Hava Durumu

FINDIKTA 300 LİRA NEDEN TABAN OLMALI?

Yazının Giriş Tarihi: 16.07.2026 00:42
Yazının Güncellenme Tarihi: 16.07.2026 06:27

FINDIKTA 300 LİRA NEDEN TABAN OLMALI?

Ömür Yüksel- (16.07.2026)

Fındıkta her sezon aynı sorular yeniden önümüze geliyor: Üretici hangi fiyata razı olacak, piyasa hangi fiyatı oluşturacak, kamu hangi noktada devreye girecek?

Giresun için bu tartışma sıradan bir tarım ürünü fiyatlandırmasından ibaret değildir. Çünkü fındık, kent ekonomisinin, köy hayatının ve binlerce ailenin yıllık gelirinin ana dayanağıdır.

Bu nedenle 2026 mahsulü 50 randıman Giresun kalite kabuklu fındık için TMO müdahale alım fiyatı kilogram başına en az 300 TL olmalıdır.

300 lira, ilk bakışta yüksek bir talep gibi gösterilebilir. Ancak alivre satışlar, ihracat değeri, üretim maliyeti, geçen sezonun kamu fiyatı ve Giresun fındığının kalite farkı birlikte değerlendirildiğinde bu rakamın piyasa gerçekliğinden kopuk olmadığı görülmektedir.

6,25 DOLARLIK ALİVRE SATIŞ NE ANLAMA GELİYOR?

Piyasada 2026 ürünü kabuklu fındık için kilogram başına 6,25 dolar düzeyinde alivre satışlardan söz ediliyor.

Burada yapılması gereken hesap açıktır.

50 randıman, 100 kilogram kabuklu fındıktan yaklaşık 50 kilogram sağlam iç fındık elde edilmesi demektir. Başka bir ifadeyle, bir kilogram iç fındığın üretilmesi için teorik olarak iki kilogram kabuklu fındık gerekir.

Kabuklu fındığın kilogramı 6,25 dolardan satılıyorsa, iç fındığın yalnızca ham madde karşılığı:

6,25 × 2 = 12,50 dolar/kg

olmaktadır.

Kırma, ayıklama, kusurlu tanelerin ayrılması, depolama, finansman, işçilik, paketleme ve nakliye giderleri eklendiğinde alıcının gerçek iç fındık maliyeti 13 doların üzerine çıkabilir.

Bu hesap güncel ihracat piyasasıyla da örtüşmektedir.

Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliğinin verilerine göre Türkiye, 1 Eylül 2025–30 Haziran 2026 döneminde 169 bin 480 ton iç fındık ihraç ederek 2 milyar 216 milyon 121 bin dolar gelir elde etti. Bu veriler, ihraç edilen iç fındığın ortalama birim değerinin kilogram başına yaklaşık 13,08 dolar olduğunu gösteriyor.

Dolayısıyla kabuklu fındık için konuşulan 6,25 dolarlık alivre fiyat, 50 randıman hesabıyla ihracat piyasasının dışında değildir. Tam tersine, iç fındıkta oluşan ortalama ihracat değeriyle büyük ölçüde örtüşmektedir.

Elbette ortalama ihracat değeri, her kalite ve ürün türü için tek bir satış fiyatı anlamına gelmez. Natürel, kavrulmuş, işlenmiş ve farklı kalibrelerdeki ürünlerin değerleri değişebilir. Ancak bu ortalama, sektörün döviz bazındaki gelir kapasitesini ve kabuklu fındık için oluşabilecek ödeme alanını göstermesi bakımından güçlü bir göstergedir.

Bu nedenle 6,25 dolarlık kabuklu alivre satış verisi, 300 TL talebinin piyasa gerçekliğinden kopuk olmadığını gösteren önemli dayanaklardan biridir.

GEÇEN SEZONUN 200 LİRASI BUGÜN AYNI PARA DEĞİL

TMO, 5 Ağustos 2025 tarihinde 2025–2026 sezonu için 50 randıman esasına göre Giresun kalite kabuklu fındık fiyatını 200 TL, Levant kalite fiyatını ise 195 TL olarak açıkladı.

Ancak geçen sezonun 200 lirasıyla 2026 hasat döneminin 200 lirası aynı satın alma gücüne sahip değildir.

Fiyat hesabı yapılırken yalnızca genel tüketici enflasyonuna bakmak da yeterli olmaz. Fındık üreticisinin giderleri; gübre, tarım ilacı, akaryakıt, bahçe temizliği, budama, hasat işçiliği, taşıma, kurutma, çuval, depolama ve finansman maliyetlerinden oluşmaktadır.

Bu kalemlerin her biri farklı oranlarda artmaktadır.

Dolayısıyla geçen yılın TMO fiyatının yalnızca nominal olarak yükseltilmesi değil, üreticinin gerçek maliyetlerindeki artışın da hesaba katılması gerekir. Bu çerçevede 300 TL, geçen sezonun 200 liralık fiyatından kopuk bir sıçrama değil; aradan geçen dönemdeki değer kaybının, girdi artışlarının ve üreticiye bırakılması gereken payın birlikte değerlendirilmesidir.

MALİYET HER BAHÇEDE AYNI DEĞİL

Fındıkta tek ve değişmez bir kilogram maliyetinden söz etmek mümkün değildir.

Dekara verim, arazinin eğimi, bahçenin deniz seviyesinden yüksekliği, işçiliğin aile tarafından mı yoksa ücretli çalışanlarla mı yapıldığı, gübreleme ve ilaçlama miktarı, hastalık ve zararlı etkisi kilogram maliyetini doğrudan değiştirmektedir.

Dekardan 120 kilogram ürün alınan bahçeyle 60–70 kilogram ürün alınan bahçenin kilogram maliyeti aynı olamaz.

Özellikle Giresun’un eğimli ve makine kullanımının sınırlı olduğu bahçelerinde insan emeği, üretimin en ağır maliyetlerinden biridir. Bahçeye ulaşım, ürünün sırtta veya ilkel taşıma yöntemleriyle yola indirilmesi ve hasat işçiliği, düz arazilerdeki üretime göre önemli maliyet farkı yaratmaktadır.

Sahadaki farklı hesaplamalarda 2026 ürünü için kilogram maliyetinin 220–240 TL bandına kadar ulaşabileceği değerlendirilmektedir. Ancak bu rakamın üreticinin satış fiyatı olarak kabul edilmesi mümkün değildir.

Çünkü maliyet, üreticinin başa baş noktasıdır. Üretici yalnızca yaptığı masrafı geri almak için üretim yapmaz.

Üretim riskinin, aile emeğinin, kullanılan sermayenin, bahçenin yenilenme ihtiyacının ve bir sonraki sezonun bakım giderlerinin de karşılığı olmalıdır.

Kilogram maliyeti 220 TL olan bir üreticinin 300 TL satışta elinde kalan brüt farkı 80 TL’dir. Maliyet 240 TL’ye çıktığında bu fark 60 TL’ye kadar düşmektedir. Bu tutarın tamamı kâr değildir; üreticinin yıllık emeği, riski ve gelecek sezon için ayırması gereken sermaye de bu farkın içindedir.

Bu nedenle 300 TL, üreticiyi zenginleştirecek bir fiyat değil; üretimin devamını sağlayabilecek sınırlı bir güvence fiyatıdır.

300 LİRA ALICI İÇİN KARŞILANAMAZ BİR FİYAT MI?

Fiyat tartışması yalnızca üreticinin beklentisi üzerinden değil, alıcının maliyet yapısı üzerinden de değerlendirilmelidir.

Bir alıcı, 50 randıman kabuklu fındığı kilogram başına 300 TL’den aldığında, bir kilogram iç fındığın teorik kabuklu ham madde maliyeti yaklaşık 600 TL olur.

Ancak alıcının maliyeti bununla sınırlı değildir.

Kırma, ayıklama, kusurlu tane kaybı, nem ve depolama firesi, işçilik, enerji, ambalaj, nakliye, finansman ve ihracat giderleri de bu maliyete eklenir.

Bu nedenle kabuklu fındığın üretici fiyatıyla iç fındığın ihracat fiyatı arasında belirli bir fark bulunması doğaldır. Ancak 6,25 dolarlık kabuklu alivre fiyatın 50 randımanda yaklaşık 12,50 dolarlık iç ham madde karşılığı oluşturması ve resmi ihracat ortalamasının 13 dolar çevresinde seyretmesi, 300 TL seviyesinin ekonomik olarak bütünüyle karşılıksız olmadığını göstermektedir.

Burada asıl mesele üreticiyle alıcı arasındaki bütün ticari payı ortadan kaldırmak değildir.

Mesele; işleme, finansman ve ticari marj için gerekli pay korunurken, değer zincirinin ilk ve en riskli halkası olan üreticinin maliyetin altında ezilmemesidir.

FİSKOBİRLİK FİYAT AÇIKLAMAKLA YETİNEMEZ

FİSKOBİRLİK’in piyasada üstlenebileceği rol küçümsenmemelidir.

Ancak yazılı bir fiyat açıklamak tek başına piyasayı düzenlemeye yetmez. Açıklanan fiyatın üretici lehine gerçek bir çıpaya dönüşebilmesi için:

Yeterli alım bütçesinin bulunması,Kaç ton ürün alınacağının açıklanması,Alım noktalarının önceden belirlenmesi,Ödeme süresinin kısa ve kesin olması,Randıman ölçümünün şeffaf yapılması,Üreticinin teslim sırasında mağdur edilmemesi

gerekir.

Üretici artık yalnızca tabeladaki rakama bakmıyor. O fiyatla kaç ton ürün alınacağını, ürününü nereye teslim edeceğini ve parasını ne zaman alacağını da bilmek istiyor.

Bu nedenle FİSKOBİRLİK’in üretici lehine gerçek bir piyasa çıpası oluşturabilmesi için 50 randıman Giresun kalite fındıkta 300 TL’nin altında kalmayan bir fiyat, güçlü alım kapasitesi ve güvenilir ödeme takvimiyle desteklenmelidir.

GİRESUN KALİTEYE BEŞ LİRALIK FARK YETMEZ

Giresun kalite fındık, Levant kaliteyle aynı fiyat kalıbının içine sıkıştırılmamalıdır.

TMO’nun 2025–2026 sezonunda Giresun kalite için 200 TL, Levant kalite için 195 TL açıklaması, iki kalite arasında yalnızca 5 TL fark oluşturdu.

Bu fark, Giresun fındığının yetişme koşullarını ve ürün özelliklerini karşılamaktan uzaktır.

Giresun kalite; aroma, yağ yapısı, sağlam iç oranı, ürün niteliği ve özellikle çikolata sanayisindeki kullanım değeri bakımından ayrı değerlendirilmelidir. Ayrıca Giresun’un dik ve parçalı arazilerindeki üretim maliyetleri, geniş ve mekanizasyona uygun bahçelere göre daha yüksektir.

Bu nedenle kalite farkı yalnızca sembolik birkaç liradan oluşmamalıdır.

Randıman, sağlam iç oranı, kalibre, aroma, yağ oranı ve sanayi kullanım değerini dikkate alan ölçülebilir bir prim sistemi kurulmalıdır. Giresun kalite için açıklanacak fiyat, Levant kalitenin birkaç lira üzerine eklenen sembolik bir rakam değil; ürünün gerçek kalite ve üretim maliyeti farkını yansıtan ayrı bir fiyat olmalıdır.

Kalite farkı fiyatın içine yansıtılmazsa üretici, kaliteli ürün yetiştirmenin maliyetini tek başına taşır. Bunun sonucu bahçe bakımının gerilemesi, verimin düşmesi ve genç nüfusun üretimden uzaklaşması olur.

300 LİRA SERBEST PİYASAYA KONULAN YASAK DEĞİL, KAMUNUN MÜDAHALE EŞİĞİDİR

Burada “taban fiyat” kavramını doğru kullanmak gerekir.

TMO’nun açıkladığı fiyat, bütün özel alıcıların uymak zorunda olduğu yasal bir asgari fiyat değildir. Bu fiyat, kamunun üreticiye sunduğu müdahale ve alım güvencesidir.

Dolayısıyla talep şudur:

TMO, 2026 mahsulü 50 randıman Giresun kalite kabuklu fındık için kilogram başına en az 300 TL müdahale alım fiyatı açıklamalıdır.

TMO’nun bu fiyatı açıklaması, ürününü daha düşük bedelle satmak zorunda kalan üreticiye alternatif oluşturur. Özel piyasa da yeterli miktarda ve etkin bir kamu alımı karşısında fiyatını buna göre şekillendirir.

Ancak TMO yalnızca fiyat açıklayıp sınırlı miktarda ürün alırsa piyasa üzerindeki etkisi zayıf kalır. Bu nedenle fiyatla birlikte alım bütçesi, toplam kapasite, randevu sistemi, alım merkezleri ve ödeme takvimi de ilan edilmelidir.

FİYATI REKOLTE KADAR ÜRETİCİNİN SATIŞ ZAMANI DA BELİRLİYOR

Fındık piyasasında fiyatı yalnızca toplam rekolte belirlemez.

İhracat talebi, devir stoku, döviz kuru, sanayicinin sipariş durumu, TMO’nun alım miktarı ve üreticinin ürünü hangi hızla piyasaya indirdiği de fiyat üzerinde etkilidir.

Borcu bulunan ve hasat masraflarını karşılamak zorunda kalan üretici, ürününü sezonun ilk günlerinde satmaya mecbur kalmaktadır. Piyasaya kısa sürede yüksek miktarda ürün inmesi, alıcıların elini güçlendirirken üreticinin pazarlık gücünü azaltmaktadır.

Bu nedenle üreticiye yalnızca fiyat açıklamak yetmez.

Hasat döneminde düşük faizli finansman, lisanslı depoculuk, ürün karşılığı kredi ve güvenilir emanet sistemi sağlanmalıdır. Üreticinin ürününü hemen satma zorunluluğu azaltılmadıkça, açıklanan fiyatların önemli bir bölümü kâğıt üzerinde kalabilir.

Rekoltenin beklentilerin altında kalması, ihracat talebinin güçlü seyretmesi, devir stokunun sınırlı olması ve TMO’nun etkin alım yapması halinde serbest piyasa fiyatı 300 TL’nin üzerine çıkabilir.

Ancak üreticinin pazarlık gücünü koruyacak başlangıç noktası 300 TL’nin altında olmamalıdır.

300 LİRA BİR SLOGAN DEĞİL, ÜRETİMİN DEVAM EŞİĞİDİR

Fındık fiyatı yalnızca bir piyasa rakamı değildir.

Açıklanan her fiyat, üreticiye verilen bir mesajdır.

Üreticiyi maliyete yakın bir rakama mahkûm eden fiyat, “emeğinin, riskinin ve bir yıllık çalışmanın karşılığı budur” demektir.

300 TL’lik müdahale alım fiyatı ise başka bir mesaj verir:

Bu ürünün bir maliyeti vardır.

Bu arazinin bir zorluğu vardır.

Bu kalitenin bir değeri vardır.

Bu üretimin gelecek yıllarda da devam etmesi gerekir.

Alivre satışların döviz karşılığı, ihracat ortalaması, geçen sezonun TMO fiyatı, tarımsal girdi ve işçilik artışları, Giresun’un üretim koşulları ve kalite farkı birlikte değerlendirildiğinde 300 TL abartılı bir talep değildir.

Bu nedenle 2026 sezonuna girerken söylenmesi gereken söz açıktır:

50 randıman Giresun kalite kabuklu fındıkta TMO müdahale alım fiyatı kilogram başına en az 300 TL olmalıdır.

Gerçekçilik, her sezon üreticiden daha fazla fedakârlık beklemek değildir.

Gerçekçilik; üretim maliyetini, ürün kalitesini, ihracat gelirini, alıcının masrafını, kamunun düzenleyici rolünü ve üreticinin yaşamını aynı hesapta buluşturmaktır.

Bu hesabın tamamına bakıldığında 300 lira yalnızca bir fiyat talebi değil, Giresun fındık üretiminin devam edebilme eşiğidir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.