Mimar Yeşim Hatırlı, yapay zekânın kısa vadede mimarın yerini almayacağını ancak çalışma biçimlerini dönüştüreceğini belirtti. Hatırlı, teknolojiyi doğru entegre edenlerin öne çıkacağını ve mimarın rolünün yeniden tanımlanacağını vurguladı.
Haber Giriş Tarihi: 02.10.2026 15:23
Haber Güncellenme Tarihi: 02.10.2026 15:38
Kaynak:
Kapsül
Yapay zekâ, mimarlığın yalnızca kullandığı araçları değil, aynı zamanda tasarımın üretim yöntemlerini de dönüştürmeye başladı. Kısa süre içerisinde çok sayıda alternatif geliştirmek, verileri analiz etmek, görselleştirme, dokümantasyon ve araştırma süreçlerini hızlandırmak artık mümkün hale geldi. Bu değişimle birlikte kritik bir soru gündeme geliyor: Yapay zekâ bir gün mimarın yerini doldurabilir mi? Hatırlı Mimarlık’ın kurucu ortağı ve mimar Yeşim Hatırlı, bu meseleye mimarlık pratiğinin geleceği perspektifinden bakıyor.
Günümüz için cevap, mimarlığın sadece biçim oluşturmaktan ibaret olmadığını anlamakta yatıyor. Mimarlık; bağlamı çözümlemeyi, kullanıcı ihtiyaçlarını anlamayı, teknik, ekonomik ve çevresel veriler arasından doğru seçimleri yapmayı ve çoğu zaman birbiriyle çatışan koşulları bütüncül bir tasarım anlayışına dönüştürmeyi gerektiriyor. Dahası, mimar yalnızca tasarlamakla kalmıyor; aldığı kararların mesleki ve hukuki sorumluluğunu da yüklendiğini biliyoruz.
Tasarlamaktan Ziyade, Tasarım Süreci Dönüşüyor
Yapay zekânın yakın gelecekteki en belirgin etkisinin mimarı devre dışı bırakmaktan ziyade, mimarın çalışma metotlarını değiştirmesi bekleniyor. Araştırma, alternatif geliştirme, görselleştirme, şartname ve dokümantasyon gibi vakit alan süreçlerin bir kısmının hızlanması, mimarın zamanını daha fazla tasarım düşüncesine, karar alma mekanizmalarına ve kullanıcıyla olan etkileşimine ayırmasına imkan tanıyabilir.
Öte yandan bunun farklı bir sonucu da mevcut: Yapay zekâyı iş modellerine doğru şekilde entegre eden mimarlık ofisleri ile geleneksel yöntemlerde ısrar edenler arasındaki üretim hızı ve kapasite uçurumunun giderek açılması öngörülüyor.
Hatırlı Mimarlık’ın kurucu ortağı ve mimar Yeşim Hatırlı bu dönüşümü şu sözlerle değerlendiriyor:
“Kısa vadede yapay zekânın mimarın yerini alacağını öngörmüyorum. Fakat yapay zekâyı etkin kullanan mimarların ve onu çalışma rutinlerinin bir parçası haline getiren mimarlık ofislerinin öne çıkacağı aşikar. Asıl belirsizlik ise daha uzun vadeli süreçlerde başlıyor.”
Mimarın Rolü Yeniden mi Tanımlanıyor?
Bu dönüşüm sadece üretim hızıyla sınırlı değil. Bugün genç mimarların mesleki gelişiminde kritik rol oynayan çizim, modelleme, dokümantasyon ve araştırma gibi görevlerin bir kısmının yapay zekâya devredilmesi, ofislerdeki iş bölümünü ve mimarın yetişme sürecini de değiştirebilir. Bu senaryoda geleceğin mimarı için teknik üretimden ziyade; doğru soruyu sorabilmek, alternatifler arasından doğru seçimi yapmak, bağlamı doğru yorumlamak ve üretilen bilginin doğruluğunu denetlemek önem kazanacak.
Yapay zekâ tarafından üretilen bir tasarımın aidiyeti, kullanılan verilerin güvenilirliği, fikri mülkiyet hakları, gizlilik ve mesleki sorumluluk gibi konular da mimarlığın önündeki yeni tartışma başlıkları arasında yer alıyor.
Yeşim Hatırlı’ya göre:
“Bugün yapay zekâyı güçlü bir yardımcı araç olarak tanımlıyoruz. Ancak teknolojinin ilerleme hızı göz önüne alındığında, on veya yirmi yıl sonra mimarın rolünün nerede başlayıp nerede sonlanacağını net olarak söylemek zor. Belki de asıl olan bu belirsizlikten çekinmek değil; değişimi takip etmek, öğrenmek ve mimari düşüncenin merkezindeki insan unsurunu kaybetmeden yeni çalışma modellerine açık olmaktır.”
Bu nedenle asıl soru belki de “Yapay zekâ mimarın yerini alacak mı?” değil, “Yapay zekâ çağında mimarın işlevi nerede, ne zaman ve nasıl yeniden tanımlanacak?” sorusu olacaktır.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Yapay Zekâ Mimarın Yerini Alacak mı?
Mimar Yeşim Hatırlı, yapay zekânın kısa vadede mimarın yerini almayacağını ancak çalışma biçimlerini dönüştüreceğini belirtti. Hatırlı, teknolojiyi doğru entegre edenlerin öne çıkacağını ve mimarın rolünün yeniden tanımlanacağını vurguladı.
Yapay zekâ, mimarlığın yalnızca kullandığı araçları değil, aynı zamanda tasarımın üretim yöntemlerini de dönüştürmeye başladı. Kısa süre içerisinde çok sayıda alternatif geliştirmek, verileri analiz etmek, görselleştirme, dokümantasyon ve araştırma süreçlerini hızlandırmak artık mümkün hale geldi. Bu değişimle birlikte kritik bir soru gündeme geliyor: Yapay zekâ bir gün mimarın yerini doldurabilir mi? Hatırlı Mimarlık’ın kurucu ortağı ve mimar Yeşim Hatırlı, bu meseleye mimarlık pratiğinin geleceği perspektifinden bakıyor.
Günümüz için cevap, mimarlığın sadece biçim oluşturmaktan ibaret olmadığını anlamakta yatıyor. Mimarlık; bağlamı çözümlemeyi, kullanıcı ihtiyaçlarını anlamayı, teknik, ekonomik ve çevresel veriler arasından doğru seçimleri yapmayı ve çoğu zaman birbiriyle çatışan koşulları bütüncül bir tasarım anlayışına dönüştürmeyi gerektiriyor. Dahası, mimar yalnızca tasarlamakla kalmıyor; aldığı kararların mesleki ve hukuki sorumluluğunu da yüklendiğini biliyoruz.
Tasarlamaktan Ziyade, Tasarım Süreci Dönüşüyor
Yapay zekânın yakın gelecekteki en belirgin etkisinin mimarı devre dışı bırakmaktan ziyade, mimarın çalışma metotlarını değiştirmesi bekleniyor. Araştırma, alternatif geliştirme, görselleştirme, şartname ve dokümantasyon gibi vakit alan süreçlerin bir kısmının hızlanması, mimarın zamanını daha fazla tasarım düşüncesine, karar alma mekanizmalarına ve kullanıcıyla olan etkileşimine ayırmasına imkan tanıyabilir.
Öte yandan bunun farklı bir sonucu da mevcut: Yapay zekâyı iş modellerine doğru şekilde entegre eden mimarlık ofisleri ile geleneksel yöntemlerde ısrar edenler arasındaki üretim hızı ve kapasite uçurumunun giderek açılması öngörülüyor.
Hatırlı Mimarlık’ın kurucu ortağı ve mimar Yeşim Hatırlı bu dönüşümü şu sözlerle değerlendiriyor:
“Kısa vadede yapay zekânın mimarın yerini alacağını öngörmüyorum. Fakat yapay zekâyı etkin kullanan mimarların ve onu çalışma rutinlerinin bir parçası haline getiren mimarlık ofislerinin öne çıkacağı aşikar. Asıl belirsizlik ise daha uzun vadeli süreçlerde başlıyor.”
Mimarın Rolü Yeniden mi Tanımlanıyor?
Bu dönüşüm sadece üretim hızıyla sınırlı değil. Bugün genç mimarların mesleki gelişiminde kritik rol oynayan çizim, modelleme, dokümantasyon ve araştırma gibi görevlerin bir kısmının yapay zekâya devredilmesi, ofislerdeki iş bölümünü ve mimarın yetişme sürecini de değiştirebilir. Bu senaryoda geleceğin mimarı için teknik üretimden ziyade; doğru soruyu sorabilmek, alternatifler arasından doğru seçimi yapmak, bağlamı doğru yorumlamak ve üretilen bilginin doğruluğunu denetlemek önem kazanacak.
Yapay zekâ tarafından üretilen bir tasarımın aidiyeti, kullanılan verilerin güvenilirliği, fikri mülkiyet hakları, gizlilik ve mesleki sorumluluk gibi konular da mimarlığın önündeki yeni tartışma başlıkları arasında yer alıyor.
Yeşim Hatırlı’ya göre:
“Bugün yapay zekâyı güçlü bir yardımcı araç olarak tanımlıyoruz. Ancak teknolojinin ilerleme hızı göz önüne alındığında, on veya yirmi yıl sonra mimarın rolünün nerede başlayıp nerede sonlanacağını net olarak söylemek zor. Belki de asıl olan bu belirsizlikten çekinmek değil; değişimi takip etmek, öğrenmek ve mimari düşüncenin merkezindeki insan unsurunu kaybetmeden yeni çalışma modellerine açık olmaktır.”
Bu nedenle asıl soru belki de “Yapay zekâ mimarın yerini alacak mı?” değil, “Yapay zekâ çağında mimarın işlevi nerede, ne zaman ve nasıl yeniden tanımlanacak?” sorusu olacaktır.
Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı
Kaynak: Kapsül
En Çok Okunan Haberler