Hava Durumu

#Karbonhidrat

giresunsonhaber - Karbonhidrat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karbonhidrat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İnsülin Direncinin 6 Sinyali Haber

İnsülin Direncinin 6 Sinyali

İnsülin direnci, vücudun kan şekerini düzenleyen insülin hormonuna karşı duyarlılığının azalmasıyla ortaya çıkıyor. Sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam tarzı ve fazla kilo gibi nedenlerle ülkemizde her 4 kişiden birinde insülin direnci görüldüğünü belirten Acıbadem International Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emrah Turunç, “İnsülin direnci çoğu zaman sessiz ilerleyen bir sorun olsa da, bel çevresinde genişleme, sık acıkma, yemeklerden sonra uyku isteği, sürekli susama hissi gibi bazı sinyallerle de kendini gösterebilir. Bunların hiçbiri tek başına insülin direncinin kanıtı olmadığı için, kişinin mutlaka bir hekim tarafından değerlendirilmesi gerekir. Çünkü erken tanı ve tedavi, ileride gelişebilecek tip 2 diyabet riskinin azaltılmasına yardımcı olabilir” diyor. Dr. Turunç, insülin direncinin 6 sinyalini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. Bel çevresiniz genişliyorsa Göbek çevresinde yağlanma, insülin direnci açısından dikkate alınması gereken önemli işaretlerden biridir. Özellikle iç organların çevresinde biriken yağ dokusu metabolik açıdan daha fazla risk taşır. Kilo artışıyla birlikte bel çevresinde genişleme, hareketsiz yaşam ve ailede diyabet öyküsü de varsa, metabolik durumunuzun değerlendirilmesi gerekir. Ancak bel çevresi tek başına tanı koydurmaz; diğer risk faktörleriyle birlikte ele alınmalıdır. Yemekten kısa süre sonra yeniden acıkıyorsanız Dr. Emrah Turunç “Bazı kişiler insülin direnciyle birlikte öğünlerden kısa süre sonra yeniden acıktıklarını ve gün içerisinde daha sık yemek yeme ihtiyacı duyduklarını ifade edebiliyorlar. Porsiyonlarınız yeterli olmasına rağmen sürekli açlık hissediyorsanız, özellikle yoğun karbonhidrat içeren öğünlerin ardından açlık hissiniz tekrarlıyorsa bu durumu önemsemek gerekir” diyor. Yemekten sonra gözleriniz kapanıyorsa… Yemek sonrasında hafif rehavet çoğumuzun yaşadığı normal bir durum olabilir. Özellikle ağır ve yüksek kalorili öğünlerden sonra bu durum daha fazla hissedilebilir. Ancak her öğünden sonra belirgin halsizlik, uyku hali ve enerji düşüklüğü yaşanması; özellikle kilo artışı, sık acıkma veya kan şekeri yüksekliği gibi başka bulgular da varsa dikkate alınmalıdır. Tatlıya karşı koyamıyorsanız Tatlı ve karbonhidratlı yiyeceklere yönelik yoğun istek, insülin direncinde en sık dile getirilen yakınmalardan biridir. Ancak uzun süre aç kalmak, düzensiz beslenmek, yetersiz uyumak, stres gibi etkenler de tatlı isteğini artırabilir. Bu nedenle tatlı ve karbonhidratlı yiyeceklere yönelik aşırı tüketim isteği sadece insülin direncine bağlanamaz. Sık acıkma, kilo artışı ve bel çevresinde genişleme gibi başka belirtiler de eşlik ediyorsa hekime başvurulmalıdır. Boyun ve koltuk altınız koyulaştıysa Cilt değişikliği, insülin direnci açısından diğer yakınmalara göre daha dikkat çekici bulgulardan biridir. Boyun, koltukaltı veya kasık bölgesinde cildin koyulaşması ve kalınlaşması şeklinde ortaya çıkabilir. Özellikle fazla kilolu kişilerde böyle bir değişiklik fark edildiğinde kan şekeri metabolizmasının değerlendirilmesi gerekir. Kan yağlarınız yüksekse İnsülin direnci yalnızca kan şekeriyle ilgili bir durum değildir. Trigliserid yüksekliği, HDL kolesterol (iyi kolesterol) düşük olması, yüksek tansiyon ve bel çevresinde yağlanma bir arada görülebilir. Dr. Emrah Turunç “Kilonuz, bel çevreniz, tansiyonunuz, kan şekeriniz ve kan yağlarınızın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir. Birden fazla risk faktörünün aynı anda bulunması, metabolik açıdan daha dikkatli olunması gerektiğini gösterir” diyor. “Şekerim sınırda” deniyorsa… İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emrah Turunç, insülin direncinin uzun süre kan şekeri normalmiş gibi görünerek ilerleyebildiğini ancak zamanla prediyabetin ortaya çıkabildiğini belirterek şöyle diyor: “Zamanla pankreasın artan insülin ihtiyacını karşılaması zorlaştığında kan şekeri yükselmeye başlayarak prediyabet ortaya çıkabilir. Bu nedenle açlık kan şekeri veya üç aylık şeker ortalamasını gösteren HbA1c değerlerinin prediyabet aralığına gelmesi önemli bir uyarıdır. Prediyabet, ‘henüz diyabet değilim, dolayısıyla sorun yok’ anlamına gelmez. Tam tersine diyabet riskinin ufukta görünmeye başladığı, yaşam tarzı değişiklikleri ve uygun takip ile müdahale edilmesi gereken kritik bir dönemdir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ramazan’da sağlıklı beslenme ve aktivite önerileri Haber

Ramazan’da sağlıklı beslenme ve aktivite önerileri

İzmit Belediyesi Diyetisyeni Hilal Katırağ Demir, Ramazan ayında sahurdan iftara beslenme düzenine ve fiziksel hareketliliğe dikkat etmenin kilo kontrolü ve sağlıklı bir oruç için önemli olduğunu belirtti. KOCAELİ (İGFA) - Kocaeli İzmit Belediyesi'nin diyetisyeni Hilal Katırağ Demir, Ramazan ayında beslenme düzeninin kritik önem taşıdığını belirterek sahurdan iftara, tatlı tüketimine ve fiziksel aktiviteye ilişkin öneriler sundu. RAMAZAN’DAKİ BESLENME YANILGILARI İzmit Belediyesi'nin diyetisyeni Demir, Ramazan ayında sıkça karşılaştığı bir yanılgıyı dile getirerek, "Ramazan’da az miktarda yemek yiyorum, sahur yapmıyorum fakat yine de kilo alıyorum" ifadelerini hatırlattı. Demir, Ramazan'da yanlış planlama yapılırsa kilo artışı ve metabolizma yavaşlaması ile karşılaşılabileceğini ifade ederek, bu süreçte sağlıklı beslenmenin mümkün olduğuna dikkat çekti. "SAHURA KALKMADAN ORUÇ TUTMAK YANLIŞ" Sahurun önemine değinen Demir, "Sahur, Ramazan ayında kritik bir öğündür. Sahura kalkmadan oruç tutmak doğru değildir, gün içinde enerji düşüklüğü ve metabolizma yavaşlaması yaşanabiliyor." Mutlaka sahura kalkılmalı ve dengeli bir tabak hazırlanmalı” dedi. "PROTEİN VE LİF SAHURDA OLMAZSA OLMAZ" Sahurda proteinle beslenmenin önemine değinen Demir, "Sahurda protein içeren yiyecekler tüketilmeli. Hafif ve protein ağırlıklı kahvaltılar öneriyoruz. Yumurta, peynir ve az tuzlu zeytin tercih edebilirsiniz. Fazla tuzlu yiyecekler gün boyu susuzluk hissini artırabilir" diye ekledi. "SU TÜKETİMİNİ DENGELEMEK GEREK" Demir, lifli yiyeceklerin önemini vurgulayarak, "Tam buğday ekmeği, domates, salatalık ve yeşillikler sahur için uygun. Sahur sonunda bir avuç kuruyemiş eklenebilir. Su içmek önemli, fakat bir kerede çok su içmek yerine dengeli içmek mide sağlığına daha faydalı" diye belirtti. "İFTARDA YAVAŞ YEMEK ŞART" İftar öğünündeki hatalara da dikkat çeken Demir, "İftarda yapılan hatalardan biri hızlı yemektir. Orucumuzu önce hurmayla veya suyla açalım, hemen ardından çorba alalım. Sonrasında 10 dakika ara vermek iyi olur. Uzun süre boş kalan mide dinlenmeye gereksinim duyar" dedi. "PROTEİN AĞIRLIKLI İFTAR TABAKLARI" Ana yemekte protein seçimleri önemli diyen Demir, "Izgara ya da fırında köfte, tavuk olabilir. Nohut, mercimek, kuru fasulye gibi baklagiller de protein bakımından zengindir. Yanlarına sebze ve yeşillik eklenmeli. Karbonhidrat ise tabağın yarısını geçmemeli" dedi. "TATLILARI SINIRLAYIN, ALTERNATİFLERİ SEÇİN" Demir, Ramazan'da tatlı tüketimine ilişkin, "Tatlı haftada bir iki kereyle sınırlanmalı. Şerbetli tatlılar yerine sütlü ya da meyveli olanları tercih edebiliriz. İftar sonrası meyve veya küçük porsiyon kuruyemiş iyi bir alternatif" şeklinde konuştu. "RAMAZAN’DA HAREKET ETMEK ÖNEMLİ" Ramazan’da fiziksel aktivitenin önemini belirten Demir, "İftardan yaklaşık yarım saat ya da bir saat sonra 10-15 dakikalık hafif yürüyüş sindirime katkı sağlar. Ev içinde yürüyebilir, videolu egzersizler yapabilir ya da teravih için daha uzak bir camiye yürüyebilirsiniz" dedi. SAĞLIKLI VE KİLOSUZ BİR RAMAZAN MÜMKÜN Demir, "Bu tavsiyeleri dikkate aldığınızda, Ramazan ayını sağlıklı ve kilo almadan geçirme şansınız var. Tüm halkımıza şimdiden hayırlı Ramazanlar dilerim" dedi.

Beslenme uzmanından yılbaşı sofralarında denge önerileri... Yılbaşında çok yedim diye üzülmeyin! Haber

Beslenme uzmanından yılbaşı sofralarında denge önerileri... Yılbaşında çok yedim diye üzülmeyin!

Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Burcu Üstad Arda, yılbaşı akşamı için sağlıklı ve dengeli beslenme konusunda önerilerde bulundu. Kahvaltı seçimi, hafif başlangıçlar, ölçülü ana yemekler, tatlı seçimleri ve içecek tercihleri üzerinde durdu. İSTANBUL (İGFA) - Beslenme uzmanı Dyt. Burcu Üstad Arda, yılbaşı gecesinde bedensel ve ruhsal dengemizi korumaya yardımcı olacak önerilerini paylaştı. Arda, "Bütün gün aç kalmak akşam yemeğinde aşırıya kaçma riskini artırır. Dengeli bir kahvaltı ve sağlıklı atıştırmalıklar sindirim sistemini hazırlayarak kontrolsüz yemek tüketiminin önüne geçer" diye belirtti. Uzun süre masada oturmanın, farkında olmadan sürekli yeme isteğine yol açabileceğini söyleyen Arda, yemek sonrası muhabbete masadan kalkarak devam edilmesi gerektiğini önerdi. Yılbaşı yemeklerine hafif başlangıçların tercih edilmesinin önemini vurgulayan Arda, "Çorba, zeytinyağlı sebzeler ve salata tokluk hissi yaratır ve ana yemek porsiyonlarını kontrol etmede yardımcı olur. Yoğurtlu mezeler, zeytinyağlı sebzeler ve bol yeşillikli salatalar tercih edilmelidir" dedi. Ana yemeklerde kızartmalar ve ağır soslar yerine fırın, ızgara veya haşlama tekniklerinin kullanılmasını öneren Arda, hindi, tavuk, balık ve yağsız kırmızı et gibi protein kaynaklarının tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Karbonhidrat miktarına da dikkat çekti. Tatlı seçimlerinde porsiyon kontrolüne ve zamanlamaya önem verilmesini gerektiğini açıklayan Arda, şerbetli tatlılar yerine sütlü ve meyveli tatlıların veya küçük porsiyonların tercih edilmesini önerdi. Tatlı yerine kuruyemiş ya da taze veya kuru meyvelerin sindirimi kolaylaştırabileceğini ve kan şekerini dengeleyebileceğini belirtti. İçecek tercihlerinde gazlı ve şekerli içecekler yerine su, ayran, sade maden suyu ve şekersiz bitki çaylarının tercih edilmesi gerektiğini belirten Arda, alkol alımında miktarın sınırlanması gerektiğini ve yemekle birlikte tüketilmesinin daha iyi olacağını söyledi. Yılbaşı gecesinde yapılacak küçük kaçamakların ertesi gün aşırı sınırlayıcı diyetlerle telafi edilmemesi gerektiğine vurgu yapan Arda, “Sağlıklı beslenme yasaklarla değil, doğru tercihlerle sürdürülebilir. 1 Ocak sabahı yapılacak hafif yürüyüş ve bol su içmek, vücudun dengesini bulmasına katkı sağlar” dedi. Dyt. Burcu Üstad Arda, yılbaşı sofralarında dengeli tercihlerle hem beden hem de ruh sağlığını koruyabileceğimizi ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.