Hava Durumu

#Enerji Verimliliği

giresunsonhaber - Enerji Verimliliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Verimliliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İklim Değişikliği Binalarda Tasarım Kriterlerini Değiştiriyor Haber

İklim Değişikliği Binalarda Tasarım Kriterlerini Değiştiriyor

Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi (JRC)’nin 2026 tarihli araştırması, dünya genelinde 48 milyon kişinin termal konfor sağlamak için yüksek enerji gereksinimi olan bölgelerde yaşadığını ve bu rakamın 2100 yılına kadar iki ile üç kat artabileceğini ortaya koyuyor. İklimlendirme sektörünün lider markalarından Form Şirketler Grubu’nun Yönetim Kurulu Başkanı Tunç Korun, yükselen sıcaklıklar nedeniyle projelerdeki kapasite ve sistem tercihlerinin, değişen iklim şartları göz önünde bulundurularak yeniden değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yapıyor. İklim değişikliğinin etkisiyle binaların ısıtma ve soğutma gereksinimleri farklılık gösteriyor. Bu durum, iklimlendirme sistemlerinin tasarım sürecinde baz alınan kriterlerin güncellenmesini zorunlu kılıyor. Dünya genelinde 2 milyardan fazla binayı inceleyen JRC araştırması; yapının yaşı, mimari yapısı, yerel iklim koşulları ve ısıtma-soğutma sistemlerinin verimliliği gibi pek çok faktörün termal konfor için harcanan enerjiyi etkilediğini kanıtlıyor. Sektörün öncü isimlerinden Form, 60 yılı aşan mühendislik tecrübesiyle, projenin başlangıcından itibaren kullanım amacını, ısı yükünü, güncel iklim koşullarını ve uzun dönemli işletme ihtiyaçlarını analiz ederek sistemlerin değişen şartlara uyumlu şekilde tasarlanmasına katkı sağlıyor. İklimlendirme projelerinde geçmişe dönük verilerin tek başına yeterli olmayacağını ifade eden Form Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tunç Korun, değişen dış hava şartlarında sistem performansının tasarım hesaplamalarına mutlaka dahil edilmesi gerektiğini belirtiyor. Geleceğin Isı Yükleri Bugünden Hesaplanıyor Form Şirketler Grubu’nun benimsediği mühendislik yaklaşımında, sistem kapasitesi sadece alan büyüklüğüne dayalı standart bir hesaplama olarak görülmüyor. Metrekare ve ısı yükünün yanı sıra; yapının güneş alma açısı, cam yüzey oranları, kullanım yoğunluğu, iç ortamdaki ısı yayan ekipmanlar ve çalışma saatleri gibi değişkenler iklimlendirme ihtiyacını doğrudan etkiliyor. Bu verilerin proje aşamasında partnerlerle birlikte doğru analiz edilmesi, hatalı kapasite seçimlerinin önüne geçerken enerji tüketimi, konfor ve sistem ömrü açısından kritik önem taşıyor. Form Şirketler Grubu, yeni projelerde sistemlerin bu parametreler ışığında kurgulanmasını, mevcut yapılarda ise güncel kullanım ve iklim koşullarına göre ihtiyaçların yeniden belirlenmesini mühendislik sürecinin merkezine koyuyor. Mühendislik Perspektifi İklimlendirmeyi Dönüştürüyor Form Şirketler Grubu çatısı altında hizmet veren Form MHI Klima Sistemleri ve Form Endüstri Ürünleri, farklı yapı tipleri ve kapasite taleplerinde grubun mühendislik gücünü projeye yansıtıyor. Form MHI Klima Sistemleri; VRF, split, multi split, profesyonel klima çözümleri ve ısı pompalarıyla konut ve ticari alanların iklimlendirilmesi üzerine odaklanıyor. Özellikle ticari projelerde alan ölçümü, ısı yükü ve kullanım alışkanlıklarının birlikte değerlendirilmesi, doğru sistem kurgusunun oluşturulmasında kilit rol oynuyor. Form Endüstri Ürünleri ise ticari ve endüstriyel merkezi sistemler alanında; soğutma grupları ve ısı pompalarından klima santrallerine, fancoillerden ısı geri kazanım cihazlarına, soğutma kulelerinden rooftop paket klima sistemlerine kadar geniş çözümler sunuyor. Otel, hastane ve üretim tesisleri gibi farklı gereksinimleri olan projelerde sistemler; iç hava kalitesi, enerji verimliliği, kesintisiz çalışma ve bölgesel yükler dikkate alınarak kişiselleştiriliyor. Böylece aynı mühendislik disiplini, konut ölçeğinden dev merkezi sistemlere kadar yapının karakteristik özelliklerine göre optimize ediliyor. “İklimlendirme Sistemleri Geleceğin Koşullarına Göre Tasarlanmalı” İklim değişikliğinin mühendislik üzerindeki etkilerini değerlendiren Form Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tunç Korun, “İklim şartları dönüştükçe binaların ısıtma ve soğutma ihtiyaçları da evriliyor. Uzayan sıcak mevsimler ve değişen soğutma yükleri, sistemlerin eski kabullerle tasarlanmasını imkansız hale getiriyor. Bu sebeple doğru kapasiteyi belirlemek için yapının konumu, kullanım şekli, ısı yükleri ve güncel sıcaklık değerlerini bir bütün olarak ele almak zorundayız. İklim dayanıklılığı, kurulumdan önce tasarım aşamasında planlanmalı ve gelecekteki yük değişimleri hesaplamalara dahil edilmelidir. Form Şirketler Grubu olarak 60 yılı aşan birikimimizle, sistemlerin sadece bugünkü konfora değil, uzun vadeli koşullara göre tasarlanmasını önemsiyoruz. Form MHI Klima Sistemleri ve Form Endüstri Ürünleri ile farklı ölçeklerde edindiğimiz uygulama deneyimi bu yaklaşımımızı pekiştiriyor. Önümüzdeki süreçte sektörün temel gündeminin, değişen iklimde konfor ve enerji verimliliğini eş zamanlı sunabilen sistemler geliştirmek olacağını öngörüyoruz.” dedi. Form Şirketler Grubu Hakkında 1965 yılında temelleri atılan Form Şirketler Grubu, bünyesindeki 6 bağımsız şirketle merkezi, bireysel ve endüstriyel iklimlendirme alanlarında yaşam kalitesini artıran ürünlerin üretimi, satışı ve satış sonrası desteğini yürütmektedir. Rezidans, otel, okul, hastane, fabrika ve AVM gibi her türlü yapı için çözüm ortaklığı sunan grup, merkez ofisi Maslak İstanbul'da olmak üzere; Ankara, Antalya, Adana, İzmir ve Bursa'daki bölge müdürlükleri ile faaliyet göstermektedir. Merkezi klima sistemleri, VRF, split ve multi split cihazlar tedarik eden grup; aynı zamanda klima santralleri, su soğutma kuleleri, fancoiller, ısı pompaları ve lisans anlaşmasıyla Lennox marka paket klimaların yanı sıra günışığı aydınlatma, doğal havalandırma-duman tahliye ve evaporatif soğutucular üretmektedir. Detaylı bilgi için www.formgroup.com adresi ziyaret edilebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Trabzon iklim ve enerji ağında Haber

Trabzon iklim ve enerji ağında

Trabzon Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir şehircilik ve iklim değişikliğiyle mücadele hedefleri kapsamında uluslararası düzeyde kritik bir adım attı. Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç'in imzasıyla Belediye Başkanları Küresel İklim ve Enerji Sözleşmesi'ne katılım sağlayan belediye, başvurunun onaylanmasıyla birlikte 27 ülkeyi kapsayan ve 10 bin 780'den fazla yerel yönetimin bulunduğu küresel iklim ve enerji ağına katıldı. TRABZON (İGFA) - Enerji verimliliği, iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir kentleşme konularındaki faaliyetlerini kararlılıkla sürdüren Trabzon Büyükşehir Belediyesi, bu alandaki çalışmalarına hız verdi. Daha önce hayata geçirilen Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı (SECAP) çerçevesinde hareket eden belediye, mevcut planın güncellenmesi sürecini de yürütüyor. Bu süreçte Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç tarafından Belediye Başkanları Küresel İklim ve Enerji Sözleşmesi (CoM) imzalanarak resmi üyelik başvurusu yapıldı. Başvurunun kabul edilmesiyle beraber Trabzon Büyükşehir Belediyesi, enerji ve iklimle ilgili çalışmalar yürüten dünyanın en prestijli yerel yönetim ağlarından birine dahil oldu. İKLİM HEDEFLERİNE ULUSLARARASI TAAHHÜT CoM üyeliği ile birlikte Trabzon Büyükşehir Belediyesi, küresel ısınmanın 1,5 derece ile sınırlandırılması yönündeki ortak hedefe destek vererek iklim eylemlerini uluslararası boyutta güçlendirme sözü verdi. Bu doğrultuda; sera gazı salımlarının düşürülmesi, enerji verimliliğinin artırılması, yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaştırılması ve iklim değişikliğine karşı uyum kapasitesinin yükseltilmesi planlanıyor. Büyükşehir Belediyesi; planlama, uygulama, izleme ve raporlama aşamalarını uluslararası standartlara taşıyarak daha etkin hale getirecek. Ayrıca karbon emisyonlarının azaltılması, kentin iklim krizine karşı direncinin artırılması, doğal kaynakların korunması ve çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması için yeni projeler ve politikalar geliştirilecek. DAHA DİRENÇLİ VE YAŞANABİLİR BİR TRABZON Trabzon Büyükşehir Belediyesi, CoM üyeliğinin sağladığı avantajlarla uluslararası bilgi paylaşımından, iş birliklerinden ve başarılı yerel örneklere erişimden maksimum düzeyde faydalanmayı amaçlıyor. Sürdürülebilir kalkınma prensipleriyle yürütülecek çalışmalar sayesinde, enerji kaynaklarının optimizasyonu sağlanarak çevresel etkiler minimize edilecek ve Trabzon'un iklim krizine karşı çok daha dayanıklı bir şehir olması hedeflenecek. Sürdürülebilir kentleşme ve iklim değişikliğiyle mücadele odaklı çalışmalarını önümüzdeki süreçte de artırmayı planlayan Büyükşehir Belediyesi, hayata geçireceği projelerle çevre dostu, sağlıklı ve dirençli bir Trabzon inşa ederek, gelecek kuşaklara daha yaşanabilir bir şehir miras bırakmayı hedefliyor.

Yeni IONIQ 6 Türkiye’de Haber

Yeni IONIQ 6 Türkiye’de

Hyundai Motor Türkiye, artırılmış konfor donanımları ve yeni devreye alınan Bluelink hizmetiyle güncellenen tamamen elektrikli IONIQ 6 modelini Türkiye pazarında satışa sunuyor. Advance ve Progressive olmak üzere iki farklı donanım seçeneğiyle gelen Yeni IONIQ 6, sırasıyla birleşik 521 km (63 kWh) ve 680 km (84 kWh) menzil kapasitesi sağlıyor. Elektrikli mobilite alanındaki yatırımlarını ve ürün gamını genişletmeyi sürdüren Hyundai Motor Türkiye, dünya genelinde yoğun ilgi gören tamamen elektrikli IONIQ 6'yı, kapsamlı teknolojik yenilikler ve tasarım güncellemeleriyle Türkiye'deki otomobil tutkunlarının beğenisine sunuyor. Yüksek menzil değerleri, düşük enerji tüketimi, şık aerodinamik yapısı ve ileri sürüş teknolojileriyle dikkat çeken IONIQ 6, makyajlı versiyonunda hem görsel hem de teknik anlamda önemli iyileştirmeler sunuyor. Hyundai’nin “Pure Flow, Refined” tasarım anlayışıyla geliştirilen model, daha sade, modern ve premium bir karaktere bürünürken, aerodinamik performansını da bir üst seviyeye taşıyor. Yeni IONIQ 6'nın geliştirme sürecinde yalnızca dış görünüme değil; aynı zamanda bağlantı özelliklerine, dijital kullanıcı deneyimine, sürüş konforuna ve güvenlik sistemlerine odaklanıldı. Bu sayede yeni model, elektrikli araç kullanıcılarının güncel beklentilerine daha etkili çözümler sunacak şekilde optimize edildi. Daha rafine ve daha aerodinamik tasarım Yeni IONIQ 6, ilk serinin karakteristik ve akışkan hatlarını korurken, çok daha güncel detaylarla yeniden yorumlandı. Ön tarafta yer alan ince LED gündüz farları ve tamponla bütünleşmiş gizli ana farlar, araca daha geniş ve dinamik bir ifade katıyor. Yenilenen ön tampon, hava akışını optimize ederek sürtünmeyi minimuma indiriyor. İlk nesliyle aerodinamik başarısını kanıtlayan IONIQ 6, güncellenen versiyonunda 0,21 Cd’lik sürtünme katsayısıyla iddialı konumunu sürdürüyor. Yan profildeki akıcı omuz hattı, coupe tarzı tavan çizgisi ve uzun dingil mesafesi korunurken; gövdedeki zarif detaylar aracın daha sade ve premium görünmesini sağlıyor. Arka bölümde ise: Yeniden tasarlanan arka tampon, sadeleştirilmiş arka spoiler, Parametrik Pixel LED aydınlatmalar ve güncellenen difüzör sayesinde hava akışı iyileştirilerek hem aerodinamik verimlilik hem de estetik artırıldı. Hyundai mühendisleri, gövde üzerindeki hava akışını optimize ederek yüksek hızlarda daha stabil bir sürüş ve daha düşük enerji tüketimi sağladı. Kullanıcı geri bildirimleri doğrultusunda tamamen yenilenen iç mekân ise konforu ön plana çıkarıyor. Sürücü odaklı kokpit yapısı korunurken; Yenilenen tasarımlı direksiyon simidi, geliştirilmiş kapı içi malzemeleri, yeniden organize edilen orta konsol ve daha ergonomik kullanım alanları günlük konforu en üst seviyeye taşıyor. Sürücüye net bir görüntü ve pratik kontrol imkânı sunan iki adet 12,3 inçlik yüksek çözünürlüklü dijital gösterge ve bilgi-eğlence ekranı dikkat çekiyor. Kablosuz Apple CarPlay ve Android Auto desteği ile akıllı telefon entegrasyonu kolaylaştırılırken, orta konsoldaki USB-C bağlantıları daha hızlı şarj ve çoklu cihaz kullanımı imkânı tanıyor. Elektrikli platformun sağladığı düz zemin, hem arka hem de ön yolcular için oldukça ferah ve geniş bir iç yaşam alanı sunuyor. Elektrikli sürüşte yüksek verimlilik Yeni IONIQ 6’nın Advance ve Progressive donanım paketleri, sırasıyla 125 kW ve 160 kW maksimum güç ile 350 Nm maksimum tork üreterek hem uzun yollarda hem de şehir içi trafikte dengeli bir performans sergiliyor. Maksimum 185 km/s hıza ulaşabilen IONIQ 6, 0’dan 100 km/s hıza Advance paketle 8,3 saniyede, Progressive paketle ise 7,4 saniyede çıkarak segmentindeki verimliliğini kanıtlıyor. Advance versiyonunda 63 kWh, Progressive versiyonunda ise 84 kWh kapasiteli NMC pil teknolojisine sahip bataryalar kullanılıyor. Bu teknoloji sayesinde yüksek verimlilik ve performansın yanı sıra hızlı şarj imkânı da sunuluyor. Hyundai’nin E-GMP mimarisi üzerine inşa edilen Yeni IONIQ 6, verimli elektrik motorları ve gelişmiş batarya sistemleriyle öne çıkıyor. 800 Volt mimarisi sayesinde araç, ultra hızlı DC şarj istasyonlarında bataryasını yaklaşık 18 dakikada yüzde 10’dan yüzde 80 seviyesine ulaştırabiliyor. Özellikle soğuk hava koşullarında şarj performansını optimize eden batarya ön koşullandırma sistemi ve sürüş şartlarına göre batarya kullanımını analiz eden yeni enerji yönetim sistemi maksimum verimlilik sağlıyor. Sürüş esnasında kinetik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştüren rejeneratif frenleme sistemi, menzilin artmasına yardımcı oluyor. Sürücüler, direksiyon arkasındaki kulakçıklar vasıtasıyla bu sistemin seviyesini manuel olarak ayarlayabiliyor. Akıllı i-Pedal sistemi ise tek pedalla sürüş konforunu destekleyerek özellikle şehir içi kullanımları kolaylaştırıyor. Gelişmiş bağlantı teknolojileri Yeni IONIQ 6, sadece elektrikli bir otomobil değil, Bluelink hizmetiyle sürekli güncellenebilen akıllı bir mobilite platformu olarak tasarlandı. Modelin sunduğu bağlantı çözümleri arasında şunlar yer alıyor: Kablosuz Yazılım Güncellemesi (OTA), Hyundai Dijital Anahtar 2, akıllı telefonla araç erişimi, dijital anahtar paylaşımı, uzaktan araç kontrolü, bulut tabanlı navigasyon, gerçek zamanlı rota optimizasyonu ve şarj istasyonu planlaması. Araç, rota planlaması yaparken batarya durumunu analiz ederek kullanıcıya en uygun şarj noktalarını otomatik olarak öneriyor. Araçtan cihaza enerji aktarımı Yeni IONIQ 6, Hyundai’nin yenilikçi Vehicle-to-Load (V2L) teknolojisini sunmaya devam ediyor. Bu sistem aracılığıyla yüksek kapasiteli batarya; Dizüstü bilgisayar, elektrikli bisiklet, kamp ekipmanları, kahve makinesi ve çeşitli küçük ev aletleri gibi birçok elektronik cihaz için taşınabilir bir güç kaynağına dönüşüyor. Hyundai SmartSense güvenlik teknolojileri Yeni IONIQ 6, Hyundai’nin en güncel aktif güvenlik donanımlarını bünyesinde topluyor. Sürüş Destek Sistemleri Adaptif Hız Sabitleyici, Akıllı Hız Limiti Asistanı, Şerit Takip Asistanı ve Şerit Hizalama Asistanı Çarpışma Önleme Sistemleri Ön Çarpışma Önleme Asistanı, Kör Nokta Çarpışma Önleme Asistanı, Arka Çapraz Trafik Çarpışma Önleme Asistanı ve Güvenli Çıkış Asistanı Park Destek Sistemleri Kör Nokta Görüntü Monitörü, Çevre Görüş Monitörü, Akıllı Park Yardım Asistanı ve ön, arka ile yan park çarpışma önleme asistanı Bu kapsamlı güvenlik sistemleri, sürüş güvenliğini en üst düzeye çıkarırken şehir içi ve uzun yolculuklarda sürücü üzerindeki baskıyı belirgin şekilde azaltıyor. Yeni IONIQ 6 öne çıkan teknik özellikleri Hyundai E-GMP platformu, 800 Volt elektrik mimarisi, ultra hızlı DC şarj (yaklaşık %10-80 / 18 dakika), yüksek verimli uzun menzil bataryası, optimize edilmiş aerodinamik gövde yapısı, Parametric Pixel LED aydınlatmalar, çift 12,3 inç dijital panel, kablosuz Android Auto ve Apple CarPlay, OTA yazılım güncellemeleri, Hyundai Dijital Anahtar 2, V2L (Vehicle-to-Load), i-Pedal tek pedallı sürüş sistemi, akıllı rejeneratif frenleme ve gelişmiş Hyundai SmartSense güvenlik paketi Aerodinamik çizgileri, yüksek enerji verimliliği, ileri dijital çözümleri ve kapsamlı güvenlik donanımlarıyla Yeni Hyundai IONIQ 6, elektrikli mobilitede yeni standartlar belirlemeye devam ediyor. Sunduğu günlük konfor, uzun yol verimliliği ve geleceğin mobilite vizyonuyla Yeni IONIQ 6, Hyundai’nin elektrifikasyon stratejisinin en güçlü temsilcileri arasında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ordu’da 404 binada cephe yenileme Haber

Ordu’da 404 binada cephe yenileme

Ordu Büyükşehir Belediyesi, kent estetiğini güçlendiren cephe yenileme çalışmalarını yeni etapla Akkuş, Gölköy ve Ünye’ye taşıyor. Daha önce 6 ilçede tamamlanan çalışmaların ardından 3 ilçede toplam 404 bina modern ve estetik bir görünüme kavuşacak. ORDU (İGFA) - Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in öncülüğünde hayata geçirilen kent estetiği çalışmaları Ordu’nun dört bir yanında yaygınlaşmaya devam ediyor. Altyapı ve üstyapı yatırımlarının yanı sıra şehirlerin görsel kimliğini güçlendiren cephe yenileme projelerine büyük önem veren Büyükşehir Belediyesi, yeni etapta Akkuş, Gölköy ve Ünye ilçe merkezlerinde kapsamlı dış cephe iyileştirme çalışmalarını başlatıyor. İhaleleri tamamlanan ve sözleşmeleri imzalanan projelerin kısa süre içerisinde başlaması planlanırken, üç ilçede toplam 404 bina modern, düzenli ve estetik bir görünüme kavuşacak. Çalışmalarla ilçe merkezlerinde görsel bütünlük sağlanırken kent kimliği de güçlendirilecek. 6 İLÇEDE ESTETİK DÖNÜŞÜM TAMAMLANDI Ordu Büyükşehir Belediyesi, Başkan Dr. Mehmet Hilmi Güler’in göreve gelmesinin ardından kent estetiğini ön plana çıkaran cephe yenileme projelerini etap etap hayata geçirdi. Bugüne kadar Altınordu, Ulubey, Gürgentepe, Perşembe, Kumru ve Kabadüz Çambaşı Yaylası’nda gerçekleştirilen çalışmalarla yüzlerce yapı modern bir görünüme kavuşurken, ilçe merkezleri daha düzenli ve estetik bir şehir dokusuna ulaştı. YENİ ETAP AKKUŞ, GÖLKÖY VE ÜNYE’DE Kent estetiği projelerinin yeni durağı ise Akkuş, Gölköy ve Ünye olacak. Yeni etap kapsamında Ünye’de 44, Gölköy’de etaplar halinde 236, Akkuş ilçe merkezinde ise 124 binanın dış cephesi yenilenecek. Böylece üç ilçede toplam 404 bina kapsamlı bir dönüşümden geçirilerek modern bir görünüm kazanacak. HEM ESTETİK HEM DE DAHA SAĞLIKLI YAPILAR Çalışmalar kapsamında ihtiyaç duyulan binalarda mantolama uygulamaları yapılarak enerji verimliliği artırılacak. Ardından dış cephe boya uygulamalarıyla yapılar estetik bir görünüme kavuşturulacak. Bunun yanı sıra yapı cephelerinde söve ve kat silmeleri monte edilecek, pencere denizlikleri, harpuştalar ve balkon korkuluklarında gerekli bakım ve onarım çalışmaları gerçekleştirilecek. Ticari işletmelerde görüntü kirliliğini önlemek amacıyla standart tabela ve tente uygulamaları yapılacak. Yağmur iniş boruları ile oluklar yenilenirken, çanak antenler de çatılarda merkezi sistemde toplanarak daha düzenli bir şehir silueti oluşturulacak.

GİRESUN 2. OSB’DE YEŞİL SANAYİ ADIMI Haber

GİRESUN 2. OSB’DE YEŞİL SANAYİ ADIMI

GİRESUN 2. OSB’DE YEŞİL SANAYİ ADIMI Giresun 2. Organize Sanayi Bölgesi, TSE denetimlerini başarıyla tamamlayarak ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi Belgesi aldı. OSB Müdürü Mete Bahadır Yılmaz, belgenin Yeşil OSB hedefleri doğrultusunda önemli bir adım olduğunu belirterek çevreye duyarlı, sürdürülebilir ve rekabet gücü yüksek sanayi altyapısı için çalışmaların süreceğini açıkladı. TSE DENETİMLERİ TAMAMLANDI, ISO 14001 BELGESİ ALINDI Giresun 2. Organize Sanayi Bölgesi, sürdürülebilir çevre yönetimi kapsamında yürüttüğü çalışmaların ardından ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi Belgesi almaya hak kazandı. Türk Standardları Enstitüsü tarafından yapılan denetimlerden başarıyla geçen Giresun 2. OSB, çevresel etkilerin yönetimi, kaynak kullanımının kontrolü, atık süreçlerinin izlenmesi ve çevre mevzuatına uyum başlıklarında kurumsal çevre yönetimi standardını belgelendirdi. YILMAZ: YEŞİL OSB HEDEFLERİMİZ İÇİN ÖNEMLİ BİR ADIM Giresun 2. OSB Müdürü Mete Bahadır Yılmaz, alınan belgenin bölge sanayisi açısından yalnızca teknik bir sertifika değil, aynı zamanda çevre odaklı üretim anlayışının kurumsal karşılığı olduğunu vurguladı. Yılmaz, Giresun 2. OSB’nin Yeşil OSB hedefleri doğrultusunda ilerlediğini belirterek, belgenin bölgeye, sanayicilere ve Giresun’a hayırlı olmasını diledi. “Çevreye duyarlı, sürdürülebilir ve rekabet gücü yüksek bir sanayi altyapısı oluşturma hedefiyle çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz” diyen Yılmaz, çevre yönetiminin OSB’nin gelecek vizyonunda temel başlıklardan biri olduğunu ifade etti. ÇEVRESEL ETKİLER DENETİM ALTINA ALINIYOR Giresun 2. OSB’de üretim faaliyetleri, sanayi bölgelerinin doğal çevresel risk başlıkları arasında yer alan atık su, üretim atıkları, enerji tüketimi, emisyon, lojistik hareketlilik ve kaynak kullanımı açısından izlenmesi gereken bir yapı oluşturuyor. OSB’nin ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi Belgesi alması, bu etkilerin yok sayılmadığını; çevre yönetiminin ölçülebilir, denetlenebilir ve sürekli iyileştirmeye açık bir sistemle yürütüldüğünü ortaya koyuyor. Belge, Giresun 2. OSB’nin Yeşil OSB hedefi doğrultusunda çevresel riskleri azaltma ve üretim altyapısını daha sürdürülebilir hale getirme taahhüdünü güçlendiriyor. 2012’DE KURULDU, ÜRETİMDE GÜÇLÜ BİR SANAYİ ALANINA DÖNÜŞTÜ Giresun 2. Organize Sanayi Bölgesi, 25 Nisan 2012’de kuruluş protokolünün onaylanmasıyla tüzel kişilik kazandı. Bulancak ilçesi Pazarsuyu mevkiinde kurulan OSB, zaman içinde Giresun sanayisinin önemli üretim alanlarından biri haline geldi. Bölgede 42 firmaya 47 parsel tahsisi yapıldı. Tahsis edilecek boş parsel kalmayan OSB’de 35 fabrika faal olarak üretim yapıyor. Ayrıca bazı parsellerde inşaat ve proje çalışmaları devam ediyor. FINDIKTAN TEKSTİLE, MAKİNEDEN SAVUNMA SANAYİNE ÜRETİM Giresun 2. OSB’de gıda, fındık, tekstil, makine, savunma sanayi, metal, mobilya ve enerji alanlarında faaliyet gösteren firmalar bulunuyor. Bu yapı, bölgenin yalnızca yerel üretim kapasitesini değil, Giresun’un ihracat ve sanayi potansiyelini de güçlendiriyor. OSB’de faaliyet gösteren bazı firmaların Türkiye’nin büyük sanayi kuruluşları arasında yer alması, bölgenin üretim gücünün ulusal ölçekte karşılık bulduğunu gösteriyor. İSTİHDAM HEDEFİ 6 BİN KİŞİ Giresun 2. OSB’de daha önce açıklanan verilere göre yaklaşık 2 bin 700 kişi istihdam ediliyordu. Yeni yatırımların tamamlanmasıyla bu sayının 6 bin kişiye ulaşması hedefleniyor. Faal fabrika sayısının artması, boş parsel kalmaması ve yeni yatırımların devreye girmesi, Giresun 2. OSB’nin kent ekonomisi açısından istihdam ve üretim merkezi olma niteliğini güçlendiriyor. ISO 14001 NE ANLAMA GELİYOR? ISO 14001, kurumların çevresel etkilerini sistemli biçimde yönetmesini sağlayan uluslararası çevre yönetim standardı olarak uygulanıyor. Bu belge; atık yönetimi, enerji ve kaynak verimliliği, çevre mevzuatına uyum, kirliliğin azaltılması ve sürekli iyileştirme süreçlerini kapsıyor. Giresun 2. OSB’nin bu belgeyi alması, bölgede çevre yönetiminin kurumsal bir sistemle yürütüldüğünü ve Yeşil OSB hedefleri için önemli bir eşik geçildiğini ortaya koyuyor. SANAYİDE REKABETİN YENİ BAŞLIĞI: ÇEVRE VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK Türkiye’de sanayi bölgeleri için çevre yönetimi artık yalnızca mevzuat yükümlülüğü değil, rekabet gücünü belirleyen temel başlıklardan biri haline geldi. Yeşil üretim, enerji verimliliği, kaynakların kontrollü kullanımı ve çevresel risklerin azaltılması, OSB’lerin hem ulusal hem uluslararası pazarlardaki konumunu doğrudan etkiliyor. Giresun 2. OSB’nin ISO 14001 belgesi alması, bölgenin üretim kapasitesini çevre yönetimiyle birlikte geliştirme iradesini ortaya koyarken, Giresun sanayisinin sürdürülebilir büyüme hedefleri açısından da yeni bir aşamaya işaret ediyor.

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ’NDE ATIKLAR SANATA VE TEKNOLOJİYE DÖNÜŞTÜ Haber

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ’NDE ATIKLAR SANATA VE TEKNOLOJİYE DÖNÜŞTÜ

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ’NDE ATIKLAR SANATA VE TEKNOLOJİYE DÖNÜŞTÜ Giresun Üniversitesi’nde 5 Haziran Dünya Çevre Günü etkinlikleri kapsamında düzenlenen “2. Atık Çarkı Yarışması Sergi ve Ödül Takdim Töreni”nde öğrenciler, atık malzemelerden geliştirdikleri teknik düzenekler ve sanatsal çalışmalarla çevre bilinci, geri dönüşüm ve sıfır atık yaklaşımına dikkat çekti. Fen-Mühendislik ve Sanat kategorilerinde dereceye giren projeler ödüllendirildi. DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ’NDE SIFIR ATIK MESAJI Giresun Üniversitesi, 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında atıkların yeniden değerlendirilmesine, çevre bilincinin güçlendirilmesine ve gençlerin sürdürülebilirlik süreçlerine katılımına dikkat çeken anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Giresun Üniversitesi Çevre Sorunları, Temiz Üretim Uygulama ve Araştırma Merkezi, Mühendislik Fakültesi ve Çevre Topluluğu iş birliğiyle, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün katkılarıyla düzenlenen “2. Atık Çarkı Yarışması Sergi ve Ödül Takdim Töreni”, üniversitenin Rektörlük Binası Fuaye Alanı’nda gerçekleştirildi. Etkinlikte öğrenciler, günlük yaşamda ve eğitim ortamlarında ortaya çıkan atık malzemeleri yeniden yorumlayarak hem teknik işlevi olan düzenekler hem de çevresel mesaj taşıyan sanatsal eserler ortaya koydu. TÖRENE GENİŞ KATILIM Programa Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yılmaz Can, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdür Yardımcısı Özgün Şengül, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Şahin, Ordu Zen Sanat Akademisi temsilcileri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü temsilcileri, üniversitenin akademik ve idari personeli ile çok sayıda öğrenci katıldı. Tören, yarışmada sergilenen eserlerin incelenmesi, dereceye giren öğrencilerin ödüllendirilmesi ve sıfır atık yaklaşımının üniversite gençliği üzerinden yaygınlaştırılması mesajıyla öne çıktı. “DÜNYA BİZE EMANET” Programın açılış konuşmasını, yarışmanın koordinatörlüğünü yürüten Giresun Üniversitesi Çevre Sorunları, Temiz Üretim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Özlem Tunç Dede yaptı. Bu yıl ikincisi düzenlenen yarışmanın çevre bilinci açısından önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Tunç Dede, Çevre Haftası’nın “Dünya Bize Emanet” teması ve Sıfır Atık anlayışı çerçevesinde kutlandığını söyledi. Prof. Dr. Tunç Dede, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Bu yıl Çevre Haftası'nı ‘Dünya Bize Emanet’ teması ve Sıfır Atık anlayışı çerçevesinde kutluyoruz. Bu tema, çevrenin korunmasının yalnızca belirli kurumların değil, insanlığın ortak sorumluluğu olduğunu güçlü bir şekilde ortaya koymaktadır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde İstanbul'da düzenlenen Sıfır Atık Forumu 2026’da da vurgulandığı üzere; gençlerin sıfır atık süreçlerinde ve çevresel dönüşümde öncü aktörler olarak desteklenmesi büyük önem taşımaktadır. Bugün burada öğrencilerimizin ortaya koyduğu eserler, gençlerimizin bu sorumluluğu üstlenmeye hazır olduklarının somut bir göstergesidir.” ATIK MALZEMELER YENİDEN YORUMLANDI Yarışma kapsamında öğrenciler, eğitim gördükleri çevrede ortaya çıkan atıkları yaratıcı fikirlerle yeniden değerlendirdi. Projelerde plastik, metal, kumaş, kâğıt, organik atık, bisiklet parçaları, motor, akü, ortodontik tedavi materyalleri ve çeşitli kullanım ömrünü tamamlamış malzemeler yeni bir işlev ve anlam kazandı. Fen & Mühendislik ve Sanat olmak üzere iki kategoride yapılan yarışmada eserler; teknik yeterlilik, estetik değer, çevresel farkındalık, geri dönüşüm potansiyeli ve sıfır atık yaklaşımına sundukları katkılar üzerinden değerlendirildi. Fen & Mühendislik kategorisinde özellikle enerji dönüşümü, organik atıklardan fayda üretimi ve atık parçaların işlevsel prototiplere dönüştürülmesi öne çıktı. Sanat kategorisinde ise plastik kirliliği, kumaş atıkları, kâğıt tüketimi ve doğanın korunması gibi başlıklar görsel anlatımla işlendi. TEKNİK KATEGORİDE ENERJİ DÖNÜŞÜMÜ ÖNE ÇIKTI Fen & Mühendislik kategorisinde birincilik ödülünü, “Atıklar Dünyayı Aydınlatıyor” adlı eserle Muhammed Ali Yıldız ve Yunus Emre Hapeloğlu kazandı. Projede atık bisiklet, motor ve akü parçaları kullanılarak kinetik enerjinin elektrik enerjisine dönüştürülmesini sağlayan bir düzenek geliştirildi. Çalışma, hareket enerjisinin elektrik üretiminde kullanılabileceğini gösteren işlevsel bir model olarak dikkat çekti. Atık parçaların yeniden kullanılmasıyla oluşturulan düzenek, hem enerji verimliliği hem de geri dönüşüm bilinci açısından yarışmanın teknik yönü güçlü projeleri arasında yer aldı. İkincilik ödülüne Umutcan Özkan’ın “Bioheat” adlı çalışması layık görüldü. Organik atıklardan enerji üretimi yoluyla sıcak su sağlamayı hedefleyen prototip, biyolojik atıkların yalnızca bertaraf edilmesi gereken malzemeler olmadığını, doğru yöntemlerle enerji kaynağına dönüştürülebileceğini ortaya koydu. Üçüncülük ödülü ise “Mavi Miras” adlı eserle Sudem Koca’ya verildi. Diş Hekimliği Fakültesi öğrencilerini temsilen yarışmaya katılan çalışmada, ortodontik tedavide kullanılan şeffaf plaklar ve teller balık formunda bir gece lambasına dönüştürüldü. Proje, sağlık alanında kullanılan bazı malzemelerin bilinçli tasarımla estetik ve işlevsel objelere dönüştürülebileceğini gösterdi. SANAT KATEGORİSİNDE ÇEVRESEL MESAJ GÜÇLENDİ Sanat kategorisinde birincilik ödülünü Sebahat Yılmaz’ın “Küllerden Doğan Sessizlik” adlı eseri kazandı. Unutulmuş kumaşların ikinci hayatı temasıyla hazırlanan çalışma, tekstil atıklarının yeniden kullanımına ve tüketim kültürünün çevre üzerindeki etkilerine dikkat çekti. İkincilik ödülüne Ahmethan Çoruh’un “Deniz Atı” adlı eseri layık görüldü. Denizlerdeki plastik kirliliğine vurgu yapan çalışma, plastik atıkların deniz ekosistemi üzerindeki baskısını sanatsal bir dille görünür hale getirdi. Üçüncülük ödülünü ise Dilek Erdem’in “Daha Az Kâğıt Daha Çok Yuva” adlı çalışması aldı. Atık kâğıtların kuş figürüne dönüştürüldüğü eser, kâğıt tüketimi, orman varlığı ve canlı yaşamı arasındaki ilişkiye dikkat çekti. DERECEYE GİREN PROJELER Fen & Mühendislik kategorisinde dereceye giren projeler şöyle sıralandı: Birincilik ödülü: “Atıklar Dünyayı Aydınlatıyor” eseriyle Muhammed Ali Yıldız ve Yunus Emre Hapeloğlu. İkincilik ödülü: “Bioheat” eseriyle Umutcan Özkan. Üçüncülük ödülü: “Mavi Miras” eseriyle Sudem Koca. Sanat kategorisinde dereceye giren projeler ise şu isimlerden oluştu: Birincilik ödülü: “Küllerden Doğan Sessizlik” eseriyle Sebahat Yılmaz. İkincilik ödülü: “Deniz Atı” eseriyle Ahmethan Çoruh. Üçüncülük ödülü: “Daha Az Kâğıt Daha Çok Yuva” eseriyle Dilek Erdem. MANSİYON ÖDÜLLERİ DE SAHİPLERİNİ BULDU Yarışmada sergiledikleri başarılı performansla fark yaratan öğrenciler de mansiyon ödülüne layık görüldü. Berk Efe Keskin, “MicPIC Atari” adlı eseriyle; Emre Şenel, “Plastik Okyanusun Balığı” adlı çalışmasıyla; Raşit Küyük, atık metallerden hazırladığı uçak eseriyle; Neslihan Tokdil ise “Geri Dönüşüm Noktaları” çalışmasıyla mansiyon ödülü aldı. ÖDÜLLER SPONSORLARIN DESTEĞİYLE VERİLDİ Yarışmada dereceye giren ve katılım sağlayan öğrencilerin ödülleri, çevreye ve sürdürülebilirliğe destek veren Akue Mühendislik ve Çevre Danışmanlık Firması ile Efendi Restaurant sponsorluğunda temin edildi. Ödüller, törene katılan protokol üyeleri tarafından öğrencilere takdim edildi. Program, ödül töreninin ardından fuaye alanında sergilenen eserlerin incelenmesiyle devam etti. GENÇLERDEN SIFIR ATIK VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK MESAJI “Atık Çarkı Yarışması”, öğrencilerin çevre sorunlarına yalnızca farkındalık düzeyinde değil, çözüm üreten bir bakış açısıyla yaklaştığını gösterdi. Yarışmada ortaya çıkan projeler, atıkların doğru tasarım, teknik bilgi ve yaratıcı düşünceyle yeniden ekonomiye, sanata ve günlük yaşama kazandırılabileceğini ortaya koydu. Etkinlik, Giresun Üniversitesi’nde çevre bilinci, temiz üretim, geri dönüşüm, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik alanlarında öğrenci katılımının güçlendirilmesi hedefiyle tamamlandı.

Yapay zekâ otomotivde oyunun kurallarını değiştiriyor Haber

Yapay zekâ otomotivde oyunun kurallarını değiştiriyor

Türkiye’de otomotiv ve mobilite ekosistemi, yapay zekâ destekli yazılım tanımlı araçlar (SDV), akıllı şarj çözümleri ve veri odaklı hizmetlerle küresel dönüşümün önemli bir parçası haline gelmeye başlıyor. İSTANBUL (İGFA) - Elektrikli araç çözümleri portallarından Sarjagel.com, yapay zekânın otomotiv sektörüne entegrasyonuna ilişkin kapsamlı bir araştırma yayımladı. Araştırmaya göre, yapay zekâ otomotivde yalnızca sürüş güvenliğini değil, kullanıcı deneyimini, üretim süreçlerini ve satış sonrası hizmetleri de kökten değiştiriyor. Son yıllarda yapay zekânın en görünür kullanım alanı, Gelişmiş Sürücü Destek Sistemleri (ADAS) oldu. Kamera, radar ve sensörlerden gelen veriler yapay zekâ algoritmalarıyla analiz edilerek şerit takibi, adaptif hız sabitleme, çarpışma önleme ve acil fren gibi kritik fonksiyonlar yönetiliyor. Türkiye pazarında satılan yeni nesil araçların büyük bölümü L2 ve L2+ seviyesinde yapay zekâ destekli sürüş teknolojileriyle sunuluyor. Sektör temsilcilerinden sarjagel.com Genel Müdürü Selçuk Nazik, bu dönüşümün otomotivde değer algısını değiştirdiğini belirterek, “Yapay zekâ sayesinde araçlar artık statik ürünler olmaktan çıktı. Güncellenebilen, öğrenen ve kullanıcıya uyum sağlayan mobilite platformlarına dönüştü” dedi. OTA GÜNCELLEMELERİ YENİ STANDART HALİNE GELİYOR Araştırmada, yapay zekânın sürdürülebilir kullanımı için yazılım tanımlı araç mimarilerinin zorunlu hale geldiği vurgulandı. Over-the-Air (OTA) güncellemeleri sayesinde sürüş destek sistemleri, batarya yönetimi, enerji verimliliği ve multimedya özellikleri uzaktan geliştirilebiliyor. Türkiye’de hem yerli hem ithal araçlarda OTA destekli sistemlerin yaygınlaşması, servis anlayışını da değiştiriyor. Kullanıcılar servise gitmeden güncelleme alabilirken, markalar araç filolarını gerçek zamanlı veriyle izleyebiliyor. Nazik, “Elektrikli araçlarda yazılım, donanım kadar kritik. Yapay zekâ destekli OTA sistemleri batarya performansı ve şarj verimliliğini sürekli iyileştirme imkânı sunuyor” ifadelerini kullandı. Yapay zekâ, elektrikli araçlarda batarya sağlığı (SOH), doluluk oranı (SOC) ve kullanım alışkanlıklarını analiz ederek daha doğru menzil tahminleri yapılmasını sağlıyor. Türkiye’de hızla büyüyen şarj altyapısında da yapay zekâ; yoğunluk tahmini, dinamik fiyatlama ve enerji yük dengeleme gibi çözümlerle verimliliği artırıyor. HASAR TESPİTİ VE SİGORTADA HIZLI KARAR Araştırmaya göre yapay zekâ, hasar tespiti ve sigorta süreçlerinde de hızla yaygınlaşıyor. Araç fotoğrafları üzerinden hasarlı parçaların otomatik tespiti, onarım yöntemi ve maliyet hesaplaması saniyeler içinde yapılabiliyor. Bu sistemler, Türkiye’de kasko ve filo yönetiminde operasyonel maliyetleri düşürürken suistimal riskini de azaltıyor. Bağlantılı araçlar ve yapay zekâ sayesinde bakım süreçleri proaktif hale geliyor. Sensör verileri analiz edilerek arıza oluşmadan önce uyarılar veriliyor. Bu yaklaşım, özellikle elektrikli araçlarda batarya sağlığının korunması ve ikinci el değerinin sürdürülebilirliği açısından önem taşıyor. Nazik, “Yapay zekâ destekli bakım ve onarım, servisleri tamir noktası olmaktan çıkarıp veriyle çalışan mobilite merkezlerine dönüştürüyor” diyerek dönüşümün sektör için uzun vadeli kazanım sağladığını ifade etti.

SÜT-D, İklim Değişikliğiyle Mücadelede 'Hızımızı Artıralım' Çağrısı Yaptı  Haber

SÜT-D, İklim Değişikliğiyle Mücadelede 'Hızımızı Artıralım' Çağrısı Yaptı 

Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği, Uluslararası Temiz Enerji Günü vesilesiyle yayımladığı bildiride, enerji dönüşümünü adil ve kapsayıcı bir geçişle hızlandırma vurgusu yaparak iklim değişikliğiyle mücadelede temiz enerjinin kritik rolüne dikkat çekti. 26 Ocak'ta kutlanan Uluslararası Temiz Enerji Günü, temiz enerjiye adil ve kapsayıcı bir geçiş için farkındalığı artırmayı ve harekete geçmeyi amaçlayan bir gün olarak öne çıkıyor. İstanbul Teknik Üniversitesi'nde öğretim üyeliği yapan ve aynı zamanda Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı olan Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, insan ve gezegenin yararına temiz enerji için yenilenebilir enerji kullanımı, enerji verimliliği uygulamaları ve mevcut en temiz enerji teknolojileriyle iklim değişikliği mücadelesini kimseyi geride bırakmadan sürdürme önerisinde bulundu. İklim Dostu, Erişilebilir ve Temiz Enerji 2015 yılında Birleşmiş Milletler (BM) tarafından belirlenen 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi (SKA) ile 2030'a kadar aşırı yoksulluğun sona erdirilmesi, eşitsizlik ve adaletsizlikle mücadele edilmesi, iklim değişikliğine karşı harekete geçilmesi hedefleniyor. Bu bağlamda, küresel anlamda SKA7: Erişilebilir ve Temiz Enerji ve SKA13: İklim Eylemi hedeflerinin önemi büyük. BM verilerine göre dünya genelinde 750 milyon kişinin enerjiye erişimi bulunmazken, her yıl kirletici pişirme yöntemleri nedeniyle 3,2 milyon kişi erken hayatını kaybediyor, fosil yakıt kullanımı ise 6 milyon ölüme ve küresel sera gazı salımlarının yüzde 75'inden fazlasına neden oluyor. Yenilenebilir enerji yatırımları gelişmekte olan ülkelerde her yıl artış gösterse de, mevcut kişi başı enerji kapasitesi istenilen seviyenin altında bulunuyor. Prof. Dr. Karaosmanoğlu, 2030 yılına kadar yapılması gereken yıllık 4 trilyon dolarlık yatırımın önemini vurgulayarak, iklim dostu enerjiye erişimin insan ve gezegenin hakkı olduğunun altını çiziyor. Ülkemizin 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi için Enerji Prof. Karaosmanoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın 2025 Kasım ayı sonu verilerine göre, Türkiye'nin kurulu gücünün yüzde 26,5'inin hidrolik, yüzde 19,7'sinin doğal gaz, yüzde 18'inin kömür, yüzde 11,9'unun rüzgar, yüzde 20,3'ünün güneş, yüzde 1,4'ünün jeotermal ve yüzde 2,1'inin diğer kaynaklardan oluştuğunu belirtiyor. Güneş ve rüzgar enerjisinin üçte bir oranındaki payının artarak 2035'te dört katına çıkması beklenirken, Türkiye İstatistik Kurumu'nun son verilerine göre 2023'te enerji, yüzde 73,8; tarım, yüzde 12; endüstriyel işlemler ve ürün kullanımı, yüzde 11; atık ise yüzde 2,3 emisyon oranlarına sebep oluyor. Tüm bu veriler ışığında, ülkemizin iklim değişikliği ile mücadelesinde en iyi enerji yönetiminin şart olduğunu vurguluyor. Enerjisini En İyi Yöneten İklimini de En İyi Yönetir Türkiye'nin uzun vadeli iklim stratejisi kapsamında yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı, enerji verimliliği uygulamaları ve mevcut en temiz enerji teknolojilerinin gerekliliği açıkça ortaya konuluyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve sürdürülebilirlik odaklı projelerle 2048 yılı için belirlenen "Karbon Nötr İTÜ" hedefi doğrultusunda İstanbul Teknik Üniversitesi'nin desteğiyle 4-5 Mayıs 2026 tarihlerinde "Karbonsuzlaşma, Karbon Piyasası ve İklim Teknolojileri" temalı 11. İstanbul Karbon Zirvesi'nde enerji konusu gündemde yer alacak. BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31; 9-20 Kasım 2026) öncesinde mevzuatının geliştirilmesi amaçlanan Ulusal Emisyon Ticaret Sistemi ve Karbon Piyasası gibi konular zirvede öncelikli olarak ele alınacak. SKA7 ve SKA13'ün detaylı bir şekilde değerlendirileceğini belirten Dr. Karaosmanoğlu, SÜT-D Düşük Karbon Kahramanı Ödül başvurularının devam ettiğini ifade ediyor. Temiz Enerji Lokomotifi Dr. Karaosmanoğlu, ülkemizin yeşil alanları, mavi suları ve yüksek potansiyele sahip yenilenebilir kaynaklarının iklim dostu temiz enerji yatırımları için son derece uygun olduğunu belirtiyor ve temiz enerji lokomotifiyle bu yönde hızımızı artırma çağrısında bulunarak Uluslararası Temiz Enerji Günü'nü kutluyor. Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D): SÜT-D, sürdürülebilir üretim ve tüketim konularında toplumsal etki yaratmak amacıyla çalışmalar yürütmektedir. Dernek, en iyi enerji, su, atık yönetimi ile kaynakların verimli kullanılmasını, çevre kirliliği, iklim değişikliği ve biyoçeşitlilik kaybına karşı mücadele edilmesini teşvik ederek sürdürülebilir kalkınma bilincini artırmak amacıyla 2013 yılında kurulmuştur. Akademi, eğitim kurumları, iş dünyası, medya, sivil toplum örgütleri ve yerel yönetimlerle iş birliği yaparak "Sürdürülebilirlik Yönetimi" üzerine yoğunlaşan dernek, bugün ve gelecekte insan refahı ve konforu için çalışmalarını sürdürmektedir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.