TCMB, fiziki altınların finansal sisteme kazandırılması amacıyla 2022'de başlatılan düzenlemeyi 22 Ağustos 2026 itibarıyla yürürlükten kaldırdı. Kararla, yastık altındaki altınların TL mevduata dönüşümünü sağlayan teşvik mekanizması sona erdi.
Haber Giriş Tarihi: 22.08.2026 09:04
Haber Güncellenme Tarihi: 22.08.2026 09:24
Kaynak:
Giresun Sonhaber
MERKEZ BANKASI YASTIK ALTI ALTIN DÜZENLEMESİNİ KALDIRDI:
2022’DE BAŞLAYAN DÖNEM SONA ERDİ
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, vatandaşların fiziki altınlarını finansal sisteme kazandırmak amacıyla 2022 yılında hayata geçirilen düzenlemeyi yürürlükten kaldırdı. Kararla birlikte “Altın Cinsinden Fiziki Varlıkların Finansal Sisteme Kazandırılması” uygulamasının hukuki altyapısı da sona erdi. Türkiye’de yastık altında bulunduğu tahmin edilen altının değerinin ise yaklaşık 600 milyar dolara ulaştığı belirtiliyor. Ancak bu rakamın uygulama kapsamında ekonomiye kazandırılan altını değil, büyük ölçüde hâlen finansal sistem dışında tutulan tahmini altın stokunu ifade ettiği özellikle belirtiliyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) fiziki altınların bankacılık sistemine kazandırılmasına yönelik 2022 yılında başlattığı uygulamada dönem kapandı.
22 Ağustos 2026 tarihli ve 33348 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2026/12 sayılı Tebliğ ile 14 Mart 2022 tarihli “Altın Cinsinden Fiziki Varlıkların Finansal Sisteme Kazandırılması Hakkında Tebliğ (Sayı: 2022/11)” yürürlükten kaldırıldı. Yeni düzenleme yayımlandığı 22 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girdi.
14 Mart 2022’de yürürlüğe giren sistemin temel amacı, Türkiye’de yerleşik gerçek kişilerin ellerinde bulunan fiziki altınların yetkili kuyumcular, rafineriler ve bankalar aracılığıyla finansal sisteme dahil edilmesiydi.
Sistemde vatandaşın teslim ettiği fiziki altının saflık değeri belirleniyor, karşılığı gram cinsinden kişinin bankadaki altın hesabına aktarılıyordu. Hesap sahibinin talebi halinde bu altınlar TCMB tarafından belirlenen dönüşüm fiyatı üzerinden Türk lirasına çevrilebiliyordu.
Dönüştürülen tutarla 3 ay, 6 ay veya 1 yıl vadeli TL mevduat ya da katılma hesabı açılabiliyor, bankalar da dönüştürülen altınları Merkez Bankasına satıyordu.
ALTININ DEĞER ARTIŞINA KARŞI KORUMA DA SAĞLANIYORDU
Uygulama yalnızca fiziki altının bankaya teslim edilmesinden ibaret değildi.
Vade sonunda gram altının TL karşılığı, hesabın açıldığı tarihteki dönüşüm fiyatının üzerine çıkarsa ve oluşan fiyat farkı bankanın ödediği faiz veya kâr payından daha yüksek olursa, aradaki farkın Merkez Bankası tarafından karşılanmasına yönelik mekanizma bulunuyordu.
Böylece vatandaşın fiziki altınını TL hesabına dönüştürürken altındaki olası değer artışından kaynaklanan kayba karşı korunması amaçlanmıştı. TCMB ayrıca belirlenen esaslar çerçevesinde hesaplara ilave getiri sağlama yetkisine de sahipti.
22 Ağustos 2026 tarihli karar, uygulamanın bir gecede sona erdirilmesinden çok, daha önce başlatılan tasfiye sürecinin son aşaması niteliğinde.
Merkez Bankası, 23 Ağustos 2025 tarihinden itibaren FATSİ kapsamında yeni hesap açılmamasına ve daha önce açılan hesapların yenilenmemesine karar vermişti.
Uygulamada açılabilecek en uzun hesabın 1 yıl vadeli olduğu dikkate alındığında, yeni hesap açılışının durdurulmasından yaklaşık bir yıl sonra, 22 Ağustos 2026’da tebliğin tamamen yürürlükten kaldırılması dikkat çekiyor.
Bu takvim, eski hesapların vadelerinin sona ermesi sonrasında düzenlemenin mevzuattan da çıkarıldığına işaret ediyor.
Nitekim TCMB, 2025 yılında Kur Korumalı Mevduat ve altın dönüşümlü hesaplarda yeni hesap açma ve yenileme imkanını sonlandırmış; daha sonra vadeleri tamamlanan uygulamalara ilişkin tebliğleri aşamalı olarak yürürlükten kaldırmıştı.
Konuyla ilgili kamuoyuna yansıyan rakamlarda önemli bir ayrım bulunuyor.
Türkiye’de yaklaşık 600 milyar dolarlık yastık altı altın bulunduğu yönündeki tahmin, bu tutarın FATSİ uygulaması sayesinde ekonomiye kazandırıldığı anlamına gelmiyor.
TCMB Başkanı Fatih Karahan, Şubat 2026’daki Enflasyon Raporu toplantısının ardından yaptığı değerlendirmelerde Türkiye’de yastık altında önemli miktarda altın bulunduğuna dikkat çekmiş ve Merkez Bankasının tahmininin yaklaşık 600 milyar dolar civarında olduğunu belirtmişti. Reuters’ın daha sonraki analizlerinde de finansal sistem dışında tutulan altının büyüklüğü yaklaşık 600 milyar dolar olarak aktarıldı.
Dolayısıyla 600 milyar dolar, ekonomiye kazandırılmış altının değil; büyük ölçüde hâlen hanehalkı ve şirketlerin finansal sistem dışında tuttuğu tahmini altın servetinin büyüklüğünü ifade ediyor.
FATSİ kapsamında 2022’den uygulamanın kapanışına kadar toplam kaç ton fiziki altının toplandığına ilişkin kamuoyuna açıklanmış, bütün dönemi kapsayan resmi bir gerçekleşme verisi ise bulunmuyor.
Bu nedenle bazı haberlerde yer verilen “5 bin 500 ton altın ekonomiye kazandırıldı” şeklindeki ifadenin resmi gerçekleşme verisi olarak kullanılması doğru olmayacaktır.
YASTIK ALTI ALTIN TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİN NEDEN ÖNEMLİ?
Türkiye’de altın, geleneksel olarak en önemli tasarruf araçlarından biri olmayı sürdürüyor.
Düğün ve özel günlerde altın kullanımının yaygın olması, yüksek enflasyon dönemlerinde vatandaşın tasarruflarını korumak için fiziki altına yönelmesi ve altının kolay taşınabilen bir servet saklama aracı olarak görülmesi nedeniyle çok büyük miktarda altının bankacılık sisteminin dışında tutulduğu tahmin ediliyor.
TCMB de geçmiş çalışmalarında yastık altındaki altının finansal sisteme dahil edilmesinin, yurt içi tasarrufların artırılması ve ekonominin finansmanı açısından önem taşıdığına dikkat çekmişti.
Ancak altın fiyatlarının son yıllarda hızla yükselmesi, yastık altındaki servetin ekonomik etkisini farklı bir boyuta taşıdı.
Reuters’ın Şubat 2026’da yayımladığı değerlendirmede, Türkiye’deki toplam altın varlığının değerinin milli gelirin yaklaşık yarısına yaklaşırken, finansal sistem dışındaki altının yaklaşık 600 milyar dolara ulaştığı belirtildi. Altındaki değer artışının hanehalkı üzerinde oluşturduğu “servet etkisinin” tüketim talebi ve dolayısıyla dezenflasyon süreci açısından da önem taşıdığına dikkat çekildi.
KARAR VATANDAŞIN EVİNDEKİ ALTINI ETKİLEMİYOR
Resmî Gazete’de yayımlanan kararın vatandaşların evinde, banka kasasında veya başka bir yerde tuttuğu fiziki altına yönelik herhangi bir yasaklama ya da mülkiyet değişikliği anlamına gelmediğinin de altını çizmek gerekiyor.
Karar, 2022/11 sayılı özel teşvik ve dönüşüm mekanizmasının yürürlükten kaldırılmasını içeriyor.
Dolayısıyla düzenleme, vatandaşların altın almasına, satmasına veya fiziki altın bulundurmasına yönelik bir yasak getirmiyor.
DÖRT YILLIK UYGULAMA MEVZUATTAN ÇIKTI
Son kararla birlikte Mart 2022’de başlayan ve fiziki altınların finansal sisteme dahil edilerek TL mevduat ve katılma hesaplarına dönüştürülmesini amaçlayan özel dönem resmen kapandı.
Yeni hesap açılışlarının Ağustos 2025’te durdurulmasının ardından, mümkün olan en uzun bir yıllık vadenin de tamamlanmasıyla 22 Ağustos 2026 tarihinde düzenlemenin tamamen yürürlükten kaldırılması, Merkez Bankasının son yıllarda sürdürdüğü dönüşüm ve korumalı hesaplardan çıkış sürecinin bir başka halkası olarak değerlendiriliyor.
Buna karşılık Türkiye ekonomisinin önündeki asıl soru değişmedi:
Yaklaşık 600 milyar dolar seviyesinde olduğu tahmin edilen ve finansal sistem dışında tutulan dev altın birikiminin bundan sonra hangi araçlarla ekonomiye kazandırılacağı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
YASTIK ALTI DÜZENLEMESİ KALDIRILDI
TCMB, fiziki altınların finansal sisteme kazandırılması amacıyla 2022'de başlatılan düzenlemeyi 22 Ağustos 2026 itibarıyla yürürlükten kaldırdı. Kararla, yastık altındaki altınların TL mevduata dönüşümünü sağlayan teşvik mekanizması sona erdi.
MERKEZ BANKASI YASTIK ALTI ALTIN DÜZENLEMESİNİ KALDIRDI:
2022’DE BAŞLAYAN DÖNEM SONA ERDİ
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, vatandaşların fiziki altınlarını finansal sisteme kazandırmak amacıyla 2022 yılında hayata geçirilen düzenlemeyi yürürlükten kaldırdı. Kararla birlikte “Altın Cinsinden Fiziki Varlıkların Finansal Sisteme Kazandırılması” uygulamasının hukuki altyapısı da sona erdi. Türkiye’de yastık altında bulunduğu tahmin edilen altının değerinin ise yaklaşık 600 milyar dolara ulaştığı belirtiliyor. Ancak bu rakamın uygulama kapsamında ekonomiye kazandırılan altını değil, büyük ölçüde hâlen finansal sistem dışında tutulan tahmini altın stokunu ifade ettiği özellikle belirtiliyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) fiziki altınların bankacılık sistemine kazandırılmasına yönelik 2022 yılında başlattığı uygulamada dönem kapandı.
22 Ağustos 2026 tarihli ve 33348 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2026/12 sayılı Tebliğ ile 14 Mart 2022 tarihli “Altın Cinsinden Fiziki Varlıkların Finansal Sisteme Kazandırılması Hakkında Tebliğ (Sayı: 2022/11)” yürürlükten kaldırıldı. Yeni düzenleme yayımlandığı 22 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girdi.
YASTIK ALTINDAKİ ALTINLAR İÇİN 2022’DE BAŞLATILMIŞTI
14 Mart 2022’de yürürlüğe giren sistemin temel amacı, Türkiye’de yerleşik gerçek kişilerin ellerinde bulunan fiziki altınların yetkili kuyumcular, rafineriler ve bankalar aracılığıyla finansal sisteme dahil edilmesiydi.
Sistemde vatandaşın teslim ettiği fiziki altının saflık değeri belirleniyor, karşılığı gram cinsinden kişinin bankadaki altın hesabına aktarılıyordu. Hesap sahibinin talebi halinde bu altınlar TCMB tarafından belirlenen dönüşüm fiyatı üzerinden Türk lirasına çevrilebiliyordu.
Dönüştürülen tutarla 3 ay, 6 ay veya 1 yıl vadeli TL mevduat ya da katılma hesabı açılabiliyor, bankalar da dönüştürülen altınları Merkez Bankasına satıyordu.
ALTININ DEĞER ARTIŞINA KARŞI KORUMA DA SAĞLANIYORDU
Uygulama yalnızca fiziki altının bankaya teslim edilmesinden ibaret değildi.
Vade sonunda gram altının TL karşılığı, hesabın açıldığı tarihteki dönüşüm fiyatının üzerine çıkarsa ve oluşan fiyat farkı bankanın ödediği faiz veya kâr payından daha yüksek olursa, aradaki farkın Merkez Bankası tarafından karşılanmasına yönelik mekanizma bulunuyordu.
Böylece vatandaşın fiziki altınını TL hesabına dönüştürürken altındaki olası değer artışından kaynaklanan kayba karşı korunması amaçlanmıştı. TCMB ayrıca belirlenen esaslar çerçevesinde hesaplara ilave getiri sağlama yetkisine de sahipti.
ASLINDA SİSTEM 2025’TE YENİ HESAPLARA KAPATILMIŞTI
22 Ağustos 2026 tarihli karar, uygulamanın bir gecede sona erdirilmesinden çok, daha önce başlatılan tasfiye sürecinin son aşaması niteliğinde.
Merkez Bankası, 23 Ağustos 2025 tarihinden itibaren FATSİ kapsamında yeni hesap açılmamasına ve daha önce açılan hesapların yenilenmemesine karar vermişti.
Uygulamada açılabilecek en uzun hesabın 1 yıl vadeli olduğu dikkate alındığında, yeni hesap açılışının durdurulmasından yaklaşık bir yıl sonra, 22 Ağustos 2026’da tebliğin tamamen yürürlükten kaldırılması dikkat çekiyor.
Bu takvim, eski hesapların vadelerinin sona ermesi sonrasında düzenlemenin mevzuattan da çıkarıldığına işaret ediyor.
Nitekim TCMB, 2025 yılında Kur Korumalı Mevduat ve altın dönüşümlü hesaplarda yeni hesap açma ve yenileme imkanını sonlandırmış; daha sonra vadeleri tamamlanan uygulamalara ilişkin tebliğleri aşamalı olarak yürürlükten kaldırmıştı.
600 MİLYAR DOLARLIK ALTIN EKONOMİYE Mİ KAZANDIRILDI?
Konuyla ilgili kamuoyuna yansıyan rakamlarda önemli bir ayrım bulunuyor.
Türkiye’de yaklaşık 600 milyar dolarlık yastık altı altın bulunduğu yönündeki tahmin, bu tutarın FATSİ uygulaması sayesinde ekonomiye kazandırıldığı anlamına gelmiyor.
TCMB Başkanı Fatih Karahan, Şubat 2026’daki Enflasyon Raporu toplantısının ardından yaptığı değerlendirmelerde Türkiye’de yastık altında önemli miktarda altın bulunduğuna dikkat çekmiş ve Merkez Bankasının tahmininin yaklaşık 600 milyar dolar civarında olduğunu belirtmişti. Reuters’ın daha sonraki analizlerinde de finansal sistem dışında tutulan altının büyüklüğü yaklaşık 600 milyar dolar olarak aktarıldı.
Dolayısıyla 600 milyar dolar, ekonomiye kazandırılmış altının değil; büyük ölçüde hâlen hanehalkı ve şirketlerin finansal sistem dışında tuttuğu tahmini altın servetinin büyüklüğünü ifade ediyor.
FATSİ kapsamında 2022’den uygulamanın kapanışına kadar toplam kaç ton fiziki altının toplandığına ilişkin kamuoyuna açıklanmış, bütün dönemi kapsayan resmi bir gerçekleşme verisi ise bulunmuyor.
Bu nedenle bazı haberlerde yer verilen “5 bin 500 ton altın ekonomiye kazandırıldı” şeklindeki ifadenin resmi gerçekleşme verisi olarak kullanılması doğru olmayacaktır.
YASTIK ALTI ALTIN TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİN NEDEN ÖNEMLİ?
Türkiye’de altın, geleneksel olarak en önemli tasarruf araçlarından biri olmayı sürdürüyor.
Düğün ve özel günlerde altın kullanımının yaygın olması, yüksek enflasyon dönemlerinde vatandaşın tasarruflarını korumak için fiziki altına yönelmesi ve altının kolay taşınabilen bir servet saklama aracı olarak görülmesi nedeniyle çok büyük miktarda altının bankacılık sisteminin dışında tutulduğu tahmin ediliyor.
TCMB de geçmiş çalışmalarında yastık altındaki altının finansal sisteme dahil edilmesinin, yurt içi tasarrufların artırılması ve ekonominin finansmanı açısından önem taşıdığına dikkat çekmişti.
Ancak altın fiyatlarının son yıllarda hızla yükselmesi, yastık altındaki servetin ekonomik etkisini farklı bir boyuta taşıdı.
Reuters’ın Şubat 2026’da yayımladığı değerlendirmede, Türkiye’deki toplam altın varlığının değerinin milli gelirin yaklaşık yarısına yaklaşırken, finansal sistem dışındaki altının yaklaşık 600 milyar dolara ulaştığı belirtildi. Altındaki değer artışının hanehalkı üzerinde oluşturduğu “servet etkisinin” tüketim talebi ve dolayısıyla dezenflasyon süreci açısından da önem taşıdığına dikkat çekildi.
KARAR VATANDAŞIN EVİNDEKİ ALTINI ETKİLEMİYOR
Resmî Gazete’de yayımlanan kararın vatandaşların evinde, banka kasasında veya başka bir yerde tuttuğu fiziki altına yönelik herhangi bir yasaklama ya da mülkiyet değişikliği anlamına gelmediğinin de altını çizmek gerekiyor.
Karar, 2022/11 sayılı özel teşvik ve dönüşüm mekanizmasının yürürlükten kaldırılmasını içeriyor.
Dolayısıyla düzenleme, vatandaşların altın almasına, satmasına veya fiziki altın bulundurmasına yönelik bir yasak getirmiyor.
DÖRT YILLIK UYGULAMA MEVZUATTAN ÇIKTI
Son kararla birlikte Mart 2022’de başlayan ve fiziki altınların finansal sisteme dahil edilerek TL mevduat ve katılma hesaplarına dönüştürülmesini amaçlayan özel dönem resmen kapandı.
Yeni hesap açılışlarının Ağustos 2025’te durdurulmasının ardından, mümkün olan en uzun bir yıllık vadenin de tamamlanmasıyla 22 Ağustos 2026 tarihinde düzenlemenin tamamen yürürlükten kaldırılması, Merkez Bankasının son yıllarda sürdürdüğü dönüşüm ve korumalı hesaplardan çıkış sürecinin bir başka halkası olarak değerlendiriliyor.
Buna karşılık Türkiye ekonomisinin önündeki asıl soru değişmedi:
Yaklaşık 600 milyar dolar seviyesinde olduğu tahmin edilen ve finansal sistem dışında tutulan dev altın birikiminin bundan sonra hangi araçlarla ekonomiye kazandırılacağı.
Kaynak: Giresun Sonhaber
En Çok Okunan Haberler