Ömür Yüksel
B Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı, Siyaset Bilimci,
Sosyolog, Yönetim ve Çalışma İlişkileri Uzmanı
Açılış törenlerinde kurdelenin hangi ucundan tutulduğu, protokol sırasında kimin merkeze yakın durduğu, fotoğraf karesine kimin girdiği ve kimin geride kaldığı dışarıdan bakıldığında tören düzeninin sıradan ayrıntıları gibi görülebilir. Yerel siyasette ise bu ayrıntılar çoğu zaman sessiz bir güç okumasına dönüşür. Çünkü siyaset yalnızca kürsüden söylenen sözlerle değil, tören alanında verilen görüntülerle de yürür.
Bir yol, tesis, park, festival ya da kamu hizmeti açıldığında en önde görünmek isteyen siyasetçi, o hizmetle kendi adı arasında bağ kurmaya çalışır. Fotoğraf karesinde yer almak, “ben de bu sürecin içindeyim” mesajı verir. Kurdeleye yakın durmak, hizmetin yanında görünmekten öte, o hizmetin siyasi hafızadaki paydaşlarından biri gibi algılanma arzusunu taşır.
Bu yüzden açılış fotoğrafları yalnızca arşivlik bir hatıra değildir. O kareler daha sonra sosyal medyada paylaşılır, yerel basında kullanılır, faaliyet sunumlarına girer, seçim döneminde “takip ettik”, “katkı sunduk”, “şehrimize kazandırdık” cümlelerinin görsel zemini haline gelir. Tören alanında birkaç saniye süren görüntü, siyasi iletişimde uzun süre dolaşımda kalır.
Yerel siyasetin fotoğrafla kurduğu ilişki burada belirginleşir. Hizmeti planlayan kurumlar, sahada çalışan ekipler, kaynak oluşturan yapılar, emek veren personel ve gerçek katkı sunan paydaşlar çoğu zaman geri planda kalırken; kurdele önündeki siyasal görünürlük daha fazla büyütülür. Böylece kamu hizmetinin ortak emek niteliği zayıflar, vitrin görüntüsü öne çıkar.
Oysa bir hizmetin değeri, açılışta kimin en önde durduğuyla ölçülemez. Bir yol yapılmışsa önemli olan o yolun güvenli ve kullanılabilir olmasıdır. Bir tesis açılmışsa önemli olan kapısının açık kalması, halkın ihtiyacına cevap vermesi ve kamu kaynağının doğru kullanılmasıdır. Bir festival düzenlenmişse asıl karşılık, protokol fotoğrafındaki kalabalıkta değil; esnafa, üreticiye, turizme, kültürel tanıtıma ve şehir ekonomisine sağladığı katkıda aranmalıdır.
Siyasetçinin açılışa katılması, kurum temsilcileriyle aynı karede bulunması ve yapılan hizmeti kamuoyuna duyurması elbette doğaldır. Kamu adına yürütülen işlerde görünürlük de temsil de önemlidir. Ancak temsil, hizmetin niteliğini gölgelediğinde; fotoğraf, yapılan işin önüne geçtiğinde; protokol düzeni, kamu yararından daha fazla konuşulduğunda yerel siyasetin öncelik sorunu görünür hale gelir.
Bugün birçok açılışta yaşanan görüntü yarışı, sadece kişisel hırslarla açıklanamayacak kadar yaygın bir siyasal alışkanlığa dönüşmüş durumda. Sosyal medyanın hızlı tüketilen görsel dili, yerel basının fotoğraf merkezli haber düzeni ve seçmenin kimi zaman görünürlüğü etkiyle karıştıran algısı bu alışkanlığı daha da besliyor. En önde duran güçlü, kenarda kalan etkisiz, kareye giremeyen önemsiz sayılıyor. Bu bakış, siyasetin hizmet üretme sorumluluğunu daraltıyor; görüntüyü, emeğin ve sonucun önüne taşıyor.
Açılış anı siyasete kısa süreli görünürlük kazandırabilir; fakat asıl sınav kurdele kesildikten sonra başlar. Açılan tesisin çalışıp çalışmadığını izlemek, yapılan yatırımın aksayan yönlerini takip etmek, verilen sözlerin arkasında durmak, kamu hizmetinin sürdürülebilirliğini sağlamak ve vatandaşın karşılaştığı soruna müdahale etmek, fotoğraf karesinde görünmekten çok daha kalıcı bir siyasi sorumluluktur.
Kurdeleyi tutan elin, açılıştan sonra da hizmetin yükünü tutması gerekir. Tören alanında aynı hizaya gelenlerin, sorun çıktığında da aynı sorumluluk çizgisinde kalması beklenir. Kamu hizmeti, açılış günü verilen görüntüyle değil; aylar sonra halkın hayatında bıraktığı karşılıkla anlam kazanır.
Yerel siyasetin daha fazla protokol fotoğrafına değil, açılıştan sonra da takip edilen işlere ihtiyacı var. Şehirler, kimin nerede durduğunu gösteren kalabalık karelerden çok; planlı, işleyen, denetlenen ve halka gerçek fayda sağlayan hizmetlerle güçlenir.
Bir siyasetçi için fotoğrafın merkezinde olmak kısa vadede görünürlük sağlayabilir. Kalıcı itibar ise o fotoğrafın arkasındaki hizmet gerçekten çalışıyorsa, vatandaşın ihtiyacına cevap veriyorsa ve kamu emeği doğru yönetiliyorsa oluşur. Aksi halde geriye, bir süre dolaşımda kalan protokol görüntüsü ve kısa zamanda unutulan bir açılış anı kalır.
Siyasette yer, kurdelenin önündeki pozisyonla değil; hizmetin arkasında ne kadar durulduğuyla belli olur.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ömür Yüksel
KIRMIZI KURDELE...
KIRMIZI KURDELE...
B Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı, Siyaset Bilimci,
Açılış törenlerinde kurdelenin hangi ucundan tutulduğu, protokol sırasında kimin merkeze yakın durduğu, fotoğraf karesine kimin girdiği ve kimin geride kaldığı dışarıdan bakıldığında tören düzeninin sıradan ayrıntıları gibi görülebilir. Yerel siyasette ise bu ayrıntılar çoğu zaman sessiz bir güç okumasına dönüşür. Çünkü siyaset yalnızca kürsüden söylenen sözlerle değil, tören alanında verilen görüntülerle de yürür.
Bir yol, tesis, park, festival ya da kamu hizmeti açıldığında en önde görünmek isteyen siyasetçi, o hizmetle kendi adı arasında bağ kurmaya çalışır. Fotoğraf karesinde yer almak, “ben de bu sürecin içindeyim” mesajı verir. Kurdeleye yakın durmak, hizmetin yanında görünmekten öte, o hizmetin siyasi hafızadaki paydaşlarından biri gibi algılanma arzusunu taşır.
Bu yüzden açılış fotoğrafları yalnızca arşivlik bir hatıra değildir. O kareler daha sonra sosyal medyada paylaşılır, yerel basında kullanılır, faaliyet sunumlarına girer, seçim döneminde “takip ettik”, “katkı sunduk”, “şehrimize kazandırdık” cümlelerinin görsel zemini haline gelir. Tören alanında birkaç saniye süren görüntü, siyasi iletişimde uzun süre dolaşımda kalır.
Yerel siyasetin fotoğrafla kurduğu ilişki burada belirginleşir. Hizmeti planlayan kurumlar, sahada çalışan ekipler, kaynak oluşturan yapılar, emek veren personel ve gerçek katkı sunan paydaşlar çoğu zaman geri planda kalırken; kurdele önündeki siyasal görünürlük daha fazla büyütülür. Böylece kamu hizmetinin ortak emek niteliği zayıflar, vitrin görüntüsü öne çıkar.
Oysa bir hizmetin değeri, açılışta kimin en önde durduğuyla ölçülemez. Bir yol yapılmışsa önemli olan o yolun güvenli ve kullanılabilir olmasıdır. Bir tesis açılmışsa önemli olan kapısının açık kalması, halkın ihtiyacına cevap vermesi ve kamu kaynağının doğru kullanılmasıdır. Bir festival düzenlenmişse asıl karşılık, protokol fotoğrafındaki kalabalıkta değil; esnafa, üreticiye, turizme, kültürel tanıtıma ve şehir ekonomisine sağladığı katkıda aranmalıdır.
Siyasetçinin açılışa katılması, kurum temsilcileriyle aynı karede bulunması ve yapılan hizmeti kamuoyuna duyurması elbette doğaldır. Kamu adına yürütülen işlerde görünürlük de temsil de önemlidir. Ancak temsil, hizmetin niteliğini gölgelediğinde; fotoğraf, yapılan işin önüne geçtiğinde; protokol düzeni, kamu yararından daha fazla konuşulduğunda yerel siyasetin öncelik sorunu görünür hale gelir.
Bugün birçok açılışta yaşanan görüntü yarışı, sadece kişisel hırslarla açıklanamayacak kadar yaygın bir siyasal alışkanlığa dönüşmüş durumda. Sosyal medyanın hızlı tüketilen görsel dili, yerel basının fotoğraf merkezli haber düzeni ve seçmenin kimi zaman görünürlüğü etkiyle karıştıran algısı bu alışkanlığı daha da besliyor. En önde duran güçlü, kenarda kalan etkisiz, kareye giremeyen önemsiz sayılıyor. Bu bakış, siyasetin hizmet üretme sorumluluğunu daraltıyor; görüntüyü, emeğin ve sonucun önüne taşıyor.
Açılış anı siyasete kısa süreli görünürlük kazandırabilir; fakat asıl sınav kurdele kesildikten sonra başlar. Açılan tesisin çalışıp çalışmadığını izlemek, yapılan yatırımın aksayan yönlerini takip etmek, verilen sözlerin arkasında durmak, kamu hizmetinin sürdürülebilirliğini sağlamak ve vatandaşın karşılaştığı soruna müdahale etmek, fotoğraf karesinde görünmekten çok daha kalıcı bir siyasi sorumluluktur.
Kurdeleyi tutan elin, açılıştan sonra da hizmetin yükünü tutması gerekir. Tören alanında aynı hizaya gelenlerin, sorun çıktığında da aynı sorumluluk çizgisinde kalması beklenir. Kamu hizmeti, açılış günü verilen görüntüyle değil; aylar sonra halkın hayatında bıraktığı karşılıkla anlam kazanır.
Yerel siyasetin daha fazla protokol fotoğrafına değil, açılıştan sonra da takip edilen işlere ihtiyacı var. Şehirler, kimin nerede durduğunu gösteren kalabalık karelerden çok; planlı, işleyen, denetlenen ve halka gerçek fayda sağlayan hizmetlerle güçlenir.
Bir siyasetçi için fotoğrafın merkezinde olmak kısa vadede görünürlük sağlayabilir. Kalıcı itibar ise o fotoğrafın arkasındaki hizmet gerçekten çalışıyorsa, vatandaşın ihtiyacına cevap veriyorsa ve kamu emeği doğru yönetiliyorsa oluşur. Aksi halde geriye, bir süre dolaşımda kalan protokol görüntüsü ve kısa zamanda unutulan bir açılış anı kalır.
Siyasette yer, kurdelenin önündeki pozisyonla değil; hizmetin arkasında ne kadar durulduğuyla belli olur.