KAPI KAPI DOLAŞAN RAMAZAN SESİ: GİRESUN’DA TÖMBELEK
Yazının Giriş Tarihi: 15.03.2026 02:22
Yazının Güncellenme Tarihi: 19.03.2026 00:51
KAPI KAPI DOLAŞAN RAMAZAN SESİ: GİRESUN’DA TÖMBELEK
Giresun’un köy ve mahalle hafızasında Ramazan geceleri yalnızca davulla değil, “tömbelek” denilen teneke sesi ve mani kıtalarıyla da yaşadı. Yerel derlemeler ve yazılı kaynaklar, bu geleneğin sahura kaldırmaktan çok daha fazlasını yaptığını; çocuk sesiyle komşuluğu, bahşiş kültürünü ve sözlü hafızayı aynı gecede buluşturduğunu gösteriyor.
Ömür Yüksel
Sosyolog | Siyaset Bilimci
Yönetim ve Çalışma İlişkileri Uzmanı | B Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı
Ramazan gecelerinin en tanıdık sesi çoğu zaman davuldur.
Ancak Giresun’un eski köy hayatında, davulun yanında başka bir ses daha dolaştı: tömbelek.
Teneke kutudan çıkan ritim, kapı önlerinde söylenen maniler ve çocukların topluca kurduğu gece dili, bu geleneği yalnızca folklorik bir ayrıntı olmaktan çıkarıp yerel toplumsal hayatın bir parçası haline getirdi.
Yeşilgiresun’da yayımlanan yerel derlemeler, tömbeleğin köylerde Ramazan davulcusunun işlevini üstlendiğini; Giresun merkezli halk kültürü kayıtları ise bu manili dolaşmanın kolektif bir sahur çağrısı olduğunu ortaya koyuyor.
Ali Göreci’nin yerel folklor yazılarında, “tömbelek” sözcüğünün “dümbelek” kelimesinin yöredeki söyleniş biçimi olduğu açıkça belirtiliyor.
Aynı kayıtlara göre tömbelekçiler çoğunlukla 7 ila 15 yaş arasındaki çocuklardan oluşuyor; sahura yakın saatlerde ellerine teneke kutu ve tokmak alıp kapı kapı dolaşıyor, biri ritim tutarken diğeri mani söylüyordu.
Ev sahibi kapıyı açarsa karşılık para, şeker, helva, yumurta ya da küçük bir armağan olabiliyordu.
Bu yönüyle tömbelek, sahur duyurusundan ibaret değil; çocukların mahalleyle kurduğu doğrudan ilişkinin de adıydı.
Bu geleneğin asıl gücü sesinden çok sözündeydi. Çünkü tömbelek, sabit bir metin değil; kalıbı tanınan, ama evden eve ve kuşaktan kuşağa değişebilen bir mani omurgasıydı.
Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün mani geleneğine ilişkin sayfası da, bölgede maninin güçlü bir sözlü kültür damarı olduğunu vurguluyor.
Akademik çalışmalarda da Giresun manilerinin, yöre insanının gündelik hayatını, hitap biçimlerini ve toplumsal ilişki dilini taşıyan bir hafıza alanı olduğu belirtiliyor. Bu tablo, tömbelek manilerini çocuk eğlencesi olmaktan çıkarıp yerel kültürün hareketli arşivi haline getiriyor.
Tömbelek manilerinde dikkat çeken unsur, dini çağrı ile gündelik hayatın aynı kıtada yan yana durabilmesi.
Bir dörtlükte sahura kalkma çağrısı duyulurken, diğerinde bahşiş beklentisi, başka bir kıtada ise ince bir sitem ya da şaka öne çıkıyor.
Bu yapı, anonim halk şiirinin klasik esnekliğini yansıtıyor.
Nitekim Giresun 28 Haber’de derlenen tömbelekçi türküleri ile Ali Göreci’nin aktardığı mani örnekleri, bu söz dünyasının hem dini hem sosyal hem de mizahi katmanlarla örüldüğünü gösteriyor.
Geleneğin ruhunu taşıyan en belirgin kıtalardan biri, Giresun hattında kayda geçen şu dörtlükte somutlaşıyor:
Anca geldim kapınıza
Selam verdim yapınıza
Selamımı almazsanız
O da sizin keyfinize
Bu dörtlükte tehdit yok, sertlik yok; kapıya geliş, selam ve hafif bir sitem var. Tam da bu nedenle tömbelek, mahalle düzeninin sesli hafızası olarak okunmalı. Kapının içiyle sokağın dışı arasında kurulan ilişki, burada yalnızca ritimle değil, sözün inceliğiyle kuruluyor.
Başka kıtalarda ise işin dini ve toplumsal tarafı daha görünür hale geliyor:
Ne uyursun, ne uyursun
Bu uykudan ne bulursun
Tut orucu kıl namazı
Cennete nail olursun
veya
Şekerim var ezilecek
İncerekten süzülecek
Verin ağalar bahşişimi
Çok evler var gezilecek
Bu örnekler, tömbelek geleneğinin yalnızca sahura kaldırma amacı taşımadığını; aynı zamanda bahşiş kültürünü, komşuluk hukukunu ve çocukların mahalle içindeki görünürlüğünü de beslediğini gösteriyor. Giresun kaynaklarında yumurta, helva, şeker ve küçük para gibi karşılıkların anılması da bunu destekliyor.
Bugün bu sesin eski gücüyle sürdüğünü söylemek zor. Kırsal yaşamın dönüşmesi, mahalle kültürünün daralması ve kapı önündeki toplu hayatın zayıflaması, tömbeleği de gündelik hayattan çekti. Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün mani geleneğine ilişkin değerlendirmesinde de, eskiden manilerin söylenmesine vesile olan pek çok iş yapış biçiminin değiştiği, çoğunun makineleştiği belirtiliyor. Aynı değişim, Ramazan gecelerinin ses düzenini de etkiledi.
Ama tömbelek bütünüyle susmuş değil.
Çünkü bazı gelenekler önce meydandan çekilir, sonra hafızada yaşamayı sürdürür.
Giresun’da tömbelek de tam olarak böyle bir yerde duruyor: teneke kutudan çıkan ritim kadar, o ritmin taşıdığı sözlerle hatırlanıyor.
Bu yüzden tömbelek, bir Ramazan folkloru başlığı olmanın ötesinde, Giresun’un komşuluk düzenini, hitap biçimini ve çocuk sesini bugüne taşıyan kültürel izlerden biri olarak önemini koruyor.
Bu değerlendirme, yerel derlemeler ile resmi ve akademik kaynakların birlikte okunmasına dayanıyor.
Kayıtlı kıtalar
Aşağıdaki bölüm, dijital erişilebilen Giresun merkezli kaynaklarda izine rastlanan ve tarafınızdan derlenmiş kıtaların düzenlenmiş toplu dökümüdür.
Yazılı kayıtlar bunlarla sınırlı; sözlü hafızada daha fazla varyant bulunması kuvvetle muhtemeldir.
Anca geldim kapınıza
Selam verdim yapınıza
Selamımı almazsanız
O da sizin keyfinize
Çitteki pırasaların
Dallarını kırsanıza
Hiçbir şeyiniz yok ise
Bir yumurta versenize
Eze geldim üze geldim
Mavi boncuk dize geldim
İki gözüm beyefendi
Arz eyledim size geldim
Çarşıdan aldım bir koyun
Boynuzları boğum boğum
İki gözüm beyefendi
Bahşişimi verip uyun
İstanbul’dan aldım bakla
Güvercinler vurur takla
İki gözüm beyefendi
Cüzdanın dibin yokla
.
Kaynakça
Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, “Giresun’da Mani Geleneği.”
Ali Göreci, “Ramazan Folkloru -2”, Yeşilgiresun Gazetesi.
Ali Göreci, “Ramazan Folkloru -4”, Yeşilgiresun Gazetesi.
“Ramazan Manileri / Tömbelekçi Türküleri”, Giresun 28 Haber.
Mehmet Özdemir, “Aksu Dergisinden Hareketle Giresun Mânileri Üzerine Bir İnceleme.”
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ömür Yüksel
KAPI KAPI DOLAŞAN RAMAZAN SESİ: GİRESUN’DA TÖMBELEK
KAPI KAPI DOLAŞAN RAMAZAN SESİ: GİRESUN’DA TÖMBELEK
Giresun’un köy ve mahalle hafızasında Ramazan geceleri yalnızca davulla değil, “tömbelek” denilen teneke sesi ve mani kıtalarıyla da yaşadı. Yerel derlemeler ve yazılı kaynaklar, bu geleneğin sahura kaldırmaktan çok daha fazlasını yaptığını; çocuk sesiyle komşuluğu, bahşiş kültürünü ve sözlü hafızayı aynı gecede buluşturduğunu gösteriyor.
Ömür Yüksel
Sosyolog | Siyaset Bilimci
Yönetim ve Çalışma İlişkileri Uzmanı | B Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı
Ramazan gecelerinin en tanıdık sesi çoğu zaman davuldur.
Ancak Giresun’un eski köy hayatında, davulun yanında başka bir ses daha dolaştı: tömbelek.
Teneke kutudan çıkan ritim, kapı önlerinde söylenen maniler ve çocukların topluca kurduğu gece dili, bu geleneği yalnızca folklorik bir ayrıntı olmaktan çıkarıp yerel toplumsal hayatın bir parçası haline getirdi.
Yeşilgiresun’da yayımlanan yerel derlemeler, tömbeleğin köylerde Ramazan davulcusunun işlevini üstlendiğini; Giresun merkezli halk kültürü kayıtları ise bu manili dolaşmanın kolektif bir sahur çağrısı olduğunu ortaya koyuyor.
Ali Göreci’nin yerel folklor yazılarında, “tömbelek” sözcüğünün “dümbelek” kelimesinin yöredeki söyleniş biçimi olduğu açıkça belirtiliyor.
Aynı kayıtlara göre tömbelekçiler çoğunlukla 7 ila 15 yaş arasındaki çocuklardan oluşuyor; sahura yakın saatlerde ellerine teneke kutu ve tokmak alıp kapı kapı dolaşıyor, biri ritim tutarken diğeri mani söylüyordu.
Ev sahibi kapıyı açarsa karşılık para, şeker, helva, yumurta ya da küçük bir armağan olabiliyordu.
Bu yönüyle tömbelek, sahur duyurusundan ibaret değil; çocukların mahalleyle kurduğu doğrudan ilişkinin de adıydı.
Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün mani geleneğine ilişkin sayfası da, bölgede maninin güçlü bir sözlü kültür damarı olduğunu vurguluyor.
Akademik çalışmalarda da Giresun manilerinin, yöre insanının gündelik hayatını, hitap biçimlerini ve toplumsal ilişki dilini taşıyan bir hafıza alanı olduğu belirtiliyor. Bu tablo, tömbelek manilerini çocuk eğlencesi olmaktan çıkarıp yerel kültürün hareketli arşivi haline getiriyor.
Tömbelek manilerinde dikkat çeken unsur, dini çağrı ile gündelik hayatın aynı kıtada yan yana durabilmesi.
Bir dörtlükte sahura kalkma çağrısı duyulurken, diğerinde bahşiş beklentisi, başka bir kıtada ise ince bir sitem ya da şaka öne çıkıyor.
Bu yapı, anonim halk şiirinin klasik esnekliğini yansıtıyor.
Nitekim Giresun 28 Haber’de derlenen tömbelekçi türküleri ile Ali Göreci’nin aktardığı mani örnekleri, bu söz dünyasının hem dini hem sosyal hem de mizahi katmanlarla örüldüğünü gösteriyor.
Geleneğin ruhunu taşıyan en belirgin kıtalardan biri, Giresun hattında kayda geçen şu dörtlükte somutlaşıyor:
Bu dörtlükte tehdit yok, sertlik yok; kapıya geliş, selam ve hafif bir sitem var. Tam da bu nedenle tömbelek, mahalle düzeninin sesli hafızası olarak okunmalı. Kapının içiyle sokağın dışı arasında kurulan ilişki, burada yalnızca ritimle değil, sözün inceliğiyle kuruluyor.
Başka kıtalarda ise işin dini ve toplumsal tarafı daha görünür hale geliyor:
Ne uyursun, ne uyursun
Bu uykudan ne bulursun
Tut orucu kıl namazı
Cennete nail olursun
veya
Şekerim var ezilecek
İncerekten süzülecek
Verin ağalar bahşişimi
Çok evler var gezilecek
Bu örnekler, tömbelek geleneğinin yalnızca sahura kaldırma amacı taşımadığını; aynı zamanda bahşiş kültürünü, komşuluk hukukunu ve çocukların mahalle içindeki görünürlüğünü de beslediğini gösteriyor. Giresun kaynaklarında yumurta, helva, şeker ve küçük para gibi karşılıkların anılması da bunu destekliyor.
Bugün bu sesin eski gücüyle sürdüğünü söylemek zor. Kırsal yaşamın dönüşmesi, mahalle kültürünün daralması ve kapı önündeki toplu hayatın zayıflaması, tömbeleği de gündelik hayattan çekti. Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün mani geleneğine ilişkin değerlendirmesinde de, eskiden manilerin söylenmesine vesile olan pek çok iş yapış biçiminin değiştiği, çoğunun makineleştiği belirtiliyor. Aynı değişim, Ramazan gecelerinin ses düzenini de etkiledi.
Ama tömbelek bütünüyle susmuş değil.
Çünkü bazı gelenekler önce meydandan çekilir, sonra hafızada yaşamayı sürdürür.
Giresun’da tömbelek de tam olarak böyle bir yerde duruyor: teneke kutudan çıkan ritim kadar, o ritmin taşıdığı sözlerle hatırlanıyor.
Bu değerlendirme, yerel derlemeler ile resmi ve akademik kaynakların birlikte okunmasına dayanıyor.
Kayıtlı kıtalar
Aşağıdaki bölüm, dijital erişilebilen Giresun merkezli kaynaklarda izine rastlanan ve tarafınızdan derlenmiş kıtaların düzenlenmiş toplu dökümüdür.
Yazılı kayıtlar bunlarla sınırlı; sözlü hafızada daha fazla varyant bulunması kuvvetle muhtemeldir.
Anca geldim kapınıza
Selam verdim yapınıza
Selamımı almazsanız
O da sizin keyfinize
Çitteki pırasaların
Dallarını kırsanıza
Hiçbir şeyiniz yok ise
Bir yumurta versenize
Eze geldim üze geldim
Mavi boncuk dize geldim
İki gözüm beyefendi
Arz eyledim size geldim
Patlıcanı haşladılar
Doldurmaya başladılar
Bizler kapıya gelince
Uyumaya başladılar
Ekin büküm, ekin büküm
Sırtımdaki davul yüküm
İki gözüm beyefendi
Önce selamünaleyküm
Dağlardan kestim sopayı
Dolaştım geldim obayı
Bahşişimi vermezsen
Alır kaçarım gufayı
Patlıcanı haşladılar
Doldurmaya başladılar
Ramazan geldi geçti
Ağlamaya başladılar
Ne uyursun, ne uyursun
Bu uykudan ne bulursun
Tut orucu kıl namazı
Cennete nail olursun
Ocak başında minder
Altını üstüne dönder
Hiçbir şeyin yok ise
Yumurtayı çifte gönder
Ne edeli, ne edeli?
Darıldın ise gideli
Eğer darılmadı isen
Çocukları mest edeli
Tömbeleğim ekim büküm
Var sırtımda davul yüküm
Gece geldim kapınıza
Selam verdim yapınıza
Şekerim var ezilecek
İncerekten süzülecek
Verin ağalar bahşişimi
Çok evler var gezilecek
İstanbul’dan tatar kalkar
Kamçısını atar tutar
İki gözüm beyefendi
Şimdi bize beşlik atar
Eski cami direk ister
Söylemeye yürek ister
Benim karnım tok amma
Arkadaşım börek ister
Bacadan attım karpuzu
Tömbelek gibi kırmızı
Arkadaşımı sorarsan
Eski çarığın hırsızı
Uzun sokak baştan başa
Ayağımı vurdum taşa
İki gözüm beyefendi
Bahşişimi ver de yaşa
İstanbul’un minaresi
Doksan dokuz penceresi
Hanımlar çıktı seyrana
Yandı pilav tenceresi
Davulumun ipi gevşek
İçi dolu yorgan döşek
Arkadaşımı sorarsan
Dik kulaklı boz eşek
Davula vurdum zırladı
Tokaç elimden fırladı
Verin ağalar bahşişimi
Uyku bizleri zorladı
Patlıcanı haşladılar
Doldurmaya başladılar
Mezarlıktan geçenken
Fenerimi taşladılar
Çarşıdan aldım bir koyun
Boynuzları boğum boğum
İki gözüm beyefendi
Bahşişimi verip uyun
İstanbul’dan aldım bakla
Güvercinler vurur takla
İki gözüm beyefendi
Cüzdanın dibin yokla
.
Kaynakça
Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, “Giresun’da Mani Geleneği.”
Ali Göreci, “Ramazan Folkloru -2”, Yeşilgiresun Gazetesi.
Ali Göreci, “Ramazan Folkloru -4”, Yeşilgiresun Gazetesi.
“Ramazan Manileri / Tömbelekçi Türküleri”, Giresun 28 Haber.
Mehmet Özdemir, “Aksu Dergisinden Hareketle Giresun Mânileri Üzerine Bir İnceleme.”