Hava Durumu

#Kriz

giresunsonhaber - Kriz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kriz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

2,6 MİLYAR DOLAR KAZANDIRAN ÜRÜN SAHİPSİZ Haber

2,6 MİLYAR DOLAR KAZANDIRAN ÜRÜN SAHİPSİZ

2,6 MİLYAR DOLAR KAZANDIRAN ÜRÜN SAHİPSİZ FINDIK TARIMI ALARM VERİYOR Türkiye’ye milyarlarca dolarlık döviz kazandıran, yüz binlerce ailenin geçim kaynağı olan fındık tarımı, 2025 yılında da çözümsüzlük, belirsizlik ve sahipsizlikle anıldı. Dünya fındık üretiminin yaklaşık yüzde 65’ini tek başına karşılayan Türkiye’de, üretici her geçen yıl biraz daha üretimden kopma noktasına sürükleniyor. Bu tabloya dikkat çeken Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, 2025 fındık sezonunu değerlendirerek, gelinen noktanın artık yalnızca ekonomik değil, yapısal bir kriz hâline dönüştüğünü vurguladı. Karan, 2026 yılının ise sorunların çözüme kavuştuğu ve üreticinin kazançlı çıktığı bir yıl olması temennisinde bulundu. 2025 yılında fındığın sahipsiz bırakıldığını ifade eden Karan, açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı: “Dünyanın en kaliteli fındığı Türkiye’de, Türkiye’nin en kaliteli fındığı ise Giresun’da üretilmektedir. Fındık, 2024 yılında 2.6 milyar dolarlık ihracat geliriyle ülkemizin en yüksek gelir getiren tarım ürünü olmuştur. Ancak bu kadar özel ve değerli bir ürüne gerekli özen maalesef gösterilmemektedir. Fındık üretimi ve üreticisi 2025 yılında da sahipsiz kalmıştır. Özetle 2025 sezonu rekolte tartışmalarıyla başlamış, fiyat spekülasyonlarıyla sona ermiştir.” Stratejik Ürün, Plansız Yönetim Uzmanlara göre fındık; yalnızca bir tarım ürünü değil, kırsal istihdamdan ihracata, sanayiden gıda güvenliğine kadar birçok alanı doğrudan etkileyen stratejik bir ürün konumunda bulunuyor. Ancak plansız rekolte açıklamaları, geç ilan edilen alım fiyatları, yüksek girdi maliyetleri ve zayıflayan kooperatif yapısı, üreticiyi her yıl biraz daha savunmasız bırakıyor. Fındıkta yaşanan sorunların artık kronikleştiğine dikkat çeken Karan, 2026 yılına ilişkin beklentisini şu sözlerle dile getirdi: “2026 yılında inşallah ilimiz ve bölgemiz siyasetçileri fındıkta yaşanan ve artık kronikleşen sorunları gündemlerine alır ve çözüm yolları arar.” Üreticinin Önündeki 7 Temel Engel Başkan Karan, fındık tarımının sürdürülebilirliğini tehdit eden ve acil çözüm bekleyen sorunları şu başlıklar altında sıraladı: 1- Fiyat İstikrarsızlığı Serbest piyasadaki fiyat belirsizliği Tüccar–üretici arasındaki güç dengesizliği TMO’nun alım fiyatını geç ve yetersiz açıklaması 2- Girdi Maliyetlerinin Yüksekliği Gübre, mazot ve işçilik maliyetlerindeki artış Döviz kurunun üretim maliyetlerini doğrudan etkilemesi Küçük üreticinin kârlılığını tamamen yitirmesi 3- Düşük Verim ve Kalite Yaşlanan fındık bahçeleri Bilinçsiz bakım ve gübreleme Zararlılar ve hastalıklar (kahverengi kokarca, külleme) 4- İşçilik Sorunu Hasat döneminde işçi bulma zorluğu Yüksek yevmiyeler Mekanizasyon eksikliği 5- Pazarlama Sorunu Ürünün çoğunlukla yaş olarak satılması Katma değerli ürün üretiminin sınırlı olması Kooperatif yapılarının zayıflaması 6- Borçlanma ve Finansman Krediye bağımlı üretim modeli Hasat öncesi tüccara mecbur satış Artan faiz yükü 7- Arazi Yapısı Küçük ve parçalı bahçeler Ölçek ekonomisinin kurulamaması Modern tarım uygulamalarının hayata geçirilememesi Böyle Devam Edemez Fındık üreticisinin sorunlarının her yıl raporlandığını ancak çözüm üretilmediğini belirten sektör temsilcileri, mevcut tabloyla devam edilmesi hâlinde hem üretimde hem de ihracatta ciddi kayıpların kaçınılmaz olacağı uyarısında bulunuyor.

KÜÇÜK DOKUNUŞ, BÜYÜK FARK Haber

KÜÇÜK DOKUNUŞ, BÜYÜK FARK

Türkiye’de yerel yönetimlerin vizyon farkı, artık büyük projelerde değil; bir otobüs durağının aydınlatılmasında dahi net biçimde görülüyor. Bir yanda Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, elektrik hattı bulunmayan duraklara güneş enerjili aydınlatma kurarak hem çevreci hem de güvenli bir ulaşım altyapısı oluşturuyor. Diğer yanda ise Giresun: durağı olmayan, parkın kuralsızlaştığı, şehir içi toplu taşımanın fiilen işlemediği ve bu tabloya artık “alışılmış” bir kent. Kocaeli örneği: Küçük dokunuş, büyük fark Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Enerji ve Aydınlatma ekipleri, elektrik hattı bulunmayan durakları güneş enerjili aydınlatma armatürleriyle donattı. Sistem basit ama etkili: Gündüz güneşten enerji toplanıyor, gece yolcu güvenliği için aydınlatma sağlanıyor. Üstelik bu uygulama tek bir noktayla sınırlı değil; kent genelinde enerji olmayan duraklar için tarama ve ihtiyaç analizleri sürdürülüyor. Bu yaklaşım, yalnızca teknik bir çözüm değil; “ulaşım kamusal bir haktır” diyen bir yerel yönetim anlayışının yansıması. Giresun gerçeği: Yokluğun normalleşmesi Giresun’da ise tablo tersinden okunuyor. Birçok noktada tanımlı durak yok, olanlar işlevsiz. Trafik, her yöne ve her kaldırıma park edilen araçlar arasında akıyor. Şehir içi otobüs sistemi neredeyse görünmez halde. Dolmuş sistemi ise telsizle müşteri kovalanan, plansız ve denetimsiz bir yapıya sıkışmış durumda. Daha vahimi, bu durum artık bir kriz olarak değil, gündelik hayatın “olağan hali” gibi kabulleniliyor. Kent yönetimi açısından sorun yalnızca yatırım eksikliği değil; vizyon eksikliği ve alışılmış geri kalmışlık hali. Kocaeli örneği gösteriyor ki mesele para değil; öncelik. Giresun’da ise asıl sorun, geri kalmışlığın artık sorgulanmaması. Ve belki de en tehlikelisi bu: alışmak

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.