Hava Durumu

#Çevre Mevzuatı

giresunsonhaber - Çevre Mevzuatı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çevre Mevzuatı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÇAVUŞLU’NUN YENİDEN AÇILDIĞI İDDİASI: RESMÎ RAPOR NEREDE? Haber

ÇAVUŞLU’NUN YENİDEN AÇILDIĞI İDDİASI: RESMÎ RAPOR NEREDE?

ÇAVUŞLU’NUN YENİDEN AÇILDIĞI İDDİASI: RESMÎ RAPOR NEREDE? AYRIŞTIRMA SİSTEMİNİN ÇALIŞMADIĞI GEREKÇESİYLE MÜHÜRLENDİĞİ BİLDİRİLEN ÇAVUŞLU KATI ATIK BERTARAF TESİSİNİN EKSİKLİKLER GİDERİLEREK YENİDEN FAALİYETE GEÇTİĞİ İDDİA EDİLDİ. ANCAK BU BİLGİ HENÜZ YETKİLİ KURUMLARIN AYRINTILI BİR AÇIKLAMASIYLA DOĞRULANMADI. TESİSİN HANGİ TEKNİK RAPOR VE HANGİ HUKUKİ İŞLEMLE AÇILDIĞININ KAMUOYUNA AÇIKLANMASI GEREKİYOR. Giresun’un Görele ilçesine bağlı Çavuşlu beldesindeki Katı Atık Bertaraf Tesisinin yeniden faaliyete geçtiği ileri sürüldü. Yerel kaynaklar tarafından 24 Ağustos’ta yayımlanan haberde, Bakanlık tarafından belirlenen eksikliklerin Giresun İl Özel İdaresi tarafından giderildiği ve tesisin yeniden çalışmaya başladığı belirtildi. Ancak haberin yayımlandığı saat itibarıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Giresun Valiliği veya Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından tesisin yeniden faaliyete geçirilmesine ilişkin ayrıntılı bir resmî açıklama kamuoyuna yansımadı. Ayrıca; • Faaliyet durdurma kararının kaldırıldığı, • Kapatmaya neden olan eksikliklerin giderildiği, • Tesiste yeniden denetim yapıldığı, • Mührün yetkili makam tarafından kaldırıldığı, • Tesisin güncel çevre izin ve lisans durumunun uygun bulunduğu yönünde kamuoyuna açıklanmış bir karar, tutanak veya teknik rapora henüz ulaşılamadı. TESİSİ KAPATTIRAN AYKIRILIKLAR HANGİ RAPORLA ORTADAN KALDIRILDI? KAPATMA GEREKÇESİ OLARAK AYRIŞTIRMA SİSTEMİ GÖSTERİLDİ 12 Ağustos’ta kamuoyuna yansıyan haberlerde, tesisteki atık ayrıştırma sisteminin çalışmadığının tespit edildiği belirtildi. Tesise getirilen atıkların gerekli ayrıştırma ve ön işlemden geçirilmeden depolama alanına gönderildiği, bu nedenle tesisin Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekiplerince mühürlenerek faaliyetinin durdurulduğu ileri sürüldü. Ancak kapatma sürecine ilişkin denetim raporu, faaliyet durdurma kararı ve mühürleme tutanağı da kamuoyuna açıklanmış değil. Bu nedenle hangi aykırılığın hangi ölçüm, inceleme ve mevzuat hükmüne dayanılarak tespit edildiğini ortaya koyacak asli belgelerin yayımlanması gerekiyor. “AYRIŞTIRMA” İLE “ÖN İŞLEM” AYNI KAVRAM DEĞİL Teknik ve hukuki değerlendirme yapılırken ayrıştırma ile ön işlem kavramlarının birbirinden ayrılması önem taşıyor. Ayrıştırma; evsel atıkların içindeki kâğıt, plastik, metal ve cam gibi geri kazanılabilir malzemelerin mekanik sistemlerle veya elle seçilmesini ifade ediyor. Ön işlem ise atığın hacmini ya da tehlikelilik özelliğini azaltmak, taşınmasını kolaylaştırmak veya geri kazanım ve bertaraf performansını yükseltmek amacıyla uygulanan fiziksel, termal, kimyasal veya biyolojik işlemlerin daha geniş adıdır. Dolayısıyla ayrıştırma sisteminin çalışmaması önemli bir işletme sorunudur. Ancak yalnızca basında yer alan bilgiye dayanılarak tesisteki bütün atıkların kesin olarak mevzuata aykırı depolandığı sonucuna varılamaz. Bunun belirlenebilmesi için; • Denetim raporunun, • Atık kabul kayıtlarının, • Kantar verilerinin, • İşletme günlüklerinin, • Sistemin arıza ve bakım kayıtlarının, • Arıza döneminde depolanan atık miktarının incelenmesi gerekir. YÖNETMELİK ÖN İŞLEMİ ZORUNLU TUTUYOR Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmeliğin 10. maddesine göre, işlenmesinden pratik fayda sağlanamayan veya teknik olarak işlenmesi mümkün olmayan istisnai atıklar dışında atıklar, ön işleme tabi tutulmadan düzenli depolama tesislerine kabul edilemez. Bu hüküm nedeniyle, kapatma haberlerinde ileri sürülen “atıkların işlemden geçirilmeden depolandığı” yönündeki tespit sıradan bir makine arızası olarak görülemez. Eğer tesisin yeniden açıldığı yönündeki haber doğruysa şu teknik hususların açıklanması gerekir: • Sistemde hangi arıza veya eksiklik vardı? • Arıza ne zaman başladı ve hangi tarihte giderildi? • Hangi ekipman onarıldı veya değiştirildi? • Sistem atık yükü altında test edildi mi? • Saatlik ve günlük işleme kapasitesi belirlendi mi? • Sistem tesise gelen günlük atık miktarını işleyebiliyor mu? • Arıza döneminde ne kadar atık doğrudan depolandı? • Sistemi hangi kurum yerinde inceleyerek uygun buldu? Bu bilgileri içeren onarım, devreye alma veya kapasite doğrulama raporu henüz kamuoyuna açıklanmadı. PARA CEZASI, FAALİYET DURDURMA VE MÜHÜRLEME AYRI İŞLEMLER Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu’nun açıklamasına göre tesiste 3 Ağustos 2026 tarihinde Bakanlık birimlerince denetim yapıldı. Hamzaoğlu, denetimin ardından yaklaşık 8 milyon TL idari para cezası uygulandığını ve tesisin faaliyetinin durdurulduğunu açıkladı. Ancak yaklaşık 8 milyon TL olduğu belirtilen idari yaptırım kararının tam metni kamuoyuna sunulmadı. Bu nedenle cezanın; • Hangi çevre ihlallerine dayandığı, • Çevre Kanunu’nun hangi maddeleri uyarınca uygulandığı, • Yalnızca ayrıştırma sistemiyle mi ilgili olduğu, • Atıksu, deşarj, çevre izni veya başka işletme şartlarının da yaptırıma konu edilip edilmediği, • Tek bir cezadan mı yoksa birden fazla yaptırımın toplamından mı oluştuğu bilinmiyor. Hukuken idari para cezası, faaliyetin durdurulması ve mühürleme aynı işlem değildir. İdari para cezası, tespit edilen ihlal karşılığında uygulanan mali yaptırımdır. Faaliyetin durdurulması, mevzuata aykırı faaliyetin kısmen veya tamamen engellenmesidir. Mühürleme ise faaliyet durdurma kararının tesiste fiilen uygulanmasıdır. 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 15. maddesi, mevzuata aykırı faaliyetlerin durdurulabileceğini; çevre ve insan sağlığı yönünden tehlike oluşturan faaliyetlerde ise süre verilmeksizin durdurma uygulanabileceğini düzenliyor. Aynı maddeye göre faaliyetin durdurulması, idari para cezası uygulanmasına engel oluşturmuyor. Dolayısıyla para cezasının ödenmesi veya cezaya karşı dava açılması tek başına yeniden faaliyet hakkı doğurmaz. Faaliyet durdurmaya neden olan aykırılıkların giderildiğinin yetkili makam tarafından ayrıca tespit edilmesi gerekir. Bu nedenle açıklanması gereken asıl belge yalnızca bir “mühür kaldırma tutanağı” değil; bu işleme dayanak oluşturan yeniden denetim ve uygunluk raporudur. ÇED KARARI İLE ÇEVRE İZİN VE LİSANSI FARKLI BELGELER Çavuşlu dosyasındaki en önemli hukuki başlıklardan biri tesisin güncel izin durumudur. ÇED kararı ile çevre izin ve lisans belgesi aynı hukuki işlemi ifade etmez. ÇED süreci, bir projenin kurulmadan veya kapasitesi değiştirilmeden önce çevresel etkilerinin değerlendirilmesini ve alınması gereken tedbirlerin belirlenmesini kapsar. Çevre izin ve lisans süreci ise tesisin faaliyette bulunabilmesi için emisyon, deşarj, gürültü ve atık işleme faaliyetleri bakımından sahip olması gereken işletme belgesidir. Bu nedenle bir tesisin “ÇED Olumlu” kararının bulunması, o tesisin geçerli çevre izin ve lisans belgesine de sahip olduğu anlamına gelmez. Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliğine göre kapsamdaki işletmelerin faaliyette bulunabilmeleri için gerekli izin sürecini tamamlamaları gerekiyor. Bu durumda tesisin yeniden faaliyete geçtiği yönündeki haber doğruysa şu soru cevaplandırılmalıdır: ÇAVUŞLU BUGÜN HANGİ TARİH VE SAYILI ÇEVRE İZİN-LİSANS BELGESİYLE ÇALIŞIYOR? MAHKEME KARARININ TAM METNİ AÇIKLANMADI Hamzaoğlu, Giresun İdare Mahkemesinin E.2024/782, K.2025/946 sayılı dosyada 25 Aralık 2025 tarihinde verdiği kararla tesisin çevre izin ve lisansına ilişkin işlemi iptal ettiğini açıkladı. Ancak mahkeme kararının tam metni kamuoyuna açık biçimde ortaya konulmuş değil. Bu nedenle; • İptal edilen işlemin tam olarak hangi belge olduğu, • Mahkemenin gerekçesi, • Kararın idareye ne zaman tebliğ edildiği, • İstinaf yoluna başvurulup başvurulmadığı, • Kararın uygulanmasını etkileyen başka bir yargı kararı bulunup bulunmadığı, • Karardan sonra yeni bir çevre izin-lisans işlemi tesis edilip edilmediği kesin olarak belirlenemiyor. Kararın tam metni görülmeden, tesisin bugün hukuken kesin olarak faaliyette bulunamayacağı şeklinde bir hüküm kurulması doğru olmaz. Ancak tesisin yeniden çalışmaya başladığı yönündeki haber doğruysa geçerli izin veya lisans belgesinin tarihi, sayısı, kapsamı ve geçerlilik süresi açıklanmalıdır. BAKANLIĞIN 2023 KAYDI: 18 DENETİM, 782 BİN 116 TL CEZA Çavuşlu tesisindeki çevre sorunlarının 2026 yılında başlamadığı, Bakanlığın geçmiş kayıtlarında görülüyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının, Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş’in TBMM’deki yazılı soru önergesine verdiği 12 Ekim 2023 tarihli resmî cevapta, tesiste o tarihe kadar: 18 çevre denetimi gerçekleştirildiği ve toplam 782 bin 116 TL idari para cezası uygulandığı bildirildi. Bakanlık aynı belgede Nihai ÇED Raporunda yer alan taahhütlerin Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından denetlendiğini belirtti. Bu resmî kayıt, 2026’daki kapatma süreciyle birlikte yeni soruları gündeme getiriyor: • Ayrıştırma sistemindeki sorun ilk kez hangi denetimde belirlendi? • Sistem ne kadar süre devre dışı kaldı? • Önceki denetimlerde çalışır durumda mıydı? • Arızanın süresi bakım ve otomasyon kayıtlarından belirlendi mi? • Sistem çalışmazken ne kadar atık doğrudan depolama alanına gönderildi? • Önceki cezalar hangi ihlaller nedeniyle uygulandı? Eldeki bilgilerle “tesiste yıllardır hiçbir ayrıştırma yapılmadı” şeklinde kesin bir sonuç çıkarılamaz. Ancak arızanın ne zaman başladığının ve bu dönemde ne kadar atığın etkilendiğinin açıklanması kamu yararı açısından zorunludur. BAKANLIK SIZINTI SUYU SİSTEMİNİ 2023’TE TARİF ETTİ Düzenli depolama tesislerinin temel çevresel risklerinden biri sızıntı suyudur. Sızıntı suyu; yağışın ve atığın bünyesindeki suyun depolanan kütleden süzülmesiyle oluşur. Yüksek organik yük, amonyum azotu, askıda katı madde, tuzluluk ve atığın türüne göre çeşitli kirleticiler içerebilir. Kontrolsüz biçimde toprağa, dereye veya yeraltı suyuna ulaşması uzun süreli çevresel etkilere yol açabilir. Bakanlığın 2023 tarihli TBMM cevabında Çavuşlu’daki sistem şöyle tarif edildi: Depolama alanı → sızıntı suyu toplama kanalları → dengeleme havuzu → atıksu arıtma tesisi. Bakanlık aynı belgede tesis zemininde geçirimsiz beton bulunduğunu, yağmur ve yüzey sularının depolama alanına girmesini önleyici drenaj sistemlerinin oluşturulduğunu bildirdi. Ancak bir sistemin projede yer alması tek başına yeterli değildir. Sistemlerin fiilen, kesintisiz ve kapasitesine uygun biçimde çalışması gerekir. “BYPASS HATTI” İDDİASI ASLİ BELGEYLE DOĞRULANMADI Hamzaoğlu, devam eden bir savcılık soruşturması kapsamında 26 Şubat 2026 tarihinde yapılan incelemede, sızıntı suyu arıtma sistemini devre dışı bırakabilecek bir bypass hattı tespit edildiğini açıkladı. Başkanın anlatımına göre bu hat, sızıntı suyunun arıtılmadan Yalakoda Deresi yönüne gönderilebilmesine imkân sağlıyordu. Ancak savcılık inceleme tutanağı, bilirkişi raporu, numune alma tutanağı veya laboratuvar sonuçları kamuoyuna açıklanmadı. Bu nedenle “tesisten arıtılmamış sızıntı suyu kesin olarak dereye boşaltıldı” şeklinde bir hüküm kurulamaz. Şu aşamada doğrulanabilen bilgi, Hamzaoğlu’nun böyle bir teknik tespit yapıldığını açıklamasından ibarettir. Bununla birlikte iddia ciddi ve denetlenebilir niteliktedir. Tesisin yeniden açıldığı yönündeki haber doğruysa şu soruların da yanıtlanması gerekir: • Bypass olduğu ileri sürülen hat yerinde incelendi mi? • Böyle bir hat mevcutsa tamamen kaldırıldı veya kalıcı biçimde devre dışı bırakıldı mı? • Arıtma tesisi atık su yükü altında çalıştırılarak test edildi mi? • Arıtma giriş ve çıkışından numune alındı mı? • Yalakoda Deresi’nin tesis öncesi ve sonrası noktalarında analiz yapıldı mı? • Yeraltı suyu gözlem kuyuları kontrol edildi mi? • Son analiz sonuçları mevzuattaki sınır değerlere uygun mu? TEK BİR ANALİZ UZUN DÖNEMLİ GÜVENCE SAĞLAMAZ Karadeniz’in yüksek yağış koşulları, depolama tesislerinde oluşan sızıntı suyu miktarını doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle yalnızca tesisin açıldığı gün alınan bir numunenin uygun çıkması, sistemin bütün mevsimlerde güvenli çalıştığını göstermeye yetmez. İzleme programının; • Yağışlı ve kurak dönemleri, • Arıtma giriş ve çıkışını, • Yüzey ve yeraltı sularını, • Depo gazını, • Atık kabul ve ön işlem miktarlarını, • Arıza ve bakım kayıtlarını kapsaması gerekir. Sonuçların tarih, numune noktası, analiz yöntemi ve laboratuvar bilgileriyle yayımlanması, “tesis çalışıyor” açıklamasını ölçülebilir ve denetlenebilir hale getirir. YENİDEN FAALİYET İDDİASI DOĞRUYSA HANGİ ANALİZLER YAPILDI? Bilimsel açıdan yalnızca ayrıştırma makinesinin çalıştığını gösteren görüntüler yeterli değildir. En az şu verilerin değerlendirilmesi gerekir: Sızıntı suyu ve arıtma çıkışı • Debi, • pH ve elektriksel iletkenlik, • Kimyasal ve biyokimyasal oksijen ihtiyacı, • Askıda katı madde, • Amonyum azotu ve toplam azot, • Toplam fosfor, • Klorür ve sülfat, • Atığın özelliğine göre ağır metaller. Yüzey ve yeraltı suları • Yalakoda Deresi’nde tesis öncesi ve sonrası karşılaştırması, • Yeraltı suyu gözlem kuyularında seviye ve kalite ölçümleri, • Yağışlı ve kurak dönem sonuçlarının karşılaştırılması, • Sonuçların önceki yıllarla eğilim analizi. Depolama alanı • Atık kabul miktarı ve atık türleri, • Ön işlemden geçen atık miktarı, • Doğrudan depolanan bakiye atık, • Günlük örtü uygulaması, • Şev kararlılığı ve oturma hareketleri, • Yağmur suyu ile sızıntı suyu hatlarının ayrılığı, • Depo gazı toplama sisteminin durumu, • Metan, karbondioksit ve oksijen ölçümleri. Ayrıştırma ve ön işlem hattı • Saatlik ve günlük kapasite, • Çalışma süresi, • Plansız duruşlar, • Bakım ve onarım kayıtları, • Geri kazanılan malzeme miktarı, • Depolamaya gönderilen bakiye atık miktarı. ÇAVUŞLU’NUN YARGI GEÇMİŞİ YENİ DEĞİL Bakanlığın 2024 Yılı Giresun İl Çevre Durum Raporu, Çavuşlu tesisinin yıllara yayılan bir ÇED ve yargı geçmişi bulunduğunu gösteriyor. Resmî raporda, tesisle ilgili farklı tarihlerde verilen ÇED kararlarının idare mahkemeleri ve Danıştay önüne taşındığı; 2010 ve 2012 tarihli süreçlerin yanı sıra 2020 tarihli kapasite artışına ilişkin kararın da yargı konusu olduğu görülüyor. Sonraki kapasite artışı ve ÇED işlemlerine ilişkin süreçler de raporda yer alıyor. Bu geçmiş, tesisin bugün kesin olarak çalışamayacağı sonucunu kendiliğinden doğurmaz. Her yargı kararının konusu, gerekçesi ve sonraki hukuki süreci ayrı ayrı incelenmelidir. Ancak uzun yargı geçmişi, tesisin güncel hukuki durumunun tek cümlelik bir açıklamayla geçiştirilemeyeceğini de gösteriyor. Geçerli ÇED kararı, çevre izin-lisans belgesi, kapasite bilgisi ve devam eden yargı süreçleri birlikte açıklanmalıdır. HANGİ KURUMUN HANGİ SORUMLULUĞU VAR? Çavuşlu dosyasında kurumların yetki ve sorumluluklarının birbirine karıştırılmaması gerekiyor. Tesisi işleten idare veya birlik Tesisi çevre mevzuatına ve izin şartlarına uygun işletmek; ayrıştırma, arıtma ve sızıntı suyu sistemlerini çalışır halde tutmak; bakım, atık kabul ve analiz kayıtlarını muhafaza etmekle sorumludur. Giresun İl Özel İdaresi Yerel kaynakta eksikliklerin İl Özel İdaresi tarafından giderildiği ileri sürüldü. Bu durumda İl Özel İdaresinin tesiste hangi hukuki sıfatla işlem yaptığı; hangi ekipmanı onardığı, ne kadar harcama yaptığı ve çalışmayı hangi raporla teslim ettiği açıklanmalıdır. GİRKASİÇ-BİR Giresun İli Katı Sıvı Atık ve İçme Suları Birliği, il genelindeki ortak atık yönetimi ve bertaraf sisteminin temel kurumsal yapılarından biridir. Birliğin tesisin işletilmesi, finansmanı, denetimi ve alternatif tesis planlamasındaki görevleri kamuoyuna açık biçimde ortaya konulmalıdır. Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü İl Müdürlüğü; ÇED taahhütlerinin izlenmesi, çevre izin şartlarının denetlenmesi, mevzuata aykırılıkların tespiti ve yetkisi kapsamındaki yaptırımların uygulanması bakımından görevli idari birimdir. Tesisi mühürleyen veya faaliyet durdurma işlemini uygulayan makamın, yeniden faaliyete geçiş öncesindeki uygunluk tespitini de belgelemesi beklenir. Bakanlık Bakanlık; çevre mevzuatı, merkezî denetim, izin-lisans ve idari yaptırım süreçlerinde yetkilidir. 3 Ağustos denetiminin Bakanlık birimlerince yapıldığı yönündeki açıklama doğruysa denetimin kapsamı ve sonuçlarının Bakanlık tarafından açıklanması gerekir. Belediyeler ve İl Özel İdaresi Belediyeler kendi sorumluluk alanlarındaki, İl Özel İdaresi ise belediye sınırları dışındaki yerleşimlerin atık toplama hizmetlerinde sorumluluk taşıyor. Tesisin kapanması bu sorumlulukları ortadan kaldırmaz. Atıkların kontrolsüz alanlara bırakılması, yakılması veya gelişigüzel gömülmesi Çavuşlu’ya alternatif olarak değerlendirilemez. ALTERNATİF TESİS İÇİN KOMİSYON KURULMASI KARARLAŞTIRILDI Çavuşlu dosyasının diğer önemli ayağını Giresun’un alternatif atık yönetimi planı oluşturuyor. Giresun Valiliğinin 8 Kasım 2023 tarihli resmî açıklamasına göre, bir gün önce yapılan GİRKASİÇ-BİR toplantısında alternatif bertaraf tesisi kurulacak alanların belirlenmesi amacıyla komisyon oluşturulması kararlaştırıldı. Toplantıda Çavuşlu tesisine yapılan yatırımlarla ilgili bir sunum da gerçekleştirildi. Aradan yaklaşık üç yıl geçmesine rağmen Çavuşlu’nun devre dışı kalmasıyla bazı köylerde çöp toplama hizmetlerinin aksaması, alternatif planın henüz uygulanabilir bir sisteme dönüşmediğini gösterdi. Bu noktada şu sorular cevap bekliyor: • Komisyon hangi üyelerden oluşturuldu? • Kaç alternatif alan incelendi? • Yer seçiminde hangi jeolojik ve hidrojeolojik ölçütler kullanıldı? • Yerleşim alanları, tarım arazileri ve su kaynakları nasıl değerlendirildi? • Nüfus ve atık miktarı projeksiyonu hazırlandı mı? • Aktarma istasyonları planlandı mı? • ÇED, kamulaştırma, finansman ve ihale takvimi oluşturuldu mu? • Çavuşlu’nun kapanması halinde kullanılacak geçici ve izinli bertaraf tesisi belirlendi mi? ÇAVUŞLU DEVRE DIŞI KALDIĞINDA GİRESUN’UN B PLANI NEREDEYDİ? Tesisin faaliyetinin durdurulmasının ardından bazı köylerde çöp toplama hizmetlerinin aksadığına ilişkin haber ve görüntüler kamuoyuna yansıdı. Bu tablo, Giresun’un atık yönetim sisteminin tek bir tesise bağımlı kaldığını gösterdi. Gerçek bir acil durum planında; • Kullanılabilecek izinli alternatif tesis, • İlçeler arası aktarma noktaları, • Taşıma kapasitesi ve araç planı, • Geçici depolama yöntemi, • Halk sağlığı ve çevre koruma önlemleri, • Maliyet ve finansman modeli önceden belirlenmiş olmalıdır. Tesis kapandıktan sonra oluşturulmaya çalışılan geçici çözümler, uzun vadeli bir “B planı” olarak kabul edilemez. ÇÖZÜM YALNIZCA YENİ BİR DEPOLAMA ALANI DEĞİL Giresun’un ihtiyacı Çavuşlu’daki sistemi başka bir ilçeye taşımaktan ibaret değildir. Yeni tesis tartışması yalnızca “hangi ilçeye yapılacak?” sorusuna indirgenirse aynı çevresel ve toplumsal sorunların başka bir yerde tekrarlanması riski doğar. Uzun vadeli sistem; • Kaynağında ayrı toplamayı, • Ambalaj atıklarının geri kazanılmasını, • Organik atıkların ayrı yönetilmesini, • Kompost veya biyolojik işleme seçeneklerini, • İlçeler arası aktarma istasyonlarını, • Yalnızca işlem sonrası kalan atığın düzenli depolanmasını, • Sızıntı suyu, yüzey suyu, yeraltı suyu ve depo gazı izlemesini, • Denetim ve analiz sonuçlarının kamuoyuna açıklanmasını, • Yangın, arıtma arızası, aşırı yağış ve tesis kapanmasına yönelik acil eylem planını birlikte kapsamalıdır. KAMUOYUNA AÇIKLANMASI GEREKEN BELGELER Çavuşlu tesisinin gerçekten yeniden faaliyete geçip geçmediğini ve geçtiyse hangi şartlarla açıldığını ortaya koyacak belgeler bellidir: • 3 Ağustos 2026 tarihli denetim raporu, • Yaklaşık 8 milyon TL olduğu açıklanan idari yaptırım kararının tam metni, • Faaliyet durdurma kararı, • Mühürleme tutanağı, • Ayrıştırma ve ön işlem sistemine ilişkin arıza tespit raporu, • Yapılan onarım ve parça değişikliklerinin belgeleri, • Sistem kapasite ve performans testi, • Yeniden denetim ve uygunluk tutanağı, • Mührün kaldırılmasına dayanak olan tarih ve sayılı idari işlem, • Güncel ÇED kararları ve kapasite bilgileri, • Güncel çevre izin ve lisans belgesi, • Son sızıntı suyu ve arıtma çıkışı analizleri, • Yalakoda Deresi’nin üst ve alt noktalarından alınan numune sonuçları, • Yeraltı suyu gözlem kuyusu analizleri, • Bypass iddiasına ilişkin teknik inceleme sonucu, • İdare Mahkemesi kararının tam metni ve sonraki yargı süreci, • Alternatif tesis komisyonunun çalışmaları ve uygulama takvimi. TESİS AÇILDIYSA BUNU AÇIKLAMASI GEREKEN YETKİLİ KURUMLARDIR Yerel bir gazetenin yayımladığı haber, kamuoyunun bilgilendirilmesi açısından önemlidir. Ancak faaliyet durdurma ve mühürleme işlemi uygulanan bir tesisin yeniden faaliyete geçip geçmediğinin kesin kaynağı yetkili kamu kurumları olmalıdır. Bu nedenle Bakanlık, Giresun Valiliği ve İl Müdürlüğü tarafından; • Tesisin yeniden açılıp açılmadığı, • Mührün kaldırılıp kaldırılmadığı, • Hangi eksikliklerin giderildiği, • Yeniden denetimin kim tarafından yapıldığı, • Güncel izin ve lisans durumunun ne olduğu açıklanmalıdır. Giresun’un çöplerinin düzenli biçimde toplanması zorunludur. Bu çöplerin çevre mevzuatına uygun şekilde işlenmesi ve bertaraf edilmesi de aynı ölçüde zorunludur. “Çöp birikiyor” gerekçesi çevre mevzuatını askıya alamaz. Çevre mevzuatının uygulanması da idarenin atıkları toplama ve güvenli biçimde bertaraf etme sorumluluğunu sona erdiremez. YENİDEN AÇILDIĞI İDDİASI DOĞRUYSA, HANGİ RAPORLA AÇILDI? Çavuşlu Katı Atık Bertaraf Tesisinin yeniden faaliyete geçtiği yönündeki bilgilerin öncelikle yetkili kurumlar tarafından doğrulanması gerekiyor. Ardından kamuoyuna yalnızca tesisin açıldığı değil; kapatmaya neden olan aykırılıkların hangi teknik rapor, hangi analiz sonuçları ve hangi tarih-sayılı idari işlemle giderildiği açıklanmalıdır.

TAŞGÖZ: “TİREBOLU’NUN GELECEĞİ OLDU BİTTİYE GETİRİLEMEZ” Haber

TAŞGÖZ: “TİREBOLU’NUN GELECEĞİ OLDU BİTTİYE GETİRİLEMEZ”

TAŞGÖZ: “TİREBOLU’NUN GELECEĞİ OLDU BİTTİYE GETİRİLEMEZ” GİRESUN’UN YILLARDIR ÇÖZÜLEMEYEN ÇÖP SORUNUNDA YENİ TARTIŞMA: BU KEZ TİREBOLU GÜNDEMDE Giresun’un uzun yıllardır Çavuşlu Katı Atık Bertaraf Tesisi üzerinden yaşadığı çevre, kapasite, ÇED ve yargı tartışmaları, tesisin Ağustos 2026’da faaliyetinin durdurulmasıyla yeni bir aşamaya taşındı. Yeni tesis için alternatif alan arayışları sürerken Tirebolu ve Harşit Vadisi çevresindeki olası yerlerin gündeme gelmesi tartışmaları beraberinde getirdi. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, çöp sorununun mutlaka çözülmesi gerektiğini ancak Tirebolu’nun geleceğinin “oldu bitti” anlayışıyla belirlenemeyeceğini söyledi. Giresun’un yıllardır kalıcı çözüm bekleyen katı atık sorunu yeniden kentin en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Görele’nin Çavuşlu beldesinde kullanılan Katı Atık Bertaraf Tesisi’nin Ağustos ayında faaliyetinin durdurulmasının ardından, Giresun genelinde toplanan evsel atıkların nerede ve hangi yöntemle bertaraf edileceği sorusu daha da önem kazandı. Yeni tesis için alternatif bölgeler üzerinde çalışmalar ve tartışmalar sürerken, Tirebolu ve Harşit Vadisi çevresindeki bazı alanların gündeme gelmesi bölgedeki yerel yöneticilerin ve siyasi isimlerin tepkisine neden oldu. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Giresun’un çöp sorununa çözüm bulunmasına karşı olmadıklarını ancak alınacak kararların bilimsel verilere, ortak akla ve şeffaflığa dayanması gerektiğini belirtti. “HİZMETE DEĞİL, YANLIŞ YERE VE YANLIŞ YÖNTEME KARŞIYIZ” Modern, çağdaş ve çevreye duyarlı bir çöp tesisine kimsenin karşı çıkmayacağını belirten Taşgöz, tartışmanın tesis yapılmasına karşı çıkmak şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Taşgöz şöyle konuştu: “Biz hizmete değil, yanlış yere, yanlış yöntemle ve oldu bitti anlayışıyla yapılmak istenen her türlü projeye karşıyız.” Taşgöz’ün açıklamasında öne çıkan en önemli başlıklardan biri ise yeni tesis için yürütüldüğü belirtilen yer seçimi süreci oldu. “TİREBOLU BELEDİYE BAŞKANININ GÖRÜŞÜ ALINDI MI?” Taşgöz, Tirebolu’yu doğrudan ilgilendirecek böylesine önemli bir yatırım konusunda yerel yönetimin ve vatandaşların görüşlerinin alınıp alınmadığının açıklanması gerektiğini belirtti. Yetkililere peş peşe sorular yönelten Taşgöz: “Tirebolu Belediye Başkanımızın görüşü alındı mı? Tirebolu halkına soruldu mu? Kaç toplantı yapıldı? Ne kadar saha çalışması gerçekleştirildi? Hangi bilimsel veriler toplandı? Alternatif bölgeler değerlendirildi mi? Su kaynakları, tarım alanları, yerleşim yerleri ve turizm açısından etki analizleri yapıldı mı?” diye sordu. Taşgöz, bu soruların cevaplarının kamuoyuyla açık şekilde paylaşılması gerektiğini belirterek: “Bunların cevabı kamuoyuna açıkça verilmeden, ‘yapacağız, olacak’ anlayışıyla bu şehrin geleceği hakkında karar verilemez.” ifadelerini kullandı. TARTIŞMANIN ARKASINDA YILLARA YAYILAN ÇAVUŞLU SÜRECİ VAR Bugün Tirebolu üzerinden yürütülen tartışma, Giresun’un katı atık konusunda yaşadığı ilk yer seçimi ve çevre tartışması değil. Çavuşlu Katı Atık Bertaraf Tesisi’nin geçmişinde ÇED kararları, kapasite artışları, mahkeme süreçleri, çevresel etkiler konusunda yapılan itirazlar ve dönem dönem faaliyet durdurma kararları bulunuyor. Tesisin kurulmasına ilişkin süreç 2010’lu yılların başına kadar uzanıyor. Çavuşlu’da planlanan tesis için 2010 yılında “ÇED Olumlu” kararı verildi. Ancak proje daha kuruluş aşamasındayken bölgede yaşayan vatandaşların itirazları yargıya taşındı ve ilerleyen yıllarda çeşitli mahkeme kararları gündeme geldi. Tesis daha sonra faaliyete geçti ancak hukuki ve çevresel tartışmalar sona ermedi. TESİS AÇILDI, FAALİYETİ DURDU, YENİDEN DEVREYE ALINDI Çavuşlu’daki tesis 2015 yılında evsel atık kabul etmeye başladı. Ancak tesisin faaliyetleri aynı yıl içerisinde mahkeme kararı nedeniyle durduruldu. Daha sonraki süreçte proje yeniden düzenlendi ve 10 Nisan 2017 tarihinde 98 ton/gün kapasite için “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilmesinin ardından tesis yeniden faaliyete geçti. Giresun’un birçok ilçesinden gelen evsel atıkların Çavuşlu’da toplanmaya başlamasıyla tesis zaman içerisinde ilin katı atık sisteminin ana merkezlerinden biri haline geldi. Ancak artan atık miktarı beraberinde kapasite tartışmasını da getirdi. 2020’DE KAPASİTE ARTIŞI GÜNDEME GELDİ 2020 yılında tesisin kapasitesinin artırılması amacıyla yeni bir süreç başlatıldı. 17 Eylül 2020 tarihinde kapasite artışı için “ÇED Olumlu” kararı verildi. Aynı dönemlerde tesisin işletilmesi ve katı atıktan oluşan gazın enerji üretiminde değerlendirilmesine yönelik işletme modeli de gündeme geldi. Ancak kapasite artışına ilişkin karar yeniden yargıya taşındı. Ordu 2. İdare Mahkemesi 2021 yılında kapasite artışına ilişkin ÇED kararını iptal etti. Böylece Çavuşlu’daki tesis bir kez daha çevre mevzuatı ve yargı kararları üzerinden Giresun gündeminin merkezine yerleşti. 2022’DE ÇEVRE KİRLİLİĞİ İDDİALARI GÜNDEM OLDU 2022 yılına gelindiğinde Çavuşlu’daki tartışmalar bu kez çevresel etkiler üzerinden yoğunlaştı. Tesis sahasından kaynaklandığı ileri sürülen sızıntı sularının çevreye, toprağa ve su kaynaklarına zarar verdiği yönündeki iddialar kamuoyunda geniş yankı buldu. Tesisle ilgili yeni hukuki süreçler yaşanırken, faaliyetlerin durdurulması ihtimali Giresun açısından başka bir soruyu da beraberinde getirdi: Çavuşlu kapanırsa Giresun’un çöpü nereye gidecek? Çünkü o tarihlerde Çavuşlu’nun yerine aynı ölçekte devreye alınabilecek kalıcı bir alternatif tesis bulunmuyordu. ÇED SÜRECİ YENİDEN YÜRÜTÜLDÜ Çavuşlu tesisine ilişkin hukuki süreçlerin ardından proje üzerinde yeni düzenlemelere gidildi. 2022 ve 2023 yıllarında ÇED süreçleri yeniden gündeme geldi. 31 Temmuz 2023 tarihinde tesis için yeni bir ÇED olumlu kararının ardından Çavuşlu tekrar atık kabul etmeye başladı. Böylece yıllardır devam eden süreç, zaman zaman yeni ÇED kararları ve yeni yargı değerlendirmeleriyle devam etti. Çavuşlu örneği, Giresun’da katı atık tesisinin yalnızca teknik bir yatırım olmadığını; yer seçimi, çevresel etkiler, su kaynakları, yerleşim alanları ve hukuki süreçlerin de en az tesis teknolojisi kadar önemli olduğunu ortaya koydu. 2025’TE YENİ TESİS TALEBİ DAHA YÜKSEK SESLE DİLE GETİRİLDİ 2025 yılına gelindiğinde Çavuşlu’daki mevcut alanın geleceği ve yeni bir katı atık tesisinin kurulması konusu yeniden gündeme taşındı. Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu, Kasım 2025’te Ankara’da yaptığı görüşmelerde mevcut tesisin faaliyetinin sonlandırılması ve Giresun için yeni bir katı atık tesisinin yerinin belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Böylece uzun zamandır tartışılan ancak sonuçlandırılamayan yeni tesis arayışı yeniden hız kazandı. 2026’NIN İLK AYLARINDA GELEVERA TARTIŞMASI Yeni tesis için 2026 yılının ilk aylarında bu kez Espiye ve Gelevera Vadisi çevresindeki alanlar gündeme geldi. Gelevera Deresi ve çevresindeki olası tesis yerlerine bölgeden itirazlar yükseldi. Tepkilerin merkezinde özellikle su kaynakları, dere havzası, yerleşim alanları ve bölgenin doğal yapısı bulunuyordu. Bölgede yapılan açıklamalarda yeni ve modern bir katı atık tesisine ihtiyaç olduğu kabul edilirken, tesisin yanlış bir alana kurulmasına karşı çıkıldığı ifade edildi. Bu süreç de Giresun’un yeni tesis için hangi bilimsel kriterlere göre yer seçtiği sorusunu gündeme taşıdı. AĞUSTOS 2026: ÇAVUŞLU’DA FAALİYET DURDU Giresun’un katı atık sorununu yeniden acil hale getiren gelişme ise Ağustos 2026’da yaşandı. Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu tarafından yapılan açıklamalara göre 3 Ağustos tarihinde tesiste gerçekleştirilen denetimler sonrasında işletmeye yaklaşık 8 milyon TL idari para cezası uygulandı. Takip eden günlerde tesisin faaliyetinin durdurulduğu ve mühürlendiği kamuoyuna yansıdı. Bu gelişmenin ardından Çavuşlu’ya atık gönderen belediyeler için alternatif bertaraf alanı bulunması zorunlu hale geldi. Sorun kısa süre içerisinde yalnızca Çavuşlu’nun değil, Giresun genelindeki yerel yönetimlerin ortak problemi haline dönüştü. ÇÖPLERİN ÇEVRE İLLERE GÖNDERİLMESİ DE GÜNDEME GELDİ Çavuşlu’nun devre dışı kalmasının ardından atıkların geçici olarak çevre illerde bulunan lisanslı tesislere taşınması seçenekler arasında değerlendirildi. Ancak atıkların uzun mesafelere taşınması; nakliye, yakıt, araç, personel ve bertaraf giderleri nedeniyle belediyeler açısından ciddi bir maliyet oluşturabilecek bir çözüm olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle Giresun için kalıcı, çevre mevzuatına uygun ve uzun yıllar kullanılabilecek yeni bir katı atık sistemi kurulması zorunluluğu daha görünür hale geldi. YENİ TARTIŞMANIN ADRESİ TİREBOLU Alternatif tesis yeri arayışlarında Tirebolu çevresindeki alanların gündeme gelmesi yeni bir tartışmanın başlamasına neden oldu. Özellikle Harşit Vadisi, içme suyu kaynakları, fındık bahçeleri, yerleşim alanları ve bölgenin taşkın geçmişi üzerinden çeşitli itirazlar dile getirildi. Tirebolu Belediye Başkanı Bülent Kara da kamuoyuna yaptığı açıklamada yatırıma karşı olmadıklarını ancak yanlış yer seçimine karşı olduklarını belirterek su kaynakları ve Harşit Vadisi konusundaki hassasiyetlerini dile getirdi. Tartışmanın büyümesinin ardından İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz de konuya ilişkin görüşlerini kamuoyuyla paylaştı. TAŞGÖZ: “ÖNCE BİLİM, SONRA ORTAK AKIL, SONRA KARAR” Taşgöz, Giresun’un çöp sorununun mutlaka çözülmesi gerektiğini ancak çözüm aranırken yeni çevre ve yaşam sorunlarının ortaya çıkarılmaması gerektiğini vurguladı. Taşgöz: “Çözüm üretirken başka bir sorun yaratmak, bugünün problemini yarının felaketine dönüştürmek olur. Bizim tavrımız nettir: Önce bilim, sonra ortak akıl, sonra karar.” ifadelerini kullandı. “TİREBOLU’NUN DOĞASI, SUYU VE YAŞAM ALANLARI KORUNMALI” Taşgöz, Tirebolu’nun doğasının, su kaynaklarının ve yaşam alanlarının korunmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirtti. Taşgöz: “Tirebolu’nun doğası, suyu, yaşam alanları ve geleceği birkaç kişinin masasındaki karara bırakılamaz. Devletin kurumları da, siyasiler de bu konuda bir değil, on kez düşünmek zorundadır.” diye konuştu. “TİREBOLU HALKI YALNIZ DEĞİLDİR” Taşgöz açıklamasının sonunda Tirebolu halkına da mesaj verdi. “Tirebolu halkı yalnız değildir. İYİ Parti olarak Tirebolu’nun ve Tirebolu halkının sonuna kadar yanındayız.” ifadelerini kullandı. ASIL TARTIŞMA: TESİS DEĞİL, YER SEÇİMİ VE YÖNTEM Gelinen noktada Giresun’un yeni ve sürdürülebilir bir katı atık sistemine ihtiyaç duyduğu konusunda geniş bir görüş birliği bulunuyor. Ancak yaşanan tartışmaların merkezinde yeni tesisin yapılıp yapılmamasından çok, nereye yapılacağı ve o bölgenin hangi kriterlere göre seçileceği bulunuyor. Çavuşlu’da yıllara yayılan çevre ve hukuk tartışmaları da yeni tesis için daha kapsamlı bir yer seçimi yapılmasının önemini ortaya koyuyor. Yeni bir katı atık tesisi için karar verilmeden önce; içme ve kullanma suyu kaynaklarının, yeraltı sularının, dere ve havzaların, taşkın ve heyelan risklerinin, jeolojik ve hidrojeolojik yapının, tarım ve fındık üretim alanlarının, yerleşim yerlerine mesafenin, ulaşım güzergâhlarının, atık taşıma maliyetlerinin, turizm ve doğal yaşam alanlarının, bölgenin uzun vadeli gelişme planlarının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Aynı zamanda bir alanın yalnız başına uygun bulunması yerine farklı alternatiflerin aynı bilimsel kriterlerle karşılaştırılması ve tercih edilen alanın neden seçildiğinin kamuoyuyla paylaşılması, sürecin şeffaflığı açısından önem taşıyor. TAŞGÖZ’ÜN SORDUĞU SORULAR ŞİMDİ CEVAP BEKLİYOR İnan Taşgöz’ün açıklamasıyla birlikte kamuoyunun önündeki temel sorular da daha belirgin hale geldi: Tirebolu Belediye Başkanının görüşü alındı mı? Tirebolu halkına bilgi verildi mi? Kaç alternatif tesis alanı incelendi? Bu alanlar hangi kriterlere göre elendi? Su kaynakları açısından bilimsel inceleme gerçekleştirildi mi? Tarım alanlarına ve fındık bahçelerine etkisi değerlendirildi mi? Taşkın ve diğer doğal afet riskleri araştırıldı mı? Yerleşim alanları ve turizm açısından etki analizleri yapıldı mı? Bu soruların cevapları, yalnızca Tirebolu açısından değil, Giresun’un önümüzdeki onlarca yıl kullanacağı katı atık sisteminin geleceği açısından da önem taşıyor. GİRESUN ÇÖP SORUNUNU ÇÖZMEK ZORUNDA; ANCAK YENİ BİR SORUN YARATMADAN Giresun açısından artık iki temel gerçek bulunuyor. Birincisi, mevcut çöp sorununun ertelenemeyecek noktaya ulaşmış olması. İkincisi ise yeni tesisin yerinin yanlış seçilmesi durumunda bugünkü çöp sorununun ilerleyen yıllarda çevre, su, tarım, hukuk ve toplum açısından başka sorunlara dönüşebilme ihtimali. Bu nedenle yeni tesis konusunda kamuoyunun önündeki temel beklenti; bilimsel verilerin açıklandığı, alternatif alanların karşılaştırıldığı, ilgili belediyelerin ve bölge halkının sürece dahil edildiği, çevresel risklerin ortaya konulduğu şeffaf bir karar mekanizmasının işletilmesi. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz’ün açıklaması da tartışmanın bu noktasında özet bir mesaj ortaya koyuyor: “Önce bilim, sonra ortak akıl, sonra karar.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.