Hava Durumu

#Kanalizasyon

giresunsonhaber - Kanalizasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kanalizasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÇADIR VAR, KARAVAN VAR; TUVALET, SU, ELEKTRİK NEREDE? Haber

ÇADIR VAR, KARAVAN VAR; TUVALET, SU, ELEKTRİK NEREDE?

ÇADIR VAR, KARAVAN VAR; TUVALET, SU, ELEKTRİK NEREDE? Giresun Plajlar Bölgesi’nde çadır ve karavanların bulunduğu alanın kanalizasyonu, sağlıklı içme suyu, elektriği, duşu, tuvaleti ve çöp sistemi nerede? Türkiye’deki kamping mevzuatı bu hizmetleri tek tek zorunlu tutarken uluslararası asgari standartlar kişi başına su miktarından tuvalet sayısına kadar açık ölçüler getiriyor. Denize dışkı veya bulaşık suyu bırakıldığı iddiası ise derhal inceleme ve numune alınmasını gerektiriyor. Daha önce yapılan uyarılar neden dikkate alınmadı? Giresun’un Teyyaredüzü Plajlar Bölgesi’nde karavan parkın yanında oluşan çadır alanı, ciddi bir halk sağlığı ve çevre güvenliği tartışmasına dönüştü. Bir alan insanların günlerce veya haftalarca kalmasına açılıyorsa yalnızca çadır ve karavanların park edeceği boş bir zemin yeterli değil. Sağlıklı içme suyu, kullanma suyu, tuvalet, duş, kanalizasyon veya güvenli fosseptik sistemi, bulaşık yıkama alanı, elektrik, aydınlatma, çöp toplama ve atık su boşaltma noktalarının önceden hazırlanması gerekiyor. Plajlar Bölgesi için cevap bekleyen soru açık: İnsanların yerleşmesine izin verildiyse altyapı nerede; izin verilmediyse bu yerleşime neden müdahale edilmiyor? TÜRKİYE’DEKİ KAMPİNG STANDARDI AÇIK Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmeliğin 36’ncı maddesi, kampinglerde bulunması gereken asgari şartları ayrıntılı biçimde düzenliyor. Yönetmeliğe göre kampinglerde: Her 10 kampçı ünitesi için en az bir kadın ve bir erkek tuvaleti, duşu ve lavabosu,Her 10 ünite için en az bir çamaşır makinesi ve ütüleme alanı,Her 5 ünite için yemek hazırlama, pişirme ve bulaşık yıkama alanı,Karavanların tuvalet ve atık su tanklarını boşaltabileceği uygun noktalar,Kampçı ünitelerine elektrik hizmeti,Sıcak-soğuk kullanma suyu ve sağlıklı içme suyu,Drenaj, aydınlatma ve güvenlik sistemi bulunması gerekiyor. Aynı yönetmelik, atık suların gerekli standartlarda arıtılmadan hiçbir şekilde açığa, akarsuya, göle veya denize akıtılamayacağını da hükme bağlıyor. Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelik Plajlar Bölgesi’ndeki alan resmî kamping veya karavan park olarak işletiliyorsa bu şartların hangileri sağlandı? Alan resmî kamping statüsünde değilse çadır ve karavanların altyapısız biçimde sürekli konaklamasına neden izin veriliyor? ULUSLARARASI ASGARİ STANDART BİLE SAĞLANIYOR MU? Afet ve geçici yerleşim alanlarında dünya genelinde kullanılan Sphere insani yardım standartları, kişi başına günlük en az 15 litre güvenli suyu temel uygulama olarak kabul ediyor. Kentsel ve uzun süreli yerleşimlerde kişi başına 50 litrenin asgari kabul edilebilir miktar olabileceği belirtiliyor. Sphere göstergelerine göre: Su noktasının yerleşim alanına uzaklığı 500 metreyi geçmemeli,Orta vadeli yerleşimlerde her 20 kişi için en az bir ortak tuvalet bulunmalı,Tuvalet ile yaşam alanı arasındaki mesafe 50 metreyi aşmamalı,Tuvaletlerde mahremiyet, içeriden kilit ve aydınlatma sağlanmalı,El yıkama suyu, sabun ve düzenli temizlik sistemi bulunmalı,Tuvalet ve atık sistemleri çevre için tehlike oluşturmamalı. Bunlar doğrudan turizm tesisi ruhsatı yerine geçen bağlayıcı hükümler değil; uluslararası kabul gören asgari insani yaşam ve halk sağlığı göstergeleri. Sphere Uluslararası Asgari Standartları Plajlar Bölgesi’ndeki çadır ve karavan alanı bu en düşük ölçüleri dahi karşılıyor mu? DIŞKI VE BULAŞIK SUYU DENİZE Mİ AKIYOR? Karavan ve çadır alanındaki tuvalet atıkları ile bulaşık sularının denize ulaştığı yönündeki iddia, görüntü ve laboratuvar incelemesi yapılmadan kesinleşmiş bilgi olarak yazılamaz. Ancak bu kadar ciddi bir iddia görmezden de gelinemez. 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 8’inci maddesi, atık ve artıkların çevreye zarar verecek biçimde doğrudan veya dolaylı olarak alıcı ortama verilmesini yasaklıyor. Bulaşık suyu da kullanım sonrasında kirlenmiş atık sudur; kontrolsüz biçimde sahile veya denize boşaltılamaz. 2872 sayılı Çevre Kanunu Dünya Sağlık Örgütü, arıtılmamış kanalizasyon ile dışkı kaynaklı kirliliği kıyı ve yüzme suları açısından önemli sağlık riskleri arasında gösteriyor. Böyle bir şüphede yapılması gereken; deşarj noktalarını belirlemek, denizden numune almak ve sonuçları açıklamaktır. DSÖ yüzme suyu rehberi İL ÖZEL İDARESİ: KARAVAN PARKIN ALTYAPI PROJESİ NEREDE? Teyyaredüzü’nde 40 karavan kapasiteli alanın düzenleme ihalesi Giresun İl Özel İdaresi Yatırım ve İnşaat Müdürlüğü tarafından yapıldı. İl Özel İdaresi ihale kayıtları İl Özel İdaresi şu belgeleri açıklamalı: Karavan parkın onaylı altyapı projesi,Kanalizasyon, fosseptik veya atık su toplama sistemi,Karavan tuvalet tanklarının boşaltma noktası,Temiz ve kullanma suyu bağlantıları,Elektrik projesi ve güvenli bağlantı noktaları,Geçici ve kesin kabul tutanakları,İşletme veya devir protokolü,Güncel işletmecinin adı ve sorumlu personeli. Karavan park başka bir kuruma devredildiyse hangi şartlarla devredildiği açıklanmalı. Devir yapılmadıysa işletme, bakım ve altyapı sorumluluğunun hangi kurumda bulunduğunu İl Özel İdaresi kamuoyuna bildirmeli. MİLLİ EMLAK: İZİNSİZ YERLEŞİM VARSA NEDEN MÜDAHALE EDİLMİYOR? Çadırların kurulduğu alan Hazineye aitse Giresun Milli Emlak Müdürlüğü mülkiyet ve tahsis durumunu açıklamalı. Alan hangi ada ve parselde?Hangi kuruma tahsis edildi?Tahsisin amacı çadır veya karavan konaklamasına uygun mu?Yerleşim için tahsis yapılan kurumdan izin alındı mı?Herhangi bir tahsis veya izin yoksa neden işlem yapılmadı? Alan bir kamu kurumuna tahsis edildiyse bakım, koruma ve amacı dışında kullanımı önleme görevinin hangi kurumda olduğu ilan edilmeli. Tahsis bulunmuyorsa Hazine arazisindeki sürekli yerleşim ve işgal hakkında işlem yapılmalı. BELEDİYE: SU, KANALİZASYON, ÇÖP VE ZABITA DENETİMİ NEREDE? Giresun Belediyesi Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlüğü bölgedeki tuvalet, rögar, fosseptik ve kanalizasyon bağlantılarını kontrol etmeli. Temizlik İşleri Müdürlüğü çöp toplama programını, Zabıta Müdürlüğü ise çadırların izin ve denetim durumunu açıklamalı. Belediyeye ait “çadır kurmak, alkol almak ve ateş yakmak yasaktır” tabelasının arkasında çadırlar bulunuyorsa iki ihtimal var: Ya yasak uygulanmıyor ya da belirli kişiler için ayrı bir izin sistemi işletiliyor. Her iki durumda da karar ve yetkili makam açıklanmalı. Yasak tabelasının arkasındaki çadırlar ÇEVRE İL MÜDÜRLÜĞÜ VE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ NUMUNE ALMALI Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, karavan ve çadır alanındaki atık su sistemini yerinde incelemeli. Şüpheli deşarj noktalarından numune alınmalı, çevreye bırakılan suyun kaynağı belirlenmeli ve mevzuata aykırılık varsa işlem yapılmalı. Giresun İl Sağlık Müdürlüğü de insanların denize girdiği noktalardan güncel yüzme suyu numunesi almalı. Sonuçlar yalnızca “temiz” veya “kirli” denilerek değil; numune noktası, tarih ve mikrobiyolojik değerlerle birlikte yayımlanmalı. UYARILAR NEDEN DİKKATE ALINMADI? Plajlar Bölgesi’ndeki çadırlar ve belediyenin yasak tabelası arasındaki çelişki 16 ve 22 Haziran’da haberleştirildi. Aradan geçen süreye rağmen alanın izin durumu, altyapısı, tuvalet sistemi ve sorumlu işletmecisi açıklanmadı. Bir haber yayımlandığında yalnızca birkaç çadırın yerini değiştirmek veya yeni bir tabela koymak çözüm değil. Yetkili kurumların sahaya çıkması, altyapıyı kontrol etmesi, tutanak düzenlemesi ve denetim sonucunu açıklaması gerekiyor. GİRESUN VALİLİĞİ: ACİL DENETİM HEYETİ GÖNDERİN Giresun Valiliği başkanlığında İl Özel İdaresi, Milli Emlak Müdürlüğü, Giresun Belediyesi, Çevre İl Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü ve Emniyet Müdürlüğünden oluşan ortak bir heyet aynı gün sahaya çıkmalı. Heyet şu soruların cevabını tutanak altına almalı: Alanda kaç çadır ve karavan bulunuyor?Kaç kişi sürekli veya geçici olarak kalıyor?Yerleşim için kim izin verdi?Kaç tuvalet, duş ve lavabo var?Sağlıklı içme ve kullanma suyu nereden sağlanıyor?Elektrik bağlantıları güvenli ve mevzuata uygun mu?Tuvalet ve bulaşık suları nereye gidiyor?Karavanların atık su tankları nerede boşaltılıyor?Çöpler hangi sıklıkla toplanıyor?Denizden ve şüpheli deşarj noktalarından numune alındı mı?İNSANLAR ALTYAPISIZ BİR SAHİLE YERLEŞTİRİLEMEZ İster resmî kamping, ister geçici çadır alanı, ister karavan parkı olarak adlandırılsın; insanların tuvaletsiz, temiz susuz, atık su sistemsiz, elektriksiz ve denetimsiz bir alanda sürekli yaşamasına göz yumulamaz. Deniz, tuvalet ve bulaşık suyu boşaltma alanı; sahil ise kontrolsüz yerleşim bölgesi haline getirilemez. Yetkili kurumların görevi sorumluluğu birbirine yönlendirmek değil; kimin izin verdiğini, altyapıyı kimin kurduğunu, atık suyun nereye gittiğini ve denetimi kimin yaptığını belgelemektir. Giresun artık “Burası kimin?” tartışması değil; temiz suyu akan, tuvaleti ve kanalizasyonu bulunan, elektriği güvenli, çöpleri toplanan ve denizi korunmuş bir sahil düzeni bekliyor.

ÇADIRLAR SÖKÜLDÜ, SORULAR KALDI:  BU İNSANLAR KİMDİ, NEREYE GİTTİ? Haber

ÇADIRLAR SÖKÜLDÜ, SORULAR KALDI:  BU İNSANLAR KİMDİ, NEREYE GİTTİ?

ÇADIRLAR SÖKÜLDÜ, SORULAR KALDI: BU İNSANLAR KİMDİ, NEREYE GİTTİ? DEMİR KAPI VAR, TEMİZ SU VAR MI? “YALNIZCA MEVSİMLİK İŞÇİLER ALINACAK” DENİLDİ: PEKİ ÇIKARILANLAR KİMDİ? Aksu Şenlik Sahası’ndaki 30’dan fazla çadır zabıta ve emniyet ekiplerince kaldırıldı. Ardından alana demir kapı yapılacağı ve yalnızca mevsimlik tarım işçilerinin alınacağı açıklandı. Ancak çadırları sökülenlerin kim olduğu, hangi gerekçeyle çıkarıldığı ve nereye yerleştirildiği hâlâ bilinmiyor. Yerel haberlerde operasyon, temizlik ve kontrollü giriş anlatıldı; fakat insanların akıbeti açıklanmadı. Çadırlarda kalanlar mevsimlik işçi miydi, kayıt dışı çalışan mıydı, yabancı mıydı, yoksa düzensiz göçmen miydi? Daha önemlisi, Aksu’da temiz suyu, kanalizasyonu ve güvenli elektriği bulunan insanca bir barınma alanı hazır mıydı? Giresun’da fındık hasadı yaklaşırken Aksu Şenlik Sahası’nda gerçekleştirilen çadır müdahalesi, cevaplandırılması gereken ciddi soruları beraberinde getirdi. Yerel basına yansıyan bilgilere göre sahada kurulan 30’dan fazla çadır, Giresun Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ile İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin ortak çalışmasıyla kaldırıldı. Alan temizlendi; demir kapı ve kontrollü giriş sistemi kurulacağı duyuruldu. Giresun Öncü’nün haberinde Giresun Belediyesi Zabıta Müdürü Zafer Akgün’ün, bundan sonra alana yalnızca mevsimlik tarım işçilerinin alınacağını söylediği aktarıldı. Bu açıklama, müdahalenin üzerindeki sis perdesini dağıtmak yerine daha da kalınlaştırdı. “YALNIZCA İŞÇİLER ALINACAK” DENİLDİ: ÇIKARILANLAR İŞÇİ DEĞİL MİYDİ? Aksu’daki alan mevsimlik tarım işçilerinin kullanımı için düzenlenecekse, kaldırılan 30’dan fazla çadırda kimler kalıyordu? Bu kişilerin kimlikleri kontrol edildi mi? Fındık işçisi olup olmadıkları araştırıldı mı? İş bağlantıları, tarım aracıları veya çalışacakları bahçeler belirlendi mi? Yoksa henüz kayıt işlemleri yapılmadan doğrudan alandan mı çıkarıldılar? Yeni Giresun’un haberinde bu kişiler için “fındık işçisi adı altında” ifadesi kullanıldı. Ancak haberde bu ağır nitelemeyi destekleyecek kimlik bilgisi, çalışma kaydı, somut olay veya yetkili kurum kararı paylaşılmadı. Bir kişinin mevsimlik işçi olmadığını söylemek için yalnızca çadır kurmuş olması yeterli değildir. Kayıt ve kimlik incelemesinin nasıl yapıldığı, hangi kişilerin hangi gerekçeyle alandan çıkarıldığı açıklanmalıdır. DÜZENSİZ GÖÇMEN MİYDİLER? ORTADA BÖYLE BİR RESMÎ TESPİT YOK Çadırları kaldırılanların “yasa dışı göçmen” olup olmadığı da bilinmiyor. Yerel haberlerde bu kişilerin hangi ülke vatandaşı olduğu, düzensiz göçmen olarak tespit edilip edilmediği, Göç İdaresine teslim edilip edilmediği, gözaltı veya sınır dışı işlemi uygulanıp uygulanmadığı yönünde herhangi bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle mevcut bilgiler üzerinden bu insanları “yasa dışı göçmen” ilan etmek mümkün değil. Üstelik yabancı olmak, düzensiz göçmen olmak anlamına gelmiyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının mevsimlik tarım işlerine ilişkin düzenlemesine göre yabancılar, Giresun’un da aralarında bulunduğu illerde çay ve fındık işlerinde altı aya kadar çalışma izni muafiyeti alarak çalışabiliyor. Yetkililer açıklamalıdır: Çadırlarda kalanların kaçı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıydı, kaçı yabancıydı, kaçı mevsimlik işçiydi, kaçı kayıt dışı çalışıyordu ve varsa kaçı hakkında düzensiz göç işlemi yapıldı? ÇADIRLARIN NEREYE GİTTİĞİ BELLİ, İNSANLARIN NEREYE GİTTİĞİ BELLİ DEĞİL Yerel haberlerde çadırların kaldırıldığı, alanın temizlendiği ve görevlilere teşekkür edildiği ayrıntılı biçimde anlatıldı. Ancak çadırlarda yaşayan insanların akıbetine ilişkin tek bir bilgi verilmedi. Kaç kişi alandan çıkarıldı? Aralarında kadınlar, çocuklar, yaşlılar veya hastalar var mıydı? Önceden bildirim yapıldı mı? Kişisel eşyaları koruma altına alındı mı? Geçici konaklama merkezine mi götürüldüler, yoksa kendi imkânlarıyla başka bir yer bulmaları mı istendi? Bir çadırın sökülmesi, içindeki insanın barınma ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Güvenli bir alternatif sunulmadan yapılan müdahale, sorunu çözmez; yalnızca gözden uzaklaştırır. DEMİR KAPI BARINMA POLİTİKASI DEĞİLDİR Kontrollü giriş sistemi, alanın amacı dışında kullanılmasını önlemek için gerekli görülebilir. Kimlik kaydı yapılması, giriş ve çıkışların denetlenmesi de güvenlik açısından anlaşılabilir. Ancak mevsimlik işçiler için hazırlanan bir yerleşim alanının öncelikli ölçüsü kapısının demirden olması değil, insanların temel ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Aksu’daki alanda temiz ve kesintisiz içme suyu var mı? Kanalizasyon bağlantısı yapıldı mı? Elektrik tesisatı güvenli mi? Kadınlar ve erkekler için ayrı tuvalet ve duşlar bulunuyor mu? Yemek hazırlama, bulaşık ve çamaşır yıkama alanları oluşturuldu mu? Çöpler düzenli toplanıyor mu? Yangın ve taşkın riskine karşı önlem alındı mı? Bu sorular cevaplandırılmadan yalnızca “demir kapı” ve “kontrollü giriş” üzerinden yapılan açıklama, mevsimlik işçilerin barınma sorununu karşılamaz. AKSU’DAKİ 160 KİŞİLİK KONAKLAMA MERKEZİ NE DURUMDA? Giresun Valiliği, 1 Ağustos 2024 tarihinde Aksu Mahallesi’nde METİP kapsamında 20 prefabrik yapıdan oluşan, 160 kişi kapasiteli bir mevsimlik işçi konaklama merkezinin hazırlandığını açıklamıştı. Valiliğin açıklamasında merkezde kadınlar ve erkekler için ayrı tuvalet ve banyolar ile mutfak ve çamaşırhane bulunduğu belirtilmişti. Aradan geçen iki yılın ardından merkezin mevcut durumu bilinmiyor. Tesis 2026 fındık sezonu için hazır mı? Kapasitesi hâlâ 160 kişi mi? Şu anda kaç kişi barınıyor? Su, elektrik ve kanalizasyon sistemi çalışıyor mu? Bakım ve onarımı yapıldı mı? Aksu Şenlik Sahası ile Valiliğin açıkladığı METİP merkezi aynı alan mı, yoksa birbirinden ayrı iki yer mi? Ayrı yerlerse çadırları kaldırılan mevsimlik işçiler neden mevcut merkeze yönlendirilmedi? FINDIK İŞÇİSİ HER YIL GELİYOR: BARINMA NEDEN HÂLÂ SON DAKİKAYA KALIYOR? Mevsimlik tarım işçilerinin Giresun’a gelişi beklenmedik bir olay değil. Fındık hasadı her yıl yapılıyor; ihtiyaç duyulan işçi sayısı, hasat takvimi ve işçilerin hangi bölgelerden geleceği önceden biliniyor. Giresun Valiliği 18 Temmuz 2026 tarihinde sezonun işçi ve patoz ücretlerini belirledi. İşçinin yevmiyesi hesaplanırken nerede kalacağı, temiz suya nasıl ulaşacağı, çocuklarının nasıl korunacağı ve atıkların nasıl yönetileceği de planlanmalıydı. Hasat başlayınca çadırları sökmek yerine, sezon başlamadan altyapısı tamamlanmış yeterli kapasitede konaklama alanı hazırlamak kamunun görevidir. CUMHURBAŞKANLIĞI GENELGESİ AÇIK: SU, ELEKTRİK VE KANALİZASYON 27 Nisan 2024 tarihli ve 32529 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2024/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, mevsimlik tarım işçilerinin yoğun olarak çalıştığı yerlerde valiliklerce geçici yerleşim alanları oluşturulmasını öngörüyor. Genelgeye göre bu alanlarda elektrik, su ve kanalizasyon altyapısı ile işçilerin eğitim, sosyal faaliyet ve temel ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri ortak kullanım merkezleri bulunmalı. Yerleşim yerleri sel ve su baskını riski taşımayan, sağlık şartlarına uygun, yol ve altyapı hizmetlerinin kolayca ulaştırılabileceği alanlardan seçilmeli. Alanın büyüklüğü de barınacak işçi sayısına göre belirlenmeli. Dolayısıyla kamu görevi yalnızca alana kimin gireceğini kontrol etmek değildir. O alana kabul edilen insanların sağlıklı ve güvenli koşullarda yaşayabilmesini sağlamak da aynı görevin parçasıdır. ILO STANDARDI: HER ALTI KİŞİYE BİR TUVALET, LAVABO VE DUŞ Uluslararası Çalışma Örgütünün işçi konutlarına ilişkin rehberi, işçilere sağlanan barınma alanlarının insan onuruna uygun, sağlıklı ve güvenli olmasını öngörüyor. ILO’nun tavsiye niteliğindeki ölçütlerine göre işçi yerleşimlerinde şu imkânların bulunması gerekiyor: Güvenli ve yeterli miktarda içme suyu,Kanalizasyon ve drenaj sistemi,Yeterli doğal ve yapay aydınlatma,Havalandırma ve iklim koşullarına karşı koruma,Kadın ve erkekler için ayrı tuvalet ve duşlar,Her altı kişi için en az bir tuvalet, bir lavabo ve bir duş veya banyo,Sıcak ve soğuk akan su,Yemek yeme ve çamaşır yıkama alanları,Yangın alarmı, söndürme ekipmanı ve işaretlenmiş kaçış yolları,Düzenli temizlik, haşereyle mücadele ve kayıtlı periyodik denetimler,Kişisel eşyaların güvenle korunabileceği bölümler. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği de yeterli barınmanın yalnızca bir çatıdan ibaret olmadığını belirtiyor. Güvenli içme suyu, sanitasyon, enerji, atıkların uzaklaştırılması, fiziksel güvenlik ve sağlık şartları yeterli barınmanın temel unsurları arasında sayılıyor. Birleşmiş Milletlerin zorla tahliyelere ilişkin ilkeleri ise insanların iradeleri dışında yerlerinden çıkarıldığı durumlarda önceden bilgilendirme, hukuki sürece erişim ve güvenli alternatif barınmanın önemine dikkat çekiyor. YEDİ SORUYA CEVAP VERİLMEDEN DOSYA KAPANMAZ Kaldırılan 30’dan fazla çadırda kaç kişi kalıyordu? Bu kişilerin kaçı mevsimlik tarım işçisi olarak kayıtlıydı? Düzensiz göçmen oldukları tespit edilen kişi var mıydı? İnsanlara önceden bildirim yapıldı mı ve eşyaları ne oldu? Çadırları kaldırılanlar hangi güvenli alana yerleştirildi? Aksu’daki 160 kişilik METİP merkezinin güncel kapasitesi ve altyapı durumu nedir? Kontrollü giriş yapılacak alanda temiz su, elektrik, kanalizasyon, tuvalet ve duş hizmetleri eksiksiz biçimde sağlandı mı? ÇADIRI SÖKMEK KOLAY, İNSANI KORUMAK SORUMLULUKTUR Kamu düzeni elbette korunmalıdır. Alanların amacı dışında kullanılmasına, suç işlenmesine veya çevre sağlığının bozulmasına izin verilmemelidir. Ancak kamu düzeni, yoksul ve savunmasız insanları görünmez hâle getirmek anlamına gelemez. Çadırları kaldırılanlar mevsimlik işçi değilse kim oldukları ve haklarında hangi işlemin yapıldığı açıklanmalıdır. Mevsimlik işçilerse neden kayıt altına alınıp güvenli konaklama alanına yerleştirilmedikleri anlatılmalıdır. Düzensiz göçmen oldukları ileri sürülecekse bu konuda yetkili kurumların yaptığı incelemenin sonucu ortaya konulmalıdır. Demir kapı güvenlik tedbiridir; temiz suyun, kanalizasyonun, elektriğin ve insan onuruna uygun barınmanın yerine geçmez. Başarı, çadırları sökmekle değil; hiçbir insanı açıkta bırakmadan güvenli, sağlıklı ve denetlenebilir bir yaşam alanı oluşturmakla ölçülür.

GİRESUN’DA ASBESTLİ BORULARA NEŞTER: İKİNCİ ETAP BAŞLADI Haber

GİRESUN’DA ASBESTLİ BORULARA NEŞTER: İKİNCİ ETAP BAŞLADI

GİRESUN’DA ASBESTLİ BORULARA NEŞTER: İKİNCİ ETAP BAŞLADI Giresun Belediyesi, Teyyaredüzü’nde tamamlanan ilk etabın ardından Atatürk Lisesi ile G-City arasındaki yaklaşık 6 kilometrelik hatta asbestli içme suyu borularını yeni nesil polietilen borularla değiştirmeye başladı. 31 milyon 500 bin liralık yatırımla şebekenin kapasitesinin artırılması, su kayıplarının azaltılması ve daha güvenli bir altyapı oluşturulması hedefleniyor. Giresun Belediyesi, kentin yıllardır kullanılan eski içme suyu hatlarını yenilemek amacıyla yürüttüğü çalışmalarda ikinci etaba geçti. Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından sürdürülen çalışma kapsamında, ekonomik ömrünü tamamlayan asbestli çimento boruları sökülerek yerlerine uzun ömürlü, yüksek sızdırmazlık özelliğine sahip yeni nesil polietilen borular döşeniyor. Yatırımla birlikte eski hatlardan kaynaklanan arızaların ve su kayıplarının azaltılması, içme suyu şebekesinin güçlendirilmesi ve bölgeye daha kesintisiz hizmet verilmesi amaçlanıyor. 6 KİLOMETRELİK HAT BAŞTAN SONA YENİLENİYOR Teyyaredüzü Mahallesi’nde tamamlanan ilk etabın ardından başlayan ikinci etap, Atatürk Lisesi ile G-City arasındaki yaklaşık 6 kilometrelik güzergâhı kapsıyor. Toplam yatırım bedeli 31 milyon 500 bin TL olarak açıklanan çalışmanın tamamlanmasıyla birlikte bölgenin içme suyu altyapısının bütünüyle yenilenmesi planlanıyor. Yeni hatla birlikte şebeke kapasitesinin artırılması, su kayıplarının azaltılması ve uzun yıllar hizmet verecek daha dayanıklı bir sistem kurulması hedefleniyor. ALTYAPI ÇALIŞMALARI KENTİN FARKLI NOKTALARINDA SÜRÜYOR Giresun Belediyesi, asbestli boru değişiminin yanı sıra kanalizasyon, yağmur suyu ve şebeke yenileme çalışmalarını da farklı mahallelerde eş zamanlı olarak sürdürüyor. Nizamiye Mahallesi Yazar Sokak’ta kanalizasyon ve yağmur suyu hattı imalatı devam ederken, Aksu Mahallesi 37 No’lu Sokak’ta içme suyu şebekesinde tamirat yapılıyor. Aksu Mahallesi Mehmet İzmen Caddesi ile Uzuncakum mevkisinde ise ayrı ayrı 200 metrelik yeni kanalizasyon hattı inşa ediliyor. ASBEST NEDİR, NEDEN TEHLİKELİDİR? Asbest; ısıya, aşınmaya ve kimyasal maddelere dayanıklı, lifli yapıya sahip doğal silikat minerallerinin ortak adıdır. Uzun yıllar boyunca dayanıklılığı, yanmazlığı ve düşük maliyeti nedeniyle inşaat, sanayi, gemi, otomotiv ve altyapı sektörlerinde yaygın biçimde kullanıldı. Ancak asbestin mikroskobik lifleri havaya karıştığında ve solunduğunda insan sağlığı açısından ciddi risk oluşturuyor. Asbestin asıl tehlikesi, borunun sağlam halde bulunmasından çok; kesilmesi, kırılması, taşlanması, delinmesi veya kontrolsüz biçimde sökülmesi sırasında liflerin havaya yayılmasıyla ortaya çıkıyor. BİNALARDAN SU HATLARINA KADAR GENİŞ BİR ALANDA KULLANILDI Asbest, özellikle 20. yüzyıl boyunca çok sayıda üründe tercih edildi. Başlıca kullanım alanları arasında şunlar yer aldı: Asbestli çimento içme suyu ve kanalizasyon boruları Çatı ve cephe kaplama levhaları Isı, ses ve yangın yalıtım malzemeleri Kazan ve tesisat izolasyonları Fren ve debriyaj balataları Conta, fitil ve sanayi ürünleri Eski yapılardaki sıva, döşeme ve yalıtım malzemeleri Asbestli çimento boruları da geçmişte dayanıklı, ekonomik ve korozyona dirençli oldukları gerekçesiyle içme suyu şebekelerinde yaygın olarak kullanıldı. HASTALIKLAR YILLAR SONRA ORTAYA ÇIKABİLİYOR Asbest liflerinin solunması, liflerin akciğer dokusuna yerleşmesine ve vücuttan kolaylıkla atılamamasına neden olabiliyor. Uzun süreli veya yoğun maruziyet sonucunda; Asbestozis Akciğer kanseri Mezotelyoma Akciğer zarında kalınlaşma Gırtlak ve yumurtalık kanseri gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabiliyor. Bu hastalıkların önemli bir bölümü maruziyetten hemen sonra değil, 10 ila 40 yılı aşabilen uzun bir sürenin ardından belirti verebiliyor. İÇME SUYUNDAKİ RİSK İLE SÖKÜMDEKİ RİSK AYNI DEĞİL Asbest konusunda en güçlü ve en iyi bilinen sağlık riski, liflerin solunum yoluyla vücuda alınmasıdır. Asbestli çimento borular bakımından en büyük mesleki tehlike; boruların kesilmesi, kırılması, delinmesi ve sökülmesi sırasında ortaya çıkan tozdur. Bu nedenle boruların değiştirilmesi sırasında yalnızca yeni hattın döşenmesi değil, eski hattın hangi yöntemle söküldüğü de doğrudan sağlık ve çevre güvenliği konusu haline geliyor. ASBESTLİ BORULAR SIRADAN KAZI YÖNTEMİYLE SÖKÜLEMEZ Asbestli boru değişimi, klasik bir altyapı kazısı gibi yürütülmemeli. Çalışma başlamadan önce borunun türü, durumu, konumu ve asbest içeriği belirlenmeli; ayrıntılı bir risk değerlendirmesi ile söküm planı hazırlanmalıdır. Uygulama sırasında; Çalışma alanı çevrilmeli Yetkisiz kişilerin alana girişi engellenmeli Borular kontrollü biçimde nemlendirilmeli Kırma, taşlama ve yüksek devirli kesimden kaçınılmalı Borular mümkün olduğunca bütün halde çıkarılmalı Uygun solunum koruyucu ekipman kullanılmalı Çalışanlara tek kullanımlık koruyucu kıyafet verilmelidir Asbestli malzemenin kuru halde kırılması veya iş makineleriyle parçalanması, liflerin çevreye yayılmasına neden olabileceği için en riskli uygulamalar arasında yer alıyor. SÖKÜLEN BORULAR HAFRİYATA KARIŞTIRILAMAZ Sökülen asbestli borular, sıradan inşaat atığı veya hafriyat olarak değerlendirilemez. Boruların mümkün olduğunca parçalanmadan çıkarılması, yüzeylerinin nemli tutulması, dayanıklı ve sızdırmaz malzemelerle paketlenmesi gerekiyor. Kırılan boru parçaları, temizlik malzemeleri, filtreler ve kullanılan koruyucu kıyafetler de asbestli atık kabul ediliyor. Ambalajların üzerinde tehlike uyarısı bulunmalı ve atıklar açık kasalı araçlarla, üzeri kapatılmadan veya çevreye lif yayabilecek biçimde taşınmamalıdır. ASBESTLİ ATIKLAR YAKILAMAZ, GERİ DÖNÜŞÜME GÖNDERİLEMEZ Asbestli atıkların yakılması, yeniden kullanılması, geri dönüşüm malzemelerine karıştırılması veya yol dolgusuna verilmesi uygun değildir. Bertaraf sürecinde; Atık kaynağında ayrı toplanmalı Uygun atık koduyla kayıt altına alınmalı Sızdırmaz biçimde paketlenmeli Lisanslı araçlarla taşınmalı Yetkili bertaraf tesislerine gönderilmeli Teslim ve taşıma belgeleri saklanmalıdır Asbestli boruların başka bir altyapı çalışmasında dolgu veya yapı malzemesi olarak yeniden kullanılması, sağlık ve çevre güvenliği açısından kabul edilemez. YATIRIMIN BAŞARISI SÖKÜM VE BERTARAF SÜRECİYLE ÖLÇÜLECEK Giresun’daki asbestli çimento borularının yeni nesil polietilen borularla değiştirilmesi, kentin içme suyu altyapısının yenilenmesi açısından önemli bir yatırım niteliği taşıyor. Ancak çalışmanın başarısı yalnızca yeni boruların döşenmesiyle değil; eski boruların kırılmadan sökülmesi, çalışanların korunması, çevreye lif yayılmasının önlenmesi ve çıkarılan malzemenin lisanslı tesislerde mevzuata uygun biçimde bertaraf edilmesiyle birlikte değerlendirilecek.

PLAJLAR BÖLGESİNDE KAMU SAĞLIĞI VE GÜVENLİK ALARMI Haber

PLAJLAR BÖLGESİNDE KAMU SAĞLIĞI VE GÜVENLİK ALARMI

TABELA KALKTI, ÇADIRLAR KALDI: PLAJLAR BÖLGESİNDE KAMU SAĞLIĞI VE GÜVENLİK ALARMI BİLİMSEL VERİLER UYARIYOR: DENETİMSİZ SAHİL KONAKLAMASI; HİJYEN, ATIK SU, YÜZME SUYU KALİTESİ, ÇEVRE SAĞLIĞI VE ADLİ GÜVENLİK AÇISINDAN RİSK OLUŞTURABİLİR Giresun Plajlar Bölgesi’nde daha önce kamuoyuna yansıyan çadır görüntüleriyle ilgili sorun çözülmedi. Bölgeden gelen son fotoğraflar, sahil hattında çok sayıda çadırın kurulu olduğunu, bazı alanların fiilen kamp-konaklama bölgesi görüntüsüne dönüştüğünü, çevrede otluk ve bakımsız alanların bulunduğunu, sahil çevresinde atık ve düzensiz kullanım izlerinin dikkat çektiğini ortaya koyuyor. Daha önce bölgede bulunduğu belirtilen “çadır kurmak yasaktır” uyarı tabelasının artık görüntülerde yer almadığı, buna karşılık çadırların sahil hattı boyunca varlığını sürdürdüğü görülüyor. Bu tablo, artık yalnızca “çadır kuruldu” başlığıyla açıklanabilecek basit bir görüntü değildir. Sorun; kıyının ortak kullanım hakkı, halk sağlığı, yüzme suyu güvenliği, atık su yönetimi, temizlik, kanalizasyon, haşere riski, çocukların ve ailelerin güvenliği, gece denetimi ve olası adli olaylarda sorumluluk başlıklarını birlikte ilgilendiren çok yönlü bir kamu yönetimi meselesine dönüşmüştür. Dünya Sağlık Örgütü’nün rekreasyonel su kalitesi rehberleri, deniz, göl ve benzeri yüzme alanlarında halk sağlığının korunması için su kalitesinin sistemli biçimde yönetilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu yaklaşım, yalnızca denizin kendisini değil; plaj çevresindeki atık, insan kaynaklı kirlenme, hijyen, denetim ve risk yönetimini de kapsıyor. (Dünya Sağlık Örgütü) SORUN ÇÖZÜLMEDİ, SADECE TABELA GİTTİ Plajlar Bölgesi’nde önceki süreçte “çadır kurmak yasaktır” uyarısının bulunduğu alanda çadırların yer alması kamuoyunda tepki çekmişti. O dönem sorulan soru açıktı: Yasak tabelası varken bu çadırlar neden kaldırılmıyor? Bugün ise tablo daha farklı ve daha ciddi bir noktaya gelmiş durumda. Son görüntülerde yasak tabelasının yerinde olmadığı, ancak çadırların aynı şekilde durduğu görülüyor. Bu nedenle kamuoyu şu soruların yanıtını bekliyor: Çadır kurma yasağı kaldırıldı mı? Kaldırıldıysa bu karar hangi kurum tarafından, hangi mevzuata göre alındı? Yasak devam ediyorsa tabela neden kaldırıldı? Çadırlar izinli mi, izinsiz mi? İzinliyse alanın altyapısı, hijyen düzeni, güvenlik sistemi ve atık su yönetimi nerede? İzinsizse neden işlem yapılmıyor? Bir kamu alanında sorun varsa çözüm uyarı levhasını kaldırmak değildir. Çözüm; sahayı denetlemek, sorumluluğu netleştirmek, halk sağlığı riskini ölçmek, atık ve kanalizasyon düzenini açıklamak, güvenlik önlemlerini göstermek ve kamuoyunu şeffaf biçimde bilgilendirmektir. KIYILAR HALKINDIR: KAMU YARARI ESASTIR Türkiye’de kıyıların kullanımı yalnızca yerel uygulama ya da idari tercih meselesi değildir. Kıyı Kanunu’na göre kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır; herkesin eşit ve serbest yararlanmasına açıktır ve kıyı ile sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir. Mevzuat ayrıca kıyılarda herkesin eşit ve serbest yararlanmasını engelleyebilecek uygulamaların kamu yararı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. (Korumakurullari) Bu nedenle Plajlar Bölgesi’nde yan yana kurulan çadırlar, brandalarla kapatılmış alanlar, sahil hattının belirli bölümlerinde fiili kullanım düzeni oluşturulması ve halkın ortak alanının konaklama görüntüsüne dönüşmesi yalnızca görüntü kirliliği değildir. Bu durum, kıyının halkın ortak kullanımından uzaklaşıp uzaklaşmadığı sorusunu gündeme getirir. Kamu yararı ilkesinin gereği şudur: Sahil hattı, belli kişilerin uzun süreli ve denetimsiz konaklama alanına dönüşmemeli; çocukların, ailelerin, yaşlıların, gençlerin, yürüyüş yapanların ve denize giren yurttaşların güvenli, temiz ve eşit kullanımına açık tutulmalıdır. BİLİMSEL RİSK: TUVALET VE ATIK SU SORUNU GÖRMEZDEN GELİNEMEZ Çadırda yaşam varsa tuvalet ihtiyacı vardır. Su kullanımı varsa kirli su vardır. Yemek yapılıyorsa bulaşık suyu ve yemek artığı vardır. Kişisel temizlik varsa gri su vardır. Geceleme varsa güvenlik ve kayıt sorunu vardır. Bilimsel açıdan plaj alanlarında en kritik başlıklardan biri, insan kaynaklı dışkısal kirlenme ve mikrobiyolojik risklerdir. Dünya Sağlık Örgütü, rekreasyonel su alanlarında halk sağlığının korunması için özellikle dışkısal kirlenme kaynaklarının belirlenmesi ve yönetilmesi gerektiğini vurgular. Türkiye’de yürürlükte bulunan Yüzme Suyu Kalitesinin Yönetimine Dair Yönetmelik de yüzme sularında kaliteyi etkileyen mikrobiyolojik kirlilik ve atık varlığını halk sağlığı riski kapsamında değerlendirir; yüzme alanları için izleme, sınıflandırma, kirlilik nedenlerini belirleme, halkı bilgilendirme ve riski azaltıcı idari önlemleri tarif eder. (Dünya Sağlık Örgütü) Bu nedenle Plajlar Bölgesi’nde şu sorular bilimsel ve idari açıdan zorunlu hale gelmiştir: Çadırda kalanların tuvalet ihtiyacı nerede karşılanıyor? Bu alanlarda yeterli tuvalet, duş ve el yıkama imkânı var mı? Varsa kim temizliyor, hangi sıklıkla temizliyor, hangi kurum denetliyor? Atık su nereye gidiyor? Kanalizasyon bağlantısı var mı? Kanalizasyon yoksa kirli suyun toprağa, sahile veya denize karışması nasıl önleniyor? Bu sorulara resmi yanıt verilmeden, çadırların sahil hattında varlığını sürdürmesi yalnızca idari bir eksiklik değil, halk sağlığı açısından da ciddi bir belirsizliktir. YÜZME SUYU KALİTESİ: E. COLI VE ENTEROKOK TAKİBİ YAPILIYOR MU? Yüzme suyu güvenliğinde bilimsel izleme yalnızca gözle yapılmaz. Türkiye’de yüzme suyu kalitesine yönelik izleme çalışmaları 25 Eylül 2019 tarihli ve 30899 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik doğrultusunda yürütülmektedir. Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü de yüzme suyu kalitesinin bu yönetmelik kapsamında izlendiğini belirtmektedir. (Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü) Yönetmelikte yüzme suyu kalitesinin değerlendirilmesinde mikrobiyolojik parametreler önem taşır. Özellikle Escherichia coli ve intestinal enterokok gibi dışkısal kirlilik göstergeleri, yüzme alanlarında insan sağlığı açısından kritik parametrelerdir. (Resmi Gazete) Bu nedenle Plajlar Bölgesi için kamuoyunun bilmesi gereken sorular şunlardır: Bu bölgede düzenli yüzme suyu numunesi alınıyor mu? Son E. coli ve intestinal enterokok sonuçları nedir? Çadır yoğunluğu görülen noktalara yakın bölgelerde ayrıca numune alındı mı? Atık su, çöp, tuvalet ve insan kaynaklı kullanım nedeniyle kısa dönem kirlilik riski değerlendirildi mi? Sonuçlar halka açık şekilde duyuruldu mu? Bir plajın güvenli olduğu yalnızca “denize giriliyor” denilerek anlaşılamaz. Bilimsel ölçüm, düzenli izleme ve halka açık bilgilendirme gerekir. PLAJ KUMU DA RİSK ALANIDIR Halk sağlığı açısından risk yalnızca deniz suyuyla sınırlı değildir. Plaj kumunda da mikrobiyal riskler görülebilir. Plaj kumlarındaki mikrobiyal tehlikelere ilişkin bilimsel değerlendirmeler, dışkısal ve dışkısal olmayan çeşitli patojenlerin plaj kumlarında tespit edilebildiğini; bu nedenle plaj kumu izlemesinin rekreasyonel su güvenliği programlarına entegre edilmesinin risk yönetimi açısından önemli olduğunu belirtmektedir. (MDPI) Görüntülerde çadırların doğrudan sahil ve kum hattına yakın kurulduğu, bazı alanlarda atık izlerinin bulunduğu görülmektedir. Bu durum şu soruları gündeme getirir: Çadırların çevresindeki kum ve zemin temizleniyor mu? Yemek artıkları, dışkısal bulaş riski, çöp, cam kırığı ve kesici-delici atık kontrolü yapılıyor mu? Çocukların oynadığı kum alanlarında mikrobiyolojik risk değerlendirmesi yapıldı mı? Plaj kumu, yalnızca gözle temizlik değil, sağlık açısından da denetleniyor mu? Bilimsel yaklaşım şunu söyler: Plaj yönetimi yalnızca deniz suyunu değil, kum alanını, atık kaynaklarını, kullanıcı davranışını, tuvalet altyapısını ve hijyen düzenini birlikte değerlendirmelidir. ÇÖP, YEMEK ARTIĞI VE HAŞERE RİSKİ Paylaşılan görüntülerde sahil hattında çadırların yanı sıra düzensiz çevre kullanımı, bazı noktalarda atık izleri ve yoğun otluk alanlar dikkat çekiyor. Uzun süreli ya da kontrolsüz çadır konaklaması, beraberinde yemek artığı, ambalaj atığı, plastik, cam şişe, organik çöp, kötü koku ve haşere riskini getirir. Yaz aylarında bu risk daha da artar. Açıkta kalan yemek artıkları sinek, böcek, kemirgen ve kötü kokuya neden olabilir. Cam kırıkları çocuklar ve denize girenler için yaralanma riski oluşturabilir. Kontrolsüz ocak, tüp veya ateş kullanımı yangın tehlikesini artırabilir. Bu nedenle yapılması gerekenler bilimsel ve idari açıdan açıktır: Kapalı çöp toplama noktaları oluşturulmalı. Çöp toplama sıklığı kamuoyuna açıklanmalı. Yemek artığı ve organik atık denetlenmeli. Cam şişe, kesici atık ve tehlikeli atık kontrolü yapılmalı. Haşere ve kemirgen mücadelesi planlanmalı. Otluk alanlar düzenli biçimde temizlenmeli. Yangın riski açısından tüp, ocak, mangal ve açık ateş kullanımı denetlenmeli. Çevre Kanunu’nda da çevrenin korunması ve kirliliğin önlenmesi konusunda başta idare olmak üzere herkesin görevli olduğu, alınan tedbirlere ve belirlenen esaslara uyma yükümlülüğü bulunduğu belirtilmektedir. (Web Dosya) DENETİMSİZ GECE KONAKLAMASI GÜVENLİK SORUNUDUR Plajlar Bölgesi yalnızca gündüz kullanılan bir deniz alanı değildir. Çadır varsa geceleme ihtimali vardır. Geceleme varsa kamu güvenliği sorunu vardır. Kimlerin kaldığı, ne kadar süre kaldığı, giriş çıkışların nasıl takip edildiği, alanda kayıt tutulup tutulmadığı, gece devriyesi yapılıp yapılmadığı, kolluk ve zabıta denetiminin hangi sıklıkla yürütüldüğü bilinmemektedir. Bu noktada habercilik açısından dikkatli bir dil kullanmak gerekir: Somut tespit olmadan kimseye suç isnadı yapılamaz. Ancak denetimsiz gece kullanımının; alkol kullanımı, uyuşturucu şüphesi, fuhuş iddiaları, kavga, hırsızlık, taciz, çevreye rahatsızlık verilmesi ve benzeri adli riskleri gündeme getirmesi doğal ve meşru bir kamu güvenliği kaygısıdır. Kamu idaresinin görevi olay olduktan sonra açıklama yapmak değil; olay yaşanmadan önce riskleri azaltmaktır. Bugün sorulması gereken soru çok nettir: Yarın bu bölgede bir adli olay yaşansa sorumlu kim olacaktır? Çadırların orada kalmasına kim izin vermektedir? İzin yoksa kim göz yummaktadır? Gece denetimini kim yapmaktadır? Alanda kalan kişiler kayıt altında mıdır? Alkol, uyuşturucu, fuhuş, kavga, hırsızlık veya taciz gibi risklere karşı hangi önleyici tedbirler alınmıştır? Çocukların ve ailelerin güvenliği hangi kurumun sorumluluğundadır? Bu soruların açık cevabı yoksa, ortada yalnızca bir çadır görüntüsü değil, kamu düzeni boşluğu vardır. ÇOCUKLARIN VE AİLELERİN KULLANDIĞI ALANDA BELİRSİZLİK KABUL EDİLEMEZ Plajlar Bölgesi, Giresun halkının ortak kullanım alanıdır. Aileler çocuklarıyla bu alana geliyor. Vatandaşlar denize giriyor. İnsanlar yürüyüş yapıyor. Gençler sahilden yararlanıyor. Bir yurttaş çocuğuyla plaja geldiğinde şu güvenceyi bekler: Deniz suyu izleniyor mu? Kum alanı temiz mi? Çöp ve cam kırığı var mı? Tuvaletler hijyenik mi? Atık su kontrol altında mı? Gece kimlerin kaldığı biliniyor mu? Adli risklere karşı denetim var mı? Olası bir olayda müdahale edecek sorumlu kurum belli mi? Bu sorular vatandaşın en doğal hakkıdır. Kamu idaresinin görevi de bu güveni sağlamaktır. BİLİMSEL YAKLAŞIM NE DİYOR? Dünya Sağlık Örgütü’nün rekreasyonel su kalitesi yaklaşımı, yüzme alanlarında halk sağlığının korunması için yalnızca ölçüm değil, bütüncül risk yönetimi gerektiğini ortaya koyar. Bu kapsamda su kalitesi, kirlilik kaynakları, kullanıcı yoğunluğu, atık yönetimi, halkın bilgilendirilmesi ve risk azaltıcı önlemler birlikte değerlendirilmelidir. (Dünya Sağlık Örgütü) CDC de yüzme ve suyla temas edilen alanlarda mikroplar nedeniyle hastalık oluşabileceğini, özellikle çocuklar, bağışıklık sistemi zayıf kişiler ve hassas grupların daha fazla risk altında olabileceğini belirtmektedir. (Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri) Bu bilimsel çerçeveye göre Plajlar Bölgesi’nde yapılması gerekenler nettir: Risk kaynağı belirlenmeli. Tuvalet ve atık su altyapısı açıklanmalı. Yüzme suyu ve gerekirse kum alanı izlenmeli. Çöp ve yemek artığı yönetimi sağlanmalı. Haşere ve kemirgen riski kontrol altına alınmalı. Gece konaklaması varsa kayıt ve güvenlik sistemi kurulmalı. Halk açıkça bilgilendirilmeli. Yetki ve sorumluluk zinciri ilan edilmeli. YAPILMASI GEREKENLER: SAHİL İÇİN ACİL EYLEM PLANI Plajlar Bölgesi’nde artık geçici ve sessiz müdahaleler yeterli değildir. Bilimsel, idari ve hukuki açıdan uygulanması gereken acil adımlar şunlardır: 1. ÇADIRLARIN STATÜSÜ AÇIKLANMALI İlk yapılması gereken, çadırların izinli mi izinsiz mi olduğunun kamuoyuna açıklanmasıdır. İzinliyse hangi kurumun, hangi tarihte, hangi süreyle ve hangi şartlarla izin verdiği duyurulmalıdır. İzinsizse neden işlem yapılmadığı açıklanmalıdır. 2. ALAN KAMP ALANI İSE RESMİ STATÜSÜ BELİRLENMELİ Eğer bu bölge fiilen kamp alanı olarak kullanılacaksa bunun adı konulmalıdır. Resmi kamp alanı olacaksa; tuvalet, duş, atık su, çöp, güvenlik, kayıt, yangın önlemi, sağlık denetimi ve süre sınırı olmadan işletilemez. Eğer kamp alanı değilse, sahil hattının kontrolsüz konaklama bölgesine dönüşmesine izin verilmemelidir. 3. TUVALET VE KANALİZASYON ALTYAPISI DENETLENMELİ Çadırda kalanların tuvalet ihtiyacı, el yıkama imkânı, duş kullanımı, bulaşık ve kişisel temizlik düzeni incelenmelidir. Atık suyun nereye gittiği belgelenmelidir. Kanalizasyon bağlantısı yoksa geçici konaklamaya izin verilmemelidir. 4. YÜZME SUYU SONUÇLARI HALKA AÇIKLANMALI Bölgede E. coli ve intestinal enterokok sonuçları başta olmak üzere yüzme suyu analizleri kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Çadır yoğunluğu olan noktalara yakın alanlarda ek numune alınıp alınmadığı açıklanmalıdır. Kısa dönem kirlilik riski varsa halk bilgilendirilmelidir. 5. PLAJ KUMU VE ZEMİN TEMİZLİĞİ KONTROL EDİLMELİ Çocukların oynadığı, vatandaşların yürüdüğü ve çadırların kurulduğu kum-zemin hattında temizlik yapılmalı; cam kırığı, kesici atık, dışkısal bulaş, yemek artığı ve çöp riski denetlenmelidir. 6. ÇÖP, YEMEK ARTIĞI VE HAŞEREYLE MÜCADELE PLANI AÇIKLANMALI Sahil hattında düzenli temizlik planı ilan edilmeli, kapalı çöp kutuları artırılmalı, organik atıklar sık toplanmalı, haşere ve kemirgen mücadelesi yapılmalıdır. 7. OTLUK VE BAKIMSIZ ALANLAR TEMİZLENMELİ Fotoğraflarda görülen yoğun otluk alanlar yalnızca görüntü sorunu değildir. Yangın, haşere, kene, kemirgen ve güvenlik riski oluşturabilir. Bu alanların düzenli biçimde temizlenmesi gerekir. 8. GECE DENETİMİ VE KAYIT SİSTEMİ KURULMALI Alanda geceleme varsa, kimlerin kaldığı kayıt altına alınmalıdır. Kolluk, zabıta ve ilgili birimler tarafından düzenli gece denetimi yapılmalıdır. Kayıtsız, kontrolsüz ve süresiz konaklamaya izin verilmemelidir. 9. ADLİ RİSKLERE KARŞI SORUMLULUK ZİNCİRİ BELİRLENMELİ Alkol, uyuşturucu, fuhuş, kavga, hırsızlık, taciz ve benzeri riskler konusunda önleyici denetim yapılmalıdır. Yarın bir olay yaşanması halinde sorumluluğun hangi kurumda olduğu bugünden belirlenmelidir. 10. HALK BİLGİLENDİRİLMELİ Plaj girişlerinde yalnızca yasak tabelası değil; su kalitesi, temizlik, kullanım kuralları, kamp yasağı veya kamp koşulları, acil iletişim hattı ve sorumlu kurum bilgileri yer almalıdır. İLGİLİ KURUMLARA AÇIK ÇAĞRI Giresun Plajlar Bölgesi için artık şu soruların kamuoyuna açık biçimde yanıtlanması gerekiyor: Bu çadırlar izinli mi, izinsiz mi? Çadır kurmak yasaksa tabela neden kaldırıldı? Yasak kalktıysa karar hangi kurum tarafından alındı? Alanda kalan kişiler kayıt altında mı? Tuvalet ihtiyacı nasıl karşılanıyor? Atık su ve kanalizasyon sorunu nasıl çözülüyor? Yüzme suyu analizleri düzenli yapılıyor mu? E. coli ve intestinal enterokok sonuçları nedir? Çöpler hangi sıklıkla toplanıyor? Yemek artıkları, cam atıklar ve haşere riski nasıl denetleniyor? Gece güvenliği nasıl sağlanıyor? Alkol, uyuşturucu, fuhuş ve adli olay risklerine karşı hangi önlemler alınıyor? Yarın bir olay yaşanırsa sorumlu kim olacak? Bu soruların yanıtı, yalnızca gazetecilerin değil, Giresun halkının hakkıdır. BU SAATTEN SONRA “BİZ BİLMİYORDUK” DENİLEMEZ Fotoğraflar ortadadır. Çadırlar ortadadır. Sahil hattındaki düzensiz kullanım ortadadır. Atık, hijyen, tuvalet, kanalizasyon, güvenlik ve adli risk soruları ortadadır. Bilimsel veriler, rekreasyonel su alanlarında halk sağlığının korunması için risk kaynaklarının belirlenmesi, izlenmesi, yönetilmesi ve halkın bilgilendirilmesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. (Dünya Sağlık Örgütü) Bu saatten sonra Plajlar Bölgesi’nde bir çevre kirliliği, halk sağlığı sorunu, çocukların güvenliğini ilgilendiren bir olay, yangın, kavga, taciz, hırsızlık, uyuşturucu vakası, fuhuş iddiası ya da başka bir adli olay yaşanırsa kimse “biz bilmiyorduk” diyemez. Çünkü sorun görünürdür. Risk görünürdür. GİRESUN SAHİLİ SAHİPSİZ DEĞİLDİR Plajlar Bölgesi’nde yaşanan tablo bir çadır meselesi değildir. Bu mesele; halk sağlığı, çevre temizliği, yüzme suyu güvenliği, kanalizasyon, atık su, güvenlik, çocukların korunması, ailelerin huzuru ve kıyının ortak kullanımı meselesidir. Giresun sahili kimsenin sahipsiz arsası değildir. Kamu alanı denetimsiz konaklama alanına dönüştürülemez. Tabela kaldırılarak sorun çözülemez. Çadırlar duruyorsa, tuvalet ve hijyen soruları cevapsızsa, kanalizasyon belirsizse, yüzme suyu analizleri açıklanmıyorsa, güvenlik denetimi bilinmiyorsa ve adli riskler konusunda kamuoyu bilgilendirilmiyorsa bu tablo normalleştirilemez. Giresun halkı sahilinin temiz, güvenli, sağlıklı, düzenli ve herkes için erişilebilir olmasını istemektedir.

BAŞKAN SIBIÇ: “2,5 YILDA YAKLAŞIK 1 MİLYAR TL’LİK HİZMET ÜRETTİK” Haber

BAŞKAN SIBIÇ: “2,5 YILDA YAKLAŞIK 1 MİLYAR TL’LİK HİZMET ÜRETTİK”

BAŞKAN SIBIÇ: “2,5 YILDA YAKLAŞIK 1 MİLYAR TL’LİK HİZMET ÜRETTİK” Bulancak Belediye Başkanı Necmi Sıbıç, göreve geldikten sonra geçen 824 günü basın mensuplarıyla yaptığı toplantıda değerlendirdi. Sıbıç, “Biz mazeret üretmedik; hizmet ürettik, üretmeye de devam edeceğiz” diyerek, 2,5 yıllık süreçte ilçeye yaklaşık 1 milyar TL’lik hizmet kazandırdıklarını söyledi. Bulancak Belediyesi Sosyal Tesisleri’nde basın mensuplarıyla bir araya gelen Belediye Başkanı Necmi Sıbıç, göreve başladığı günden bu yana hayata geçirilen, devam eden ve planlanan projeler hakkında kapsamlı açıklamalarda bulundu. Yoğun katılımla gerçekleşen toplantıda konuşan Başkan Sıbıç, belediyecilik anlayışlarının merkezinde halkın güveni, memnuniyeti ve şeffaf yönetim anlayışının bulunduğunu vurguladı. Sıbıç, “Bizim en büyük gücümüz halkımızın güveni, en büyük amacımız halkımızın memnuniyeti, en büyük rehberimiz ise şeffaflıktır. Bugün de bu anlayışla siz değerli basın mensuplarımızla bir aradayız. Basın, demokrasinin vicdanıdır. Göreve geleli 824 gün oldu. Bu sebeple hem hemşehrilerimiz adına sorularınızı cevaplamak hem de çalışmalarımızı paylaşmak için buradayız” dedi. “MAZERET DEĞİL, HİZMET ÜRETTİK” Başkan Sıbıç, göreve geldikleri günden itibaren Bulancak’ın öncelikli sorunlarına çözüm üretmek için yoğun bir çalışma yürüttüklerini belirterek, geçen 2,5 yıllık dönemde ilçeye önemli yatırımlar kazandırıldığını ifade etti. Sıbıç, “Göreve başladığımız günden bu yana yaklaşık 1 milyar TL’lik hizmet ürettik. Biz mazeret üretmedik, hizmet ürettik. Bundan sonra da aynı kararlılıkla üretmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Toplantıda içme suyu sorununun çözümü, Pazarsuyu Mahallesi kanalizasyon çalışmaları, Halk Plajı Projesi, Pazarsuyu Deresi düzenlemesi, dolgu sahasının yaşam alanına dönüştürülmesi, parkların sayısının ve kalitesinin artırılması, yol yenileme çalışmaları ve vatandaş memnuniyetine yönelik hizmetler başlıklar halinde değerlendirildi. “İÇME SUYUMUZ KAYNAK SUYU KALİTESİNDE” Bulancak’ın uzun yıllardır gündeminde yer alan içme suyu sorununa da değinen Başkan Sıbıç, ilçede su kalitesine ilişkin önemli mesafe aldıklarını söyledi. Sıbıç, “İçtiğimiz sular musluktan akan sudur. Suyun kirlilik problemini çözdük. Çok şükür geçtiğimiz yaz ülkemiz susuzlukla mücadele ederken, ufak çaplı arızalar haricinde susuzluk yaşamadık. İnşallah bu yıl için de tedbirlerimizi aldık, yine problemsiz bir yaz dönemi geçireceğiz” dedi. Arifli Mahallesi’nde de uzun yıllardır ihtiyaç duyulan içme suyu hattı çalışmasının tamamlanma aşamasına geldiğini belirten Sıbıç, “Arifli Mahallemizde içme suyu hattı çalışması çok yakında tamamlanacak ve Ağustos ayında çeşmelerden su akacak” ifadelerini kullandı. “YOLLARIMIZ YENİLENİYOR” Ulaşım yatırımlarına ilişkin bilgi veren Başkan Sıbıç, belediye ekiplerinin kendi imkânlarıyla yürüttüğü yol çalışmalarının yanı sıra yeni yatırımlar için de önemli ihaleler gerçekleştirdiklerini açıkladı. Sıbıç, “Kendi ekibimizle yaptığımız yeni yol çalışmalarının yanı sıra yaklaşık 50 milyon TL’lik yeni yol yapım ihalesini yaptık. Ayrıca 45 milyon TL değerinde 8 bin ton asfalt yapım ihalesini de önümüzdeki günlerde gerçekleştiriyoruz. Bu sezon için asfaltlama çalışmalarımıza yönelik hazırlıklarımızı sürdürüyoruz” dedi. “ÜNİVERSİTE BİNASININ ANAHTARINI REKTÖR CAN’A TESLİM ETTİK” Eğitim yatırımlarına da değinen Başkan Sıbıç, Bulancak Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu’nun yeni eğitim-öğretim yılında yeni binasında hizmet vereceğini açıkladı. Sıbıç, “Üniversite binamızın anahtarını Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yılmaz Can’a teslim ettik. Bulancak UBYO yeni eğitim-öğretim yılında yeni binasında faaliyet gösterecek” diye konuştu. Sahne Sanatları Fakültesi’nin yatırım programına alınması için sürecin devam ettiğini de belirten Sıbıç, eski okul yerinin KYK’ya devredildiğini ve böylece ilçedeki yurt ihtiyacına yönelik önemli bir adım atıldığını söyledi. Başkan Sıbıç, Sevgi Evleri Projesi için de bakanlıkla görüşmelerin sürdüğünü ifade ederek, kamu yatırımları için toplam 600 milyon TL’lik yer tahsisi yapıldığını belirtti. “GES’LE ÇEVRE DOSTU ENERJİYE GEÇECEĞİZ” Enerji ve üretim odaklı projeler hakkında da bilgi veren Sıbıç, Güneş Enerji Santrali Projesi’nin Bulancak Belediyesi için önemli bir gelir ve tasarruf kapısı olacağını söyledi. Başkan Sıbıç, “GES Projemizin yapım işi ihalesi 3 Ağustos’ta gerçekleştirilecek. Çevre dostu enerji üreterek enerji giderlerimizi karşılayacağız. Üretim fazlasıyla da belediyemize yeni bir gelir kapısı açmış olacağız” dedi. Sıbıç ayrıca BULNUT markasıyla Bulancak fındığına değer katıldığını, Bulancak Beton’un konut üretimiyle ilçeye katkı sunduğunu ve parke üretim tesisinin kapasitesinin iki katına çıkarıldığını kaydetti. SOSYAL BELEDİYECİLİK VURGUSU Toplantıda sosyal belediyecilik çalışmalarına da ayrı bir başlık açan Başkan Sıbıç, vatandaşların yaşamına doğrudan dokunan hizmetleri önemsediklerini dile getirdi. Sıbıç; Emekliler Lokali, Bilgi Akademisi, engelli nakil aracı, Halk Et, Sosyal Market, aşevi ve sosyal etkinlikler gibi projelerle Bulancak’ta sosyal belediyeciliğin güçlendirildiğini belirtti. Başkan Sıbıç, belediyeciliği sadece yol, su ve altyapı hizmetlerinden ibaret görmediklerini ifade ederek, her yaştan ve her kesimden vatandaşın hayatına dokunan projeler üretmeye devam edeceklerini söyledi. 16 TÜRK DEVLETİ’NİN BAYRAKLARI MİLLET BAHÇESİ’NDE DALGALANACAK Programın sonunda Başkan Sıbıç, daha önce Cumhuriyet Meydanı’nda yer alan 16 Türk Devleti bayraklarının, yapılan yeni düzenlemeler kapsamında Millet Bahçesi’nde yeniden konumlandırıldığını açıkladı. Sıbıç, bayrakların Millet Bahçesi’nde daha estetik ve anlamlı bir sunumla dalgalanacağını belirterek alanın açılışını gerçekleştirdi. Basın toplantısı, hatıra fotoğrafı çekimi ve hediye takdimleriyle sona erdi.

GİRESUN BELEDİYESİ’NE 9,5 MİLYON TL’LİK ARAÇ DESTEĞİ Haber

GİRESUN BELEDİYESİ’NE 9,5 MİLYON TL’LİK ARAÇ DESTEĞİ

GİRESUN BELEDİYESİ’NE 9,5 MİLYON TL’LİK ARAÇ DESTEĞİ Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Ankara temasları kapsamında Türkiye Belediyeler Birliği ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’i ziyaret etti. Görüşmenin ardından Giresun Belediyesi’ne yaklaşık 9,5 milyon TL değerinde kombine kanal temizleme aracı hibe edildiği açıklandı. Giresun Belediyesi’nin araç filosunu güçlendirecek olan yeni aracın, özellikle su ve kanalizasyon hizmetlerinde kullanılarak altyapı çalışmalarına önemli katkı sağlaması bekleniyor. BAŞKAN KÖSE, TBB BAŞKANI SEÇER’LE GÖRÜŞTÜ Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Ankara’da gerçekleştirdiği program kapsamında Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Vahap Seçer’i ziyaret etti. Samimi bir ortamda gerçekleşen görüşmede yerel yönetimlerin çalışmaları, belediyelerin ihtiyaçları, hizmet kapasitesinin artırılması ve Giresun’da sürdürülen projeler ele alındı. Başkan Köse, görüşmede Giresun Belediyesi’nin devam eden ve planlanan çalışmaları hakkında bilgi verirken, belediyeler arası dayanışma ve iş birliğinin yerel hizmetlerin güçlenmesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. 121 BELEDİYEYE 122 HİZMET ARACI HİBE EDİLDİ Başkan Köse, temasları kapsamında Türkiye Belediyeler Birliği tarafından düzenlenen araç teslim törenine de katıldı. TBB Ana Hizmet Binası’nda gerçekleştirilen törende, belediyelerin hizmet kapasitesini artırmak amacıyla 121 belediyeye toplam 122 hizmet aracı hibe edildi. Törene Türkiye Belediyeler Birliği ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, TBB encümen üyeleri ve çok sayıda belediye başkanı katıldı. GİRESUN’A KOMBİNE KANAL TEMİZLEME ARACI Destek programı kapsamında Giresun Belediyesi’ne yaklaşık 9,5 milyon TL değerinde kombine kanal temizleme aracı kazandırıldı. Yeni aracın, kent genelinde yürütülen altyapı hizmetlerinde kullanılacağı bildirildi. Aracın özellikle kanalizasyon hatlarının temizliği, bakım çalışmaları, tıkanıklıkların giderilmesi ve altyapı hizmetlerinin daha hızlı yürütülmesi noktasında belediyenin sahadaki gücünü artıracağı ifade edildi. ALTYAPI HİZMETLERİNE HIZ KAZANDIRACAK Giresun Belediyesi’nin altyapı hizmetlerinde daha etkin çalışma yürütebilmesi açısından yeni aracın önemli bir ihtiyaç olduğu belirtildi. Kombine kanal temizleme aracının hizmete girmesiyle birlikte su ve kanalizasyon çalışmalarında müdahale süresinin kısalması, bakım-onarım süreçlerinin daha verimli hale gelmesi ve vatandaşlara sunulan hizmet kalitesinin artırılması hedefleniyor. Belediyenin araç filosuna katılan yeni hizmet aracının, kent genelinde sürdürülen altyapı çalışmalarına doğrudan katkı sağlaması bekleniyor. KÖSE: GİRESUN’UMUZA HAYIRLI OLSUN Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Giresun Belediyesi’ne sağlanan destek dolayısıyla Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Vahap Seçer’e teşekkür etti. Başkan Köse açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Belediyemizin araç filosunu güçlendiren bu önemli destek, vatandaşlarımıza daha hızlı ve kaliteli hizmet sunmamıza önemli katkı sağlayacaktır. Özellikle altyapı hizmetlerinde etkinliğimizi artıracak olan kombine kanal temizleme aracının belediyemize kazandırılmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Yerel yönetimlerin güçlenmesine yönelik bu destekleri son derece kıymetli buluyoruz. Çalışma kapasitemizi artıracak bu araçla birlikte hem hizmet kalitemizi daha da yükseltecek hem de hemşehrilerimize daha hızlı ve etkin hizmet sunmaya devam edeceğiz. Giresun’umuza hayırlı olmasını diliyor, desteklerinden dolayı Türkiye Belediyeler Birliği Başkanımız Sayın Vahap Seçer’e teşekkür ediyorum.” GİRESUN BELEDİYESİ’NİN ARAÇ FİLOSU GÜÇLENİYOR Türkiye Belediyeler Birliği tarafından sağlanan araç desteğiyle birlikte Giresun Belediyesi’nin hizmet kapasitesi güçlenirken, altyapı çalışmalarında kullanılacak yeni aracın özellikle sahadaki operasyonel verimliliği artırması bekleniyor. Giresun Belediyesi’nin, yeni hizmet aracıyla birlikte kent genelinde altyapı, kanalizasyon ve bakım çalışmalarını daha hızlı, planlı ve etkin şekilde sürdürmesi hedefleniyor.

GAZİLER MAHALLESİ’NDE 150 METRELİK KANALİZASYON HATTI ÇALIŞMASI Haber

GAZİLER MAHALLESİ’NDE 150 METRELİK KANALİZASYON HATTI ÇALIŞMASI

GAZİLER MAHALLESİ’NDE 150 METRELİK KANALİZASYON HATTI ÇALIŞMASI Giresun Belediyesi, Gaziler Mahallesi 159 Nolu Sokak’ta yeni kanalizasyon şebekesi imalatı başlattı. Gülpembe Hatun Öğrenci Yurdu önünde yürütülen çalışmayla bölgenin altyapı kapasitesi artırılacak. ALTYAPI İHTİYACI İÇİN YENİ HAT OLUŞTURULUYOR Giresun Belediyesi Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlüğü, şehir genelinde altyapıyı güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Gaziler Mahallesi 159 Nolu Sokak’ta, Gülpembe Hatun Öğrenci Yurdu önünde ihtiyaç duyulan noktada yeni kanalizasyon şebekesi hattı oluşturuluyor. Bölgede yürütülen çalışma kapsamında 150 metre uzunluğunda yeni kanalizasyon hattı imalatı yapılıyor. BÖLGENİN ALTYAPI KAPASİTESİ ARTIRILACAK Çalışmayla birlikte Gaziler Mahallesi’nde kanalizasyon hizmetlerinin daha sağlıklı, güvenli ve verimli hale getirilmesi amaçlanıyor. Yeni hattın tamamlanmasıyla bölgede mevcut altyapı yükünün azaltılması, olası kanalizasyon sorunlarının önüne geçilmesi ve hizmet kapasitesinin artırılması hedefleniyor. ÜSTYAPI DÜZENLEMESİ DE YAPILACAK Kanalizasyon şebekesi imalatının tamamlanmasının ardından bölgede gerekli üstyapı düzenlemeleri yapılacak. Giresun Belediyesi Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlüğü ekipleri, çalışma yapılan alanda hattın tamamlanmasıyla birlikte yol ve çevre düzenlemesine yönelik süreci de program dahilinde yürütecek. ŞEHİR GENELİNDE ALTYAPI ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR Belediye ekipleri, gelecekte oluşabilecek altyapı sorunlarının önüne geçmek amacıyla ihtiyaç duyulan noktalarda çalışmalarını sürdürüyor. Giresun Belediyesi, modern ve güçlü altyapı hedefi doğrultusunda kanalizasyon, içme suyu ve altyapı yatırımlarının belirlenen program çerçevesinde devam edeceğini bildirdi.

GİRESUN BELEDİYESİ’NDEN ŞEHRİN DÖRT BİR YANINDA YOĞUN MESAİ Haber

GİRESUN BELEDİYESİ’NDEN ŞEHRİN DÖRT BİR YANINDA YOĞUN MESAİ

GİRESUN BELEDİYESİ’NDEN ŞEHRİN DÖRT BİR YANINDA YOĞUN MESAİ Giresun Belediyesi, kent genelinde üstyapı, altyapı, yeşil alan, çevre düzenleme ve temizlik çalışmalarını sürdürüyor. Belediye ekipleri Erikliman, Teyyaredüzü, Çıtlakkale, Hacısiyam, Seldeğirmeni ve Fevzi Çakmak mahallelerinde farklı alanlarda çalışma yürüttü. EKİPLER SAHADA ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRÜYOR Giresun Belediyesi, vatandaşların yaşam kalitesini artırmak ve mahallelerdeki ihtiyaçlara hızlı çözüm üretmek amacıyla kent genelindeki çalışmalarına devam ediyor. Fen İşleri Müdürlüğü, Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlüğü, Park ve Bahçeler Müdürlüğü ile Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, şehrin farklı noktalarında üstyapı, altyapı, çevre düzenleme ve temizlik çalışması gerçekleştirdi. ÜSTYAPI ÇALIŞMALARI MAHALLELERDE DEVAM EDİYOR Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, Erikliman Mahallesi 169 Nolu Sokak’ta yeni imar yolu açma çalışmalarını sürdürdü. Teyyaredüzü Mahallesi 153 Nolu Sokak’ta kaldırım düzenleme çalışması yapılırken, Çıtlakkale Mahallesi Çizmeci Sokak’ta yol betonlama çalışması gerçekleştirildi. Hacısiyam Mahallesi Kısa Sokak’ta parke yol tamiratı yapan ekipler, Seldeğirmeni Mahallesi Yükselen Sokak’ta ise ana yol kenarında yol silme, genişletme ve temizlik çalışması yürüttü. ÇITLAKKALE’DE ALTYAPI ÇALIŞMASI Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlüğü ekipleri, Çıtlakkale Mahallesi Çizmeci Sokak’ta yağmur suyu hattı ve kanalizasyon hattı çalışması yaptı. Ekipler ayrıca Ürün Sokak’ta şebeke hattı tamiratı gerçekleştirdi. Belediye, altyapı çalışmalarının daha sağlıklı, güvenli ve sorunsuz bir kent yaşamı için sürdürüldüğünü bildirdi. SAHİLDE AĞAÇ BUDAMA ÇALIŞMASI YAPILDI Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri, sahil güzergâhında ağaç budama çalışması gerçekleştirdi. Çalışmalarla ağaçların sağlıklı gelişiminin desteklenmesi ve kent estetiğine katkı sağlanması hedeflendi. FEVZİ ÇAKMAK MAHALLESİ’NDE OT BİÇME VE TEMİZLİK Temizlik İşleri Müdürlüğü’ne bağlı ot biçme ekipleri, Fevzi Çakmak Mahallesi Yayla Sokak çevresinde ot biçme ve çevre temizliği çalışması yaptı. Mahallelerde yürütülen temizlik çalışmalarıyla ortak kullanım alanlarının daha düzenli ve sağlıklı hale getirilmesi amaçlandı. “HER MAHALLEYE EŞİT HİZMET ULAŞTIRMAK İÇİN SAHADAYIZ” Belediye yetkilileri, kent genelindeki çalışmaların vatandaşların ihtiyaçları doğrultusunda planlandığını ve belirlenen program dahilinde sürdüğünü açıkladı. Açıklamada, “Giresun’un her mahallesine eşit hizmet ulaştırmak için ekiplerimiz sahada yoğun mesai harcıyor. Üstyapı, altyapı, çevre düzenleme ve temizlik çalışmalarımızı belirlenen program dahilinde sürdürüyoruz. Vatandaşlarımızın daha konforlu, güvenli ve yaşanabilir bir şehirde yaşamaları için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz” ifadelerine yer verildi.

ŞENYÜREK: “KÖY BAŞINA DÜŞEN PAY BİRKAÇ YÜZ METRE BETONLA TÜKENİR” Haber

ŞENYÜREK: “KÖY BAŞINA DÜŞEN PAY BİRKAÇ YÜZ METRE BETONLA TÜKENİR”

ŞENYÜREK’TEN KÖYDES ELEŞTİRİSİ: “KÖY BAŞINA DÜŞEN PAY BİRKAÇ YÜZ METRE BETONLA TÜKENİR” CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, 2026 yılı için Giresun’a ayrılan KÖYDES ödeneğinin köylerin altyapı ihtiyacını karşılamaktan uzak kaldığını söyledi. Şenyürek, 553 köye pay edildiğinde kaynağın reel olarak eridiğini belirterek, “Bugünkü malzeme, işçilik, nakliye ve mazot maliyetleriyle bu kaynak birçok köyde ancak birkaç yüz metrelik basit beton yol yapımıyla tükenir” dedi. “ARTIŞ VAR AMA SAHADAKİ MALİYETİN GERİSİNDE” Cumhuriyet Halk Partisi Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, Giresun’a 2026 yılı için ayrılan KÖYDES ödeneğini eleştirdi. Şenyürek, Giresun’a 2025 yılında KÖYDES kapsamında 203 milyon 586 bin TL, 2026 yılında ise 250 milyon 984 bin 887 TL kaynak ayrıldığını belirterek, yaklaşık yüzde 23,3’lük artışın köylerdeki gerçek altyapı maliyetlerini karşılamadığını ifade etti. İçme suyu, yol, istinat duvarı, menfez, heyelan önleme ve bakım-onarım çalışmalarında maliyetlerin ciddi biçimde yükseldiğini vurgulayan Şenyürek, özellikle malzeme, işçilik, nakliye ve mazot giderlerindeki artışın kırsal yatırımları doğrudan etkilediğini söyledi. Şenyürek, “Altyapı yatırımlarındaki maliyet artışları yüzde 40-45 bandına dayanmışken, KÖYDES ödeneğindeki artış bunun da gerisinde kalmıştır. Bu tablo, ayrılan kaynağın reel olarak yetersiz olduğunu göstermektedir” ifadelerini kullandı. “553 KÖYE BÖLÜNÜNCE ORTAYA ÇIKAN TABLO AÇIK” Giresun genelinde 553 köy bulunduğunu hatırlatan Şenyürek, bağlı yerleşimlerle birlikte hizmet götürülmesi gereken kırsal yerleşim sayısının 1.000’i aştığını belirtti. Ayrılan toplam kaynağın bu ölçekteki bir kırsal altyapı ihtiyacını karşılayamayacağını dile getiren Şenyürek, köy başına düşen payın bugünkü maliyetler karşısında çok sınırlı kaldığını kaydetti. Şenyürek, “Bugünkü malzeme, işçilik, nakliye ve mazot maliyetleriyle bu kaynak birçok köyde ancak birkaç yüz metrelik basit beton yol yapımıyla tükenir” dedi. “GİRESUN’UN COĞRAFYASI DİKKATE ALINMADAN PLANLAMA YAPILAMAZ” Giresun’un dağlık arazi yapısı, dağınık yerleşim düzeni, yüksek rakımlı köyleri, yaylaları ve heyelan riski nedeniyle kırsal altyapı yatırımlarının birçok ile göre daha maliyetli olduğunu vurgulayan Şenyürek, KÖYDES ödeneklerinin belirlenmesinde bu koşulların dikkate alınması gerektiğini söyledi. Şenyürek, yalnızca nüfus esaslı bir dağıtım anlayışının Giresun gibi coğrafi şartları ağır iller için yeterli olmadığını belirterek; köy sayısı, bağlı yerleşim yoğunluğu, yol ağı uzunluğu, iklim koşulları, heyelan riski ve geçmişten gelen altyapı eksiklerinin kaynak planlamasında temel ölçütler arasında yer alması gerektiğini ifade etti. “KÖYLERİN SORUNU SADECE YOL DEĞİL” Köylerdeki altyapı ihtiyacının yalnızca yol yapımıyla sınırlı olmadığını belirten Şenyürek, içme suyu, kanalizasyon, istinat duvarı, menfez, heyelan önleme ve bakım-onarım gibi çok sayıda temel başlığın çözüm beklediğini söyledi. Şenyürek, “Oysa köylerimizin yolun yanı sıra içme suyu, kanalizasyon, heyelan önleme, menfez, istinat duvarı ve bakım-onarım gibi temel altyapı ihtiyaçları bulunmaktadır. Bu ödenekle ya daha az iş yapılacak ya da köylerimizin acil ihtiyaçları arasında zorunlu önceliklendirme yapılacaktır” dedi. “GİRESUN’UN KÖYLERİ SEÇİM DÖNEMLERİNDE HATIRLANACAK YERLER DEĞİLDİR” CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, kırsal altyapı hizmetlerinin temel yurttaşlık hakkı olduğunu belirterek 2026 yılı KÖYDES ödeneğinin artırılması çağrısı yaptı. Şenyürek, “Giresun’un köyleri seçim dönemlerinde hatırlanacak yerler değildir. Köyde yaşayan yurttaşlarımızın temiz içme suyuna, güvenli yola ve sağlıklı altyapıya erişimi temel bir haktır. 2026 yılı KÖYDES ödeneği artırılmalı, köylerimizin bekleyen altyapı sorunları için adil ve kalıcı bir planlama yapılmalıdır” ifadelerini kullandı. Şenyürek’in açıklaması, Giresun’da kırsal altyapı yatırımlarının yalnızca yıllık ödenek artışıyla değil, ilin coğrafi gerçekleri ve birikmiş ihtiyaçları üzerinden yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.