Hava Durumu

#Ekip Çalışması

giresunsonhaber - Ekip Çalışması haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekip Çalışması haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BULANCAK’TA MESLEKİ EĞİTİM ŞENLİĞİ GENÇLERİN ÜRETİM BECERİLERİNİ ÖNE ÇIKARDI Haber

BULANCAK’TA MESLEKİ EĞİTİM ŞENLİĞİ GENÇLERİN ÜRETİM BECERİLERİNİ ÖNE ÇIKARDI

BULANCAK’TA MESLEKİ EĞİTİM ŞENLİĞİ GENÇLERİN ÜRETİM BECERİLERİNİ ÖNE ÇIKARDI Millî Eğitim Bakanlığı’nın Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli vizyonu doğrultusunda yürütülen “Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik” programı Bulancak’ta öğrencilerin üretim, teknoloji, mesleki beceri, el emeği ve kültürel çalışmalarını sergilediği geniş katılımlı bir etkinlikle gerçekleştirildi. Bulancak Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi BATEM Salonu’ndaki programa ilçe protokolü, eğitim yöneticileri ve siyasi parti temsilcileri katıldı. GENÇLERİN ÜRETİM BECERİLERİ SERGİLENDİ Bulancak Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi BATEM Salonu, “Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik” programı kapsamında Mesleki Eğitim Şenliği’ne ev sahipliği yaptı. Programda öğrenciler; teknoloji, mesleki eğitim, el becerileri, kültürel çalışmalar ve farklı alanlardaki projelerini ziyaretçilere tanıttı. Öğrencilerin yıl boyunca öğretmenleri rehberliğinde hazırladığı çalışmalar, katılımcılardan beğeni topladı. PROTOKOL VE TEMSİLCİLER STANTLARI GEZDİ Programa Bulancak Kaymakamı Ömer Faruk Tuncer ve eşi Çiğdem Tuncer, Bulancak Belediye Başkan Yardımcısı Merve Yılmaz Göksu, Giresun İl Millî Eğitim Müdürü Özgür Tokgöz, İlçe Emniyet Müdürü Ahmet Evren Özdemir, İlçe Millî Eğitim Müdürü Şenel Bulut, AK Parti Giresun İl Başkanı Mete Bahadır Yılmaz ve İl Kadın Kolları Başkanı Fatmanur Çakır Öztürk katıldı. Katılımcılar, öğrencilerin hazırladığı stantları gezerek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Öğrencilerin üretim süreçleri, projeleri ve uygulamalı mesleki eğitim kapsamında ortaya koyduğu ürünler ilgiyle incelendi. MESLEKİ EĞİTİM ÜRETİMLE BULUŞTU Etkinlik, mesleki ve teknik eğitimin yalnızca sınıf ve atölye ortamında kalmadığını; üretim, tasarım, uygulama, sosyal sorumluluk ve toplumsal katkı alanlarıyla doğrudan buluştuğunu gösterdi. Öğrenciler, stantlarda ürünlerini sergilemenin yanı sıra çalışma süreçlerini, proje fikirlerini ve mesleki kazanımlarını da anlattı. Program, gençlerin iletişim, sunum, ekip çalışması ve problem çözme becerilerini de görünür kıldı. BAKANLIK PROGRAMI MESLEKİ EĞİTİMİN TOPLUMLA BAĞINI GÜÇLENDİRİYOR Millî Eğitim Bakanlığı, “Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik” etkinliklerini Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin erdem-değer-eylem yaklaşımı doğrultusunda yürütüyor. Program, mesleki ve teknik eğitim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin üretim süreçlerine katılmasını, yeteneklerini keşfetmesini ve becerilerini toplumla paylaşmasını amaçlıyor. “Herkesin Bir Mesleği Olmalı” anlayışıyla yürütülen çalışmalar; üretim, bakım, onarım, tasarım, hizmet, sosyal sorumluluk ve kültürel faaliyetler üzerinden öğrencilerin mesleki gelişimini destekliyor. BULANCAK’TA MESLEKİ EĞİTİME GÜÇLÜ VURGU Bulancak’ta düzenlenen program, ilçedeki mesleki ve teknik eğitimin üretime dönük yönünü öne çıkardı. Öğrencilerin farklı alanlarda hazırladığı projeler, meslek liselerinin nitelikli insan kaynağı yetiştirme, üretim kültürünü geliştirme ve yerel kalkınmaya katkı sağlama potansiyelini ortaya koydu. Programda öğretmenlerin rehberliği, öğrencilerin emeği ve okulun uygulamalı eğitim altyapısı dikkat çekti. Gençlerin azmi, üretkenliği ve mesleki başarıları etkinliğin ana odağını oluşturdu.

SAĞLIKTA KRİTİK ROL HEMŞİRELERDE! Haber

SAĞLIKTA KRİTİK ROL HEMŞİRELERDE!

Uzman Hemşire Melis Kübra Duran, 12-18 Mayıs Hemşireler Haftası vesilesiyle hemşireliğin sağlık mekanizmasındaki hayati önemine vurgu yaptı. Duran; psikososyal desteğin değerini belirtirken, artan iş yükü ve tükenmişlik tehlikesine işaret etti. İSTANBUL (İGFA) - Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Hemşire Melis Kübra Duran, 12-18 Mayıs Hemşireler Haftası çerçevesinde, hemşirelik mesleğinin sağlık sistemindeki kilit rolü, hasta bakım süreçlerindeki etkisi, hekimlerle yürütülen koordinasyon ve mesleğin yaşadığı güçlükler üzerine değerlendirmelerde bulundu. Hemşirelik mesleğinin, sağlık sisteminin gizli kalan ancak vazgeçilmez olan temel taşı olduğunu belirten Uzman Hemşire Melis Kübra Duran, “Bir hastanenin koridorlarında, yoğun bakımın sessizliğinde ya da bir kliniğin telaşında aslında hayatı sürdüren en temel güçlerden biri hemşireliktir. Bu meslek sadece tıbbi müdahalelerin uygulanması değil; insanın en hassas anında ona refakat edebilme sanatıdır. Bu yönüyle hemşirelik, bilimin ve vicdanın buluştuğu çok özel bir noktada yer alır.” dedi. Sağlık sistemindeki konumu bakımından hemşireliğin, hasta bakımının kesintisiz sürmesini sağlayan temel unsur olduğunu ifade eden Duran, “Hekim teşhis koyar ve tedavi planını belirler; fakat bu planın uygulanması, takip edilmesi ve değerlendirilmesine katkı sunulması büyük oranda hemşirelerin sorumluluğundadır. Hastanın hayati bulgularının takibi, ilaç uygulamaları, komplikasyonların erkenden fark edilmesi gibi kritik aşamalarda hemşireler adeta sistemin ‘erken uyarı mekanizması’ görevini üstlenir. Bu nedenle hemşirelik, yalnızca yardımcı bir rol değil, doğrudan hasta çıktılarını etkileyen bağımsız bir profesyonel disiplindir.” şeklinde konuştu. Buna karşın günümüzde hemşirelik mesleğinin ciddi zorluklarla mücadele ettiğine değinen Duran, hemşirelerin karar alma süreçlerine daha etkin katılımının sağlanmasının mesleki kimliği pekiştireceğini söyledi. Hemşire-hekim iş birliğinin ise hasta bakım kalitesini doğrudan belirleyen temel bir denge olduğunu vurgulayan Uzman Hemşire Melis Kübra Duran, “Bu ilişki hiyerarşik bir yapıdan ziyade, karşılıklı saygı ve güçlü iletişime dayalı bir ekip çalışması şeklinde yürütülmelidir.” dedi. Duran, “Adil vardiya düzenlemeleri yapmak, dinlenme sürelerini güvence altına almak, psikolojik destek sistemleri sunmak ve emeği görünür hale getirmek bu sorumlulukların önceliğidir. Ayrıca yöneticilerin empatik bir tutum sergilemesi ve hemşirelerin taleplerini dinlemesi, kurum içi aidiyet duygusunu artıracaktır" diye konuştu.

Çocuklar her gün 3 saat hareket etmeli Haber

Çocuklar her gün 3 saat hareket etmeli

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 1-4 yaş aralığındaki çocukların günlük en az 3 saat, daha büyük yaşlardaki çocukların ise günlük en az 1 saat orta veya yüksek tempolu fiziksel aktivite ihtiyaçlarını karşılamaları gerektiğini belirtmekte. Ancak birçok çocuğun bu hedefe ulaşamadığı da gözlemlenmektedir. İSTANBUL (İGFA) - IGLU Soft Play’in katkılarıyla yapılan bir dizi çalışma kapsamında, Letonya’daki Children’s Clinical University Hospital Fizyoterapisti Sandra Kraukle, erken dönem hareket deneyimlerinin çocukların sinir sisteminin gelişimi üzerinde önemli bir etkisi olduğunu vurguluyor. Kraukle’ye göre, çocuklar hareket ederek yalnızca kas yapısını değil, aynı zamanda denge, koordinasyon, yön algısı ve vücut farkındalığı gibi bilişsel süreçlerini de geliştiriyor. Bu hareketler, "propriosepsiyon" adı verilen vücudun pozisyonunu ve hareketlerini hissetme yetisini artırarak çocukların daha dengeli ve kontrollü hareket etmelerini sağlıyor. ERKEN YAŞTA HAREKET, BEYNİN GELİŞİMİNİ DESTEKLİYOR Araştırmalar, farklı yaş gruplarında oyunla desteklenen hareketin motor gelişim üzerindeki faydalarını açıkça ortaya koyuyor. Bebeklik dönemi: Güvenli bir yüzeyde destekli duruş kazanımı, emekleme öncesi çekirdek kasların güçlenmesi ve simetrik hareket kabiliyetinin gelişmesi açısından büyük önem taşıyor. 1-3 yaş arası: Tırmanma, çekme, itme ve denge kurma gibi aktiviteler hem kas gücünü hem de yürüme dengesi ile koordinasyonunu geliştirir. 3-6 yaş arası: Bu yaş grubundaki çocuklar, kendi küçük parkurlarını inşa etmeye, blokları birleştirerek yaratıcı oyunlar geliştirmeye başlarlar. Bu, problem çözme ve planlama becerilerini geliştirir. Okul çağı: Fiziksel aktivite artık sadece kas gelişimini değil, aynı zamanda postürün, dayanıklılığın ve ekip çalışması becerilerinin gelişimini de destekler. Uzmanlara göre, fiziksel aktivitelerin eğlenceli bir forma dönüştürülmesi, çocukların bu alışkanlıkları sürdürebilmesi için oldukça önemlidir. Yapılandırılmış oyun alanları, yumuşak ve güvenli materyallere sahip hareket alanları veya ev içinde dahi oluşturulabilecek basit parkurlar, çocukların hem eğlenmelerine hem de öğrenmelerine olanak tanır. "Bir çocuk keyif alıyorsa, öğrenmeye açıktır" diyen Sandra Kraukle, her fiziksel deneyimin aynı zamanda bir bilişsel süreç olduğunu vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.