komisyon performansları, yaş rekorları ve kamu yatırımlarıyla bağlantıları üzerinden daha ayrıntılı karşılaştırılması olacak.

GİRESUN EXPO İÇİN ANKARA TEMASI: Haber

GİRESUN EXPO İÇİN ANKARA TEMASI:

GİRESUN EXPO İÇİN ANKARA TEMASI: TBMM’DE DAVET VE İSTİŞARE TRAFİĞİ Giresun’un üretim, ticaret, sanayi, turizm ve kültürel potansiyelini İstanbul’da geniş kitlelere tanıtmayı hedefleyen Giresun Expo 2026 için hazırlıklar Ankara’ya taşındı. Giresun Vakfı, Giresun Federasyonu ve ŞEBİNSİAD’dan oluşan fuar komisyonu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bakanlık ve milletvekilleri düzeyinde temaslarda bulunarak organizasyonla ilgili bilgilendirme yaptı. 8-11 Ekim 2026 tarihleri arasında İstanbul Yenikapı Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi’nde düzenlenmesi planlanan Giresun Expo Fuarı için hazırlık süreci çok yönlü olarak sürdürülüyor. İstanbul’da gerçekleştirilen lansman ve imza töreninin ardından bu kez Ankara’da kritik temaslar gerçekleştirildi. Giresun Federasyonu tarafından yapılan açıklamaya göre; Giresun Vakfı, Giresun Federasyonu ve Şebinkarahisar Sanayici ve İş İnsanları Derneği’nden oluşan Giresun Expo komisyonu, fuar hazırlıkları kapsamında Ankara’da bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. TBMM’de yapılan temaslarda hem fuarın kapsamı anlatıldı hem de katılımcı profili, kurumsal destekler ve Giresun’un tanıtım stratejisi üzerine istişarelerde bulunuldu. BAKAN KACIR’A GİRESUN EXPO SUNUMU Ankara programının en önemli başlıklarından biri Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile yapılan görüşme oldu. Komisyon, Bakan Kacır’a Giresun Expo 2026’nın hedefleri, organizasyon yapısı ve Giresun’un üretim gücünü görünür kılmaya dönük planlamalar hakkında bilgi verdi. Giresun’un sanayi altyapısı, yerel üretim kapasitesi, girişimci potansiyeli, markalaşma ihtiyacı ve yatırım olanaklarının fuar aracılığıyla daha geniş bir zeminde tanıtılması hedefleniyor. Bu kapsamda Giresun Expo’nun yalnızca bir tanıtım etkinliği değil, aynı zamanda Giresun ekonomisinin farklı aktörlerini buluşturacak bir iş dünyası platformu olması amaçlanıyor. TİCARET BAKANLIĞI İLE FUAR KATILIMCILARI GÖRÜŞÜLDÜ Komisyonun Ankara temasları kapsamında Ticaret Bakanlığı nezdinde de görüşmeler yapıldı. Fuarlarla ilgili süreçlerden sorumlu Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar ziyaret edilerek, Giresun Expo’nun hazırlık takvimi, katılımcı yapısı ve organizasyonun ticari boyutu üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Görüşmede, fuara katılabilecek sektörler, Giresunlu üreticiler, iş insanları, kadın kooperatifleri, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve yatırımcıların aynı çatı altında buluşturulması hedefi ele alındı. Giresun’un yerel ürünlerinin, sanayi işletmelerinin, turizm değerlerinin ve kültürel mirasının fuar alanında güçlü şekilde temsil edilmesi için yapılacak çalışmalar masaya yatırıldı. GİRESUN MİLLETVEKİLLERİNE DAVET Giresun Expo komisyonu, TBMM’de Giresun milletvekilleriyle de bir araya geldi. Bu kapsamda Nazım Elmas, Ali Temür, Ertuğrul Gazi Konal ve Elvan Işık Gezmiş ziyaret edildi. Görüşmelerde, Giresun’un ortak değeri olarak planlanan fuarın siyasi görüş ayrımı yapılmadan sahiplenilmesi gerektiği vurgulandı. Komisyon, Giresun milletvekillerine fuarın amacı, içeriği ve Giresun’a sağlayacağı muhtemel katkılar hakkında bilgi verdi. Giresun Expo’nun, kentin yalnızca İstanbul’daki hemşehri kitlesiyle değil; iş dünyası, yatırım çevreleri, kamu kurumları ve ulusal ölçekteki paydaşlarla buluşması açısından önemli bir fırsat olduğu belirtildi. İSTANBUL MİLLETVEKİLLERİYLE DE TEMAS KURULDU Ankara programında İstanbul milletvekilleri de ziyaret edildi. Meclis İdari Amiri Hasan Turan’ın yanı sıra Büşra Paker, Hulki Cevizoğlu ve Burak Akburak ile görüşmeler gerçekleştirildi. İstanbul’da yapılacak organizasyonun kentteki Giresunlu nüfus, iş dünyası ve sivil toplum yapısı açısından önemli bir buluşma zemini oluşturacağı ifade edildi. Ziyaretlerde, fuarın İstanbul ayağında sağlanabilecek katkılar, davet süreçleri ve katılımcı desteği konusunda istişarelerde bulunuldu. GİRESUN’UN ÜRETİM GÜCÜ İSTANBUL’DA VİTRİNE ÇIKACAK Giresun Expo 2026’nın temel hedefi, Giresun’un sahip olduğu ekonomik ve kültürel değerleri tek bir çatı altında görünür kılmak olacak. Fuar kapsamında sanayi, ticaret, tarım, turizm, kültür, yöresel ürünler, markalar, girişimciler ve sivil toplum kuruluşlarının İstanbul’da buluşturulması planlanıyor. Organizasyonun özellikle Giresunlu üreticiler, sanayiciler, yatırımcılar, kadın kooperatifleri, yerel markalar ve genç girişimciler açısından yeni bağlantılar kurmaya imkân sağlaması bekleniyor. Fuarın, Giresun’un marka şehir kimliğine katkı sunması ve kentin ekonomik potansiyelini daha güçlü biçimde tanıtması hedefleniyor. ÜÇ KURUMDAN ORTAK ÇALIŞMA Giresun Expo 2026, Giresun Vakfı, Giresun Federasyonu ve ŞEBİNSİAD iş birliğiyle yürütülüyor. Daha önce İstanbul’da gerçekleştirilen lansman ve imza töreniyle kamuoyuna duyurulan organizasyon, Ankara temaslarıyla birlikte daha geniş bir kurumsal zemine taşınmış oldu. Komisyonun Ankara ziyareti, fuarın hazırlık sürecinde yalnızca yerel ve sivil toplum ayağının değil, merkezi yönetim, bakanlıklar ve milletvekilleri düzeyindeki desteğin de önemsendiğini gösterdi. GİRESUN İÇİN ORTAK AKIL VURGUSU Giresun Federasyonu tarafından yapılan açıklamada, Giresun Expo çalışmalarının davet ve istişarelerle devam ettiği belirtilerek, fuarın Giresun adına ortak akılla yürütülen önemli bir organizasyon olduğu vurgulandı. Açıklamada, Giresun’un geleceğine katkı sunacak bu tür projelerde kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekilirken, Giresun Expo’nun şehrin üretim gücünü, ticari potansiyelini ve kültürel zenginliğini İstanbul’dan Türkiye’ye duyuracak önemli bir fırsat olduğu ifade edildi.

NAZIM ELMAS’TAN SAPANCA MESAJI: “İSTİŞARE TOPLANTIMIZIN İLK GÜNÜNÜ TAMAMLADIK” Haber

NAZIM ELMAS’TAN SAPANCA MESAJI: “İSTİŞARE TOPLANTIMIZIN İLK GÜNÜNÜ TAMAMLADIK”

NAZIM ELMAS’TAN SAPANCA MESAJI: “İSTİŞARE TOPLANTIMIZIN İLK GÜNÜNÜ TAMAMLADIK” AK Parti’nin 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı, Sakarya’nın Sapanca ilçesinde “Çeyrek Asırlık Destan AK Parti” temasıyla başladı. Toplantıya katılan Nazım Elmas, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle ilk gün programının tamamlandığını belirterek, alınan kararların ülke ve millet için hayırlı olması temennisinde bulundu. AK Parti’nin geleneksel istişare kampı bu yıl Sakarya’nın Sapanca ilçesinde gerçekleştiriliyor. 26-28 Haziran tarihleri arasında düzenlenen 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda parti politikaları, saha çalışmaları, ortak akıl oturumları ve önümüzdeki dönemin siyasi yol haritası ele alınıyor. Toplantının ana temasının “Çeyrek Asırlık Destan AK Parti” olarak belirlendiği bildirildi. Toplantının ilk gününe ilişkin değerlendirmede bulunan Nazım Elmas, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Sapanca’da, AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantımızın ilk gününü, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle tamamladık. Toplantıda alınan kararların aziz milletimiz ve ülkemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.” AK Parti kamp programının, “Parti Politikaları Oturumu” ve “Ortak Akıl Oturumu” olmak üzere iki ana başlık altında yürütüldüğü; milletvekilleri, parti yöneticileri ve kabine üyelerinin katılımıyla sahadan gelen talep, beklenti ve önerilerin değerlendirildiği aktarıldı. Program kapsamında milletvekillerinin seçim bölgelerinden gelen sorunları doğrudan kabine üyelerine iletmesi, bakanların da yürütülen çalışmalarla ilgili değerlendirmelerde bulunması bekleniyor. Basınında yer alan haberlerde, Sapanca kampında ekonomi, dış politika, bölgesel gelişmeler, “Terörsüz Türkiye” süreci, yeni dönem parti politikaları ve teşkilat çalışmalarının masaya yatırılacağı belirtildi. Kampın, AK Parti’nin kuruluşunun 25. yılına giderken hem kurumsal değerlendirme hem de yeni siyasi dönem için yol haritası niteliği taşıdığı vurgulandı. Toplantının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın değerlendirme ve kapanış konuşmasıyla sona ermesi beklenirken, kamp sürecinde ortaya çıkan görüş ve önerilerin parti politikalarına ve gelecek dönem çalışmalarına yansıtılması hedefleniyor.

GİRESUN’DAN ÖZGÜR ÖZEL’E TAM DESTEK Haber

GİRESUN’DAN ÖZGÜR ÖZEL’E TAM DESTEK

GİRESUN’DAN ÖZGÜR ÖZEL’E TAM DESTEK 38. KURULTAY DELEGELERİNDEN EKSİKSİZ İMZA CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin verilen “mutlak butlan” kararının ardından başlatılan olağanüstü kurultay sürecine Giresun’dan güçlü destek geldi. Daha önce il yönetimi, tüm ilçe örgütleri, belediye başkanları, mevcut ve önceki dönem milletvekilleriyle birlikte kurultay çağrısında bulunan Giresun örgütü, bu kez 38. Olağan Kurultay delegelerinin tamamının imzasıyla Genel Başkan Özgür Özel ve yönetiminin yanında olduğunu ortaya koydu. AÇIKLAMADA KURULTAY İRADESİ VURGULANDI CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin verilen “mutlak butlan” kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkanlık koltuğuna oturmasının ardından partide olağanüstü kurultay süreci başladı. CHP’nin delege iradesini yeniden ortaya koymak amacıyla başlattığı imza kampanyasına Giresun’dan eksiksiz destek verildi. Açıklamada, “1 Haziran 2026 sabahı erken saatlerde başlayan imza sürecinde, Giresun’un 38. Olağan Kurultay delegelerinin tamamı olağanüstü kurultay çağrısına imza verdi” ifadeleri kullanıldı. GİRESUN, EN NET DESTEK VEREN İLLERDEN BİRİ OLDU Sürecin ilk anından itibaren Özgür Özel ve mevcut yönetime güçlü destek veren Giresun örgütü, Türkiye’de bu konuda en net tavır alan illerden biri olarak öne çıktı. Daha önce Giresun il yönetimi, tüm ilçe örgütleri ve belediye başkanları ortak bir irade ortaya koyarak olağanüstü kurultay çağrısında bulunmuş, mevcut ve önceki dönem milletvekilleri de bu çağrıya destek vermişti. CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, başından itibaren yaptığı açıklamalarda 38. Olağan Kurultay iradesine, Genel Başkan Özgür Özel’e ve seçilmiş parti yönetimine sahip çıkılması gerektiğini vurguladı. Kurultay delegelerinin eksiksiz imzası, Giresun’un bu yöndeki tavrını daha da güçlendirdi. KURULTAY DELEGELERİNDEN TAM İMZA Giresun’un 38. Olağan Kurultay delegeleri olan CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Bulancak İlçe Başkanı Yakup Karakaya, Espiye İlçe Başkanı İbrahim Akgün, Eynesil İlçe Başkanı Erhan Cebeci, önceki dönem Piraziz Belediye Başkanı Hüseyin Görgülüoğlu, önceki dönem Merkez İlçe Başkanı Av. Murat Bektaş, önceki dönem Tirebolu İlçe Başkanı Fatma İyice ve önceki dönem Kadın Kolları İl Başkanı Ayça Kozluca, olağanüstü kurultay çağrısına eksiksiz imza verdi. Giresun delegasyonunun bu tavrı, mahkeme kararları üzerinden parti iradesinin tartışmaya açılmasına karşı sandık, kurultay ve delege iradesine sahip çıkma mesajı olarak öne çıktı. CHP Giresun İl Örgütü; mevcut ve önceki dönem milletvekilleri, ilçe başkanları, belediye başkanları, parti yöneticileri ve kurultay delegeleriyle birlikte 38. Olağan Kurultay iradesine, Genel Başkan Özgür Özel’e ve seçilmiş parti yönetimine güçlü biçimde sahip çıktı.

ŞEHİT ONBAŞI ÖZGÜN ÖZDEMİR’İN ANNESİ ŞAZİMET ÖZDEMİR SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI Haber

ŞEHİT ONBAŞI ÖZGÜN ÖZDEMİR’İN ANNESİ ŞAZİMET ÖZDEMİR SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

ŞEHİT ONBAŞI ÖZGÜN ÖZDEMİR’İN ANNESİ ŞAZİMET ÖZDEMİR SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI 1992 yılında Şemdinli Aktütün Karakolu’nda vatan savunması sırasında şehit olan Piyade Onbaşı Özgün Özdemir’in annesi Şazimet Özdemir, Espiye Ulu Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından dualarla son yolculuğuna uğurlandı. Cenaze törenine Giresun Valisi Mustafa Koç, Giresun milletvekilleri Nazım Elmas, Ali Temür ve Ertuğrul Gazi Konal, Espiye Kaymakamı Ahmet Kavanoz, Espiye Belediye Başkanı Erol Karadere, il ve ilçe protokolü, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Giresun’un Espiye ilçesi, şehit annesi Şazimet Özdemir’e son görevini yaptı. 1992 yılında Hakkari’nin Şemdinli ilçesindeki Aktütün Karakolu’nda vatan savunması sırasında şehit düşen Piyade Onbaşı Özgün Özdemir’in kıymetli annesi Şazimet Özdemir için Espiye Ulu Camii’nde cenaze töreni düzenlendi. Cenaze namazının ardından merhume Şazimet Özdemir, ailesi, yakınları, il protokolü, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşların dualarıyla son yolculuğuna uğurlandı. VALİ KOÇ VE MİLLETVEKİLLERİ CENAZE TÖRENİNE KATILDI Giresun Valisi Mustafa Koç, cenaze törenine katılarak şehit annesi Şazimet Özdemir’in ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileklerini iletti. Törene Giresun milletvekilleri Nazım Elmas, Ali Temür ve Ertuğrul Gazi Konal da katıldı. Espiye Kaymakamı Ahmet Kavanoz, il ve ilçe protokolüyle birlikte cenaze töreninde yer aldı. Vali Koç, şehidin emaneti olan merhume annenin ailesiyle görüşerek sabır temennisinde bulundu. Tören, şehit ailelerine gösterilen vefa ve toplumsal dayanışma açısından anlamlı bir buluşmaya dönüştü. ESPİYE BELEDİYE BAŞKANI KARADERE DE TÖRENDE YER ALDI Espiye Belediye Başkanı Erol Karadere, cenaze törenine Giresun Valisi Mustafa Koç, Giresun milletvekilleri Nazım Elmas, Ali Temür ve Ertuğrul Gazi Konal, Espiye Kaymakamı Ahmet Kavanoz ile il ve ilçe protokolüyle birlikte katıldı. Karadere, merhume Şazimet Özdemir’e Allah’tan rahmet; başta Özdemir ailesi olmak üzere tüm yakınlarına sabır ve başsağlığı diledi. CHP HEYETİ AİLEYE TAZİYELERİNİ İLETTİ Cenaze törenine CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek de katıldı. Şenyürek’e il yöneticileri, Espiye İlçe Başkanı İbrahim Akgün, Espiye Belediye Başkanı Erol Karadere ve Tirebolu İlçe Başkanı Kemal Devrim Bayrak eşlik etti. CHP heyeti, Espiyeli şehit Özgün Özdemir’in annesi Şazimet Özdemir’in cenaze merasiminde aileye ve yakınlarına taziye dileklerini iletti. ŞEHİDİN EMANETİNE VEFA Piyade Onbaşı Özgün Özdemir, 1992 yılında Şemdinli Aktütün Karakolu’nda vatan savunması sırasında şehit oldu. Aradan geçen yıllara rağmen şehidin hatırası Espiye’de yaşatılmaya devam ediyor. Şazimet Özdemir’in cenaze töreni, yalnızca bir vefat merasimi olarak değil, şehit ailelerine karşı toplumsal sorumluluğun ve vefanın güçlü bir göstergesi olarak öne çıktı. ESPİYE’DE ORTAK VEDA Espiye’de düzenlenen cenaze töreni, devlet protokolü, milletvekilleri, yerel yöneticiler, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşları aynı acı etrafında buluşturdu. Törene katılanlar, merhume Şazimet Özdemir’e son görevini yerine getirirken, şehit Piyade Onbaşı Özgün Özdemir’in aziz hatırasına da bir kez daha sahip çıktı. BAŞSAĞLIĞI Şehit Piyade Onbaşı Özgün Özdemir’in kıymetli annesi Şazimet Özdemir’e Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına, Espiye’ye ve Giresun’a başsağlığı diliyoruz. Merhumenin mekânı cennet olsun.

DOĞA GÖZ GÖRE GÖRE TALAN EDİLİYOR, MİLLETVEKİLLERİ SESSİZ Haber

DOĞA GÖZ GÖRE GÖRE TALAN EDİLİYOR, MİLLETVEKİLLERİ SESSİZ

DOĞA GÖZ GÖRE GÖRE TALAN EDİLİYOR, MİLLETVEKİLLERİ SESSİZ İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, Giresun’un birçok ilçesinde art arda verilen madencilik izinlerine sert tepki gösterdi. Taşgöz, kentte madencilik baskısının büyüdüğünü söyledi, milletvekillerini sessizlikle suçladı. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, Giresun’da son dönemde genişleyen madencilik faaliyetlerine karşı sert bir açıklama yaptı. Taşgöz, kent genelinde verilen izinlerin doğal yapıyı, tarım alanlarını ve meraları tehdit ettiğini belirterek sürecin artık “vahşi madencilik” boyutuna ulaştığını savundu. Taşgöz, Giresun’da yalnızca belli birkaç bölgenin değil, çok daha geniş bir coğrafyanın madencilik baskısıyla karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Piraziz’den Doğankent’e uzanan hatta ciddi bir baskı oluştuğunu söyleyen Taşgöz, Tirebolu, Doğankent ve Dereli’de başlayan faaliyetlerin Giresun merkez, Görele, Şebinkarahisar, Bulancak ve Piraziz hattına doğru yayıldığını ifade etti. “TARIM ARAZİLERİ VE MERALAR TEHDİT ALTINDA” Giresun’un doğal dokusunun geri dönüşü zor bir tahribat riskiyle karşı karşıya kaldığını belirten Taşgöz, tarım arazileri, meralar ve doğal kaynakların ciddi tehdit altında bulunduğunu söyledi. Taşgöz, bu alanların Giresunluların elinden alınarak özel şirketlere devredildiğini ileri sürdü. Taşgöz, madencilik projelerinin kısa vadeli ekonomik gerekçelerle savunulduğunu ancak uzun vadede bölgeye büyük zarar vereceğini savundu. “Bu süreç Giresun için bir felaket tablosudur” diyen Taşgöz, doğa, üretim ve kırsal yaşamın aynı anda baskı altına girdiğini söyledi. “MİLLETVEKİLLERİ SESSİZ KALIYOR” Açıklamasında Giresun milletvekillerini de hedef alan Taşgöz, kentte yaşanan gelişmeler karşısında siyasi temsilcilerin sessiz kaldığını öne sürdü. Milletvekillerinin kentin hakkını savunmak yerine suskun kaldığını söyleyen Taşgöz, bu tavrın kabul edilemez olduğunu ifade etti. Taşgöz, “görmedim, duymadım, bilmiyorum” anlayışıyla hareket edildiğini savunarak, milletvekillerinin Giresun’un yaşadığı çevresel tehdit karşısında etkili bir duruş sergilemediğini dile getirdi. Bu sessizliğin kamu vicdanında ciddi bir rahatsızlık yarattığını belirtti. “BU MESELE SİYASET ÜSTÜDÜR” Giresun’un doğal zenginliklerinin korunmasının yalnızca bir siyasi tartışma başlığı olmadığını vurgulayan Taşgöz, bunun kentin geleceğini ilgilendiren temel bir mesele olduğunu söyledi. Doğanın, su kaynaklarının, meraların ve tarım alanlarının korunmasının herkes için ortak sorumluluk olduğunu ifade etti. Taşgöz, tüm yetkililere sürece karşı daha duyarlı davranma çağrısı yaptı. Giresun’un geleceğinin kısa vadeli ekonomik hesaplara feda edilmemesi gerektiğini söyleyen Taşgöz, kamuoyunun da bu süreçte daha bilinçli ve takipçi olması gerektiğini belirtti.

DERELİ’DE MADEN GERİLİMİ Haber

DERELİ’DE MADEN GERİLİMİ

DERELİ’DE MADEN GERİLİMİ Dereli Doğa ve Yaşam Derneği Sözcüsü İbrahim Türk, bugün yaptığı açıklamada Meşeliyatak, Eğri Ambar, Yıldız, Yeşiltepe köyleri ile Bahçeli ve Sütlüce mahallelerinin zirve hattında başlatılan sondaj çalışmalarına sert tepki gösterdi. Resmî kayıtlarda tartışmalı saha, Gencer Maden İşletmeleri A.Ş. adına yürüyen IV. Grup çinko-bakır projesi olarak yer alıyor. Dosyada “ÇED Gerekli Değildir” kararı, süren dava ve su kaynakları üzerindeki olası etkiler tartışmanın merkezinde bulunuyor. Dereli’de maden gerilimi, Dereli Doğa ve Yaşam Derneği Sözcüsü İbrahim Türk’ün bugün yaptığı sert açıklamayla yeniden yükseldi. Türk, Meşeliyatak, Eğri Ambar, Yıldız, Yeşiltepe köyleri ile Bahçeli ve Sütlüce mahallelerinin üst kesimlerinde başlatılan maden sondaj çalışmalarının daha ilk aşamada doğada gözle görülür tahribat yarattığını söyledi. Bölgedeki müdahalenin yalnızca bir sondaj faaliyeti olarak görülemeyeceğini vurgulayan Türk, su kaynaklarının, orman dokusunun, tarımsal üretim alanlarının ve yaşam alanlarının tehdit altında bulunduğunu savundu. Açıklamasında Giresun milletvekillerine doğrudan seslenen Türk, “Şirketin mi, halkın mı yanındasınız?” sözleriyle sert tepki gösterdi; seçim dönemlerinde sahada görünen siyasetçilerin bugün Dereli’de yükselen itiraza sessiz kalmaması gerektiğini belirtti. Türk, özel mülkiyete müdahale iddiaları, yerleşim alanlarına yakınlık, su havzaları üzerindeki risk ve çevre hakkı başlıklarında yetkilileri uyardı; 31 Mart Salı günü görüleceğini belirttiği dava öncesinde yargının bölge halkının sesine kulak vermesi çağrısı yaptı. RESMÎ DOSYADA HANGİ MADEN VAR? Tartışmanın merkezindeki saha, kamu kayıtlarında belirsiz bir “arama alanı” olarak değil, çinko-bakır dosyası olarak görünüyor. TBMM’ye sunulan 16 Mayıs 2025 tarihli yazılı soru önergesinde proje, Gencer Maden İşletmeleri A.Ş.’ye ait 183.085 metrekarelik alanda IV. Grup Çinko-Bakır Yeraltı Madeni olarak tanımlandı. Giresun İli 2024 Çevre Durum Raporu kamuya açık durumda; yerel basına yansıyan rapor özetinde aynı Dereli kaydı “Jeoloji Haritalama” başlığı altında 18,3 hektarlık ÇED alanı, cevher için kırma-eleme sonrası satış ve sahada zenginleştirme tesisi kurulmayacağı notlarıyla aktarıldı. İZİN ZİNCİRİ NEYİ GÖSTERİYOR? Dosyanın çevre süreci, Gencer Maden’in 13 Aralık 2021’de Giresun Valiliğine yaptığı başvuruyla başladı. TBMM’ye verilen 2022 tarihli resmî cevapta, Dereli Kaymakamlığı, Dereli Belediye Başkanlığı, DSİ 22. Bölge Müdürlüğü, Orman Bölge Müdürlüğü, AFAD, İl Özel İdaresi, İl Tarım ve Orman, İl Sağlık ve ilgili diğer kurumların görüşlerinin istendiği belirtildi. Aynı cevap, “ÇED Gerekli Değildir” kararının projenin başlaması için gerekli tek koşul olmadığını açıkça vurguladı. MAPEG’in resmî SSS sayfasında da, IV. Grup madenlerde detay arama döneminin dört yıl olduğu ve işletme izni düzenlenmeden üretim ile satış faaliyeti yapılamayacağı yazıyor. TBMM’ye verilen 2025 tarihli resmî cevapta ise Giresun Valiliğinin 19 Ekim 2022 tarihli ve E-2022178 sayılı “ÇED Gerekli Değildir” kararı anıldı; aynı belgede, kararın iptali istemiyle açılan davanın Giresun İdare Mahkemesinde 2025/123 esas numarasıyla sürdüğü ve proje çevresindeki su kaynaklarına olası etkileri değerlendirmek üzere hidrojeolojik rapor hazırlandığı belirtildi. VEKİLLER DOSYADA NE YAPTI? Elvan Işık Gezmiş: CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Dereli dosyasını en görünür biçimde Meclis gündemine taşıyan isim oldu. Gezmiş, 28 Kasım 2024’te Genel Kurul’da yaptığı konuşmada Giresun’un yüzde 85’inin maden arama sahası olarak ruhsatlandırıldığını söyledi; Dereli’de Yeşiltepe, Meşeliyatak, Eğrianbar, Yıldız köyleri ile Bahçeli ve Sütlüce mahallelerini tek tek anarak bölgedeki maden baskısını kürsüden gündeme taşıdı. Ardından 26 Aralık 2024’te Giresun ilindeki madencilik faaliyetlerine ilişkin yazılı soru önergesi verdi. Dereli’deki Gencer Maden dosyası da 16 Mayıs 2025 tarihli ayrı bir yazılı soru önergesiyle doğrudan TBMM kayıtlarına geçti. Ertuğrul Gazi Konal: MHP Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal, Dereli’deki madencilik tartışmasına kamuoyuna açık tepki veren isimler arasında yer aldı. 4 Şubat 2025 tarihli haber kaydına göre Konal, Dereli ilçesinde halka, doğaya ve su kaynaklarına rağmen faaliyete geçirilmek istenen madencilik çalışmalarına karşı olduğunu açıkladı. Nazım Elmas: AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas, TBMM kayıtlarında Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı olarak yer alıyor. Erişilebilen açık kamu kayıtlarında, Dereli’deki Gencer Maden çinko-bakır dosyasına doğrudan bağlanan, Meclis tutanağına veya yazılı soru önergesine yansımış ayrı bir girişim bu taramada belirginleşmedi. Ali Temür: AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür, TBMM resmî sayfasında Türkiye-Afganistan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve KİT Komisyonu üyesi olarak yer alıyor. Erişilebilen açık kamu kayıtlarında, Dereli’deki Gencer Maden dosyasına özel, doğrudan ve ayrı bir Meclis müdahalesi ya da kamuoyuna açık ayrıntılı çıkışı bu taramada belirginleşmedi. BİLİMSEL RİSKLER HANGİ BAŞLIKLARDA TOPLANIYOR? Çinko-bakır gibi sülfürlü cevherlerle ilişkili projelerde en ağır ve en hassas başlık sudur. Bu tür sahalarda cevherin ya da sülfürlü kayaçların hava ve suyla teması, uzun vadede asidik drenaj riskini gündeme getirir. Bu süreçte oluşan asidik yapı, kayaç içindeki metalleri çözerek akışa katabilir. Sonuçta bakır, çinko ve benzeri metaller yüzey sularına, dere yataklarına ve yeraltı su sistemlerine taşınabilir. Bu risk yalnızca maden işletmesinin kendisiyle sınırlı değildir; sondaj alanları, yol yarmaları, açık kaya yüzeyleri, kazı malzemesi ve uygun yönetilmeyen atık alanları da benzer bir kimyasal sürecin başlangıç noktası haline gelebilir. EPA, asit maden drenajında ortaya çıkan akışkanların yüksek toksisite taşıyabildiğini; USGS ise pyrit gibi sülfürlü minerallerin hava ve suyla tepkimeye girerek sülfürik asit oluşturduğunu ve bunun metalleri yüzey ve yeraltı suyuna taşıyabildiğini belirtiyor. Su başlığının ikinci boyutu miktar ve akış rejimidir. Madencilik faaliyetleri, özellikle eğimli arazilerde yapılan kazılar ve drenaj müdahaleleriyle birlikte doğal su dolaşımını değiştirebilir. Yüzeydeki küçük dere yatakları, kaynak suları, çeşmeler ve yeraltı beslenme hatları bu süreçten etkilenebilir. Yeraltı su seviyesinde düşüş, bazı kaynakların debisinde azalma, suyun doğal akış yönünde değişim ya da mevsimsel rejimde bozulma ihtimali bu yüzden dikkate alınmak zorundadır. IFC’nin madencilik rehberi, su kullanımı, yüzey ve yeraltı suyu azalması ile fırtına suyu akışının düzenli izleme ve yönetim gerektirdiğini açıkça vurguluyor. İkinci büyük risk, eğimli ve ormanlık arazide açılan yolların doğurduğu sediment, erozyon ve heyelan yüküdür. Maden sahasına ulaşmak için açılan her yeni yol, yalnızca bir ulaşım hattı değil; aynı zamanda toprağın doğal dengesine yapılmış doğrudan bir müdahaledir. Yol açımı sırasında bitki örtüsünün kaldırılması, şevlerin kesilmesi, toprağın gevşetilmesi ve drenaj rejiminin değiştirilmesi, yoğun yağış alan bölgelerde sediment taşınımını hızlandırır. Bunun sonucu olarak dere yataklarına daha fazla ince malzeme taşınır, su bulanıklığı artar, ekosistem baskı altına girer ve aşağı kotlardaki tarım alanları ile su alma noktaları etkilenebilir. EPA, ormanlık alanlarda yol yapımı ve yol kullanımını, orman arazilerindeki yayılı kirliliğin başlıca kaynağı olarak tanımlıyor ve toplam sedimentin çok büyük bölümünün bu yolla taşınabildiğini belirtiyor. Orman dokusuna müdahale de başlı başına ayrı bir bilimsel risk alanıdır. Ağaç örtüsü yalnızca görsel bir doğal varlık değildir; toprağı tutan, yüzey akışını dengeleyen, suyu filtreleyen ve mikroiklimi koruyan temel bir ekolojik kalkandır. Bu örtü zayıfladığında hem toprak kaybı artar hem de suyun havza içindeki davranışı değişir. Arıcılık, hayvancılık ve küçük ölçekli kırsal üretim de bu değişimden dolaylı ya da doğrudan etkilenebilir. EPA, akarsu kenarı bitki örtüsünün kaldırılmasının su kalitesi ve sucul yaşam üzerinde olumsuz sonuçlar yaratabildiğini belirtiyor. Bir başka önemli başlık toz, gürültü ve titreşimdir. Sondaj, kazı, yol yapımı, araç hareketliliği ve malzeme taşınması; özellikle yakın yerleşim alanlarında hava kalitesi ve yaşam konforu üzerinde doğrudan baskı yaratabilir. Kuru dönemlerde yol kaynaklı toz, tarım alanlarına, bitki örtüsüne, su yüzeylerine ve yerleşim alanlarına taşınabilir. Gürültü ve titreşim ise yalnızca insan yaşamını değil, kırsal üretimi ve yaban hayatını da etkileyebilir. IFC madencilik rehberi ile Dünya Bankası çevre-sağlık-güvenlik çerçevesi, bu başlıkların düzenli ölçüm ve yönetim gerektirdiğini açıkça ortaya koyuyor. Faaliyet ilerlediği takdirde atık yönetimi başlığı da daha kritik hale gelir. Sondaj çamurları, kazı artıkları, pasa malzemesi, yağ ve yakıt kalıntıları, uygunsuz depolama veya sızdırmazlık eksikliği halinde toprağa ve suya karışabilir. Özellikle yağışlı bölgelerde yüzey akışı bu tür kirleticileri çok daha hızlı biçimde yayabilir. Bu yüzden yalnızca cevherin çıkarılması değil, çalışma sırasında ortaya çıkan her türlü yan malzemenin nasıl depolandığı, nasıl taşındığı ve nasıl bertaraf edildiği de bilimsel denetimin konusu olmalıdır. EPA ve USGS kaynakları, asidik ve metal yüklü drenajın içme suyu, sucul yaşam ve toprak üzerinde birleşik etkiler yaratabildiğini vurguluyor. SAĞLIK VE EKOLOJİK ETKİLER Bakır ve çinko gibi metallerin çevreye kontrolsüz biçimde taşınması halinde risk yalnızca su kalitesiyle sınırlı kalmaz; insan sağlığı, tarımsal üretim ve ekosistem üzerinde de baskı oluşabilir. Bu noktada sağlık etkilerini “kesin gerçekleşmiş sonuç” gibi değil, maruziyet halinde görülebilecek riskler olarak kurmak gerekir. Bakır için sindirim sistemi, karaciğer, böbrek ve nörolojik sistem hassas hedefler arasında sayılırken; çinko için özellikle yoğun duman ve partikül maruziyetinde solunum yolu etkileri ile kısa süreli zehirlenme tabloları öne çıkıyor. ATSDR’nin güncel bakır toksikoloji özeti, gastrointestinal sistem, karaciğer, böbrek ve nörolojik sistemi hassas hedefler arasında sayıyor. Bakır maruziyetinde özellikle sindirim sistemi yakınmaları dikkat çekebilir. Bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishal gibi belirtiler akut tabloda görülebilen başlıca yakınmalar arasında yer alır. Daha yüksek ya da daha uzun süreli maruziyetlerde karaciğer ve böbrek etkileri de önem kazanır. Ağır olgularda karaciğer etkilenmesine bağlı sarılık gibi klinik bulgular değerlendirme konusu olabilir. Bu nedenle “sarılık” ifadesi, doğrudan olmuş bir sonuç gibi değil, yüksek düzey metal maruziyetinde görülebilecek ağır bulgular arasında kullanılmalıdır. Çinko tarafında ise özellikle duman ve ince partikül maruziyeti önemlidir. Yoğun çinko oksit dumanına akut maruziyet, “metal dumanı ateşi” olarak bilinen tabloya yol açabilir. Bu tabloda baş ağrısı, kas ağrısı, halsizlik, kırgınlık, öksürük, boğaz irritasyonu ve ateş benzeri yakınmalar görülebilir. Bu nedenle kısa süreli zehirlenme belirtileri örneklenirken baş ağrısı, kas ağrısı, halsizlik ve solunum yolu irritasyonu gibi bulgular görülebilir. Solunum sistemi bakımından dilin daha da dikkatli kurulması gerekir. “KOAH yapar” demek fazla kesin ve doğrudan bir hüküm olur. Daha doğru ifade, metal partikülü, asidik aerosol, toz ve kimyasal irritan maruziyetinin mevcut solunum hastalıklarını ağırlaştırabileceği, hassas kişilerde nefes darlığı, öksürük, bronş irritasyonu ve akciğer stresini artırabileceği yönündedir. NIOSH’un sülfürik asit rehberi, sülfürik asidin göz, deri, burun, boğaz ve solunum yolu için aşındırıcı olduğunu; ciddi maruziyetlerde bronşit, akciğer ödemi ve amfizem benzeri ağır solunum etkileriyle ilişkili olabileceğini belirtiyor. Çevresel etkiler tarafında ise bakır ve çinko yükü hava, su ve toprak kalitesi üzerinde zincirleme baskı yaratabilir. Asidik drenaj oluştuğunda metal çözünmesi artar; bu metaller dere yataklarına, yüzey sularına, yeraltı sularına ve zamanla toprağa taşınabilir. Sonuçta sucul yaşam zarar görebilir, tarım toprağında kirlenme riski oluşabilir ve ekosistem bütünlüğü zedelenebilir. USGS, mine drainage ile kirlenmiş içme suyu, sucul bitki ve hayvanların büyüme-üreme döngüsünde bozulma ve altyapı üzerinde aşındırıcı etki risklerini açıkça sıralıyor. “Yeşil görünüm” ya da su renginde değişim gibi ifadeler de dikkatli kullanılmalıdır. Metal yüklü akışlarda zaman zaman yeşilimsi, mavimsi ya da pas tonlarında renk değişimleri görülebilir; ancak bu tür görsel değişimler tek başına kirliliğin kesin kanıtı sayılmaz. USGS, mine drainage süreçlerinde kırmızı, turuncu ya da sarı çökeltilerin oluşabildiğini; renk değişiminin kimyasal süreçlerle bağlantılı olabileceğini, ancak teknik değerlendirmenin analizle yapılması gerektiğini gösteriyor. Bu nedenle en doğru form, “renk değişimi kirlilik göstergesi olabilir, kesin tespit analizle yapılır” cümlesi olacaktır. Bu dosyada “sülfürik asit yağmurları” ifadesi yerine “sülfürlü kayaçların su ve oksijenle teması sonucu gelişebilen asidik drenaj ve metal taşınımı” demek daha doğrudur. Çünkü Dereli dosyasında eldeki bilimsel çerçeve, klasik atmosferik asit yağışından çok, madenle ilişkili asidik su ve metal çözünmesi mekanizmasına işaret ediyor. SONUÇ VE BİLİMSEL ÖNERİLER Dereli dosyasında bundan sonraki aşama, açıklamaların ötesine geçen, ölçülebilir ve denetlenebilir bir teknik inceleme süreci olmalıdır. Proje Tanıtım Dosyası, hidrojeolojik rapor, kurum görüşleri, ruhsat bilgileri ve varsa işletme izni kamuoyuna tam olarak açılmalıdır. Dosyada güven zemini ancak belge şeffaflığıyla kurulabilir. Bağımsız hidrojeolojik izleme programı kurulmalıdır. Dere, kaynak, çeşme, içme suyu hattı ve olası özel su alma noktalarında mevsimsel veri toplanmalı; su seviyesi, debi, pH, iletkenlik, askıda katı madde ve metal parametreleri düzenli yayımlanmalıdır. IFC rehberi, madencilik öncesi temel verinin ve düzenli örneklemenin kritik olduğunu gösteriyor. Asit maden drenajı ve metal liçi potansiyeli laboratuvar düzeyinde test edilmelidir. Cevher, yan kayaç, yol yarması ve sondaj atıkları için asit üretme potansiyeli ile metal çözünmesi analiz edilmeden “risk yoktur” denilemez. Yol açımı ve şev müdahaleleri için ayrı bir erozyon-sediment planı hazırlanmalıdır. Sediment havuzları, kontrollü drenaj, şev koruma ve yüzey stabilizasyonu zorunlu hale getirilmelidir; çünkü en erken çevresel yük çoğu zaman doğrudan cevherden değil, yoldan gelir. Toz, gürültü ve titreşim için saha bazlı anlık kontrol sistemi kurulmalıdır. Yol sulama, hız düşürme, malzeme taşıma noktalarında bastırma önlemleri ve hassas yerleşim yakınlarında düzenli ölçüm yapılmalıdır. IFC rehberi, bu başlıkların sürekli izlenmesini öneriyor. Ekolojik etki envanteri hazırlanmalıdır. Orman dokusu, arıcılık alanları, mera kullanımı, yaban hayatı geçişleri ve hassas habitatlar bağımsız uzmanlarca haritalanmalıdır. Tartışma yalnızca cevher değeriyle değil, kaybedilebilecek ekolojik ve kırsal üretim değeriyle birlikte değerlendirilmelidir. Kapatma ve faaliyet sonrası izleme planı daha bugünden hazırlanmalıdır. Risk esaslı kapatma senaryosu, şev güvenliği, su kalitesi ve olası kirletici salımı bakımından proje başlangıcında tanımlanmalıdır. Milletvekilleri, ilgili kurumlar, meslek odaları ve köy temsilcilerinden oluşan teknik ortak masa kurulmalıdır. Bu masa, siyasal polemik için değil; su verisi, izin zinciri, mülkiyet sınırı ve çevresel ölçümlerin düzenli paylaşımı için çalışmalıdır. Dosyada gerilimi düşürecek olan şey slogan değil, bağımsız doğrulama ve açık veridir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.