GİRESUN’U DAL-ÇIKLA OYALAMAYIN: GÜNEY ÇEVRE YOLUNU YAPIN
Yazının Giriş Tarihi: 17.07.2026 22:23
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.07.2026 23:01
GİRESUN’U DAL-ÇIKLA OYALAMAYIN: GÜNEY ÇEVRE YOLUNU YAPIN
Ömür Yüksel- (17.07.2026)
Liman Kavşağı’nda planlanan dal-çık, sinyalizasyon kaynaklı beklemeyi azaltabilir ve kent girişindeki trafik akışını belirli ölçüde hızlandırabilir. Fakat ağır vasıtaları ve transit trafiği şehir merkezinden çıkarmayan hiçbir kavşak düzenlemesi, Giresun’un yapısal ulaşım sorununa kalıcı çözüm üretemez. Yıllardır bekletilen ana Güney Çevre Yolu Projesi yeniden yatırım gündeminin merkezine alınmalı; dal-çık ise 400 günlük yapım süresi, zemin, drenaj, kent silueti ve kamu maliyeti açısından şeffaf biçimde değerlendirilmiş tamamlayıcı bir müdahale olarak ele alınmalıdır.
Karadeniz Sahil Yolu, Giresun’u bölgesel ve uluslararası ulaşım ağına bağladı; aynı zamanda kentin ana caddesini transit koridora dönüştürdü. Şehir içi araçlar, ilçeler arası ulaşım, liman trafiği, ağır vasıtalar ve uzun mesafeli taşımacılık bugün aynı kıyı şeridini kullanıyor.
Bu düzen, normal günlerde yoğunluk ve zaman kaybı üretiyor. Bir kaza, araç arızası, aşırı yağış veya yol çalışması yaşandığında ise kentin doğu-batı ulaşımı kısa sürede kilitleniyor. Giresun merkezinin güçlü ve kesintisiz bir alternatif ulaşım koridoru bulunmadığı için tek bir noktadaki sorun bütün şehre yayılıyor.
Liman Kavşağı için hazırlanan dal-çık projesi bu tablonun en görünür düğümüne müdahale ediyor. Ancak kavşağı rahatlatmakla trafik sistemini değiştirmek aynı şey değil. Dal-çık, transit araçları şehir dışına çıkarmıyor; yalnızca şehir içinden daha kesintisiz geçirmeyi amaçlıyor. Ana Güney Çevre Yolu ise yerel trafikle transit trafiği birbirinden ayırarak sorunun kaynağına müdahale ediyor.
BİR KAVŞAĞIN TAŞIYAMAYACAĞI YÜK
Giresun’un ulaşım sorunu yıllardır tek tek kavşaklar üzerinden tartışılıyor. Oysa kent merkezindeki risk, Liman Kavşağı’nın geometrisinden daha büyük. Ağır taşıtlarla otomobillerin, yayaların, toplu taşıma araçlarının ve şehir merkezine giriş yapan sürücülerin aynı dar koridorda buluşması sürekli bir çatışma alanı oluşturuyor.
23 Mayıs 2026’da Liman mevkisinde bir tır ile iki otomobilin karıştığı kazada aynı aileden beş kişi hayatını kaybetti, altı kişi yaralandı. Tek bir kazadan hareketle herhangi bir projenin bütün sonuçları açıklanamaz. Ancak bu olay, ağır vasıta trafiğiyle şehir içi hareketliliğin aynı yol üzerinde toplanmasının yaratabileceği sonucu bütün ağırlığıyla ortaya koydu. Kazaya ilişkin haber.
Liman Kavşağı’nda hız yönetimi, ağır vasıta denetimi, şerit düzeni, aydınlatma, sinyalizasyon ve güvenli dönüş geometrisi gecikmeden iyileştirilmelidir. Bu önlemler için çevre yolunun tamamlanmasını beklemek kabul edilemez. Aynı şekilde yaşanan kazalar, teknik riskleri yeterince açıklanmamış bir projeyi tartışmasız biçimde uygulamanın gerekçesine de dönüştürülemez.
Güvenli ulaşım iki ayrı zaman diliminde ele alınmalıdır: Liman Kavşağı’ndaki mevcut riskler hemen azaltılmalı; ağır ve transit trafiği şehir dışına çıkaracak ana Güney Çevre Yolu kalıcı çözüm olarak başlatılmalıdır.
ANA GÜNEY ÇEVRE YOLU KENTİN ULAŞIM DÜZENİNİ DEĞİŞTİRİR
Güney Çevre Yolu 2012’den bu yana Giresun’un gündeminde. Aradan geçen yıllarda proje hakkında açıklamalar yapıldı, toplantılar düzenlendi ve yatırım çağrıları tekrarlandı. Buna rağmen ana proje sahaya inmedi. Bu süreçte kent büyüdü, motorlu araç sayısı arttı, liman hareketlendi ve sahil yolu üzerindeki yük ağırlaştı. Giresun TSO’nun proje değerlendirmesi.
Ana Güney Çevre Yolu’nun ilk ve en önemli kazanımı, şehirler arası ve ağır vasıta trafiğini kent merkezinden ayırmasıdır. Transit araçların mahalle girişlerinden, yaya geçitlerinden ve şehir içi kavşaklardan uzaklaştırılması hem trafik akışını hem can güvenliğini doğrudan etkiler.
İkinci kazanım, Karadeniz Sahil Yolu’nun yeniden şehir içi ulaşıma göre düzenlenebilmesidir. Transit yük azaldığında mevcut kıyı koridoru toplu taşıma, güvenli yaya geçişleri, bisiklet bağlantıları ve mahallelerin sahile erişimi bakımından yeniden tasarlanabilir. Giresun’un denizle zayıflayan fiziksel ilişkisini güçlendirmek, ağır taşıtların kent merkezinden çıkarılmasıyla mümkün hale gelir.
Üçüncü kazanım, ulaşım ağının dayanıklılığıdır. Kaza, sel veya bakım çalışması nedeniyle sahil yolunun kapanması halinde alternatif bir koridorun bulunması; ambulans, itfaiye, toplu taşıma ve temel mal sevkiyatının kesintisiz sürmesini kolaylaştırır. Tek yola bağımlı şehir düzeni, afet ve acil durum yönetimi açısından ciddi bir kırılganlık yaratıyor.
Dördüncü kazanım ekonomi ve çevre üzerindedir. Dur-kalk trafiğinin azalması yakıt tüketimini, egzoz emisyonunu ve gürültüyü düşürür. Liman ile bölgesel ulaşım ağı arasındaki bağlantı daha öngörülebilir hale gelir. Ticari araçların teslimat süreleri kısalır; şehir merkezindeki işletmeler, toplu taşıma ve çalışanlar transit trafiğin oluşturduğu zaman kaybından daha az etkilenir.
Bu kazanımlar çevre yolunun plansız yapılaşmaya açılması halinde zayıflar. Güzergâh çevresindeki tarım alanları, orman dokusu, dere havzaları ve heyelan riski taşıyan bölgeler korunmalıdır. Ulaşım projesiyle çevre düzeni ve imar kararları aynı anda hazırlanmalı; yolun yeni bir rant ve kontrolsüz yapılaşma eksenine dönüşmesine izin verilmemelidir.
Ana projenin savunulması, her türlü güzergâh kararının tartışmasız kabul edilmesi anlamına gelmez. Projenin güncel trafik verileri, iklim riskleri, yerleşim düzeni ve çevresel etkiler ışığında yenilenmesi gerekir. Korunması gereken, projenin transit trafiği şehir dışına taşıyan ana işlevi ve bütünlüğüdür.
DAL-ÇIKIN SAĞLAYABİLECEĞİ FAYDA SINIRLI AMA GERÇEK
Giresun Limanı Farklı Seviyeli Kavşağı olarak adlandırılan dal-çık projesinin belirli faydaları bulunuyor. Sahil yolundaki ana akımın kavşak altından kesintisiz geçirilmesi, sinyalizasyon kaynaklı beklemeyi azaltabilir. Ordu ve Tirebolu yönündeki araçların kavşakta durmadan devam etmesi, yoğun saatlerdeki kuyrukları kısaltabilir.
Şehir merkezine ve limana dönecek araçların ana akımdan ayrılması, kavşaktaki bazı kesişme hareketlerini azaltabilir. Bağlantı geometrisi doğru kurulursa, hız etkin biçimde yönetilirse, aydınlatma ve yaya düzenlemeleri tamamlanırsa Liman Kavşağı’ndaki trafik disiplini ve güvenlik seviyesi iyileştirilebilir.
Projenin 2024’teki tanıtımında günlük 32 bin 500 araçlık hareket esas alınmış; yıllık 330 milyon TL tasarruf ve 610 ton emisyon azalması öngörülmüştü. Giresun Valiliğinin proje açıklaması.
Haziran 2026’daki değerlendirmelerde ise güzergâhı günlük yaklaşık 40 bin aracın kullandığı belirtildi. Trafik hacmindeki bu farklılık, güncellenmiş etki ve fayda hesaplarının yayımlanmasını gerekli kılıyor.
Dal-çık, ana çevre yolu tamamlanıncaya kadar Liman Kavşağı’ndaki akışı iyileştiren bir ara müdahale olabilir. Bu olasılık, projenin sınırlarını ortadan kaldırmıyor. Kavşaktaki ışığın kaldırılması, ağır vasıtaların şehir içinden çıkması anlamına gelmiyor.
RAHATLAYAN KAVŞAK, BAŞKA NOKTALARA TAŞINAN TRAFİK
Dal-çık tamamlandığında transit ve ağır vasıta trafiği Giresun’un sahil hattını kullanmaya devam edecek. Kavşaktan daha hızlı çıkan araçlar şehir merkezindeki diğer bağlantı noktalarında yeniden yerel trafiğe karışacak. Liman Kavşağı’nda kısalan kuyruğun Gemilerçekeği, Aksu ve diğer geçişlere taşınıp taşınmayacağı güncel bir ulaşım modeliyle incelenmelidir.
Kesintisiz geçişin araç hızlarını yükseltmesi de güvenlik bakımından ayrı bir risk oluşturabilir. Şerit birleşmeleri, görüş mesafesi, hız denetimi ve yaya hareketleri birlikte planlanmazsa bir noktada azaltılan çatışma ihtimali başka bir noktada yeniden üretilebilir.
Bu nedenle dal-çık projesinin başarısı yalnızca kavşaktan geçen araç sayısıyla ölçülemez. Projenin çevresindeki yol ağına, şehir merkezi bağlantılarına, yaya güvenliğine ve ağır taşıt hareketlerine etkisi birlikte değerlendirilmelidir.
400 GÜNLÜK ŞANTİYE ŞEHRİN GÜNLÜK HAYATINI ETKİLEYECEK
4 Haziran 2026’da sözleşmesinin imzalandığı açıklanan yeni proje, 1,6 kilometrelik uygulama alanını ve 400 günlük yapım süresini kapsıyor. Her gün yaklaşık 40 bin aracın kullandığı belirtilen bir hatta kurulacak şantiye, Giresun’un günlük ulaşımını bir yılı aşan süre boyunca doğrudan etkileyecek. Sözleşme ve yapım sürecine ilişkin bilgiler.
İnşaat sırasında açık tutulacak şeritler, liman ve ağır vasıta trafiği için kullanılacak yollar, şehir merkezine giriş ve çıkışlar, toplu taşıma durakları, yaya güzergâhları ve acil müdahale koridorları ayrıntılı bir geçici trafik planıyla belirlenmelidir.
Gürültü, toz, gece çalışmaları ve iş yerlerine erişim de yalnızca yüklenicinin şantiye programına bırakılamaz. Turizm ve fındık sezonundaki yoğunluk, okul dönemleri ve aşırı yağış koşulları yapım takvimine işlenmelidir.
Projenin sonunda vaat edilen rahatlama anlatılırken yapım döneminde oluşacak zaman, yakıt, ticaret ve güvenlik kaybı da hesaplanmalıdır. Geçici trafik planı açıklanmadan başlayacak bir çalışma, Liman Kavşağı’ndaki mevcut sıkışıklığı bütün şehir merkezine yayabilir.
ZEMİN VE SU YÖNETİMİ PROJENİN EN KRİTİK SINAVI
Dal-çık projesinin yapılacağı alan kıyı dolgusu, yeraltı suyu, dere bağlantıları ve yoğun yağış koşullarıyla birlikte değerlendirilmek zorunda. Yenimahalle bölgesindeki Tabaklar Deresi üzerinde su baskını ve taşkın riskine karşı tersip bendi planlanması, drenajın tali değil temel bir proje başlığı olduğunu gösteriyor.
Alt geçidin yağmur suyu tahliye kapasitesi, kullanılan yağış senaryosu, pompaların enerji kesintisindeki çalışma düzeni, yedek sistemler ve bakım sorumluluğu açıklanmalıdır. Aşırı yağışta alt geçidin kapatılması gerekirse trafik için hangi güzergâhın kullanılacağı da önceden belirlenmelidir.
Zemin ve altyapı koşullarının mevcut tasarımı değiştirip değiştirmeyeceği de önem taşıyor. Dal-çık olarak ihale edilen yapının uygulama sırasında köprülü kavşağa dönüşmesi halinde maliyet, süre, yol kotu ve çevresel etki yeniden hesaplanmalıdır.
GTSO’nun 8 Temmuz 2026 tarihli açıklamasına göre yol kotu, kent silueti, dere yatakları ve yağmur suyu drenajına ilişkin teknik endişeler Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’a iletildi. Açıklamada Kacır’ın, şehir merkezinde belirgin kot farkı oluşturacak bir yapının uygun olmayabileceğini değerlendirerek alternatiflerin teknik açıdan yeniden incelenmesini istediği belirtildi.
Bu gelişme, sözleşme imzalanmasının teknik tartışmayı sona erdirmediğini gösteriyor. Kent merkezinde kalıcı iz bırakacak bir yatırımın kesin tasarımı, jeoteknik raporu, hidrolik hesabı, yol kotları ve görselleri uygulama başlamadan açıklanmalıdır.
KENTİN DENİZLE ARASINA YENİ BİR BARİYER KONULMAMALI
Giresun’un denizle ilişkisi sahil yolu nedeniyle zaten zayıfladı. Dal-çık projesinin yükseltilmiş veya köprülü bir yapıya dönüşmesi, Liman çevresinde yeni bir görsel ve fiziksel duvar oluşturabilir. Yol kotundaki artış yalnızca sürücüleri değil; kıyıya erişimi, kent siluetini, çevredeki yapıları ve kamusal alan kullanımını da etkiler.
Bir ulaşım yapısının başarısı, araçları mümkün olan en kısa sürede bir noktadan diğerine taşımasıyla sınırlı değildir. Kent dokusuna uyumu, yaya hareketini koruması, denizle ilişkiyi zayıflatmaması ve uzun vadeli bakım yükü de aynı ölçüde önemlidir.
Dal-çık projesinin kesin kesitleri ve kotları açıklanmadan hazırlanacak tanıtım görselleri güvenilir bir değerlendirme sunamaz. Kamu kurumları projenin yalnızca araç trafiğine sağlayacağı faydayı değil, kent yaşamına bırakacağı fiziksel izi de göstermekle yükümlüdür.
1,35 MİLYAR TL’LİK YATIRIMIN ALTERNATİF MALİYETİ
Yaklaşık 1,35 milyar TL büyüklüğündeki dal-çık yatırımı, Giresun’un sınırlı ulaşım kaynaklarının hangi çözüme yöneltileceği tartışmasını zorunlu kılıyor. Belirleyici olan yalnızca projenin bedeli değil; aynı kaynakla hangi ölçekte ve ne kadar kalıcı bir fayda üretilebileceğidir. İhale sonucunda imzalanan sözleşme bedeli 1 milyar 345 milyon 114 bin 450 TL olarak açıklandı. İhale ve sözleşme bilgileri.
Dal-çık, köprülü kavşak, hemzemin düzenleme, sinyalizasyon iyileştirmesi ve ana Güney Çevre Yolu; maliyet, yapım süresi, trafik kapasitesi, güvenlik, bakım gideri, afet dayanımı, kent estetiği ve çevresel etki bakımından aynı teknik çalışmada karşılaştırılmalıdır.
Bu karşılaştırma yapılmadan noktasal bir projeye kaynak ayrılması, ana çevre yolunun yeniden ertelenmesi riskini taşıyor. Dal-çık için yapılan yatırımın Güney Çevre Yolu’nun finansmanına, takvimine ve siyasi önceliğine etkisi de açıkça ortaya konulmalıdır.
İKİ PROJE AYNI İŞİ YAPMIYOR
Liman Kavşağı’ndaki acil güvenlik ihtiyacı ile ana Güney Çevre Yolu’nun gerekliliği birbirinin alternatifi değildir. Dal-çık teknik, çevresel ve şehircilik yönünden güvenli bulunursa tamamlayıcı bir kavşak yatırımı olarak uygulanabilir. Ancak bu proje, Güney Çevre Yolu’nun ertelenmesine, daraltılmasına veya yatırım gündeminden çıkarılmasına gerekçe olamaz.
Dal-çık yapılsa da ağır vasıtalar sahil yolundan geçmeye devam edecek. Transit ve şehir içi trafik aynı koridoru paylaşacak. Giresun’un alternatif ulaşım yolu ihtiyacı ortadan kalkmayacak. Bir kavşaktaki akış hızlanacak; fakat kentin ulaşım sistemi değişmeyecek.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Karayolları Genel Müdürlüğü, ana ve özgün Güney Çevre Yolu Projesi’ni güzergâhı, şehir bağlantıları, çevresel etkileri, kamulaştırması, finansmanı ve yapım takvimiyle birlikte bağlayıcı yatırım programına almalıdır.
Liman Kavşağı projesi için de kesin tasarım, yol kotları, zemin ve drenaj raporları, geçici trafik planı, bakım sorumluluğu ve güncel maliyet yayımlanmalıdır. Giresun milletvekilleri, belediyeler, meslek odaları ile ticaret ve esnaf örgütleri ana projenin ilerlemesini düzenli olarak izlemeli; dönemsel açıklamaların ardından dosyanın yeniden kapanmasına izin vermemelidir.
Giresun’un ulaşım sorunu yeni bir tanıtım görseli veya yeni bir temel atma töreniyle çözülemez. Şehir merkezindeki risklerin hemen azaltılması ve transit trafiği kent dışına çıkaracak ana projenin sahada başlatılması gerekiyor.
Dal-çık bir kavşağı rahatlatabilir. Ana Güney Çevre Yolu ise Giresun’un ulaşım düzenini değiştirir.
Giresun’u dal-çıkla oyalamayın. Ana Güney Çevre Yolu’nu yapın.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ömür Yüksel
GİRESUN’U DAL-ÇIKLA OYALAMAYIN: GÜNEY ÇEVRE YOLUNU YAPIN
GİRESUN’U DAL-ÇIKLA OYALAMAYIN: GÜNEY ÇEVRE YOLUNU YAPIN
Ömür Yüksel- (17.07.2026)
Liman Kavşağı’nda planlanan dal-çık, sinyalizasyon kaynaklı beklemeyi azaltabilir ve kent girişindeki trafik akışını belirli ölçüde hızlandırabilir. Fakat ağır vasıtaları ve transit trafiği şehir merkezinden çıkarmayan hiçbir kavşak düzenlemesi, Giresun’un yapısal ulaşım sorununa kalıcı çözüm üretemez. Yıllardır bekletilen ana Güney Çevre Yolu Projesi yeniden yatırım gündeminin merkezine alınmalı; dal-çık ise 400 günlük yapım süresi, zemin, drenaj, kent silueti ve kamu maliyeti açısından şeffaf biçimde değerlendirilmiş tamamlayıcı bir müdahale olarak ele alınmalıdır.
Karadeniz Sahil Yolu, Giresun’u bölgesel ve uluslararası ulaşım ağına bağladı; aynı zamanda kentin ana caddesini transit koridora dönüştürdü. Şehir içi araçlar, ilçeler arası ulaşım, liman trafiği, ağır vasıtalar ve uzun mesafeli taşımacılık bugün aynı kıyı şeridini kullanıyor.
Bu düzen, normal günlerde yoğunluk ve zaman kaybı üretiyor. Bir kaza, araç arızası, aşırı yağış veya yol çalışması yaşandığında ise kentin doğu-batı ulaşımı kısa sürede kilitleniyor. Giresun merkezinin güçlü ve kesintisiz bir alternatif ulaşım koridoru bulunmadığı için tek bir noktadaki sorun bütün şehre yayılıyor.
Liman Kavşağı için hazırlanan dal-çık projesi bu tablonun en görünür düğümüne müdahale ediyor. Ancak kavşağı rahatlatmakla trafik sistemini değiştirmek aynı şey değil. Dal-çık, transit araçları şehir dışına çıkarmıyor; yalnızca şehir içinden daha kesintisiz geçirmeyi amaçlıyor. Ana Güney Çevre Yolu ise yerel trafikle transit trafiği birbirinden ayırarak sorunun kaynağına müdahale ediyor.
BİR KAVŞAĞIN TAŞIYAMAYACAĞI YÜK
Giresun’un ulaşım sorunu yıllardır tek tek kavşaklar üzerinden tartışılıyor. Oysa kent merkezindeki risk, Liman Kavşağı’nın geometrisinden daha büyük. Ağır taşıtlarla otomobillerin, yayaların, toplu taşıma araçlarının ve şehir merkezine giriş yapan sürücülerin aynı dar koridorda buluşması sürekli bir çatışma alanı oluşturuyor.
23 Mayıs 2026’da Liman mevkisinde bir tır ile iki otomobilin karıştığı kazada aynı aileden beş kişi hayatını kaybetti, altı kişi yaralandı. Tek bir kazadan hareketle herhangi bir projenin bütün sonuçları açıklanamaz. Ancak bu olay, ağır vasıta trafiğiyle şehir içi hareketliliğin aynı yol üzerinde toplanmasının yaratabileceği sonucu bütün ağırlığıyla ortaya koydu. Kazaya ilişkin haber.
Liman Kavşağı’nda hız yönetimi, ağır vasıta denetimi, şerit düzeni, aydınlatma, sinyalizasyon ve güvenli dönüş geometrisi gecikmeden iyileştirilmelidir. Bu önlemler için çevre yolunun tamamlanmasını beklemek kabul edilemez. Aynı şekilde yaşanan kazalar, teknik riskleri yeterince açıklanmamış bir projeyi tartışmasız biçimde uygulamanın gerekçesine de dönüştürülemez.
Güvenli ulaşım iki ayrı zaman diliminde ele alınmalıdır: Liman Kavşağı’ndaki mevcut riskler hemen azaltılmalı; ağır ve transit trafiği şehir dışına çıkaracak ana Güney Çevre Yolu kalıcı çözüm olarak başlatılmalıdır.
ANA GÜNEY ÇEVRE YOLU KENTİN ULAŞIM DÜZENİNİ DEĞİŞTİRİR
Güney Çevre Yolu 2012’den bu yana Giresun’un gündeminde. Aradan geçen yıllarda proje hakkında açıklamalar yapıldı, toplantılar düzenlendi ve yatırım çağrıları tekrarlandı. Buna rağmen ana proje sahaya inmedi. Bu süreçte kent büyüdü, motorlu araç sayısı arttı, liman hareketlendi ve sahil yolu üzerindeki yük ağırlaştı. Giresun TSO’nun proje değerlendirmesi.
Ana Güney Çevre Yolu’nun ilk ve en önemli kazanımı, şehirler arası ve ağır vasıta trafiğini kent merkezinden ayırmasıdır. Transit araçların mahalle girişlerinden, yaya geçitlerinden ve şehir içi kavşaklardan uzaklaştırılması hem trafik akışını hem can güvenliğini doğrudan etkiler.
İkinci kazanım, Karadeniz Sahil Yolu’nun yeniden şehir içi ulaşıma göre düzenlenebilmesidir. Transit yük azaldığında mevcut kıyı koridoru toplu taşıma, güvenli yaya geçişleri, bisiklet bağlantıları ve mahallelerin sahile erişimi bakımından yeniden tasarlanabilir. Giresun’un denizle zayıflayan fiziksel ilişkisini güçlendirmek, ağır taşıtların kent merkezinden çıkarılmasıyla mümkün hale gelir.
Üçüncü kazanım, ulaşım ağının dayanıklılığıdır. Kaza, sel veya bakım çalışması nedeniyle sahil yolunun kapanması halinde alternatif bir koridorun bulunması; ambulans, itfaiye, toplu taşıma ve temel mal sevkiyatının kesintisiz sürmesini kolaylaştırır. Tek yola bağımlı şehir düzeni, afet ve acil durum yönetimi açısından ciddi bir kırılganlık yaratıyor.
Dördüncü kazanım ekonomi ve çevre üzerindedir. Dur-kalk trafiğinin azalması yakıt tüketimini, egzoz emisyonunu ve gürültüyü düşürür. Liman ile bölgesel ulaşım ağı arasındaki bağlantı daha öngörülebilir hale gelir. Ticari araçların teslimat süreleri kısalır; şehir merkezindeki işletmeler, toplu taşıma ve çalışanlar transit trafiğin oluşturduğu zaman kaybından daha az etkilenir.
Bu kazanımlar çevre yolunun plansız yapılaşmaya açılması halinde zayıflar. Güzergâh çevresindeki tarım alanları, orman dokusu, dere havzaları ve heyelan riski taşıyan bölgeler korunmalıdır. Ulaşım projesiyle çevre düzeni ve imar kararları aynı anda hazırlanmalı; yolun yeni bir rant ve kontrolsüz yapılaşma eksenine dönüşmesine izin verilmemelidir.
Ana projenin savunulması, her türlü güzergâh kararının tartışmasız kabul edilmesi anlamına gelmez. Projenin güncel trafik verileri, iklim riskleri, yerleşim düzeni ve çevresel etkiler ışığında yenilenmesi gerekir. Korunması gereken, projenin transit trafiği şehir dışına taşıyan ana işlevi ve bütünlüğüdür.
DAL-ÇIKIN SAĞLAYABİLECEĞİ FAYDA SINIRLI AMA GERÇEK
Giresun Limanı Farklı Seviyeli Kavşağı olarak adlandırılan dal-çık projesinin belirli faydaları bulunuyor. Sahil yolundaki ana akımın kavşak altından kesintisiz geçirilmesi, sinyalizasyon kaynaklı beklemeyi azaltabilir. Ordu ve Tirebolu yönündeki araçların kavşakta durmadan devam etmesi, yoğun saatlerdeki kuyrukları kısaltabilir.
Şehir merkezine ve limana dönecek araçların ana akımdan ayrılması, kavşaktaki bazı kesişme hareketlerini azaltabilir. Bağlantı geometrisi doğru kurulursa, hız etkin biçimde yönetilirse, aydınlatma ve yaya düzenlemeleri tamamlanırsa Liman Kavşağı’ndaki trafik disiplini ve güvenlik seviyesi iyileştirilebilir.
Projenin 2024’teki tanıtımında günlük 32 bin 500 araçlık hareket esas alınmış; yıllık 330 milyon TL tasarruf ve 610 ton emisyon azalması öngörülmüştü. Giresun Valiliğinin proje açıklaması.
Haziran 2026’daki değerlendirmelerde ise güzergâhı günlük yaklaşık 40 bin aracın kullandığı belirtildi. Trafik hacmindeki bu farklılık, güncellenmiş etki ve fayda hesaplarının yayımlanmasını gerekli kılıyor.
Dal-çık, ana çevre yolu tamamlanıncaya kadar Liman Kavşağı’ndaki akışı iyileştiren bir ara müdahale olabilir. Bu olasılık, projenin sınırlarını ortadan kaldırmıyor. Kavşaktaki ışığın kaldırılması, ağır vasıtaların şehir içinden çıkması anlamına gelmiyor.
RAHATLAYAN KAVŞAK, BAŞKA NOKTALARA TAŞINAN TRAFİK
Dal-çık tamamlandığında transit ve ağır vasıta trafiği Giresun’un sahil hattını kullanmaya devam edecek. Kavşaktan daha hızlı çıkan araçlar şehir merkezindeki diğer bağlantı noktalarında yeniden yerel trafiğe karışacak. Liman Kavşağı’nda kısalan kuyruğun Gemilerçekeği, Aksu ve diğer geçişlere taşınıp taşınmayacağı güncel bir ulaşım modeliyle incelenmelidir.
Kesintisiz geçişin araç hızlarını yükseltmesi de güvenlik bakımından ayrı bir risk oluşturabilir. Şerit birleşmeleri, görüş mesafesi, hız denetimi ve yaya hareketleri birlikte planlanmazsa bir noktada azaltılan çatışma ihtimali başka bir noktada yeniden üretilebilir.
Bu nedenle dal-çık projesinin başarısı yalnızca kavşaktan geçen araç sayısıyla ölçülemez. Projenin çevresindeki yol ağına, şehir merkezi bağlantılarına, yaya güvenliğine ve ağır taşıt hareketlerine etkisi birlikte değerlendirilmelidir.
400 GÜNLÜK ŞANTİYE ŞEHRİN GÜNLÜK HAYATINI ETKİLEYECEK
4 Haziran 2026’da sözleşmesinin imzalandığı açıklanan yeni proje, 1,6 kilometrelik uygulama alanını ve 400 günlük yapım süresini kapsıyor. Her gün yaklaşık 40 bin aracın kullandığı belirtilen bir hatta kurulacak şantiye, Giresun’un günlük ulaşımını bir yılı aşan süre boyunca doğrudan etkileyecek. Sözleşme ve yapım sürecine ilişkin bilgiler.
İnşaat sırasında açık tutulacak şeritler, liman ve ağır vasıta trafiği için kullanılacak yollar, şehir merkezine giriş ve çıkışlar, toplu taşıma durakları, yaya güzergâhları ve acil müdahale koridorları ayrıntılı bir geçici trafik planıyla belirlenmelidir.
Gürültü, toz, gece çalışmaları ve iş yerlerine erişim de yalnızca yüklenicinin şantiye programına bırakılamaz. Turizm ve fındık sezonundaki yoğunluk, okul dönemleri ve aşırı yağış koşulları yapım takvimine işlenmelidir.
Projenin sonunda vaat edilen rahatlama anlatılırken yapım döneminde oluşacak zaman, yakıt, ticaret ve güvenlik kaybı da hesaplanmalıdır. Geçici trafik planı açıklanmadan başlayacak bir çalışma, Liman Kavşağı’ndaki mevcut sıkışıklığı bütün şehir merkezine yayabilir.
ZEMİN VE SU YÖNETİMİ PROJENİN EN KRİTİK SINAVI
Dal-çık projesinin yapılacağı alan kıyı dolgusu, yeraltı suyu, dere bağlantıları ve yoğun yağış koşullarıyla birlikte değerlendirilmek zorunda. Yenimahalle bölgesindeki Tabaklar Deresi üzerinde su baskını ve taşkın riskine karşı tersip bendi planlanması, drenajın tali değil temel bir proje başlığı olduğunu gösteriyor.
Alt geçidin yağmur suyu tahliye kapasitesi, kullanılan yağış senaryosu, pompaların enerji kesintisindeki çalışma düzeni, yedek sistemler ve bakım sorumluluğu açıklanmalıdır. Aşırı yağışta alt geçidin kapatılması gerekirse trafik için hangi güzergâhın kullanılacağı da önceden belirlenmelidir.
Zemin ve altyapı koşullarının mevcut tasarımı değiştirip değiştirmeyeceği de önem taşıyor. Dal-çık olarak ihale edilen yapının uygulama sırasında köprülü kavşağa dönüşmesi halinde maliyet, süre, yol kotu ve çevresel etki yeniden hesaplanmalıdır.
GTSO’nun 8 Temmuz 2026 tarihli açıklamasına göre yol kotu, kent silueti, dere yatakları ve yağmur suyu drenajına ilişkin teknik endişeler Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’a iletildi. Açıklamada Kacır’ın, şehir merkezinde belirgin kot farkı oluşturacak bir yapının uygun olmayabileceğini değerlendirerek alternatiflerin teknik açıdan yeniden incelenmesini istediği belirtildi.
Bu gelişme, sözleşme imzalanmasının teknik tartışmayı sona erdirmediğini gösteriyor. Kent merkezinde kalıcı iz bırakacak bir yatırımın kesin tasarımı, jeoteknik raporu, hidrolik hesabı, yol kotları ve görselleri uygulama başlamadan açıklanmalıdır.
KENTİN DENİZLE ARASINA YENİ BİR BARİYER KONULMAMALI
Giresun’un denizle ilişkisi sahil yolu nedeniyle zaten zayıfladı. Dal-çık projesinin yükseltilmiş veya köprülü bir yapıya dönüşmesi, Liman çevresinde yeni bir görsel ve fiziksel duvar oluşturabilir. Yol kotundaki artış yalnızca sürücüleri değil; kıyıya erişimi, kent siluetini, çevredeki yapıları ve kamusal alan kullanımını da etkiler.
Bir ulaşım yapısının başarısı, araçları mümkün olan en kısa sürede bir noktadan diğerine taşımasıyla sınırlı değildir. Kent dokusuna uyumu, yaya hareketini koruması, denizle ilişkiyi zayıflatmaması ve uzun vadeli bakım yükü de aynı ölçüde önemlidir.
Dal-çık projesinin kesin kesitleri ve kotları açıklanmadan hazırlanacak tanıtım görselleri güvenilir bir değerlendirme sunamaz. Kamu kurumları projenin yalnızca araç trafiğine sağlayacağı faydayı değil, kent yaşamına bırakacağı fiziksel izi de göstermekle yükümlüdür.
1,35 MİLYAR TL’LİK YATIRIMIN ALTERNATİF MALİYETİ
Yaklaşık 1,35 milyar TL büyüklüğündeki dal-çık yatırımı, Giresun’un sınırlı ulaşım kaynaklarının hangi çözüme yöneltileceği tartışmasını zorunlu kılıyor. Belirleyici olan yalnızca projenin bedeli değil; aynı kaynakla hangi ölçekte ve ne kadar kalıcı bir fayda üretilebileceğidir. İhale sonucunda imzalanan sözleşme bedeli 1 milyar 345 milyon 114 bin 450 TL olarak açıklandı. İhale ve sözleşme bilgileri.
Dal-çık, köprülü kavşak, hemzemin düzenleme, sinyalizasyon iyileştirmesi ve ana Güney Çevre Yolu; maliyet, yapım süresi, trafik kapasitesi, güvenlik, bakım gideri, afet dayanımı, kent estetiği ve çevresel etki bakımından aynı teknik çalışmada karşılaştırılmalıdır.
Bu karşılaştırma yapılmadan noktasal bir projeye kaynak ayrılması, ana çevre yolunun yeniden ertelenmesi riskini taşıyor. Dal-çık için yapılan yatırımın Güney Çevre Yolu’nun finansmanına, takvimine ve siyasi önceliğine etkisi de açıkça ortaya konulmalıdır.
İKİ PROJE AYNI İŞİ YAPMIYOR
Liman Kavşağı’ndaki acil güvenlik ihtiyacı ile ana Güney Çevre Yolu’nun gerekliliği birbirinin alternatifi değildir. Dal-çık teknik, çevresel ve şehircilik yönünden güvenli bulunursa tamamlayıcı bir kavşak yatırımı olarak uygulanabilir. Ancak bu proje, Güney Çevre Yolu’nun ertelenmesine, daraltılmasına veya yatırım gündeminden çıkarılmasına gerekçe olamaz.
Dal-çık yapılsa da ağır vasıtalar sahil yolundan geçmeye devam edecek. Transit ve şehir içi trafik aynı koridoru paylaşacak. Giresun’un alternatif ulaşım yolu ihtiyacı ortadan kalkmayacak. Bir kavşaktaki akış hızlanacak; fakat kentin ulaşım sistemi değişmeyecek.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Karayolları Genel Müdürlüğü, ana ve özgün Güney Çevre Yolu Projesi’ni güzergâhı, şehir bağlantıları, çevresel etkileri, kamulaştırması, finansmanı ve yapım takvimiyle birlikte bağlayıcı yatırım programına almalıdır.
Liman Kavşağı projesi için de kesin tasarım, yol kotları, zemin ve drenaj raporları, geçici trafik planı, bakım sorumluluğu ve güncel maliyet yayımlanmalıdır. Giresun milletvekilleri, belediyeler, meslek odaları ile ticaret ve esnaf örgütleri ana projenin ilerlemesini düzenli olarak izlemeli; dönemsel açıklamaların ardından dosyanın yeniden kapanmasına izin vermemelidir.
Giresun’un ulaşım sorunu yeni bir tanıtım görseli veya yeni bir temel atma töreniyle çözülemez. Şehir merkezindeki risklerin hemen azaltılması ve transit trafiği kent dışına çıkaracak ana projenin sahada başlatılması gerekiyor.
Dal-çık bir kavşağı rahatlatabilir. Ana Güney Çevre Yolu ise Giresun’un ulaşım düzenini değiştirir.
Giresun’u dal-çıkla oyalamayın. Ana Güney Çevre Yolu’nu yapın.