Hava Durumu

#Millet

giresunsonhaber - Millet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Millet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TAŞGÖZ’DEN SERT ÇIKIŞ: “HAYSİYET, HÜRRİYET VE İSTİKLAL DAVASINDAYIZ” Haber

TAŞGÖZ’DEN SERT ÇIKIŞ: “HAYSİYET, HÜRRİYET VE İSTİKLAL DAVASINDAYIZ”

İYİ PARTİ GİRESUN İL BAŞKANI TAŞGÖZ’DEN SERT ÇIKIŞ: “HAYSİYET, HÜRRİYET VE İSTİKLAL DAVASINDAYIZ” İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun 25 Şubat 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Toplantısı’nda dile getirdiği değerlendirmeleri esas alarak, ülke genelinde yaşanan ağır sorunları Giresun kamuoyuna taşıdı. Taşgöz, Türkiye’nin ekonomik çöküş, güvenlik krizi ve milli haysiyet kaybıyla karşı karşıya olduğunu belirterek iktidarı sert sözlerle eleştirdi. Ekonomik Kriz: “Vatandaşımız ölmeyecek kadar doyuruluyor” Ekonomik tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Taşgöz, vatandaşın her geçen gün daha fazla yoksullaştığını vurguladı. Açıklamasında, “Ülkemiz bir yanda açlıkla, diğer yanda korkuyla sınanıyor. Vatandaşımız ölmeyecek kadar doyuruluyor, isyan etmeyecek kadar sindiriliyor. Giresun’da da çiftçimiz,köylümüz,emeklimiz,işçimiz,esnafımız, girdi maliyetleri,enerji giderleri,üretim fiyatları altında eziliyor, kepenk indiriyor, gençlerimiz işsizlikle boğuşuyor. Bu bilinçli bir şantaj siyasetidir; ‘Biz olmazsak hiçbir şey bulamazsın’ diyorlar. İYİ Parti olarak buna geçit vermeyeceğiz. Orta direği ,emekliyi,işçiyi,ev gençlerini ayağa kaldırmak, tekelleri kırmak, üretimi güçlendirerek fiyatları düşürmek önceliğimizdir” ifadelerini kullandı. Güvenlik ve Terör Eleştirisi: “Devlet terörle müzakere etmez” Taşgöz, “Terörsüz Türkiye” söylemi altında yürütüldüğünü ifade ettiği süreçlere de sert tepki gösterdi. Genel Başkan Dervişoğlu’nun sözlerini Giresun kamuoyuna taşıyan Taşgöz şunları söyledi: “Katilbaşı ve diğer teröristler gerçekten aramızda mı dolaşacak? İmralı’daki bebek katilinin ‘statüsü’ diye bir şey yoktur; orası Türk bayrağının dalgalandığı bir cezaevidir. Giresun’un ve memleketin dört bir yanında evlatlarımız vatan nöbetinde şehit olurken, terör örgütü elebaşına dokunulmazlık ve entegrasyon mekanizması mı aranacak? Bu, milli haysiyete,milli mücadeleye, kuvva-cı akla ihanettir. Devlet terörle müzakere etmez, devletimiz güçlüdür teröriste hükmeder. Bizim davamız haysiyet, hürriyet ve istiklal davasıdır. Tam bağımsız,emperyalist prangalardan arınmış Türkiye cumhuriyeti davasıdır.” “Bu bir yağma ve talan düzenidir” İktidarın yönetim anlayışını da hedef alan Taşgöz, devlet kurumlarının zayıflatıldığını savundu. “İktidar, vatandaşın korunma ve güvenlik hakkını gasp ederek, muhalifleri linç ettirerek, ibret için sindirerek yönetiyor. Memleketimizin dört bir yanında,kamu kaynakları birkaç yüz imtiyazlıya peşkeş çekiliyor, adalet mülakat odalarında dağıtılıyor. Bu yağma ve talan düzenidir.” İYİ Parti’nin yaklaşımını da ortaya koyan Taşgöz, “İYİ Parti olarak devleti millete yük olmaktan çıkaracağız, yolsuzluğa, yoksulluğa ,yağma düzenine tolerans göstermeyeceğiz, milletimizin emekleri ile oluşan vergilerini güvenli şehirler,huzurlu aileler,mutlu sofralar için harcayacağız” dedi. Taşgöz, CHP’ye de çağrıda bulunarak, “Şantaj altında boyun eğmeyin, Cumhuriyet’i saltanat rejimine teslim etmeyin.” ifadelerini kullandı. Gençler ve Gelecek Vurgusu Gençlerin baskı ve vizyonsuzlukla karşı karşıya bırakıldığını savunan Taşgöz, “Gençlerimiz vizyonsuzlukla, yasaklarla dünyadan koparılıyor.Baskı ile mobing ile engelleniyor, hayatın gerçeklerinden uzaklaştırılıyor,. Eğitim öğretimde sistematik olarak geriletiliyor,Giresunlu gençlerimiz girişimci ruhunu kaybediyor. Biz tam hürriyet, engelsiz girişimcilik ve dünya pazarında tüm emsalleri ile rekabet eden bir gelecek vaat ediyoruz” diyerek emeklilere yönelik politikaların da değiştirileceğini vurguladı. Beş Maddelik Taahhüt İnan Taşgöz, Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’nun millet adına verdiği beş sözü Giresun’da da sahiplendiklerini belirterek şu maddeleri sıraladı: Milletin sırtındaki yükü kaldırmak, orta direği ayağa kaldırmak. Gençlere hürriyet ve dünya açmak. İsrafı, yolsuzluğu bitirmek, devleti millete yaklaştırmak. Emekliye hakaret değil hak vermek, adil istihdam sağlamak. Milletin vergilerini çarçur etmemek, Anadolu’yu kalkındırmak. Taşgöz, açıklamasını, “Bu mukaddes vatanda büyük ve müreffeh Türkiye’yi birlikte kuracağız. Giresun’dan başlayarak haysiyet davasını kazanacağız. Ne idiysek o kalacağız” sözleriyle tamamladı.

​​​​​​​GİRESUN'DA RAMAZANIN İLK İFTARI ŞEHİT YAKINLARI VE GAZİLERLE AÇILDI Haber

​​​​​​​GİRESUN'DA RAMAZANIN İLK İFTARI ŞEHİT YAKINLARI VE GAZİLERLE AÇILDI

GİRESUN'DA RAMAZANIN İLK İFTARI ŞEHİT YAKINLARI VE GAZİLERLE AÇILDI Vali Mustafa Koç ve eşi Neslihan Gül Koç hanımefendi, Ramazan ayının ilk gününde “Şehit Yakınlarımız ve Gazilerimizle Büyük Aile Sofrası” temalı iftar programında şehit aileleri, gaziler ve gazi yakınlarıyla bir araya geldi. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla 81 ilde eş zamanlı olarak düzenlenen program kapsamında, 19 Şubat 2026 Perşembe günü Giresun İl Özel İdaresi Yemekhanesinde gerçekleştirilen iftara 270 şehit yakını ve gazi katıldı. Giresun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen organizasyonda, il protokolü ile şehit ailelerimiz, gazilerimiz ve aileleri aynı masaları paylaşarak Ramazan’ın manevi iklimini birlikte soludu. Sıcak ve samimi bir atmosferde geçen programda, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve yapılan duaların ardından hep birlikte oruçlar açıldı. Vali Mustafa Koç ve eşi Neslihan Gül Koç hanımefendi, davetlilerim masalarını tek tek ziyaret ederek şehit aileleri ve gazilerle yakından ilgilendi, taleplerini dinleyerek Ramazan aylarını tebrik etti. Giresun merkezindeki programla eş zamanlı olarak tüm ilçelerde de Kaymakamlıkların himayesinde şehit yakınları ve gaziler onuruna iftar sofraları kuruldu. Programda bir konuşma yapan Vali Mustafa Koç, Ramazan’ın ilk iftarını şehit emanetleri ve kahraman gazilerle yapmaktan büyük onur duyduklarını ifade etti. Vali Koç, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Bu mübarek Ramazan ayında bu topraklarda hür ve özgür bir şekilde yaşayabiliyorsak, şanlı bayrağımız göklerde dalgalanıyor, minarelerimizden ezan sesleri yükseliyorsa, bunu başta aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin eşsiz fedakârlıklarına borçluyuz. Sizler bu milletin baş tacısınız. Evladınızı, eşinizi, kardeşinizi bu vatan için toprağa verdiniz; acınızın büyüklüğünü tarif etmeye kelimeler kifayetsiz kalır ancak biliniz ki devletimiz ve milletimiz her daim yanınızdadır. Sizler asla yalnız değilsiniz, bu millet sizin ailenizdir.” Şehitlerin makamının ali, gazilerin ömrünün bereketli olması temennisinde bulunan Vali Koç, terörle mücadele ve vatan savunmasında gösterilen kararlılığın altını çizerek birlik ve beraberlik mesajı verdi. Ramazan-ı Şerif’in Giresun’a ve tüm İslam alemine esenlik getirmesini dileyen Vali Koç, “Bu sofra; aynı kaderi, aynı vatanı ve aynı bayrağı paylaştığımızın en güçlü ifadesidir. Bu millet sizlere minnettardır ve minnet duymaya devam edecektir,” diyerek konuşmasını tamamladı. Anlamlı buluşmaya Vali Mustafa Koç ve eşi Neslihan Gül Koç hanımefendinin yanı sıra; Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal, Belediye Başkan Vekili Erkan Hacak, Cumhuriyet Başsavcısı Zeynel Abidin Akkiraz, İdare Mahkemesi Başkanı Suat Bice, Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yılmaz Can, Vali Yardımcısı Mehmet Fatih Yakınoğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ender Yanık, davetli il protokol üyeleri ile şehit yakınları, gaziler ve aileleri katıldı.

TBMM'de yemin öncesi gerginlik! Bakanlar vekiller arasında yemin etti Haber

TBMM'de yemin öncesi gerginlik! Bakanlar vekiller arasında yemin etti

Kabine değişikliğinin ardından Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi TBMM Genel Kurulu’nda yemin etti. CHP ve AK Parti arasında tartışmaların yaşandığı törende, vekillerin müdahalesi nedeniyle tören kısa süreli gerginliklerle gerçekleşti. ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Adalet Bakanlığına atanan Akın Gürlek ile İçişleri Bakanlığına atanan Mustafa Çiftçi, TBMM Genel Kurulu’nda yeminlerini etti. Bugünkü birleşimde Cumhurbaşkanlığı tezkeresi okundu ve bakanların göreve başlama süreci resmen başlatıldı. Yemin töreni öncesi CHP Grup Başkanvekili Murat Emir söz aldı. Emir, Akın Gürlek’in hâlen başsavcılık görevini yürüttüğünü hatırlatarak, “Siyasi amaçlarla başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere iddianamelerle tutuklamalar yapmıştır. Böyle birinin yeniden Adalet Bakanı olarak atanması doğru değildir; yemin etmesi mümkün değildir” ifadelerini kullandı. Buna yanıt veren AK Parti Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül, atanan bakanların millet huzurunda yemin etmesinin anayasal bir hak olduğunu belirterek, “Bu yetkiyi milletimiz vermiştir, yüzde 51 oy alarak. Cumhurbaşkanımız helal oylarla bu göreve gelmiştir” dedi. CHP’liler kürsüye müdahale etmeye çalışırken, yeni bakanlar AK Partili vekillerin koridor desteğiyle yeminlerini gerçekleştirdi. Tören, gerginliğe rağmen tamamlandı.

Yerlikaya ve Tunç’tan veda mesajı Haber

Yerlikaya ve Tunç’tan veda mesajı

İçişleri Bakanlığı görevini devreden Ali Yerlikaya ile Adalet Bakanlığı görevinden ayrılan Yılmaz Tunç, sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımlarla hem Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etti hem de yeni bakanlara başarı diledi. ANKARA (İGFA) - Kabinede yapılan değişikliğin ardından görevlerini devreden İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesaplarından veda ve teşekkür mesajları paylaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan atama kararıyla İçişleri Bakanlığı görevini Mustafa Çiftçi’ye devredecek olan Ali Yerlikaya, paylaşımında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle 4 Haziran 2023’te başladığı görevini devrettiğini belirterek, “Kıymetli kardeşim Mustafa Çiftçi’yi tebrik ediyor, yeni görevinde başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı. Yerlikaya, görev süresi boyunca verdiği desteklerden dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür ederken, İçişleri Bakanlığı teşkilatının tüm mensuplarına da şükranlarını sundu. Yine Resmi Gazete'deki aynı kararname ile Adalet Bakanlığı görevinden ayrılan Yılmaz Tunç ise açıklamasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yürütülen siyasi mücadelenin kendileri için her zaman bir gurur kaynağı olduğunu vurguladı. AK Parti’de üstlendiği çeşitli görevlerin ardından 4 Haziran 2023’te Adalet Bakanlığı görevine getirildiğini hatırlatan Tunç, bu süreci millet ve devlet hizmeti açısından büyük bir sorumluluk olarak gördüğünü ifade etti. Tunç, 23 yıllık AK Parti iktidarları döneminde hukuk devleti ilkesinin güçlendirilmesi ve demokratik reformlara katkı sunmaktan onur duyduğunu belirterek, “Bundan sonra da ülkemiz ve milletimiz için çalışmaya devam edeceğiz” dedi. Tunç, Adalet Bakanlığı'na atanan Akın Gürlek’e de yeni görevinde başarılar diledi.

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI KOORDİNASYON TOPLANTISI Haber

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI KOORDİNASYON TOPLANTISI

VALİ SERDENGEÇTİ, İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NDA DÜZENLENEN KOORDİNASYON TOPLANTISINA KATILDI Giresun Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, 13 Ocak 2026 Salı günü İçişleri Bakanlığı ev sahipliğinde düzenlenen ve yeni atanan ile görev yerleri değişen valilerin katılımıyla gerçekleştirilen koordinasyon toplantısına katıldı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya başkanlığında yapılan toplantıda; mülki idare hizmetlerinin etkinliği, kamu düzeninin güçlendirilmesi ile vatandaşların huzur ve güvenliğinin sağlanmasına yönelik yürütülen çalışmalar ele alındı. Toplantıda ayrıca, sahada karşılaşılan sorunlar ve çözüm odaklı yönetim anlayışı çerçevesinde izlenecek yol haritası değerlendirildi. Toplantının ardından açıklamalarda bulunan Bakan Yerlikaya, valilerin devlet ile millet arasındaki en önemli bağ olduğunu vurgulayarak, “Valilerimiz, görev yaptıkları illerde milletimizin huzur ve güvenliğini sağlamakla mükelleftir. Mahalle mahalle, sokak sokak vatandaşlarımızın derdiyle hemhal olmak, çözüm üretmek ve hayırda yarışmak temel sorumluluğumuzdur. ‘Halka hizmet, Hakk’a hizmettir’ anlayışıyla, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda Büyük ve Güçlü Türkiye hedefi için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. Toplantıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Vali Mehmet Fatih Serdengeçti ise, İçişleri Bakanlığı’nın ortaya koyduğu vizyonun sahadaki uygulamalar açısından yol gösterici olduğunu belirtti. Kamu düzeni ve vatandaş huzurunu esas alan mülki idare anlayışını kararlılıkla sürdürdüklerini ifade eden Vali Serdengeçti, “Sayın Bakanımızın ortaya koyduğu kapsayıcı ve istikamet belirleyici yaklaşım, bizler için aynı zamanda bir mesuliyet kaynağıdır. Milletimizin huzur ve esenliğini temin etmek adına, tarafımıza tevdi edilen görevleri azim ve kararlılıkla yerine getirmeye devam edeceğiz.” dedi.

HSK atama kararları 'Resmi'leşti! Bin 351 yeni hâkim ve savcı göreve başlıyor Haber

HSK atama kararları 'Resmi'leşti! Bin 351 yeni hâkim ve savcı göreve başlıyor

Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından alınan atama kararları, bugün Resmi Gazete'de yayımlandı. Adli yargıda bin 204, idari yargıda 147 olmak üzere toplamda bin 351 yeni hakim ve savcının görev yerleri belirlendi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, kararın açıklanmasının ardından yaptığı paylaşımda, "Adaletin tecellisi yolunda fedakârca çalışacaklarına inanıyorum" ifadesini kullandı. ANKARA (İGFA) - HSK'nin düzenlediği, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da iştirak ettiği ad çekme kura töreninin ardından atama kararları bugünkü Resmi Gazete'de yer alarak resmen ilan edildi. 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 13. maddesi doğrultusunda, meslek öncesi eğitim süreçlerini başarıyla tamamlayan aday hakimin ve savcıların Türkiye'nin çeşitli mahkemelerine dağılımı için atamalar daha önce, 2 Aralık'ta Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilmişti. Yapılan atamalarla, adli yargıda 1.204 hâkim ve savcı ile idari yargıda 147 hâkim olmak üzere toplamda bin 351 yeni hukukçu görev yerlerine kura sonucuna göre yerleştirildi. Söz konusu kararlar, HSK'nın resmi internet sitesinde ve Resmi Gazete'de detaylı listeler halinde erişime açıldı. https://twitter.com/yilmaztunc/status/1996330520557519349 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda töreni hatırlatarak, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirdiğimiz törende görev yerleri açıklanan adli yargı hâkim ve Cumhuriyet savcıları ile idari yargı hâkimlerini kapsayan Hâkimler ve Savcılar Kuruluna ilişkin atama kararları Resmi Gazete'de yayımlandı. Milletimiz adına karar verme yetkisine ulaşan hâkim ve Cumhuriyet savcılarımızın, adaletin sağlanması yolunda yorulmadan çalışacaklarına içtenlikle inanıyorum. Yargı camiasının gücüne güç katacak genç hukukçularımıza görevlerinde başarılar diliyorum. Yargı camiamız, ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olsun." dedi. Söz konusu atama kararlarına ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz

ÖZEL: "ARTIK İKTİDAR ZAMANI GELDİ, ŞU ANDA İKTİDAR ZAMANI" Haber

ÖZEL: "ARTIK İKTİDAR ZAMANI GELDİ, ŞU ANDA İKTİDAR ZAMANI"

“BU KURULTAY, PARTİMİZİN MUHALEFETTEKİ SON KURULTAYIDIR; ARTIK İKTİDAR ZAMANI GELDİ, ŞU ANDA İKTİDAR ZAMANI” “MEYDANLAR ÖZGÜRLÜĞE AİTTİR, SOKAKLAR MÜCADELEMİZİN PARÇASIDIR, BU ÜLKE HEPİMİZİNDİR” “ADAYIMIZ EKREM İMAMOĞLU'DUR; PLANIMIZ A'DAN Z'YE KADAR BUDUR” “MÜESSES NİZAMA BOYUN EĞENLERE, KARANLIĞIN ÖNCÜSÜ OLANLARA VE PARTİNİN VERMEDİĞİ GÖREVİ DIŞARIDA ARAYANLARA YER YOK; BU PARTİ TEMİZLENECEKSE BU ANLAYIŞTAN TEMİZLENECEKTİR” “HİÇBİRİ İÇİN BİLE, ‘ŞU PARTİ KAPATILSIN, KAPATMIYORSA ANAYASA MAHKEMESİ KAPATILSIN’ DİYENLERİN DEMOKRATLIĞINI GÖZLEMLEMEYE DAVET EDİYORUM” “BU MÜCADELE, YENİNİN ESKİYE KARŞI MÜCADELESİDİR” “SİZE ACIYA GÖĞÜS GERMEYİ AMA TESLİM OLMAMAYI VADEDİYORUM; SİZE MÜCADELE, ONUR, CESARET VE İKTİDAR VADEDİYORUM” Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin 39’uncu Olağan 'Şimdi İktidar Zamanı' Kurultayı’nda seslendi : "Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, “‘Birlikte köprüleri aştık, birlikte türküler söyledik. Zorlukları birlikte göğüsledik. Güzeli birlikte özledik. Bazen sesimiz kısık çıktı. Yine de hep türkü söyledik. Yolda tökezledik ama asla geri dönmedik. Kim demiş sustuk, kim demiş teslim olduk?’ İşte teslim olmayanlar burada. İşte direnenler burada. Merhaba dostlarım, merhaba, merhaba. Yine omuz omuza, yürek yüreğe aynı salondayız iki yıl sonra. Kara kışlar, dar yollardan geçtik iki yılda. Bize ömür biçenler oldu. ‘Dayanamazlar, dağılırlar’ dediler. ‘Vazgeçerler’ dediler. ‘Teslim olacaklar’ dediler. Ama yine buradayız, ayaktayız. ‘Bin kere budadılar körpe dallarımızı. Bin kere kırdılar. Yine çiçekteyiz işte, yine meyvedeyiz. Bin kere korkuya boğdular zamanı. Bin kez ölümlediler. Yine doğumdayız işte, yine sevinçteyiz.’ Hepiniz Cumhuriyet Halk Partisi’nin muhalefetteki son kurultayına hoş geldiniz” dedi. Özel, şunları ifade etti: “ATATÜRK’ÜN ÖNDERLERİ, CUMHURİYET’İN MÜDAFİLERİ BURADA” “Ülkemizin dört bir yanında baba ocağının ateşini tüttürenler burada. Sabahın erken saatlerinde kapıyı açanlar, çayı demleyenler, o kapıyı gün boyu açık tutanlar burada. Atatürk’ün önderleri, Cumhuriyet’in muhafızları burada. Tribünlerde yurdun dört bir yanından büyük bir coşkuya ortak olmak için gelenlere hoş geldiniz diyorum. Şeref verdiniz. Ayrıca kurultayımızı onurlandıran Türkiye’deki farklı siyasi partilerin temsilcilerini, onların şahıslarında değerli liderlerini, tüm üyelerini, salonumuzu onurlandıran değerli büyükelçilerimizi, diplomatları, Sosyalist Enternasyonal’den, Avrupa Sosyalist Partisi’nden ve dünyadaki dost partilerimizden buraya gelen tüm yoldaşlarımızı ayrı ayrı selamlıyorum. Hepiniz hoş geldiniz.” “DEMOKRASİYİ GETİREN, SANDIĞI ÖNCE GETİREN PARTİYİZ” “Değerli yol arkadaşlarım, bugün kim olduğumuzu hatırlamak, unutanlara hatırlatma günüdür. Cumhuriyet Halk Partisi, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri’nden, yani Kuva-i Milliye’den doğmuştur. İlk kurultayımız, 4 Eylül 1919 tarihli Sivas Kongresi’dir. İlk delegelerimiz, Sivas Kongresi’nin kahraman 41 delegesidir. Cumhuriyet Halk Partisi, önce kurtuluşu, sonra kuruluşu örgütleyen, Türkiye’ye eşit yurttaşlığı, temel insan haklarını getiren, ülkemizi çok partili demokrasi sistemine taşıyan; yani Türkiye’ye sandığı getiren partidir. 1970’lerde sosyal demokrasiyi iktidar yapan partidir. Bu parti yıllarca iktidar olmasa bile milletin gücünden başka bir güç tanımayan, başka bir güce inanmayan, demokrasi fikrinden bir milim sapmayan partidir. Gün olmuş partimiz ağır bedeller ödemiştir. 12 Eylül darbecileri tarafından kapatılmıştır. Mallarına el konulmuştur. Genel Başkanlarımız hapse atılmıştır. Ama bir ankakuşu gibi küllerinden doğmayı başarmıştır. Mustafa Kemal Atatürk’ün yaktığı ateşi söndürmeye kimsenin gücü yetmemiştir, bundan sonra da yetmeyecektir. Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye’ye yön veren, Türkiye’nin kurucu iradesini temsil eden partidir. Bizde kurultay varsa ülkenin gündemi o kurultaydır. Her kurultay öncesi bir seçim havası, seçim coşkusu hakim olur. Kurultaylarımız hem partiyi hem ülkeyi değiştirme görevi ve sorumluluğu taşır. Sizler Sivas Kongresi’ndeki 41 delegenin bugünkü temsilcilerisiniz. Birileri ülkede sandığı kaldırmaya çalışırken, mahallelerden başlayarak, mahallelerimize koyduğumuz sandıklardan ilçeye, ilçe kongrelerinden ile, il kongrelerinden bu salona yönlendirilen ve omuz başlarında 2 milyon üyemizin, hem de 86 milyon vatandaşımızın yüklerini, sorumluluğunu taşıyorsunuz. Bu kurultayda vereceğiniz kararla partimizi iktidara taşıyacak kadroları belirlemeye geldiniz. Bunun için bu önemli günde buraya, bu görevi yapmaya büyük bir disiplinle, kararlılıkla gelen tüm delegelerimizin şahsında Cumhuriyet Halk Partisi örgütünün ve tüm üyelerinin karşısında saygıyla eğiliyorum. Hoş geldiniz, iyi ki sizlerle yol arkadaşıyız, iyi ki birlikteyiz.” “MUCİZE GİBİ DÜŞÜNÜLEN YERLERİ KAZANDIK” “İki yıldır her gününüz birlikte mücadeleyle geçti, geçiyor. Bugün benim için de geçtiğimiz iki yılın hesabını sizlere, kurultayımıza verme günüdür. Bugün verdiğimiz sözleri tutabilmenin iç huzuruyla karşınızdayım. Tarihin o dönüm noktasında, o dönüm noktasındaki kurultayımızda mertçe yarıştık, mertçe rekabet ettik. Kurultayımızın ardında dört ayda ilk seçimlerimize hazırlandık. Kadınlara, gençlere ve bilime güvenerek yola çıktık. Dar vakte tam 106 yerel seçim mitingi sığdırdık. Örgütümüze güvendik, özgüvenli siyaset yaptık ve söz verdiğimiz gibi ilk seçimde partimizi 47 yıl sonra Türkiye’nin birinci partisi yaptık. Yüzde 25 olan oyumuzu 10 ay sonra ittifak olmadan yüzde 38’e çıkarttık. Milletimizin desteğiyle, ‘Alınmaz’ denilen yerleri, mucize gibi düşünülen ilçeleri, şehirleri kazandık. Kilis’i, Adıyaman’ı, Kütahya’yı, Afyon’u, Uşak’ı, Kastamonu’yu, canım Manisa’mı, Denizli’yi, Bursa’yı, Balıkesir’i kazandık. O gece 411 belediye başkanlığı ile nüfusun yüzde 85’ine hizmet etme imkanı yakaladık. Bunu tek başımıza biz değil, her biri birbirinden kıymetli adaylarımızla evet ama tek başımıza değil. Örgütümüzle ve milletimizle birlikte başardık. Yerel seçimlerden sonra da durmadık. İllerimizi dolaştık. 21 halk buluşması gerçekleştirdik. Yine partimizi sokaklara, meydanlara ısındırdık. Atanmayan öğretmenlerden işçilere, emeklilerden çiftçi buluşmalarına kadar dokuz ayrı tematik miting yaptık. Partimizin yurt dışındaki bağlarını güçlendirmek için çok emek verdik. Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcılığı görevini üstlendik. 11 ülkeye toplamda 20 ziyaret gerçekleştirdik.” “BİZE YOL GÖSTERENLERE TESLİM OLMADIK” “19 Mart’tan sonra darbeye karşı direniş aşamasına geçtik. 255 günde 72 eylemde toplam 11 milyon yurttaşımızla meydanlarda buluştuk. Ve iki yılda 62 ilde 208 kez meydanları doldurduk, meydanlardan taşarak çoğu zaman sokaklara taştık. Ankara’da kalmadık. Ankara merkezli siyaset yapmadık. Bize yol gösterenlere teslim olmadık. Millet merkezli siyaset yaptık, milleti de bu siyasete kattık. Baba ocağına katılımları artıracağımızın sözünü vermiştik. İki sene önce 1,2 milyon olan üye sayımızı tam 2 milyona ulaştırdık. Yeni döneme uygun bir tüzük ihtiyacını dile getirmiştik. Aylar süren çalışmalar sonucunda 81 il başkanımızın sahiplenmesiyle ve büyük emekleri ile uzlaşılarak yeni tüzüğümüzü yaptık, neredeyse oybirliği ile kabul ettik. Gençlerin ve kadınların önünü daha da açtık. Örgütümüzün ve üyelerimizin adaylıklarındaki söz hakkını güçlendirdik. Küçük kurultayımızı yeniden şekillendireceğimizi söylemiştik. Örgüt Temsilcileri Meclisimizi oluşturduk, katılımcılığı artırdık. Yeni bir programın sözünü vermiştik. Bir yıl boyunca emek emek dokunduğumuz programımızı hazırladık. Önce 81 ilde, sonra 923 ilçede, tekrar 81 ilde il danışma kurullarıyla, yerelde ilçeden, ilden başlayarak, sivil toplumla, sendikalarla, meslek örgütleriyle, kanaat önderleriyle çalışarak olgunlaşan raporları Ankara’ya ilettik. Dünyaya doğru perspektiften bakan harika bir ekibin çalışmasıyla başarılı, sosyal demokrat bir program, sosyal demokratları iktidara taşımış programları inceledik, onların bize uygun kısımlarından faydalandık. 600 akademisyenle, 600 örgüt temsilcisiyle, gençlik ve kadın kollarımızın dışında 250 genç arkadaşımızla hep birlikte çalışarak, gençlik kollarının, kadın kollarının içine sinen, parti dışındaki gençleri, kadınları da gören ve buluşturabilen bir çalışmayı tamamladık.” “HİKMET AĞABEY YAKINDA YİNE OTTOBÜSÜN ÜZERİNDE OLACAK” “4 - 9 Eylül’ü Genel Başkanlarımızın, Allah rahmet eylesin Altan Ağabey buradan hepimize gurur duyan, özlem dolu gözlerle bakıyor. Önceki kurultayda birlikteydik. Saraçhane’de otobüsün üstünde birlikteliğimiz vardı. Bu tüzüğü yaparken, örneğin delegelerden imza toplamak, ‘İmza toplandı, toplanmadı tartışmaları alıp başını gidecek, başkası aday olabilecek mi? Genel merkez ne kadarına hakim’ tartışmalarının partiyi gereksiz yere yıprattığı tespiti ile Altan ağabeyimizin önerisiyle Hikmet Başkanımızla, az önce telefonda görüştük. Çok yakında otobüsün üzerinde olacağını müjdeleyerek sevgili Hikmet Çetin’i selamlıyorum. Genel Başkanımız. Hiçbir zaman bizi yalnız bırakmayan Sayın Murat Karayalçın’la birlikte örneğin tüzüğün, ‘Mevcut Genel Başkan imza toplamaz, imza toplamaya gerek kalmadan aday olur. Ancak aday olmak isteyen yüzde 5 imzayla aday olabilir’ diyerek, bu sefer kullandığımızda ne kadar etkili olduğunu gördüğümüz tartışmaların önünü kesen, genel merkez önerisi ile tüzüğümüze ekledik. Ve o 4-9 Eylül Kuruluş Haftası fikriyle delegelerimizin bunu tüzüğe koymasıyla bu sene de 4 - 9 Eylül’ü, 4 Eylül Sivas Kongresinden, 9 Eylül, ülkemizin düşman işgalinden kurtulduğu sembolik güne ve partimizin yeniden kuruluş günü olarak 4 - 9 Eylül Kurtuluş Haftamıza coşkuyla kutladık. Ve içinde bir yıllık emeğin sonunda oluşturulan programızla birlikte tartıştık. Vaaz edilen her türlü provokasyona ve saldırıya sessiz kalmadık. Ancak yine de bu ülkeyi yönetecek kadroların da bu ülkeyi yönetecek programın da hazır olduğuna inançla milletimizin karşısında durduk. Şükürler olsun, son metne sizlerden gelen önerileri alarak son dokunuşlarla buraya getirdik. Burada yapılan tartışmaların ardından oybirliği ile Cumhuriyet Halk Partisi’nin 81 ilden seçilmiş, bin 200 delegesinin ve doğal delegelerinin oybirliği ile programımızı onayladık. Cumhuriyet Halk Partisi ‘Şimdi iktidar zamanı’ diyerek bu salondan ayrılmaya ve iktidara yürümeye hazırdır.” “HAYATIMIN EN BÜYÜK ONURU OLARAK KABUL EDİYORUM” “Verdiğimiz değişim sözünü, tüm bu adımları atarak gerçekleştirdik. Şimdi kadroları, tüzüğü, parti programı yenilenmiş, kendine güvenen bir parti olarak hep birlikte geleceğe yürüyoruz. Biz ilk seçimlerini kazanan, yenilgiyle tanışmamış bir ekibiz. Ve size bu kurultaydan geçen kurultayda olduğu gibi bir söz vererek ayrılmak ve bu sözü tutmayı kendim için, hayatımın en büyük onuru olarak kabul ediyorum. Geçen kurultay, bu salonda, bu kürsüde 1970’lerde rahmetli Ecevit’in yaptığı gibi, girdiği tüm seçimlerde partisini birinci çıkardığını, bizim de bunu başaracağımızı eğer başaramazsak bu görevde kalmayacağımızı söylemiştim. Bu sözü verdikten 4-5 ay sonra bu sözün ilk adımını atmak, ilk sınavda bu sözü yerine getirmek nasip oldu. Şimdi buradan, bu kurultaydan, 40’ncı kurultayımızda tarih önünde söz veriyorum. Bu kurultay partimizin muhalefetteki son kurultayıdır. 40’ncı kurultay, iktidardaki ilk kurultayımız olacak. Artık iktidar zamanıdır. Şimdi iktidar zamanıdır. Artık iktidar zamanıdır. Şimdi iktidar zamanıdır. İktidara hazır mıyız? İktidara hazır mıyız? İktidara hazır mıyız? Şimdi iktidar zamanı. Gençlerin dediği gibi, ‘İktidar, iktidar, iktidar.’”

Dervişoğlu: Milletin yanına gidin, caninin yanına değil Haber

Dervişoğlu: Milletin yanına gidin, caninin yanına değil

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, Abdullah Öcalan tartışmalarını eleştirerek, iktidara “Milletin sorunlarına odaklanın” çağrısında bulundu. Dervişoğlu, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin bu konudaki çıkışına da "Sadece senin adın Devlet. Sen devlet değilsin!" dedi. ANKARA (İGFA) - İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM’de düzenlenen grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dervişoğlu, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’a verilen herhangi bir payın, onun “bebek katili” sıfatını ortadan kaldırmayacağını söyledi ve bu tartışmaların tarih tarafından çöpe atılacağını vurguladı. Öcalan ve teröristlerin affedilmesinin konuşulmasını eleştiren Dervişoğlu, bu durumu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün geçmişte getirdiği düzenlemelerle bağdaştırmanın “akıl halatlarını koparmak” olduğunu ifade etti. İktidarın konuyu millete şeffaf şekilde anlatması gerektiğini belirten Dervişoğlu, “Çıkın söyleyin, çekinmeyin. Tüm bu soytarılığı millete anlatın” dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin İmralı’ya gitme açıklamalarına da tepki gösteren Dervişoğlu, “Bir eve uğrayın, mutfakta tencere kaynıyor mu bakın. Millet size ihanet etmeniz için oy vermedi. İcra dairelerindeki dosya sayısı 25 milyona dayandı, 42 milyon vatandaş bankalara borçlu” diyerek ekonomik sorunlara dikkat çekti. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 10 yıl önce 50 milyar lira olan Türkiye’nin faiz ödemelerinin 2026 bütçesinde 2 trilyon 742 milyar liraya çıkacağını belirterek, “Sözde faize karşılar ama milletin sırtına bindirdikleri faiz 55 kat arttı. Bu yük emekçinin, emeklinin ve gençlerin hakkından çalıyor. Eğer millet için iyi bir şey yapmak istiyorsanız, mağrurların peşine takılmak yerine Türk milletinin yanına gidin” çağrısında bulundu. https://twitter.com/iyiparti/status/1991046527318700217 "SADECE ADIN DEVLET, SEN DEVLET DEĞİLSİN!" İsteyenin Adalet Bakanı'ndan izin alıp istediği cezaevine ziyarete gidebileceğini, buna mani olunmadığını kaydeden Dervişoğlu, "Ama 'bak, işte devleti ayağına getiriyorum' diyerek böyle bir suça Meclis'i alet edemez. Unutma, senin sadece adın Devlet, sen devlet değilsin" diyerek konuşmasını şöyle sürdürdü: "Utandım o salonda alkışlamış olmaktan, orada İmralı'ya gitmeyi bile alkışladılar ya. Bu inat niyedir? Öcalan canisiyle devleti eşitlemeyi istemek, onu devletle muhatap kılmaya çalışmak hangi murada hizmettir. 'Kurucu önder' diyerek, hangi oyunun kaçıncı perdesi açılmak istenmektedir. Bu devlet senin malın mıdır, bu millet senin kölen midir Sayın Devlet Bahçeli? 'Kendi imkanlarımla İmralı'ya giderim' demek, hükümete ve komisyona 'aba altından sopa göstermek', bir irade beyanı olmanın ötesinde, aslında bir çürüme itirafıdır. Eğer bu süreç gerçekten planlı bir kimlik inşasının parçasıysa, hedef yalnızca Öcalan'ın konumunu değiştirmek değil, Türkiye'nin ulusal kimlik tanımını, birlik anlayışını ve hatta devletin ideolojik omurgasını yeniden tanımlamaktır. Hükümet bu oyuna gelmemelidir. Komisyona dahil partiler bu tuzağa düşmemelidir. Bu orta oyunu artık mutlaka ama mutlaka son bulmalıdır. Tam bir yıldır anlatıyorum. Türkiye'nin her yerine gidip sahneye konmak istenen senaryonun ipuçlarını veriyorum. Üç kuruşluk seçim galibiyetini temin etmek için bu ülkenin geleceğini ateşe atan her kim varsa bütün ömrüm boyunca siyaseten mücadele edeceğimin bilinmesini istiyorum. Sayın Bahçeli nereye isterse oraya gitsin. İster İmralı'ya, isterse Kandil'e… Dedim ya salın gitsin. Milletin gideceği istikamet bellidir ve hiç kimse bunu değiştiremeyecektir. Vatan bölünmeyecek, millet parçalanmayacak, Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.