Hava Durumu

#İş Dünyası

giresunsonhaber - İş Dünyası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İş Dünyası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

3. Ulusal Yapay Zekâ Buluşması Başladı Haber

3. Ulusal Yapay Zekâ Buluşması Başladı

Kapadokya Üniversitesi'nin öncülüğünde bu yıl üçüncüsü düzenlenen Ulusal Yapay Zeka Buluşması başladı. 15-16 Ekim tarihlerinde iki gün sürecek buluşmada Türkiye'nin önde gelen yapay zekâ ve teknoloji liderleri sahne alıyor; akademi, kamu, iş dünyası, sivil toplum ve öğrenciler Türkiye'nin yapay zekâ geleceğini birlikte tartışıyor. Buluşma öncesinde düzenlenen basın toplantısına Kapadokya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ali Karasar, Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Kaan Aktan ve Kapadokya Üniversitesi Danışma Kurulu Üyesi Barış Karakullukçu katıldı. “Yapay zekâ ekosistemi güller kadar dikenler de barındırıyor” Rektör Prof. Dr. Hasan Ali Karasar, buluşmanın kamu kurumlarını, özel sektörü, üniversiteleri ve öğrencileri bir araya getirerek ortak bir gelecek projeksiyonu oluşturmayı amaçladığını söyledi: “Bilim insanlarını, kamu kurumlarını, iş dünyasını, girişimcileri ve öğrencilerimizi Türkiye'nin yapay zekâ geleceğini birlikte düşünmek üzere üç yıldır bir araya getiriyoruz. Türkiye'nin bu alanda yetişmiş insan kaynağı, gelişen altyapısı ve kullanıma hazır pek çok çözümü var. Önümüzdeki hedef, bu kazanımları güçlendirmek ve sağlanan faydayı daha fazla kuruma, işletmeye ve bireye ulaştırmak.” Yapay zekanın eğitim, araştırma ve topluma hizmetin tüm katmanlarında kullanılmasını istediklerini belirten Karasar, “Ancak yapay zekâ ekosistemi yalnızca güllerle değil, dikenlerle de dolu bir bağ. Bu buluşmada ekonomik değer, ürünleştirme, insan kaynağı ve güvenilir yapay zeka kullanımı konularını ele alıyoruz” dedi. Karasar, üniversitenin çıkış noktası “evrensel” eğitim anlayışına da değindi. Cisco Networking Academy gibi uluslararası kuruluşlarla yapılan anlaşmalar sayesinde öğrencilere New York'ta, Chicago'da ya da Berlin'de okuyan bir öğrencinin aldığı müfredatın aynısının sunulduğunu; mikro yeterlilikler ve disiplinler arası yan dal programlarıyla farklı bölümlerdeki öğrencilerin de yapay zekayı kendi meslek alanlarında kullanmaya teşvik edildiğini anlattı. Üniversitenin akademik ve idari süreçlerinde de yapay zekadan ve geliştirdiği çözümlerden azami ölçüde yararlandığını ekledi. Alev Alatlı'nın mirası: Teknolojiye eleştirel bakış Üniversitenin kurucusu merhum Alev Alatlı'yı anan Karasar, “Seksenli yaşlarında dahi yapay zekâ ve blok zincir teknolojilerini yakından takip ederdi. Bunların insani, etik ve felsefi açıdan sorgulanması gerektiğini bize her zaman hatırlatırdı. Bu buluşmanın ana omurgasını da Alev Hoca'nın bize işaret ettiği bu istikamet oluşturuyor” diye konuştu. Karasar, tüm çalışmaların Alatlı'nın “akıl, ahlak, adalet ve adap” anlayışı doğrultusunda, insanın ve toplumun ihtiyaçlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Anadolu'daki işletmelerin, özellikle KOBİ'lerin yeni teknolojilere ve uzmanlık desteğine erişebilmesinin önemine dikkat çeken Karasar, dijitalleşen dünyada Anadolu'daki üreticilerin dünyanın daha avantajlı görülen bölgelerindeki işletmelerle rahatça rekabet edebilmesini sağlayacak teknolojilere ulaşmasını hedeflediklerini söyledi. Veri güvenliği öncelikli meydan okuma Yapay zekâ çağının meydan okumalarına da değinen Karasar, veri güvenliğinin başı çektiğini belirtti: “Stratejik alanlarda verilerin zehirlenmesi ya da yok edilmesi gibi riskler var. Sonuçta bir makinenin analiz gücü ona verilen veriye dayanır; o verilerin korunması en önemli önceliklerden biri.” Karasar, veri ve yapay zekâ teknolojisinin birkaç büyük teknoloji şirketinin elinde toplandığı bir dünyada hem ülkenin stratejik tercihlerini korumak hem de gençlerin ileri teknolojilerden azami ölçüde yararlanmasını sağlamak için bir araya geldiklerini ifade etti. Bu yıl gençlerin katılımına özellikle önem verildiğini belirten Karasar, öğrenci sohbetleri, poster çalışmaları ve yapay zekâ uygulama gösterimleriyle gençlerin üretimlerine yer açıldığını söyledi. Buluşmanın sonunda ortak öncelikleri ve sorun alanlarını görünür kılacak bir bildirge yayımlanması planlanıyor. Karasar, üniversite, kamu, özel sektör ve sivil toplumdan katılımcılarla kamunun hazırladığı yapay zekâ eylem planlarına ve yol haritalarına katkı sunmayı amaçladıklarını da sözlerine ekledi. Nevşehir'e tematik teknopark kuruluyor Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Kaan Aktan, Kapadokya Üniversitesi'nin kuruluş felsefesinde topluma faydalı olmak ve bölgesel kalkınmayı desteklemek bulunduğunu hatırlattı. Havacılık, sağlık, turizm ve gastronomi alanlarında sektörün önde gelen kurumlarıyla iş birlikleri yürüttüklerini belirten Aktan, son olarak farklı fakültelerdeki bilişimle ilgili bölümlerin geçen yıl Bilgisayar ve Bilişim Teknolojileri Fakültesi çatısı altında toplandığını söyledi. Aktan, “Lisans ve önlisans düzeyinde şu anda 17 teknoloji programımız var. Veri güvenliğinden yapay zekaya, programlamadan otonom sistemlere kadar sektörün ihtiyaç duyduğu iş gücünü yetiştiriyoruz” dedi. Aktan, Nevşehir Belediyesi ile bir Teknoloji Geliştirme Bölgesi kurulması için çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Üniversitenin ana kurucu ortak olarak yer alacağı teknoparkın kuruluş aşamasında olduğunu söyledi. Bölgenin ihtiyaçlarına ve potansiyeline göre şekillenecek tematik teknoparkın tarım teknolojileri, sürdürülebilir turizm ve sürdürülebilirlik teknolojiler alanlarına odaklanması planlanıyor. Aktan, üniversitede geliştirilen çalışmaları ve girişimleri sektörün ihtiyaçlarıyla buluşturacak Teknoloji Transfer Ofisi çalışmalarının da sürdüğünü belirtti. Aktan, yapay zekanın Türkiye'nin geneline yayılması gerektiğinin altını çizdi: “Yapay zekayı yalnızca teknolojiyi geliştirmek olarak düşünmemek lazım. Geliştirilen teknolojileri Türkiye'nin geneline yayılacak, farklı ölçekteki işletmelerde kullanılabilir ve etki yaratabilir hale getirmemiz gerekiyor. Yapay zekâ, çok küçük yatırımlarla çok önemli kazanımlar sağlanabilecek bir teknoloji.” “Kolektif akılla neler yapılabileceğinin kanıtı” Kapadokya Üniversitesi Danışma Kurulu Üyesi ve buluşmanın düzenleme komitesinde yer alan Barış Karakullukçu, üç yıl önce bu işlerin İstanbul ve Ankara dışında da yapılması gerektiği inancıyla yola çıktıklarını söyledi. Karakullukçu, “Anadolu'da ekosistemin, endüstrinin ve toplumun yapay zekayı etik ve güvenli biçimde kullanarak daha iyi noktalara gelmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu toplantı, kolektif akılla neler yapılabileceğini net şekilde gösteriyor” dedi. Karakullukçu, Türkiye'nin önde gelen şirketlerinin üst düzey yöneticileri ile Türkiye'de ve dünyada çalışan Türk akademisyen ve teknoloji liderlerinin yanısıra Bilişim Vakfı, TÜBİSAD ve Yapay Zeka Teknoloji Derneği gibi sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin de organizasyonda yer aldığını belirtti. Karakullukçu, yeni yayımlanan Yapay Zekâ Eylem Planı'nın uygulanmasının iki gün boyunca somut vakalar üzerinden ele alınacağını söyledi. Meslekler yok olmayacak, dönüşecek Basın toplantısında yapay zekanın meslekler üzerindeki etkisinin sorulması üzerine Barış Karakullukçu, yapay zekanın hiçbir mesleği yok etmeyeceğini ancak o mesleğin uygulayıcılarını dönüştüreceğini söyledi: “Radyoloji, yapay zekanın en iyi olduğu alanlardan biri. Ama radyolog yalnızca görüntüyü değerlendirmiyor; teşhisi, hastayla iletişimi ve süreci yönetiyor. Süreçlerin alt adımları değişecek ama roller tamamen ortadan kalkmayacak.” Kaan Aktan ise yapay zekanın önceki teknoloji devrimlerinden farklı olduğunu vurguladı: “Yayılım hızı çok yüksek. Kuralları netleşmeden, neye muktedir olduğu tam anlaşılmadan herkesin kullanmaya başladığı bir teknoloji haline geldi. Bu da bir tedirginlik yaratıyor. Ancak zaman içinde bunun mesleklerde bir dönüşümle sonuçlanacağını düşünmek gerekiyor.” Rektör Karasar da sorumluluğun makineye devredilemeyeceğini, her teknolojiyi kullananın bir sorumlusu olduğunu ve bunun mutlaka insan olması gerektiğini hatırlattı. Önde gelen markalar ve dünyaca ünlü üniversitelerden akademisyenler sahnede Buluşmada Koç Holding, Eczacıbaşı Topluluğu, Pegasus, Türk Telekom, Migros Online, PwC ve Amazon gibi kuruluşların teknoloji liderleri; telekomünikasyon, havacılık, gıda ve perakende sektörlerinden temsilciler deneyimlerini paylaşacak. Stanford ve Harvard gibi yapay zekâ alanında öncü çalışmalar yürüten üniversitelerde görev yapan Türk akademisyenler de programda yer alıyor. Yapay zekâ ajanları ve bu teknolojinin kurumlara güvenli biçimde yerleştirilmesi öne çıkan başlıklar arasında. Cuma günü ise başarılı yapay zekâ girişimlerinin yer alacağı bir Demo Day düzenlenecek. Buluşma öncesinde beş kitap yayımlandı Kapadokya Üniversitesi Yayınları, buluşma öncesinde yapay zeka üzerine beş kitap yayımladı. Kitaplar arasında lise ve üniversite öğrencileri arasında düzenlenen yapay zeka proje ve poster yarışmalarının derlendiği bir kitapçık, Barış Karakullukçu'nun teknoloji ve yapay zeka yolculuğunu anlattığı hatırat, yapay zekanın stratejik boyutlarını ele alan bir eser, Milli Eğitim eski Bakanı Prof. Dr. Mahmut Özer ile İTÜ'den Prof. Dr. Altan Çakır'ın yapay zeka, makine öğrenmesi ve hesap verebilirlik üzerine kaleme aldığı çalışma ve geçen yılki ikinci buluşmanın sonuçlarını derleyen bir kitap yer alıyor. Kitaplar etkinlik boyunca stantlarda katılımcılarla buluşuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GİRESUN 2. OSB, EXPO 2026’DA SANAYİ VE YATIRIM FIRSATLARINI TANITTI Haber

GİRESUN 2. OSB, EXPO 2026’DA SANAYİ VE YATIRIM FIRSATLARINI TANITTI

GİRESUN 2. OSB, EXPO 2026’DA SANAYİ VE YATIRIM FIRSATLARINI TANITTI Giresun 2. Organize Sanayi Bölgesi Müdürü Mete Bahadır Yılmaz, İstanbul’da düzenlenen Giresun EXPO 2026’nın kentin sanayi potansiyelinin ve yatırım olanaklarının tanıtılması açısından önemli bir buluşma olduğunu belirtti. Yılmaz, “Giresun’un sanayi altyapısını, üretim kapasitesini ve yatırım fırsatlarını iş dünyasıyla buluşturduk” dedi. Giresun’un üretim, sanayi ve ticaret potansiyelinin tanıtılması amacıyla 8-11 Ekim 2026 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilen Giresun EXPO 2026 – Giresun İş Dünyası Buluşması’na katılan Giresun 2. Organize Sanayi Bölgesi (OSB), bölgenin sanayi altyapısını ve yatırım imkânlarını iş dünyası temsilcilerine tanıttı. Organizasyonun ardından değerlendirmelerde bulunan Giresun 2. OSB Müdürü Mete Bahadır Yılmaz, fuarın Giresun'daki üretim gücünün daha geniş çevrelere ulaştırılması ve yatırımcılarla yeni ilişkiler kurulması açısından önemli fırsatlar sunduğunu söyledi. “SANAYİ ALTYAPIMIZI VE YATIRIM FIRSATLARIMIZI TANITTIK” Giresun EXPO 2026'da açtıkları stant aracılığıyla bölgenin mevcut sanayi imkânlarını ve yatırım potansiyelini tanıttıklarını belirten Yılmaz, organizasyona katılmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Yılmaz, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Standımız aracılığıyla bölgemizin sanayi altyapısını, üretim kapasitesini ve yatırım fırsatlarını iş dünyasıyla buluşturduk. Bu katılımın, Giresun’un sanayi potansiyelinin daha geniş çevrelere tanıtılmasına ve yeni iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlayacağına inanıyorum.” HEDEF YENİ YATIRIMLAR VE SANAYİDE İŞ BİRLİĞİ Giresun'un ekonomik gelişiminde organize sanayi bölgelerinin önemine dikkat çeken Yılmaz, iş dünyasını bir araya getiren organizasyonların üretim ve yatırım olanaklarının tanıtılmasına katkı sağladığını ifade etti. Giresun EXPO 2026'nın sanayiciler, girişimciler ve iş insanları arasında yeni bağlantılar kurulması açısından önemli bir platform olduğunu vurgulayan Yılmaz, bu tür buluşmaların kalıcı iş birliklerinin geliştirilmesine katkıda bulunmasını beklediklerini belirtti. Organizasyon kapsamında Giresun 2. OSB'nin sanayi altyapısı ve yatırım fırsatları tanıtılırken, yeni yatırım anlaşmalarının imzalanıp imzalanmadığına veya kesinleşmiş ticari iş birliklerine ilişkin bir sonuç açıklanmadı. YILMAZ'DAN ORGANİZASYONA KATKI SAĞLAYANLARA TEŞEKKÜR Giresun EXPO 2026'nın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Mete Bahadır Yılmaz, Giresun Federasyonu Başkanı Muhterem Memiş, ŞebinSİAD Başkanı Müjdat Karayılan ve Giresun Vakfı Başkanı Bahattin Şener başta olmak üzere organizasyona katkı sağlayan yönetim kurulu üyelerine, kurum ve kuruluşlara teşekkürlerini iletti. Yılmaz ayrıca fuar süresince Giresun 2. OSB standını ziyaret eden iş insanlarına, davetlilere ve organizasyonda emeği bulunan herkese teşekkür ederek, bu tür etkinliklerin Giresun'un sanayi ve yatırım potansiyelinin tanıtılması bakımından önemini vurguladı.

Enerjisa Üretim ve WHU CCT Dünya Liderlerini İstanbul’da Buluşturdu Haber

Enerjisa Üretim ve WHU CCT Dünya Liderlerini İstanbul’da Buluşturdu

Enerjisa Üretim, dünyanın farklı ülkelerinden iş dünyası liderlerini ve akademisyenleri bir araya getiren WHU – Campus for Corporate Transformation’ın (CCT) Türkiye’deki ilk buluşmasına ev sahipliği yaptı. “Çok Kutuplu Dünyada Başarıyı Sürdürmek” temasıyla İstanbul’da gerçekleştirilen WHU CCT 2026’da; Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, Pegasus Hava Yolları CEO’su Güliz Öztürk ve Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy’un da aralarında bulunduğu iş dünyasının önde gelen isimleri, değişen küresel dengelerden liderliğe, kurumsal dönüşümden organizasyonların geleceğine uzanan başlıkları ele aldı. İş dünyası ile akademiyi aynı platformda buluşturan WHU – Campus for Corporate Transformation’ın (CCT) 9’uncu buluşması, Enerjisa Üretim ev sahipliğinde Sakıp Sabancı Müzesi – The Seed’de gerçekleştirildi. Kuruculuğunu ve moderatörlüğünü Prof. Dr. Serden Özcan’ın üstlendiği konferansta, çok kutuplu dünyanın beraberinde getirdiği yeni ekonomik dengeler, jeopolitik gelişmeler ve teknolojik dönüşümün şirketlerin stratejileri üzerindeki etkileri değerlendirildi. Liderlik, kurumsal dayanıklılık ve organizasyonların geleceği, farklı sektörlerden ve coğrafyalardan deneyimlerle ele alındı. Küresel dönüşüm gündemi İstanbul’da çok yönlü ele alındı WHU CCT 2026, Türkiye’den ve dünyadan dikkat çekici bir konuşmacı kadrosunu İstanbul’da bir araya getirdi. Avusturya Eski Federal Şansölyesi Dr. Wolfgang Schüssel, Merck Grubu Denetleme Kurulu Üyesi ve Aile Kurulu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Simon Thelen, Pakistan’ın Amerika Birleşik Devletleri eski Büyükelçisi Ali J. Siddiqui ve EBRD Türkiye ve Kafkaslar Genel Müdürü Elisabetta Falcetti gibi uluslararası isimler, değişen küresel dengeleri farklı perspektiflerden değerlendirdi. Türkiye iş dünyasından ise Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, Pegasus Hava Yolları CEO’su Güliz Öztürk, SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov, Erciyas Holding Genel Müdürü Emre Erciyas ve Unilever Türkiye Başkanı Ali Fuat Orhonoğlu, gün boyunca gerçekleştirilen keynote konuşmaları ve panel oturumlarında iş dünyasının dönüşüm gündemine ilişkin görüşlerini paylaştılar. Yapay zekâ kurumsal dönüşüm gündeminde öne çıktı Konferansta yapay zekânın verimlilik artışının ötesinde yeni iş modelleri, inovasyon ve rekabet avantajı yaratma potansiyeli ele alınırken, bu dönüşümün liderlik, kurum kültürü ve organizasyonel yetkinliklerle desteklenmesinin önemi vurgulandı. Finanstan enerjiye, teknolojiden sanayiye uzanan farklı sektörlerden liderleri aynı platformda buluşturan konferans, çok kutuplu dünyanın şekillendirdiği yeni dinamikleri ve şirketlerin geleceğe hazırlanırken geliştirebilecekleri stratejik yaklaşımları gündeme taşıdı. “Elektrik çağında geleceği esneklik, teknoloji ve güçlü ortaklıklarla inşa edeceğiz” Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Enerjisa Üretim CEO’su İhsan Erbil Bayçöl, WHU CCT’nin Türkiye’deki ilk buluşmasına ev sahipliği yapmaktan duydukları memnuniyeti belirterek şunları söyledi: “WHU CCT’nin Türkiye’deki ilk buluşmasına ev sahipliği yapmak, küresel dönüşümün yönünü farklı sektörlerden ve coğrafyalardan liderlerle birlikte değerlendirmek açısından bizim için çok kıymetli. Bugün teknoloji, jeopolitik gelişmeler, değişen ekonomik dengeler ve yeni rekabet dinamikleri iş dünyasını eş zamanlı olarak dönüştürüyor. Bu dönemde kurumların başarısını; değişimi öngörme, yeni fırsatları değerlendirme, güçlü ortaklıklar geliştirme ve dönüşüme yön verebilme yetkinlikleri belirleyecek. Çok kutuplu dünyanın sunduğu fırsatları sürdürülebilir büyümeye dönüştürmenin yolu, uzun vadeli bir vizyonu çevik karar alma mekanizmaları ve güçlü bir kurum kültürüyle buluşturmaktan geçiyor. Yapay zekâdan enerji dönüşümüne, dijitalleşmeden yeni iş modellerine kadar uzanan bu değişim, sektörler arasındaki sınırları yeniden tanımlıyor. Enerji de bu dönüşümün en stratejik alanlarından biri. Dünya elektrik çağına giriyor. Yapay zekâ, veri merkezleri, elektrikli araçlar ve değişen yaşam biçimleri, elektrik ihtiyacını çok daha ileri taşıyacak. Enerji, ülkelerin bağımsızlığı ve ekonomik dayanıklılığı açısından giderek daha stratejik bir önem kazanıyor. Bu nedenle geleceğin enerji sistemini üretim kapasitesi, esneklik, teknoloji ve dijitalleşmeyi bir araya getiren bütünsel bir yaklaşımla ele alıyoruz. Enerjisa Üretim olarak farklı kaynaklardan elektrik üretebilme gücümüzü artırdık. Şimdi bu gücü batarya teknolojileri ve dijitalleşmeyle destekleyerek enerji sistemimize daha fazla esneklik kazandırmaya odaklanıyoruz. Yeni kapasite yatırımlarımızı sürdürürken elektrifikasyonun sanayiden ulaşıma, günlük yaşamdan yeni teknolojilere kadar yarattığı fırsatları değerlendiriyoruz. 2050’nin dünyasını bugünün kararları, yatırımları ve kurduğumuz ortaklıklarla inşa ediyoruz. Bu yolculukta uluslararası iş birliklerinin, bilgi paylaşımının ve ortak aklın dönüştürücü gücüne inanıyoruz. WHU CCT gibi platformlar, farklı sektörlerden liderlerin deneyimlerini bir araya getirerek yeni fikirlerin ve güçlü ortaklıkların gelişmesine katkı sağlıyor. Bu anlayışla COP31’in somut uygulamaları, yenilikçi çözümleri ve uluslararası ortaklıkları hızlandıran önemli bir platform olacağına inanıyoruz. Türkiye’nin enerji dönüşümündeki güçlü potansiyelini dünyaya taşıyarak sürdürülebilir geleceğin inşasında öncü rol üstlenmesini önemsiyoruz.” “Geleceğin başarılı şirketleri, stratejiyi kültüre ve teknolojiyi yeni değere dönüştürebilenler olacak” WHU – Otto Beisheim İşletme Okulu İnovasyon ve Kurumsal Dönüşüm Kürsüsü Başkanı ve WHU CCT Kurucusu Prof. Dr. Serden Özcan ise şöyle konuştu: “Kurumsal dönüşüm, bugün liderliğin en temel sorumluluklarından biri. Başarının anahtarı; güçlü bir strateji oluşturmak, iş modellerini değişen koşullara uyarlamak ve bu stratejiyi hayata geçirecek kültürü kurumun DNA’sına yerleştirmekten geçiyor. Gerçek dönüşüm, strateji ile organizasyonun aynı hedef doğrultusunda ilerlemesiyle mümkün oluyor. Geleceğe yön veren kurumlar; çevikliği, stratejik disiplini ve sürekli öğrenme kültürünü bir araya getirebilenler olacak. Yapay zekâ da bu dönüşümün en güçlü katalizörlerinden biri. Bugün şirketler yapay zekânın sunduğu olanaklarla süreçlerini hızlandırıyor, verimliliklerini artırıyor ve yeni yetkinlikler geliştiriyor. Önümüzdeki beş ila altı yılda ise yapay zekânın yeni ürünlerin, iş modellerinin ve inovasyonun gelişiminde çok daha belirleyici bir rol üstleneceğini öngörüyoruz. Bu süreçte rekabet avantajını, teknolojiyi stratejik bir değere dönüştürebilen ve organizasyonlarını bu doğrultuda geliştirebilen şirketler elde edecek. WHU CCT’nin en önemli gücü de dönüşümü ortak bir öğrenme yolculuğuna dönüştürmesi. Farklı sektörlerden üst düzey yöneticilerin deneyimlerini, karşılaştıkları zorlukları, aldıkları kritik kararları ve bu süreçlerden çıkardıkları dersleri açıkça paylaşabildikleri bir ortam oluşturuyoruz. WHU CCT ile liderlerin birlikte düşündüğü, birbirinden öğrendiği ve geleceğin iş dünyasına yön verecek fikirleri geliştirdiği güçlü bir diyalog platformu oluşturmayı amaçlıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nato Zirvesi Sonrası Ticaretin Yeni Yol Haritası Ele Alındı Haber

Nato Zirvesi Sonrası Ticaretin Yeni Yol Haritası Ele Alındı

Türkiye’nin küresel ticaret ve yatırım ekosistemindeki stratejik konumu, ACE BPSC 2026 Zirvesi’nin ikinci gününde düzenlenen “NATO Zirvesi Sonrası Ticari ve Siyasi Gelişmeler” panelinde masaya yatırıldı. T.C. Ticaret Bakanlığı himayelerinde ve TABA-AmCham ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirilen zirvede, NATO Zirvesi sonrasında şekillenen yeni ekonomik ve siyasi dengeler, transatlantik ticaretin geleceği, tedarik zincirlerinin güvenliği ve savunma sanayisindeki iş birliği fırsatları değerlendirildi. Kamu ve özel sektörün üst düzey temsilcilerini buluşturan panelde, Türkiye’nin bölgesel üretim, lojistik ve yatırım merkezi olarak artan önemine dikkat çekilirken, Türkiye ile ABD arasındaki 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi ve bu hedefe ulaşmada öngörülebilirliğin önemi vurgulandı. Küresel ticaret dengelerinin yeniden şekillendiği kritik bir dönemde uluslararası iş dünyasının güçlü temsilcilerini bir araya getiren ACE BPSC 2026 Zirvesi, Swissôtel The Bosphorus İstanbul’da devam etti. “İnovasyon, Yatırım, Teknoloji ve Ticaret için Girişimcilik: Daha Güçlü Bir Transatlantik Gelecek İnşa Etmek” başlığıyla düzenlenen zirvenin ikinci gününde de "NATO Zirvesi Sonrası Ticari ve Siyasi Gelişmeler" başlıklı panel gerçekleştirildi. TABA AmCHAM BAŞKAN YARDIMCISI DERİNKÖK: “GÜVENLİK POLİTİKALARI İLE EKONOMİ POLİTİKALARI BİRBİRİNDEN AYRI DÜŞÜNÜLEMEZ” 30 ülkeden 70 AmCham lideri ve Türkiye’den çok sayıda iş insanının katıldığı panelin açılış konuşmasını TABA-AmCham Başkan Yardımcısı H. Eren Derinkök yaptı. Derinkök, bugün artık güvenlik politikaları ile ekonomi politikalarını birbirinden bağımsız değerlendirmenin mümkün olmadığını ifade ederek, “Jeopolitik gelişmeler; ticaret yollarını, enerji güvenliğini, tedarik zincirlerini, teknoloji yatırımlarını, savunma sanayiini ve dolayısıyla doğrudan iş dünyasının kararlarını etkiliyor. NATO Zirvesi sonrasında ortaya çıkan gelişmeleri de bu geniş perspektiften değerlendirmek gerekiyor. Özellikle Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki transatlantik ilişkilerin geleceği, Avrupa'nın güvenlik ve savunma alanındaki öncelikleri, artan savunma yatırımları ve bunların üretim, teknoloji ve ticaret üzerindeki etkileri önümüzdeki dönemin önemli başlıkları arasında yer alıyor.” dedi. AMCHAMS IN EUROPE (ACE) BAŞKANI VODNIK: “İSTİKRAR OLMADAN EKONOMİK BÜYÜME MÜMKÜN DEĞİL” Amchams in Europe (ACE) Başkanı Ajša Vodnik de konuşmasında güvenliğin yalnızca hükümetlerin ve orduların yetki alanında olmadığını ifade ederek, “İş dünyası olarak bizler; istikrar olmadan ekonomik büyümenin, inovasyonun ve küresel ticaretin var olamayacağını kabul etmeliyiz. Savaş ve çatışmalar tedarik zincirlerini bozar, pazarları yok eder ve hayatları mahveder.” diye konuştu. CONGAR: TRANSATLANTİK İŞ BİRLİĞİNDE HUKUKİ GÜVENCELERİN ÖNEMİ TABA-AmCham İngiltere Temsilcisi Av. Cem Congar da güvenlik alanındaki tercihlerin, enerji erişimi, teknoloji paylaşımı, yatırım ve ticaret kararlarında karşılık bulduğunu belirterek, “NATO'nun Ankara zirvesinde öne çıkan Transatlantik iş birliği ve sanayi kapasitesinin güçlendirilmesi hedefleri bu ilişkinin önemini bir kez daha ortaya koydu. Önümüzdeki dönemde siyasi iradenin ekonomik hayata nasıl yansıyacağını ve bu dönüşümün hangi hukuki güvencelerle destekleneceğinin üzerine birlikte düşünmemiz gerekmekte” dedi. Açılış konuşmalarının ardında panele geçildi. T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkan Yardımcısı Bekir Polat’ın moderatörlüğünde düzenlenen panelde, T.C. Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, T.C. Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel ve DEMSA Yönetim Kurulu Başkan Vekili Demet Sabancı Çetindoğan yeni dönemdeki bölgesel ve küresel gelişmeleri iş dünyası perspektifinden değerlendirdi. TÜRKİYE’NİN UZUN VADELİ YATIRIM POTANSİYELİNE VURGU Panelin moderatörlüğünü üstlenen Bekir Polat, Türkiye’nin uluslararası yatırımcılar açısından sunduğu fırsatlara ve uzun vadeli yatırım perspektifinin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Türkiye, son 20 yılda yıllık ortalama yüzde 5,3 büyüyerek geçen yıl itibarıyla 1,8 trilyon dolarlık bir ekonomik büyüklüğe ulaştı ve son 20 yılda yaklaşık 300 milyar dolarlık uluslararası doğrudan yatırım aldı. Genç, dinamik nüfusu ile yine jeostratejik konumunu güçlendiren son 25 yıldaki 300 milyar doları aşan altyapı ve üst yatırımlarıyla ve kuvvetli bir reform ajandasıyla hala büyümeye devam ediyor. Özellikle uluslararası ortaklıklardaki uzun vade perspektifini çok önemsiyoruz. Bununla ilgili vermiş olduğum her zaman çok somut bir örnek var. Çok büyük bir Alman firmasının bir genişleme yatırımı vardı yakın bir zamanda. Sağ olsunlar açılış için davet etmişlerdi ve gittiğimizde sordum Alman firmaya siz kaç yıllık bir firmasınız? Biz 160 yıllık bir firmayız. Peki Türkiye'de ne zamandan beri faaliyetindesiniz? 116 yıldır Türkiye'deyiz dedi. Cumhuriyetimizden daha önce gelmişler. Bu önemli bir gösterge. Ülkenin şu anki resmine bakarak karar vericiler çok daha geniş bakıyorlar. Biz de ülkenin 5-10-15 yıllık aslında büyük resimde ülkemizin sunmuş olduğu fırsatları anlatmaya çalışıyoruz.” DIŞİŞLERİ BAKAN YARDIMCISI ÖZEL: “PARA GÜVENLİ BÖLGE ARAR” Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel de konuşmasında NATO Zirvesi’nin Türkiye’nin uluslararası konumuna etkilerini değerlendirdi. Özel, güvenlik ve yatırım arasındaki ilişkiye, çok taraflı iş birliklerine ve Türkiye’nin diplomatik kapasitesine vurgu yaparak şunları kaydetti: “Bazı siyasi gelişmeler ve söylemler sonrası NATO'ya bakışın da bazı noktalarda değiştiği bir dönemde bu zirvenin Türkiye'de yapılması hakikaten çok büyük bir ehemmiyet taşıyor. Bu zirve sonrası NATO biraz daha tek vücut haline geldi. NATO 3 olarak isimlendirilen bir söylemi vardı. Ve bu da sonuçlarını çok etkili kıldı. İşte bütün NATO üyesi ülkeleriyle birlikte NATO'nun gücü aslında biraz bu zirveyle beraber, söylemlerle ve uygulamalarla da upgrade olmuş oldu. NATO, 1950’li yıllarda Kore Harbi’nden sonra kurulmuş bir güvenlik organizasyonu. Peki iş adamlarının NATO ile ne ilişkisi var? Malum, para güvenli bölge arar. Güvensiz bölgelerden güvenli bölgelere para akışı geçer. 21. yüzyılda çatışmaların arttığı bir dönemde bu ilişki daha sık bir ilişki haline geldi. Bunu çok görüyoruz. Daha girift hale geldi. Bu bağlamda NATO zirvesi Ankara deklarasyonuyla beraber yapılan açıklamalar, 50 milyar dolarlık bir hedef konması, bunlar son derece önemli. Bu bakımdan ben öyle ümit ediyorum ki kısa ve orta vadede uzun vadedeki etkilerinin çok daha büyük olacağını düşünüyorum. Ülkemize siyasi, ticari, ekonomik ve diğer konular hatta kültürel açıdan çok büyük etkilerinin olacağını bekliyoruz. Biz hemen NATO zirvesi sonrasında yaptığımız ikili görüşmelerde bunun nasıl bir momentuma sahip olduğunu gerçekten açık ve net gördük. Onu ifade edeyim. Çünkü 32 tane NATO üyesi ülke var. Bir de bu ülkelerin birlikte çalıştığı dünyada başka ülkeler var. Yani bunların hepsini büyük resmi gördüğümüzde bir çarpan etkisi yapmak suretiyle katma değere dönüşeceğini umuyorum.” TİCARET BAKAN YARDIMCISI TUZCU: “TÜRKİYE’Yİ MERKEZE ALMAYAN HİÇBİR YAKLAŞIM GÜVENLİ BİR TİCARET ZEMİNİ OLUŞTURAMAYACAK” Küresel ticaretin değişen yapısına, tedarik zincirlerinin güvenliğine ve Türkiye’nin transatlantik ekonomik ilişkilerindeki rolüne değinen Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu da NATO Zirvesi sonrasında üretim ve savunma sanayisinde ortaya çıkan fırsatları şu sözlerle değerlendirdi: “Küresel ticarette aslında bir azalma yok. Ama coğrafya ve sektörlerde bir değişim var. Artık küresel ticaret daha Asya'ya, daha doğuya doğru gitmeye başladı. Burada şunu özellikle ifade etmek istiyorum ki geçtiğimiz yıl küresel ticaret hacmi düşmedi. Peki değişen ne? Aslında küresel dünya daha da entegre haline geldi. Ama oyuncular ve sektörler değişti. Burada kendisini daha iyi konumlayanlar, daha düşük konumlayanlar ayrışmaya başladılar. Avrupa, bunun soru işaretlerini yaşıyor. Avrupa Birliği ülkeleri büyümelerinde, ihracatlardaki yükseltmede, verimlilikte kendileri ile ilgili olarak bir öz eleştiriye, sanayiyi tekrar toparlayacak yeni programlara, planlara girişmeye başladılar. Fakat son dönemde ıskalanan bir şey var. Bu da artık küresel ticaretin güvenlikle tam anlamıyla örtüşmesi. Bir ticaretteki varlığımız artık sadece tarifelerin düşürülmesi değil, sadece liberalizasyon değil, artık hem tedarik güvenliği, hangi ürünü kimden alacağımız, bu tedariğin güvenli olarak devam edip etmeyeceği, hem lojistik koridorların güvenli olarak devam edip etmeyeceği, verinin kendisi kimde kalacağı, bu verinin kimlerle paylaşılacağı, bunlar tekrar sorgulanmaya başladı. Bu sorgulamanın temelinde pandemi bir etkendi. Pandemiden sonra savaşlar, Rusya-Ukrayna ile başlayan savaş ve sonrasında devam eden savaşlar ve özellikle belli kritik hammaddelerin belli coğrafyalarda kalmış olması ülkelerin hem kritik hammaddelere hem veriye hem teknolojiye hem ticarete bakışını değiştirdi. Bugün Avrupa Birliği kritik hammaddeler yasasını çıkardı biliyorsunuz. 2030 yılına kadar Avrupa Birliği kritik hammaddelerin en az %10'unu kendisinden çıkarılmasının %35'inin de kendisine işlenmesini hedefliyor. Bununla beraber de bunu tek başına yapamayacak. Bunun da en büyük perspektifini bizlere veren NATO oldu. NATO aslında ortaya çıkardı ki bizim hem savunmada ama aynı zamanda üretimde bir araya gelip planlamalarımızı birlikte ve bir uyum içerisinde yapmamız gerekiyor. Türkiye burada çok kritik bir oyuncu. Ben G20 toplantısında şunu gördüm ki tüm ülkeler hem bağlantısallık için lojistik ve enerji koridorlarının sağlanması için Türkiye'ye çok ihtiyaçları var. Tüm koridorlar Türkiye üzerinden geçiyor. Enerji koridorları da lojistik koridorları da Türkiye ülkelerinin üzerinden geçiyor ve çok ihtiyaçları var. Ve G20 toplantılarında da ortaya çıktı ki Türkiye'yi bir merkeze almayan hiçbir yaklaşım güvenli bir ticaret ve sanayi zemini ortaya çıkartmayacak.” TÜRKİYE-ABD TİCARETİNDE 100 MİLYAR DOLARLIK HEDEF Tuzcu, ABD ve Türkiye arasındaki 100 milyar dolarlık ticaret vizyonunun gerçekleşmesinin önünde bir engel olup olmadığına ilişkin soruyu da şöyle yanıtladı: “Bu soruya engel yok diyemeyeceğiz tabii ki. Bu engellerin bir kısmı Türkiye'nin karşı karşıya olduğu engeller. Bir kısmı da Amerika'nın ticaretteki yeni kural seti ile ilgili engeller. Ancak şunu ifade edeceğim. 100 milyar dolarlık hedefi çok gerçekçi bir hedef. Amerika yaklaşık 32 trilyon dolarlık bir gayrisafi yurt içi hasılası var. 3 trilyonluk bir ithalatı var. Çok büyük bir ithalat pazarı var ve bu pazar içerisinde aslında karşılıklı ticari 100 milyar dolar olması çok yönlendirilebilir. Fakat Amerika'nın 2018 sonrası ortaya koyduğu vizyon içerisinde korumacılık belirleyici ve Amerika içerisine yatırımı önceleyen bir değerlendirme var ve bu değerlendirmenin de iki tane temel sorunu ortaya çıkardığını görüyoruz. Bir tanesi tarifelere aşırı yüklenme ve vergileri özellikle belli sektörlerde çok fazla arttırma. Daha büyük bir maliyet oluşturacak bir sorun da öngörülemezlik. Yatırımla ilgili olarak hem bizim firmalarımızın Amerika'da yapacağı yatırımlarda hem Amerikan firmalarının Türkiye'de yapacağı yapımlarda da, bu öngörülmezlik sorunu bir son bulacak. Biz Amerikalı muhataplarımızla çok yakın bir içerisindeyiz.” ÇETİNDOĞAN: “İŞ DÜNYASI AÇISINDAN KARAR VERİRKEN SADECE SİYASİ HAVAYA BAKMAK YETELİ DEĞİL” DEMSA Yönetim Kurulu Başkan Vekili Demet Sabancı Çetindoğan da Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerde oluşan olumlu atmosferin kalıcı yatırımlara dönüşebilmesi için yatırımcı güveni, öngörülebilirlik ve doğru ortaklık modellerinin önemine işaret etti. Çetindoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Bugün Türkiye ile Amerika arasındaki ilişkilerde olumlu bir atmosfer var. Fakat iş dünyası açısından karar verirken sadece siyasi havaya bakmak yeterli değil. Örneğin gümrük tarifeleri, savunma sanayi üzerindeki kısıtlamalar, finansmana erişim, yatırım mevzuatı, yaptırımlar, ihracat kontrolleri mutlaka masada olması gerekiyor. Özellikle sınır ötesi ortaklıklarda teknoloji transferi ve ihracat izinleri de çok önem arz ediyor. Bir diğer konu da jeopolitik belirsizlik. Bugün Amerika-Çin ilişkilerinden Rusya-Ukrayna savaşına, enerji güvenliğinden bölgesel çatışmalara kadar birçok gelişen ticaretin birçok gelişme ticaretin yönünü değiştirebiliyor. Dolayısıyla şirketlerin yalnızca bugünkü tabloya değil farklı senaryolara da hazırlıklı olması gerekiyor. Türkiye'nin burada önemli bir avantajı var. Biz farklı güç merkezleriyle aynı anda ilişki kurulabilen bir ülkeyiz. Bu nedenle Türkiye'nin dengeli dış politika yaklaşımının İş dünyası açısından önemli bir güven unsuru olduğu da muhakkak. Şirketler açısından baktığımızda en önemli risklerden biri siyasi yakınlaşmayı otomatik olarak ticari fırsat olarak düşünmek. Bir ülke ile ilişkilerin iyi olması, her sektör için yatırım ortamının yatırım ortamının aynı ölçüde uygun olduğu anlamına gelmiyor. Her şirket kendi sektörünün risklerini, finansman maliyetini, kur riskini, gümrük koşullarını ve mevzuatı ayrı ayrı değerlendirmek zorunda. Ben bu nedenle şirketlerin büyük ve geri dönüşümü zor yatırımlardan önce daha esnek modellerle başlamasını doğru buluyorum. Bir yatırımın arkasında çok iyi bir finansal plan olabilir ama o planı hayata geçirecek doğru ekip yoksa sürdürebilirliği zor oluyor. Bu nedenle ben uluslararası ortaklıklarda bu konulara ehemmiyet veriyorum. Birincisi doğru ortak. Sadece finansal gücü değil, vizyonu ve iş yapma kültürü de birbirine yakın ortaklıklar seçilmeli. İkincisi yerel bilgi. Girdiğimiz pazarı gerçekten anlamadan sadece dışarıdan bakarak karar vermemek gerekiyor. Üçüncüsü uzun vadeli perspektif. Her yatırımın ilk sonuç vermesini beklememek gerekiyor. Dördüncüsü ise esneklik ki bu çok önemsediğim bir alan. Dünya çok hızlı değişiyor. Dolayısıyla yatırım modellerinin de değişen koşullara uyum sağlayacak şekilde tasarlanması gerekebiliyor. Benim için uluslararası iş birliğinin en değerli tarafı da aslında burada. Birlikte sadece sermaye koymak değil, birbiri deneyiminden, teknolojisinden ve pazar bilgisinden faydalanmak. Türkiye'nin bu anlamda sadece yatırım alan değil, yatırım yapan, ortaklık kuran ve bilgi üreten bir ülke konumunda olmasını ve bu şekliyle güçlenmesini arzu ediyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gençlerin İş Dünyasıyla Teması Mezuniyetten Önce Başlamalı Haber

Gençlerin İş Dünyasıyla Teması Mezuniyetten Önce Başlamalı

İş dünyasına adım atan gençlerin kariyer tercihleri değişiyor. Maaş ve unvanın yanı sıra şirket kültürü, gelişim imkânları, çalışma ortamı ve kariyer yolculuğunda kazanılacak deneyim, gençlerin işveren seçiminde daha belirleyici hale geliyor. Araştırmalar da yeni kuşağın yalnızca “iş bulmaya” değil, kendisine uygun şirketi ve çalışma ortamını bulmaya odaklandığını ortaya koyuyor. Bu kapsamda NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu, gençlerle iş dünyasını bir araya getirerek üniversite yıllarından itibaren farklı sektörleri ve şirketleri yakından tanımalarına, profesyonel çevrelerini geliştirmelerine ve kariyer tercihlerini daha bilinçli yapmalarına katkı sağlamayı hedefliyor… Deloitte’un 44 ülkede 22 bin 500’ü aşkın Z ve Y kuşağı katılımcıyla gerçekleştirdiği 2026 Küresel Z Kuşağı ve Y Kuşağı Araştırması’na göre, Z kuşağının yalnızca yüzde 25’i hızlı terfilerle ilerleyen bir kariyer modelini tercih ederken, yüzde 44’ü daha istikrarlı ve kademeli bir kariyer gelişimini önceliklendiriyor. Gençlerin yüzde 21’i ise kendisi için doğru rolü bulabilmek ve uzun vadede daha uygun bir kariyer oluşturabilmek adına yatay bir pozisyon değişikliğine veya kariyerinde geçici bir geri adıma açık olduğunu belirtiyor. Türkiye’de gençlerin iş gücü piyasasındaki görünümü de dikkat çekiyor. TÜİK’in Ağustos 2026 İşgücü İstatistikleri’ne göre, 15-24 yaş grubundaki genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 13 olarak kaydedildi. Bu oran genç erkeklerde yüzde 9,7 olurken, genç kadınlarda yüzde 19,4’e ulaştı. Veriler, gençlerin iş hayatına katılımının yanı sıra doğru kariyer fırsatlarına erişiminin de önemini ortaya koyuyor. Araştırmada gençlerin öğrenme ve gelişime verdiği önem de öne çıkıyor. Z ve Y kuşağının yüzde 74’ü yapay zekâyı günlük çalışma hayatında kullanırken, yüzde 79’u bu teknolojiden öğrenme ve gelişim fırsatlarını belirlemek amacıyla yararlanıyor. Veriler, yeni kuşağın kariyer kararlarında yalnızca bugünkü pozisyonunu değil, gelecekte kazanacağı yetkinlikleri de dikkate aldığını gösteriyor. ŞİRKETLER GENÇLERİ SEÇİYOR, GENÇLER DE ŞİRKETLERİ Gençlerin kariyer tercihlerindeki değişimi değerlendiren NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu Kurucusu ve Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Konuralp Yılmaz, işveren ile çalışan arasındaki seçim sürecinin artık çift taraflı ilerlediğine dikkat çekti. Yılmaz, “Geçmişte daha çok şirketlerin çalışan seçtiği bir yapıdan söz ediyorduk. Bugün özellikle gençlerde bunun değiştiğini görüyoruz. Bir genç başvuru yapmadan önce şirketi araştırıyor; nasıl bir çalışma kültürü olduğunu, kimlerle çalışacağını, kendisine ne katacağını ve orada nasıl bir gelecek kurabileceğini sorguluyor. Dolayısıyla şirketler gençleri seçerken gençler de şirketleri seçiyor. İş dünyasının bu değişimi doğru okuması gerekiyor” dedi. “GENÇLERİN İŞ DÜNYASIYLA TEMASI MEZUNİYETTEN ÖNCE BAŞLAMALI” Gençlerin doğru kariyer kararları verebilmesi için iş dünyasını üniversite yıllarında tanımalarının önemli olduğunu belirten Yılmaz, “Bir gencin hangi sektörde veya hangi şirkette çalışmak istediğini anlayabilmesi için önce o dünyayı tanıması gerekiyor. İş insanlarıyla bir araya gelmesi, farklı sektörlerden deneyimleri dinlemesi ve profesyonel hayatın nasıl işlediğini görmesi çok değerli. Gençlerin iş dünyasıyla ilk gerçek teması bir iş görüşmesi olmamalı” ifadelerini kullandı. NEFA GENÇLERLE İŞ DÜNYASINI AYNI MASADA BULUŞTURUYOR Gençlerin profesyonel hayata daha hazırlıklı başlamasını amaçlayan NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu, üniversite öğrencileri ve gençleri farklı sektörlerden girişimciler, yöneticiler ve iş insanlarıyla bir araya getiriyor. Gerçekleştirilen buluşmalar ve networking çalışmalarıyla gençlerin profesyonel çevrelerini geliştirmeleri, farklı sektörleri yakından tanımaları ve kariyerlerini şekillendirirken iş dünyasının deneyimlerinden yararlanmaları hedefleniyor. Yılmaz, “Biz gençlerin iş dünyasına uzaktan bakmasını değil, doğrudan içinde bulunmasını istiyoruz. Bir iş insanıyla tanışmak, onun tecrübelerini dinlemek ya da farklı sektörlerden insanlarla aynı ortamda bulunmak bazen bir gencin kariyer yönünü değiştirebiliyor. NEFA’da gençlerle iş dünyası arasındaki mesafeyi azaltırken onların daha mezun olmadan kendi yollarını daha bilinçli çizebilecekleri bir ortam oluşturmayı önemsiyoruz” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

​​​​​​​4 GÜNLÜK FUARA 4 AYLIK DAVETİYE DAĞITIM PLANI Haber

​​​​​​​4 GÜNLÜK FUARA 4 AYLIK DAVETİYE DAĞITIM PLANI

4 GÜNLÜK FUARA 4 AYLIK DAVETİYE DAĞITIM PLANI Giresun’un üretim, ticaret, sanayi, teknoloji, turizm ve yatırım potansiyelini İstanbul’da buluşturmayı hedefleyen GİRESUN EXPO 2026 için tanıtım çalışmaları Giresun’dan Ankara’ya uzanan ziyaretlerle sürüyor. 8-11 Ekim tarihleri arasında dört gün açık kalacak fuarın 28 Haziran’da başlayan davet ve istişare programı, yaklaşık dört aya yayılan kapsamlı bir ziyaret trafiğine dönüştü. Giresun Federasyonu, Giresun Vakfı ve Şebinkarahisar Sanayici ve İş İnsanları Derneği iş birliğiyle düzenlenecek GİRESUN EXPO 2026 – Giresun İş Dünyası Buluşması, 8-11 Ekim 2026 tarihleri arasında İstanbul Yenikapı Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Giresun açısından ilk olacağı belirtilen organizasyonun; kentin ortak aklını, üretim gücünü, yerel markalarını ve ekonomik potansiyelini aynı çatı altında toplaması hedefleniyor. Fuarın basın lansmanı ve iş birliği protokolü 28 Haziran’da İstanbul Haliç Arise Hotel’de düzenlenen programla kamuoyuna duyuruldu. DÖRT GÜNLÜK FUAR İÇİN 102 GÜNLÜK HAZIRLIK Fuarın duyurulduğu 28 Haziran ile kapılarını açacağı 8 Ekim arasında yaklaşık 102 günlük bir hazırlık dönemi bulunuyor. Haziran ayının son günlerinde başlayan tanıtım, davet ve istişare çalışmaları temmuz, ağustos ve eylül boyunca devam ederek ekim ayındaki fuar tarihine ulaşacak. Böylece dört gün sürecek GİRESUN EXPO için yaklaşık dört aya yayılan bir davetiye dağıtımı ve kurumsal ziyaret planı yürütülmüş olacak. Organizasyon komitesi ise GİRESUN EXPO’nun yalnızca dört günlük bir fuar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini; kurulacak iş birliklerinin, yatırım fırsatlarının ve hemşehri dayanışmasının uzun vadeli sonuçlar üretmesinin hedeflendiğini belirtiyor. (Medyagiresun) İLK DURAK ANKARA VE TBMM OLDU Lansmanın ardından başlayan ziyaret programının önemli duraklarından biri Ankara oldu. Giresun Federasyonu, Giresun Vakfı ve ŞEBİNSİAD temsilcilerinden oluşan fuar komisyonu; bakanlıklar ve Türkiye Büyük Millet Meclisi düzeyinde temaslarda bulunarak organizasyonun kapsamı hakkında bilgi verdi. Ankara programında; Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, Giresun milletvekilleri Nazım Elmas, Ali Temür, Ertuğrul Gazi Konal ve Elvan Işık Gezmiş ile İstanbul milletvekilleri Hasan Turan, Büşra Paker, Hulki Cevizoğlu ve Burak Akburak ziyaret edildi. Görüşmelerde fuarın katılımcı yapısı, kurumsal destekler, Giresun’un tanıtım stratejisi ve organizasyonda yer alabilecek firmalar hakkında istişarelerde bulunuldu. (giresunsonhaber) GİRESUN’DA KAPSAMLI ZİYARET TURU Komisyonun bir sonraki çalışma alanı Giresun oldu. Tanıtım, istişare ve davet amacıyla gerçekleştirilen ziyaretlerde kamu yönetimi, üniversite, siyaset, sanayi, teknoloji ve iş dünyasının temsilcileriyle görüşüldü. Program kapsamında; Giresun Valisi Mustafa Koç Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yılmaz Can Giresun İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Tolga Erener Giresun İl Genel Meclisi Başkanı Ahmet Şahin Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu AK Parti Giresun İl Başkanı Hüseyin Alkan CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek MHP Giresun İl Başkanı Salih Akgün Giresun 2. Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Mete Bahadır Yılmaz Giresun 1. Organize Sanayi Bölgesi Başkanı İbrahim Kara İş insanı Emrullah Çakırmelikoğlu GİRSAN Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Cürgül Orka Giyim – Damat Tween Giresun Teknopark Yönetimi ile görüşmeler gerçekleştirildi. Giresun Valisi Mustafa Koç’un kabulünde organizasyonun hazırlıkları ve kentin ekonomik değerlerinin fuarda nasıl temsil edileceği ele alınırken, ziyaretin ardından yapılan açıklamalarda çalışmaların hız kazandığı belirtildi. (Giresun Işık) ÜNİVERSİTE, SANAYİ VE TEKNOLOJİ İŞ BİRLİĞİ Giresun Üniversitesi ziyaretinde üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, akademik birikimin iş dünyasıyla buluşturulması, teknoloji odaklı girişimlerin EXPO çatısı altında yer alması ve genç girişimcilere yeni fırsatlar oluşturulması konuları değerlendirildi. Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yılmaz Can, üniversitenin bilgi birikimi ve akademik potansiyeliyle organizasyona destek vermeye hazır olduğunu belirtirken, şehrin bütün dinamiklerinin ortak hedefler etrafında hareket etmesinin önemine dikkat çekti. (Giresun Sanat) Organizasyon komisyonu da GİRESUN EXPO’nun yalnızca kültürel veya yöresel bir tanıtım faaliyeti değil; üretimin, teknolojinin, ihracatın ve yatırımın buluşma noktası olmasını hedeflediğini açıkladı. TİCARET VE SANAYİ ODASI’NDA SEKTÖREL KATILIM GÖRÜŞÜLDÜ Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu’na gerçekleştirilen ziyarette ise fuarın lojistik hazırlıkları, sektörel katılım planlaması, tanıtım stratejisi ve etkinlik takvimi hakkında bilgi verildi. Görüşmede Giresunlu iş insanlarının, üreticilerin, yerel markaların ve sektör temsilcilerinin aynı çatı altında buluşturulmasıyla yeni iş birliklerinin kurulması hedefi öne çıktı. Organizasyonun Giresun’un ekonomik potansiyelinin tanıtılmasına, ilin marka değerinin güçlendirilmesine ve iş dünyasının ulusal ölçekte daha görünür hale gelmesine katkı sağlaması amaçlanıyor. 20 MİLYAR DOLARLIK EKONOMİK GÜÇ VURGUSU Fuarla ilgili yapılan değerlendirmelerde, Giresunlu iş insanlarının Türkiye genelinde oluşturduğu ekonomik büyüklüğün yaklaşık 20 milyar dolar düzeyinde olduğu öne sürüldü. Organizasyonun bu ekonomik gücü daha görünür hale getirmesi, yeni yatırımlara alan açması, ticari ilişkileri geliştirmesi ve Giresunlu girişimciler arasında yeni bir iş birliği zemini oluşturması hedefleniyor. (Giresun Öncü Gazetesi) GİRESUN EXPO’nun kentteki üreticiler ile İstanbul ve diğer kentlerde faaliyet gösteren Giresunlu iş insanlarını bir araya getiren geniş ölçekli bir ekonomik buluşmaya dönüşmesi planlanıyor. ORTAK GİRESUN VURGUSU Giresun Federasyonu tarafından yapılan açıklamada, organizasyonun herhangi bir siyasi ayrım gözetilmeden ortak Giresun paydasında yürütüldüğü belirtildi. Açıklamada Giresun’un üretim gücünün, ihracat potansiyelinin, turizm değerlerinin ve yatırım fırsatlarının ulusal ve uluslararası alanda tanıtılmasının amaçlandığı ifade edildi. Giresun Federasyonu, Giresun Vakfı ve ŞEBİNSİAD ortaklığının fuarı yalnızca bir hemşehri etkinliği olmaktan çıkararak ekonomik ve ticari bir platforma dönüştürmeye çalıştığı görülüyor. Organizasyonun hazırlık sürecinde de ortak akıl ve kurumsal iş birliği vurgusu öne çıkarılıyor. (giresunsonhaber) DAVETİYE TRAFİĞİ GÖRÜNÜR HALE GELDİ 28 Haziran’daki lansmanın hemen ardından başlayan ziyaretler, kısa sürede organizasyonun en görünür bölümüne dönüştü. Bakanlıklardan milletvekillerine, valilikten üniversiteye, siyasi partilerden organize sanayi bölgelerine ve özel şirketlere kadar uzanan temaslarda hem fuarla ilgili bilgilendirme yapıldı hem de davetiyeler elden teslim edildi. Geçmiş yıllarda gerçekleştirilen İstanbul Giresun Günleri öncesinde de belediyelerin, siyasi partilerin, odaların, kamu kurumlarının, vakıfların, derneklerin ve iş insanlarının benzer biçimde ziyaret edildiği biliniyor. GİRESUN EXPO sürecinde de yüz yüze ziyaretler, toplu fotoğraflar ve davetiye teslimleri tanıtım çalışmalarının merkezinde yer alıyor. Lansmanı izleyen ilk 12 günlük dönemde bu yoğunluk, organizasyonun içeriğinden çok davetiye trafiğinin konuşulmasına yol açmıştı. (giresunsonhaber) ZİYARETLER BİTİNCE SIRA FUAR PROGRAMINA GELECEK Giresun’dan Ankara’ya uzanan tanıtım, davet ve istişare ziyaretleri devam ederken, GİRESUN EXPO’nun ayrıntılı fuar programı henüz bütün başlıklarıyla açıklanmış değil. Görünen o ki dört aya yayılan ziyaret ve davetiye programı tamamlandıktan sonra fuara katılacak firmalar, temsil edilecek sektörler, stant yerleşimi, panel ve söyleşiler, yatırımcı buluşmaları, ticari görüşmeler ve günlük etkinlik takvimi kamuoyuyla paylaşılacak. Programın açıklanmasıyla birlikte organizasyonun üretim, ihracat, teknoloji, turizm ve yatırım başlıklarındaki içeriği daha belirgin hale gelecek. DAVETİYE ZİYARETLERİ FUARIN EKONOMİK İÇERİĞİYLE TAMAMLANMALI Dört aya yayılan ziyaret programı, GİRESUN EXPO’nun geniş bir çevreye duyurulması ve kurumsal destek sağlanması açısından önemli bir çalışma yürütüldüğünü gösteriyor. Bununla birlikte fuarın gerçek gücü; kaç firmanın katılacağı, hangi sektörlerin temsil edileceği, Giresunlu üreticilerin hangi alıcılarla buluşturulacağı, yatırımcı görüşmelerinin nasıl yapılacağı ve kurulacak ticari ilişkilerin fuar sonrasında nasıl takip edileceğiyle ortaya çıkacak. Ziyaret ve davetiye trafiğinin organizasyonun ekonomik içeriğiyle desteklenmesi, fuarın bir tanıtım buluşmasının ötesine geçerek Giresun açısından kalıcı sonuçlar üretmesini sağlayabilir. DÖRT AYLIK HAZIRLIĞIN KARŞILIĞI DÖRT GÜNDE ARANACAK GİRESUN EXPO 2026, Giresun’un sanayisini, ticaretini, teknoloji girişimlerini, turizm değerlerini, yöresel ürünlerini ve yatırım alanlarını İstanbul’da tanıtması açısından önemli bir fırsat taşıyor. Fuarın başarısı yalnızca ziyaret edilen makamların, dağıtılan davetiyelerin veya çekilen fotoğrafların sayısıyla değil; Giresunlu firmaların kuracağı yeni ticari bağlantılar, üreticilerin ulaşacağı pazarlar, yatırım görüşmeleri ve geliştirilecek iş birlikleriyle ölçülecek. Dört günlük fuar için dört aya yayılan davetiye dağıtım ve tanıtım planının gerçek karşılığı, 8-11 Ekim tarihleri arasında kurulacak somut ekonomik bağlantılarla görülecek.

GİRESUN EXPO’DA 12 GÜNLÜK DAVETİYE TRAFİĞİ Haber

GİRESUN EXPO’DA 12 GÜNLÜK DAVETİYE TRAFİĞİ

GİRESUN EXPO’DA 12 GÜNLÜK DAVETİYE TRAFİĞİ Giresun Federasyonu, Giresun Vakfı ve ŞEBİNSİAD iş birliğiyle hazırlanan Giresun Expo Fuarı için tanıtım süreci başladı. 28 Haziran’da kamuoyuna duyurulan fuar, Giresun’un sanayi, ticaret, turizm, kültür ve yatırım potansiyelini İstanbul’da vitrine çıkarmayı hedefliyor. Lansman sonrası başlayan yoğun ziyaret ve davetiye trafiği, organizasyonun içeriğinden çok davetiye dağıtımının konuşulmasına neden oldu. Giresun’un ekonomik, kültürel ve ticari potansiyelini ulusal ve uluslararası platformda tanıtmak amacıyla hazırlanan Giresun Expo Fuarı için çalışmalar sürüyor. Giresun Federasyonu, Giresun Vakfı ve Şebinkarahisar Sanayici ve İş İnsanları Derneği’nin ortaklığıyla hayata geçirilen organizasyonun basın lansmanı, 28 Haziran’da Haliç Arise Hotel’de gerçekleştirildi. Programa Gebze Ticaret Odası Başkanı, Kocaeli Giresun Dernekler Federasyonu Başkanı, çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi ile ulusal ve yerel basın mensupları katıldı. Organizasyon, Giresun’un sanayisini, ticaretini, turizmini, kültürel değerlerini, yöresel ürünlerini ve yatırım potansiyelini daha geniş kitlelere ulaştırmayı amaçlayan bir fuar projesi olarak tanıtıldı. İstanbul merkezli Giresun hemşehri örgütlenmesinin önemli çatı kuruluşlarından biri olan Giresun Federasyonu, yıllardır özellikle İstanbul’daki Giresunluları bir araya getiren etkinlikler, tanıtım günleri, kültürel buluşmalar, hemşehri dayanışması, sosyal sorumluluk çalışmaları ve Giresun’un sorunlarının gündeme taşınması gibi alanlarda faaliyet yürütüyor. Federasyon, geçmiş yıllarda düzenlediği İstanbul Giresun Günleri ile geniş kitlelere ulaşırken, hemşehri dernekleri, vakıflar, iş insanları ve yerel yönetimler arasında bir koordinasyon zemini oluşturmaya çalıştı. Giresun Federasyonu’nun en bilinen organizasyonlarından biri olan İstanbul Giresun Günleri’nde de benzer bir tanıtım ve davetiye trafiği yaşanmıştı. Etkinlik öncesinde haftalar boyunca belediyeler, siyasi partiler, milletvekilleri, odalar, dernekler, vakıflar, kamu kurumları ve iş dünyası temsilcileri tek tek ziyaret edilmiş; davetiyeler çoğunlukla kalabalık heyetlerle elden teslim edilmişti. EXPO İÇİN DE AYNI YÖNTEM DEVREDE Giresun Expo için 28 Haziran’da yapılan lansmanın ardından benzer bir ziyaret trafiği başladı. Sosyal medya paylaşımlarına yansıyan süreçte, fuar davetiyelerinin yine kalabalık heyetlerle elden ulaştırıldığı görülüyor. Davetlerin posta, kargo, dijital davetiye ya da kurumsal iletişim ağları yerine birebir ziyaretlerle yapılıyor. 12 GÜNLÜK SÜREÇTE DAVETİYE TRAFİĞİ 28 Haziran’daki lansman tarihi başlangıç kabul edildiğinde, 9 Temmuz itibarıyla Giresun Expo için 12 günlük bir tanıtım ve davetiye süreci geride kaldı. Bu süreçte sosyal medya paylaşımlarına yansıyan ziyaretler, organizasyonun tanıtım ayağının oldukça yoğun ilerlediğini gösteriyor. Fuar komisyonunun; siyasetçiler, iş dünyası temsilcileri, odalar, dernekler, vakıflar, yerel yönetimler ve çeşitli kurumlarla temas kurduğu görülüyor. Sürecin genel görünümü şöyle oluştu: Süreç Öne Çıkan Başlık Değerlendirme 1. Gün Haliç Arise Hotel’de basın lansmanı Fuar kamuoyuna tanıtıldı 2. Gün STK ve iş dünyası çevreleriyle temas İlk destek ve katılım ağı oluşturuldu 3. Gün Hemşehri dernekleriyle görüşmeler Giresunlu derneklerin katılımı hedeflendi 4. Gün Vakıf ve federasyon çevreleri Organizasyonun çatı yapısı güçlendirildi 5. Gün Siyasi isimlerle temas Protokol ve siyasi destek arandı 6. Gün Oda ve meslek kuruluşları Ticari katılım için zemin oluşturuldu 7. Gün İş insanlarıyla görüşmeler Fuarın ekonomik ayağı anlatıldı 8. Gün Kurumsal ziyaretler Davetiye teslimleri sürdü 9. Gün Yerel yönetimler ve STK temasları Organizasyona destek çağrısı yapıldı 10. Gün Yeni ziyaret fotoğrafları Davetiye trafiği görünür hale geldi 11. Gün Sosyal medya duyuruları Fuarın tanıtımı ziyaretler üzerinden sürdü 12. Gün Devam eden davet trafiği İçerikten çok davetiye mesaisi konuşulmaya başlandı Giresun Expo’nun hedefi yalnızca geniş katılımlı bir buluşma düzenlemek değil; Giresun’un üretim gücünü, ticaret kapasitesini, turizm değerlerini, yöresel markalarını ve yatırım imkanlarını somut biçimde görünür hale getirmek olmalıdır. GİRESUN İÇİN FIRSAT, ORGANİZASYON İÇİN CİDDİ SINAV Giresun Expo, doğru planlandığında Giresun’un İstanbul’daki hemşehri gücünü, iş dünyasını, yerel üreticisini, ilçelerini ve markalarını aynı zeminde buluşturabilecek önemli bir fırsat olabilir. Ancak bu fırsatın gerçek değere dönüşmesi için organizasyonun tanıtım stratejisinin davetiye teslim fotoğraflarının ötesine geçmesi gerekiyor. Giresun Expo’nun başarısı, fuar sonunda kaç iş bağlantısı kurulduğu, kaç yerel markanın görünür hale geldiği, kaç yatırım temasının başlatıldığı ve Giresun ekonomisine ne tür somut katkılar sağlandığıyla ölçülecek.

GİRESUN EXPO İÇİN ANKARA TEMASI: Haber

GİRESUN EXPO İÇİN ANKARA TEMASI:

GİRESUN EXPO İÇİN ANKARA TEMASI: TBMM’DE DAVET VE İSTİŞARE TRAFİĞİ Giresun’un üretim, ticaret, sanayi, turizm ve kültürel potansiyelini İstanbul’da geniş kitlelere tanıtmayı hedefleyen Giresun Expo 2026 için hazırlıklar Ankara’ya taşındı. Giresun Vakfı, Giresun Federasyonu ve ŞEBİNSİAD’dan oluşan fuar komisyonu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bakanlık ve milletvekilleri düzeyinde temaslarda bulunarak organizasyonla ilgili bilgilendirme yaptı. 8-11 Ekim 2026 tarihleri arasında İstanbul Yenikapı Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi’nde düzenlenmesi planlanan Giresun Expo Fuarı için hazırlık süreci çok yönlü olarak sürdürülüyor. İstanbul’da gerçekleştirilen lansman ve imza töreninin ardından bu kez Ankara’da kritik temaslar gerçekleştirildi. Giresun Federasyonu tarafından yapılan açıklamaya göre; Giresun Vakfı, Giresun Federasyonu ve Şebinkarahisar Sanayici ve İş İnsanları Derneği’nden oluşan Giresun Expo komisyonu, fuar hazırlıkları kapsamında Ankara’da bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. TBMM’de yapılan temaslarda hem fuarın kapsamı anlatıldı hem de katılımcı profili, kurumsal destekler ve Giresun’un tanıtım stratejisi üzerine istişarelerde bulunuldu. BAKAN KACIR’A GİRESUN EXPO SUNUMU Ankara programının en önemli başlıklarından biri Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile yapılan görüşme oldu. Komisyon, Bakan Kacır’a Giresun Expo 2026’nın hedefleri, organizasyon yapısı ve Giresun’un üretim gücünü görünür kılmaya dönük planlamalar hakkında bilgi verdi. Giresun’un sanayi altyapısı, yerel üretim kapasitesi, girişimci potansiyeli, markalaşma ihtiyacı ve yatırım olanaklarının fuar aracılığıyla daha geniş bir zeminde tanıtılması hedefleniyor. Bu kapsamda Giresun Expo’nun yalnızca bir tanıtım etkinliği değil, aynı zamanda Giresun ekonomisinin farklı aktörlerini buluşturacak bir iş dünyası platformu olması amaçlanıyor. TİCARET BAKANLIĞI İLE FUAR KATILIMCILARI GÖRÜŞÜLDÜ Komisyonun Ankara temasları kapsamında Ticaret Bakanlığı nezdinde de görüşmeler yapıldı. Fuarlarla ilgili süreçlerden sorumlu Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar ziyaret edilerek, Giresun Expo’nun hazırlık takvimi, katılımcı yapısı ve organizasyonun ticari boyutu üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Görüşmede, fuara katılabilecek sektörler, Giresunlu üreticiler, iş insanları, kadın kooperatifleri, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve yatırımcıların aynı çatı altında buluşturulması hedefi ele alındı. Giresun’un yerel ürünlerinin, sanayi işletmelerinin, turizm değerlerinin ve kültürel mirasının fuar alanında güçlü şekilde temsil edilmesi için yapılacak çalışmalar masaya yatırıldı. GİRESUN MİLLETVEKİLLERİNE DAVET Giresun Expo komisyonu, TBMM’de Giresun milletvekilleriyle de bir araya geldi. Bu kapsamda Nazım Elmas, Ali Temür, Ertuğrul Gazi Konal ve Elvan Işık Gezmiş ziyaret edildi. Görüşmelerde, Giresun’un ortak değeri olarak planlanan fuarın siyasi görüş ayrımı yapılmadan sahiplenilmesi gerektiği vurgulandı. Komisyon, Giresun milletvekillerine fuarın amacı, içeriği ve Giresun’a sağlayacağı muhtemel katkılar hakkında bilgi verdi. Giresun Expo’nun, kentin yalnızca İstanbul’daki hemşehri kitlesiyle değil; iş dünyası, yatırım çevreleri, kamu kurumları ve ulusal ölçekteki paydaşlarla buluşması açısından önemli bir fırsat olduğu belirtildi. İSTANBUL MİLLETVEKİLLERİYLE DE TEMAS KURULDU Ankara programında İstanbul milletvekilleri de ziyaret edildi. Meclis İdari Amiri Hasan Turan’ın yanı sıra Büşra Paker, Hulki Cevizoğlu ve Burak Akburak ile görüşmeler gerçekleştirildi. İstanbul’da yapılacak organizasyonun kentteki Giresunlu nüfus, iş dünyası ve sivil toplum yapısı açısından önemli bir buluşma zemini oluşturacağı ifade edildi. Ziyaretlerde, fuarın İstanbul ayağında sağlanabilecek katkılar, davet süreçleri ve katılımcı desteği konusunda istişarelerde bulunuldu. GİRESUN’UN ÜRETİM GÜCÜ İSTANBUL’DA VİTRİNE ÇIKACAK Giresun Expo 2026’nın temel hedefi, Giresun’un sahip olduğu ekonomik ve kültürel değerleri tek bir çatı altında görünür kılmak olacak. Fuar kapsamında sanayi, ticaret, tarım, turizm, kültür, yöresel ürünler, markalar, girişimciler ve sivil toplum kuruluşlarının İstanbul’da buluşturulması planlanıyor. Organizasyonun özellikle Giresunlu üreticiler, sanayiciler, yatırımcılar, kadın kooperatifleri, yerel markalar ve genç girişimciler açısından yeni bağlantılar kurmaya imkân sağlaması bekleniyor. Fuarın, Giresun’un marka şehir kimliğine katkı sunması ve kentin ekonomik potansiyelini daha güçlü biçimde tanıtması hedefleniyor. ÜÇ KURUMDAN ORTAK ÇALIŞMA Giresun Expo 2026, Giresun Vakfı, Giresun Federasyonu ve ŞEBİNSİAD iş birliğiyle yürütülüyor. Daha önce İstanbul’da gerçekleştirilen lansman ve imza töreniyle kamuoyuna duyurulan organizasyon, Ankara temaslarıyla birlikte daha geniş bir kurumsal zemine taşınmış oldu. Komisyonun Ankara ziyareti, fuarın hazırlık sürecinde yalnızca yerel ve sivil toplum ayağının değil, merkezi yönetim, bakanlıklar ve milletvekilleri düzeyindeki desteğin de önemsendiğini gösterdi. GİRESUN İÇİN ORTAK AKIL VURGUSU Giresun Federasyonu tarafından yapılan açıklamada, Giresun Expo çalışmalarının davet ve istişarelerle devam ettiği belirtilerek, fuarın Giresun adına ortak akılla yürütülen önemli bir organizasyon olduğu vurgulandı. Açıklamada, Giresun’un geleceğine katkı sunacak bu tür projelerde kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekilirken, Giresun Expo’nun şehrin üretim gücünü, ticari potansiyelini ve kültürel zenginliğini İstanbul’dan Türkiye’ye duyuracak önemli bir fırsat olduğu ifade edildi.

GİRESUN FEDERASYONU’NDAN EXPO ATAĞI: ŞEHİR EKONOMİSİ İÇİN YENİ VİZYON Haber

GİRESUN FEDERASYONU’NDAN EXPO ATAĞI: ŞEHİR EKONOMİSİ İÇİN YENİ VİZYON

GİRESUN FEDERASYONU’NDAN EXPO ATAĞI: ŞEHİR EKONOMİSİ İÇİN YENİ VİZYON Giresun Expo İçin İstanbul’da Lansman: Giresun’un Üretim Gücü Vitrine Çıkıyor Giresun Federasyonu, Giresun’un ekonomik, kültürel ve ticari potansiyelini daha geniş kitlelere tanıtmayı hedefleyen Giresun Expo Fuarı için İstanbul’da basın lansmanı düzenledi. Haliç Arise Hotel’de gerçekleştirilen program, iş dünyası, sivil toplum kuruluşları ve basın temsilcilerinin katılımıyla yapıldı. Giresun’un sanayi, ticaret, turizm, kültür ve yatırım potansiyelini ulusal ve uluslararası platformlara taşımayı amaçlayan Giresun Expo Fuarı için önemli bir adım daha atıldı. Giresun Federasyonu öncülüğünde, Giresun Vakfı ve Şebinkarahisar Sanayici ve İş İnsanları Derneği’nin katkılarıyla hayata geçirilmesi planlanan organizasyonun basın lansmanı 28 Haziran 2026 tarihinde İstanbul’da düzenlendi. Haliç Arise Hotel’de gerçekleştirilen lansmana Gebze Ticaret Odası Başkanı, Kocaeli Giresun Dernekler Federasyonu Başkanı, çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi ile ulusal ve yerel basın mensupları katıldı. Üç Kurumdan Giresun İçin Ortak Vizyon Giresun Expo Fuarı, Giresun Federasyonu, Giresun Vakfı ve ŞEBİNSİAD iş birliğiyle hazırlanan kapsamlı bir tanıtım ve ticaret organizasyonu olarak öne çıkıyor. Daha önce yapılan hazırlık toplantılarında fuarın ana çerçevesi, kurumsal iş birliği modeli ve yol haritası ele alınmış; Giresun’un üretim kapasitesi, girişimci kimliği ve kültürel zenginliğinin güçlü bir platformda tanıtılması hedeflenmişti. Lansmanla birlikte proje, hazırlık aşamasından kamuoyu tanıtımı aşamasına taşınmış oldu. Sanayi, Ticaret, Turizm ve Kültür Aynı Platformda Buluşacak Giresun Expo Fuarı’nın yalnızca yöresel tanıtım etkinliği değil, aynı zamanda şehir ekonomisinin farklı başlıklarını bir araya getiren stratejik bir buluşma zemini olması hedefleniyor. Organizasyon kapsamında Giresun’un sanayi ürünleri, tarımsal üretim gücü, turizm destinasyonları, kültürel mirası, yöresel değerleri, yatırım imkânları ve girişimci potansiyelinin geniş kitlelere tanıtılması planlanıyor. Bu yönüyle Giresun Expo’nun, iş dünyası ile hemşehri dayanışmasını aynı çatı altında buluşturan, şehir markasına katkı sunan ve Giresun’un ekonomik görünürlüğünü artırmayı amaçlayan bir vitrin olması bekleniyor. Giresun Adına İlk Olma Niteliği Taşıyor Giresun Federasyonu tarafından yapılan değerlendirmede, Giresun Expo Fuarı’nın kent adına bir ilk olma özelliği taşıdığı vurgulandı. Fuarın, Giresun’un yalnızca kültürel değerlerini değil, aynı zamanda üretim, ticaret ve yatırım kapasitesini de görünür kılacak bir vizyon projesi olduğu belirtildi. Giresun’un bugüne kadar farklı etkinliklerde yöresel kimliğiyle öne çıktığı, ancak Expo formatındaki bu organizasyonla ekonomik ve ticari başlıkların daha güçlü biçimde gündeme taşınacağı ifade edildi. Hedef: Güçlü, Üreten ve Büyüyen Giresun Lansmanda öne çıkan temel mesaj, Giresun’un ortak akılla, kurumlar arası iş birliğiyle ve hemşehri dayanışmasıyla daha güçlü bir tanıtım hamlesine ihtiyaç duyduğu oldu. Giresun Federasyonu, Giresun Vakfı ve ŞEBİNSİAD’ın ortak çalışmasıyla şekillenen fuarın, Giresunlu iş insanlarını, üreticileri, yatırımcıları, sivil toplum kuruluşlarını ve karar vericileri aynı zeminde buluşturması hedefleniyor. Organizasyonun, Giresun’un marka değerine, yatırım potansiyeline, turizm tanıtımına ve ticari ağlarının gelişmesine katkı sağlaması bekleniyor. Lansman Yoğun Katılımla Gerçekleşti Basın lansmanına katılan sivil toplum kuruluşları ve iş dünyası temsilcileri, Giresun Expo Fuarı’nın kent adına önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Programda, fuarın tanıtım süreci, kurumsal iş birlikleri ve önümüzdeki dönemde izlenecek yol haritası hakkında değerlendirmelerde bulunuldu. Giresun Federasyonu tarafından yapılan açıklamada, organizasyona katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür edilerek, Giresun Expo Fuarı’nın Giresun’a, hemşehrilere ve ülkeye hayırlı olması temennisinde bulunuldu. Giresun İçin Yeni Bir Tanıtım Hamlesi Giresun Expo Fuarı, kent ekonomisinin farklı aktörlerini aynı hedef etrafında buluşturması bakımından dikkat çekiyor. Fuarın başarılı şekilde hayata geçirilmesi halinde, Giresun’un yalnızca memleket buluşmalarıyla değil; üretim, ticaret, turizm ve yatırım başlıklarıyla da ulusal ölçekte daha görünür hale gelmesi bekleniyor. Bu nedenle Giresun Expo, şehir adına yalnızca bir fuar organizasyonu değil; Giresun’un geleceğine dönük ekonomik ve kurumsal bir tanıtım hamlesi olarak değerlendiriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.