Hava Durumu

#Eczacılık

giresunsonhaber - Eczacılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eczacılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ORDU’YA DEV SAĞLIK YATIRIMI: Haber

ORDU’YA DEV SAĞLIK YATIRIMI:

ORDU’YA DEV SAĞLIK YATIRIMI: ŞEHİR HASTANESİ HAYIRLI OLSUN1.200 YATAK KAPASİTESİ, 281 YOĞUN BAKIM YATAĞI VE 40 AMELİYATHANESİYLE KARADENİZ’İN EN ÖNEMLİ SAĞLIK YATIRIMLARINDAN BİRİ HİZMETE HAZIRLANIYOR Ordu, uzun yıllardır beklediği en büyük sağlık yatırımlarından birine kavuşuyor. Yapımı tamamlanma aşamasına gelen ve hasta kabulü için hazırlıkların sürdüğü yalnızca Ordu’nun değil, çevre illerin de sağlık hizmetlerine önemli katkı sunacak dev bir sağlık üssü olmaya hazırlanıyor. 1.200 yatak kapasitesiyle hizmet verecek Ordu Şehir Hastanesi’nin, modern sağlık altyapısı, ileri teknolojiye sahip birimleri ve geniş sağlık kadrosuyla kentin sağlık hizmetlerinde yeni bir dönemi başlatması bekleniyor. Ordu’ya kazandırılan bu büyük yatırımın başta Ordulular olmak üzere tüm bölge halkına hayırlı olmasını diliyoruz. 1.200 YATAKLI DEV SAĞLIK KOMPLEKSİ İlk olarak 900 yatak kapasitesiyle planlanan Ordu Şehir Hastanesi’nin kapasitesi süreç içerisinde artırılarak 1.200 yatağa çıkarıldı. Hastanede 281 yoğun bakım yatağı, 40 ameliyathane ve 386 poliklinik bulunuyor. Tüp bebek merkezi, helikopter pisti, kreş ve yaklaşık 2 bin araçlık kapalı otopark gibi birçok önemli birim de dev sağlık kompleksinin içerisinde yer alıyor. Bu kapasitesiyle Ordu Şehir Hastanesi, Karadeniz Bölgesi’nin en önemli sağlık yatırımlarından biri konumuna geliyor. SAĞLIKTA ORDU İÇİN YENİ BİR DÖNEM Şehir hastanesinin hizmete girmesiyle birlikte Ordu’da birçok branşta sağlık hizmetlerinin aynı merkez içerisinde daha güçlü şekilde verilmesi amaçlanıyor. İleri tetkik ve tedavi imkanlarının genişlemesi, yoğun bakım kapasitesinin artması ve yeni sağlık birimlerinin devreye alınmasıyla birlikte vatandaşların başka illere sevk edilme ihtiyacının da önemli ölçüde azaltılması hedefleniyor. Özellikle ileri cerrahi işlemler, yoğun bakım hizmetleri ve uzmanlık gerektiren tedaviler açısından hastanenin Ordu sağlık sisteminin merkezlerinden biri olması bekleniyor. YAKLAŞIK 7 BİN KİŞİLİK DEV KADRO Ordu Şehir Hastanesi’nin tam kapasiteyle hizmet vermeye başlamasıyla birlikte yaklaşık 7 bin personelin görev yapabileceği belirtiliyor. Mevcut sağlık kuruluşlarından yapılacak personel geçişlerinin yanı sıra ihtiyaç duyulan branş ve hizmet alanlarında yeni personel planlamalarının da yapılması bekleniyor. Böylece hastane yalnızca sağlık alanında değil, oluşturacağı istihdam ve ekonomik hareketlilik açısından da Ordu’ya önemli katkı sağlayacak. 23 MİLYAR LİRAYI AŞAN DEV YATIRIM 2026 Yılı Kamu Yatırım Programı verilerine göre Ordu Şehir Hastanesi’nin toplam proje tutarı 23 milyar 46 milyon 700 bin liraya ulaştı. Bu büyüklüğüyle proje, Ordu tarihinin en önemli kamu yatırımlarından biri olarak öne çıkıyor. Yaklaşık beş yılı aşan inşaat sürecinin ardından hizmete açılma aşamasına gelen hastane, Ordu’nun sağlık altyapısını uzun yıllar taşıyabilecek kapasitede planlandı. ORDU ARTIK BÖLGENİN SAĞLIK MERKEZLERİNDEN BİRİ OLABİLİR Şehir hastanesinin tam kapasiteyle devreye alınması yalnızca Ordu için değil; Giresun, Samsun’un doğu ilçeleri, Tokat ve çevre bölgeler açısından da önem taşıyor. Ordu’nun coğrafi konumu ve hastanenin yüksek kapasitesi dikkate alındığında, ileri düzey sağlık hizmetlerinde kentin bölgesel çekim merkezlerinden biri haline gelmesi mümkün görünüyor. Bu durum sağlık hizmetlerinin yanında konaklama, ulaşım, eczacılık, medikal sektör ve diğer hizmet alanlarında da yeni ekonomik hareketlilik oluşturabilir. ŞİMDİ GÖZLER HASTA KABULÜNDE Ordu Şehir Hastanesi’nde taşınma ve personel yerleştirme süreçleri devam ederken, hastanenin Eylül 2026 içerisinde hasta kabulüne başlaması hedefleniyor. Yıllardır tamamlanması beklenen dev yatırımın kapılarını vatandaşlara açmasıyla birlikte Ordu sağlık hizmetlerinde yeni bir sayfa açılmış olacak. Ordu’nun geleceğine yapılmış en önemli yatırımlardan biri olan Şehir Hastanesi’nin şehre kazandırılmasında emeği geçenlere teşekkür ediyor; bu büyük sağlık yatırımının Ordu’ya, Karadeniz’e ve ülkemize hayırlı olmasını diliyoruz. Güle güle kullan Ordu. Şehir Hastanen hayırlı olsun.

“ECZACININ SAĞLIK SİSTEMİNDEKİ ROLÜNÜN GÜÇLENDİRİLMESİ ARTIK ZORUNLULUKTUR” Haber

“ECZACININ SAĞLIK SİSTEMİNDEKİ ROLÜNÜN GÜÇLENDİRİLMESİ ARTIK ZORUNLULUKTUR”

“ECZACININ SAĞLIK SİSTEMİNDEKİ ROLÜNÜN GÜÇLENDİRİLMESİ ARTIK ZORUNLULUKTUR” Türk Eczacıları Birliği, 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında toplum eczanelerinin birinci basamak sağlık hizmetlerindeki stratejik rolüne dikkat çekti. Açıklamada, ilaç yoklukları, eczacılık eğitimi, genç eczacı istihdamı, kamu eczacılarının sorunları ve ilaca erişimde yaşanan yapısal sıkıntılar öne çıkarıldı. “TOPLUM ECZANELERİ BİRİNCİ BASAMAĞIN EN GÜÇLÜ PAYDAŞLARINDAN BİRİ OLMALIDIR” Türk Eczacıları Birliği, 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü kapsamında “Sağlıklı Yaşamda Toplum Eczaneleri – Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerinin Gücü: Eczacı” temasıyla basın açıklaması yaptı. Açıklamada, Türkiye’de bilimsel eczacılığın temellerini oluşturan ilk eczacılık sınıfının kurulduğu ve ilk eczacılık dersinin verildiği 14 Mayıs 1839’dan bu yana 187 yıl geçtiği vurgulandı. Türk Eczacıları Birliği, Türkiye’nin dört bir yanında hizmet veren 30 bini aşkın toplum eczanesi ile kamuda, akademide ve sanayide görev yapan 55 bin eczacının sağlık sisteminin en yaygın ve erişilebilir sağlık noktaları arasında yer aldığını belirtti. Birlik açıklamasında şu ifadeler kullanıldı: “Eczanelerimiz; kolay erişilebilir yapısıyla, yaygın hizmet ağıyla, bilimsel danışmanlık kapasitesiyle koruyucu sağlık hizmetlerinin en güçlü paydaşlarından biri olmalıdır.” “YILDA 508 MİLYON REÇETE ECZANELERDE İŞLEM GÖRÜYOR” Açıklamada, eczanelerin yalnızca ilaç temin noktası olmadığı, aynı zamanda koruyucu sağlık hizmetleri, kronik hastalık yönetimi, danışmanlık, erken risk tespiti ve güvenli ilaç kullanımı açısından stratejik bir rol üstlendiği bildirildi. Türk Eczacıları Birliği, sadece Sosyal Güvenlik Kurumu’na sunulan reçeteler kapsamında eczanelerde yılda yaklaşık 508 milyon reçetenin işlem gördüğünü açıkladı. Birlik, yaşlanan nüfus ve artan kronik hastalık yükü karşısında toplum eczanelerinin daha etkin kullanılması gerektiğini vurguladı: “Daha güçlü bir birinci basamak sağlık sistemine, daha yaygın koruyucu sağlık hizmetlerine ve sahadaki sağlık profesyonellerinin daha etkin kullanılmasına ihtiyaç vardır.” “KAMU ECZACILIĞI GÜÇLENDİRİLMEDEN SAĞLIK SİSTEMİNİN KALİTESİ ARTIRILAMAZ” Basın açıklamasında kamu eczacılarının yaşadığı yapısal sorunlara da dikkat çekildi. Kadro yetersizliği, özlük hakları, ekonomik talepler, çalışma ortamları ve eczacının personel tanımındaki konumu, çözüm bekleyen başlıklar arasında sıralandı. Türk Eczacıları Birliği, kamu eczacılığı ve klinik eczacılık uygulamalarının sağlık sisteminin etkinliği açısından vazgeçilmez olduğunu belirtti: “Kamu eczacılığı güçlendirilmeden ve klinik eczacılık uygulamaları yaygınlaştırılmadan sağlık sistemimizin etkinliğini, verimliliğini ve kalitesini kalıcı olarak artırmak mümkün değildir.” “ECZACILIKTA İSTİHDAM KRİZİ YAŞANIYOR” Açıklamada, genç eczacıların karşı karşıya kaldığı istihdam darboğazı da mesleğin en önemli sorunları arasında gösterildi. Türk Eczacıları Birliği, 2001 yılında 8 olan eczacılık fakültesi sayısının bugün 64’e ulaştığını, buna karşın fakültelerin yalnızca 19’unun tam akredite eğitim verebildiğini bildirdi. Yıllık mezun sayısının 2017’de 1.448 iken 2025’te 3.868’e yükseldiği, halen eczacılık fakültelerinde 25 binden fazla öğrencinin öğrenim gördüğü açıklandı. Birlik, yeni eczacılık fakültesi açılışlarının durdurulması, kontenjanların ülke ihtiyaçlarına göre yeniden belirlenmesi ve eğitimde kalite ile akreditasyonun esas alınması çağrısında bulundu. “Sağlık alanındaki bir mesleğin mensuplarının işsiz bırakılması, ülkenin en büyük gücü olan genç insan sermayesinin heba edilmesidir.” “ECZACILIĞI BASİT BİR TİCARET FAALİYETİ HALİNE GETİREN ANLAYIŞLARA KARŞIYIZ” Türk Eczacıları Birliği, 6197 Sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun’a ilişkin yapılacak düzenlemelerde meslek örgütünün görüşünün alınması gerektiğini vurguladı. Açıklamada, eczacılık mevzuatındaki düzenlemelerin kamu yararı ve toplum sağlığı odağında hazırlanması gerektiği belirtildi. Birlik açıklamasında şu değerlendirmeye yer verdi: “Eczacılık mesleğinin geleceğini, özgür ve bağımsız eczane modelini ve toplum sağlığını riske atacak hiçbir yaklaşımı kabul etmiyoruz.” “İLACA ERİŞİM SORUNU YAPISAL BİR HAL ALDI” Açıklamada, ilaç tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmalar, ham maddeye erişim sorunları, artan üretim maliyetleri, jeopolitik gelişmeler, yaşlanan nüfus ve kronik hastalık yükündeki artışın sağlık sistemlerini doğrudan etkilediği ifade edildi. Türk Eczacıları Birliği, Türkiye’de sağlık harcamalarının OECD ortalamasının altında kaldığını belirterek, bu tablonun ilaç politikalarına da yansıdığını bildirdi. Açıklamada, yenilikçi ve yüksek maliyetli ilaçlara erişimde yaşanan sorunların hastaları doğrudan etkilediği vurgulandı. Birlik, ilaç yokluklarının eczacıların iradesiyle ortaya çıkmadığını belirtti: “Eczacılar olarak amacımız, bütün hastaların güvenli, etkili ve erişilebilir biçimde ilaçlara ulaşmasını sağlamaktır.” “YERLİ İLAÇ ÜRETİMİ STRATEJİK ULUSAL HEDEF OLMALIDIR” Türk Eczacıları Birliği, yerli ilaç üretiminin stratejik bir ulusal hedef olarak önceliklendirilmesi gerektiğini açıkladı. Açıklamada, Türkiye’nin akademik birikimi, yetişmiş insan kaynağı ve Ar-Ge kapasitesiyle bu üretimi gerçekleştirebilecek potansiyele sahip olduğu; ancak bunun için güçlü, istikrarlı ve uzun soluklu bir devlet politikasına ihtiyaç bulunduğu ifade edildi. “Kendi ilaçlarımızı ülkemizde üretmediğimiz ve dışa bağımlılığı kırmadığımız sürece, ilaç yoklukları kronik ve yapısal bir sorun olarak varlığını sürdürecektir.” “GÜVENLİ İLACA ERİŞİM HAKKINI SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ” Türk Eczacıları Birliği, 70 yılı aşkın geçmişi ve 55 bin üyesiyle güvenli ilaca erişimin en önemli teminatlarından biri olduğunu vurguladı. Birlik, eczacılık mesleğinin artan işletme maliyetleri, ilaç yoklukları, istihdam baskısı ve ekonomik zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirterek, sorunların geçici yaklaşımlarla değil, kalıcı ve sürdürülebilir politikalarla çözülmesi gerektiğini açıkladı. Basın açıklaması şu mesajla tamamlandı: “Halk sağlığını, mesleğimizin bilimsel niteliğini, eczacının mesleki bağımsızlığını, sürdürülebilirliğini ve vatandaşlarımızın güvenli ilaca erişim hakkını kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.