Ömür Yüksel B Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı | Sosyal Bilimci Yönetim ve Çalışma İlişkileri Uzmanı
Kaliteyi Üreteni Cezalandıran Bir Sistemle Nereye Kadar?
Türkiye fındıkta dünya lideri. Bu cümle doğru. Ama bu cümlenin arkasına saklanan büyük bir adaletsizlik var.
Kalitesi düşük, maliyeti düşük, ovada makineyle üretilen fındık ödüllendirirken; kalitesi yüksek, maliyeti yüksek, dik yamaçta insan emeğiyle üretilen fındık cezalandırıyor.
Bu adaletsizliğin adı: Giresun kalite fındığı.
Giresun kalite fındığı üreticisi, mevcut sistemde cezalandırılmaktadır. Bu durum arazi yapısı, verim, işçilik ve mekanizasyon farklarıyla açıklanabilen nesnel bir gerçektir.
2024 yılına ait bazı ziraat odası maliyet açıklamaları var. Ancak 2025 yılı için, tüm bölgeleri kapsayan, aynı metodolojiyle hesaplanmış, sağlıklı ve karşılaştırılabilir resmi kg maliyet verilerine ulaşamadım.
Bu bir eksiklik…
Ama bu eksiklik, sahadaki gerçeği görmemizi engellemez. Bazı farklar, çıplak gözle ve basit muhasebeyle de görülebilir.
Uydurma maliyet üretmeden, arazi yapısı, mekanizasyon ve işçilik koşulları nedeniyle Çarşamba Ovası ile Giresun kalite fındığı arasında en az iki kat maliyet farkı vardır dersek itiraz eden olmaz sanırım.
İsmi Aynı, Koşulları Aynı Değil
Çarşamba Ovası düz bir ovadır. Düzce ve Sakarya’da fındık tarımı yapılan alanların büyük bölümü düz arazilerden oluşur. Parseller geniştir ve bahçeler makine kullanımına uygundur. Hasat, taşıma ve bakım süreçlerinin önemli bir kısmı mekanize olarak gerçekleştirilebilir.
Biz ise;
Dik yamaçta, Parçalı arazide, Traktörün giremediği alanlarda, Büyük ölçüde elle ve insan gücüyle üretiyoruz.
Bu iki üretim rejimini aynı kefeye koymak, tarımı bilmemek veya bilerek görmezden gelmektir.
Verim farkı: Sayılar yalan söylemez
Dekar bazlı ürün miktarı
Bölge
Dekar Verimi (kg)
Çarşamba Ovası (düz arazi)
300–400
Giresun (dik yamaç)
100–160
Bu fark üreticinin çalışkanlığıyla ilgili değildir.
Araziyle ilgilidir. Düz arazide yüksek verim mümkündür. Dik yamaçta değildir.
Bu nedenle Giresun kalite fındığı verim ürünü değil, kalite ürünüdür.
Bu gerçeği yok sayan her fiyatlama yanlıştır.
MALİYET YAPISI
Şimdi gelelim asıl meseleye: maliyet.
Çarşamba Ovası’nda:
Hasat büyük ölçüde makinelerle desteklenir, İşçilik gün sayısı düşüktür, Taşıma ve kurutma kolaydır, Birim maliyet aşağı çekilebilir.
Giresun’da:
Hasat elle yapılır,
Taşıma sırtta yapılır,
Kurutma ve depolama riski yüksektir,
İşçilik yoğun ve pahalıdır,
İş kazası ve zaman kaybı riski vardır.
Bu nedenle sahadaki üretici hesabı nettir:
Çarşamba Ovası’nda 80-100 TL’ye mal edilen fındığı,
Giresun kalite üretiminde 180-200 TL’ye mal olmaktadır.
Bu oran:
Üreticinin fiilî gider kalemlerine dayanmaktadır, Son iki yılın işçilik, nakliye ve bakım maliyetleriyle uyumludur.
Göreli maliyet karşılaştırması
Üretim Alanı
Göreli Kg Maliyeti
Çarşamba Ovası
80-100 TL
Giresun Kalite
180–200 TL
Bu tablo, sistemin adaletsizliğini tek başına anlatır.
Daha pahalı üretilen Giresun fındığı, aynı zamanda daha kaliteli.
Giresun kalite fındığı:
Daha yüksek oleik asit oranına sahiptir,
Daha düşük linoleik asit içerir,
Daha yüksek oleik/linoleik oranına sahiptir,
Daha geç acılaşır,
Daha uzun raf ömrüne sahiptir,
Çikolata kaplamada daha stabil davranır.
Yağ asidi dengesi – kalite tablosu
Gösterge
Giresun Kalite
Düz Ova / Düşük Kalite
Oleik asit (%)
80–83
74–79
Linoleik asit (%)
8–11
10–16
Oleik / Linoleik
≈ 8:1
4–6:1
Giresun kalite fındığı, sanayi için daha az risklidir.
Asıl çarpıklık burada
Sistem
Maliyeti düşük, Verimi yüksek, Kalitesi daha düşük fındık üreticisini adeta ödüllendiriyor.
Buna karşılık:
Maliyeti yüksek, Verimi doğal olarak düşük, Kalitesi yüksek olan Giresun kalite fındığı üreticisini cezalandırıyor.
Bu ne serbest piyasa ne sosyal adalet ne de tarım politikasıdır.
Bu, kaliteyi yok eden bir mekanizmadır.
Kaliteyi fiyata dönüştürmezsek,
Giresun kalite üretimi azalır, Üretici bahçeyi terk eder, Kalite ortalaması düşer, Türkiye sanayide pazarlık gücünü kaybeder, Dünya, Giresun fındığını ucuz hammadde olarak görmeye devam eder.
Yani bu yalnızca Giresun’un sorunu değildir. Türkiye’nin sorunudur.
Bugünkü sistem;
maliyeti düşük, verimi yüksek, kalitesi görece düşük ürünü ödüllendirmekte;
maliyeti yüksek, verimi doğal olarak düşük, kalitesi yüksek ürünü cezalandırmaktadır.
Bu ne sağlıklı bir piyasa düzenidir ne de sürdürülebilir tarım politikasıdır.
Bu, kaliteyi sistematik biçimde aşındıran bir yapıdır.
Ayrıca,
ELÜS ve lisanslı depoculuk sisteminde kalite yeterince ayrıştırılmamaktadır.
Referans fiyatlar kaliteyi değil ortalamayı yansıtmaktadır.
Dik yamaç üretimi aynı zamanda daha risklidir.
Don, fırtına, aşırı yağış ve kahverengi kokarca tehdidi maliyeti artırmaktadır.
Mevcut sigorta sistemi üretim kaybını yeterince teminat altına almamaktadır.
Bu riskler, Giresun kalite üretimini daha kırılgan hale getirmektedir.
Bu nedenle,
1. Kaliteye dayalı fiyat istiyoruz
Giresun kalite fındığı için:
Ayrı referans fiyat, Oleik/linoleik oranına dayalı kalite primi, Dik yamaç üretimi için maliyet farkını telafi eden fiyat yapısı
istiyoruz.
2. Kaliteye dayalı destek istiyoruz
Alan bazlı değil;
Kaliteyi ölçen, Kimyasal ve fiziksel kriterleri esas alan, Dik yamaç üretimini koruyan destekleme sistemi istiyoruz.
3. Yatırım desteklerinden daha fazla pay istiyoruz
Giresun:
Sadece ham madde veren değil, İşleyen, Paketleyen, Markalaşan bir merkez olmak istiyoruz.
Kurutma, depolama, lisanslı depo, seleksiyon, işleme ve nihai ürün yatırımlarında Giresun kalite üretim havzasına pozitif ayrımcılık istiyoruz.
Türkiye’nin premium tarımsal markasını, dik yamaçta, 200 TL maliyetle üretilen, kalitesiyle dünya çikolata sanayisini ayakta tutan bir ürünü,100 TL maliyetli ova fındığı ile aynı kefeye koymayın.
Kalitemizi, fiyatını ve yatırım desteğini istiyoruz.
.
KAYNAKÇA
TÜİK (2023–2024). Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi.
Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü (2019). Fındık Verimlilik Raporu.
Giresun & Samsun Ziraat Odaları (2024). Üretim Maliyeti Değerlendirmeleri.
Alasalvar, C. et al. (2003). journal of Agricultural and Food Chemistry.
TÜRİB (2024). ELÜS ve Tarımsal Ürün Sınıflandırması.
Tarım ve Orman Bakanlığı (2022). Kokarca Eylem Planı.
Rekabet Kurumu (2021). Fındık Piyasası Sektör İncelemesi.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ömür Yüksel
Giresun Kalite Fındık…
Giresun Kalite Fındık…
Ömür Yüksel
B Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı | Sosyal Bilimci
Yönetim ve Çalışma İlişkileri Uzmanı
Kaliteyi Üreteni Cezalandıran Bir Sistemle Nereye Kadar?
Türkiye fındıkta dünya lideri. Bu cümle doğru. Ama bu cümlenin arkasına saklanan büyük bir adaletsizlik var.
Kalitesi düşük, maliyeti düşük, ovada makineyle üretilen fındık ödüllendirirken; kalitesi yüksek, maliyeti yüksek, dik yamaçta insan emeğiyle üretilen fındık cezalandırıyor.
Bu adaletsizliğin adı: Giresun kalite fındığı.
Giresun kalite fındığı üreticisi, mevcut sistemde cezalandırılmaktadır. Bu durum arazi yapısı, verim, işçilik ve mekanizasyon farklarıyla açıklanabilen nesnel bir gerçektir.
2024 yılına ait bazı ziraat odası maliyet açıklamaları var. Ancak 2025 yılı için, tüm bölgeleri kapsayan, aynı metodolojiyle hesaplanmış, sağlıklı ve karşılaştırılabilir resmi kg maliyet verilerine ulaşamadım.
Bu bir eksiklik…
Ama bu eksiklik, sahadaki gerçeği görmemizi engellemez. Bazı farklar, çıplak gözle ve basit muhasebeyle de görülebilir.
Uydurma maliyet üretmeden, arazi yapısı, mekanizasyon ve işçilik koşulları nedeniyle Çarşamba Ovası ile Giresun kalite fındığı arasında en az iki kat maliyet farkı vardır dersek itiraz eden olmaz sanırım.
İsmi Aynı, Koşulları Aynı Değil
Çarşamba Ovası düz bir ovadır. Düzce ve Sakarya’da fındık tarımı yapılan alanların büyük bölümü düz arazilerden oluşur. Parseller geniştir ve bahçeler makine kullanımına uygundur. Hasat, taşıma ve bakım süreçlerinin önemli bir kısmı mekanize olarak gerçekleştirilebilir.
Biz ise;
Dik yamaçta, Parçalı arazide, Traktörün giremediği alanlarda, Büyük ölçüde elle ve insan gücüyle üretiyoruz.
Verim farkı: Sayılar yalan söylemez
Dekar bazlı ürün miktarı
Bölge
Dekar Verimi (kg)
Çarşamba Ovası (düz arazi)
300–400
Giresun (dik yamaç)
100–160
Bu fark üreticinin çalışkanlığıyla ilgili değildir.
Araziyle ilgilidir. Düz arazide yüksek verim mümkündür. Dik yamaçta değildir.
Bu nedenle Giresun kalite fındığı verim ürünü değil, kalite ürünüdür.
Bu gerçeği yok sayan her fiyatlama yanlıştır.
MALİYET YAPISI
Şimdi gelelim asıl meseleye: maliyet.
Çarşamba Ovası’nda:
Hasat büyük ölçüde makinelerle desteklenir, İşçilik gün sayısı düşüktür, Taşıma ve kurutma kolaydır, Birim maliyet aşağı çekilebilir.
Bu nedenle sahadaki üretici hesabı nettir:
Çarşamba Ovası’nda 80-100 TL’ye mal edilen fındığı,
Giresun kalite üretiminde 180-200 TL’ye mal olmaktadır.
Bu oran:
Üreticinin fiilî gider kalemlerine dayanmaktadır, Son iki yılın işçilik, nakliye ve bakım maliyetleriyle uyumludur.
Göreli maliyet karşılaştırması
Üretim Alanı
Göreli Kg Maliyeti
Çarşamba Ovası
80-100 TL
Giresun Kalite
180–200 TL
Bu tablo, sistemin adaletsizliğini tek başına anlatır.
Daha pahalı üretilen Giresun fındığı, aynı zamanda daha kaliteli.
Giresun kalite fındığı:
Yağ asidi dengesi – kalite tablosu
Gösterge
Giresun Kalite
Düz Ova / Düşük Kalite
Oleik asit (%)
80–83
74–79
Linoleik asit (%)
8–11
10–16
Oleik / Linoleik
≈ 8:1
4–6:1
Giresun kalite fındığı, sanayi için daha az risklidir.
Asıl çarpıklık burada
Sistem
Maliyeti düşük, Verimi yüksek, Kalitesi daha düşük fındık üreticisini adeta ödüllendiriyor.
Buna karşılık:
Maliyeti yüksek, Verimi doğal olarak düşük, Kalitesi yüksek olan Giresun kalite fındığı üreticisini cezalandırıyor.
Kaliteyi fiyata dönüştürmezsek,
Giresun kalite üretimi azalır, Üretici bahçeyi terk eder, Kalite ortalaması düşer, Türkiye sanayide pazarlık gücünü kaybeder, Dünya, Giresun fındığını ucuz hammadde olarak görmeye devam eder.
Yani bu yalnızca Giresun’un sorunu değildir. Türkiye’nin sorunudur.
Bugünkü sistem;
maliyeti düşük, verimi yüksek, kalitesi görece düşük ürünü ödüllendirmekte;
maliyeti yüksek, verimi doğal olarak düşük, kalitesi yüksek ürünü cezalandırmaktadır.
Bu ne sağlıklı bir piyasa düzenidir ne de sürdürülebilir tarım politikasıdır.
Bu, kaliteyi sistematik biçimde aşındıran bir yapıdır.
Bu riskler, Giresun kalite üretimini daha kırılgan hale getirmektedir.
Bu nedenle,
1. Kaliteye dayalı fiyat istiyoruz
Giresun kalite fındığı için:
Ayrı referans fiyat, Oleik/linoleik oranına dayalı kalite primi, Dik yamaç üretimi için maliyet farkını telafi eden fiyat yapısı
istiyoruz.
2. Kaliteye dayalı destek istiyoruz
Alan bazlı değil;
Kaliteyi ölçen, Kimyasal ve fiziksel kriterleri esas alan, Dik yamaç üretimini koruyan destekleme sistemi istiyoruz.
3. Yatırım desteklerinden daha fazla pay istiyoruz
Giresun:
Sadece ham madde veren değil, İşleyen, Paketleyen, Markalaşan bir merkez olmak istiyoruz.
Kurutma, depolama, lisanslı depo, seleksiyon, işleme ve nihai ürün yatırımlarında Giresun kalite üretim havzasına pozitif ayrımcılık istiyoruz.
Türkiye’nin premium tarımsal markasını, dik yamaçta, 200 TL maliyetle üretilen, kalitesiyle dünya çikolata sanayisini ayakta tutan bir ürünü,100 TL maliyetli ova fındığı ile aynı kefeye koymayın.
Kalitemizi, fiyatını ve yatırım desteğini istiyoruz.
.
KAYNAKÇA
TÜİK (2023–2024). Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi.
Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü (2019). Fındık Verimlilik Raporu.
Giresun & Samsun Ziraat Odaları (2024). Üretim Maliyeti Değerlendirmeleri.
Alasalvar, C. et al. (2003). journal of Agricultural and Food Chemistry.
TÜRİB (2024). ELÜS ve Tarımsal Ürün Sınıflandırması.
Tarım ve Orman Bakanlığı (2022). Kokarca Eylem Planı.
Rekabet Kurumu (2021). Fındık Piyasası Sektör İncelemesi.