Hava Durumu

#Arşiv

giresunsonhaber - Arşiv haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arşiv haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

FINDIĞIN HİKÂYESİ 249 FOTOĞRAFLA ANLATILDI: Haber

FINDIĞIN HİKÂYESİ 249 FOTOĞRAFLA ANLATILDI:

FINDIĞIN HİKÂYESİ 249 FOTOĞRAFLA ANLATILDI: GİRESUN’DA ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU Giresun Ticaret Borsasının 100. kuruluş yılı etkinlikleri kapsamında düzenlediği “Fındık ve Giresun” temalı 4. Ulusal Fotoğraf Yarışması sonuçlandı. Türkiye'nin farklı illerinden 65 fotoğraf sanatçısının 249 eserle katıldığı yarışmada Veyis Polat altın, Elif Bora gümüş, Faysal Kanber ise bronz madalya kazandı. Fındığın üretiminden işlenmesine kadar uzanan süreci belgeleyen fotoğraflar, Giresun'un ekonomik ve kültürel mirasını sanatla buluşturdu. Giresun Ticaret Borsası tarafından Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu (TFSF) onayıyla gerçekleştirilen 4. Ulusal Fotoğraf Yarışması'nın sonuçları açıklandı. 12 Mayıs 2026'da başlayan ve 30 Eylül'de başvuruları tamamlanan yarışmada jüri değerlendirmesi 10 Ekim'de yapıldı. Sonuçlar 12 Ekim 2026 tarihinde Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonunun resmî yarışma sisteminde yayımlandı. TFSF kayıtlarına göre 23'ü kadın, 42'si erkek toplam 65 fotoğrafçı yarışmaya 249 eser gönderdi. Giresun Ticaret Borsası da 18 Ekim tarihli basın bülteniyle ödül kazanan sanatçıları kamuoyuna duyurdu. ALTIN MADALYA VEYİS POLAT'IN Yarışmada fındığın üretim sürecini, bölge insanının emeğini ve Giresun'un kültürel değerlerini konu alan fotoğraflar değerlendirildi. Jüri değerlendirmesi sonucunda altı eser madalya ve özel ödüllere layık görüldü. Ödül Fotoğrafçı Eser TFSF Altın Madalya Veyis Polat Fındığın Bayrak Yüzü TFSF Gümüş Madalya Elif Bora Fındık Seçimi TFSF Bronz Madalya Faysal Kanber Fındık Zamanı GTB 100. Yıl Özel Ödülü Ömer Şahin Fındık Sağlıktır Ahmet Başkan Özel Ödülü Niyazi Gürgen Başaklamadan Dönüş Dron Özel Ödülü Filiz Uzunismail Fındık Ayıklama Yarışmada ayrıca Ahmet Dizdar, Berna Ketrez, Burak Demir, Caner Başer, Engin Ayyıldız, Erhan Aydın, Filiz Uzunismail, İlhan Uzunismail, Kezban Bektaş, Murat Cacim, Niyazi Gürgen, Özay Köse, Özlem Kot, Sabri Altın, Veyis Polat ve Yiğit Can Bora sergileme hakkı kazanan sanatçılar arasında yer aldı. FINDIĞIN BAHÇEDEN FABRİKAYA UZANAN YOLCULUĞU Yarışma, Giresun'un en önemli tarımsal ve ekonomik ürünlerinden fındığın farklı üretim aşamalarını fotoğraf sanatıyla kayıt altına almak amacıyla düzenlendi. Fındık bahçelerinin bakımından hasada, ürünün toplanmasından kurutulmasına, depolanmasından fabrikalarda seçilmesine, işlenmesine ve sevkiyatına kadar uzanan süreç yarışmanın temel konularını oluşturdu. Fotoğraflarla yalnızca tarımsal üretimin değil, fındığın çevresinde şekillenen çalışma hayatının, üretici emeğinin ve Giresun'un kültürel kimliğinin de gelecek kuşaklara aktarılması hedeflendi. Türkiye'nin farklı illerinden sanatçıların katılımı, fındığın Giresun'la özdeşleşen üretim kültürünün ulusal ölçekte fotoğraf sanatı aracılığıyla değerlendirilmesine imkân sağladı. HAMZA BÖLÜK: KÜLTÜREL MİRASIMIZI GELECEĞE TAŞIYORUZ Giresun Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hamza Bölük, yarışmanın sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde, Borsanın 1926 yılından bu yana Giresun ekonomisine ve fındık sektörüne katkı sağladığını belirtti. Kurumsal faaliyetlerin yalnızca ticaret ve ekonomik gelişmeyle sınırlı olmadığını vurgulayan Bölük, kültür ve sanatın toplumsal hafızanın korunmasında önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti. Bölük, Borsanın 100. kuruluş yılı kapsamında düzenlenen yarışmanın, fındığın ve Giresun'un farklı yönlerini sanatsal bakış açısıyla ortaya koyduğunu belirterek eserlerin kentin kültürel ve ekonomik değerlerinin belgelenmesine katkı sağladığını söyledi. Yarışmaya katılan fotoğraf sanatçılarına ve değerlendirme sürecinde görev alan jüri üyelerine teşekkür eden Bölük, Giresun Ticaret Borsasının kültürel ve sanatsal faaliyetleri desteklemeyi sürdüreceğini kaydetti. 100. YILA FOTOĞRAFLARLA KALICI BİR ARŞİV 1926 yılında kurulan Giresun Ticaret Borsası, kuruluşunun 100. yılında gerçekleştirdiği yarışmayla fındık üretiminin farklı aşamalarını sanatsal bir arşive dönüştürmeyi amaçlıyor. Dördüncüsü düzenlenen ulusal yarışmada ödül ve sergileme hakkı kazanan eserler, Giresun'un fındıkla şekillenen üretim geleneğinin belgelenmesi bakımından kültürel değer taşıyor. Giresun ekonomisinin temel ürünlerinden fındığın üreticiden tüketiciye uzanan yolculuğunu anlatan fotoğraflar, kentin tarımsal geçmişini ve üretim kültürünü gelecek nesillere aktarmaya katkı sağlayacak. Veyis POLAT - Fındığın Bayrak Yüzü Tokat Elif BORA - findik_secimi -Giresun Faysal KANBER - FINDIK ZAMANI -Trabzon Ömer ŞAHİN - Fındık Sağlıktır - Hakkâri Niyazi GÜRGEN - Başaklamadan Dönüş -Tokat Filiz UZUNISMAIL - Fındık Ayıklama -Trabzon

Nâzım Hikmet’in yaşamına çok katmanlı bir yolculuk Haber

Nâzım Hikmet’in yaşamına çok katmanlı bir yolculuk

95. İzmir Enternasyonal Fuarı’nın kültür ve sanat dolu etkinlik programının merkezinde, Nâzım Hikmet’in Türkiye’de bugüne kadar açılmış en kapsamlı sergilerinden biri olan ROMANTİKA / Bir Ömrün Seyrüseferi Sergisi yer alacak. İZMİR (İGFA) - İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen 95. İzmir Enternasyonal Fuarı, 5–13 Eylül 2026 tarihleri arasında “Fuar Şehrin Kalbinde” sloganıyla Kültürpark’ta gerçekleştirilecek. Fuar; konserlerden tiyatro ve stand-up gösterilerine, sergilerden çocuk ve gençlik etkinliklerine, uluslararası sokak gösterilerinden interaktif deneyimlere uzanan programıyla ziyaretçilerini ağırlayacak. İEF, çok önemli bir sergiye de ev sahipliği yapacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi katkıları ve ev sahipliğinde, Folkart’ın yapımcılığını üstlendiği Nâzım Hikmet’in Türkiye’de bugüne kadar açılmış en kapsamlı sergilerinden biri olan ROMANTİKA / Bir Ömrün Seyrüseferi Sergisi ziyaretçilerle buluşacak. Sergi, 5 Eylül 2026–15 Ocak 2027 tarihleri arasında Atlas Pavyonu’nda ziyaret edilebilecek. ÇOK KATMANLI BİR KURGU ÜZERİNDEN ELE ALACAK Küratörlüğünü M. Melih Güneş’in, sergi kimliklendirme ve tasarımını ise Ömer Durmaz’ın üstlendiği sergi, yaklaşık 2 bin 125 metrekarelik alanda, fuaye dahil 15 salonda kurulacak. Türkiye ve yurt dışındaki kişi, kurum, arşiv ve koleksiyonlardan bir araya getirilen yüzlerce belge, el yazması, kişisel eşya ve görsel-işitsel kayıt; edebiyat, resim, heykel, fotoğraf, film ve tasarım gibi farklı disiplinlerle bir araya getirilecek. Sergi, Nâzım Hikmet’in yaşamını klasik bir kronoloji içerisinde anlatmak yerine, farklı dönemlere ve anlatılara açılan çok katmanlı bir kurgu üzerinden ele alacak. Sergi için Rusya Devlet Edebiyat ve Sanat Arşivi, Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı, Moskova Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı ve Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi gibi kurumların arşivleri açılırken; Vera Tulyakova Hikmet’in arşivi, koleksiyoner Gürkan Us’taki eserler ile Abidin Dino, Avni Arbaş, Doris Kahane, Natalya Gonçarova ve Jak İhmalyan’ın çalışmalarından seçkiler de sergide yer alacak. Nâzım Hikmet’in kendi yaptığı bazı resimler ile Sedat Girgin’in sergi için özel olarak hazırladığı eser de ziyaretçilerle buluşacak. Sergi kapsamında Nâzım’ın kişisel eşyalarının yer aldığı çalışma odasının replikası da yer alacak.

GİRESUN’UN 102 YILLIK KÜLTÜR ÇINARI İZLER, 100. SAYIDA Haber

GİRESUN’UN 102 YILLIK KÜLTÜR ÇINARI İZLER, 100. SAYIDA

GİRESUN’UN 102 YILLIK KÜLTÜR ÇINARI İZLER, 100. SAYIDA Cumhuriyet’in ilanından yaklaşık dört ay sonra, 21 Şubat 1924’te yayın hayatına başlayan İzler Mecmuası, 1927’de 27. sayısıyla sustu. Yaklaşık 93 yıl sonra tarihî numaralandırmasını koruyarak 28. sayıdan yeniden doğan İzler, Ağustos 2026’da 100. sayıya ulaştı. Bu yalnızca bir derginin değil; Giresun’un yarım kalan kültür hikâyesinin yeniden yazılmasıdır. Bazı yayınlar çıkar, okunur ve zamanın içinde kaybolur. Bazıları ise yalnızca okunmaz; saklanır, arşive kaldırılır ve yıllar sonra yeniden açıldığında bir şehrin unutulmuş insanlarını, sokaklarını, sanatçılarını ve yaşanmışlıklarını gün ışığına çıkarır. İzler, Giresun için tam da böyle bir yayın. Kökleri 1924’e uzanan, 1927’de sessizliğe gömülen, 2020’de kaldığı yerden yeniden filizlenen İzler Dergisi; Ağustos 2026 tarihli 100. sayısıyla kültür tarihine yeni bir kayıt daha düştü. Bu nedenle İzler’i “102 yıldır aralıksız çıkan bir dergi” olarak değil, 102 yıllık tarihsel bir geçmişi ve 100 sayılık yayın zinciri bulunan bir kültür emaneti olarak tanımlamak gerekiyor. CUMHURİYET HENÜZ DÖRT AYLIKTI İzler Mecmuası’nın ilk sayısı 21 Şubat 1924’te yayımlandı. Cumhuriyet henüz yaklaşık dört aylıktı. Savaşın yaralarını sarmaya çalışan Anadolu’da yeni devletin kültürel ve toplumsal temelleri atılıyordu. Giresun’da bir araya gelen gençler, aydınlar, öğretmenler, şairler ve sanat insanları ise yalnızca yeni bir dergi çıkarmıyordu. Şehri kültür, sanat, eğitim ve düşünce yoluyla ileriye taşıyacak bir hareket oluşturuyordu. Bu hareketin kurumsal çatısı, 1923’te faaliyete geçen Bilgi Yurdu’ydu. İzler de Bilgi Yurdu’nun yayın faaliyeti olarak doğdu. Mecmuanın ilk sayısında yönetim yeri Bilgi Yurdu, ikinci sayıdan itibaren ise Işık Yurdu olarak gösterildi. İlk 17 sayıda derginin sahibi Cemil Hüseyin, idare müdürü Nuri Ahmet Cimşit’ti. 18. sayıdan itibaren yayın sorumluluğuna Can Akengin ile Nuri Ahmet de katıldı. İzler’in ilk sayısı Yeni Yol Matbaası’nda, sonraki sayıları ise Işık Matbaası’nda basıldı. Bir nüshası 10 kuruştan satılan mecmuanın başlık klişesinde, bugün de yaşatılan şu ifade bulunuyordu: “Anadolu’muzun İyilik ve Güzellik İzleri…” Arşiv belgelerine dayanan Giresun basın tarihi çalışmaları, İzler’in on beş günde bir yayımlanmasının planlandığını ancak dönem dönem aksamalar yaşandığını gösteriyor. Mecmuanın ikinci cildi 13. sayıyla başladı. İlk 17 sayının ardından yayın kadrosunda ve sahiplik yapısında değişikliğe gidildi. Giresun basın tarihi araştırması BİLGİ YURDU’NDAN TÜRK OCAĞI’NA UZANAN DÖNEM İzler’in doğduğu Bilgi Yurdu, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Giresun’un kültür ve sanat hayatında belirleyici kurumlardan biriydi. Tiyatro gösterileri, müzik geceleri, spor faaliyetleri ve edebiyat çalışmaları düzenleyen kurum, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Eylül 1924’teki Giresun ziyareti sırasında uğradığı yerlerden biri oldu. Bilgi Yurdu, 1925 yılında Türk Ocağı çatısına katıldı. Giresun Türk Ocağı’nın resmî açılışı, şehirde yaşanan yangın nedeniyle bir hafta ertelendikten sonra 27 Şubat 1925’te gerçekleştirildi. İzler ise bu kurumsal değişime rağmen yoluna devam etti. Mecmua zamanla Bilgi Yurdu’ndan bağımsız bir yayın yapısına kavuşarak Can Akengin ve arkadaşlarının gayretiyle 1927’ye kadar yaşatıldı. 27 SAYIYA SIĞAN BÜYÜK BİR KÜLTÜR ARŞİVİ İzler, yalnızca şiir ve edebiyat yayımlayan dar kapsamlı bir mecmua değildi. Akademik incelemelere göre ilk 27 sayıda 195 şiir, 15 hikâye, 7 tercüme metin, 9 mektup, 15 hatıra, 18 gezi yazısı, 9 nutuk ve çok sayıda deneme yayımlandı. Bunların yanında fen, tıp ve iktisat alanlarında 19; spor konusunda 20; ilmî ve toplumsal konularda 32 yazıya yer verildi. Giresun’la ilgili yaklaşık 70 haber metni de mecmuanın sayfalarına taşındı. Bu içerik, İzler’in aynı zamanda Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki Giresun’un toplumsal hayatını belgeleyen önemli bir kaynak olduğunu ortaya koyuyor. Can Akengin’in yanı sıra Emine Semiye, Ömer Bedrettin Uşaklı, Haşim Nezihi Okay ve Rahmi Korkut Öğütçü gibi isimler İzler’in tarihî sayfalarında yer aldı. Mehmet Emin Yurdakul, Faruk Nafiz Çamlıbel, Orhan Şaik Gökyay, Hasan İzzettin Dinamo, Neyzen Tevfik ve Tevfik Fikret gibi Türk edebiyatının önemli isimlerinin eserleri de okurla buluşturuldu. Mecmua yalnızca Giresun’a kapanmadı. Sivas’taki Çifte Minareli Medrese’yi kapağına taşıdı; son sayısında Amasya’ya yer verdi. Böylece “Anadolu’nun iyilik ve güzellik izleri” söylemini Giresun sınırlarının ötesine taşıdı. İzler üzerine akademik inceleme 15 MAYIS 1927: İZLER’İN SUSTUĞU TARİH İzler Mecmuası, 15 Mayıs 1927 tarihli 27. sayısıyla yayın hayatına son verdi. Derginin neden kapandığını kesin biçimde açıklayan bir kapanış ilanı veya resmî belgeye açık kaynaklarda ulaşılamıyor. Dönemin yerel yayıncılık koşulları, matbaa giderleri, dağıtım güçlükleri ve kurumsal dönüşümler önemli bir tarihsel zemin oluştursa da bunlardan herhangi birini İzler’in kesin kapanış nedeni olarak göstermek mümkün değil. Bilinen gerçek, 1924’te büyük bir heyecanla başlayan yayın yolculuğunun 27. sayının ardından kesildiği ve İzler adının yaklaşık 93 yıl boyunca yeni bir sayıyla okurun karşısına çıkamadığıdır. Ancak dergi kapanmış olsa da bıraktığı iz silinmedi. 27 SAYI ARŞİVDEN ÇIKARILDI İzler’in yeniden doğuşunun ilk büyük adımı, tarihî sayıların bulunması ve bugünün alfabesine kazandırılmasıyla atıldı. İlk döneme ait nüshaları arşivinde koruyan İhsan Hakyemez, bu sayıların teminiyle birlikte çalışmanın baskı giderlerini de üstlendi. Mustafa Çulfaz, Osmanlı Türkçesiyle yayımlanan metinleri Latin harflerine aktardı. Ayhan Yüksel ve Veysel Usta’nın da katkı sunduğu çalışma, 27 sayıyı bir araya getiren kaynak eser olarak Mart 2020’de okurla buluştu. Kitabın tanıtımı, ilk sayının basıldığı tarihî matbaa geleneğinin devamı niteliğindeki Can Akengin Sergi Salonu’nda yapıldı. Etkinlikte eski kapakların sergisi de açıldı. Böylece İzler yalnızca anlatılan bir hatıra olmaktan çıktı; araştırmacıların ve yeni kuşakların ulaşabileceği yazılı bir kaynağa dönüştü. İzler’in kitaplaşma süreci BİLGİ YURDU 2019’DA YENİDEN DOĞDU İzler’in yeniden yayımlanmasından önce, onu meydana getiren kurumsal miras ayağa kaldırıldı. Can Akengin’in aile mirasını taşıyan Gürsel Ekmekçi ve arkadaşları, 2019 yılı sonunda Can Akengin Bilgi Yurdu Derneği’ni yeniden kurdu. Tiyatrodan müziğe, edebiyattan fotoğrafçılığa, tarihten halk kültürüne kadar geniş bir çalışma alanı belirlendi. Kuruluş aşamasında açıklanan en önemli hedeflerden biri de İzler Dergisi’ni kaldığı yerden yeniden yayımlamaktı. Buradaki en anlamlı editoryal karar, sayı numarasını yeniden “1”den başlatmamak oldu. Yeni İzler, eski İzler’den ayrı bir yayın gibi değil, onun devamı olarak tasarlandı. Böylece 1927’de bırakılan “27” rakamının ardından kapağa “28” yazılacaktı. Bilgi Yurdu’nun yeniden kuruluşu ve hedefleri NİSAN PLANI SALGINA TAKILDI, 28. SAYI AĞUSTOSTA ÇIKTI Gürsel Ekmekçi, Mart 2020’de yaptığı açıklamada İzler’in nisan ayından itibaren aylık olarak yayımlanacağını duyurdu. Ancak hazırlık süreci, bütün dünyayı etkileyen COVID-19 salgını ve beraberinde gelen kısıtlamalarla aynı döneme rastladı. Kültür ve sanat faaliyetleri durdu, toplantılar ertelendi, çalışma koşulları ağırlaştı. İzler bütün bu şartlara rağmen geri dönmeyi başardı. Ağustos 2020’de, kapağında “Yıl 1927, sayı 27 – Yıl 2020, sayı 28” vurgusuyla yeniden okurun karşısına çıktı. Bu, bir derginin yeni yayın hayatına başlamasından daha fazlasıydı. Yaklaşık 93 yıl önce yarım kalan bir cümlenin kaldığı yerden sürdürülmesiydi. Şubat 2021’de 34. sayıya ulaşan İzler, bundan sonraki dönemde aylık yayınını sürdürdü. Yerel yazar, şair, tarihçi ve araştırmacılara sayfalarını açarken Giresun’un yetiştirdiği değerleri özel dosyalar ve kapaklarla yeniden gündeme taşıdı. Bahtiyar Dayımoğlu’ndan Ahmet Kaçar’a, Naim Tirali’den Fethi Naci’ye; Can Yücel’den Ruhi Su’ya, Sunay Akın’dan Uğur Mumcu’ya, Tarık Akan’dan Levent Kırca’ya kadar pek çok isim yeni dönemin sayfalarında yer aldı. Derginin ikinci baskıya giden tek sayısının Tarık Akan özel sayısı olması da İzler’in yeni döneminde ulaştığı ilginin dikkat çekici göstergelerinden biri oldu. ALTI YILDA 28’DEN 100’E Ağustos 2020’de yayımlanan 28. sayı ile Ağustos 2026’da çıkan 100. sayı arasında tam altı yıllık düzenli bir yayın emeği bulunuyor. Her ay yeni bir dosya hazırlamak, yazıları toplamak, düzeltmek, tasarımı tamamlamak, baskı maliyetini karşılamak, dağıtımı yapmak ve okurla bağ kurmak kolay değildi. Özellikle yerel kültür yayıncılığının ticari getirisinin sınırlı olduğu bir dönemde İzler’in 100. sayıya ulaşması, büyük bir gönüllülük ve dayanışma başarısına dönüştü. İzler’in arkasında yalnızca dergi yönetimi değil; yazarlar, şairler, fotoğrafçılar, araştırmacılar, tasarımcılar, matbaa çalışanları, dağıtım görevlileri, aboneler ve her sayıyı arşivine kaldıran sadık okurlar bulunuyor. 100. SAYI 80 SAYFALIK ÖZEL BİR ARŞİV OLDU İzler’in Ağustos 2026 tarihli 100. sayısı, olağan sayıların üzerine çıkılarak 80 sayfa hazırlandı. Grafiker Gökalp Kabacaoğlu’nun hazırladığı kapak tasarımında Giresun’un panoraması ile derginin tarihsel hafızasında yer alan isimler bir araya getirildi. Böylece geçmiş, bugün ve gelecek aynı kapakta buluşturuldu. “Fotoğraf ve Hikâyesi” köşesini hazırlayan Ömer Ermiş’in de ifade ettiği gibi, İzler’in sayfalarında bir fotoğrafın izi sürülürken aslında Giresun’un ortak hafızasına dokunuluyor. Derginin 150’yi aşkın dijital abonesine PDF nüshaları gönderildi. Basılı dergiler ise önce Giresun merkezdeki satış noktalarına, ardından kargo aracılığıyla yurt genelindeki abonelere ve Bilgi Yurdu’nun ilçe temsilcilikleri üzerinden okurlara ulaştırılmaya başlandı. 100. SAYI KUTLAMALARI SANATLA YAPILACAK Can Akengin Bilgi Yurdu, İzler’in 100. sayısı için kutlamaları yalnızca bir törenle sınırlamadı. Açıklanan programa göre 26 Ağustos’ta, Büyük Taarruz’un yıl dönümünde Atatürk Kitapları Sergisi açılacak. 19 Eylül’de, Mustafa Kemal Atatürk’ün Giresun’u ve Bilgi Yurdu’nu ziyaretinin yıl dönümünde Kadınlar Bandosu yürüyüşü düzenlenecek. 23 ve 24 Eylül’de gerçekleştirilecek Sanat Geceleri’nde ise İzler Şiir Kulübü dinletisi, Kerasus Fotoğraf Topluluğu sergisi, Türk Halk Müziği resitali, piyano resitali ve Bilgi Yurdu Tarihçesi Paneli sanatseverlerle buluşacak. DERGİDEN DAHA FAZLASI İzler’in 100. sayısı, yalnızca yayıncılık alanında ulaşılan sayısal bir eşik değildir. Bu başarı; Can Akengin, Cemil Hüseyin Gökdeniz, Nuri Ahmet Cimşit ve arkadaşlarının 1924’te başlattığı yolculuğun unutulmadığını gösteriyor. Bu başarı; arşivlerde kalan 27 sayıyı bulan, koruyan, Latin harflerine aktaran ve yeniden araştırmaya açanların emeğini taşıyor. Bu başarı; 2019’da Bilgi Yurdu’nu yeniden kuran, Ağustos 2020’de kapağa “28” yazma cesaretini gösteren ve altı yıl boyunca dergiyi aksatmadan 100. sayıya ulaştıran Gürsel Ekmekçi ile yol arkadaşlarının sabrını anlatıyor. Şehirler yalnızca yollarla, binalarla ve yatırımlarla büyümez. Şehirler; hafızaları, kültürleri, sanatları ve kendi değerlerini yaşatma iradeleriyle var olur. Gazeteler günün haberini taşır; dergiler zamanın izini sürer. İzler de 1924’ten bugüne, uzun bir sessizliğin ardından bile adının hakkını vererek Giresun’un izlerini geleceğe taşıyor. İlk 27 sayının taşlarını döşeyenleri, 28. sayıyla emaneti yeniden ayağa kaldıranları ve 100. sayıya kadar bu yolculuğa omuz veren herkesi kutluyoruz. Şair Can Akengin’den Gürsel Ekmekçi’ye… 1924’ten 2026’ya… 27. sayıdaki sessizlikten 100. sayının gururuna…

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.