Hava Durumu

#Giresun Kalesi

giresunsonhaber - Giresun Kalesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Giresun Kalesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DR. ALİ HAKAN GÜVENÇ 22. YILINDA ANILDI Haber

DR. ALİ HAKAN GÜVENÇ 22. YILINDA ANILDI

DR. ALİ HAKAN GÜVENÇ 22. YILINDA ANILDI Giresun’un “Doktor Hakan”ı, hekim ve dağcı Dr. Ali Hakan Güvenç, Kırgızistan’daki 7 bin 439 metrelik Pobeda Zirvesi’nden dönüşü sırasında kayboluşunun 22. yılında anıldı. Kurucusu olduğu Giresun Deniz Dağcılık Spor Kulübü tarafından düzenlenen programda Güvenç’in hekimliği, dağcılık başarıları, doğa sevgisi, yardımseverliği ve Giresun’a bıraktığı izler anlatıldı. Giresun’un sevilen değerlerinden hekim ve dağcı Dr. Ali Hakan Güvenç için kayboluşunun 22. yılında anma programı düzenlendi. Giresun Deniz Dağcılık Spor Kulübü tarafından 17 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilen program, Giresun Kalesi’ndeki Dr. Hakan Güvenç Parkı’nda bulunan Pobeda Çay Bahçesi’nde yapıldı. Anma etkinliğine Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse’nin yanı sıra Güvenç’in arkadaşları, meslektaşları, sporcular, doğaseverler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda Dr. Hakan Güvenç’le ilgili hatıralar paylaşılırken onun hekimlik yaşamı, dağcılık tutkusu, çevre duyarlılığı, yardımsever kişiliği ve Giresun’a kazandırdığı değerler anlatıldı. Konuşmalarda Güvenç’in yalnızca başarılı bir hekim ve yüksek irtifa dağcısı olmadığı; insanlara dokunan, gençleri spora ve doğaya yönlendiren, yaşadığı kentin sorunlarına duyarlılık gösteren örnek bir Giresunlu olduğu vurgulandı. GİRESUN’UN “DOKTOR HAKAN”I Dr. Ali Hakan Güvenç, 7 Ekim 1961 tarihinde Giresun’da dünyaya geldi. Cumhuriyet’in ilk yıllarında Giresun Belediye Başkanlığı yapan Hasan Vehbi Güvenç’in torunu olan Güvenç, çocukluk ve gençlik yıllarından itibaren sporla iç içe bir yaşam sürdü. Giresun Lisesi’nden mezun olduktan sonra Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde eğitim gören Güvenç, 1986 yılında fakülteden mezun olarak hekimlik mesleğine adım attı. Meslek yaşamı boyunca hekimliği yalnızca bir görev olarak görmedi. Hastalarıyla kurduğu samimi ilişki, ihtiyaç sahiplerine yardım etme çabası ve mütevazı kişiliği sayesinde Giresun’da kısa sürede “Doktor Hakan” adıyla tanındı. Onu tanıyanlar Güvenç’i; insanları ayırmadan dinleyen, hastalarının sorunlarıyla yakından ilgilenen, maddi imkânı bulunmayan kişilerin yardımına koşan ve çevresine güven veren bir hekim olarak anlattı. GÜNEYDOĞU’DA GÖNÜLLÜ DOKTORLUK YAPTI Dr. Ali Hakan Güvenç’in yaşamındaki dikkat çekici dönemlerden biri de askerlik hizmeti oldu. Dönemin kayıtlarına göre askerlik görevini Güneydoğu’da yapmak için kendi isteğiyle başvuruda bulunan Güvenç, 1993-1994 yıllarında bölgede bulunan bir komando birliğinde doktor olarak görev yaptı. Askerlik hizmetinin ardından memleketine dönen Güvenç, Giresun Devlet Hastanesi’nde, özellikle Acil Servis’te hekimlik yaptı. Mesleğini sürdürürken spor, çevre ve doğa çalışmalarından da kopmadı. Güneydoğu’daki görevi sırasında yaşadıkları ve şehit düşen askerler, yıllar sonra gerçekleştireceği son Pobeda tırmanışının da manevi gerekçesini oluşturdu. HEKİM, SPORCU, ÇEVRECİ VE DOĞA İNSANIYDI Dr. Güvenç yalnızca hekimliğiyle değil; yüzme, basketbol ve dağcılık alanındaki çalışmalarıyla da tanındı. Giresun’da sporun yaygınlaşması ve gençlerin doğa sporlarına yönlendirilmesi için çaba gösteren Güvenç, Giresun Deniz Dağcılık Spor Kulübü’nün kuruluşuna öncülük etti. Kurucusu olduğu kulüp, Güvenç’in ardından da faaliyetlerini sürdürerek onun doğa sevgisini, spor anlayışını ve dağcılık mirasını yeni kuşaklara aktardı. Çevre sorunlarına karşı gösterdiği duyarlılık, doğanın korunması için verdiği mücadele, yardımseverliği ve toplumsal olaylara ilgisi, onu Giresun’un unutulmaz isimlerinden biri haline getirdi. 15 YILLIK DAĞCILIK SERÜVENİ Dr. Ali Hakan Güvenç’in yaklaşık 15 yıl süren dağcılık yaşamı, Türkiye’deki zirvelerden Kafkaslar’a, Alpler’e, Dolomitler’e, Pamir ve Tanrı Dağları’na kadar uzandı. Yüksek irtifa dağcılığında önemli deneyim kazanan Güvenç; dayanıklılığı, kararlılığı ve zorlu doğa koşullarında mücadele edebilme yeteneğiyle dağcılık çevrelerinde tanındı. Faaliyet kayıtlarına göre tırmandığı önemli zirveler arasında 7 bin 10 metrelik Khan Tengri, 7 bin 134 metrelik Lenin Zirvesi, bugünkü adıyla İbn Sina; 7 bin 495 metrelik Komünizm Zirvesi, bugünkü adıyla İsmail Samani ve 7 bin 105 metrelik Korjenevskaya Zirvesi, bugünkü adıyla Ozodi yer aldı. Güvenç ayrıca Alpler ve Dolomitler’de de çeşitli tırmanışlar gerçekleştirdi. KAR LEOPARI HEDEFİNDE SON AŞAMA POBEDA’YDI Dr. Ali Hakan Güvenç’in en büyük dağcılık hedeflerinden biri, eski Sovyetler Birliği coğrafyasındaki beş büyük 7 binlik zirveyi tamamlayan dağcılara verilen “Kar Leoparı” unvanını kazanmaktı. Bu unvan için Khan Tengri, Lenin, Korjenevskaya, Komünizm ve Pobeda zirvelerinin tamamlanması gerekiyordu. Dağcılık çevrelerinde yayımlanan faaliyet kayıtlarına göre Güvenç, bu beş büyük zirveden dördünü geride bırakmıştı. Kar Leoparı hedefindeki son ve en zorlu aşama ise Kırgızistan’daki 7 bin 439 metrelik Pobeda Zirvesi’ydi. 2003’TE GERİ DÖNDÜ, BİR YIL SONRA YENİDEN DENEDİ Dr. Güvenç, 2003 yılında Pobeda’ya ilk kez tırmanmayı denedi. Ancak tırmanış sırasında ayak parmaklarında meydana gelen donma nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı. Yaşadığı ağır tecrübeye rağmen hedefinden vazgeçmeyen Güvenç, tedavi ve hazırlık sürecinin ardından 2004 yılında yeniden Tanrı Dağları’na gitti. İkinci Pobeda seferi, yıllar süren yüksek irtifa deneyiminin ve Kar Leoparı hedefinin son aşaması olacaktı. SON TIRMANIŞINI ŞEHİTLERE ADADI Dr. Ali Hakan Güvenç, 2004 yılındaki Pobeda tırmanışını, Güneydoğu’da görev yaptığı dönemde şehit düşen askerlerin anısına gerçekleştirdi. Bu nedenle faaliyete “Zafer Tırmanışı” adını verdi. Yıllar boyunca hazırlandığı Pobeda tırmanışına büyük bir kararlılıkla başlayan Güvenç, zorlu yüksek irtifa koşullarında ilerleyerek hedefine yöneldi. Ancak Giresun’a ulaşan haber, bütün kenti yasa boğacak büyük bir acının başlangıcı oldu. ZİRVE DÖNÜŞÜNDE UÇURUMA DÜŞTÜ Dr. Ali Hakan Güvenç, 17 Ağustos 2004 tarihinde Pobeda Zirvesi’nden dönüşü sırasında, Vaja Pşavela Tepesi yakınlarında ve yaklaşık 6 bin 800 metre yükseklikte uçuruma düşerek kayboldu. Dönemin haberlerinde Güvenç’in yaklaşık bin 600 metre sürüklendiği ve kazanın bölgede bulunan bir dağcı tarafından yetkililere bildirildiği aktarıldı. Kaza haberinin Türkiye’ye ulaşmasının ardından Dışişleri Bakanlığı ve Giresun Valiliği aracılığıyla Güvenç’in ailesine ve Giresun Deniz Dağcılık Spor Kulübü’ndeki arkadaşlarına bilgi verildi. 7 Ekim 1961 doğumlu olan Dr. Ali Hakan Güvenç, kaybolduğu sırada 42 yaşındaydı. ARAMALAR SONUÇSUZ KALDI Kazanın ardından bölgede arama çalışmaları başlatıldı. Ancak Pobeda’nın sarp coğrafyası, buzul çatlakları, yüksek irtifa, sert rüzgârlar ve ağır hava koşulları çalışmaları son derece güçleştirdi. Dönemin haberlerinde Güvenç’e ait bazı eşyalara ulaşıldığı, ancak bütün çabalara rağmen bedeninin bulunamadığı bildirildi. Bölgedeki tehlikelerin artması ve hava şartlarının arama faaliyetlerinin sürdürülmesine izin vermemesi üzerine çalışmalar sonuçlandırılamadı. Dr. Ali Hakan Güvenç, çok sevdiği Tanrı Dağları’ndan memleketine dönemedi. GİRESUN ON BİNLERCE KİŞİYLE UĞURLADI Acı haberin Giresun’a ulaşmasının ardından kentte büyük üzüntü yaşandı. Dönemin haberlerine göre Güvenç için on binlerce kişinin katıldığı bir yürüyüş ve temsili cenaze töreni düzenlendi. Bedenine ulaşılamadığı için gerçekleştirilen temsili tören, Giresun’un sevilen doktoruna, sporcusuna ve doğa insanına toplumsal vedası oldu. Hastaları, arkadaşları, meslektaşları, sporcular ve binlerce Giresunlu, “Doktor Hakan”ı uğurlamak için bir araya geldi. ADI SAĞLIKTA, SPORDA VE GİRESUN KALESİ’NDE YAŞIYOR Dr. Ali Hakan Güvenç’in ardından adı Giresun’daki çeşitli sağlık ve spor birimlerine verildi. Giresun Kalesi yolu üzerindeki park, Dr. Hakan Güvenç Parkı olarak düzenlendi. Park içerisinde bulunan çay bahçesine de onun son tırmanışını gerçekleştirdiği zirvenin adı verilerek “Pobeda Çay Bahçesi” denildi. Giresun Merkez Toplum Sağlığı Merkezi bünyesindeki Dr. Ali Hakan Güvenç Verem Savaş Birimi de onun adını sağlık alanında yaşatmaya devam ediyor. Güvenç adına düzenlenen sokak basketbolu turnuvaları, doğa etkinlikleri ve her yıl gerçekleştirilen anma programlarıyla spora ve doğaya verdiği önem yeni kuşaklara aktarılıyor. 22 YIL SONRA DA GİRESUN’UN HAFIZASINDA Giresun Deniz Dağcılık Spor Kulübü, kurucusu Dr. Ali Hakan Güvenç’i her yıl kaybolduğu tarih olan 17 Ağustos’ta anmayı sürdürüyor. Bu yıl düzenlenen programda da Güvenç’in dostları, arkadaşları ve sevenleri bir araya gelerek onunla ilgili hatıralarını paylaştı. Konuşmalarda Dr. Güvenç’in iyi bir hekim, başarılı bir sporcu, çevre duyarlılığı yüksek bir insan, gerektiğinde çevresine liderlik eden bir ağabey ve Giresun’un unutulmaz değerlerinden biri olduğu vurgulandı. Dr. Ali Hakan Güvenç, Tanrı Dağları’ndan geri dönemedi. Ancak hekimliğiyle dokunduğu insanların hayatında, dostlarının hatıralarında, kurucusu olduğu kulübün faaliyetlerinde ve Giresun’un toplumsal hafızasında yaşamaya devam ediyor.

TANRI DAĞLARI’NDA KAYBOLDU, GİRESUN’UN HAFIZASINDA YAŞIYOR Haber

TANRI DAĞLARI’NDA KAYBOLDU, GİRESUN’UN HAFIZASINDA YAŞIYOR

TANRI DAĞLARI’NDA KAYBOLDU, GİRESUN’UN HAFIZASINDA YAŞIYOR DR. ALİ HAKAN GÜVENÇ 22. YILINDA ANILACAK Giresun’un “Doktor Hakan”ı Dr. Ali Hakan Güvenç, Kırgızistan’daki 7 bin 439 metrelik Pobeda Zirvesi’nden dönüşü sırasında kayboluşunun 22. yılında anılacak. Hekimliği, yardımseverliği, çevre duyarlılığı ve yüksek irtifa başarılarıyla kentin hafızasında yaşayan Güvenç için düzenlenecek program, 17 Ağustos 2026 Pazartesi günü saat 18.30’da Giresun Kalesi’ndeki Dr. Hakan Güvenç Parkı’nda bulunan Pobeda Çay Bahçesi’nde gerçekleştirilecek. Giresun Deniz Dağcılık Spor Kulübü, 17 Ağustos 2004’te Kırgızistan’daki Tanrı Dağları’nda kaybolan kulübün kurucusu Dr. Ali Hakan Güvenç için geleneksel anma programı düzenleyecek. Güvenç’in arkadaşları, meslektaşları, sporcular, doğaseverler ve tüm Giresunluların davet edildiği program, 17 Ağustos Pazartesi günü saat 18.30’da, Giresun Kalesi’ndeki Dr. Hakan Güvenç Parkı içerisinde bulunan Pobeda Çay Bahçesi’nde yapılacak. Her yıl aynı tarihte gerçekleştirilen buluşmada Güvenç’in hekimliği, dağcılık yaşamı, doğaya ve Giresun’a bağlılığı ile geride bıraktığı hatıralar bir kez daha yaşatılacak. ANMA PROGRAMI Yer: Pobeda Çay Bahçesi Adres: Dr. Hakan Güvenç Parkı – Giresun Kalesi Tarih: 17 Ağustos 2026 Pazartesi Saat: 18.30 Düzenleyen: Giresun Deniz Dağcılık Spor Kulübü GİRESUN’UN “DOKTOR HAKAN”I Dr. Ali Hakan Güvenç, 7 Ekim 1961 tarihinde Giresun’da, Hasan Vehbi Sokağı’ndaki aile evinde dünyaya geldi. Babası, kentte “İmamın Muzaffer” ve “Sinemacı Muzaffer” olarak tanınan Muzaffer Güvenç, annesi ise Birsen Güvenç’ti. Güvenç, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Giresun Belediye Başkanlığı yapan Hasan Vehbi Güvenç’in torunuydu. Hasan Vehbi Güvenç, 1923-1930 yılları arasında belediye başkanlığı yaparak Giresun’un kent tarihine iz bırakan isimler arasında yer aldı. Çocukluk ve gençlik yıllarından itibaren sporla iç içe yaşayan Ali Hakan Güvenç; yüzme, basketbol ve doğa sporlarıyla yakından ilgilendi. Arkadaşlarının anlatımlarına göre hareketli, özgür ruhlu, paylaşımcı ve mücadeleci kişiliği gençlik yıllarında belirginleşti. 1986’DA TIP FAKÜLTESİNDEN MEZUN OLDU Ali Hakan Güvenç, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki eğitimini 1986 yılında tamamlayarak doktor oldu. Meslek yaşamı boyunca hekimliği yalnızca bir görev olarak görmedi. Mütevazı kişiliği, hastalarıyla kurduğu samimi ilişki ve maddi imkânı bulunmayan insanlara yardım etme çabası nedeniyle Giresun’da kısa sürede “Doktor Hakan” adıyla tanındı. Onu tanıyanların aktardığı hatıralarda Güvenç; insanları ayırmadan dinleyen, hastalarının sorunlarıyla yakından ilgilenen, ihtiyaç sahiplerinin yardımına koşan ve çevresindeki insanlara güven veren bir hekim olarak anlatıldı. Hekimliği, onun yaşamında yalnızca hastane duvarları içerisinde sürdürülen bir meslek olmadı. Toplumsal sorunlarla ilgilenen Güvenç, çevre duyarlılığı, doğa sevgisi ve yardımsever kişiliğiyle Giresun’un geniş kesimlerinin sevgisini kazandı. ASKERLİĞİNİ HAKKÂRİ’DE YAPMAK İÇİN KENDİSİ BAŞVURDU Dr. Güvenç’in yaşamındaki dikkat çekici dönemlerden biri de askerlik hizmetiydi. Dönemin haberlerine göre Güvenç, Genelkurmay Başkanlığına dilekçe vererek askerlik görevini Güneydoğu’da yapmak istedi. Talebinin kabul edilmesinin ardından 1993-1994 yıllarında Hakkâri’deki Komando Taburu’nda doktor olarak görev yaptı. Askerlik hizmetini tamamladıktan sonra memleketine dönen Güvenç, Giresun Devlet Hastanesi’nde çalışmaya başladı. Mesleğini sürdürürken spor, çevre ve doğa çalışmalarından da kopmadı. Güneydoğu’daki görevi sırasında yaşadıkları ve şehit düşen asker arkadaşları, yıllar sonra gerçekleştireceği son Pobeda tırmanışının da manevi gerekçesini oluşturdu. HEKİM, SPORCU, ÇEVRECİ VE DOĞA İNSANIYDI Dr. Ali Hakan Güvenç yalnızca hekimliğiyle değil; yüzme, basketbol ve dağcılık alanındaki çalışmalarıyla da tanındı. Kentte sporun yaygınlaşması ve gençlerin doğa sporlarına yönelmesi için çaba gösterdi. Giresun’da dağcılığın ve doğa sporlarının gelişmesine öncülük eden Güvenç, Giresun Deniz Dağcılık Spor Kulübü’nün kuruluşunda önemli rol üstlendi. Kurucusu olduğu kulüp, onun ardından da faaliyetlerini sürdürerek doğa sevgisini ve spor anlayışını yeni kuşaklara aktardı. Güvenç, insan ile doğa arasındaki ilişkinin korunması gerektiğini savundu. Çevre sorunlarına karşı duyarlılığı, doğanın korunması için verdiği mücadele, yardımseverliği ve toplumsal olaylara ilgisi onu Giresun’un sevilen simalarından biri haline getirdi. Onun ardından adına sokak basketbolu turnuvaları düzenlendi; sağlık ve spor birimleri ile Giresun Kalesi’ndeki parka adı verildi. 15 YILLIK DAĞCILIK SERÜVENİ Dr. Güvenç’in yaklaşık 15 yıl süren dağcılık yaşamı, Türkiye’deki zirvelerden Kafkaslar’a, Alpler’e, Dolomitler’e, Pamir ve Tanrı Dağları’na kadar uzandı. Yüksek irtifa dağcılığında önemli bir tecrübe kazanan Güvenç, yalnızca fiziksel gücüyle değil; dayanıklılığı, kararlılığı ve zorlu koşullarda mücadele edebilme yeteneğiyle de dağcılık çevresinde tanındı. Dağcılık camiasında yayımlanan faaliyet notlarına göre Güvenç’in tırmandığı önemli zirveler arasında şunlar yer aldı: Khan Tengri: 7 bin 10 metreLenin Zirvesi, bugünkü adıyla İbn Sina: 7 bin 134 metreKomünizm Zirvesi, bugünkü adıyla İsmail Samani: 7 bin 495 metreKorjenevskaya Zirvesi, bugünkü adıyla Ozodi: 7 bin 105 metreRazdelnaya Zirvesi: 6 bin 210 metre Güvenç ayrıca Alpler ve Dolomitler’de de çeşitli zirve tırmanışları gerçekleştirdi. İlk yurt dışı tırmanışını 1999 yılında yaptığı, yüksek irtifa deneyimini ilerleyen yıllarda Orta Asya’nın zorlu zirvelerinde geliştirdiği kaydedildi. “KAR LEOPARI” HEDEFİNDE SON ZİRVE POBEDA’YDI Dr. Ali Hakan Güvenç’in en büyük dağcılık hedeflerinden biri, eski Sovyetler Birliği coğrafyasındaki beş büyük 7 binlik zirveyi tamamlayan dağcılara verilen “Kar Leoparı” unvanını kazanmaktı. Bu unvan için Khan Tengri, Lenin, Korjenevskaya, Komünizm ve Pobeda zirvelerinin tamamlanması gerekiyordu. Dağcılık çevresinde yayımlanan faaliyet kayıtlarına göre Güvenç, ilk dört büyük zirveyi geride bırakmıştı. Kar Leoparı hedefindeki son ve en zorlu aşama, 7 bin 439 metrelik Pobeda Zirvesi’ydi. Bazı sonraki dönem haberlerinde “Everest’e çıkarak Kar Leoparı unvanını kazanmak istiyordu” ifadesi kullanıldı. Ancak Everest, Kar Leoparı unvanının ölçütleri arasında bulunmuyor. Güvenç’in Everest’e tırmanma hedefi ayrıca var olmuş olsa da 2004 yılındaki Pobeda seferi, onun Kar Leoparı hedefinin son büyük aşamasıydı. DÜNYANIN EN ZORLU ZİRVELERİNDEN BİRİ Tanrı Dağları’nın en yüksek noktası olan Pobeda, Kırgızistan ile Çin sınırında bulunuyor. Kırgızca “Jengiş Çokusu” adıyla da bilinen zirvenin Rusça adı olan “Pobeda”, “zafer” anlamına geliyor. Pobeda, dünyanın en kuzeyde bulunan 7 binlik zirvelerinden biri olarak kabul ediliyor. Çok düşük sıcaklıklar, sert rüzgârlar, uzun zirve sırtı, buzul çatlakları, çığ riski ve ani hava değişimleri nedeniyle yüksek irtifa dağcılığının en tehlikeli rotaları arasında gösteriliyor. Zirvenin yüksekliği Himalayalar’daki 8 binlik dağlardan daha düşük olmasına rağmen kuzeydeki konumu ve ağır iklim koşulları nedeniyle birçok dağcı tarafından 8 binlik bir dağa tırmanmakla eşdeğer zorlukta değerlendiriliyor. 2003’TE DONMA TEHLİKESİ YAŞADI, BİR YIL SONRA GERİ DÖNDÜ Dr. Güvenç, 2003 yılında Pobeda’ya ilk kez tırmanmayı denedi. Ancak tırmanış sırasında ayak parmaklarında meydana gelen donma nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı. Yaşadığı ağır tecrübeye rağmen hedefinden vazgeçmedi. Tedavi ve hazırlık sürecinin ardından bir yıl sonra yeniden Tanrı Dağları’na döndü. Ağustos 2004’te başladığı ikinci Pobeda seferi, yıllar süren dağcılık birikiminin ve Kar Leoparı hedefinin son aşaması olacaktı. SON TIRMANIŞINI ŞEHİT ARKADAŞLARINA ADADI Dr. Güvenç, 2004 yılındaki Pobeda tırmanışını, askerlik görevini yaptığı Güneydoğu’da şehit düşen asker arkadaşlarının anısına gerçekleştirdi. Bu nedenle faaliyete “Zafer Tırmanışı” adını verdi. Yıllar boyunca hazırlandığı Pobeda tırmanışına büyük bir kararlılıkla başlayan Güvenç, zorlu yüksek irtifa koşullarını aşarak zirveye yöneldi. Ancak Giresun’a ulaşan haber, büyük bir acının başlangıcı oldu. ZİRVE DÖNÜŞÜNDE UÇURUMA DÜŞTÜ Dr. Ali Hakan Güvenç, 17 Ağustos 2004 tarihinde Pobeda Zirvesi’nden dönüşü sırasında, Vaja Pşavela Tepesi yakınlarında ve yaklaşık 6 bin 800 metre yükseklikte dengesini kaybederek uçuruma düştü. Dönemin haberlerinde Güvenç’in yaklaşık bin 600 metre sürüklendiği ve kazanın Kırgız bir dağcı tarafından yetkililere bildirildiği aktarıldı. Kaza haberi önce Türkiye’nin ilgili makamlarına ulaştırıldı. Dışişleri Bakanlığı ve Giresun Valiliği aracılığıyla gelişmeden Giresun Deniz Dağcılık Spor Kulübü’ndeki arkadaşları ile ailesi haberdar edildi. Doğum tarihi 7 Ekim 1961 olarak esas alındığında Dr. Ali Hakan Güvenç, kaybolduğu sırada 42 yaşındaydı. ARAMALAR SONUÇSUZ KALDI Kaza haberinin alınmasının ardından bölgede arama çalışmaları başlatıldı. Dönemin haberlerinde Güvenç’e ait bazı eşyalara ulaşıldığı, ancak kendisinin bulunamadığı bildirildi. Pobeda’nın sarp coğrafyası, buzul çatlakları, yüksek irtifa, sert rüzgârlar ve ağır hava koşulları arama çalışmalarını son derece güçleştirdi. Ekiplerin bütün çabalarına rağmen Dr. Ali Hakan Güvenç’in bedenine ulaşılamadı. Bölgedeki tehlikelerin artması ve hava şartlarının arama faaliyetlerinin sürdürülmesine izin vermemesi üzerine çalışmalar sonuçlandırılamadı. Güvenç, Tanrı Dağları’ndan memleketine dönemedi. GİRESUN ON BİNLERCE KİŞİYLE UĞURLADI Acı haberin Giresun’a ulaşmasının ardından kentte büyük üzüntü yaşandı. Dönemin haberlerine göre Güvenç için on binlerce kişinin katıldığı bir yürüyüş ve temsili cenaze töreni düzenlendi. Bedenine ulaşılamadığı için yapılan temsili tören, Giresun’un sevilen doktoruna, sporcusuna ve doğa insanına toplumsal vedası oldu. Hastaları, arkadaşları, meslektaşları, sporcular ve çok sayıda Giresunlu, “Doktor Hakan”ı uğurlamak için bir araya geldi. Yaşanan büyük kayıp, yalnızca ailesini ve dağcılık camiasını değil, bütün şehri yasa boğdu. ADI SAĞLIKTA, SPORDA VE GİRESUN KALESİ’NDE YAŞIYOR Dr. Ali Hakan Güvenç’in ardından adı Giresun’daki çeşitli sağlık ve spor birimlerine verildi. Giresun Kalesi yolu üzerindeki park, Dr. Hakan Güvenç Parkı olarak düzenlendi. Park içerisinde bulunan çay bahçesine ise hayatını adadığı ve dönüşünde kaybolduğu zirvenin adı verilerek Pobeda Çay Bahçesi denildi. Giresun Merkez Toplum Sağlığı Merkezi bünyesindeki Dr. Ali Hakan Güvenç Verem Savaş Birimi de onun adını yaşatmaya devam ediyor. Güvenç adına düzenlenen sokak basketbolu turnuvaları ve doğa etkinlikleriyle onun spora verdiği önem genç kuşaklara aktarılıyor. HER YIL AYNI TARİHTE ANILIYOR Giresun Deniz Dağcılık Spor Kulübü, kurucusu Dr. Ali Hakan Güvenç’i her yıl kaybolduğu tarih olan 17 Ağustos’ta anıyor. Giresun Kalesi’ndeki anma programlarına Güvenç’in ailesi, arkadaşları, meslektaşları, kulüp üyeleri, AKUT ve ATAK ekipleri, sivil toplum kuruluşları, sporcular ve vatandaşlar katılıyor. Programlarda Güvenç’le ilgili hatıralar anlatılıyor, dağ tırmanışlarından görüntüler gösteriliyor ve onun doğaya, insanlara ve Giresun’a bıraktığı miras yeni kuşaklara aktarılıyor. “HAKAN GÜVENÇ, GİRESUN’UN KENDİSİDİR” Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, 2024 yılındaki anma programında Güvenç’i Sokakbaşı, Giresun Kalesi, Gedikkaya, Ada, fındık ve kirazla özdeşleştirerek “Giresun’un kendisi” olarak tanımlamıştı. Arkadaşlarının anlatımlarında ise Dr. Güvenç; gerektiğinde liderlik yapan bir ağabey, herkese ulaşabilen bir hekim, doğayı ve sporu sevdiren bir öncü ve Giresun’un büyük bir değeri olarak yer aldı. Onun ardından her yıl gerçekleştirilen buluşma, yalnızca bir anma töreni değil; hekimliğe, dostluğa, doğaya, spora ve toplumsal dayanışmaya adanmış bir yaşamın yeni kuşaklara aktarılması anlamını taşıyor. Dr. Ali Hakan Güvenç, Tanrı Dağları’ndan geri dönemedi. Ancak adı, hatıraları, iyilikleri ve yaşam anlayışıyla Giresun’un hafızasındaki yerini korumaya devam ediyor.

MİMARLAR ODASI’NDAN GİRESUN KALESİ İÇİN SİT TEPKİSİ Haber

MİMARLAR ODASI’NDAN GİRESUN KALESİ İÇİN SİT TEPKİSİ

MİMARLAR ODASI’NDAN GİRESUN KALESİ İÇİN SİT TEPKİSİ Mimarlar Odası Giresun Şubesi, Giresun Kalesi’nin bazı bölümlerinin 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı’ndan 3. Derece Arkeolojik Sit Alanı’na dönüştürülmesine tepki gösterdi. Şube, kararın yapılaşma baskısına yol açabileceğini belirterek kalenin tamamının en yüksek koruma statüsünde tutulmasını istedi. Mimarlar Odası Giresun Şubesi, Giresun Kalesi’nin koruma statüsünde değişiklik yapıldığı gerekçesiyle yazılı bir basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, kalenin güney sur kalıntıları ile devamındaki alanların ve denize bakan kuzey bölümünün, Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 27 Nisan 2026 tarihli ve 11206 sayılı kararıyla 3. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak yeniden düzenlendiği belirtildi. Şube, söz konusu değişikliğin Giresun’un en önemli tarihî ve simgesel alanlarından biri olan kalenin korunması açısından ciddi riskler taşıdığını savundu. “GİRESUN KALESİ’NİN YAPILAŞMAYA AÇILMASINA NEDEN OLACAKTIR” Mimarlar Odası Giresun Şubesi açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Giresun Kalesi’nde 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı içerisinde bulunan kalenin güney sur kalıntıları ve devamındaki bölüm ile denize bakan kuzey kısmındaki alanların, Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 27 Nisan 2026 tarihli ve 11206 sayılı kararıyla 3. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak revize edilmesi, Giresun Kalesi’nin yapılaşmaya açılmasına neden olacaktır.” Kalenin doğal, tarihî ve arkeolojik değerlerinin en yüksek koruma statüsü altında bulunduğuna dikkat çekilen açıklamada, 1. Derece Arkeolojik Sit Alanlarında bilimsel çalışmalar ve korumaya yönelik uygulamalar dışında herhangi bir yapılaşmaya izin verilmediği vurgulandı. “KORUMA STATÜSÜNÜN DÜŞÜRÜLMESİ KABUL EDİLEMEZ” Açıklamada, 3. Derece Arkeolojik Sit statüsünün belirli koruma ve kullanma koşulları çerçevesinde yeni düzenlemelere imkân tanıdığı hatırlatılarak şu değerlendirme yapıldı: “Doğal, tarihî ve arkeolojik değerlerin en yüksek düzeyde korunduğu; bilimsel çalışmalar dışında yapılaşmaya, kazıya, toprakta veya yer üstünde herhangi bir değişikliğe izin verilmeyen 1. Derece Sit Bölgesi statüsünün değiştirilmesi kabul edilemez. Alanın, koruma kurullarının izni ve özel şartlara bağlı olarak yeni düzenlemelere olanak sağlayabilen 3. Derece Arkeolojik Sit Bölgesi olarak revize edilmesi, Giresun Kalesi’nin yapılaşmaya açılması anlamına gelmektedir.” Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun arkeolojik sitlere ilişkin ilke kararında, 3. Derece Arkeolojik Sit Alanları “koruma ve kullanma kararları doğrultusunda yeni düzenlemelere izin verilebilecek arkeolojik alanlar” olarak tanımlanıyor. Ancak bu statü, doğrudan ve koşulsuz yapılaşma izni anlamına gelmiyor; uygulamaların koruma amaçlı imar planları, geçiş dönemi yapılaşma koşulları ve ilgili kurul kararları doğrultusunda yürütülmesi gerekiyor. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü BİLİMSEL İNCELEMELER TAMAMLANMADAN KARAR ALINDIĞI SAVUNULDU Mimarlar Odası Giresun Şubesi, kalenin yalnızca arkeolojik bir alan olmadığını; aynı zamanda kent merkezinin en önemli seyir, dinlenme ve rekreasyon bölgelerinden biri olduğunu belirtti. Şube, arkeolojik ve bilimsel incelemeler tamamlanmadan koruma derecesinin değiştirilmesinin kültürel mirasın korunması ilkeleriyle bağdaşmadığını ifade etti: “Tarihî ve turistik özelliklere sahip olan, aynı zamanda kent merkezinin en önemli rekreasyon alanı niteliğini taşıyan Giresun Kalesi’nin, arkeolojik ve bilimsel inceleme çalışmaları tamamlanmadan yapılaşmaya açık hale getirilebilmesi; tarihî, doğal ve kültürel miras alanlarının korunması ilkelerine uygun değildir.” KARARIN DÜZELTİLMESİ İSTENDİ Açıklamanın sonunda Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna çağrıda bulunularak kalenin bütünlüğünün korunması istendi: “Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun konuya ilişkin revizyon kararı düzeltilmeli; Giresun Kalesi’nin tamamı, 27 Nisan 2026 tarihinden önce olduğu gibi 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı niteliğinde korunmalıdır.” GİRESUN’UN TARİHÎ SİMGESİ Kent merkezindeki yarımadanın en yüksek noktasında bulunan Giresun Kalesi, hem denizi hem de karayı kontrol edebilen stratejik konumuyla şehrin en önemli tarihî yapıları arasında yer alıyor. İç ve dış kale olmak üzere iki bölümden oluşan yapının kuruluş tarihi kesin olarak bilinmiyor. Bazı kaynaklarda yerleşimin MÖ 7’nci yüzyılda Karadeniz kıyılarında koloniler kuran Miletoslular tarafından oluşturulduğu ileri sürülürken, ağırlık kazanan görüş kalenin Pontos Kralı I. Farnakes döneminde, MÖ 2’nci yüzyılda kurulduğu yönünde. Kale surlarının bazı bölümleri doğal ve sarp kayalıklarla bütünleşirken alan içerisinde sarnıçlar, kuyular, gözetleme kuleleri, mağaralar ve kayaya oyulmuş mekânlar bulunuyor. Bazı mekânlarda oturma sekileri, nişler, ocaklar ve fresk izleri de yer alıyor. Kalenin batı yönündeki çift sıra örgülü sur kalıntılarının, Trabzon İmparatoru II. Aleksios döneminde 1301 yılında gerçekleştirilen onarımdan kaldığı değerlendiriliyor. Giresun ve kale, Fatih Sultan Mehmet’in 1461’de Trabzon’u fethetmesinin ardından kalıcı olarak Osmanlı hâkimiyetine girdi. Kale içerisinde Millî Mücadele kahramanı Giresunlu Topal Osman Ağa’nın mezarı ile bir şehitlik de bulunuyor. Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, yapıyı kentin başlıca arkeolojik ve kültürel miras alanlarından biri olarak tanımlıyor. Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

1.500 YILLIK KAYA KİLİSESİNİN KAPISI NEDEN HÂLÂ BELİRSİZ? Haber

1.500 YILLIK KAYA KİLİSESİNİN KAPISI NEDEN HÂLÂ BELİRSİZ?

1.500 YILLIK KAYA KİLİSESİNİN KAPISI NEDEN HÂLÂ BELİRSİZ? 2013’TE RESTORE EDİLDİ, 2016’DA HAFTADA İKİ GÜN AÇILDI: MERYEM ANA KAYA KİLİSESİ İÇİN BUGÜN HÂLÂ AÇIK BİR ZİYARET TAKVİMİ YOK Giresun şehir merkezinde kayaların içine oyularak oluşturulan ve geçmişi Milattan Sonra 4’üncü veya 5’inci yüzyıla dayandırılan Meryem Ana Kaya Kilisesi, restorasyonunun tamamlanmasının üzerinden 13 yıl geçmesine rağmen düzenli bir ziyaret sistemine kavuşamadı. Kültür ve Turizm Bakanlığının bir sayfasında “en çok ziyaret edilen kültür varlıkları” arasında gösterilen yapı, başka bir resmî sayfada çevre düzenlemesine ödenek ayrılamadığı için turizme açılamayan eser olarak tanımlanıyor. Kilisenin bugün hangi gün ve saatlerde gezilebildiğine ilişkin güncel bir resmî açıklama ise bulunmuyor. Giresun’un merkezindeki tarihî yapılar arasında özel bir yere sahip olan Meryem Ana Kaya Kilisesi; mimarisi, doğal mağara yapısı, kutsal kabul edilen su kaynağı, sarnıcı, su kanalı ve kurtarma kazılarında ortaya çıkarılan mezarlarıyla yaklaşık 1.500 yıllık bir geçmişin izlerini taşıyor. Ancak şehir merkezinde, araçla ve yürüyerek kolaylıkla ulaşılabilecek bir noktada bulunan bu tarihî yapı, restorasyonuna rağmen yıllardır düzenli ve sürekli biçimde ziyaret edilebilen bir kültür alanına dönüştürülemedi. Resmî kaynaklar ise kilisenin bugünkü durumu konusunda aynı bilgiyi vermiyor. ŞEBİNKARAHİSAR’DAKİ MANASTIRLA KARIŞTIRILIYOR Meryem Ana Kaya Kilisesi, zaman zaman Şebinkarahisar ilçesine bağlı Kayadibi köyündeki büyük Meryem Ana Manastırı ile karıştırılıyor. Ancak söz konusu yapı, Şebinkarahisar’daki çok bölümlü manastır değil; Giresun şehir merkezinde, Sultanselim Mahallesi’nde, eski Askerlik Şubesi civarında ve Giresun Kalesi’nin batı bölümündeki kayalık alanda bulunan küçük kaya kilisesidir. Yapı, denize ve tarihî liman bölgesine hâkim kayalık alanın içerisine oyulmuş durumda. Giresun İli Sultanselim Mahallesi'nde yer alan kilise Giresun Kalesi'nin batı tarafında, limana bakan kısımda yoldan 2-3 metre yükseklikte kaya içerisine oyulmuş küçük bir mağara şeklindedir. Önceleri küçük bir mağara olan bu yapının genişletilerek M.S 4'üncü veya 5'inci yüzyılda kiliseye dönüştürüldüğü tahmin edilmektedir. Kilise olarak kullanılan bu mağaraya Osmanlı Dönemi'nde yapılmış tek gözlü küçük bir taş kemer köprü ile ulaşılmaktadır. Yapının çevresi bir atriumla çevrelenmiştir. Kilisenin avluya bakan tarafında denizcilerin su aldığı ve kiliseye gelenlerin kullandığı kutsal sayılan ayazma niteliğinde bir çeşme yer almaktadır. Halk arasında Meryem Ana Kilisesi olarak bilinen bu yapı tek nefli, dikdörtgen formlu küçük bir kilisedir. Genel olarak basit malzemelerle yapılan kilisede yer yer düzgün kesme taşlar da kullanılmış, taşların araları beyaz harçla sıvanmıştır. Yapıya kuzey batı köşesine sonradan eklenmiş küçük bir açıklıktan girilmektedir. Kuzeybatı duvarı üzerinde üç adet mazgal şeklindeki dikdörtgen pencereler mekânı aydınlatmaktadır. Kilisenin üzeri mağara içinden beşik tonozla örtülmüş, doğu cephesine yarım yuvarlak bir apsis eklenmiştir. Kilise içerisinde birçok niş mevcut olup bazıları kırılmış vaziyettedir. Kilisenin apsis kısmından ileriye doğru devam eden mağaradan gelen su, kilise altındaki beşik tonozlu bir kanaldan geçirilerek sarnıca taşınmış, buradan da çeşmeye bağlanmıştır. Bazı eski kaynaklarda yapının eskiden “Panaia” ya da "Surp Serkis” adı ile anıldığı, üç katlı olduğu ve Meryem Ana adına izafe edilen kutsal suyun şifa dağıttığı kabul edilir. Giresun Arkeoloji Müzesi tarafından zeminde gerçekleştirilen kurtarma kazısında sarnıca giden su kanalı ve üç adet mezar ortaya çıkarılmıştır. Mağaranın doğal kaya olan yüzeyi kısmen sıvanmıştır. Kilisedeki restorasyon çalışmaları 2013 yılında tamamlanmıştır. Giresun'da en çok ziyaret edilen önemli taşınmaz kültür varlıkları arasındandır. DOĞAL MAĞARA KİLİSEYE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Portalı’ndaki bilgilere göre yapı, başlangıçta doğal ve küçük bir mağaraydı. Mağara daha sonra insan eliyle genişletildi ve Milattan Sonra 4’üncü veya 5’inci yüzyılda kiliseye dönüştürüldü. Yapının kesin inşa tarihini gösteren bir kitabe ya da yayımlanmış tarihî belge bulunmuyor. Bu nedenle 4’üncü ve 5’inci yüzyıl tarihlendirmesi, mimari özellikler ve arkeolojik değerlendirmeler üzerinden yapılan bir tahmine dayanıyor. Kilisenin bulunduğu mağaraya, Osmanlı döneminde yapıldığı belirtilen tek gözlü küçük bir taş kemer köprüyle ulaşılıyor. Yapının ön kısmında ise tarihî kiliselerde giriş ve ana ibadet mekânı arasında yer alan avlu niteliğindeki atrium bölümü bulunuyor. KAYA İÇİNDE TEK NEFLİ KÜÇÜK BİR İBADET ALANI Meryem Ana Kaya Kilisesi, doğu-batı doğrultusunda uzanan, dikdörtgen planlı ve tek nefli küçük bir ibadet alanı olarak düzenlendi. Duvarlarda genel olarak basit taş malzeme kullanılırken bazı bölümlerde düzgün kesme taşlara yer verildi. Taşların arasının beyaz harçla kapatıldığı yapının doğu bölümünde yarım daire biçiminde bir apsis bulunuyor. İç mekân, kuzeybatı duvarında açılan üç dikdörtgen pencereyle aydınlatılıyor. Doğal kaya yüzeylerinin bazı bölümleri sıvanmış durumda. Kilisenin duvarlarında ve mağara içerisinde farklı büyüklüklerde çok sayıda niş bulunurken Bakanlık kaydında bu nişlerden bir bölümünün kırıldığı da belirtiliyor. KİLİSENİN ALTINDAN GEÇEN TARİHÎ SU SİSTEMİ Yapıyı diğer tarihî kiliselerden ayıran en önemli unsurlardan biri, mağara içerisindeki su kaynağı ile bu suyun taşınmasını sağlayan tarihî sistem. Kilisenin apsis bölümünden ileri doğru devam eden mağaradan gelen su, yapının altından geçen beşik tonozlu bir kanal aracılığıyla sarnıca ulaştırılıyor. Burada biriken su daha sonra kilisenin avlusundaki çeşmeye aktarılıyor. Tarihî kayıtlarda çeşmenin yalnızca kiliseye gelenler tarafından değil, geçmiş dönemlerde Giresun Limanı’na yanaşan denizciler tarafından da kullanıldığı aktarılıyor. Bazı eski kaynaklarda mağaradan çıkan suyun kutsal kabul edildiği, Meryem Ana’ya atfedildiği ve şifa verdiğine inanıldığı belirtiliyor. Yapının geçmişte “Panaia” veya “Surp Serkis” isimleriyle anıldığına ilişkin bilgiler de Kültür Portalı’nda yer alıyor. Ancak bu iki ismin yapının farklı dönemlerde kullanılan adları mı olduğu, yoksa farklı dinî geleneklerden kaynaklanan iki ayrı isimlendirmeyi mi ifade ettiği konusunda kamuoyuna açıklanmış ayrıntılı bir bilimsel değerlendirme bulunmuyor. ZEMİNDE ÜÇ MEZAR VE SU KANALI BULUNDU Giresun Arkeoloji Müzesi tarafından kilisenin zemininde gerçekleştirilen kurtarma kazılarında tarihî su sistemine ait önemli kalıntılar ortaya çıkarıldı. Kazılarda sarnıca ulaşan su kanalı ile birlikte üç mezar bulundu. Yapının altındaki su sistemine bağlı mimari kalıntılar da kazı sırasında görünür hale getirildi. Buna karşın mezarların hangi döneme ait olduğu, kimler için yapıldığı, kazılar sırasında insan kalıntısı ya da başka arkeolojik eser bulunup bulunmadığı konusunda Kültür Portalı’nda ayrıntılı bilgi yer almıyor. Kazıya ilişkin bilimsel raporların yayımlanıp yayımlanmadığı da kamuoyuna açık kaynaklardan anlaşılamıyor. RESTORASYON 2013 YILINDA TAMAMLANDI Uzun süre bakımsız kalan Meryem Ana Kaya Kilisesi’nde yürütülen restorasyon çalışmaları 2013 yılında tamamlandı. Bakanlığın Kültür Portalı da restorasyonun tamamlanma tarihini 2013 olarak gösteriyor. Dönemin haberlerine göre restorasyon kapsamında kilise zemini araştırıldı, bahçe taşları yenilendi, merdivenler düzenlendi ve çatı bölümü onarıldı. Kayalardan gelen suyun yapıya zarar vermemesi ve tarihî su sisteminin yeniden çalışabilmesi amacıyla su yolu oluşturuldu. Kazılarla ortaya çıkarılan bazı arkeolojik bölümlerin ziyaretçiler tarafından görülebilmesi için şeffaf cam zemin uygulaması yapıldı. Çalışmalar sırasında tavanda ortaya çıkarıldığı belirtilen freskler restore edildi; yapının nişleri ve zarar gören mimari bölümleri de onarıldı. Ancak 2013’te tamamlanan restorasyon esas olarak yapının iç bölümlerini kapsadı. Kilisenin çevre düzenlemesi, ziyaretçi giriş alanı, güvenli yürüyüş güzergâhı ve sürekli işletme sistemi aynı süreç içerisinde tamamlanmadı. RESTORASYON BİTTİ, ÇEVRE DÜZENLEMESİ İÇİN ÖDENEK BULUNAMADI Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün resmî internet sitesinde yer alan açıklama, kilisenin neden restorasyondan hemen sonra sürekli ziyarete açılamadığını açık biçimde ortaya koyuyor. Açıklamaya göre Meryem Ana Kaya Kilisesi için çevre düzenleme projesi hazırlandı. Ancak İl Özel İdaresi tarafından gerekli ödenek ayrılmadığı için proje uygulanamadı ve yapı turizme açılamadı. Böylece iç restorasyonu tamamlanan kilise; güvenli giriş alanı, çevre düzenlemesi, ziyaretçi güzergâhı, yönlendirme levhaları, aydınlatma, bakım ve görevli personel gibi düzenli ziyaretin gerektirdiği unsurlara tam olarak kavuşamadı. Kilisenin kayalık bir alan içerisinde bulunması nedeniyle kaya yüzeylerinin kontrolü, mağaradan gelen suyun tahliyesi, nemle mücadele, elektrik güvenliği ve ziyaretçi hareketinin düzenlenmesi de yapının yalnızca kapısı açılarak çözülemeyecek sorunları arasında yer alıyor. Bununla birlikte resmî açıklamada güvenlik veya teknik eksikliklerin her biri ayrı ayrı sıralanmıyor. Kesin olarak belirtilen neden, çevre düzenleme projesinin ödenek ayrılamadığı için uygulanamaması. 2016’DA HAFTADA İKİ GÜN ZİYARETÇİ KABUL ETMEYE BAŞLADI Restorasyonun tamamlanmasından yaklaşık üç yıl sonra, 18 Mayıs 2016 tarihinde Meryem Ana Kaya Kilisesi’nin kontrollü biçimde ziyarete açıldığı duyuruldu. Anadolu Ajansının haberine göre kilise, çevre düzenleme çalışmaları henüz tamamlanmadan haftada iki gün ziyaretçi kabul etmeye başladı. Dönemin Giresun İl Kültür ve Turizm Müdür Vekili Hulusi Güleç, çevre düzenlemesi tamamlandıktan sonra kilisenin haftanın her günü ziyarete açılmasının hedeflendiğini açıkladı. Ancak haberde kilisenin haftanın hangi iki günü ve hangi saatler arasında açık olacağı belirtilmedi. Bu nedenle yapının ziyaret süreci, mevcut resmî kayıtlar ve dönemin haberlerine göre şöyle gelişti: 2013 öncesinde arkeolojik araştırma ve restorasyon çalışmaları yürütüldü.2013 yılında iç restorasyon tamamlandı.2013-2016 arasında çevre düzenlemesi tamamlanamadığı için sürekli ziyaret sistemi kurulamadı.Mayıs 2016’da kilise haftada iki gün kontrollü olarak ziyaretçi kabul etmeye başladı.Çevre düzenlemesi tamamlandıktan sonra yapının her gün açılması hedeflendi.İl Müdürlüğünün daha sonraki resmî açıklamasında ise ödenek ayrılamadığı için çevre düzenlemesinin yapılamadığı ve kilisenin turizme açılamadığı belirtildi.İKİ RESMÎ SAYFA, İKİ FARKLI DURUM Meryem Ana Kaya Kilisesi hakkındaki en dikkat çekici sorun, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı iki resmî internet sayfasının yapının ziyaret durumu hakkında birbiriyle uyuşmayan bilgiler içermesi. Kültür Portalı, Meryem Ana Kaya Kilisesi’ni Giresun’un “gezilecek yerleri” arasında gösteriyor. Sayfada yapının şehir merkezinde bulunduğu, araçla ve yürüyerek kolaylıkla ulaşılabildiği ve Giresun’un en çok ziyaret edilen önemli taşınmaz kültür varlıklarından biri olduğu belirtiliyor. Buna karşılık Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün resmî sayfasında, çevre düzenleme projesine ödenek ayrılamadığı için çalışmanın yapılamadığı ve kilisenin turizme açılamadığı yazıyor. Bir resmî kayıt yapıyı en çok ziyaret edilen kültür varlıklarından biri olarak tanımlarken diğer resmî kayıt turizme açılamadığını belirtiyor. Kültür Portalı’nda ayrıca kilisenin: Açılış ve kapanış saatleri,Ziyaret günleri,Giriş ücretinin bulunup bulunmadığı,Randevu gerekip gerekmediği,Hangi kurumun sorumluluğunda olduğu,Görevli telefon numarası,Ziyaret için iletişim bilgileri yer almıyor. Bu tablo, yapının güncel işletme ve ziyaret statüsünün resmî internet sayfalarına açık ve tutarlı biçimde yansıtılmadığını gösteriyor. 2016’DA BAŞLAYAN UYGULAMA NE KADAR SÜRDÜ? Kilise 2016 yılında haftada iki gün ziyarete açıldı. Ancak bu uygulamanın ne kadar sürdüğü, daha sonra devam edip etmediği veya hangi tarihte sona erdiği açıklanmadı. Çevre düzenlemesinin tamamlanmasının ardından yapının her gün ziyaretçi kabul etmesi hedeflenmesine rağmen, projenin daha sonraki yıllarda uygulanıp uygulanmadığına ilişkin açık bir sonuç bilgisi yayımlanmadı. Kültür Portalı yapıyı ziyaret edilebilir bir yer olarak tanıtırken İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü sayfası turizme açılamadığını belirtiyor. Bu iki bilgi arasındaki farkın, sayfaların farklı dönemlerde hazırlanmasından mı yoksa yapının dönemsel olarak açılıp kapatılmasından mı kaynaklandığı da açıklanmış değil. BUGÜN AÇIK MI, KAPALI MI? Mevcut kaynaklara dayanarak Meryem Ana Kaya Kilisesi’nin bugün haftanın her günü ve belirli saatler arasında düzenli biçimde açık olduğunu söylemek mümkün değil. Yapının dış bölümüne ve çevresine ulaşılabiliyor olması, kilisenin iç mekânının düzenli olarak ziyaretçi kabul ettiği anlamına gelmiyor. Kültür Portalı’nda ziyaret günleri ve saatleri bulunmazken İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün sayfasında çevre düzenlemesi yapılamadığı için turizme açılamadığı belirtiliyor. Anadolu Ajansının 2016 tarihli haberi ise yapının haftada iki gün ziyarete açıldığını belgeliyor. Bu üç kayıt birlikte değerlendirildiğinde ortaya şu sonuç çıkıyor: Meryem Ana Kaya Kilisesi 2016 yılında sınırlı ve kontrollü biçimde ziyaretçi kabul etmeye başladı; ancak çevre düzenlemesinin tamamlandığını, sürekli işletme modelinin kurulduğunu ve güncel ziyaret programının uygulamaya alındığını gösteren açık bir resmî bilgilendirme yayımlanmadı. RESTORE EDİLEN FRESKLERİN BUGÜNKÜ DURUMU DA BİLİNMİYOR Restorasyon sırasında yapının tavanında ortaya çıkarıldığı ve onarıldığı belirtilen fresklerin bugünkü korunma durumu hakkında da güncel bilgi bulunmuyor. Mağara içerisindeki yoğun nem, kayalardan gelen su, sıcaklık değişimleri ve havalandırma şartları, tarihî boyalı yüzeylerin korunması açısından özel önlemler gerektiriyor. Buna rağmen fresklerin periyodik olarak kontrol edilip edilmediği, nem ölçümü yapılıp yapılmadığı veya yeni bir koruma çalışmasının planlanıp planlanmadığı kamuoyuna açıklanmış değil. Benzer biçimde kurtarma kazılarında bulunan üç mezarın bilimsel inceleme sonuçları ile su kanalı ve sarnıcın günümüzdeki fiziksel durumu da bilinmiyor. ŞEHRİN MERKEZİNDEKİ TARİHÎ DEĞER TURİZM ROTASINA DAHİL EDİLEBİLİR Meryem Ana Kaya Kilisesi; Giresun Kalesi, Zeytinlik Semti, Giresun Müzesi, tarihî liman bölgesi ve şehir merkezindeki diğer kültür varlıklarıyla birlikte değerlendirildiğinde güçlü bir tarih ve kültür rotasının parçası olabilecek konumda. Üstelik yapının şehir merkezinde bulunması ve ulaşımının kolay olması, uzun ve maliyetli bir ulaşım organizasyonu gerektirmeden yerli ve yabancı turistlere sunulabilmesini mümkün kılıyor. Buna rağmen ziyaret saatlerinin açıklanmaması, yönlendirme sisteminin bulunmaması ve resmî sayfalarda farklı bilgiler yer alması, bu tarihî değerin turizm potansiyelinin kullanılmasını engelliyor. Kilisenin ziyarete açılması yalnızca kapısının belirli günlerde açılmasıyla sınırlı tutulmamalı. Yapının tarihini anlatan Türkçe ve yabancı dilde panolar, dijital rehber, güvenli ziyaret güzergâhı, uygun aydınlatma, su ve nem kontrolü, düzenli bakım, güvenlik denetimi ve görevli personel sistemi birlikte oluşturulmalı. 16 SORU HÂLÂ CEVAP BEKLİYOR Meryem Ana Kaya Kilisesi’nin geleceği ve mevcut durumu hakkında Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Giresun Müze Müdürlüğü, Giresun Valiliği ve İl Özel İdaresinin yanıtlaması gereken çok sayıda soru bulunuyor: Kilise bugün resmen ziyarete açık mı? Açık ise haftanın hangi günleri ve hangi saatlerde ziyaretçi kabul ediyor? İç mekâna bireysel olarak girilebiliyor mu, yoksa görevli veya randevu mu gerekiyor? 2016 yılında başlatılan haftada iki günlük ziyaret uygulaması ne kadar sürdü? Yapı daha sonra kapatıldıysa hangi tarihte ve hangi gerekçeyle kapatıldı? 2013 yılında tamamlanan restorasyonun toplam maliyeti ne kadardı? Çalışmayı hangi firma veya kurum yürüttü? Çevre düzenleme projesi ne zaman hazırlandı ve projenin tahmini bedeli neydi? İl Özel İdaresi projeye neden ödenek ayırmadı? Daha sonraki yıllarda Kültür ve Turizm Bakanlığına, Valiliğe veya başka kurumlara yeni bir ödenek talebi sunuldu mu? Yapıda kaya düşmesi, nem, su tahliyesi, elektrik, yangın veya ziyaretçi güvenliği yönünden risk tespit edildi mi? Kurtarma kazılarında bulunan üç mezara ilişkin bilimsel rapor hazırlandı mı? Restorasyon sırasında ortaya çıkarılan fresklerin bugünkü durumu nedir? Kültür Portalı yapıyı “en çok ziyaret edilen kültür varlıkları” arasında gösterirken neden ziyaret günleri, saatleri ve iletişim bilgileri yayımlanmıyor? İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün turizme açılamadığı yönündeki açıklaması neden güncellenmiyor? En önemlisi, Meryem Ana Kaya Kilisesi için 2026 yılı içinde hazırlanmış yeni bir çevre düzenleme, koruma veya turizme kazandırma programı bulunuyor mu? SORUN RESTORASYON DEĞİL, RESTORASYON SONRASININ PLANLANMAMASI Meryem Ana Kaya Kilisesi, yaklaşık 1.500 yıllık geçmişi, kayaya oyulmuş mimarisi, kutsal su inancı, sarnıcı, su kanalı, mezarları ve freskleriyle Giresun’un en önemli tarihî miraslarından biri. Yapının iç restorasyonu 2013 yılında tamamlandı. Kilise 2016 yılında haftada iki gün ziyarete açıldı. Ancak çevre düzenlemesi için kaynak sağlanamadı, sürekli işletme modeli kurulamadı ve güncel ziyaret takvimi kamuoyuyla paylaşılmadı. Meryem Ana Kaya Kilisesi’ndeki temel sorun artık restorasyonun yapılmamış olması değil; restorasyon sonrasında yapının nasıl korunacağının, kim tarafından işletileceğinin ve ziyaretçinin hangi koşullarda kabul edileceğinin kurumsal bir sisteme bağlanmamış olmasıdır. Şehir merkezindeki bu tarihî miras, Kültür ve Turizm Bakanlığının internet sitesinde tanıtılıyor; fakat ziyaret etmek isteyen bir kişi hangi gün, hangi saatte ve hangi koşullarda içeri girebileceğini öğrenemiyor. Giresun’un yaklaşık 1.500 yıllık kaya kilisesi, bugün tarihî değerinden çok, yıllardır çözülemeyen ziyaret ve işletme belirsizliğiyle gündemde bulunuyor.

GİRESUN BELEDİYE MECLİSİ TOPLANDI: KARARLARIN AYRINTISI HENÜZ AÇIKLANMADI Haber

GİRESUN BELEDİYE MECLİSİ TOPLANDI: KARARLARIN AYRINTISI HENÜZ AÇIKLANMADI

GİRESUN BELEDİYE MECLİSİ TOPLANDI: KARARLARIN AYRINTISI HENÜZ AÇIKLANMADI Giresun Belediyesi Temmuz ayı ikinci meclis toplantısı, Belediye Başkan Vekili Erkan Hacak başkanlığında gerçekleştirildi. Belediyenin paylaştığı kısa duyuruda toplantının yapıldığı belirtilirken, hangi maddelerin nasıl karara bağlandığına ilişkin ayrıntılı karar listesi henüz kamuoyuyla paylaşılmadı. Giresun Belediyesi Temmuz ayı ikinci meclis toplantısı, Belediye Başkan Vekili Erkan Hacak başkanlığında gerçekleştirildi. Belediye tarafından yapılan kısa açıklamada, toplantıda alınan kararların şehir için hayırlı olması temennisinde bulunuldu. Ancak açıklamada, mecliste hangi gündem maddelerinin kabul edildiği, hangilerinin komisyona sevk edildiği, ertelendiği ya da reddedildiğine ilişkin ayrıntılı bilgiye yer verilmedi. KARARLARIN İÇERİĞİ KAMUOYU TARAFINDAN BEKLENİYOR Giresun Belediyesi’nin resmi “Meclis Kararları” bölümünde şu an itibarıyla Temmuz ayı ikinci toplantısına ait karar özetleri yayımlanmış değil. Resmi sayfada en güncel Temmuz kaydı olarak, 2 Temmuz 2026 Perşembe günü saat 14.00’te yapılacak Temmuz ayı meclis toplantısının çağrı ve gündem duyurusu yer alıyor. (giresun.bel.tr) Bu nedenle toplantı sonrası kamuoyunun yanıt beklediği başlık, mecliste alınan kararların ayrıntılı şekilde açıklanıp açıklanmayacağı oldu. GÜNDEMDE SAYAÇ ÜCRETLERİ, ARAÇ ALIMI, KREDİ VE İMAR DOSYALARI VARDI Giresun Belediyesi’nin yayımladığı resmi gündem belgesine göre Temmuz ayı toplantısında yedi ayrı başlık görüşülmek üzere meclis gündemine alındı. Bu başlıklar arasında ön ödemeli sayaçların değişim ve tamir ücretlerinin belirlenmesi, bazı tescilli yapıların korunma alanlarının imar planına işlenmesi, Giresun Kalesi’ne ilişkin koruma amaçlı imar planı süreci, araç satın alımı, kredi kullanımı ve imar planı değişiklikleri hakkındaki komisyon raporu yer aldı. Gündemde özellikle mali nitelikli maddeler ile imar dosyaları dikkat çekti. Araç satın alımı ve kredi kullanımı taleplerinin hangi kapsamda değerlendirildiği, mecliste kabul edilip edilmediği ve kabul edildiyse belediye bütçesine nasıl yansıyacağı henüz açıklanmadı. GİRESUN KALESİ VE TESCİLLİ ALANLAR DA MECLİS GÜNDEMİNDEYDİ Resmi gündemde yer alan maddelerden biri de Giresun Kalesi’ne ilişkindi. Gündem belgesinde, Giresun Kalesi’nin 1. derece arkeolojik sit alanından çıkarılarak 3. derece arkeolojik sit alanına alınması nedeniyle, kurul kararı çerçevesinde koruma amaçlı imar planının hazırlanıp hazırlanmayacağı konusunun görüşüleceği belirtildi. Nizamiye Mahallesi’nde bulunan tescilli cami ve okul çevresi ile Hacıhüseyin Mahallesi’nde yer alan tescilli taşınmazın korunma alanına ilişkin imar planı düzenlemeleri de meclisin gündem başlıkları arasında yer aldı.

VALİ MUSTAFA KOÇ’TAN GİRESUN MÜZESİ’NE ZİYARET Haber

VALİ MUSTAFA KOÇ’TAN GİRESUN MÜZESİ’NE ZİYARET

VALİ MUSTAFA KOÇ’TAN GİRESUN MÜZESİ’NE ZİYARET Giresun Valisi Mustafa Koç, Zeytinlik Semti’nde bulunan Giresun Müzesi’nde incelemelerde bulundu. Tarihî dokusu ve kültürel miras değeriyle kentin önemli noktaları arasında yer alan bölgede yürütülen çalışmalar değerlendirildi. ZEYTİNLİK SEMTİ’NDE KÜLTÜREL MİRAS İNCELEMESİ Giresun Valisi Mustafa Koç, kentin tarihî kimliğini yansıtan Zeytinlik Semti’nde bulunan Giresun Müzesi’ni ziyaret etti. Ziyarette müzedeki eserler, sergileme alanları ve kültürel mirasın korunmasına yönelik çalışmalar ele alındı. Yetkililerden bilgi alan Vali Koç, Giresun’un tarihî ve kültürel birikiminin korunarak gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti. Ziyaret kapsamında hem müze binasının tarihî niteliği hem de Zeytinlik Semti’nin kent hafızasındaki yeri değerlendirildi. GİRESUN MÜZESİ KENTİN TARİHİNE IŞIK TUTUYOR Zeytinlik Semti’nde yer alan Giresun Müzesi, kentin kültürel mirasını yansıtan önemli yapılardan biri olarak öne çıkıyor. Gogora Kilisesi olarak bilinen tarihî yapı, bugün Giresun’un arkeolojik ve etnografik birikimini ziyaretçilerle buluşturan müze işlevi görüyor. Giresun Valiliği’nin turizm bilgilerine göre Zeytinlik Semti, geleneksel Doğu Karadeniz yerleşmelerinin özelliklerini taşıyan ve kentin geçmiş dokusunu yansıtan önemli bir bölge niteliği taşıyor. Giresun Müzesi olarak kullanılan Gogora Kilisesi de 18. yüzyıldan kalma tarihî yapılar arasında gösteriliyor. ZEYTİNLİK SEMTİ KENT HAFIZASININ MERKEZİNDE Giresun Kalesi’nin güneydoğusunda yer alan Zeytinlik Semti, tarihî Giresun evleriyle kentin geçmiş yerleşim dokusunu bugüne taşıyor. Koruma altındaki semt, mimarisi, sokak yapısı ve tarihî çevresiyle Giresun’un kültür turizmi açısından öne çıkan alanları arasında bulunuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü kaynaklarında Zeytinlik Semti, Giresun’daki kültürel ve tarihî değerler arasında gösteriliyor; Giresun Müzesi de bu kültürel hat üzerinde yer alan önemli müze yapıları arasında sıralanıyor. KORUMA VE TANITIM ÇALIŞMALARI ÖNE ÇIKIYOR Vali Mustafa Koç’un ziyareti, Giresun’un tarihî alanlarının korunması, kültürel mirasın görünürlüğünün artırılması ve müze bilincinin güçlendirilmesi açısından önem taşıyor. Kentin hafızasını oluşturan eserlerin, tarihî yapıların ve geleneksel yerleşim alanlarının korunması, yalnızca turizm açısından değil, Giresun’un kimliğinin gelecek kuşaklara aktarılması bakımından da değer taşıyor. Giresun Müzesi’nde sergilenen eserler ile Zeytinlik Semti’nin tarihî dokusu, kentin çok katmanlı geçmişini görünür kılıyor. Vali Koç’un ziyaretiyle birlikte kültürel miras alanlarında sürdürülen çalışmalar yerinde incelendi; müze ve çevresinin Giresun’un kültür rotasındaki önemi bir kez daha öne çıktı.

CHP’Lİ İL BELEDİYE BAŞKANLARI GİRESUN’DA BULUŞACAK Haber

CHP’Lİ İL BELEDİYE BAŞKANLARI GİRESUN’DA BULUŞACAK

CHP’Lİ İL BELEDİYE BAŞKANLARI GİRESUN’DA BULUŞACAK CHP’li il belediye başkanları 21-23 Mayıs’ta Giresun’da üç günlük toplantı programında bir araya gelecek. Giresun Belediyesi’nin ev sahipliğinde yapılacak buluşmada belediyelere yönelik süreçler, yerel yönetimlerin mali yapısı, kurumsal risk yönetimi ve Ekrem İmamoğlu ile tutuklu belediye başkanlarının durumu değerlendirilecek. Cumhuriyet Halk Partisi’nin il belediye başkanları toplantısı bu yıl Giresun’da gerçekleştirilecek. CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek’in başkanlık edeceği program, 21 Mayıs Perşembe günü belediye başkanlarının akşam yemeğinde bir araya gelmesiyle başlayacak. Toplantının ana oturumu 22 Mayıs Cuma günü saat 10.00’da yapılacak. Programın açılış konuşmasını Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse gerçekleştirecek. CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, Ekrem İmamoğlu’nun toplantıya gönderdiği mesajı okuyacak. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş’in konuşmasının ardından CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek belediye başkanlarına hitap edecek. YEREL YÖNETİMLERİN GÜNDEMİ GİRESUN’DA ELE ALINACAK Basına kapalı bölümde CHP’li belediyelere ilişkin hukuki ve idari süreçler, Ekrem İmamoğlu ile tutuklu belediye başkanlarının durumu, belediyelerde gelir artırıcı çalışmalar ve kurumsal risk yönetimi başlıkları masaya yatırılacak. Programda ayrıca seçilmiş il genel meclisi üyeleri ve belediye meclisi üyeleriyle toplantı yapılacak. İl belediye başkanları da yerel yönetim çalışmaları, belediyelerin karşı karşıya kaldığı sorunlar ve çözüm önerileri üzerine değerlendirmelerde bulunacak. GİRESUN’UN DOĞAL VE KÜLTÜREL DEĞERLERİ TANITILACAK Üç günlük program yalnızca toplantı oturumlarıyla sınırlı kalmayacak. Belediye başkanları ve beraberindeki heyet, Giresun’un doğal, kültürel ve turistik noktalarını da ziyaret edecek. Program kapsamında Aksu Çocuk Akademisi Ata Tohumu Ekme Etkinliği, Atatürk Meydanı Halk Oyunları Gösterisi, Giresun Adası tekne gezisi ve Kulakkaya Yaylası ziyareti yer alacak. Heyet, 23 Mayıs Cumartesi günü Kulakkaya Pazarı, Göksu Travertenleri, Mavi Göl ve Giresun Kalesi’ni ziyaret edecek. Programın son bölümünde Giresun Belediyesi’nin Ülper bölgesinde hayata geçirdiği Canlı Hayvan Pazarı’nın açılışına katılım planlanıyor. Kaynak: Cumhuriyet ve SonDakika’da ANKA

AKSU’DA 49. YIL COŞKUSU DORUĞA ULAŞTI Haber

AKSU’DA 49. YIL COŞKUSU DORUĞA ULAŞTI

AKSU’DA 49. YIL COŞKUSU DORUĞA ULAŞTI Giresun’un asırlardır yaşattığı Mayıs Yedisi geleneği, 49. Uluslararası Giresun Aksu Festivali’nde binlerce kişiyi Aksu’da buluşturdu. Giresun Belediyesi tarafından düzenlenen festival, Atatürk Anıtı’na çelenk sunumuyla başladı; Aksu festival sahasındaki geleneksel ritüeller, halk oyunları gösterileri, ada gezisi ve Kale’deki etkinliklerle gün boyu devam etti. AKSU FESTİVAL SAHASI DOLDU TAŞTI Giresun’un en köklü kültürel miraslarından biri olan Uluslararası Giresun Aksu Festivali, 49. yılında büyük coşkuya sahne oldu. Giresun Belediyesi’nin organize ettiği festival programı, Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başladı. Törenin ardından kutlamalar Aksu Deresi’nin Karadeniz’le buluştuğu festival sahasına taşındı. Giresun merkez, ilçeler ve çevre illerden gelen binlerce vatandaş Aksu’da buluştu. Festival alanını dolduran vatandaşlar, yöreye özgü geleneklerin yaşatıldığı programda halk oyunları gösterilerini izledi, müzik ve etkinliklerle gün boyu festival coşkusuna ortak oldu. MAYIS YEDİSİ’NDEN AKSU FESTİVALİ’NE UZANAN GELENEK Aksu Festivali’nin kültürel kökü, halk arasında “Mayıs Yedisi” olarak bilinen eski bahar, bereket ve arınma geleneğine dayanıyor. Rumi takvime göre Mayıs ayının 7’sinde, miladi takvime göre 20 Mayıs’ta kutlanan gelenek, Aksu Deresi’nin denizle birleştiği noktada yaşatılıyor. Mayıs Yedisi törenleri, Giresun’un doğayla kurduğu tarihsel bağın ve halk inançlarının en güçlü sembolleri arasında yer alıyor. Gelenekte sacayaktan geçme, dereye 7 çift 1 tek taş atma ve ada etrafında dolaşma ritüelleri öne çıkıyor. Mayıs Yedisi adıyla sürdürülen törenler, 1977’den sonra “Aksu Şenlikleri” adını aldı. 1992 yılında festivalin uluslararası kimliği güçlendirilerek “Uluslararası Karadeniz Aksu Festivali” adı benimsendi. Bugünkü Uluslararası Giresun Aksu Festivali, halkın kuşaktan kuşağa taşıdığı bu geleneğin yerel yönetimler, dernekler, kültür-sanat çevreleri, halk oyunları ekipleri, gönüllüler ve Giresun halkının ortak emeğiyle büyüyen devamı oldu. İLK KURUMSAL ADIM 1976’DA ATILDI Aksu Şenlikleri’nin kurumsal anlamdaki ilk büyük organizasyonu 1976 yılında gerçekleştirildi. Giresun aşkıyla bir araya gelen gençlerin kurduğu Giresun Turizm ve Tanıtma Derneği, Mayıs Yedisi geleneğinin daha düzenli ve geniş katılımlı bir şenliğe dönüşmesinde öncü rol üstlendi. İlk şenliklerin hazırlanmasında dönemin yerel yöneticileri, kamu kurumları ve sivil toplum çevreleri destek verdi. Fiskobirlik, Aksu SEKA, Orman Baş Müdürlüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü ve Bayındırlık Müdürlüğü, ilk organizasyonun gerçekleşmesine katkı sağlayan kurumlar arasında yer aldı. 1976’daki ilk kurumsal organizasyon döneminde Giresun Belediye Başkanlığı görevinde Ali Rıza Erkan bulunuyordu. 1973 yerel seçimlerinde Giresun merkezde belediye başkanlığını kazanan Erkan’ın görev dönemi, Aksu Şenlikleri’nin kurumsal kimliğe geçişinin başladığı sürece denk geldi. Dönemin belediye yönetimi, kamu kurumları, dernekler, gönüllüler ve Giresun halkı, Mayıs Yedisi geleneğinin şehir ölçeğinde daha güçlü biçimde yaşatılmasına katkı sundu. Festivalin büyümesinde Giresun Turizm ve Tanıtma Derneği’nin 1976-1982 yılları arasındaki çalışmaları ayrı bir yer tuttu. Dernek üyeleri ve gönüllüler, şenliğin Giresun’un tanıtımına katkı sunan kültürel bir organizasyon haline gelmesi için uzun yıllar emek verdi. Bu süreç, ilerleyen yıllarda festivalin belediye organizasyonuyla daha geniş kitlelere ulaşmasının zeminini oluşturdu. FESTİVAL GİRESUN’UN ORTAK KÜLTÜR EMEĞİYLE BUGÜNE TAŞINDI Aksu geleneğinin çıkışında tek bir kişi değil, Giresun halkının yüzyıllardır yaşattığı ortak kültürel hafıza bulunuyor. Mayıs Yedisi, halkın bahara, berekete, sağlığa, arınmaya ve dileğe yüklediği anlamla kuşaktan kuşağa aktarıldı. Şenliğin kurumsal kimlik kazanmasında Giresun Turizm ve Tanıtma Derneği öncü rol oynarken; yerel yöneticiler, belediye yönetimleri, kamu kurumları, halk oyunları ekipleri, sanatçılar, yerel basın, sivil toplum kuruluşları, gönüllüler ve vatandaşlar festivalin bugüne ulaşmasına katkı sağladı. Aksu Festivali, bu yönüyle yalnızca bir belediye etkinliği değil, Giresun’un ortak hafızasını ve kültürel sahiplenmesini temsil eden güçlü bir şehir geleneği olarak öne çıktı. PROTOKOL VE KONUKLAR AKSU’DA BULUŞTU Uluslararası Giresun Aksu Festivali’ne Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Giresun Vali Yardımcısı Alparslan Altınışık, Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi Üyesi Ecevit Keleş, Giresun Milletvekilleri Elvan Işık Gezmiş ve Ertuğrul Gazi Konal, Giresun Üniversitesi Rektör Vekili Güven Özdem, Sagae Belediye Başkanı Masaaki Saito ve beraberindeki heyet katıldı. Programa ayrıca Bulancak Belediye Başkanı Necmi Sıbıç, Görele Belediye Başkanı Aysel Uzun, Espiye Başkan Vekili Cem Güven, Çanakçı Belediye Başkanı Tuncay Kasım, Duroğlu Belediye Başkanı Halil Çetin, Gemlik Belediye Başkan Yardımcısı Durmuş Uslu, Büyükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı Hayri Gürkan Ozanoğlu, İl Kültür ve Turizm Müdürü Erdem Kılavuz, siyasi parti il ve ilçe başkanları ile sivil toplum kuruluşu temsilcileri de iştirak etti. HALK OYUNLARI FESTİVALE RENK KATTI Festival programında yurt içinden İstanbul Büyükçekmece Belediyesi, Artvin Arhavi Belediyesi, GİFSAD, Giresun Belediyesi Halk Dansları ve Giresun Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Halk Dansları Topluluğu sahne aldı. Yurt dışından Kosova, Kuzey Osetya ve Gürcistan ekipleri de halk oyunları gösterileriyle festivale renk kattı. Farklı kültürleri Aksu’da buluşturan gösteriler, vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Festival alanındaki performanslar, etkinliğin uluslararası kimliğini güçlendirdi. KÖSE: “KÜLTÜR BİR MİLLETİN HAFIZASIDIR” Festivalin açılış konuşmasını yapan Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Aksu geleneğinin Giresun’un tarihini, kültürünü, doğayla bağını ve birlik duygusunu yaşatan önemli bir miras olduğunu söyledi. Başkan Köse, “Bugün burada sadece bir festivali kutlamıyoruz; aynı zamanda tarihimizi, kültürümüzü, doğayla olan bağımızı ve en önemlisi birliğimizi, beraberliğimizi yaşatıyoruz. Aksu Deresi kıyısında 3 bin yıldır süregelen bu gelenek, bizlere atalarımızdan kalan değerli bir mirastır” dedi. Mayıs Yedisi geleneğinin Giresun halkı tarafından yüzyıllardır yaşatıldığını vurgulayan Köse, geleneğin zaman içinde gelişerek belediye organizasyonuyla daha geniş kitlelere ulaştığını belirtti. Başkan Köse, göreve gelmeden önce Giresunlulara milli bayramları ve festivali en coşkulu şekilde kutlama sözü verdiklerini hatırlattı. Köse, bu sözü yerine getirdiklerini ifade ederek festivalin hazırlanmasında emek veren belediye ekiplerine, katılımcılara, konuklara ve vatandaşlara teşekkür etti. Köse, “Giresun; kültürüyle, doğasıyla, insanıyla bir yaşam biçimidir. Fındığıyla, yaylalarıyla, kalesiyle, adasıyla ve misafirperver insanlarıyla Karadeniz’in incisidir. Bu güzellikleri tanıtmak ve gelecek nesillere aktarmak hepimizin görevidir” ifadelerini kullandı. Başkan Köse’nin ardından Sagae Belediye Başkanı Masaaki Saito, Giresun Milletvekilleri Elvan Işık Gezmiş ve Ertuğrul Gazi Konal da konuşma yaptı. SACAYAKTAN GEÇİLDİ, DİLEKLER TUTULDU Festivalde Mayıs Yedisi geleneğinin en bilinen ritüellerinden biri olan sacayaktan geçme geleneği yaşatıldı. Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, protokol üyeleri ve konuklar dilek tutarak üç kez sacayaktan geçti. Sacayaktan geçme ritüeli, halk inancında soyun sürmesi, sağlık, bereket ve dileklerin gerçekleşmesiyle ilişkilendiriliyor. Aksu’da her yıl tekrarlanan bu gelenek, festivalin kültürel kimliğini oluşturan en önemli semboller arasında yer alıyor. YEDİ ÇİFT BİR TEK TAŞ AKSU’YA BIRAKILDI Sacayaktan geçme ritüelinin ardından protokol üyeleri ve konuklar Aksu Deresi’nin denizle buluştuğu noktaya geçti. Katılımcılar, sırtlarını dereye dönerek dilek tuttu ve suya 7 çift 1 tek taş attı. Halk arasında “derdim belam denize” inancıyla yaşatılan bu ritüel; sıkıntılardan arınmayı, yeni döneme umutla başlamayı ve dileklerin suyla buluşmasını simgeliyor. Başkan Fuat Köse, tuttuğu dileği “huzur, sağlık ve afiyet” sözleriyle açıkladı. ADA GEZİSİYLE GELENEKSEL PROGRAM TAMAMLANDI Festival programının geleneksel bölümü Giresun Adası gezisiyle sürdü. Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, protokol üyeleri ve konuklar ada gezisine katıldı. Mayıs Yedisi geleneği içinde önemli bir yer tutan ada etrafında dolaşma ritüeli, festivalin tarihsel ve kültürel bütünlüğünü tamamlayan unsurlar arasında bulunuyor. Aksu’dan adaya uzanan program, katılımcılara Giresun’un doğal ve kültürel değerlerini bir arada yaşattı. COŞKU KALE’DE DEVAM ETTİ Aksu festival sahasındaki ana kutlamaların ardından festival coşkusu Giresun Kalesi’ne taşındı. Öğleden sonra Kale’de halk oyunları gösterileri ve yerel sanatçı konserleri düzenlendi. Hava şartlarının elverişli olmasıyla birlikte çok sayıda vatandaş Kale’deki etkinliklere katıldı. Halk oyunları ve konserlerle devam eden program, Giresun’da gün boyu süren festival atmosferini kentin farklı noktalarına taşıdı. GİRESUN’UN KÜLTÜR MİRASI GELECEĞE AKTARILDI Uluslararası Giresun Aksu Festivali, Giresun’un tarihsel hafızasını, halk kültürünü, ritüellerini ve toplumsal birlik duygusunu aynı programda buluşturdu. Aksu’da başlayan, adaya uzanan ve Kale’de devam eden etkinlikler, kentin en eski geleneklerinden birini binlerce kişinin katılımıyla yeniden yaşattı. Giresun halkının kuşaktan kuşağa taşıdığı Mayıs Yedisi geleneği, bu yıl da sacayaktan geçme, 7 çift 1 tek taş atma, halk oyunları, konserler ve kültürel buluşmalarla geleceğe aktarıldı. Festival, Giresun’un yalnızca geçmişini değil, kültürünü yaşatma iradesini de güçlü biçimde ortaya koydu. KAYNAKÇA Giresun Valiliği kültür kayıtları, Mayıs Yedisi törenlerinin 1977’ye kadar “Mayıs Yedisi” adıyla sürdüğünü, daha sonra “Aksu Şenlikleri” adını aldığını ve 1992 yılında uluslararası festival kimliğine taşındığını aktarıyor. Giresun İleri Gazetesi’nin tarihçe yazısında Aksu Şenlikleri’nin ilk kez 1976 yılında Giresun Turizm ve Tanıtma Derneği öncülüğünde gerçekleştirildiği, ilk organizasyonda Fiskobirlik, Aksu SEKA, Orman Baş Müdürlüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü ve Bayındırlık Müdürlüğü’nün destek verdiği bilgisi yer alıyor. Yeşilgiresun Gazetesi’nin haberinde Giresun Turizm ve Tanıtma Derneği’nin 1976-1982 yılları arasında festival organizasyonunda görev aldığı, Uğur Karaibrahim, Hasan Karaibrahim, Şükrü Konanç, Tahsin Dervişoğlu, Haluk Aktan, Yalçın Yaman, Zeki Akdağ ve Mustafa Dağ’ın geçmiş emekleri nedeniyle anıldığı belirtiliyor. 1973 yerel seçim sonuçlarında Giresun merkezde CHP adayı Ali Rıza Erkan’ın seçimi kazandığı, belediye meclisinde CHP’nin 9, AP’nin 6, bağımsızların 1 ve DP’nin 1 üyelik aldığı görülüyor.

GİRESUN’UN TANITIMI HALK TV’DE 3 SAATLİK CANLI YAYIN Haber

GİRESUN’UN TANITIMI HALK TV’DE 3 SAATLİK CANLI YAYIN

GİRESUN’UN TANITIMI HALK TV’DE 3 SAATLİK CANLI YAYIN Gazeteci Serhan Asker’in Halk TV ekranlarında sunduğu “Görkemli Hatıralar” programı, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse’nin davetiyle Cumhuriyet Parkı Ayvasıl Restoran’dan canlı yayınlandı. Yaklaşık 3 saat süren programda Giresun’un Milli Mücadele’deki yeri, doğal güzellikleri, kültürel değerleri, yöresel lezzetleri ve turizm potansiyeli Türkiye’ye tanıtıldı. GÖRKEMLİ HATIRALAR GİRESUN’DAN YAYINLANDI Halk TV’de yayınlanan “Serhan Asker ile Görkemli Hatıralar” programı, bu hafta Giresun’dan ekranlara geldi. Gazeteci Serhan Asker’in canlı olarak sunduğu program, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse’nin davetiyle Cumhuriyet Parkı Ayvasıl Restoran’da gerçekleştirildi. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı coşusunun da yaşandığı programa vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Ellerinde Türk bayraklarıyla yayın alanını dolduran Giresunlular, canlı yayına renk kattı. Program, Giresun’a özgü halk oyunları gösterisiyle başladı. Yaklaşık 3 saat süren canlı yayında Giresun’un tarihi, kültürü, doğası, mutfağı ve Milli Mücadele’deki yeri geniş biçimde ele alındı. FUAT KÖSE GİRESUN’UN DEĞERLERİNİ ANLATTI Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, canlı yayında Giresun’un kurtuluş mücadelesindeki kahramanlıklarını, doğal güzelliklerini, tarihi birikimini, kültürel zenginliğini ve yöresel lezzetlerini anlattı. Başkan Köse, Giresun Adası, Giresun Kalesi, yaylalar, yeşil doğa, fındık, kiraz ve yöresel yemeklerin kentin turizm potansiyelini güçlendirdiğini vurguladı. Köse, Uluslararası Giresun Aksu Festivali başta olmak üzere kültür ve sanat etkinliklerinin de Giresun’un tanıtımına önemli katkı sunduğunu belirtti. Köse, Giresun’un yalnızca doğal güzellikleriyle değil, tarihi kimliği, kültürel belleği, yöresel mutfağı ve misafirperverliğiyle de Türkiye’nin dikkat çeken şehirlerinden biri olduğunu ifade etti. SERHAN ASKER’DEN GİRESUN’A ÖVGÜ Programın sunucusu gazeteci Serhan Asker, yayın boyunca Giresun’un tarihinden, kurtuluş mücadelesindeki rolünden, doğasından, yerel lezzetlerinden ve kültüründen övgüyle söz etti. Asker, Giresun’un Karadeniz’in güçlü kültürel mirasına sahip şehirlerinden biri olduğunu vurguladı. Programda kentin tarihi kimliği, doğayla iç içe yapısı ve yöresel değerleri ulusal ekrana taşındı. SELDA BAĞCAN VE SERENAD BAĞCAN PROGRAMDA YER ALDI Türk Halk Müziği ve protest müziğin güçlü isimlerinden Selda Bağcan, sanatçı yeğeni Serenad Bağcan ile birlikte programa katıldı. Konser programı için Giresun’da bulunan Selda Bağcan, kentte bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. Bağcan, programda hem kendi repertuvarından eserler hem de Giresun türküleri seslendirdi. Sanatçıların performansı, canlı yayına kültür ve sanat boyutu kazandırdı. GİRESUN’UN İSTİKLAL MADALYASI HAKKI VURGULANDI Canlı yayında Giresun’un İstiklal Madalyası’nı hak ettiği görüşü de gündeme geldi. Başkan Fuat Köse ve program konukları, Giresun’un Milli Mücadele’de verdiği katkının tarihsel karşılığının teslim edilmesi gerektiğini belirtti. Giresunlu gönüllü alayların cephedeki fedakârlıkları, Topal Osman Ağa’nın mücadelesi ve kentin bağımsızlık sürecindeki rolü, İstiklal Madalyası talebinin temel dayanakları arasında gösterildi. ELVAN IŞIK GEZMİŞ DE PROGRAMA KATILDI Cumhuriyet Halk Partisi Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş de programda söz aldı. Gezmiş, Giresun’un ulusal ekranda tanıtılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve kentin güzelliklerini anlattı. Gezmiş, Giresun’un tarihi, kültürel ve doğal değerleriyle Türkiye’nin özel şehirlerinden biri olduğunu vurguladı. VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞI MESAJ VERİLDİ Programda Giresun’daki vahşi madenciliğe karşı çıkan sivil toplum kuruluşu temsilcileri de yer aldı. Pankartlarıyla programa katılan STK temsilcilerine söz hakkı verildi. Temsilciler, Giresun’un doğasının korunması gerektiğini vurgulayarak madencilik faaliyetlerinin çevresel etkilerine dikkat çekti. Yayında, kentin doğal varlıklarının gelecek kuşaklara aktarılması gerektiği mesajı öne çıktı. KADIN TEMİZLİK İŞÇİLERİNE TEŞEKKÜR Giresun Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü’nde saha temizlik görevlisi olarak görev yapan iki kadın işçi de programda sahneye alındı. Başkan Fuat Köse, sahada görev yapan kadın işçilere özverili çalışmalarından dolayı teşekkür etti. Programda belediye emekçilerinin kent yaşamındaki katkısı da görünür kılındı. GİRESUN’UN DOĞASI, KÜLTÜRÜ VE MUTFAĞI TANITILDI Yayın boyunca Giresun’un yeşil doğası, yaylaları, denizi, adası, kalesi, fındığı, kirazı ve yöresel yemekleri tanıtıldı. Katılımcılar hem tarihi bir yolculuğa çıktı hem de Giresun mutfağının özgün tatlarını deneyimledi. Program, kentin turizm potansiyelini, kültürel çeşitliliğini ve Karadeniz’e özgü yaşam zenginliğini ulusal ölçekte görünür hale getirdi. VATANDAŞLARDAN BAŞKAN KÖSE VE EKİBİNE TEŞEKKÜR Yoğun ilgi gören canlı yayın, yurt içi ve yurt dışındaki Giresunluları ekran başına topladı. Vatandaşlar, Giresun’un tanıtımına büyük katkı sunan organizasyon nedeniyle Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse ve ekibine teşekkür etti. Halk TV ekranlarında 3 saat boyunca canlı yayınlanan program, Giresun’un 19 Mayıs coşkusunu, tarihsel mirasını, kültürel değerlerini, doğal güzelliklerini ve turizm potansiyelini Türkiye’ye taşıdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.