Hava Durumu

#Dünya

giresunsonhaber - Dünya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dünya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD, DÜNYANIN MAFYA ÖRGÜTÜ GİBİ DAVRANIYOR" Haber

ABD, DÜNYANIN MAFYA ÖRGÜTÜ GİBİ DAVRANIYOR"

ABD, DÜNYANIN MAFYA ÖRGÜTÜ GİBİ DAVRANIYOR" BTP lideri Hüseyin Baş ABD – İsrail ikilisinin İran saldırısını değerlendirdi Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Ramazan umresi için gittiği kutsal topraklardan döndü. BTP lideri umre dönüşünde İstanbul Havalimanında İran savaşı üzerine açıklamalarda bulundu. Hüseyin Baş şunları söyledi; "Amerikan emperyalizminin bütün dünyada çok vahşi bir biçimde hakim olduğu dönemleri yaşıyoruz. Allah İslam dünyasına, Müslüman alemine birlik, dirlik, kuvvet ihsan etsin. Hayatını kaybeden İran Devlet Başkanı Hamaney'e Allah'tan rahmet diliyorum. İran için tabii ki zor günler, psikolojik olarak yıpratıcı günler. Bu vahşi hareket tarzını dünyanın birlik olup sonlandırması lazım. Bir bakıyorsunuz 2 saatlik bir operasyonla Venezuela Devlet Başkanı evinden alınıyor. Birkaç saatlik operasyonla İran Devlet Başkanı öldürülüyor. Bunlar için hiçbir haklı gerekçe yok. Dünyanın jandarması olduğunu iddia eden Amerika Birleşik Devletleri bugün dünyanın mafya örgütü gibi davranıyor. Bunun karşısında bütün dünya ülkelerinin birleşmesi gerekiyor aksi halde hepimizi çok zor ve kötü günler bekliyor. İnşallah bu mübarek Ramazan ayında bütün İslam dünyasında, Müslüman aleminde, bütün dünya insanlığın da bir uyanışı gerçekleşir ve bu kötü süreçlerin durduğuna şahit oluruz."

FINDIKTA %60 ALGISI: TÜRKİYE’NİN PAYI NEDEN SİSTEMATİK OLARAK DÜŞÜK GÖSTERİLİYOR? Haber

FINDIKTA %60 ALGISI: TÜRKİYE’NİN PAYI NEDEN SİSTEMATİK OLARAK DÜŞÜK GÖSTERİLİYOR?

FINDIKTA %60 ALGISI: TÜRKİYE’NİN PAYI NEDEN SİSTEMATİK OLARAK DÜŞÜK GÖSTERİLİYOR? Türkiye, dünya fındık üretiminde yaklaşık yarım asırdır lider konumda bulunmasına rağmen, uluslararası piyasalarda ve ticari değerlendirmelerde ülkenin üretim payının sıklıkla %60 civarında ifade edilmesi dikkat çekiyor. Oysa hem güncel veriler hem de uzun dönemli istatistikler, Türkiye’nin dünya fındık üretimindeki payının %65–70 bandında seyrettiğini ortaya koyuyor. Bu fark, basit bir hesap hatasından ziyade, fiyat oluşumu ve pazarlık gücüyle doğrudan ilişkili bir algı meselesine işaret ediyor. DÜNYA FINDIK ÜRETİMİ: GÜNCEL DURUM FAO ve Uluslararası Sert Kabuklu Meyveler Konseyi (INC) verilerine göre dünya fındık üretimi yıllık yaklaşık 1,05–1,10 milyon ton seviyesinde bulunuyor. Bu üretimin ülkelere göre dağılımı ise şöyle: Ülke Yıllık Üretim (bin ton) Dünya Payı (%) Türkiye 650–750 %65–70 İtalya 120–150 %12–14 Azerbaycan 70–80 %6–7 ABD (Oregon) 50–60 %5–6 Şili 45–55 %4–5 Gürcistan 40–45 %3–4 Diğer ülkeler 20–30 %2–3 Bu tablo, Türkiye’nin tek başına dünya üretiminin yaklaşık üçte ikisini karşıladığını açık biçimde gösteriyor. Rakip ülkelerin hiçbiri, tek başına Türkiye’ye yakın bir üretim hacmine sahip değil. 50 YILLIK PERSPEKTİF: PAY DEĞİŞTİ Mİ? Türkiye’nin üretim payının zamanla gerilediği yönündeki iddialar, uzun dönemli verilerle örtüşmüyor. Son 50 yılın 10 yıllık ortalamalarına bakıldığında tablo netleşiyor: Dönem Dünya Üretimi (bin ton) Türkiye Üretimi (bin ton) Türkiye Payı (%) 1970’ler ~550 ~350 %63–65 1980’ler ~600 ~400 %66–67 1990’lar ~650 ~450 %68–69 2000’ler ~750 ~500 %66–67 2010’lar ~950 ~650 %68–70 2020’ler ~1.050–1.100 ~650–750 %65–70 Veriler, Türkiye’nin üretim payının yarım asırdır yüksek ve istikrarlı olduğunu ortaya koyuyor. Dolayısıyla tartışmanın merkezinde üretim miktarındaki bir düşüş değil, bu üretimin fiyat gücüne dönüşememesi yer alıyor. NEDEN %60 SÖYLEMİ ÖNE ÇIKIYOR? Ekonomi çevrelerine göre Türkiye’nin payının %60 civarında sunulmasının arkasında üç temel neden bulunuyor. Birincisi, pazarlık gücünü zayıflatma amacı. Türkiye’nin %70 payla anılması, ülkeyi “vazgeçilmez üretici” konumuna taşırken; %60 söylemi, “büyük ama ikame edilebilir tedarikçi” algısını güçlendiriyor. Bu algı, özellikle hasat öncesi fiyat pazarlıklarında alıcı tarafın elini rahatlatıyor. İkincisi, alternatif üretici algısının büyütülmesi. Azerbaycan, Şili, ABD ve Gürcistan gibi ülkeler son yıllarda üretimlerini artırmış olsa da, bu ülkelerin toplamı dahi Türkiye’nin üretim hacmine ancak yaklaşabiliyor. Türkiye’nin payı %60 olarak sunulduğunda, bu ülkeler psikolojik olarak daha güçlü bir “denge unsuru” gibi gösterilebiliyor. Üçüncü neden ise rekolte ve pay hesaplarının bilinçli biçimde karıştırılması. Ticari raporlarda Türkiye için düşük rekolte tahminleri kullanılırken, rakip ülkeler için yüksek üretim rakamlarının esas alınması, Türkiye’nin dünya içindeki payını kağıt üzerinde aşağı çekiyor. ASIL KIRILMA: ÜRETİMDE DEĞİL, FİYATTA Son 50 yılın verileri birlikte okunduğunda ortaya çıkan temel gerçek şu: Gösterge 1970’ler 2020’ler Türkiye üretim payı %63–65 %65–70 Fiyat belirleme gücü Görece güçlü Zayıf Katma değer Büyük ölçüde içeride Büyük ölçüde dışarıda Türkiye üretimde liderliğini korurken, fiyat ve katma değer üretimi giderek üretim sahasının dışına taşmış durumda. Bu durum, üretim gücü ile ekonomik egemenlik arasındaki kopuşu derinleştiriyor. %60 Bir Veri Değil, Bir Algı Türkiye’nin dünya fındık üretimindeki payının %60 olarak ifade edilmesi, istatistiksel bir zorunluluktan çok ticari bir algı yönetimi tercihi olarak öne çıkıyor. Amaç, Türkiye’nin vazgeçilmezliğini görece azaltmak ve fiyat pazarlıklarında dengeyi alıcı lehine çevirmek. Bu nedenle fındık tartışması, yalnızca “ne kadar üretiyoruz?” sorusuna değil; “bu üretim gücü neden fiyata ve gelire dönüşmüyor?” sorusuna odaklanmak zorunda. Kaynaklar FAO – FAOSTAT, Hazelnuts (with shell) International Nut and Dried Fruit Council (INC), Global Statistical Review OECD–FAO Agricultural Outlook . . . DÜNYA FINDIK ÜRETİMİ (KABUKLU FINDIK) Ülkeler Bazında Üretim ve Paylar Ülke Yıllık Üretim (bin ton) Dünya Payı (%) Üretim Özelliği Türkiye 650–750 ≈ %65–70 Geleneksel, eğimli arazi, yüksek kalite İtalya 120–150 ≈ %12–14 Yoğun plantasyon, yüksek verim Azerbaycan 70–80 ≈ %7 Yeni bahçeler, hızlı büyüme ABD (Oregon) 50–60 ≈ %5 Tam mekanizasyon Şili 45–55 ≈ %4–5 İhracat odaklı, modern tesisler Gürcistan 40–45 ≈ %4 Küçük üretici, dalgalı kalite İspanya 15–20 ≈ %1–2 Bölgesel üretim Diğer ülkeler 20–30 ≈ %2–3 Dağınık TÜRKİYE – DÜNYA KARŞILAŞTIRMASI Gösterge Türkiye Dünya Üretim 650–750 bin ton 1.050–1.100 bin ton Üretim Payı ≈ %65–70 %100 İhracat Payı ≈ %70–75 %100 Ortalama Verim Düşük–Orta Rakiplerde yüksek Ürün Niteliği Premium (Giresun kalite) Karışık ÜLKELER BAZINDA 50 YILLIK PAY DEĞİŞİMİ Dünya Fındık Üretimi – Payların Evrimi Ülke 1970’ler (%) 1990’lar (%) 2020’ler (%) Eğilim Türkiye 63–65 68–69 65–70 ↔ (yüksek ama sabit) İtalya 15–18 13–14 12–14 ↘ (pay düştü, verim arttı) ABD 3–4 4–5 5–6 ↗ Azerbaycan – 2–3 6–7 ⬆ hızlı yükseliş Şili – – 4–5 ⬆ yeni oyuncu Gürcistan – 3–4 3–4 ↔ Diğer 10–12 7–8 4–5 ↘ DÜNYA VE TÜRKİYE FINDIK ÜRETİMİ – 50 YILLIK KARŞILAŞTIRMA Dünya Toplamı – ???????? Türkiye Dönem Dünya Üretimi (bin ton) Türkiye Üretimi (bin ton) Türkiye Payı (%) 1970’ler ~550 ~350 %63–65 1980’ler ~600 ~400 %66–67 1990’lar ~650 ~450 %68–69 2000’ler ~750 ~500 %66–67 2010’lar ~950 ~650 %68–70 2020’ler ~1.050–1.100 ~650–750 %65–70

DÜNYA SULAK ALANLAR GÜNÜ’NDE GİRESUN’DA DOĞAYA CAN SUYU Haber

DÜNYA SULAK ALANLAR GÜNÜ’NDE GİRESUN’DA DOĞAYA CAN SUYU

DÜNYA SULAK ALANLAR GÜNÜ’NDE GİRESUN’DA DOĞAYA CAN SUYU Tirebolu’da su kuşları ve balıklar beslendi, sulak alanların hayati önemi vurgulandı GİRESUN — 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü kapsamında Giresun Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü tarafından düzenlenen farkındalık etkinliği, doğanın kalbi sayılan sulak alanlara dikkat çekti. Tirebolu ilçesinde gerçekleştirilen çalışmada su kuşları ve balıklar için besleme yapılarak ekosistemin bütünlüğüne vurgu yapıldı. Etkinlik; Tirebolu Hamam Mahallesi Kumyalı Mevkii ile Harşit Vadisi güzergâhında gerçekleştirildi. Doğal yaşam alanlarında yapılan besleme çalışması, özellikle kış aylarında besin bulmakta zorlanan su kuşları için destek niteliği taşıdı. SULAK ALANLAR: DOĞANIN GİZLİ KAHRAMANLARI Uzmanlara göre sulak alanlar yalnızca kuşların konaklama noktası değil; aynı zamanda su döngüsünün düzenlenmesi, taşkınların önlenmesi, yeraltı sularının beslenmesi ve biyolojik çeşitliliğin korunması açısından da kritik rol oynuyor. Dünya genelinde her yıl milyonlarca hektar sulak alan yok olurken, bu kayıp; kuş göç yollarından balık popülasyonlarına, iklim dengesinden tarımsal üretime kadar geniş bir zinciri etkiliyor. Türkiye ise üç kıtanın kesişiminde yer alması nedeniyle yüzlerce kuş türü için hayati öneme sahip sulak alanlara ev sahipliği yapıyor. Karadeniz kıyıları ve akarsu vadileri ise göç rotaları üzerinde bulunan en önemli doğal koridorlar arasında yer alıyor. GİRESUN’DA DOĞAL YAŞAMA ORTAK DESTEK Tirebolu’daki etkinliğe bölgedeki sivil paydaşlar da destek verdi. Tirebolu Balıkçılık Derneği, Tirebolu Avcılar ve Atıcılar Derneği ve Tirebolu Su Ürünleri Kooperatifi çalışmaya katkı sunarak sulak alanların korunmasına yönelik toplumsal duyarlılığın güçlenmesine destek oldu. Yetkililer, sulak alanların yalnızca yaban hayvanları için değil; temiz su kaynaklarının devamlılığı, balıkçılık faaliyetleri ve bölgesel iklim dengesi açısından da yaşamsal önemde olduğunu vurguladı. “SULAK ALANLAR DOĞANIN SİGORTASIDIR” Müdürlük tarafından yapılan açıklamada, sulak alanların kirletilmemesi, doğal yapısının bozulmaması ve su canlılarının yaşam alanlarının korunması için vatandaşların daha hassas davranması gerektiği belirtildi. Açıklamada şu mesaj öne çıktı: “Sulak alanlar doğanın sigortasıdır. Bu alanları korumak; kuşları, balıkları, suyu ve geleceğimizi korumaktır.” Giresun’da sulak alanların korunmasına ve yaban hayatının desteklenmesine yönelik çalışmaların yıl boyunca devam edeceği bildirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.