2017 yılında Giresun’da bir gong çaldı.
Ve bir daha hiç çalmadı.
Avrupa Birliği destekli, 9,3 milyon avroluk bütçesiyle “dünyanın ilk lisanslı fındık deposu ve spot borsası” olarak tanıtılan proje, Giresun’un fındıkta kaderini değiştirecek bir hamle olarak sunulmuştu.
Üretici fındığını depoya koyacak, senediyle evinden satış yapacak, fiyatı kendi belirleyecek, hatta teminat gösterecekti. Kısacası fındık, Hamburg’a mahkûm olmaktan kurtulacaktı.
Kağıt üzerinde kusursuzdu.
Altyapı tamamlandı.
AB denetimleri yapıldı.
2017’de açılış gerçekleşti.
Ama sonrası gelmedi.
***
GİFLİDAŞ bünyesindeki lisanslı depo ve spot borsa, ilk üç yılda kapasitesinin çok altında bir işlem hacmiyle yetindi.
Sistem çalıştı mı, çalıştırılmadı mı; bugün bu sorunun bile net bir cevabı yok.
Fiziki bir eksik yoktu ama piyasa oraya akmadı. Üretici gelmedi, tüccar uzak durdu, kurumlar sessiz kaldı.
Neden?
Lojistik mi pahalıydı?
Tanıtım mı yetersizdi?
Kurumlar arası koordinasyon mu sağlanamadı?
Yoksa asıl mesele, fındığı henüz dalındayken alivre alıma alışmış bazı piyasa aktörlerinin böyle bir şeffaf borsayı istememesi miydi?
Bu soruların hiçbiri kamuoyuna açık biçimde tartışılmadı.
Proje kapatıldı mı? denendi mi? denenmedi mi? anlaşılamadı ama yaşatıldığı da söylenemez.
Sessizlikle örtüldü. Gündemden düşürüldü.
Bugün geriye baktığımızda, “Fındık altına dönüşüyor” sloganı, Giresun’un ekonomik hafızasında yarım kalmış bir kalkınma vaadi olarak duruyor.
Oysa bu mesele yalnızca bir bina ya da bir borsa meselesi değil; üreticinin pazarlık gücü, kamunun rolü ve kentin geleceği meselesiydi.
Gong bir kez çaldı.
Sonra bir daha çalmasına izin verilmedi...
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ömür Yüksel
SPOT BORSA HAYALİ
SPOT BORSA HAYALİ
Ömür Yüksel
B Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı | Sosyal Bilimci
Yönetim ve Çalışma İlişkileri Uzmanı
2017 yılında Giresun’da bir gong çaldı.
Ve bir daha hiç çalmadı.
Avrupa Birliği destekli, 9,3 milyon avroluk bütçesiyle “dünyanın ilk lisanslı fındık deposu ve spot borsası” olarak tanıtılan proje, Giresun’un fındıkta kaderini değiştirecek bir hamle olarak sunulmuştu.
Üretici fındığını depoya koyacak, senediyle evinden satış yapacak, fiyatı kendi belirleyecek, hatta teminat gösterecekti. Kısacası fındık, Hamburg’a mahkûm olmaktan kurtulacaktı.
Kağıt üzerinde kusursuzdu.
Altyapı tamamlandı.
AB denetimleri yapıldı.
2017’de açılış gerçekleşti.
Ama sonrası gelmedi.
***
GİFLİDAŞ bünyesindeki lisanslı depo ve spot borsa, ilk üç yılda kapasitesinin çok altında bir işlem hacmiyle yetindi.
Sistem çalıştı mı, çalıştırılmadı mı; bugün bu sorunun bile net bir cevabı yok.
Fiziki bir eksik yoktu ama piyasa oraya akmadı. Üretici gelmedi, tüccar uzak durdu, kurumlar sessiz kaldı.
Neden?
Lojistik mi pahalıydı?
Tanıtım mı yetersizdi?
Kurumlar arası koordinasyon mu sağlanamadı?
Yoksa asıl mesele, fındığı henüz dalındayken alivre alıma alışmış bazı piyasa aktörlerinin böyle bir şeffaf borsayı istememesi miydi?
Bu soruların hiçbiri kamuoyuna açık biçimde tartışılmadı.
Proje kapatıldı mı? denendi mi? denenmedi mi? anlaşılamadı ama yaşatıldığı da söylenemez.
Sessizlikle örtüldü. Gündemden düşürüldü.
Bugün geriye baktığımızda, “Fındık altına dönüşüyor” sloganı, Giresun’un ekonomik hafızasında yarım kalmış bir kalkınma vaadi olarak duruyor.
Oysa bu mesele yalnızca bir bina ya da bir borsa meselesi değil; üreticinin pazarlık gücü, kamunun rolü ve kentin geleceği meselesiydi.
Gong bir kez çaldı.
Sonra bir daha çalmasına izin verilmedi...