Hava Durumu

#Gelir Desteği

giresunsonhaber - Gelir Desteği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gelir Desteği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN ÜNİVERSİTESİNE 891 KİŞİLİK İŞKUR KONTENJANI Haber

GİRESUN ÜNİVERSİTESİNE 891 KİŞİLİK İŞKUR KONTENJANI

GİRESUN ÜNİVERSİTESİNE 891 KİŞİLİK İŞKUR KONTENJANI: İKİ MİLLETVEKİLİNDEN AÇIKLAMA Giresun Üniversitesine İŞKUR Gençlik Programı kapsamında 891 kişilik kontenjan tahsis edildi. AK Parti Giresun Milletvekilleri Prof. Dr. Nazım Elmas ve Ali Temür, 16 Ekim 2026 Cuma günü sosyal medya hesaplarından yaptıkları ayrı açıklamalarla gelişmeyi duyurdu. Üniversite öğrencilerine çalışma deneyimi ve ekonomik destek sağlamayı amaçlayan programın süresi 10 ay olarak açıklandı. Giresun Üniversitesi öğrencileri için İŞKUR Gençlik Programı kapsamında 891 kişilik yeni katılım kontenjanı ayrıldı. Üniversite öğrenimi devam ederken gençlerin çalışma hayatını tanımalarını, mesleki deneyim kazanmalarını ve ekonomik açıdan desteklenmelerini hedefleyen programın 10 ay süreceği bildirildi. AK Parti Giresun Milletvekilleri Nazım Elmas ve Ali Temür, aynı gün yaptıkları sosyal medya paylaşımlarıyla kontenjanın Giresun Üniversitesine tahsis edildiğini açıkladı. NAZIM ELMAS DUYURDU AK Parti Giresun Milletvekili Prof. Dr. Nazım Elmas, 16 Ekim 2026 Cuma günü yaptığı paylaşımda, İŞKUR Gençlik Programı kapsamında Giresun Üniversitesine 891 kişilik kontenjan ayrıldığını bildirdi. Elmas açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın üniversiteli gençlerimize yönelik müjdesi kapsamında, İŞKUR Gençlik Programı ile Giresun Üniversitemize 10 ay süreyle 891 kişilik kontenjan tahsis edildi.” Programın öğrencilerin çalışma deneyimi kazanmalarına ve eğitim hayatlarının ekonomik açıdan desteklenmesine katkı sağlayacağını belirten Elmas, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan'a teşekkür etti. Elmas, yeni kontenjanın öğrencilere ve üniversiteye hayırlı olmasını diledi. ALİ TEMÜR: “BAKAN IŞIKHAN İLE YAPTIĞIMIZ GÖRÜŞMELER NETİCESİNDE” AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür de 16 Ekim Cuma günü yaptığı açıklamayla 891 kişilik kontenjan tahsisini kamuoyuna duyurdu. Temür, kontenjanın belirlenmesinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile gerçekleştirdikleri görüşmelere dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Sayın Prof. Dr. Vedat Işıkhan ile gerçekleştirdiğimiz görüşmeler ve yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde Giresun Üniversitemize 10 ay süreyle istihdam edilmek üzere toplam 891 İŞKUR Gençlik Programı kontenjanı tahsis edilmiştir.” Üniversite öğrencilerinin eğitimleri devam ederken iş hayatıyla tanışmalarını önemsediklerini belirten Temür, programın gençlerin deneyim kazanmasına ve ekonomik olarak desteklenmesine katkı sunacağını ifade etti. Temür de açıklamasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Bakan Vedat Işıkhan'a teşekkür etti. GEÇEN YIL 845 KİŞİLİK KONTENJAN AYRILMIŞTI Giresun Üniversitesinde İŞKUR Gençlik Programı, önceki eğitim öğretim döneminde de uygulanmıştı. Üniversitenin 15 Ekim 2025 tarihinde yayımladığı resmî duyuruya göre, 2025-2026 dönemi için 845 öğrencilik kontenjan tahsis edilmiş ve katılımcılar noter kurasıyla belirlenmişti. 2026-2027 dönemi için milletvekillerinin açıkladığı 891 kişilik kontenjan, geçen yılın 845 kişilik kontenjanına göre 46 kişilik artış anlamına geliyor. ÖĞRENCİLER İÇİN 10 AYLIK ÇALIŞMA VE GELİR DESTEĞİ İŞKUR Gençlik Programı, üniversite öğrencilerinin öğrenimlerine devam ederken belirlenen faaliyet alanlarında çalışarak deneyim kazanmalarını ve katıldıkları günler karşılığında gelir elde etmelerini amaçlıyor. Program kapsamında öğrencilerin üniversite bünyesindeki uygun faaliyetlerde görev almaları öngörülüyor. Açıklanan 891 kişilik sayı, doğrudan ve kalıcı kamu personeli alımını değil, İŞKUR Gençlik Programı kapsamında ayrılan katılımcı kontenjanını ifade ediyor. Yeni dönem için başvuru tarihleri, katılım koşulları, yerleşkelere göre kontenjan dağılımı ve seçim takviminin ilgili kurumların duyurularıyla netleşmesi bekleniyor. İŞKUR GENÇLİK PROGRAMINDA YENİ DÖNEM: KİMLER BAŞVURABİLECEK, NE KADAR ÖDEME ALACAK? Üniversite öğrencilerinin eğitimleri devam ederken çalışma deneyimi kazanmasını ve ekonomik olarak desteklenmesini amaçlayan İŞKUR Gençlik Programı'nın 2026–2027 dönemi kontenjanı Türkiye genelinde 150 bine yükseltildi. Giresun Üniversitesine ise 891 kişilik kontenjan ayrıldığı duyuruldu. Öğrenciler, haftada en fazla üç gün katılabilecekleri programda günlük 1.375 TL, ayda 14 gün katılım halinde 19.250 TL ödeme alabilecek. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI İLE TÜRKİYE İŞ KURUMUNUN YÜRÜTTÜĞÜ PROGRAMDAN DEVLET ÜNİVERSİTELERİNDE ÖRGÜN ÖĞRENİM GÖREN, 18 YAŞINI TAMAMLAMIŞ VE BELİRLENEN GELİR İLE SİGORTALILIK KOŞULLARINI SAĞLAYAN ÖĞRENCİLER YARARLANABİLECEK. Başvurular İŞKUR üzerinden alınacak, katılımcıların belirlenmesinde noter kurası ve uygunluk kontrolleri uygulanacak. PROGRAMIN ANA AMACI NEDİR? İŞKUR Gençlik Programı, üniversite öğrencilerinin öğrenim hayatından çalışma hayatına geçişte karşılaşabilecekleri deneyim eksikliğini azaltmak amacıyla yürütülüyor. Programla öğrencilerin yalnızca gelir elde etmeleri değil; çalışma disiplini, ekip çalışması, sorumluluk alma, iş arama ve mesleki iletişim becerilerini geliştirmeleri hedefleniyor. Üniversiteler bünyesinde araştırma, laboratuvar, bilişim, akademik ve idari destek, sosyal ve kültürel faaliyetler ile dijital dönüşüm alanlarında görev alma imkânları sağlanıyor. Katılımcılara ayrıca finansal okuryazarlık, öz geçmiş hazırlama, iş arama yöntemleri ve mülakat teknikleri gibi konularda eğitim verilmesi öngörülüyor. PROGRAM 4 ŞUBAT 2025'TE BAŞLATILDI İŞKUR Gençlik Programı, 4 Şubat 2025 tarihinde Ankara'da gerçekleştirilen Ulusal İstihdam Stratejisi Tanıtım ve İŞKUR Gençlik Programının Başlatılması Toplantısı ile uygulamaya alındı. İlk başvurular 10 Şubat 2025 tarihinde alınmaya başlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 12 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi toplantısının ardından yaptığı açıklamada, programdan yararlanan gençlerin sayısının yaklaşık 220 bine ulaştığını bildirdi. Erdoğan, 2026–2027 eğitim öğretim dönemindeki kontenjanın 150 bine yükseltildiğini ve öğrencilere günlük 1.375 TL ödeme yapılacağını duyurdu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan da programın 2028 yılı sonuna kadar toplam 1 milyon öğrenciye ulaşmasını hedeflediklerini açıkladı. KİMLER BAŞVURABİLECEK? İŞKUR tarafından açıklanan kurallara göre devlet üniversitelerinde örgün öğrenim gören ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri programdan yararlanabiliyor. Başvuru için temel koşullar şöyle: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak. 18 yaşını tamamlamış bulunmak. İŞKUR'a kayıtlı olmak. Programı uygulayan devlet üniversitesinin aktif örgün öğretim öğrencisi olmak. Açık öğretim veya uzaktan öğretim öğrencisi olmamak; öğrenim kaydını dondurmamış bulunmak. Yaşlılık veya malullük aylığı almamak. Başvurudan önceki son bir aylık döneme ilişkin mevzuatta belirlenen sigortalılık koşullarını sağlamak. Programı düzenleyen üniversitede ve ilişkili kuruluşlarında, program talebinden önceki bir yıllık dönem ile program başlangıcı arasında mevzuatın kapsamına giren çalışan statüsünde bulunmamış olmak. Hane gelirinin net asgari ücretin üç katını aşmaması. İŞKUR'un aktif iş gücü veya işsizlik sigortası programlarından aynı anda yararlanmamak. Koşulları taşıyan öğrencilerin başvuruları, programın ilanı ve kontenjanları doğrultusunda değerlendiriliyor. AİLESİYLE YAŞAYANLAR VE YURTTA KALANLAR İÇİN GELİR ŞARTI Programa kabulde önemli ölçütlerden biri hane geliri. Başvuru tarihinde Adres Kayıt Sistemi'ne göre aynı adreste yaşayan kişilerin ilgili dönemdeki aylık kazançları esas alınıyor. Toplam gelirin net asgari ücretin üç katını aşmaması gerekiyor. Buna karşılık öğrenci yurdunda, sığınma evinde veya mevzuatta belirtilen benzeri toplu yaşam alanlarında ikamet eden öğrenciler için hane gelir şartı aranmıyor. Bu nedenle ailesiyle aynı adreste yaşayan bir öğrenci ile yurtta kalan öğrencinin gelir yönünden değerlendirilmesinde farklı uygulamalar söz konusu olabiliyor. ÖĞRENCİLER NE KADAR PARA ALACAK? 2026 yılı için katılım sağlanan her gün karşılığında ödenecek tutar 1.375 TL olarak açıklandı. Aylık katılım Ödeme 5 gün 6.875 TL 8 gün 11.000 TL 10 gün 13.750 TL 12 gün 16.500 TL 14 gün 19.250 TL Programda günlük katılım süresi 7,5 saat, haftalık üst sınır ise üç gün ve 22,5 saat olarak uygulanıyor. Ödeme, öğrencinin fiilen katıldığı gün sayısına göre hesaplanıyor. Dolayısıyla her katılımcının her ay 19.250 TL alması söz konusu değil. SİGORTALARI YAPILACAK MI? İŞKUR tarafından yapılan açıklamalara göre katılımcıların genel sağlık sigortası ile iş kazası ve meslek hastalığı sigorta primleri karşılanıyor. Ancak program, üniversite öğrencilerine sürekli kamu personeli statüsü veya mezuniyet sonrasında kadrolu istihdam hakkı sağlamıyor. Katılım karşılığında yapılan ödemeler de tam zamanlı bir iş sözleşmesine bağlı aylık ücret yerine, program kapsamındaki günlük katılım ödemesi niteliği taşıyor. PROGRAM 10 AY SÜRECEK İŞKUR Gençlik Programının uygulama süresi en fazla 10 ay olarak düzenlenebiliyor. İlgili mevzuatta katılımcıların İşgücü Uyum Programlarından yararlanabileceği toplam fiilî gün sayısına ilişkin 140 günlük üst sınır da bulunuyor. Öğrencilerin derslerine devam edebilmeleri için esnek katılım modeli uygulanıyor. Görev günlerinin ve saatlerinin ders programlarıyla uyumlu olacak şekilde düzenlenmesi amaçlanıyor. YASAL DAYANAĞI: 29 AĞUSTOS 2024 TARİHLİ YÖNETMELİK Programın hukuki çerçevesi, 29 Ağustos 2024 tarihli ve 32647 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İşgücü Uyum Programının Yürütülmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ile ilgili İŞKUR düzenlemelerine dayanıyor. Yönetmeliğin ikinci maddesinde hukuki dayanaklar arasında 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nun 48'inci maddesi ile 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 617 ve 629'uncu maddeleri gösteriliyor. Katılımcıların sosyal güvenlik statüsü bakımından 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun ilgili hükümleri uygulanıyor. İŞKUR Gençlik Programının yürütülmesine ilişkin özel usul ve esasları içeren Genelge ise Giresun Üniversitesi tarafından 10 Mart 2025 tarihinde yayımlanan duyuruyla erişime açılmıştı. TÜRKİYE GENELİNDE İLLERE GÖRE KONTENJAN NASIL BELİRLENİYOR? 2026–2027 dönemi için Türkiye genelinde açıklanan toplam kontenjan 150 bin. Program, İŞKUR il müdürlükleri ile devlet üniversiteleri arasında yürütülüyor. İlgili üniversitelerin ihtiyaçları, çalışma alanları ve tahsis edilen kontenjanlar doğrultusunda ilanlar açılıyor. İŞKUR ve Bakanlığın incelenen açıklamalarında, 2026–2027 dönemine ait 81 ilin tamamını ve her üniversitenin kontenjanını gösteren tek bir açıklanıyor. Bu nedenle farklı yıllara ait üniversite kontenjanlarının yeni dönemin il bazındaki rakamları olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. GİRESUN'UN KONTENJANI 845'TEN 891'E YÜKSELDİ Giresun Üniversitesi için açıklanan 891 kişilik yeni kontenjan, önceki eğitim öğretim dönemine göre artış gösteriyor. Giresun Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 15 Ekim 2025 tarihli resmî duyurusuna göre üniversiteye önceki dönem için 845 kişilik kontenjan ayrılmıştı. 2026–2027 dönemine ilişkin milletvekillerinin duyurduğu 891 kişilik kontenjanın önceki döneme göre değişimi şöyle: Dönem Kontenjan 2025–2026 845 2026–2027 891 Artış 46 kişi (%5,4) Önceki dönemde kontenjanlar Giresun merkez ile Piraziz, Alucra, Bulancak, Eynesil, Görele, Tirebolu, Espiye, Şebinkarahisar ve Keşap'taki ilgili üniversite birimlerine dağıtılmıştı. Yeni dönemde 891 kişilik kontenjanın fakülte, yüksekokul ve ilçelere göre dağılımı ise ayrıca ilan edilecek. BAŞVURULAR NASIL YAPILACAK? Öğrenciler, üniversitelerine ilişkin ilan açıldığında e-Devlet ve İŞKUR'un elektronik başvuru sisteminden müracaat edebiliyor. ALO 170 ve İŞKUR il müdürlükleri de başvuru sürecinde bilgi ve yönlendirme sağlıyor. Başvuruların ardından uygun adaylar arasından noter huzurunda gerçekleştirilecek kura ile asil ve yedek katılımcılar belirleniyor. Kurada seçilen adayların mevzuattaki katılım koşullarını taşıdıkları ayrıca kontrol ediliyor. Giresun Üniversitesine ayrılan yeni kontenjan için öğrencilerin üniversitenin resmî duyurularını ve İŞKUR başvuru sistemini takip etmeleri gerekiyor. İŞKUR Gençlik Programı, üniversite öğrencilerine öğrenimleri sırasında gelir desteği sunarken, mezuniyet öncesinde çalışma hayatını tanıma ve deneyim kazanma imkânı sağlıyor. Giresun Üniversitesine ayrılan 891 kişilik yeni kontenjan da 2026–2027 eğitim öğretim döneminde daha fazla öğrencinin bu imkândan yararlanmasına yönelik bir kapasite artışı oluşturuyor.

UFK BAŞKANI ŞENOCAK’TAN FINDIKTA KÖKLÜ MODEL ÖNERİSİ Haber

UFK BAŞKANI ŞENOCAK’TAN FINDIKTA KÖKLÜ MODEL ÖNERİSİ

UFK BAŞKANI ŞENOCAK’TAN FINDIKTA KÖKLÜ MODEL ÖNERİSİ: DÜZ OVA İLE EĞİMLİ ARAZİ AYRILMALI TÜRKİYE’NİN DÜNYA FINDIĞINDAKİ PAYI YÜZDE 58’E KADAR GERİLEDİ Ulusal Fındık Konseyi Başkanı Cem Şenocak, Türkiye’nin dünya fındık üretimindeki ağırlığının son 40 yılda gerilediğine dikkat çekerek fındık politikasında köklü değişiklik istedi. Şenocak’ın yıllardır savunduğu modelin temelinde, Giresun ve Ordu başta olmak üzere sarp ve eğimli arazilerde üretim yapan çiftçi ile makineli tarım yapılabilen düz ovalardaki üreticinin aynı destek sistemi içinde değerlendirilmemesi bulunuyor. Tarım ve Orman Bakanlığı verileri de Türkiye’nin 2023 itibarıyla dünya fındık üretimindeki payının yüzde 58’e kadar gerilediğini gösteriyor. Ulusal Fındık Konseyi Başkanı Cem Şenocak’ın 27 Ağustos 2026 tarihinde yaptığı fındık değerlendirmesi, yalnızca yeni sezon fiyatına ilişkin bir açıklama olmaktan çok Türkiye’nin yaklaşık 40 yıllık fındık politikasına yönelik kapsamlı bir değişiklik önerisi içeriyor. Şenocak, Türkiye’nin dünya fındık pazarındaki payının geçmişte yüzde 80-85 seviyelerinde bulunduğunu ancak zaman içinde yüzde 60’ın altına gerilediğini belirterek, Türkiye’nin üretim alanı büyürken dünya pazarındaki ağırlığının azalmasına dikkat çekti. İtalya, Azerbaycan ve Gürcistan’ın yanı sıra ABD ve özellikle Şili’de fındık üretiminin genişlediğini söyleyen Şenocak, Türkiye’nin üretim politikasının arazi yapısına göre yeniden düzenlenmesini istedi. RESMİ VERİ DE YÜZDE 60’IN ALTINI GÖSTERİYOR Şenocak’ın Türkiye’nin dünya fındık üretimindeki payının yüzde 60’ın altına düştüğü yönündeki açıklaması, Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı TEPGE’nin verileriyle de örtüşüyor. TEPGE’nin 2025 tarihli Sert Kabuklu Meyveler Ürün Raporu’nda, FAO verilerine göre 2023 yılında dünyada yaklaşık 1,1 milyon ton fındık üretildiği, Türkiye’nin 650 bin ton üretimle ilk sırada bulunduğu ve dünya üretiminin yüzde 58’ini gerçekleştirdiği belirtiliyor. Aynı yıl İtalya 103 bin ton, ABD 85 bin ton, Azerbaycan 75 bin ton ve Şili 66 bin ton üretime ulaştı. Daha dikkat çekici veri ise üretim alanı ile verim arasındaki fark. Türkiye 2023 yılında yaklaşık 747 bin hektar fındık alanına sahipti. Dünya toplam fındık alanı yaklaşık 1 milyon 78 bin hektardı. Buna rağmen Türkiye’de dekara fındık verimi 87 kilogramda kalırken dünya ortalaması yaklaşık 104 kilogram seviyesindeydi. Bu tablo, Türkiye’nin dünyadaki fındık alanlarının çok büyük bölümüne sahip olmasına rağmen aynı üstünlüğü verimlilikte sağlayamadığını ortaya koyuyor. ŞENOCAK: 750 BİN HEKTARIN 500 BİNİ EĞİMLİ ARAZİ Şenocak’ın verdiği güncel tahmine göre Türkiye’de yaklaşık 750 bin hektarlık alanda fındık yetiştiriliyor. Bunun yaklaşık 500 bin hektarını eğimli araziler, 250 bin hektarını ise düz araziler oluşturuyor. Şenocak yaklaşık 600 bin üretici ailenin 400 bininin eğimli arazilerde, 200 bininin ise düz ovalarda üretim yaptığını belirtiyor. Bu ayrım, Şenocak’ın önerdiği yeni sistemin merkezinde yer alıyor. Doğu Karadeniz’de özellikle Giresun ve Ordu’da fındık bahçelerinin önemli bölümü sarp, eğimli, küçük ve miras yoluyla parçalanmış arazilerden oluşuyor. Bu bahçelerde büyük tarım makinelerinin kullanılması sınırlı kalırken budama, gübreleme, ilaçlama ve özellikle hasat büyük ölçüde insan emeğine dayanıyor. Düz ovalarda ise parsellerin daha büyük olması, makine kullanımına elverişli arazi yapısı ve alternatif tarım ürünlerinin yetiştirilebilmesi üretim maliyetlerinde önemli farklılık oluşturuyor. Şenocak bu nedenle, iki üretici grubuna aynı destekleme sisteminin uygulanmasını doğru bulmuyor. “FİYATI YÜKSELTMEKTEN ZİYADE DÜZ OVA İLE EĞİMLİ ARAZİYİ AYIRMAK GEREKİYOR” Şenocak son açıklamasında yaklaşımını şu sözlerle ortaya koydu: “Fiyatı yükseltmekten ziyade düz ovalarla eğimli araziyi iyi ayırmamız gerekiyor.” Şenocak’a göre devletin doğrudan bütün üreticiler için fiyatı yükseltmesi yerine, eğimli arazide üretim yapan ve maliyeti daha yüksek olan çiftçinin ilave desteklerle korunması gerekiyor. Verdiği örnekte ürün fiyatının 200 lira olması halinde eğimli arazi üreticisine 100 liralık ilave destek verilerek toplam gelirin 300 liraya çıkarılabileceğini ifade etti. Böylece düz ovalarda fındık dikiminin sürekli teşvik edilmesinin önüne geçilebileceğini savundu. Ancak burada önemli bir ayrım bulunuyor. Şenocak’ın sözünü ettiği 200 lira ve 300 lira rakamları, 2026 ürünü için önerilen yeni bir TMO fiyatı değil; destek sisteminin nasıl farklılaştırılabileceğini anlatmak amacıyla verdiği örnek rakamlar. 2026/27 sezonunda TMO’nun resmi alım fiyatı yüzde 50 sağlam iç esasına göre Giresun kalite fındık için 255 TL/kg, Levant kalite için 250 TL/kg olarak açıklandı. Yüzde 50’nin üzerindeki her bir randıman için Giresun kaliteye 5,10 TL, Levant kaliteye 5 TL ilave fiyat uygulanıyor. TMO alımları 24 Ağustos’ta başladı ve randevulu sistem kullanılıyor. GİRESUN VE ORDU ÜRETİCİSİ İÇİN MODELİN ÖNEMİ Şenocak’ın modelinin uygulanması durumunda bundan en doğrudan etkilenecek bölgelerin başında Giresun ve Ordu geliyor. Çünkü öneri il sınırına göre değil, arazinin eğimine ve üretim şartlarına göre destek verilmesini esas alıyor. Dolayısıyla Samsun, Düzce veya Sakarya’nın eğimli kesimlerinde aynı şartlarda üretim yapan çiftçinin de bu kapsama alınması; buna karşılık düz ve makineli tarıma elverişli alanların farklı değerlendirilmesi öngörülüyor. Şenocak bu görüşünü TBMM’de de açık biçimde dile getirdi. Meclis tutanaklarına geçen değerlendirmesinde Ordu-Giresun üreticisi ile düz ovalardaki üreticinin maliyet yapısının aynı olmadığını, eğimli arazilerde üreticilerin genellikle çok daha küçük miktarlarda ürün elde ederken düz ovalarda makineli tarımla daha yüksek tonajlara ulaşabildiğini söyledi. BU GÖRÜŞ YENİ DEĞİL: ŞENOCAK YILLARDIR AYNI MODELİ SAVUNUYOR Şenocak’ın son açıklaması, 2026 sezonunda fiyatların tartışılması üzerine ortaya çıkmış yeni bir yaklaşım değil. Şenocak daha 2021 yılında özellikle Ordu ve Giresun’daki miras yoluyla parçalanmış eğimli bahçelerde üreticilerin ayrıca desteklenmesi gerektiğini savunuyordu. Şenocak şirketinin arşivinde yer alan 2021 tarihli açıklamasında, kademeli destekle meyilli arazilerdeki küçük üreticinin fındık tarımına yeniden yönelmesinin sağlanabileceğini ve göçün azaltılabileceğini belirtmişti. Ulusal Fındık Konseyi’nin 2021 sektör raporunda da Alan Bazlı Gelir Desteği’nin “bölgesel maliyet” dikkate alınarak Doğu ve Batı Karadeniz için farklılaştırılması önerildi. Raporda yalnızca fiyat artırmak yerine destek sistemi, regülasyon alımları ve lisanslı depoculuğun birlikte kullanılması gerektiği vurgulandı. 2024’TE UFK BAŞKANI OLDU Cem Şenocak, 16 Kasım 2024 tarihinde Giresun Ticaret Borsası’nda gerçekleştirilen Ulusal Fındık Konseyi Olağan Genel Kurulu’nda başkan seçildi. Tek listeyle gerçekleştirilen seçim sonrasında Şenocak UFK Başkanlığı görevini üstlenirken, fındıkta üretim, verimlilik, kahverengi kokarca, destekleme sistemi ve dünya pazarındaki rekabet yeni yönetimin temel gündem maddeleri arasına girdi. 2025’TE KONUYU ÜÇ ÜRETİCİ GRUBUNA AYIRDI Şenocak, Mayıs 2025’te Fatsa’da düzenlenen Tarım, Hayvancılık ve Fındık Fuarı’nda yaptığı konuşmada dünya fındık üreticilerini üç farklı grupta ele almak gerektiğini söyledi. Birinci gruba ağırlıklı olarak Doğu Karadeniz’de bulunan meyilli arazi üreticisini, ikinci gruba Türkiye’deki düz ova üreticisini, üçüncü gruba ise diğer ülkelerdeki üreticileri koydu. Şenocak, eğimli arazilerde makineli tarımın sınırlı olması ve miras yoluyla küçülen bahçelerin maliyetleri yükseltmesi nedeniyle bu üreticilerin ayrıca korunmasını istedi. Aynı konuşmada dünya pazarındaki yeni rakiplere de dikkat çekti. UFK 2025’TE RESMİ POLİTİKASINA DÖNÜŞTÜRDÜ 12 Şubat 2025 tarihinde gerçekleştirilen UFK Yönetim Kurulu ve Araştırma-Danışma Kurulu toplantısından sonra yayımlanan resmi bildiride de aynı politika benimsendi. Konsey; meyilli arazi üreticisi ile düz ova üreticisinin aynı destekleme modeliyle değerlendirilmemesini, üreticinin bahçeye dönmesini sağlayacak teşviklerin geliştirilmesini, kiralama ve sözleşmeli üretim modellerinin oluşturulmasını, kooperatifleşmenin güçlendirilmesini ve lisanslı depoculuk ile ürün borsacılığının geliştirilmesini istedi. Şenocak’ın Ağustos 2025 tarihli açıklamasında da yaklaşık 600 bin üretici ailesinin 400 bininin meyilli arazi koşullarında bulunduğu belirtilerek, bu grubun maliyet, göç, iklim değişikliği ve kahverengi kokarca nedeniyle üretimden uzaklaşma riskiyle karşı karşıya olduğu savunuldu. 2026’DA BAKAN YUMAKLI’YA SUNULDU: SINIR YÜZDE 6 EĞİM Şenocak’ın yıllardır savunduğu bu model 2026 yılında doğrudan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya da sunuldu. UFK’nın resmi açıklamasına göre Şenocak, Alan Bazlı Gelir Desteği’nin yeniden düzenlenmesini ve arazi eğiminin destek miktarının belirlenmesinde ölçüt haline getirilmesini istedi. Konseyin Bakanlığa sunduğu modelde yüzde 6 ve üzerindeki eğime sahip arazilerin farklı değerlendirilmesi önerildi. UFK, fındıktan başka ürüne yönelme imkânı sınırlı olan sarp araziler ile farklı ürünlerin yetiştirilebildiği geniş ve düz ovaların aynı destek sistemine tabi tutulmaması gerektiğini savundu. 2025 yılında TBMM Zirai Don Hasar Tespit Komisyonu’na sunulan değerlendirmede de yüzde 6 eğimli alanlarda Alan Bazlı Gelir Desteği’nin yeniden güçlendirilmesi talep edilmişti. 1983’TEN BERİ FINDIK ALANLARINI SINIRLAYAN KANUN VAR Şenocak’ın açıklamasındaki en önemli başlıklardan biri de düz ovalardaki fındık dikiminin geçmişi. Türkiye’de bu konuda 1983 yılından beri özel bir kanun bulunuyor. 2844 sayılı Fındık Üretiminin Planlanması ve Dikim Alanlarının Belirlenmesi Hakkında Kanun, 16 Haziran 1983 tarihinde kabul edildi. Kanunun amacı açık şekilde, fındık üretiminin en uygun alanlarda yapılması ve üretimin talepteki gelişmelere göre yönlendirilmesi olarak tanımlandı. Kanunda fındık üretimine izin verilecek alanların kalite özellikleri ve arazi kullanım kabiliyeti dikkate alınarak belirlenmesi; başka tarım ürünlerinin ülke ekonomisi açısından daha yararlı olabileceği alanların da değerlendirilmesi hükme bağlandı. Kanunun 4. maddesinde izin alınmadan yeni fındık bahçesi kurulamayacağı ve belirlenen alanların dışında mevcut bahçelerin yenilenemeyeceği düzenleniyor. Uygun olmayan şekilde oluşturulan bahçelerin sökülmesi de öngörülüyor. ŞENOCAK’IN “YAPTIRIM YOK” SÖZÜNDE MEVZUAT AYRINTISI Şenocak son açıklamasında 1983’teki düzenlemenin “cezai yaptırım bulunmaması” nedeniyle etkili olamadığını ifade etti. Ancak yürürlükteki 2844 sayılı Kanunun güncel metninde ceza hükümleri bulunuyor. Kanunun 7. maddesinde izinsiz fındık bahçesi kuranlar ve belirlenen alanların dışında bahçesini yenileyenlere idari para cezası öngörülüyor; ayrıca 4. maddede izinsiz bahçelerin söktürülmesine ilişkin hüküm bulunuyor. Bu nedenle hukuken “hiç yaptırım yok” demek doğru değil. Tartışmanın daha çok yaptırımların caydırıcılığı ve yıllar içindeki uygulaması üzerinden yapılması gerekiyor. Şenocak’ın temel iddiası ise değişmiyor: 1980’lerden bu yana düz ovalarda fındık üretimi büyük ölçüde genişledi ve aynı fiyat ile aynı destek politikasının sürdürülmesi yeni dikimleri cazip tutuyor. Şenocak geçmişte düz ovalardan 30-40 bin ton civarında ürün çıkarken bugün miktarın yaklaşık 300 bin tonlara ulaştığını ileri sürüyor. Bu rakam Şenocak’ın açıklamasına dayanıyor. TMO FİYATI İLE ARAZİ DESTEĞİ BİRBİRİNDEN AYRILIYOR Şenocak’ın önerdiği sistemin en önemli tarafı, ürünün piyasa fiyatı ile üreticiye verilen sosyal/tarımsal desteğin birbirinden ayrılması. Bu modele göre fındık piyasasındaki ürünün temel fiyatı arz-talep, kalite ve piyasa koşullarına göre oluşurken; eğimli arazi nedeniyle yüksek maliyetle üretim yapan çiftçinin geliri ayrıca kamu desteğiyle güçlendirilecek. Bu yaklaşım UFK’nın önceki raporlarında da görülüyor. Konsey, fiyatın dünya piyasalarındaki rekabeti tamamen bozacak şekilde yükseltilmesi yerine gerektiğinde TMO’nun regülasyon alımı yapmasını ve üreticinin gelirinin Alan Bazlı Gelir Desteği ile tamamlanmasını savunuyor. TMO’DA 2026 ALIM KRİTERLERİ DE DEVREDE 2026 sezonunda TMO alımları yalnızca açıklanan 255 ve 250 liralık fiyatlardan ibaret değil. Resmi uygulamada fındığın belirli kalite kriterlerini taşıması gerekiyor. 2026 alımlarında iç fındık rutubetinin yüzde 6,5’i aşmaması, sağlam iç oranının en az yüzde 40 olması, buruşuk iç oranının yüzde 10’u, çürük ve bozuk iç oranının yüzde 7’yi, yabancı madde oranının ise yüzde 0,5’i geçmemesi şartı uygulanıyor. ÇKS’ye kayıtlı ürünler bu kriterler çerçevesinde alınıyor. Bu nedenle fındıkta üreticinin geliri tartışılırken yalnızca ilan edilen kilogram fiyatı değil; randıman, kalite, üretim maliyeti, arazi yapısı, ürünün pazara ulaştırılması ve kamu desteklerinin tamamının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. ŞENOCAK’TAN LİSANSLI DEPO VE FİLE DESTEĞİ VURGUSU Şenocak’ın son açıklamasındaki bir diğer başlık lisanslı depoculuk. Hasat döneminde yüz binlerce ton fındığın kısa sürede piyasaya çıkmasının fiyat üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Şenocak, lisanslı depoların arzın yoğunlaştığı dönemlerde ürünü bünyesine alarak piyasanın dengelenmesine katkı sağlayabileceğini söylüyor. Şenocak ayrıca fındık hasadında file kullanımının yaygınlaştırılması için yürütülen destek çalışmalarına dikkat çekti. UFK’nın girişimleriyle file desteğinin önce yüzde 50 seviyesinde başladığını, daha sonra yüzde 70’e kadar yükseltildiğini söyleyen Şenocak, Konsey olarak hedeflerinin desteğin yüzde 100’e çıkarılması olduğunu ifade etti. UFK FINDIK ALAN BİR KURUM DEĞİL Ulusal Fındık Konseyi’nin açıklamaları zaman zaman TMO veya FİSKOBİRLİK kararlarıyla karıştırılabiliyor. Ancak UFK’nın görev alanı farklı. Ulusal Fındık Konseyi, 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 11. maddesine dayanılarak, 5 Nisan 2007 tarihli yönetmelikle kurulan tüzel kişiliğe sahip sektörel bir yapı. Konsey; üreticiler, ziraat odaları, kooperatifler, tüccarlar, sanayiciler, ticaret borsaları, araştırma ve eğitim kurumları ve ilgili kamu kuruluşlarının temsil edildiği ortak bir platform olarak oluşturuldu. Yönetmeliğe göre UFK’nın görevleri arasında sektör verilerini toplamak, piyasa ve uluslararası gelişmeleri izlemek, fındık konusunda ortak strateji oluşturmak, üretim-tüketim-ticaret politikaları geliştirmek, araştırmalar yapmak ve hazırlanan raporları Tarımsal Destekleme ve Yönlendirme Kurulu’na sunmak bulunuyor. Bu nedenle UFK fındık alım fiyatını tek başına belirleyen, üreticiden fındık satın alan veya piyasaya idari ceza uygulayan bir kurum değil. Temel görevi sektörün taraflarını bir araya getirmek, politika oluşturmak ve kamu yönetimine öneriler sunmak. CEM ŞENOCAK FINDIK TİCARETİNİN İÇİNDEN GELİYOR Cem Şenocak aynı zamanda uzun yıllardır fındık sanayi ve ihracat sektöründe faaliyet gösteren bir iş insanı. Şenocak ailesinin Ordu’daki fındık ticareti 1953 yılında başladı. Şirket kayıtlarına göre Cem Şenocak 1986 yılında aktif olarak aile şirketinin yönetimine katıldı. Aile şirketi zaman içinde kabuklu ve iç fındıktan kavrulmuş, beyazlatılmış, kıyılmış fındık, fındık unu ve püresine kadar entegre üretim yapan ve ihracat gerçekleştiren bir sanayi kuruluşuna dönüştü. Bu yönüyle Şenocak’ın UFK Başkanlığı, yalnızca üretici örgütü perspektifinden değil; fındık ticareti, sanayi ve ihracat zincirinin içerisinden gelen bir sektör temsilcisinin yaklaşımını da yansıtıyor. FINDIK POLİTİKASINDA TARTIŞMANIN YÖNÜ DEĞİŞİYOR Şenocak’ın 27 Ağustos açıklaması bütün olarak değerlendirildiğinde önerdiği model yalnızca “fındığa daha yüksek veya daha düşük fiyat verilsin” yaklaşımına dayanmıyor. Model; arazi eğimi, üretim maliyeti, makineleşme imkânı, alternatif ürün yetiştirme kapasitesi, miras yoluyla parçalanan bahçeler, göç, verimlilik, lisanslı depoculuk ve dünya rekabetini aynı sistem içerisinde değerlendirmeyi amaçlıyor. Tarım Bakanlığı verilerinin Türkiye’nin dünya üretimindeki payının yüzde 58’e gerilediğini göstermesi ve Türkiye’de dekara verimin dünya ortalamasının altında bulunması, fındıkta yalnızca fiyat tartışmasının yeterli olmadığını ortaya koyuyor. Özellikle Giresun ve Ordu gibi fındığın büyük ölçüde sarp ve eğimli arazilerde üretildiği bölgeler açısından Şenocak’ın önerisinin temel sonucu açık: Aynı ürün yetiştirilse bile aynı şartlarda üretim yapılmıyor. Şenocak’ın yıllardır savunduğu modelin hayata geçirilmesi halinde, fındığın piyasa fiyatı bütün üretim bölgeleri için temel oluştururken; sarp ve eğimli arazide üretimini sürdüren çiftçiye maliyet farkını karşılayacak ayrı ve daha güçlü bir destek sistemi uygulanması gündeme gelecek. Böyle bir değişiklik aynı zamanda 1983’ten beri mevzuatta bulunan ancak uygulaması sürekli tartışılan “fındığın uygun alanlarda üretilmesi” politikasının da yeniden ele alınması anlamına gelecek.

ELMAS: "FINDIK FİYATI ÜRETİCİNİN YÜZÜNÜ GÜLDÜRECEK " Haber

ELMAS: "FINDIK FİYATI ÜRETİCİNİN YÜZÜNÜ GÜLDÜRECEK "

MİLLETVEKİLİ ELMAS: "FINDIK ALIM FİYATI ÜRETİCİNİN YÜZÜNÜ GÜLDÜRECEK BİR RAKAM OLACAK" ANKARA – AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas, TBMM Genel Kurulu'nda fındıkla ilgili verilen önerge üzerine AK Parti Grubu adına yaptığı konuşmada, hükümetin fındık üreticisine yönelik desteklerini anlattı. Elmas, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) alım fiyatının hasat öncesinde açıklanacağını belirterek, "Üreticinin yüzünü güldürecek bir rakam olacak." dedi. Fındığın yüz binlerce ailenin geçim kaynağı ve Türkiye için stratejik bir ihracat ürünü olduğunu vurgulayan Elmas, önergeyle devletin üreticiyi yalnız bıraktığı yönünde bir algı oluşturulmaya çalışıldığını savundu. Bunun gerçeği yansıtmadığını ifade eden Elmas, AK Parti iktidarları döneminde fındık üreticilerine önemli destekler sağlandığını söyledi. Elmas, 2009 yılından bugüne kadar fındık üreticilerine yaklaşık 16 milyar lira destek verildiğini belirterek, alan bazlı gelir desteği, mazot ve gübre desteği, TMO alımları ile düşük faizli krediler gibi uygulamalarla üreticinin yanında olduklarını kaydetti. Kahverengi kokarca zararlısıyla mücadele kapsamında bugüne kadarki en kapsamlı çalışmaların yürütüldüğünü dile getiren Elmas, feromon tuzakları, biyolojik ve kimyasal mücadele, ilaçlama çalışmaları ile yararlı böcek salımı için Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 138 milyon liralık kaynak kullanıldığını ifade etti. Giresun'da ise İŞKUR aracılığıyla oluşturulan ekipler için Toplum Yararına Program kapsamında 5 milyon lira kaynak ayrıldığını söyledi. Geçen yıl yaşanan zirai don afetinin ardından üreticilerin yalnız bırakılmadığını belirten Elmas, 21 bin 464 fındık üreticisine toplam 541 milyon 437 bin 173 lira destek sağlandığını açıkladı. Fındık alım fiyatına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Elmas, hasat sezonu başlamadan önce TMO'nun alım fiyatını açıklayacağını belirterek, fiyatın üreticiyi memnun edecek seviyede olacağını ifade etti. Rekolte tahminlerinin uzmanlar tarafından bilimsel veriler ışığında hazırlandığını söyleyen Elmas, Rekabet Kurumu'nun da üretici aleyhine oluşabilecek piyasa hareketlerini yakından takip ettiğini dile getirdi. Konuşmasında TMO'nun altyapısına da değinen Elmas, kurumun 200 bin ton depolama kapasitesi, yaygın alım noktaları ve dijital altyapısıyla üreticinin emeğine sahip çıktığını söyledi. Lisanslı depoculuğun önemine vurgu yapan Elmas, üreticilere "Fındığınızı emanete vermeyin, lisanslı depolarda muhafaza ederek değer kazandırın." çağrısında bulundu. Elmas, Giresun Üniversitesi'nin Fındık İhtisas Üniversitesi olarak sektöre bilimsel katkı sunduğunu da belirterek, katma değerli üretim projeleriyle Türk fındığının uluslararası rekabet gücünün artırılması için çalışmaların sürdüğünü sözlerine ekledi.

NAZIM ELMAS: “FINDIK ÜRETİCİMİZ ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI HER ZAMAN ALMAKTADIR” Haber

NAZIM ELMAS: “FINDIK ÜRETİCİMİZ ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI HER ZAMAN ALMAKTADIR”

NAZIM ELMAS: “FINDIK ÜRETİCİMİZ ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI HER ZAMAN ALMAKTADIR” AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas, TBMM Genel Kurulu’nda fındıkla ilgili Meclis araştırması önergesi üzerine partisinin grubu adına yaptığı konuşmada, hükümetin üreticiye sağladığı destekleri anlattı. Elmas, “Fındık üreticimiz alın terinin karşılığını her zaman almaktadır” diyerek yeni sezon alım fiyatının hasat başlamadan önce açıklanacağını söyledi. AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda görüşülen fındık konulu Meclis araştırması önergesi üzerine AK Parti Grubu adına söz aldı. Konuşmasına milletvekillerini ve ekranları başında Genel Kurulu izleyen vatandaşları selamlayarak başlayan Elmas, fındığın yüz binlerce ailenin geçim kaynağı olduğunu ve Türkiye açısından stratejik önem taşıdığını belirtti. “ÜRETİCİMİZİN YANINDA OLDUK, OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ” Elmas, AK Parti iktidarlarının fındık üreticisini yalnız bırakmadığını savunarak, “Fındık üreticimiz alın terinin karşılığını her zaman almaktadır. Yüz binlerce ailemizin geçim kaynağıdır fındık. Bu nedenle AK Parti olarak göreve geldiğimiz ilk günden itibaren fındık üreticimizin yanında olduk. Bundan sonra da yanında olmaya devam edeceğiz” dedi. Araştırma önergesinde ortaya konulan tablonun gerçeği yansıtmadığını ileri süren Elmas, “Önergede çizilen tablo, sanki devlet üreticisini yalnız bırakmış, hiçbir destek vermemiş gibi bir algı oluşturmaya yöneliktir. Oysa gerçekler bunun tam tersini göstermektedir” ifadelerini kullandı. “2009’DAN BUGÜNE 16 MİLYAR LİRA DESTEK SAĞLANDI” Fındık üreticisine sağlanan desteklere ilişkin rakamlar paylaşan Elmas, “AK Parti iktidarları döneminde, 2009 yılından bugüne kadar fındık üreticimize yaklaşık 16 milyar lira destek sağlanmıştır” diye konuştu. Elmas; alan bazlı gelir desteği, mazot ve gübre destekleri, Toprak Mahsulleri Ofisi alımları ve düşük faizli kredilerle üreticinin desteklendiğini söyledi. Giresun ve çevresindeki arazilerin eğimli yapısı nedeniyle hasatta makineleşmenin sınırlı kaldığını belirten Elmas, fileyle toplama başta olmak üzere verimliliği artıracak tedbirlerin uygulandığını kaydetti. KAHVERENGİ KOKARCA VE ZİRAİ DON DESTEKLERİNİ ANLATTI Kahverengi kokarcayla mücadele çalışmalarına da değinen Elmas; feromon tuzaklar, biyolojik ve kimyasal mücadele, kışlak temizliği, ilaçlama ve doğaya yararlı böcek salımı gibi uygulamaların sürdürüldüğünü söyledi. Giresun’da İŞKUR üzerinden kahverengi kokarcayla mücadele edecek ekipler oluşturulduğunu belirten Elmas, bu çalışmalar için Toplum Yararına Program kapsamında yaklaşık 5 milyon liralık bütçe ayrıldığını ifade etti. Geçen yıl yaşanan zirai don afetinin ardından üreticilerin yalnız bırakılmadığını savunan Elmas, “Gerekli destek mekanizmalarını hızla devreye aldık. 21 bin 464 fındık üreticisine 541 milyon 437 bin 173 lira destek verilmiştir” dedi. “FINDIK FİYATI 95 SENTTEN 4 DOLAR 34 SENTE ULAŞTI” Muhalefetin fındık fiyatına ilişkin eleştirilerine de yanıt veren Elmas, fiyat artışını dolar üzerinden değerlendirdi. Elmas, “AK Parti iktidara geldiğinde fındığın kilogram fiyatı yaklaşık 95 sent seviyesindeydi. Geçtiğimiz sezon açıkladığımız alım fiyatı ise 4 dolar 34 sent seviyesine ulaşmıştır. Bu, üreticimizin gelirinin döviz bazında da önemli ölçüde arttığını göstermektedir” ifadelerini kullandı. Yeni sezon fiyatına ilişkin de mesaj veren Elmas, “İnşallah bu yıl da üreticimizin emeğini koruyacak, beklentilerini karşılayacak bir fiyat politikası uygulanacaktır” dedi. TMO’NUN ALIM VE DEPOLAMA KAPASİTESİNİ AÇIKLADI Toprak Mahsulleri Ofisinin fındık sektöründeki rolüne dikkat çeken Elmas, kurumun 200 bin ton depolama kapasitesi, 60 alım merkezi, 80 ekip ile teknolojik ve dijital sistemleri sayesinde üreticinin yanında olduğunu savundu. Giresun Üniversitesinin Fındık İhtisas Üniversitesi olarak görevlendirildiğini de hatırlatan Elmas, üreticilerin bilimsel çalışmalarla desteklenmesinin amaçlandığını söyledi. “BİZ LAF ÜRETMİYORUZ, DESTEK ÜRETİYORUZ” Konuşmasının sonunda hükümetin fındık politikasını savunan Elmas, “Biz laf üretmiyoruz, destek üretiyoruz. Yatırım yapıyoruz. Üreticimizin yanında duruyoruz” dedi. Elmas, yeni sezon fındık alım fiyatının hasat başlamadan önce açıklanacağını da belirtti.

GİRESUN’DA 93 KİŞİLİK İŞGÜCÜ UYUM PROGRAMI BAŞLIYOR Haber

GİRESUN’DA 93 KİŞİLİK İŞGÜCÜ UYUM PROGRAMI BAŞLIYOR

GİRESUN’DA 93 KİŞİLİK İŞGÜCÜ UYUM PROGRAMI BAŞLIYOR Başvurular 26-30 Haziran tarihleri arasında alınacak; program Milli Eğitim Müdürlükleri bünyesinde temizlik, bakım ve onarım alanlarında uygulanacak Giresun Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü, kent genelinde Milli Eğitim Müdürlükleri bünyesinde uygulanacak İşgücü Uyum Programı için duyuru yayımladı. 13 Temmuz-30 Eylül 2026 tarihleri arasında yürütülecek program kapsamında Giresun merkez ve 8 ilçede toplam 93 kişi programa dahil edilecek. Başvurular 26-30 Haziran tarihleri arasında e-Devlet, İŞKUR e-Şube, ALO 170 ve İŞKUR İl Müdürlüğü üzerinden yapılabilecek. Giresun’da iş arayan vatandaşlara yönelik yeni bir İşgücü Uyum Programı başlatılıyor. Giresun Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü tarafından yapılan duyuruya göre program, Giresun İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile merkez ve ilçe milli eğitim müdürlükleri bünyesinde uygulanacak. Program kapsamında kamusal alanların temizlik, bakım ve onarım faaliyetlerinin desteklenmesi amaçlanıyor. Toplam 3 ay süreli olarak planlanan uygulama, 13 Temmuz 2026’da başlayacak ve 30 Eylül 2026’da sona erecek. Başvurular için beş günlük süre Programa başvurular, 26 Haziran 2026 ile 30 Haziran 2026 tarihleri arasında alınacak. Vatandaşlar başvurularını e-Devlet üzerinden, İŞKUR e-Şube sistemi aracılığıyla, ALO 170 iletişim hattı üzerinden veya Giresun Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü’ne bizzat giderek yapabilecek. Duyuruda, İŞKUR birimine şahsen başvuru yapılması halinde vatandaşların programa müracaatlarına yardımcı olunacağı da belirtildi. Programa alınacak asil katılımcı adayları, başvuru süresi içinde müracaat edenler arasından “liste yöntemi” ile belirlenecek. En fazla kontenjan Giresun merkezde Duyuruda yer alan kontenjan dağılımına göre en yüksek pay Giresun İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne ayrıldı. Merkez kontenjanı 52 kişi olarak açıklanırken, ilçeler arasında en yüksek kontenjan 10 kişiyle Bulancak’a verildi. Kontenjan dağılımı Sıra Programın Düzenleneceği Kurum Katılımcı Sayısı 1 Giresun İl Milli Eğitim Müdürlüğü 52 2 Bulancak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü 10 3 Tirebolu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü 6 4 Espiye İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü 6 5 Eynesil İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü 5 6 Keşap İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü 2 7 Piraziz İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü 3 8 Şebinkarahisar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü 5 9 Görele İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü 4 Toplam 93 Başvuru şartları açıklandı İşgücü Uyum Programı’na katılmak isteyenlerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması, İŞKUR’a kayıtlı bulunması ve 18 yaşını tamamlamış olması gerekiyor. Ayrıca başvuru sahiplerinin yaşlılık veya malullük aylığı almaması, program talep tarihinden önceki bir yıl içinde ve programın fiilen başlayacağı tarihe kadar ilgili kurumun veya bağlı kuruluşlarının çalışanı olmaması şartı aranıyor. Duyuruda ayrıca başvuru tarihinden önceki son bir aylık sürede sigortalı olarak bildirilmemiş olmak, başvuru tarihi itibarıyla ilgili kanun kapsamında sigortalı sayılmamak, hane gelir şartını sağlamak ve İŞKUR tarafından sunulan aktif işgücü ya da işsizlik sigortası programlarının yararlanıcısı olmamak da şartlar arasında yer aldı. Program geçici gelir desteği ve iş disiplini kazandırmayı hedefliyor İşgücü Uyum Programı, işsizlerin işgücü piyasasına geçişini kolaylaştırmak, çalışma alışkanlığı kazandırmak ve kamu kurumlarıyla iş birliği içinde belirli hizmet alanlarında geçici süreli destek sağlamak amacıyla uygulanıyor. Türkiye genelinde İŞKUR tarafından yürütülen programlar; kamusal alanların temizlik, bakım ve onarımı, park ve yeşil alanların korunması, geri dönüşüm ve atık imha faaliyetleri, yaşlı, engelli ve hasta bakımına yönelik destek çalışmaları, tarımsal üretim ve kültür-sanat faaliyetleri gibi farklı alanlarda kamu kurumlarıyla iş birliği içinde düzenlenebiliyor. Giresun’daki yeni program ise Milli Eğitim Müdürlükleri bünyesinde özellikle kamusal alanların temizlik, bakım ve onarım faaliyetlerine destek sağlamak amacıyla uygulanacak. Katılımcılara günlük ödeme yapılacak İŞKUR’un Türkiye genelindeki İşgücü Uyum Programı uygulamasında katılımcılara, programa fiilen katıldıkları günler için günlük cep harçlığı ödeniyor. 2026 yılı itibarıyla bu ödeme günlük 1.375 TL olarak uygulanıyor. Programlarda katılımcılar için ayrıca ilgili mevzuat kapsamında sosyal güvenlik primi giderleri de karşılanıyor. İUP uygulamalarında süre en fazla 10 ay olabiliyor. Programın ilk dört haftasında haftalık 5 gün ve 37,5 saat; devam eden haftalarda ise haftalık 3 gün ve 22,5 saat uygulama yapılabiliyor. Kadınlar, engelliler ve özel politika grupları öncelikli İŞKUR’un uygulama esaslarına göre İşgücü Uyum Programı’nda kadınlar, engelliler, eski hükümlüler, terörle mücadelede malul sayılmayacak şekilde yaralananlar ve Hane Bazlı İzleme Sistemi kapsamında olanlar özel politika gerektiren gruplar arasında değerlendiriliyor. Katılımcı seçiminde özel politika gerektiren gruplara öncelik veriliyor. Bu yönüyle program, yalnızca geçici istihdam desteği değil; işgücü piyasasına erişimde dezavantaj yaşayan grupların çalışma hayatına katılımını destekleyen bir araç olarak da öne çıkıyor. Başvuru süresi kısa, adayların dikkatli olması gerekiyor Giresun’da açıklanan 93 kişilik kontenjan için başvuru süresi yalnızca 5 gün olarak belirlendi. Bu nedenle programa katılmak isteyen vatandaşların 30 Haziran 2026 tarihine kadar başvurularını tamamlaması gerekiyor. Başvuru süresinin sona ermesinin ardından adaylar, duyuruda belirtilen liste yöntemiyle değerlendirilecek. Programa alınacak asil katılımcıların belirlenmesiyle birlikte uygulama 13 Temmuz’da başlayacak. Giresun’da özellikle okullar ve Milli Eğitim’e bağlı kamusal alanlarda temizlik, bakım ve onarım hizmetlerine destek sağlayacak programın, hem kamu hizmetlerinin güçlendirilmesine hem de iş arayan vatandaşlara geçici gelir desteği sunmasına katkı sağlaması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.