Hava Durumu

#Istatistik

giresunsonhaber - Istatistik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Istatistik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tavuk eti üretimi Haziran’da yüzde 14,7 arttı Haber

Tavuk eti üretimi Haziran’da yüzde 14,7 arttı

TÜİK tarafından paylaşılan Haziran 2026 kümes hayvancılığı üretim verileri; tavuk yumurtası, kesilen tavuk sayısı ve tavuk eti üretiminde yıllık bazda yükseliş yaşandığını ortaya koydu. Tavuk eti üretimi aylık olarak da yüzde 14,8 oranında artışla 232 bin 238 tona yükseldi. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Haziran 2026 dönemine ait Kümes Hayvancılığı Üretimi istatistiklerini yayımladı. Açıklanan rakamlara göre, kümes hayvancılığı üretim göstergeleri Haziran ayında geçtiğimiz yılın aynı ayına kıyasla artış kaydetti. Haziran ayında, geçen yılın aynı ayı ile karşılaştırıldığında tavuk yumurtası üretimi yüzde 21,0, kesilen tavuk miktarı yüzde 14,4 ve tavuk eti üretimi yüzde 14,7 oranında arttı. İLK 6 AYDA YUMURTA ÜRETİMİ YÜZDE 18,6 ARTTI Ocak-Haziran sürecinde, bir önceki yılın aynı dönemine göre tavuk yumurtası üretimi yüzde 18,6 artış gösterirken; kesilen tavuk sayısı yüzde 1,2, tavuk eti üretimi ise yüzde 0,3 seviyesinde yükseliş sergiledi. TAVUK ETİ ÜRETİMİNDE AYLIK SIÇRAMA Tavuk eti üretimi, Haziran ayında aylık bazda da belirgin bir artışa imza attı. Mayıs ayında 202 bin 336 ton olarak gerçekleşen tavuk eti üretimi, Haziran ayında yüzde 14,8 artarak 232 bin 238 tona ulaştı. Tavuk yumurtası üretimi ise Mayıs ayında 1 milyar 857 milyon 150 bin adet iken, Haziran ayında aylık bazda yüzde 1,0 oranında düşüşle 1 milyar 838 milyon 966 bin adet olarak kaydedildi.

Bakan Şimşek: İşsizlik yüzde 7,6’ya düştü Haber

Bakan Şimşek: İşsizlik yüzde 7,6’ya düştü

İŞSİZLİK YÜZDE 7,6’YA DÜŞTÜ: PEKİ KİMLER İŞSİZ SAYILIYOR? Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Haziran ayında işsizlik oranının yüzde 7,6 ile veri serisinin en düşük seviyesine gerilediğini açıkladı. Ancak TÜİK’in aynı dönem için yayımladığı atıl işgücü oranı yüzde 28,8 oldu. İki gösterge arasındaki 21,2 puanlık fark, “Türkiye’de kimlerin işsiz sayıldığı” sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından yaptığı grafikli paylaşımda Haziran 2026 dönemine ilişkin işgücü verilerini değerlendirdi. Şimşek açıklamasında, “Haziran ayında işsizlik oranı, serinin en düşük seviyesi olan yüzde 7,6’ya geriledi. Böylece yılın ilk yarısında mevsimsel düzeltilmiş ortalama işsizlik oranı, yıllık 0,3 puan azalarak yüzde 8,1 gerçekleşti. Ülkemizin uzun vadeli kalkınma hedeflerine ulaşmasında verimlilik artışı kritik önem taşımaktadır. Bu doğrultuda, işgücü piyasasının etkinliğini artıran, beşeri sermayemizin niteliğini güçlendiren ve yüksek katma değerli üretimi destekleyen politikalarımızı uygulamaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. İŞSİZ SAYISI 2 MİLYON 688 BİNE GERİLEDİ TÜİK’in Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 15 yaş ve üzerindeki işsiz sayısı, Haziran 2026’da bir önceki aya göre 168 bin kişi azalarak 2 milyon 688 bine geriledi. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı 0,5 puanlık düşüşle yüzde 7,6 oldu. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,5, kadınlarda yüzde 9,8 olarak tahmin edildi. İstihdam edilenlerin sayısı bir önceki aya göre 227 bin kişi artarak 32 milyon 733 bine, istihdam oranı ise 0,3 puanlık artışla yüzde 48,9’a çıktı. İşgücü 58 bin kişi artarak 35 milyon 420 bine ulaşırken işgücüne katılma oranı yüzde 52,9 olarak gerçekleşti. Genç nüfusta işsizlik oranı ise 1,8 puan azalarak yüzde 12,8’e geriledi. Kaynaklar: TÜİK Haziran 2026 İşgücü İstatistikleri; TÜİK 2026 Hanehalkı İşgücü Araştırması Metodolojik Açıklama Dokümanı; Eurostat İşgücü Araştırması metodolojisi; ILO işgücü ölçüm standartları. AYNI AYDA ATIL İŞGÜCÜ YÜZDE 28,8 Manşetlere yüzde 7,6’lık işsizlik oranı yansırken TÜİK’in aynı bülteninde yer alan diğer göstergeler, işgücü piyasasının daha farklı bir görünümünü ortaya koydu. Haziran 2026’da: İşgücü göstergesi Oran Dar tanımlı işsizlik %7,6 İşsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı %19,2 İşsiz ve zamana bağlı eksik istihdamın bütünleşik oranı %18,5 Atıl işgücü oranı %28,8 Dar tanımlı işsizlik ile atıl işgücü oranı arasında 21,2 puanlık fark bulunuyor. Bu fark, TÜİK’in açıkladığı yüzde 7,6’nın yanlış olduğu anlamına gelmiyor. Ancak söz konusu oran, çalışmayan veya yeterli süre çalışamayan herkesin değil, belirli koşulları aynı anda karşılayan kişilerin oluşturduğu dar tanımlı işsizliği gösteriyor. ESKİDEN ÜÇ AY, ŞİMDİ DÖRT HAFTA TÜİK’in 2014 öncesindeki uygulamasında işsiz sayılmanın koşullarından biri, kişinin son üç ay içinde iş arama yollarından en az birini kullanmış olmasıydı. 2014 yılında Hanehalkı İşgücü Araştırması’nda yapılan düzenlemeyle iş aramada esas alınan süre, Avrupa Birliği düzenlemeleri doğrultusunda üç aydan dört haftaya indirildi. Böylece iki ay önce iş başvurusu yaptığı hâlde son dört haftada yeni bir iş arama girişiminde bulunmayan kişi, çalışmak istemeye devam etse bile dar tanımlı işsizler arasında değerlendirilmemeye başlandı. TÜİK’in 2026 metodoloji belgesinde değişiklik açık biçimde şöyle açıklanıyor: İş aramada esas alınan süre 2014 öncesinde üç ay olarak uygulanırken, 2014 yılından itibaren dört hafta olarak kabul edildi. Bu değişiklik bir İş Kanunu veya İşsizlik Sigortası Kanunu değişikliği değil; işsizliğin istatistiksel olarak sınıflandırılmasında kullanılan yöntem değişikliğidir. Araştırmanın yasal dayanakları arasında 5429 sayılı Türkiye İstatistik Kanunu, Resmî İstatistik Programı, Avrupa Birliği düzenlemeleri ve Uluslararası Çalışma Örgütü kararları bulunuyor. YÖNTEM DEĞİŞİKLİĞİ İŞSİZLİĞİ NE KADAR DÜŞÜRDÜ? İş arama süresinin üç aydan dört haftaya indirilmesi, diğer şartlar değişmediğinde işsiz sayısını aşağı çeken bir etki oluşturuyor. Çünkü son üç ay içinde iş aradığı hâlde son dört haftada yeni bir arama yapmayan kişiler dar tanımlı işsizler arasından çıkıyor. Ancak bu değişikliğin Haziran 2026’daki işsizlik oranını tek başına kaç puan düşürdüğünü gösteren güncel ve karşılaştırmalı bir TÜİK tablosu bulunmuyor. TÜİK, aynı örneklem üzerinden “eski üç aylık ölçüte göre işsizlik oranı” ve “dört haftalık yeni ölçüte göre işsizlik oranı” biçiminde iki ayrı Haziran 2026 hesabı yayımlamadı. Bu nedenle yüzde 7,6’lık oranın eski yöntem kullanılsaydı kesin olarak kaç olacağını söylemek mümkün değil. Ayrıca 2014 yılındaki düzenleme yalnızca iş arama süresiyle sınırlı kalmadı. Anketin uygulanma şekli, referans haftaları, örnekleme düzeni, nüfus tahminleri ve bazı hesaplama yöntemleri de değiştirildi. 2021 yılında ise yeni ILO ve Avrupa Birliği standartları uygulanmaya başlandı; hareketli üç aylık tahminler yerine bağımsız aylık tahminlerin yayımlanmasına geçildi ve karşılaştırılabilir seriler 2005 yılına kadar geriye doğru hesaplandı. ÇALIŞMAYAN HERKES İŞSİZ SAYILMIYOR TÜİK’in açıkladığı işsizlik rakamlarının anlaşılabilmesi için kullanılan kavramların birbirinden ayrılması gerekiyor. Çünkü çalışma çağında olduğu hâlde işi bulunmayan herkes, istatistiklerde işsiz olarak yer almıyor. ÇALIŞMA ÇAĞINDAKİ NÜFUS Kurumsal olmayan nüfus içindeki 15 yaş ve üzerindeki kişilerden oluşuyor. Üniversite yurtları, yetiştirme yurtları, huzurevleri, cezaevleri, kışlalar ve özel nitelikli hastaneler gibi kurumsal yerlerde yaşayanlar Hanehalkı İşgücü Araştırması kapsamına alınmıyor. İSTİHDAM EDİLENLER Referans haftasında ücret, yevmiye, kâr veya kazanç karşılığında en az bir saat çalışanlar istihdamda sayılıyor. Ücretsiz aile işçileri ile geçici olarak işinin başında bulunmasa da işiyle bağlantısı devam eden bazı kişiler de istihdam kapsamında değerlendiriliyor. Bu nedenle haftada yalnızca birkaç saat çalışan, geçici bir işte bulunan veya elde ettiği gelir geçimine yetmeyen kişi de istatistiksel olarak istihdam edilmiş kabul edilebiliyor. İSTİHDAM ORANI İstihdam edilenlerin çalışma çağındaki nüfus içerisindeki payını gösteriyor. İstihdam oranı = İstihdam edilenler / 15 yaş ve üzerindeki kurumsal olmayan nüfus × 100 Haziran 2026’da istihdam oranı yüzde 48,9 oldu. Buna göre çalışma çağındaki her 100 kişiden yaklaşık 49’u istihdamda yer alırken kalan 51 kişi dar tanımlı işsiz veya işgücünün dışında bulunuyor. İŞGÜCÜ İstihdam edilenlerle dar tanımlı işsizlerin toplamından oluşuyor. İşgücü = İstihdam edilenler + Dar tanımlı işsizler Çalışmayan ancak işsiz sayılma şartlarını karşılamayan kişiler, işgücü toplamına dâhil edilmiyor. DAR TANIMLI İŞSİZ Bir kişinin TÜİK tarafından dar tanımlı işsiz sayılması için: Referans haftasında çalışmamış olması, Son dört hafta içinde aktif olarak iş araması, İş bulması hâlinde iki hafta içinde işbaşı yapabilecek durumda olması gerekiyor. Ayrıca bir iş bulduğu için iş aramayan ve üç ay içinde bu işe başlayacak kişiler de işsizler arasında kabul ediliyor. Bu koşullardan herhangi birini karşılamayan kişi, işi bulunmasa ve çalışmak istese bile manşet işsizlik oranına dâhil edilmiyor. AKTİF İŞ ARAMA Yalnızca çalışmak istediğini söylemek aktif iş arama kabul edilmiyor. İşverene doğrudan başvurmak, iş ilanına müracaat etmek, İŞKUR veya özel istihdam kuruluşlarıyla görüşmek, sınava ya da mülakata katılmak, kendi işini kurmak amacıyla somut girişimde bulunmak aktif iş arama yöntemleri arasında değerlendiriliyor. Son dört haftada bu yöntemlerden en az birini kullanmayan kişi dar tanımlı işsizliğin dışında kalıyor. İŞSİZLİK ORANI Dar tanımlı işsizlerin toplam nüfusa değil, işgücüne oranıdır. İşsizlik oranı = Dar tanımlı işsizler / İşgücü × 100 Bu nedenle yüzde 7,6’lık oran, çalışma çağındaki nüfusun yalnızca yüzde 7,6’sının çalışmadığı anlamına gelmiyor. Oran; istihdam edilenlerle dar tanımlı işsizlerden oluşan işgücü üzerinden hesaplanıyor. İŞGÜCÜNE KATILMA ORANI İşgücünün çalışma çağındaki nüfusa oranını ifade ediyor. İşgücüne katılma oranı = İşgücü / 15 yaş ve üzerindeki kurumsal olmayan nüfus × 100 Haziran 2026’da işgücüne katılma oranı yüzde 52,9 oldu. Buna karşılık çalışma çağındaki nüfusun yüzde 47,1’i dar tanımlı işgücünün dışında kaldı. Bir kişi iş aramaktan vazgeçtiğinde yalnızca işsiz sayısından değil, işgücü toplamından da çıkıyor. Bu nedenle işgücüne katılım oranı, işsizlik oranıyla birlikte değerlendirilmesi gereken temel göstergelerden biri olarak öne çıkıyor. İŞGÜCÜNE DÂHİL OLMAYANLAR Ne istihdamda ne de dar tanımlı işsiz olan çalışma çağındaki kişiler bu grupta yer alıyor. İşgücüne dâhil olmayanlar arasında: Ev işleriyle meşgul olanlar, Öğrenciler, Emekliler, Çalışamayacak durumda olanlar, İş bulma ümidini kaybedenler, Çalışmak istediği hâlde aktif iş aramayanlar, Mevsimlik çalışma nedeniyle bekleyenler, Ailevi veya kişisel nedenlerle iş aramayanlar bulunabiliyor. Bu grubun tamamının işsiz kabul edilmesi doğru olmadığı gibi, tamamının çalışma isteği taşımadığı sonucuna varılması da mümkün değil. POTANSİYEL İŞGÜCÜ İstihdamda veya dar tanımlı işsizler arasında bulunmayan ancak çalışma hayatına belirli ölçüde bağlı olan kişilerden oluşuyor. Potansiyel işgücü temel olarak: İş aradığı hâlde iki hafta içinde işbaşı yapamayacak olanları, İş aramamasına rağmen çalışmak isteyen ve kısa süre içinde başlayabilecek durumda bulunanları kapsıyor. Bu kişiler dar tanımlı işsizlik oranına girmiyor; genişletilmiş işgücü göstergelerinde hesaba katılıyor. İŞ BULMA ÜMİDİ OLMAYANLAR Çalışmak istediği ve çalışmaya hazır olduğu hâlde iş bulabileceğine inanmadığı için iş aramayan kişiler bu grupta değerlendiriliyor. Bölgede iş bulunmadığını düşünen, niteliklerine uygun iş olmadığına inanan veya daha önceki başvurularından sonuç alamadığı için iş aramayı bırakan kişiler dar tanımlı işsizliğe dâhil edilmiyor. Kamuoyunda “ümidini kaybetmiş işsizler” olarak ifade edilen bu kişiler, şartlarına göre potansiyel işgücü içerisinde değerlendirilebiliyor. ZAMANA BAĞLI EKSİK İSTİHDAM Referans haftasında çalışan ancak: Esas ve diğer işlerinde toplam 40 saatten az çalışan, Daha fazla çalışmak isteyen, İmkân oluşması hâlinde daha fazla çalışabilecek durumda olan kişilerden oluşuyor. Bu kişiler istihdamda sayılıyor ve dar tanımlı işsizlik oranına girmiyor. Ancak çalışma süreleri ve buna bağlı gelirleri yeterli olmadığı için işgücü piyasasının kullanılmayan kapasitesi içerisinde değerlendiriliyor. İŞSİZLİK VE EKSİK İSTİHDAMIN BÜTÜNLEŞİK ORANI Dar tanımlı işsizlerle zamana bağlı eksik istihdamdaki kişileri birlikte gösteriyor. Oran = (İşsizler + zamana bağlı eksik istihdamdakiler) / İşgücü × 100 Haziran 2026’da bu oran yüzde 18,5 olarak açıklandı. İŞSİZ VE POTANSİYEL İŞGÜCÜNÜN BÜTÜNLEŞİK ORANI Dar tanımlı işsizlerle potansiyel işgücünü birlikte hesaba katıyor. Oran = (İşsizler + potansiyel işgücü) / (İşgücü + potansiyel işgücü) × 100 Haziran 2026’da yüzde 19,2 olarak ölçülen bu gösterge; çalışmak istediği hâlde aktif iş arama veya hemen işbaşı yapabilme şartlarından birini karşılamayanları da tabloya ekliyor. ATIL İŞGÜCÜ ORANI İşgücü piyasasında kullanılamayan toplam emek kapasitesini göstermeyi amaçlayan en kapsamlı TÜİK göstergesidir. Atıl işgücü hesabında: Dar tanımlı işsizler, Potansiyel işgücü, Zamana bağlı eksik istihdamdakiler birlikte değerlendiriliyor. Atıl işgücü oranı = (İşsizler + potansiyel işgücü + zamana bağlı eksik istihdamdakiler) / (İşgücü + potansiyel işgücü) × 100 Haziran 2026’da atıl işgücü oranı, bir önceki aya göre 2 puan azalarak yüzde 28,8 oldu. GENİŞ TANIMLI İŞSİZLİK Geniş tanımlı işsizlik, akademik çalışmalarda, sendikal raporlarda ve kamuoyu tartışmalarında kullanılan genel bir kavramdır. Ancak her kurumun hesaplama kapsamı aynı olmayabilir. TÜİK’in yayımladığı atıl işgücü oranı, geniş tanımlı işsizliğe en yakın resmî göstergedir. Bununla birlikte atıl işgücü yalnızca tamamen işsiz olanları değil, çalışan ancak yeterli süre çalışamayan kişileri de içeriyor. Bu nedenle teknik adı “geniş işsizlik oranı” değil, atıl işgücü oranıdır. KAYITLI İŞSİZ İŞKUR’a iş aramak amacıyla başvuran ve kaydı aktif olan kişileri ifade ediyor. İŞKUR’un kayıtlı işsiz sayısıyla TÜİK’in anket yoluyla tahmin ettiği işsiz sayısı aynı değildir. Her işsiz İŞKUR’a kaydolmadığı gibi İŞKUR’a kayıtlı kişilerden bazıları daha sonra işe başlamış olabilir. İŞKUR verileri idari kayıtlara, TÜİK verileri ise hanehalklarının beyanlarına dayalı örneklem araştırmasına dayanıyor. İŞSİZLİK ÖDENEĞİ ALANLAR İşsizlik ödeneğinden yalnızca prim ödeme süresi, işten ayrılma nedeni ve başvuru koşullarını karşılayan sigortalılar yararlanabiliyor. İlk kez iş arayan gençler, kayıt dışı çalışmış kişiler, yeterli primi bulunmayanlar veya ödenek süresi sona erenler işsiz oldukları hâlde işsizlik ödeneği alamayabiliyor. Bu nedenle işsizlik ödeneği alanların sayısı, ülkedeki toplam işsiz sayısını göstermiyor. GENÇ İŞSİZLİĞİ Genç işsizlik oranı, 15-24 yaş grubundaki dar tanımlı işsizlerin aynı yaş grubundaki işgücüne oranını gösteriyor. Eğitimine devam eden ve aktif iş aramayan gençler işgücüne dâhil edilmediği için genç işsizlik oranının hesabına girmiyor. Haziran 2026’da genç işsizlik oranı yüzde 12,8 olarak açıklandı. NE EĞİTİMDE NE İSTİHDAMDA OLAN GENÇLER Uluslararası literatürde NEET olarak adlandırılan gösterge, herhangi bir eğitim programına devam etmeyen ve istihdamda bulunmayan gençleri kapsıyor. Bu gençlerin tamamı dar tanımlı işsiz sayılmıyor. Aktif iş aramayanlar işsizliğin dışında kalsa da eğitimde ve istihdamda olmayan gençler göstergesinde yer alabiliyor. UZUN SÜRELİ İŞSİZLİK Genellikle bir yıl veya daha uzun süredir işsiz olan ve iş arayan kişileri ifade ediyor. Uzun süredir iş bulamayan bir kişi son dört haftada aktif iş aramayı bırakırsa çalışma isteği devam etmesine rağmen dar tanımlı işsizler arasından çıkabiliyor. KAYIT DIŞI İSTİHDAM Yaptığı iş nedeniyle herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kaydı bulunmayan çalışanları ifade ediyor. Kayıt dışı çalışan kişi sosyal güvenlik haklarından yararlanamasa da TÜİK anketinde çalıştığını beyan etmesi hâlinde istihdam edilmiş sayılıyor; işsiz olarak değerlendirilmez. MEVSİM ETKİSİNDEN ARINDIRILMIŞ VERİ Tarım, turizm, inşaat ve eğitim gibi sektörlerde yılın belirli dönemlerinde tekrarlanan istihdam hareketlerinin istatistiksel olarak ayrıştırılmasıyla elde edilen veridir. Aylık değişimlerin karşılaştırılmasında çoğunlukla mevsim etkisinden arındırılmış göstergeler kullanılıyor. Ancak yeni veriler geldikçe düzeltme katsayıları yeniden hesaplanabildiği için geçmiş aylara ait oranlarda revizyon yapılabiliyor. TEK BİR RAKAM, İŞGÜCÜ PİYASASININ TAMAMINI GÖSTERMİYOR Haziran 2026’da dar tanımlı işsiz sayısı azalırken istihdam ve işgücü arttı. Bu veriler, dar tanımlı işsizlik oranının yüzde 7,6’ya gerilemesini sağladı. Bununla birlikte aynı dönemde işsizler, potansiyel işgücü ve yeterli süre çalışamayanlar birlikte değerlendirildiğinde atıl işgücü oranının yüzde 28,8 olduğu görüldü. Ortaya çıkan tablo, Türkiye’de işgücü piyasasının yalnızca tek bir oran üzerinden okunamayacağını gösteriyor. Dar tanımlı işsizlik, uluslararası standartlara göre hesaplanan resmî gösterge olmayı sürdürürken; istihdam oranı, işgücüne katılım, potansiyel işgücü, eksik istihdam ve atıl işgücü göstergeleri çalışma hayatının daha geniş fotoğrafını ortaya koyuyor. Sonuç olarak Türkiye’de Haziran 2026’da dar tanımlı işsizlik yüzde 7,6’ya gerilerken, iş aramaktan vazgeçenler, çalışmaya hazır olduğu hâlde aktif iş aramayanlar ve yeterli süre çalışamayanların da yer aldığı atıl işgücü oranı yüzde 28,8 olarak gerçekleşti.

Hava kalitesi verileri dayanıklı makine öğrenmesiyle modellenecek Haber

Hava kalitesi verileri dayanıklı makine öğrenmesiyle modellenecek

Hava kalitesi verileri dayanıklı makine öğrenmesiyle modellenecek GRÜ’lü akademisyenin yer aldığı proje TÜBİTAK tarafından desteklendi Giresun Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Veri Bilimi ve Analitiği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Fatma Zehra Doğru’nun araştırmacı olarak yer aldığı proje, TÜBİTAK 1002 – Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Projede, hava kalitesi indeksinin aykırı gözlemlere karşı daha güvenilir sonuçlar üretebilen makine öğrenmesi yöntemleriyle modellenmesi hedefleniyor. GİRESUN – Giresun Üniversitesi akademisyenlerinin bilimsel araştırma projelerindeki başarılarına bir yenisi daha eklendi. Üniversitemiz Fen-Edebiyat Fakültesi Veri Bilimi ve Analitiği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Fatma Zehra Doğru’nun araştırmacı olarak görev aldığı proje, TÜBİTAK 1002 – Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. GRÜ’lü akademisyen TÜBİTAK destekli projede yer aldı “Dayanıklı Makine Öğrenmesi Yöntemleri ile Hava Kalitesi İndeksinin Modellenmesi: Ankara, Türkiye Uygulaması” başlıklı projenin yürütücülüğünü Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi İstatistik Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Özlem Kaymaz üstleniyor. Projede, Giresun Üniversitesi’nden Prof. Dr. Fatma Zehra Doğru ile Karadeniz Teknik Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Fatma Gül Akgül araştırmacı olarak yer alıyor. Ankara’nın hava kalitesi verileri modellenecek Proje kapsamında, Ankara’ya ait hava kalitesi verileri üzerinden hava kalitesi indeksinin daha güçlü ve güvenilir biçimde modellenmesi amaçlanıyor. Çalışmada, çevresel veri analizinde karşılaşılan ani değişimler, olağan dışı değerler ve aykırı gözlemlerin model sonuçları üzerindeki etkisinin azaltılması hedefleniyor. Makine öğrenmesi dayanıklı istatistikle buluşuyor Araştırmada Support Vector Regression, Random Forest ve XGBoost gibi makine öğrenmesi yöntemleri kullanılacak. Bu yöntemler, dayanıklı istatistik alanında kullanılan Huber, Tukey Biweight ve Hampel kayıp fonksiyonlarıyla entegre edilerek geliştirilecek. Bu yönüyle proje, yalnızca hava kalitesi verilerinin modellenmesine değil; aynı zamanda dayanıklı istatistik yöntemlerinin makine öğrenmesi algoritmalarına uyarlanmasına da katkı sunacak. Aykırı gözlemlere karşı daha güvenilir tahmin hedefi Çevresel verilerde ölçüm hataları, ani hava olayları, olağan dışı kirlilik artışları veya veri setindeki uç değerler, tahmin modellerinin başarısını etkileyebiliyor. TÜBİTAK destekli proje ile bu tür aykırı gözlemlere karşı daha dirençli modeller geliştirilmesi ve hava kalitesi indeksinin daha sağlıklı biçimde tahmin edilmesi amaçlanıyor. Disiplinler arası çalışma çevresel veri analizine katkı sunacak İstatistik, veri bilimi, bilgisayar bilimleri ve çevresel veri analizi alanlarını bir araya getiren proje, disiplinler arası niteliğiyle dikkat çekiyor. Çalışmanın, hava kalitesine ilişkin karar süreçlerinde kullanılabilecek daha güvenilir veri modelleme yaklaşımlarına bilimsel katkı sağlaması bekleniyor. Giresun Üniversitesi, TÜBİTAK tarafından desteklenmeye hak kazanan projede yer alan Prof. Dr. Fatma Zehra Doğru’yu ve proje ekibini tebrik ederek, çalışmalarında başarılar diledi.

Ocak ayı enflasyon rakamları açıklandı... TÜFE aylık yüzde 4,84 arttı, yıllıkta yüzde 30,65’e geriledi Haber

Ocak ayı enflasyon rakamları açıklandı... TÜFE aylık yüzde 4,84 arttı, yıllıkta yüzde 30,65’e geriledi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından sağlanan verilere göre, Ocak 2026'da Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık yüzde 4,84 oranında yükselirken, yıllık artış oranı yüzde 30,65 seviyesine düştü. Bu dönemde gıda, ulaştırma ve konut sektörleri önemli fiyat artışları kaydetti. Ocak ayında enflasyonun aylık düzeyde yüksek olduğu, fakat yıllık artışın biraz gerilediği görüldü. ANKARA (İGFA) - TÜİK tarafından açıklanan verilere göre Ocak ayı enflasyon rakamları açıklandı. TÜFE verileri ana harcama gruplarındaki değişimi gösteriyor; Ocak ayında TÜFE’de en yüksek ağırlığa sahip üç harcama grubunun yıllık değişimleri şöyle gerçekleşti: gıda ve alkolsüz içecekler yüzde 31,69, ulaştırma yüzde 29,39, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar yüzde 45,36 olarak belirlendi. Bu grupların yıllık değişime katkıları sırasıyla 7,82, 4,64 ve 6,74 puan olarak gerçekleşti. Aylık bazda ise aynı gruplardaki değişimler; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 6,59, ulaştırmada yüzde 5,29, konutta ve enerjide yüzde 4,43 olarak gözlemlendi. Aylık değişime katkıları gıda ve alkolsüz içeceklerde 1,61, ulaştırmada 0,88 ve konutta 0,51 puan olarak hesaplandı. Endeks kapsamında değerlendirilen 174 alt sınıftan 14'ü düşerken, 3'ünde değişiklik olmadı ve 157 alt sınıfta artış yaşandı. İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler, tütün ve altın hariç TÜFE göstergesi (B) yıllık yüzde 30,11, aylık yüzde 4,22 oranında yükseldi.

Ekim ayı enflasyon rakamları ...Gıda ve konut yıllık enflasyonda rekor Haber

Ekim ayı enflasyon rakamları ...Gıda ve konut yıllık enflasyonda rekor

TÜİK, Ekim ayına ait Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) rakamlarını duyurdu. Buna göre Ekim ayında enflasyon yüzde 2,55 düzeyinde gerçekleşti, yıllık bazda enflasyon ise yüzde 32,87 olarak kaydedildi. Gıda grubu yıllık bazda yüzde 34,87 artış gösterirken, konut grubu yüzde 50,96 ile diğer kategorilerin önüne geçti. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Ekim ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) istatistiklerini paylaştı. TÜFE'de geçen aya göre yüzde 2,55 artış olurken, geçen yılın Aralık ayına kıyasla yüzde 28,63, yıllık bazda ise yüzde 32,87 ve son 12 aylık ortalamalara göre yüzde 37,15 artış kaydedildi. Tüketici Fiyat Endeksi, Ekim 2025 Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %32,87 arttı, aylık %2,55 arttı TÜFE'deki (2003=100) değişim 2025 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre %2,55 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %28,63 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %32,87 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %37,15 artış olarak gerçekleşti. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi, Ekim 2025 Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık %27,00 arttı, aylık %1,63 arttı Yİ-ÜFE (2003=100) 2025 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre %1,63 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %25,67 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %27,00 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %25,49 artış gösterdi. Ana grupların yıllık istatistiklerine göre veriler şu şekildedir: Gıda ve alkolsüz içecekler yüzde 34,87 artış gösterirken (etki yüzde 8,44), ulaştırma yüzde 27,33 artış yaşadı (etki yüzde 4,34), konut ise yüzde 50,96 artışla (etki yüzde 7,75) dikkat çekti. Gıda grubunda aylık yüzde 3,41'lik bir artış dikkat çekerken, aylık değişimlerde en yüksek ağırlıklı 3 grup içinde gıda ve alkolsüz içecekler yüzde 3,41 artış gösterdi (etki yüzde 0,83), ulaştırma grubu yüzde 1,07 artış yaşadı (etki yüzde 0,16), konut ise yüzde 2,66 artış kaydetti (etki yüzde 0,45). Öte yandan 143 temel başlıktan 118'inde artış görülürken, 18'inde düşüş yaşandı ve 7'sinde ise bir değişiklik olmadı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.