Hava Durumu

#Enerji Verimliliği

giresunsonhaber - Enerji Verimliliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Verimliliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bankacılık Sektöründen Enerjiye 1 Trilyon TL’yi Aşan Finansman Haber

Bankacılık Sektöründen Enerjiye 1 Trilyon TL’yi Aşan Finansman

TBB Başkanı Alpaslan Çakar, bankacılık sektörünün enerji sektörüne kullandırdığı kredilerin 1 trilyon TL’yi aştığını, proje finansmanında yenilenebilir enerjinin payının yüzde 53’e ulaştığını belirterek sektörün yeşil dönüşümün finansmanında daha fazla sorumluluk almaya hazır olduğunu söyledi. TBB Başkanı Alpaslan Çakar, bankacılık sektörünün enerji sektörüne kullandırdığı kredilerin 1 trilyon TL’yi aştığını, proje finansmanında yenilenebilir enerjinin payının yüzde 53’e ulaştığını belirterek sektörün yeşil dönüşümün finansmanında daha fazla sorumluluk almaya hazır olduğunu söyledi. Uluslararası Enerji Ajansı İcra Direktörü Dr. Fatih Birol ise COP31’in Türkiye için önemli bir fırsat olduğunu vurgulayarak, Antalya’da elektriğin küresel enerji sistemlerindeki payının 2035’e kadar yüzde 35’e çıkarılmasına yönelik güçlü bir uluslararası taahhüt hedeflendiğini ifade etti. Uluslararası Enerji Ajansı İcra Direktörü Dr. Fatih Birol ise COP31’in Türkiye için önemli bir fırsat olduğunu vurgulayarak, Antalya’da elektriğin küresel enerji sistemlerindeki payının 2035’e kadar yüzde 35’e çıkarılmasına yönelik güçlü bir uluslararası taahhüt hedeflendiğini ifade etti. TBB Başkanı Alpaslan Çakar: “Bugün yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması, enerji verimliliği, sanayimizin düşük karbonlu üretime geçişi ve yeni teknolojilere uyum, önümüzdeki dönemin önemli yatırım alanları olarak karşımıza çıkıyor. Enerjideki bu dönüşüm, çok büyük bir yatırım ihtiyacını da beraberinde getiriyor. Uluslararası Enerji Ajansı, 2026 yılında küresel enerji yatırımlarının 3,4 trilyon dolara ulaşmasını, bunun yaklaşık 2,2 trilyon dolarının temiz enerji alanlarına yönelmesini bekliyor. Türk bankacılık sektörü olarak biz de bu alanda önemli bir sorumluluk üstleniyoruz. Yenilenebilir enerjiden enerji verimliliğine; sanayiden ulaşıma, inşaattan tarıma kadar farklı sektörleri destekleyen finansman araçlarımızla ülkemizin enerji dönüşümünün finansmanında aktif biçimde yer alıyoruz. Bugün itibarıyla bankacılık sektörümüzün enerji sektörüne kullandırdığı kredi miktarı 1 trilyon TL’nin üzerindedir. Proje finansmanı tarafında ise 695 milyar TL’lik enerji kredilerinin 347 milyar TL’lik bölümünü yenilenebilir enerji kredileri oluşturuyor. Bir başka ifadeyle, enerji sektörüne verilen her 100 TL’lik proje finansmanının 53 TL’si yenilenebilir enerjiye sağlanmış durumda. Bankacılık sektörü olarak daha fazla kaynağı yeşil ve sürdürülebilir yatırımlarla buluşturmayı, uluslararası finansman imkânlarını ülkemize kazandırmayı ve yeni finansman modelleri geliştirmeyi önceliklerimiz arasında görüyoruz. 1,5 derece hedefi için yıllık yaklaşık 7,8 trilyon dolarlık iklim yatırımına ihtiyaç duyulurken, küresel iklim finansmanı yaklaşık 2 trilyon dolar seviyesinde. Türk bankacılık sektörü olarak sermayeyi nitelikli ve sürdürülebilir yatırımlarla buluşturmada önemli bir rol üstleniyoruz. COP31’in yeni finansman modelleri ve iş birlikleri için önemli bir fırsat olduğuna inanıyoruz.” dedi. Uluslararası Enerji Ajansı İcra Direktörü Dr. Fatih Birol: “COP31, Türkiye için muazzam bir fırsat. Antalya’da önemli kararların alınmasının yanı sıra iklim değişikliğiyle mücadeleyi ve bu alanda atılabilecek somut adımları Türkiye kamuoyuna anlatmak için de önemli bir platform olacak. Elektrifikasyon konusunda Sayın Cumhurbaşkanımızın onayıyla Antalya’nın ana hedeflerinden biri, bugün dünyada yüzde 23 olan elektriğin enerji sistemlerindeki payını 2035 yılına kadar yüzde 35’e çıkarmak. Böyle bir karar alınması, piyasalara çok güçlü bir sinyal verecek: Gelecek elektrikte. Elektrifikasyon hedefinin arkasında çok uzun bir yatırım zinciri var. Türkiye’nin uluslararası temaslarında, Avustralya’yla birlikte ortaya koyduğu bu hedefin giderek daha geniş bir kabul gördüğünü görüyoruz. Antalya’da birçok ülkenin bu konuda taahhüt vermesini sağlayabilirsek, bu yalnızca Türkiye için değil, dünya için de önemli bir kazanım olacak ve Antalya yıllar boyunca hatırlanacak. Dünyada enerji yatırımlarının dağılımına baktığımızda çok önemli bir dönüşüm görüyoruz. Geçmişte yatırımların yüzde 40’ı yenilenebilir enerjiye, yüzde 60’ı fosil kaynaklara giderken, bu yıl tablo tam tersine döndü. Yenilenebilir enerji yatırımları çok hızlı büyüyor. Bunun iklim politikalarından bağımsız olarak teknolojiyle de güçlü bir ilişkisi var. Bu dönüşüm bana umut veriyor; çünkü Antalya’da güçlü bir taahhüt ortaya koyabilirsek, bu yatırımların daha da büyümesinin önünü açabiliriz.” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gıda Üretiminde Hız Ve Verimlilik Yarışı  Haber

Gıda Üretiminde Hız Ve Verimlilik Yarışı 

Küresel gıda işleme makineleri pazarının 2025 yılındaki 64,8 milyar dolarlık büyüklüğünün 2026’da 68,3 milyar dolara, 2030 yılında ise 87,1 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Otomasyon, yüksek üretim kapasitesi, enerji verimliliği ve sürdürülebilir üretim çözümleri sektörün büyümesinde belirleyici olurken, fırıncılık, pastacılık ve şekerleme teknolojilerinin ulaştığı son nokta IBAKTECH 2026’da sergilenecek. Fuarda; saatte 11 bin adede kadar üretim gerçekleştiren hatlardan beş saniyede sekiz dilim kesebilen yerli ultrasonik sistemlere, enerji tüketimini azaltan makinelerden dünyada ilk kez tanıtılacak yeni konseptlere kadar çok sayıda teknoloji yer alacak. Uluslararası Ekmek, Pasta Makineleri, Dondurma, Çikolata ve Teknolojileri Fuarı IBAKTECH, 14-17 Ekim 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde sektör profesyonellerini bir araya getirecek. Bu yıl 15’incisi düzenlenecek fuarda; dondurma ve gelato üretim teknolojileri, çikolata ve şekerleme makineleri, pasta ve kurabiye üretim sistemleri, hamur işleme hatları, endüstriyel fırınlar, soğutma sistemleri ve sürdürülebilir üretim çözümleri sergilenecek. ÜRETİM KAPASİTESİNDE YENİ SINIR: SAATTE 11 BİN ADET IBAKTECH 2026’da sergilenecek yeni nesil makineler, gıda üretiminde hızın yanı sıra standart kaliteyi ve üretim sürekliliğini de artırmayı hedefliyor. Hamurun yapısını koruyan basınçsız kesim teknolojileriyle saatte 11 bin adede kadar üretim yapılabilirken; tam otomasyonlu, servo sistemli ve internet bağlantılı hatlar üretim süreçlerinin uzaktan izlenmesine, bakım ihtiyacının azaltılmasına ve iş gücünün daha verimli kullanılmasına imkân sağlıyor. Fuarda hassas kesim gerektiren ürünlere yönelik teknolojiler de yer alacak. Yerli olarak üretilen titanyum bıçak ve ultrasonik güç kaynağına sahip sistemler, sert ve donuk pastaları formunu bozmadan dilimleyebiliyor. Bu makineler arasında beş saniyede sekiz dilim kesebilen modeller de bulunuyor. DONDURMA VE GELATODA YENİ ÜRETİM MODELLERİ Dondurma ve gelato alanında üretim makinelerinden pastörizatörlere, teşhir vitrinlerinden şok soğutuculara, doğal içerikli premikslerden farklı dondurma türlerine özel karışımlara kadar geniş bir ürün grubu sergilenecek. Kahve ile dondurmayı aynı profesyonel satış konseptinde buluşturan ve dünyada ilk kez sergilenecek yeni bir bar sistemi de IBAKTECH 2026’da tanıtılacak. Gerçek meyve ve doğal içeriklerle hazırlanan gelato premiksleri, daha düşük dozajla istenen kıvamı sağlayarak ürün verimliliğini artıran yerli karışımlar ve farklı kullanım alanlarına yönelik yenilebilir gıda kapları da fuarın dikkat çeken ürünleri arasında bulunacak. ENERJİ VE HAM MADDE TÜKETİMİNİ AZALTAN TEKNOLOJİLER IBAKTECH 2026’da üretim kapasitesinin yanı sıra enerji, ham madde ve iş gücü kullanımını azaltan çözümler de öne çıkacak. Basınçlı havaya ihtiyaç duymadan çalışan şekillendirme makinelerinden mayalanma ve soğutma süreçlerini otomatik olarak yöneten sistemlere kadar birçok teknoloji, üretimin daha düşük kaynak kullanımıyla sürdürülmesine katkı sağlayacak. Endüstriyel pişirme ekipmanlarında geliştirilen hafif tasarımlar ise kullanım alanına bağlı olarak tava ağırlığını yüzde 30 ila 50 oranında azaltırken enerji verimliliğini destekleyecek. Uzun ömürlü ve daha az yağ kullanımına imkân veren kaplama seçenekleri de işletmelerin kaynak tüketimini ve bakım ihtiyacını azaltmasına yardımcı olacak. ÜRETİCİLER DAHA FAZLA ÜRETİRKEN DAHA AZ KAYNAK KULLANMAK İSTİYOR Gıda üretim teknolojilerindeki dönüşümü değerlendiren Messe Stuttgart Turkey Fuarcılık Genel Müdürü Ufuk Altıntop: “Gıda sektöründe rekabet artık yalnızca ürün kalitesi üzerinden ilerlemiyor. Üreticiler daha yüksek kapasiteye ulaşırken enerji, ham madde ve iş gücünü daha verimli kullanmak ve her üretimde aynı kaliteyi korumak istiyor. Otomasyon, dijital takip sistemleri ve enerji verimli makineler bu nedenle yatırım kararlarının merkezine yerleşiyor. IBAKTECH 2026’da sektörün bu ihtiyaçlarına yanıt veren yeni nesil teknolojileri bir araya getireceğiz. Avrasya’nın fırıncılık, pastacılık ve şekerleme sektörlerine yönelik tek global ticaret fuarı olan IBAKTECH’te, üreticilerle uluslararası alıcıları aynı platformda buluşturuyoruz. 2024 yılında 118 ülkeden 92 bin 482 ziyaretçiyi ağırlayan fuarımızda, bu yıl katılımcı ve ziyaretçilerimizle birlikte 150 ülkeden sektör paydaşını İstanbul’da buluşturacağız. Artan talep doğrultusunda fuarımızı bir salon daha büyüterek 7 salon ve 80 bin metrekarelik alana taşıdık. IBAKTECH’te yerli mühendislik gücüyle geliştirilen yüksek kapasiteli sistemleri, enerji verimli çözümleri ve yeni üretim teknolojilerini dünya pazarlarıyla buluşturacağız” açıklamalarında bulundu. MAKİNELER FUARDA ÜRETİME GEÇECEK IBAKTECH 2026, makinelerin yalnızca sergilendiği değil, üretim sırasında deneyimlenebildiği bir buluşma olacak. Dört gün boyunca gerçekleştirilecek canlı uygulama ve workshoplarda gelato, stik dondurma, çikolata, kurabiye, simit, ekmek, pizza, baklava, börek ve mantı üretimi yapılacak. Yerli ve yabancı şeflerin katılacağı uygulamalarda hazırlanan ürünler ziyaretçilerin tadımına sunulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Elektrikli Nissan MICRA, Green NCAP'ten Beş Yıldız Aldı Haber

Yeni Elektrikli Nissan MICRA, Green NCAP'ten Beş Yıldız Aldı

Yeni Nissan MICRA, bağımsız araç değerlendirme kuruluşu Green NCAP’in Sürdürülebilirlik Derecelendirmesi’nde en yüksek derece olan beş yıldızı aldı. MICRA, Enerji Verimliliği’nde 10 üzerinden 9,3, Sera Gazları’nda ise 10 üzerinden tam 10 puan aldı; Green NCAP ayrıca aracın soğuk hava koşullarındaki performansını “İyi” olarak değerlendirdi. 2027 yılında Türkiye'ye gelecek olan tamamen elektrikli yeni Nissan MICRA, bağımsız çevresel değerlendirme programı Green NCAP’in verdiği en yüksek derece olan beş yıldızlı Sürdürülebilirlik Derecesi’ni almaya hak kazandı. Bu derece, MICRA’nın hava kalitesi, enerji verimliliği ve sera gazı emisyonları gibi temel alanlardaki güçlü çevresel performansını teyit ediyor. Green NCAP, pek çok değerlendirmeden farklı olarak aracın üretimden kullanıma, kullanım ömrünün sonundaki geri dönüşüm sürecine kadar tüm yaşam döngüsünü hesaba katıyor. Böylece müşterilere, aracın genel çevresel etkisine ilişkin bağımsız bir ölçüt sunuyor. Yeni MICRA’nın Green NCAP’ten aldığı beş yıldız ne anlama geliyor? Green NCAP’in beş yıldızlı Sürdürülebilirlik Derecesi, çevresel performans açısından programın ulaşılabilecek en üst seviyesini temsil ediyor ve yalnızca kuruluşun “çok iyi elektrikli araçlar” olarak tanımladığı modellere veriliyor. Tamamen elektrikli yeni MICRA, Green NCAP testlerinin tüm başlıklarında güçlü sonuçlar elde etti. Araç, Enerji Verimliliği’nde 10 üzerinden 9,3, Sera Gazları’nda ise 10 üzerinden tam 10 puan aldı. Green NCAP ayrıca aracın soğuk hava performansını “İyi” olarak değerlendirdi. Yeni MICRA’nın kompakt boyutları verimliliğe ve günlük kullanıma nasıl katkı sağlıyor? Eğlenceli, kompakt ve çevik bir elektrikli otomobil olarak tasarlanan yeni MICRA, dört metrenin altındaki uzunluğu ve 1,8 metreyi aşmayan genişliğiyle Avrupa şehirlerinin sokaklarında kolay kullanım sunarken Green NCAP’in ortaya koyduğu üst düzey sürdürülebilirlik performansını da karşılıyor. Müşteriler, pazara göre değişen donanım seçeneklerine bağlı olarak WLTP normlarına göre 317 km’ye kadar menzil sunan 40 kWh ve 416 km’ye kadar menzil sunan 52 kWh batarya versiyonları arasında seçim yapabiliyor. 40 kWh batarya 80 kW’a, 52 kWh batarya ise 100 kW’a kadar DC hızlı şarjı destekliyor. Rejeneratif frenleme ve Nissan’ın e-Pedal teknolojisi de günlük sürüşte verimliliği destekliyor. 100 km’de yalnızca 14,2 kWh enerji tüketen MICRA, verimlilik alanındaki iddiasını bir kez daha ortaya koyuyor. MICRA, Avrupalı müşteriler için nasıl tasarlandı? Özellikle Türkiye’nin de içinde yer aldığı Avrupalı müşteriler düşünülerek geliştirilen altıncı nesil MICRA, bu köklü model adının tamamen elektrikli bir otomobile dönüşümünü temsil ediyor. Kompakt boyutları Avrupa’nın kentsel yaşamına ve dar sokaklarına son derece uygunken, sunduğu menzil ve şarj kabiliyeti müşterilere gerektiğinde şehir dışına da rahatlıkla çıkabilme esnekliği sağlıyor. Dış tasarımı Londra’daki Nissan Design Europe’ta hayata geçirilen model, kendine özgü Nissan kimliğiyle öne çıkıyor. Belirgin çamurluk kavisleri ve karakteristik aydınlatma imzası, otomobile MICRA’nın önceki beş neslinde oluşan kişiliği ileri taşıyan etkileyici bir karakter kazandırıyor. İç mekânda ise Google built-in özellikli NissanConnect ve şarj duraklarını da hesaba katan rota planlama gibi bağlantılı teknolojiler, günlük kullanımı kolaylaştırıyor. Nissan AMIEO Ürün, Marka ve Pazarlama Stratejisi’nden Sorumlu Bölge Başkan Yardımcısı Clíodhna Lyons şunları söyledi: “Yeni MICRA, elektrifikasyon stratejimizin Avrupalı müşterilerin ihtiyaçları etrafında tasarlanmış otomobillere nasıl dönüştüğünü gösteriyor. Green NCAP’ten alınan beş yıldızlı Sürdürülebilirlik Derecesi, müşterilerin MICRA’dan beklediği özgün tasarım, kullanışlı menzil ve günlük kullanım kolaylığının yanı sıra hedeflediğimiz verimliliğin de bağımsız bir kuruluş tarafından tescillenmesi açısından büyük önem taşıyor. “Avrupa’da elektrifiye ürün gamımızı genişletmeye devam ederken, müşterilerimize farklı ihtiyaç ve yaşam tarzlarına uygun olarak yüzde 100 elektrikli modeller ile sınıfının öncüsü e-POWER teknolojisini de içeren hibrit modeller arasında seçim imkânı sunuyoruz. Elektrikli mobiliteye Nissan’ın kendine özgü karakterini taşıyan MICRA, bu portföyün önemli bir parçası.” İttifak, yeni MICRA’ya nasıl destek sağlıyor? Renault ile iş birliği içinde geliştirilen yeni MICRA, Nissan’ın Renault-Nissan-Mitsubishi İttifakı’nın ölçek avantajından yararlanarak Avrupa için verimli bir şekilde elektrikli araç geliştirirken kendine özgü kimliğini nasıl koruduğunu gözler önüne seriyor. Bu yaklaşım, günümüz tüketicilerinin sürekli değişen ihtiyaçlarına yanıt vermek için iş birliklerinden yararlanarak araçları pazara daha hızlı sunmayı öngören Nissan gelecek vizyonunun temel unsurlarından birini oluşturuyor. Sıkça Sorulan Sorular S: Yeni Nissan MICRA, Green NCAP’ten hangi dereceyi aldı? C: Tamamen elektrikli yeni Nissan MICRA; %94’lük genel puanın yanı sıra Temiz Hava’da 10 üzerinden 9,1, Enerji Verimliliği’nde 10 üzerinden 9,3 ve Sera Gazları’nda 10 üzerinden 10 puan alarak Green NCAP’in en yüksek derecesi olan beş yıldızlı Sürdürülebilirlik Derecesi’ni elde etti. S: Beş yıldızlı Green NCAP Sürdürülebilirlik Derecesi nedir? C: Beş yıldız, Green NCAP’in verdiği en yüksek Sürdürülebilirlik Derecesi olup kuruluşun web sitesinde “genel olarak mükemmel performans” şeklinde tanımlanıyor. Green NCAP metodolojisi, araçların çevresel performansını Temiz Hava, Enerji Verimliliği ve Sera Gazları başlıkları altında, aracın yaşam döngüsü boyunca ortaya çıkan çevresel etkileri de hesaba katarak değerlendiriyor. S: Yeni Nissan MICRA’nın menzili ne kadar? C: Yeni Nissan MICRA, donanıma bağlı olarak WLTP normlarına göre 317 km’ye kadar menzil sunan 40 kWh ve 416 km’ye kadar menzil sunan 52 kWh olmak üzere iki batarya seçeneğiyle sunuluyor. Bu iki seçenek, müşterilerin sürüş ihtiyaçlarına en uygun menzil ve batarya kapasitesi kombinasyonunu belirlemesine olanak tanıyor. S: Yeni Nissan MICRA nerede tasarlanıp üretiliyor? C: Avrupalı müşteriler için geliştirilen yeni MICRA’nın dış tasarımı, Londra’daki Nissan Design Europe’ta hayata geçirildi. Model, AmpR Small elektrikli araç platformu üzerinde, Fransa’nın Douai kentindeki Ampere ElectriCity tesisinde üretiliyor. S: Renault-Nissan-Mitsubishi İttifakı, yeni Nissan MICRA’nın geliştirilmesinde nasıl bir rol oynadı? C: Yeni MICRA, Renault-Nissan-Mitsubishi İttifakı bünyesinde, ortak elektrikli araç uzmanlığı ve Ampere’in AmpR Small elektrikli araç platformu kullanılarak geliştirildi. Nissan, İttifak’ın sağladığı bu imkânları Nissan Design Europe imzalı özgün bir dış tasarımla birleştirdi. Bu yaklaşım, ortak araç geliştirme ve üretim süreçlerinin Nissan’ın kendine özgü kimliğini korurken verimliliği nasıl desteklediğini gösteriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İklim Değişikliği Binalarda Tasarım Kriterlerini Değiştiriyor Haber

İklim Değişikliği Binalarda Tasarım Kriterlerini Değiştiriyor

Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi (JRC)’nin 2026 tarihli araştırması, dünya genelinde 48 milyon kişinin termal konfor sağlamak için yüksek enerji gereksinimi olan bölgelerde yaşadığını ve bu rakamın 2100 yılına kadar iki ile üç kat artabileceğini ortaya koyuyor. İklimlendirme sektörünün lider markalarından Form Şirketler Grubu’nun Yönetim Kurulu Başkanı Tunç Korun, yükselen sıcaklıklar nedeniyle projelerdeki kapasite ve sistem tercihlerinin, değişen iklim şartları göz önünde bulundurularak yeniden değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yapıyor. İklim değişikliğinin etkisiyle binaların ısıtma ve soğutma gereksinimleri farklılık gösteriyor. Bu durum, iklimlendirme sistemlerinin tasarım sürecinde baz alınan kriterlerin güncellenmesini zorunlu kılıyor. Dünya genelinde 2 milyardan fazla binayı inceleyen JRC araştırması; yapının yaşı, mimari yapısı, yerel iklim koşulları ve ısıtma-soğutma sistemlerinin verimliliği gibi pek çok faktörün termal konfor için harcanan enerjiyi etkilediğini kanıtlıyor. Sektörün öncü isimlerinden Form, 60 yılı aşan mühendislik tecrübesiyle, projenin başlangıcından itibaren kullanım amacını, ısı yükünü, güncel iklim koşullarını ve uzun dönemli işletme ihtiyaçlarını analiz ederek sistemlerin değişen şartlara uyumlu şekilde tasarlanmasına katkı sağlıyor. İklimlendirme projelerinde geçmişe dönük verilerin tek başına yeterli olmayacağını ifade eden Form Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tunç Korun, değişen dış hava şartlarında sistem performansının tasarım hesaplamalarına mutlaka dahil edilmesi gerektiğini belirtiyor. Geleceğin Isı Yükleri Bugünden Hesaplanıyor Form Şirketler Grubu’nun benimsediği mühendislik yaklaşımında, sistem kapasitesi sadece alan büyüklüğüne dayalı standart bir hesaplama olarak görülmüyor. Metrekare ve ısı yükünün yanı sıra; yapının güneş alma açısı, cam yüzey oranları, kullanım yoğunluğu, iç ortamdaki ısı yayan ekipmanlar ve çalışma saatleri gibi değişkenler iklimlendirme ihtiyacını doğrudan etkiliyor. Bu verilerin proje aşamasında partnerlerle birlikte doğru analiz edilmesi, hatalı kapasite seçimlerinin önüne geçerken enerji tüketimi, konfor ve sistem ömrü açısından kritik önem taşıyor. Form Şirketler Grubu, yeni projelerde sistemlerin bu parametreler ışığında kurgulanmasını, mevcut yapılarda ise güncel kullanım ve iklim koşullarına göre ihtiyaçların yeniden belirlenmesini mühendislik sürecinin merkezine koyuyor. Mühendislik Perspektifi İklimlendirmeyi Dönüştürüyor Form Şirketler Grubu çatısı altında hizmet veren Form MHI Klima Sistemleri ve Form Endüstri Ürünleri, farklı yapı tipleri ve kapasite taleplerinde grubun mühendislik gücünü projeye yansıtıyor. Form MHI Klima Sistemleri; VRF, split, multi split, profesyonel klima çözümleri ve ısı pompalarıyla konut ve ticari alanların iklimlendirilmesi üzerine odaklanıyor. Özellikle ticari projelerde alan ölçümü, ısı yükü ve kullanım alışkanlıklarının birlikte değerlendirilmesi, doğru sistem kurgusunun oluşturulmasında kilit rol oynuyor. Form Endüstri Ürünleri ise ticari ve endüstriyel merkezi sistemler alanında; soğutma grupları ve ısı pompalarından klima santrallerine, fancoillerden ısı geri kazanım cihazlarına, soğutma kulelerinden rooftop paket klima sistemlerine kadar geniş çözümler sunuyor. Otel, hastane ve üretim tesisleri gibi farklı gereksinimleri olan projelerde sistemler; iç hava kalitesi, enerji verimliliği, kesintisiz çalışma ve bölgesel yükler dikkate alınarak kişiselleştiriliyor. Böylece aynı mühendislik disiplini, konut ölçeğinden dev merkezi sistemlere kadar yapının karakteristik özelliklerine göre optimize ediliyor. “İklimlendirme Sistemleri Geleceğin Koşullarına Göre Tasarlanmalı” İklim değişikliğinin mühendislik üzerindeki etkilerini değerlendiren Form Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tunç Korun, “İklim şartları dönüştükçe binaların ısıtma ve soğutma ihtiyaçları da evriliyor. Uzayan sıcak mevsimler ve değişen soğutma yükleri, sistemlerin eski kabullerle tasarlanmasını imkansız hale getiriyor. Bu sebeple doğru kapasiteyi belirlemek için yapının konumu, kullanım şekli, ısı yükleri ve güncel sıcaklık değerlerini bir bütün olarak ele almak zorundayız. İklim dayanıklılığı, kurulumdan önce tasarım aşamasında planlanmalı ve gelecekteki yük değişimleri hesaplamalara dahil edilmelidir. Form Şirketler Grubu olarak 60 yılı aşan birikimimizle, sistemlerin sadece bugünkü konfora değil, uzun vadeli koşullara göre tasarlanmasını önemsiyoruz. Form MHI Klima Sistemleri ve Form Endüstri Ürünleri ile farklı ölçeklerde edindiğimiz uygulama deneyimi bu yaklaşımımızı pekiştiriyor. Önümüzdeki süreçte sektörün temel gündeminin, değişen iklimde konfor ve enerji verimliliğini eş zamanlı sunabilen sistemler geliştirmek olacağını öngörüyoruz.” dedi. Form Şirketler Grubu Hakkında 1965 yılında temelleri atılan Form Şirketler Grubu, bünyesindeki 6 bağımsız şirketle merkezi, bireysel ve endüstriyel iklimlendirme alanlarında yaşam kalitesini artıran ürünlerin üretimi, satışı ve satış sonrası desteğini yürütmektedir. Rezidans, otel, okul, hastane, fabrika ve AVM gibi her türlü yapı için çözüm ortaklığı sunan grup, merkez ofisi Maslak İstanbul'da olmak üzere; Ankara, Antalya, Adana, İzmir ve Bursa'daki bölge müdürlükleri ile faaliyet göstermektedir. Merkezi klima sistemleri, VRF, split ve multi split cihazlar tedarik eden grup; aynı zamanda klima santralleri, su soğutma kuleleri, fancoiller, ısı pompaları ve lisans anlaşmasıyla Lennox marka paket klimaların yanı sıra günışığı aydınlatma, doğal havalandırma-duman tahliye ve evaporatif soğutucular üretmektedir. Detaylı bilgi için www.formgroup.com adresi ziyaret edilebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Trabzon iklim ve enerji ağında Haber

Trabzon iklim ve enerji ağında

Trabzon Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir şehircilik ve iklim değişikliğiyle mücadele hedefleri kapsamında uluslararası düzeyde kritik bir adım attı. Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç'in imzasıyla Belediye Başkanları Küresel İklim ve Enerji Sözleşmesi'ne katılım sağlayan belediye, başvurunun onaylanmasıyla birlikte 27 ülkeyi kapsayan ve 10 bin 780'den fazla yerel yönetimin bulunduğu küresel iklim ve enerji ağına katıldı. TRABZON (İGFA) - Enerji verimliliği, iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir kentleşme konularındaki faaliyetlerini kararlılıkla sürdüren Trabzon Büyükşehir Belediyesi, bu alandaki çalışmalarına hız verdi. Daha önce hayata geçirilen Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı (SECAP) çerçevesinde hareket eden belediye, mevcut planın güncellenmesi sürecini de yürütüyor. Bu süreçte Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç tarafından Belediye Başkanları Küresel İklim ve Enerji Sözleşmesi (CoM) imzalanarak resmi üyelik başvurusu yapıldı. Başvurunun kabul edilmesiyle beraber Trabzon Büyükşehir Belediyesi, enerji ve iklimle ilgili çalışmalar yürüten dünyanın en prestijli yerel yönetim ağlarından birine dahil oldu. İKLİM HEDEFLERİNE ULUSLARARASI TAAHHÜT CoM üyeliği ile birlikte Trabzon Büyükşehir Belediyesi, küresel ısınmanın 1,5 derece ile sınırlandırılması yönündeki ortak hedefe destek vererek iklim eylemlerini uluslararası boyutta güçlendirme sözü verdi. Bu doğrultuda; sera gazı salımlarının düşürülmesi, enerji verimliliğinin artırılması, yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaştırılması ve iklim değişikliğine karşı uyum kapasitesinin yükseltilmesi planlanıyor. Büyükşehir Belediyesi; planlama, uygulama, izleme ve raporlama aşamalarını uluslararası standartlara taşıyarak daha etkin hale getirecek. Ayrıca karbon emisyonlarının azaltılması, kentin iklim krizine karşı direncinin artırılması, doğal kaynakların korunması ve çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması için yeni projeler ve politikalar geliştirilecek. DAHA DİRENÇLİ VE YAŞANABİLİR BİR TRABZON Trabzon Büyükşehir Belediyesi, CoM üyeliğinin sağladığı avantajlarla uluslararası bilgi paylaşımından, iş birliklerinden ve başarılı yerel örneklere erişimden maksimum düzeyde faydalanmayı amaçlıyor. Sürdürülebilir kalkınma prensipleriyle yürütülecek çalışmalar sayesinde, enerji kaynaklarının optimizasyonu sağlanarak çevresel etkiler minimize edilecek ve Trabzon'un iklim krizine karşı çok daha dayanıklı bir şehir olması hedeflenecek. Sürdürülebilir kentleşme ve iklim değişikliğiyle mücadele odaklı çalışmalarını önümüzdeki süreçte de artırmayı planlayan Büyükşehir Belediyesi, hayata geçireceği projelerle çevre dostu, sağlıklı ve dirençli bir Trabzon inşa ederek, gelecek kuşaklara daha yaşanabilir bir şehir miras bırakmayı hedefliyor.

Yeni IONIQ 6 Türkiye’de Haber

Yeni IONIQ 6 Türkiye’de

Hyundai Motor Türkiye, artırılmış konfor donanımları ve yeni devreye alınan Bluelink hizmetiyle güncellenen tamamen elektrikli IONIQ 6 modelini Türkiye pazarında satışa sunuyor. Advance ve Progressive olmak üzere iki farklı donanım seçeneğiyle gelen Yeni IONIQ 6, sırasıyla birleşik 521 km (63 kWh) ve 680 km (84 kWh) menzil kapasitesi sağlıyor. Elektrikli mobilite alanındaki yatırımlarını ve ürün gamını genişletmeyi sürdüren Hyundai Motor Türkiye, dünya genelinde yoğun ilgi gören tamamen elektrikli IONIQ 6'yı, kapsamlı teknolojik yenilikler ve tasarım güncellemeleriyle Türkiye'deki otomobil tutkunlarının beğenisine sunuyor. Yüksek menzil değerleri, düşük enerji tüketimi, şık aerodinamik yapısı ve ileri sürüş teknolojileriyle dikkat çeken IONIQ 6, makyajlı versiyonunda hem görsel hem de teknik anlamda önemli iyileştirmeler sunuyor. Hyundai’nin “Pure Flow, Refined” tasarım anlayışıyla geliştirilen model, daha sade, modern ve premium bir karaktere bürünürken, aerodinamik performansını da bir üst seviyeye taşıyor. Yeni IONIQ 6'nın geliştirme sürecinde yalnızca dış görünüme değil; aynı zamanda bağlantı özelliklerine, dijital kullanıcı deneyimine, sürüş konforuna ve güvenlik sistemlerine odaklanıldı. Bu sayede yeni model, elektrikli araç kullanıcılarının güncel beklentilerine daha etkili çözümler sunacak şekilde optimize edildi. Daha rafine ve daha aerodinamik tasarım Yeni IONIQ 6, ilk serinin karakteristik ve akışkan hatlarını korurken, çok daha güncel detaylarla yeniden yorumlandı. Ön tarafta yer alan ince LED gündüz farları ve tamponla bütünleşmiş gizli ana farlar, araca daha geniş ve dinamik bir ifade katıyor. Yenilenen ön tampon, hava akışını optimize ederek sürtünmeyi minimuma indiriyor. İlk nesliyle aerodinamik başarısını kanıtlayan IONIQ 6, güncellenen versiyonunda 0,21 Cd’lik sürtünme katsayısıyla iddialı konumunu sürdürüyor. Yan profildeki akıcı omuz hattı, coupe tarzı tavan çizgisi ve uzun dingil mesafesi korunurken; gövdedeki zarif detaylar aracın daha sade ve premium görünmesini sağlıyor. Arka bölümde ise: Yeniden tasarlanan arka tampon, sadeleştirilmiş arka spoiler, Parametrik Pixel LED aydınlatmalar ve güncellenen difüzör sayesinde hava akışı iyileştirilerek hem aerodinamik verimlilik hem de estetik artırıldı. Hyundai mühendisleri, gövde üzerindeki hava akışını optimize ederek yüksek hızlarda daha stabil bir sürüş ve daha düşük enerji tüketimi sağladı. Kullanıcı geri bildirimleri doğrultusunda tamamen yenilenen iç mekân ise konforu ön plana çıkarıyor. Sürücü odaklı kokpit yapısı korunurken; Yenilenen tasarımlı direksiyon simidi, geliştirilmiş kapı içi malzemeleri, yeniden organize edilen orta konsol ve daha ergonomik kullanım alanları günlük konforu en üst seviyeye taşıyor. Sürücüye net bir görüntü ve pratik kontrol imkânı sunan iki adet 12,3 inçlik yüksek çözünürlüklü dijital gösterge ve bilgi-eğlence ekranı dikkat çekiyor. Kablosuz Apple CarPlay ve Android Auto desteği ile akıllı telefon entegrasyonu kolaylaştırılırken, orta konsoldaki USB-C bağlantıları daha hızlı şarj ve çoklu cihaz kullanımı imkânı tanıyor. Elektrikli platformun sağladığı düz zemin, hem arka hem de ön yolcular için oldukça ferah ve geniş bir iç yaşam alanı sunuyor. Elektrikli sürüşte yüksek verimlilik Yeni IONIQ 6’nın Advance ve Progressive donanım paketleri, sırasıyla 125 kW ve 160 kW maksimum güç ile 350 Nm maksimum tork üreterek hem uzun yollarda hem de şehir içi trafikte dengeli bir performans sergiliyor. Maksimum 185 km/s hıza ulaşabilen IONIQ 6, 0’dan 100 km/s hıza Advance paketle 8,3 saniyede, Progressive paketle ise 7,4 saniyede çıkarak segmentindeki verimliliğini kanıtlıyor. Advance versiyonunda 63 kWh, Progressive versiyonunda ise 84 kWh kapasiteli NMC pil teknolojisine sahip bataryalar kullanılıyor. Bu teknoloji sayesinde yüksek verimlilik ve performansın yanı sıra hızlı şarj imkânı da sunuluyor. Hyundai’nin E-GMP mimarisi üzerine inşa edilen Yeni IONIQ 6, verimli elektrik motorları ve gelişmiş batarya sistemleriyle öne çıkıyor. 800 Volt mimarisi sayesinde araç, ultra hızlı DC şarj istasyonlarında bataryasını yaklaşık 18 dakikada yüzde 10’dan yüzde 80 seviyesine ulaştırabiliyor. Özellikle soğuk hava koşullarında şarj performansını optimize eden batarya ön koşullandırma sistemi ve sürüş şartlarına göre batarya kullanımını analiz eden yeni enerji yönetim sistemi maksimum verimlilik sağlıyor. Sürüş esnasında kinetik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştüren rejeneratif frenleme sistemi, menzilin artmasına yardımcı oluyor. Sürücüler, direksiyon arkasındaki kulakçıklar vasıtasıyla bu sistemin seviyesini manuel olarak ayarlayabiliyor. Akıllı i-Pedal sistemi ise tek pedalla sürüş konforunu destekleyerek özellikle şehir içi kullanımları kolaylaştırıyor. Gelişmiş bağlantı teknolojileri Yeni IONIQ 6, sadece elektrikli bir otomobil değil, Bluelink hizmetiyle sürekli güncellenebilen akıllı bir mobilite platformu olarak tasarlandı. Modelin sunduğu bağlantı çözümleri arasında şunlar yer alıyor: Kablosuz Yazılım Güncellemesi (OTA), Hyundai Dijital Anahtar 2, akıllı telefonla araç erişimi, dijital anahtar paylaşımı, uzaktan araç kontrolü, bulut tabanlı navigasyon, gerçek zamanlı rota optimizasyonu ve şarj istasyonu planlaması. Araç, rota planlaması yaparken batarya durumunu analiz ederek kullanıcıya en uygun şarj noktalarını otomatik olarak öneriyor. Araçtan cihaza enerji aktarımı Yeni IONIQ 6, Hyundai’nin yenilikçi Vehicle-to-Load (V2L) teknolojisini sunmaya devam ediyor. Bu sistem aracılığıyla yüksek kapasiteli batarya; Dizüstü bilgisayar, elektrikli bisiklet, kamp ekipmanları, kahve makinesi ve çeşitli küçük ev aletleri gibi birçok elektronik cihaz için taşınabilir bir güç kaynağına dönüşüyor. Hyundai SmartSense güvenlik teknolojileri Yeni IONIQ 6, Hyundai’nin en güncel aktif güvenlik donanımlarını bünyesinde topluyor. Sürüş Destek Sistemleri Adaptif Hız Sabitleyici, Akıllı Hız Limiti Asistanı, Şerit Takip Asistanı ve Şerit Hizalama Asistanı Çarpışma Önleme Sistemleri Ön Çarpışma Önleme Asistanı, Kör Nokta Çarpışma Önleme Asistanı, Arka Çapraz Trafik Çarpışma Önleme Asistanı ve Güvenli Çıkış Asistanı Park Destek Sistemleri Kör Nokta Görüntü Monitörü, Çevre Görüş Monitörü, Akıllı Park Yardım Asistanı ve ön, arka ile yan park çarpışma önleme asistanı Bu kapsamlı güvenlik sistemleri, sürüş güvenliğini en üst düzeye çıkarırken şehir içi ve uzun yolculuklarda sürücü üzerindeki baskıyı belirgin şekilde azaltıyor. Yeni IONIQ 6 öne çıkan teknik özellikleri Hyundai E-GMP platformu, 800 Volt elektrik mimarisi, ultra hızlı DC şarj (yaklaşık %10-80 / 18 dakika), yüksek verimli uzun menzil bataryası, optimize edilmiş aerodinamik gövde yapısı, Parametric Pixel LED aydınlatmalar, çift 12,3 inç dijital panel, kablosuz Android Auto ve Apple CarPlay, OTA yazılım güncellemeleri, Hyundai Dijital Anahtar 2, V2L (Vehicle-to-Load), i-Pedal tek pedallı sürüş sistemi, akıllı rejeneratif frenleme ve gelişmiş Hyundai SmartSense güvenlik paketi Aerodinamik çizgileri, yüksek enerji verimliliği, ileri dijital çözümleri ve kapsamlı güvenlik donanımlarıyla Yeni Hyundai IONIQ 6, elektrikli mobilitede yeni standartlar belirlemeye devam ediyor. Sunduğu günlük konfor, uzun yol verimliliği ve geleceğin mobilite vizyonuyla Yeni IONIQ 6, Hyundai’nin elektrifikasyon stratejisinin en güçlü temsilcileri arasında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ordu’da 404 binada cephe yenileme Haber

Ordu’da 404 binada cephe yenileme

Ordu Büyükşehir Belediyesi, kent estetiğini güçlendiren cephe yenileme çalışmalarını yeni etapla Akkuş, Gölköy ve Ünye’ye taşıyor. Daha önce 6 ilçede tamamlanan çalışmaların ardından 3 ilçede toplam 404 bina modern ve estetik bir görünüme kavuşacak. ORDU (İGFA) - Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in öncülüğünde hayata geçirilen kent estetiği çalışmaları Ordu’nun dört bir yanında yaygınlaşmaya devam ediyor. Altyapı ve üstyapı yatırımlarının yanı sıra şehirlerin görsel kimliğini güçlendiren cephe yenileme projelerine büyük önem veren Büyükşehir Belediyesi, yeni etapta Akkuş, Gölköy ve Ünye ilçe merkezlerinde kapsamlı dış cephe iyileştirme çalışmalarını başlatıyor. İhaleleri tamamlanan ve sözleşmeleri imzalanan projelerin kısa süre içerisinde başlaması planlanırken, üç ilçede toplam 404 bina modern, düzenli ve estetik bir görünüme kavuşacak. Çalışmalarla ilçe merkezlerinde görsel bütünlük sağlanırken kent kimliği de güçlendirilecek. 6 İLÇEDE ESTETİK DÖNÜŞÜM TAMAMLANDI Ordu Büyükşehir Belediyesi, Başkan Dr. Mehmet Hilmi Güler’in göreve gelmesinin ardından kent estetiğini ön plana çıkaran cephe yenileme projelerini etap etap hayata geçirdi. Bugüne kadar Altınordu, Ulubey, Gürgentepe, Perşembe, Kumru ve Kabadüz Çambaşı Yaylası’nda gerçekleştirilen çalışmalarla yüzlerce yapı modern bir görünüme kavuşurken, ilçe merkezleri daha düzenli ve estetik bir şehir dokusuna ulaştı. YENİ ETAP AKKUŞ, GÖLKÖY VE ÜNYE’DE Kent estetiği projelerinin yeni durağı ise Akkuş, Gölköy ve Ünye olacak. Yeni etap kapsamında Ünye’de 44, Gölköy’de etaplar halinde 236, Akkuş ilçe merkezinde ise 124 binanın dış cephesi yenilenecek. Böylece üç ilçede toplam 404 bina kapsamlı bir dönüşümden geçirilerek modern bir görünüm kazanacak. HEM ESTETİK HEM DE DAHA SAĞLIKLI YAPILAR Çalışmalar kapsamında ihtiyaç duyulan binalarda mantolama uygulamaları yapılarak enerji verimliliği artırılacak. Ardından dış cephe boya uygulamalarıyla yapılar estetik bir görünüme kavuşturulacak. Bunun yanı sıra yapı cephelerinde söve ve kat silmeleri monte edilecek, pencere denizlikleri, harpuştalar ve balkon korkuluklarında gerekli bakım ve onarım çalışmaları gerçekleştirilecek. Ticari işletmelerde görüntü kirliliğini önlemek amacıyla standart tabela ve tente uygulamaları yapılacak. Yağmur iniş boruları ile oluklar yenilenirken, çanak antenler de çatılarda merkezi sistemde toplanarak daha düzenli bir şehir silueti oluşturulacak.

GİRESUN 2. OSB’DE YEŞİL SANAYİ ADIMI Haber

GİRESUN 2. OSB’DE YEŞİL SANAYİ ADIMI

GİRESUN 2. OSB’DE YEŞİL SANAYİ ADIMI Giresun 2. Organize Sanayi Bölgesi, TSE denetimlerini başarıyla tamamlayarak ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi Belgesi aldı. OSB Müdürü Mete Bahadır Yılmaz, belgenin Yeşil OSB hedefleri doğrultusunda önemli bir adım olduğunu belirterek çevreye duyarlı, sürdürülebilir ve rekabet gücü yüksek sanayi altyapısı için çalışmaların süreceğini açıkladı. TSE DENETİMLERİ TAMAMLANDI, ISO 14001 BELGESİ ALINDI Giresun 2. Organize Sanayi Bölgesi, sürdürülebilir çevre yönetimi kapsamında yürüttüğü çalışmaların ardından ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi Belgesi almaya hak kazandı. Türk Standardları Enstitüsü tarafından yapılan denetimlerden başarıyla geçen Giresun 2. OSB, çevresel etkilerin yönetimi, kaynak kullanımının kontrolü, atık süreçlerinin izlenmesi ve çevre mevzuatına uyum başlıklarında kurumsal çevre yönetimi standardını belgelendirdi. YILMAZ: YEŞİL OSB HEDEFLERİMİZ İÇİN ÖNEMLİ BİR ADIM Giresun 2. OSB Müdürü Mete Bahadır Yılmaz, alınan belgenin bölge sanayisi açısından yalnızca teknik bir sertifika değil, aynı zamanda çevre odaklı üretim anlayışının kurumsal karşılığı olduğunu vurguladı. Yılmaz, Giresun 2. OSB’nin Yeşil OSB hedefleri doğrultusunda ilerlediğini belirterek, belgenin bölgeye, sanayicilere ve Giresun’a hayırlı olmasını diledi. “Çevreye duyarlı, sürdürülebilir ve rekabet gücü yüksek bir sanayi altyapısı oluşturma hedefiyle çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz” diyen Yılmaz, çevre yönetiminin OSB’nin gelecek vizyonunda temel başlıklardan biri olduğunu ifade etti. ÇEVRESEL ETKİLER DENETİM ALTINA ALINIYOR Giresun 2. OSB’de üretim faaliyetleri, sanayi bölgelerinin doğal çevresel risk başlıkları arasında yer alan atık su, üretim atıkları, enerji tüketimi, emisyon, lojistik hareketlilik ve kaynak kullanımı açısından izlenmesi gereken bir yapı oluşturuyor. OSB’nin ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi Belgesi alması, bu etkilerin yok sayılmadığını; çevre yönetiminin ölçülebilir, denetlenebilir ve sürekli iyileştirmeye açık bir sistemle yürütüldüğünü ortaya koyuyor. Belge, Giresun 2. OSB’nin Yeşil OSB hedefi doğrultusunda çevresel riskleri azaltma ve üretim altyapısını daha sürdürülebilir hale getirme taahhüdünü güçlendiriyor. 2012’DE KURULDU, ÜRETİMDE GÜÇLÜ BİR SANAYİ ALANINA DÖNÜŞTÜ Giresun 2. Organize Sanayi Bölgesi, 25 Nisan 2012’de kuruluş protokolünün onaylanmasıyla tüzel kişilik kazandı. Bulancak ilçesi Pazarsuyu mevkiinde kurulan OSB, zaman içinde Giresun sanayisinin önemli üretim alanlarından biri haline geldi. Bölgede 42 firmaya 47 parsel tahsisi yapıldı. Tahsis edilecek boş parsel kalmayan OSB’de 35 fabrika faal olarak üretim yapıyor. Ayrıca bazı parsellerde inşaat ve proje çalışmaları devam ediyor. FINDIKTAN TEKSTİLE, MAKİNEDEN SAVUNMA SANAYİNE ÜRETİM Giresun 2. OSB’de gıda, fındık, tekstil, makine, savunma sanayi, metal, mobilya ve enerji alanlarında faaliyet gösteren firmalar bulunuyor. Bu yapı, bölgenin yalnızca yerel üretim kapasitesini değil, Giresun’un ihracat ve sanayi potansiyelini de güçlendiriyor. OSB’de faaliyet gösteren bazı firmaların Türkiye’nin büyük sanayi kuruluşları arasında yer alması, bölgenin üretim gücünün ulusal ölçekte karşılık bulduğunu gösteriyor. İSTİHDAM HEDEFİ 6 BİN KİŞİ Giresun 2. OSB’de daha önce açıklanan verilere göre yaklaşık 2 bin 700 kişi istihdam ediliyordu. Yeni yatırımların tamamlanmasıyla bu sayının 6 bin kişiye ulaşması hedefleniyor. Faal fabrika sayısının artması, boş parsel kalmaması ve yeni yatırımların devreye girmesi, Giresun 2. OSB’nin kent ekonomisi açısından istihdam ve üretim merkezi olma niteliğini güçlendiriyor. ISO 14001 NE ANLAMA GELİYOR? ISO 14001, kurumların çevresel etkilerini sistemli biçimde yönetmesini sağlayan uluslararası çevre yönetim standardı olarak uygulanıyor. Bu belge; atık yönetimi, enerji ve kaynak verimliliği, çevre mevzuatına uyum, kirliliğin azaltılması ve sürekli iyileştirme süreçlerini kapsıyor. Giresun 2. OSB’nin bu belgeyi alması, bölgede çevre yönetiminin kurumsal bir sistemle yürütüldüğünü ve Yeşil OSB hedefleri için önemli bir eşik geçildiğini ortaya koyuyor. SANAYİDE REKABETİN YENİ BAŞLIĞI: ÇEVRE VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK Türkiye’de sanayi bölgeleri için çevre yönetimi artık yalnızca mevzuat yükümlülüğü değil, rekabet gücünü belirleyen temel başlıklardan biri haline geldi. Yeşil üretim, enerji verimliliği, kaynakların kontrollü kullanımı ve çevresel risklerin azaltılması, OSB’lerin hem ulusal hem uluslararası pazarlardaki konumunu doğrudan etkiliyor. Giresun 2. OSB’nin ISO 14001 belgesi alması, bölgenin üretim kapasitesini çevre yönetimiyle birlikte geliştirme iradesini ortaya koyarken, Giresun sanayisinin sürdürülebilir büyüme hedefleri açısından da yeni bir aşamaya işaret ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.