Hava Durumu

Türkiye’de Gıda Terörü Sürüyor: Pestisit ve Aflatoksin Krizi

Yazının Giriş Tarihi: 22.11.2025 21:53
Yazının Güncellenme Tarihi: 22.11.2025 21:59

Türkiye’de Gıda Terörü Sürüyor: Pestisit ve Aflatoksin Krizi

Ömür Yüksel

Siyaset Bilimci/Sosyolog

B Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı

Türkiye’de gıda güvenliği alarm veriyor.

Pestisit kalıntıları, aflatoksin bulaşmaları ve sistematik gıda sahteciliği, sadece ihracatı değil, halk sağlığını da tehdit ediyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Taklit ve Tağşiş Listeleri, bazı sektörlerdeki üreticilerin yıllardır tekrar eden ihlaller yaptığını gözler önüne seriyor.

Avrupa Birliği’nin RASFF (Rapid Alert System for Food and Feed) sistemine göre Türkiye, 2020–2024 yılları arasında en çok bildirime konu olan ülkelerden biri.

Örnekler:

Bulgaristan, domatesleri geri gönderdi.

Romanya, incirleri iade etti.

İtalya, fındıkta aflatoksin tespit etti.

Bilimsel araştırmalar da bu durumu destekliyor. Mustafa Tözün ve Gökhan Akar’ın (2022) sistematik derlemesine göre, Türkiye’de yapılan 35 çalışmada %45,7 oranında pestisit kalıntısı tespit edilmiş. İstanbul’daki pazar ve marketlerde yapılan LC-MS/MS analizlerinde ise 100 numunenin %43’ünde pestisit kalıntısı bulunmuş.

Aflatoksin açısından da tablo parlak değil: Hatay bölgesinde yapılan analizlerde buğday ve fırıncılık ürünlerinde aflatoksin ve okratoksin A düzeyleri yüksek bulunmuş, bazı süt ve peynir ürünlerinde ise aflatoksin M1 tespit edilmiş.

Bazı üretici ve sektörler, ceza almalarına rağmen üretime devam ediyor.

Kuru incir, fındık, kuru kayısı ve bazı sebze ihracatçıları, limit üstü pestisit veya aflatoksin tespit edilen ürünler nedeniyle defalarca uyarılmış ve ceza almış olmasına rağmen aynı ihlalleri tekrarlıyor.

İç piyasada ise denetim eksikliği ciddi boyutlarda: İhracata giden ürünler kontrol edilse de, aynı tarladan iç piyasaya çıkan ürünler çoğunlukla denetimsiz kalıyor. Büyük perakendeciler kalite kontrol birimlerinin olduğunu iddia etse de, limit üstü pestisit veya aflatoksin tespit edilen rapor ve iade tutanakları kamuya sunulmuyor.

Mustafa Tözün ve Gökhan Akar (2022), Türkiye’de pestisit kalıntısı ve limit aşımlarını detaylandırıyor. Akdeniz Üniversitesi’nden Dağaşan ve Özen (2011), karma yemlerde aflatoksin ve pestisit kalıntısı tespit etti. İstanbul’daki pazarlarda yapılan analizler, limit üstü pestisit kalıntısını doğruladı.

Bu araştırmalar, Türkiye’de gıda güvenliğinin sadece teorik bir risk olmadığını, gerçek ve ölçülebilir bir halk sağlığı tehdidi olduğunu gösteriyor.

Türkiye’de gıda güvenliği 5996 Sayılı Kanun, Türk Gıda Kodeksi ve TCK kapsamında düzenleniyor. Ancak:

Cezalar yeterince caydırıcı değil. TCK 186 ve 187 maddeleri, kasıtlı ve tekrarlayan ihlallerde ağırlaştırılmalı.

Denetim ve laboratuvar altyapısı eksik. Bölgesel laboratuvar sayısı ve analiz kapasitesi artırılmalı.

İzlenebilirlik yetersiz.Tarladan sofraya elektronik ve blockchain tabanlı izleme sistemi zorunlu olmalı.

Pestisit ve aflatoksin kaynaklı sorunlar sadece sağlık riskini artırmıyor; ihracatta iade ve prestij kaybına, turizmde güvensizliğe ve iç piyasada tüketici endişesine yol açıyor. Bilimsel veriler, sektörlerin ve üreticilerin düzenli olarak uyarı ve ceza almasına rağmen üretime devam etmesinin, sorunun sistemik olduğunu gösteriyor.

Uzmanlar ve akademisyenler şu önerilerde bulunuyor:

Caydırıcı Yaptırımlar: Tekrar eden ihlallerde süresiz kapatma ve ağır hapis cezaları uygulanmalı.

Teknolojik İzleme: Blockchain tabanlı ürün izleme ve dronlarla denetim.

Eğitim ve Bilinçlendirme: Üretici ve sanayici eğitim programları zorunlu hâle getirilmeli.

Mevzuat Reformu: 5996 Sayılı Kanun’a tekrar eden ihlaller için süreli/süresiz faaliyet durdurma eklenmeli; TCK maddeleri daha ağırlaştırılmalı.

Uluslararası İş birliği: AB ve FAO standartları doğrultusunda pestisit ve aflatoksin limitleri uygulanmalı, veri paylaşımı ve hızlı alarm sistemleri entegre edilmeli.

Türkiye’de gıda güvenliği sorunu, sadece teknik değil, stratejik bir devlet politikası meselesi olarak görülmeli.

Pestisit ve aflatoksin kaynaklı riskler hem halk sağlığını hem ihracatı hem de ülke imajını tehdit ediyor.

Yapısal reform ve bilimsel denetim olmadan, “gıda terörü” riski devam edecektir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.