Hava Durumu

MİLLETİN MALINA PİYASA BAHANESİYLE ÇÖKÜLMEZ

Yazının Giriş Tarihi: 03.06.2026 17:34
Yazının Güncellenme Tarihi: 03.06.2026 17:35

MİLLETİN MALINA PİYASA BAHANESİYLE ÇÖKÜLMEZ

Bir şehirde imar planı tartışılıyorsa, o tartışmanın merkezinde önce vatandaşın hakkı durur.

Piyasa daralır, inşaat sektörü yavaşlar, ticaret etkilenir, esnaf sıkıntı yaşar. Bunların hiçbiri hafife alınacak meseleler değildir. Ancak bu gerekçelerin hiçbiri vatandaşın tapulu malı üzerinde keyfi tasarruf kurulmasına, mülkiyet hakkının zedelenmesine, mağduriyetlerin görmezden gelinmesine gerekçe yapılamaz.

Şehir ekonomisi elbette önemlidir. Esnafın ayakta kalması, işçinin çalışması, yatırımın devam etmesi, ticaretin dönmesi gerekir. Fakat bütün bunlar hukuk içinde olur. Hukukun olmadığı yerde piyasa da uzun süre ayakta kalmaz. Bugün birinin arsası, yarın başka birinin evi, öbür gün bir başkasının dükkânı aynı anlayışın hedefi haline gelir.

Bu yüzden “plan durursa piyasa zarar görür” cümlesi tek başına doğru bir tartışma zemini değildir. Asıl soru şudur:

Piyasa zarar görmesin diye vatandaş mı zarar görecek?

Müteahhit beklemesin diye mülk sahibinin hakkı mı çiğnenecek?

Ekonomi dönsün diye yanlış, eksik ya da tartışmalı bir plan sessizce kabul mü edilecek?

Bir imar planı şehri düzenlemek için yapılır; vatandaşın malını değersizleştirmek, belli alanlarda rant oluşturmak, bazı kesimleri mağdur etmek için değil. Plan doğruysa hukuk önünde ayakta kalır. Yanlışsa düzeltilir. Eksikse tamamlanır. Hatalıysa iptal edilir. Bunun adı piyasa düşmanlığı değil, hukuk devletidir.

Mahkemeye gitmek de tehdit değildir. Vatandaşın hakkını araması, şehir ekonomisine saldırı gibi gösterilemez. Bir ülkede insanlar mahkemeye gitmekten çekinmeye başlarsa, orada sadece imar planı değil, adalet duygusu da çöker.

Kimse ekonomik kaygıları kalkan yaparak vatandaşın malı üzerinde baskı kurmaya kalkmamalıdır. Kamu yararı denilen şey, yalnızca yatırımcının, müteahhidin ya da piyasanın beklentisi değildir. Kamu yararı; vatandaşın hakkının korunması, şehrin adil büyümesi, planların şeffaf hazırlanması ve herkesin hukuk karşısında eşit muamele görmesidir.

Şehircilik, güçlü olanın istediği gibi çizdiği harita değildir. Şehircilik; adalet, denge, hukuk ve ortak gelecek işidir.

Bugün yapılması gereken bellidir: Tartışmalı alanlar açıkça ortaya konulmalı, vatandaşın itirazları ciddiye alınmalı, planın kimlere ne kazandırdığı ve kimlerden ne götürdüğü net biçimde görülmelidir. Şehir adına karar alan herkes, önce vatandaşın hakkını düşünmek zorundadır.

Piyasa zarar görmesin diye milletin malına çökmeye kimsenin hakkı yoktur.

Giresun’un geleceği savunulacaksa, bu gelecek vatandaşın mülkiyet hakkı ezilerek değil; hukukla, adaletle ve şeffaflıkla savunulur.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.