Hava Durumu

#Kitap Sergisi

giresunsonhaber - Kitap Sergisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kitap Sergisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İZLER’DEN 100. SAYIYA YAKIŞAN ZAFER HAFTASI BULUŞMASI Haber

İZLER’DEN 100. SAYIYA YAKIŞAN ZAFER HAFTASI BULUŞMASI

İZLER’DEN 100. SAYIYA YAKIŞAN ZAFER HAFTASI BULUŞMASI 102 yıllık kültür mirasını 100. sayıya taşıyan İzler Dergisi, Büyük Taarruz’un yıl dönümünde “Atatürk Bibliyografyaları ve Katalogları Sergisi” ile Giresunlularla buluştu. Sergi, 26-27 Ağustos tarihlerinde Can Akengin Sanat Galerisi’nde gerçekleştirildi. Giresun’un kültür, sanat ve edebiyat hayatında önemli bir yere sahip olan Can Akengin Bilgi Yurdu Derneği ile İzler Dergisi, 100. sayı kutlamalarını Cumhuriyet tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan Büyük Taarruz’un yıl dönümüne taşıdı. Can Akengin Bilgi Yurdu Derneği tarafından düzenlenen “Atatürk Bibliyografyaları ve Katalogları Sergisi”, 26 Ağustos 2026’da Can Akengin Sanat Galerisi’nde açıldı, 27 Ağustos’a kadar Giresunluların ziyaretine sunuldu. İki gün süren sergide, araştırmacı-yazar Akın Aktaş’ın yıllara yayılan çalışmaları sonucunda oluşturduğu Atatürk bibliyografyaları, katalogları ve kaynak eserlerden oluşan koleksiyon ziyaretçilerle buluştu. Etkinlik böylece yalnızca bir kitap sergisi olmaktan çıkarak, 1924’te başlayan İzler yayıncılığının, Can Akengin Bilgi Yurdu’nun kültür mirasının ve Atatürk üzerine yaklaşık bir asırlık bibliyografik hafızanın aynı mekânda buluştuğu özel bir kültür etkinliğine dönüştü. 1924’TE BAŞLAYAN İZLER YOLCULUĞU 100. SAYIYA ULAŞTI İzler’in hikâyesi Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanıyor. Dergi, Cumhuriyet’in ilanından yaklaşık dört ay sonra, 21 Şubat 1924’te, Bilgi Yurdu’nun yayın organı olarak “İzler Mecmuası” adıyla yayın hayatına başladı. Şiirden hikâyeye, eğitimden bilime, spordan gezi yazılarına ve toplumsal yaşama kadar geniş bir içerik alanına sahip olan İzler, dönemin Giresun’daki kültür ve düşünce hayatının önemli yayınlarından biri haline geldi. “Anadolu’muzun İyilik ve Güzellik İzleri” anlayışıyla yayımlanan dergi yalnızca Giresun’u değil, Anadolu’nun farklı şehirlerindeki kültürel ve toplumsal gelişmeleri de sayfalarına taşıdı. Dönemin gençleri, öğretmenleri, şairleri ve aydınlarının katkısıyla yaşatılan derginin yayın sorumluluğunu çeşitli dönemlerde Cemil Hüseyin Gökdeniz, Nuri Ahmet Çimşit ve Can Akengin üstlendi. İzler Mecmuası, 15 Mayıs 1927 tarihli 27. sayısının ardından yayın hayatına ara verdi. 93 YILLIK ARADAN SONRA 28. SAYIDAN DEVAM ETTİ İzler’in tarihindeki en dikkat çekici gelişmelerden biri ise 93 yıl sonra gerçekleşti. Gürsel Ekmekçi ve arkadaşlarının girişimiyle Can Akengin Bilgi Yurdu Derneği 2019 yılının sonunda yeniden oluşturuldu. Yeni dönemde alınan en önemli kararlardan biri, İzler’in tarihsel yayın zincirinin korunması oldu. Derginin numarası yeniden “1”den başlatılmadı. İzler, Ağustos 2020’de yayımlanan 28. sayısıyla, 1927’de bıraktığı yerden yayın hayatına devam etti. 2020’den 2026’ya kadar aylık yayın düzenini sürdüren İzler, Ağustos 2026’da 100. sayıya ulaştı. Bu nedenle İzler’i “102 yıldır kesintisiz yayımlanan” bir dergi olarak değil; kökleri 1924’e uzanan, 93 yıllık aranın ardından tarihsel numaralandırmasını koruyarak yeniden yayımlanmaya başlayan ve bugün 100. sayıya ulaşan bir Giresun kültür mirası olarak tanımlamak gerekiyor. BİLGİ YURDU YALNIZCA DERGİ YAYIMLAMADI Can Akengin Bilgi Yurdu Derneği’nin yeniden kuruluşunun ardından yürüttüğü çalışmalar yalnızca İzler’in yayımlanmasıyla sınırlı kalmadı. Dernek bünyesinde Türk halk müziği ve Türk sanat müziği koroları oluşturuldu; konserler, sergiler, edebiyat buluşmaları, tiyatro çalışmaları ve kültürel etkinlikler gerçekleştirildi. Bilgi Yurdu Temsil Heyeti yeniden oluşturularak tiyatro çalışmalarına başlanırken, halk oyunları, fotoğrafçılık ve kent kültürünün yaşatılmasına yönelik farklı alanlarda faaliyetler yürütüldü. “Giresun’un Değerleri: Bizim Uşaklar” gibi çalışmalarla kentin tarihî ve kültürel kişiliklerinin sahneye taşınması hedeflendi. İzler Dergisi ise bu süreçte Giresun’un sanatçılarını, şairlerini, yazarlarını, tarihini, geleneklerini ve kent belleğini sayfalarında kayıt altına almaya devam etti. KADINLAR BANDOSU BİLGİ YURDU’NUN DİKKAT ÇEKEN ÇALIŞMALARINDAN OLDU Can Akengin Bilgi Yurdu’nun son dönemde dikkat çeken çalışmalarından biri de Kadınlar Bandosu oldu. 2025 yılında gönüllü kadınların katılımıyla oluşturulan ekip, kısa sürede düzenli çalışma disiplini kazanarak millî bayramlarda ve çeşitli kültürel etkinliklerde Giresunluların karşısına çıktı. Cumhuriyet Bayramı, yeni yıl programları ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı gibi etkinliklerde yer alan Kadınlar Bandosu, yalnızca müzik performansıyla değil, kadınların kültürel ve kamusal hayattaki görünürlüğünü artıran yapısıyla da Bilgi Yurdu’nun çalışmalarında ayrı bir yer edindi. Böylece Can Akengin Bilgi Yurdu, 1924’te dergi ve kültür çevresi olarak başlayan tarihsel mirasını bugün yayıncılık, müzik, tiyatro, sergi ve kent belleği çalışmalarıyla sürdürmeye devam ediyor. 100. SAYI KUTLAMASI BÜYÜK TAARRUZ’UN BAŞLADIĞI GÜNDE İzler’in 100. sayı etkinliklerinin ilk büyük buluşmasının 26 Ağustos’ta gerçekleştirilmesi de tesadüf değildi. Türk ordusunun işgal kuvvetlerine karşı başlattığı Büyük Taarruz, 26 Ağustos 1922 sabahı başladı. Harekâtın belirleyici aşaması 30 Ağustos’ta Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın yönettiği Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile kazanıldı. Bu nedenle İzler’in 100. sayı etkinlikleri kapsamında Atatürk üzerine hazırlanmış bibliyografya ve katalogların 26 Ağustos’ta sergilenmesi, Cumhuriyet’in askerî kuruluş mücadelesiyle kültürel hafıza arasında doğrudan bir bağ kurdu. ATATÜRK’ÜN FİKİR VE YAYIN DÜNYASI AYNI SALONDA Sergide Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşamı, fikirleri, askerî ve siyasi mücadelesi üzerine hazırlanmış bibliyografyalar, kataloglar, kitaplar ve tarihî kaynaklar yer aldı. Etkinliğe ilişkin açıklamalarda, koleksiyonda Türkiye’de ve dünyanın farklı ülkelerinde hazırlanmış Atatürk bibliyografyaları ile katalogların bulunduğu belirtildi. Böylece ziyaretçiler yalnızca Atatürk hakkında yazılan kitapları değil, Atatürk üzerine yapılan araştırmaların ve yayıncılığın yaklaşık bir asırlık gelişimini de inceleme fırsatı buldu. Serginin açılışına YENİ Parti Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Giresun Belediye Başkan Vekili Erkan Hacak, Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Akten, ADD önceki dönem Giresun Başkanı Hilmi Taşkın, dernek üyeleri ve davetliler katıldı. Etkinliğin açılışına ilişkin açıklamalarda serginin Türkiye’de ilk kez Giresun’da gerçekleştirildiği ifade edildi. AKIN AKTAŞ’IN YILLARA YAYILAN ATATÜRK ARŞİVİ GİRESUNLULARLA BULUŞTU Sergide ziyaretçilerle buluşan koleksiyonun arkasında ise araştırmacı-yazar Akın Aktaş’ın uzun yıllara yayılan akademik, bibliyografik ve arşiv çalışmaları bulunuyor. Aktaş’ın çalışmaları sıradan bir kitap koleksiyonculuğunun ötesinde; Atatürk, Millî Mücadele, Cumhuriyet tarihi, bibliyografya ve arşiv belgeleri üzerine sistematik araştırmalardan oluşuyor. Bu birikimin en önemli ürünlerinden biri, Aktaş’ın 2023 yılında yayımlanan “Atatürk’ün 100 Yıllık Bibliyografyası – Kırmızı Kitap” adlı çalışması. 386 sayfalık eser, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılına armağan edildi; kaynakça, dizin, bibliyografya ve eklerden oluşan kapsamlı bir başvuru çalışması olarak yayımlandı. YILLAR ÖNCE BAŞLAYAN BİBLİYOGRAFYA ÇALIŞMASI Akın Aktaş’ın bibliyografya alanındaki akademik çalışmaları, Nene Hatun üzerine yaptığı lisansüstü araştırmayla başladı. Daha sonra Cumhuriyet dönemi ve Atatürk araştırmalarına ağırlık veren Aktaş; Erzurum Kongresi bibliyografyası, Atatürk’ün akademik tezlerdeki yeri ve Millî Mücadele kaynakları üzerinde çalışmalar yürüttü. Bu süreç zamanla daha kapsamlı bir Atatürk bibliyografyası projesine dönüştü. TÜRKİYE, KKTC VE AZERBAYCAN TARANDI Aktaş, “Kırmızı Kitap”ı hazırlarken Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Azerbaycan’da Atatürk hakkında Türkçe yayımlanan kitapları bir araya getirmeyi hedefledi. Araştırma kapsamında Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı, Millî Kütüphane, Türk Tarih Kurumu, Atatürk Araştırma Merkezi, Azerbaycan Atatürk Merkezi, resmî ve özel kütüphaneler, sahaflar, bibliyografyalar, kataloglar ve akademik veri tabanlarından yararlanıldı. Bu nedenle Can Akengin Sanat Galerisi’nde sergilenen eserlerin arkasında yıllar süren tarama, araştırma, kaynak toplama ve tasnif faaliyeti bulunuyor. 100’DEN FAZLA BİBLİYOGRAFYA VE KATALOG İNCELENDİ “Kırmızı Kitap”ta 100’den fazla Atatürk bibliyografyası ve kataloğunun içerik bilgileri ele alındı. Aktaş, çalışmasında Atatürk üzerine yazılmış bütün eserleri eksiksiz biçimde topladığı iddiasında bulunmuyor. Aksine, bu alanın son derece geniş olduğunu belirterek temel amacını Atatürk hakkında yazılan eserlerin kayıt altına alınmasına katkıda bulunmak ve geçmişten geleceğe bir köprü kurmak şeklinde ortaya koyuyor. 1941’DEN GÜNÜMÜZE BİBLİYOGRAFİK HAFIZA Aktaş’ın oluşturduğu kronoloji, Türkiye’de Atatürk bibliyografyalarının gelişimini de ortaya koyuyor. 1941’de yayımlanan ilk dönem çalışmalarından başlayarak Atatürk ve Devrimleri Bibliyografyası, Atatürk Bibliyografyalarının Bibliyografyası, Atatürk Belgeliği Bibliyografyası, Kemal Atatürk A Centennial Bibliography (1881-1981) ve Atatürk hakkında yurt dışında yayımlanan eserleri kapsayan çalışmalar kronolojik olarak kayıt altına alınmış durumda. Kataloglar bölümünde de Atatürk’ün Özel Kütüphanesinin Kataloğu, Harp Akademileri Kütüphanesi Atatürk Kitapları Kataloğu, İstanbul Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi ve farklı bölgelerdeki halk kütüphanelerinin Atatürk kitapları toplu katalogları bulunuyor. BULANCAKLI ÖĞRENCİLER DE ARAŞTIRMAYA KATILDI Çalışmanın Giresun açısından önemli ayrıntılarından biri de Bulancak Kadir Karabaş Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu öğrencilerinin veri toplama sürecine katkısı oldu. Aktaş’ın eserinde aktardığına göre Turizm İşletmeciliği, Uluslararası Ticaret ve Finansman ile Lojistik bölümlerinde öğrenim gören öğrencilerden, yaşadıkları şehirlerdeki kütüphanelerde bulunan Atatürk hakkında yazılmış eserleri araştırmaları istendi. Öğrencilerin gerçekleştirdiği bu çalışma, bibliyografyanın eksiklerinin giderilmesine katkı sağladığı gibi gençlerin kütüphaneleri ve bibliyografik araştırma yöntemlerini tanımalarına da imkân sağladı. AKTAŞ’IN ÇALIŞMALARI ATATÜRK BİBLİYOGRAFYASIYLA SINIRLI DEĞİL Akın Aktaş’ın araştırma alanları geniş bir yakın tarih çerçevesine yayılıyor. “Akademi Dünyasında Atatürk – Lisansüstü Tezler”, “Erzurum Kongresi Bibliyografyası 1919-2020”, “Selanikli Ali Rıza Efendi 1841-1886 – Atatürk’ün Babası”, Nene Hatun üzerine araştırmalar, Hasan Tahsin Uzer ve Üçüncü Umumi Müfettişlik çalışmaları, Doğu Gazetesi incelemeleri ve arşiv belgeleri üzerinden çocuk haklarını ele aldığı akademik çalışmalar bu araştırma alanının parçaları arasında bulunuyor. Dolayısıyla Giresun’daki sergide görülen koleksiyon, yıllara yayılan tarihçilik, bibliyografya ve arşiv araştırmasının somut bir sonucu niteliğini taşıyor. İKİ AYRI TARİHSEL HAFIZA AYNI SERGİDE BULUŞTU “Atatürk Bibliyografyaları ve Katalogları Sergisi”ni özel kılan da bu noktada ortaya çıkıyor. Bir tarafta 1924’te başlayan Can Akengin Bilgi Yurdu ve İzler geleneği, diğer tarafta Akın Aktaş’ın Atatürk üzerine yaklaşık bir asırlık yayın hafızasını ortaya koyan araştırması bulunuyor. İzler’in 100. sayısı vesilesiyle bu iki kültürel birikim Büyük Taarruz’un başladığı tarihte aynı salonda buluştu. Bu nedenle etkinlik yalnızca iki gün süren bir kitap sergisi olarak değil, Giresun’un tarih, yayıncılık, Cumhuriyet ve kent belleğine eklenen yeni bir kültür kaydı olarak değerlendirilebilir. SIRADA 19 EYLÜL VAR İzler’in 100. sayı kutlamaları sergiyle sona ermiyor. Programın bir başka ayağı 19 Eylül 2026’da, Mustafa Kemal Atatürk’ün Giresun’a gelişinin ve Bilgi Yurdu ile buluşmasının yıl dönümünde gerçekleştirilecek. Can Akengin Bilgi Yurdu Kadınlar Bandosu’nun da yer alacağı etkinlikle, 19 Eylül 1924’te Mustafa Kemal Paşa’nın Giresun ziyareti yeniden kent hafızasına taşınacak. Böylece İzler’in 100. sayı kutlamaları, 1924’teki Bilgi Yurdu-Atatürk buluşmasını 102 yıl sonra yeniden hatırlatan bir programla devam edecek. CAN AKENGİN BİLGİ YURDU’NA, İZLER’E VE AKIN AKTAŞ’A TEŞEKKÜR 26-27 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilen serginin ardından geriye yalnızca iki günlük bir etkinliğin fotoğrafları değil, önemli bir kültürel kayıt kaldı. Yıllara yayılan Atatürk bibliyografyası ve koleksiyonunu Giresunlularla buluşturan Akın Aktaş’a; sergiyi İzler’in 100. sayı programı içerisine taşıyarak düzenleyen Can Akengin Bilgi Yurdu Derneği’ne; İzler’i 1924’ten bugüne uzanan tarihsel yayın zincirinde 100. sayıya ulaştıran yayın emekçilerine; serginin hazırlanması, düzenlenmesi ve ziyaretçilerle buluşturulmasında görev alan herkese teşekkür etmek gerekiyor. Aktaş da kendi eserinde çalışmasına destek veren akademisyenleri, Millî Kütüphane çalışanlarını, Bulancak Kadir Karabaş Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu yönetimini ve öğrencilerini ayrıca anıyor. Can Akengin Bilgi Yurdu ve İzler’in 102 yıllık kültür mirası, yalnızca geçmişe ait bir hatıra olarak korunmuyor; dergi, sergi, müzik, tiyatro ve farklı kültür-sanat çalışmalarıyla yeniden üretilerek yeni kuşaklara aktarılıyor. Atatürk Bibliyografyaları ve Katalogları Sergisi sona erdi; İzler’in 100. sayı yolculuğu, Can Akengin Bilgi Yurdu’nun kültür çalışmaları ve Akın Aktaş’ın bilimsel araştırmaları ise yeni izler bırakmaya devam ediyor.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nın 102. yılı kutlu olsun Haber

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nın 102. yılı kutlu olsun

Giresun Valiliği, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nın 102. yılı kutlama programının detaylarını açıkladı. 28 Ekim Salı günü saat 13.00'te Giresun Valiliği'ne çelenk koyma töreninin ardından saat 13.30'da Can Akengin Sanat Galerisi'nde bir resim sergisi açılacak. Aynı gün, saat 14.00'te ise 125. Yıl Halk Kütüphanesi'nde bir kitap sergisi ziyaretçilere sunulacak. 29 Ekim Çarşamba günü sabah 9.30'da Giresun Valiliği önünde resmi kutlama töreni gerçekleştirilecek. Aynı gün akşam saat 18.15'te Çotanak İlkokulu'ndan başlayıp Atatürk Meydanı'nda sonlanacak bir fener alayı düzenlenecek. Nutuk - Cumhuriyetin İlanı HÜKUMETİMİZİN ŞEKLİ MUTLAKA CUMHURİYET OLACAKTIR Rahmetli Seyit Bey'in görüşüne Abidin Bey (Manisa) şu cevabı verdi: — Önce hükûmet bunalımına çözüm getirelim. Eyüp Sabri Efendi (Konya)'nın görüşü şöyleydi: Biz Gazi Paşa Hazretleri'ni hakem yaptık. Bizim Teşkilât-ı Esasiye Kanunu'nu değiştirmeye yetkimiz yok demek, gayrimeşru olduğumuzu kabul etmek demektir. Meclisin Teşkilât-ı Esasiye Kanunu'nu değiştirme yetkisi meydandadır. Hükûmetimizin şekli mutlaka Cumhuriyet olacaktır.Bundan sonra İsmet Paşa söz alarak şu yolda bir konuşma yaptı: «Parti Başkanı'nın teklifini kabule ihtiyaç kesindir. Bütün dünya, bizim bir hükûmet şekli görüştüğümüzü biliyor. Bu görüşlerimizi bir sonuca bağlayıp açıklamamak, güçsüzlüğü ve karışıklığı sürdürmekten başka bir şey değildir. Bir tecrübemden söz edeyim. Avrupa diplomatları bu konuda beni uyardılar. Devletin başkanı yoktur, dediler. Şimdiki idare şeklinize göre başkan, Meclis Başkanı'dır. Demek ki siz, bir başka başkan bekliyorsunuz. Avrupa'nın düşüncesi işte budur. Oysa, biz böyle düşünmüyoruz. Millet, hâkimiyetini ve mukadderatını fiilî olarak eline almıştır. O halde bunu hukukî olarak dile getirmekten neden çekiniyoruz. Cumhurbaşkanı olmadan Başbakan seçilmesini teklif etmek kanunsuz olur. Bunda şüpheye yer yoktur. Başbakanın seçilebilmesi için, Gazi Paşa Hazretleri'nin teklifinin kanunlaşması gerekir. Genelleşmiş olan bir zaafın sürdürülmesinin anlamı yoktur. Partinin bütün millete karşı yüklendiği sorumluluğun gereklerine uygun olarak hareket etmek zarurîdir.» İsmet Paşa'dan sonra, rahmetli Abdurrahman Şeref Bey'in konuşmasında şu sözler yer alıyordu:«Hükûmet şekillerinin teker teker sayılmasına gerek yoktur. Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir, dedikten sonra kime sorarsanız sorunuz, bu Cumhuriyettir. Doğan çocuğun adıdır. Ama bu ad, bazılarına hoş gelmezmiş, varsın gelmesin.» Bundan sonra Yusuf Kemal Bey, teklifin kabul edilmesi gerektiği hususunda uzun bilgiler verdi ve «bunun derhal kanunlaşması için gerekli işlemin tamamlanmasını teklif ederim» dedi. TEKLİFİM PARTİ GRUBU'NDA VE HEMEN ARKASINDAN MECLİSTE GÖRÜŞÜLDÜ VE "YAŞASIN CUMHURİYET" SESLERİ ARASINDA KABUL EDİLDİ Abdullah Azmi Efendi'nin, «meselenin önemi meydandadır. Görüşme devam etsin» diye yükselen itirazına rağmen yeterlik teklifi kabul edildi. Ondan sonra teklifimin bütünü ve arkasından da maddeler birer birer okunarak görüşüldü ve kabul edildi. Efendiler, Parti Grubu toplantısına son verildi ve hemen Meclis toplantısı açıldı. Saat 18.00 idi. Kanun teklifi, Kanuni Esasî Encümeni (216) tarafından usulen incelenip tutanağı hazırlanırken, Meclis diğer bazı işlerle meşgul oldu. Sonunda, Başkanlık kürsüsünde oturan Başkan Vekili İsmet Bey (Paşa) Meclis'e şu bilgiyi verdi: «Kanun-ı Esasî Encümeni, Teşkilât-ı Esasiye Kanunu'nda değişiklikler yapılması ile ilgili tasarının öncelikle ve derhal görüşülmesini teklif ediyor. «Kabul!» sesleri üzerine, tutanak okundu. Teklif edildiği gibi öncelikle görüşüldü. Nihayet, kanun, birçok konuşmacının «Yaşasın Cumhuriyet!» sesleriyle alkışlanan konuşmalarıyla kabul edildi. Cumhuriyetin İlanı TÜRKİYE CUMHURBAŞKANLIĞI'NA TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ OY BİRLİĞİ İLE BENİ SEÇTİ Ondan sonra Cumhurbaşkanı seçilmesi için Meclis'te oylamaya geçildi. Toplanan oyların sonucunu, Başkanlık kürsüsünde oturan İsmet Bey (Paşa) Genel Kurul'a şu şekilde bildirdi: «Türkiye Cumhurbaşkanlığı için yapılan oylamaya yüz elli sekiz kişi katılmış ve Cumhurbaşkanlığına yüz elli sekiz üye, oybirliği ile Ankara Milletvekili Mustafa Kemal Paşa Hazretleri'ni seçmişlerdir.» Efendiler, seçimin hemen arkasından Meclis'te yaptığım konuşmayı tutanaklarda okumuşsunuzdur. Ancak, tarihî bir hatıranın canlandırılması için, müsaade ederseniz, o konuşmamı burada aynen tekrar edeyim: «Saygıdeğer arkadaşlar, dünya çapında önemli ve olağanüstü olaylar karşısında, saygıdeğer milletimizin gerçek uyanıklığına ve şuurluluğuna değerli bir belge olan Teşkilât-ı Esasiye Kanunu'nun bazı maddelerini açıklığa kavuşturmak için kurulmuş olan özel komisyon tarafından yüksek hey'etinize teklif edilen kanun tasarısının kabûlü dolayısıyla, Türkiye Devleti'nin zaten bütün dünyaca bilinen, bilinmesi gereken mahiyeti, milletlerarası adıyla adlandırıldı. Bunun tabii bir gereği olmak üzere bugüne kadar doğrudan doğruya Meclis Başkanlığı'nda bulundurduğunuz arkadaşınıza, yaptırdığınız bu görevi, Cumhurbaşkanı ünvanıyla yine aynı arkadaşınız, bu âciz arkadaşınıza tevcih ediyorsunuz. Bu münasebetle, şimdiye kadar hakkımda gösterdiğiniz sevgi, samimiyet ve güveni bir defa daha göstermekle, yüksek değerbilirliğinizi ispat etmiş oluyorsunuz. Bundan dolayı yüce hey'etinize gönlümün bütün samimiyeti ile teşekkürlerimi arz ederim.» «Efendiler, asırlardan beri Doğuda haksızlığa ve zulme uğramış olan milletimiz, Türk milleti, gerçekte soydan sahip bulunduğu yüksek kabiliyetlerden yoksun zannediliyordu.» Son yıllarda milletimizin fiilî olarak gösterdiği kabiliyet, istidat ve kavrayış kendi hakkında kötü düşünenlerin ne kadar gafil ve ne kadar gerçeği görmekten uzak, görünüşe aldanan insanlar olduğunu pek güzel ispat etti. Milletimiz kendisinde var olan vasıfları ve değeri, hükûmetin yeni adıyla, medeniyet dünyasına çok daha kolaylıkla gösterebilecektir. Türkiye Cumhuriyeti, dünya devletleri arasında tuttuğu yere lâyık olduğunu eserleriyle ispat edecektir.» «Arkadaşlar, bu yüksek rejimi yaratan Türk milletinin son dört yıl içinde kazandığı zafer, bundan sonra da birkaç misli olmak üzere kendini gösterecektir. Bendeniz, kazandığım bu güven ve itimada lâyık olmak için, pek önemli gördüğüm bir noktadaki ihtiyacı arz etmek mecburiyetindeyim. O ihtiyaç, yüce hey'etinizin şahsıma karşı gösterdiği sevgi, güven ve desteğin devamıdır. Ancak bu sayede ve Tanrı'nın yardımıyla, bana verdiğiniz ve vereceğiniz görevleri en iyi şekilde yapabileceğimi ümit ediyorum.» «Daima sayın arkadaşlarımın ellerine çok samimî ve sıkı bir şekilde yapışarak, kendimi onların şahıslarından bir an bile uzak görmeyerek çalışacağım. Daima milletin sevgi ve güvenine dayanarak hep birlikte ileri gideceğiz. Türkiye Cumhuriyeti mes'ut, muvaffak ve muzaffer olacaktır.» Efendiler, Meclis'çe Cumhuriyet kararı 29/30 Ekim 1923 gecesi saat 20.30'da verildi. On beş dakika sonra, yani 20.45'te Cumhurbaşkanı seçildi. Durum, aynı gece bütün memlekete bildirildi ve her tarafta gece yarısından sonra yüz bir pâre top atılarak ilân edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.