Hava Durumu

GİRESUN KALİTE FINDIĞIN MESELESİ FİYAT DEĞİL, STATÜDÜR

Yazının Giriş Tarihi: 16.04.2026 22:56
Yazının Güncellenme Tarihi: 17.04.2026 08:42

GİRESUN KALİTE FINDIĞIN MESELESİ FİYAT DEĞİL, STATÜDÜR

Ömür Yüksel
B Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı, Siyaset Bilimci,
Sosyolog, Yönetim ve Çalışma İlişkileri Uzmanı

Hamza Bölük’ün Altaş TV’de Murat Gürsoy ile yaptığı röportajı dikkatle izledim.Haberini de arkadaşlar eski usül 7 boy manşetten sitemize girdiler...

Kurduğu cümlelere de baktım, satır aralarına da baktım. Çünkü ortada yalnız bir sezon değerlendirmesi yoktu. Ortada, Giresun kalite yağlı fındığın yıllardır çözülemeyen temel meselesi vardı.

Bölük, Şili’nin büyüdüğünü söylüyor.

Alternatif üretici ülkelerin çoğaldığını söylüyor.

Türkiye’de ani fiyat artışlarının alıcıyı başka ülkelere ittiğini söylüyor.

Bunların yabana atılacak tarafı yok.

Fındıkta yalnız fiyat baskısı yok, açık bir pazar kaybı riski de var.

Ama burada insanın aklına şu geliyor: Biz Giresun’un verimsizliğini, dik arazi gerçeğini, yüksek işçilik yükünü, parçalı bahçe yapısını, taşıma maliyetini bugün mü öğrendik?

Bu bölgenin tarım maliyetini yıllardır bilinen bir gerçek.

Giresun’da üretimin ovadaki gibi olmadığını, makineyle akan bir tarım yapılmadığını, bu ürünün insan emeğiyle, zor coğrafyada üretildiğini yıllardır konuşuluyor.

Yani ortada yeni bir keşif yok.

Yeni olan bir şey varsa, o da yıllardır bilinen bu gerçeğe rağmen hâlâ kalıcı bir çözüm üretilememiş olmasıdır.

Daha açık konuşalım.

Giresun kalite yağlı fındık, rakiple aynı çizgide koşacak sıradan bir emtia değildir.

Levant kalite ile bir tutularak konuşulması, bu şehrin ürününe karşı yapılmış büyük bir haksızlıktır.

Hatta daha sert söylemek gerekir: Giresun kaliteyi Levant kalite ile aynı terazide tartmak, Giresun’un kendi değerine sırt çevirmektir.

Çünkü burada mesele yalnız kilogram değil; yağ oranıdır, aromadır, beyazlatma kabiliyetidir, coğrafyadır, emektir, ürüne sinmiş karakterdir.

Şili ile Giresun’u aynı cümlede sadece maliyet üzerinden karşılaştırmak da aynı ölçüde yanlıştır. Şili büyük araziyle, sulamayla, makineleşmeyle, şirket mantığıyla üretim yapıyor.

Giresun ise dik yamaçta, küçük parsellerde, insan emeğiyle üretim yapıyor.

Orada hacim var, burada nitelik var.

Orada maliyet avantajı var, burada kalite üstünlüğü var.

Sen gidip de bu iki üretimi aynı kalıba dökersen, sonunda kaliteyi değil ucuzluğu kutsarsın.

Bu da Giresun’un aleyhine işler.

“Fındık pahalı oldu, yabancı ülkeler satış yaptı” cümlesi elbette meselenin bir parçasıdır.

Ama yalnız bu cümleye sığınıp konuşmak yeterli değildir.

Çünkü o zaman asıl sorumluluk alanı karanlıkta kalıyor.

Madem bu bölgenin maliyeti yıllardır biliniyordu, madem Giresun kalite fındığın ayrı bir ürün olduğu yıllardır söyleniyordu, o halde bu ürünü koruyacak mekanizmalar neden zamanında kurulmadı?

Neden Giresun kalite için ayrı fiyatlama dili oluşmadı?

Neden kalite primi güçlü ve kalıcı hale gelmedi?

Neden üreticiyi piyasa karşısında koruyacak yapı sağlamlaştırılmadı?

Asıl çelişki lisanslı depo meselesinde ortaya çıkıyor.

Bugün çıkıp “lisanslı depoyu işler hale getirmemiz gerekir” demek tek başına yetmez.

Bu soruyu da sormak gerekir: O depoyu bugüne kadar neden çalıştırmadınız?

Hibe ile kurulan, kamu desteğiyle oluşturulan, üreticinin lehine işlemesi gereken bir yapı neden atıl kaldı?

Eğer lisanslı depo fındık piyasasında üreticiye nefes aldıracak, fiyat oluşumuna güven katacak, kaliteyi kayıt altına alacak bir araçsa, bu araç neden zamanında devreye sokulmadı?

Bugün dönüp de yıllardır atıl duran yapıyı yeniden ihtiyaç gibi anlatmak, doğal olarak şu itirazı doğuruyor: Madem bu kadar önemliydi, o zaman neden işlemedi?

Üreticinin bu soruyu sormaya hakkı var.

Giresun’un bu soruyu sormaya hakkı var.

Çünkü lisanslı depo yalnız bina değildir.

Lisanslı depo, güven demektir.

Disiplinli ürün akışı demektir.

Şeffaf fiyat demektir.

Piyasada üreticinin elini güçlendirecek kurumsal omurga demektir.

Böyle bir yapıyı kurup sonra atıl bırakmak, ardından da yeniden ihtiyaçmış gibi anlatmak ikna edici olmaz.

Önce şu boşluğun hesabı verilmelidir: Elinizde araç vardıysa neden çalıştırmadınız?

Giresun kalite yağlı fındığın asıl meselesi pahalı olması değildir.

Asıl mesele, pahalı ve nitelikli ürünün özel statüsünün ekonomik güce dönüştürülememesidir.

Bu ürün yıllardır toplu ticaret mantığının içinde eritiliyor. Giresun kalite ayrı deniyor ama uygulamada ayrı muamele görmüyor.

Sorun tam burada başlıyor. Eğer bir ürün ayrıysa, fiyatı da ayrı olacak. Satış dili de ayrı olacak. İhracat stratejisi de ayrı olacak. Menşe vurgusu da ayrı olacak. Kalite primi de lafta değil fiiliyatta işleyecek.

Aksi halde ne oluyor?

Giresun kalite, Levant’la aynı masaya oturtuluyor.

Sonra da dönüp “neden pahalı kaldık” diye konuşuluyor.

Bu, yanlış sorudur.

Doğru soru şudur: Giresun kalite neden hâlâ kendi liginde fiyatlanmıyor?

Bu şehir yıllardır kalite üretiyor ama kalite siyaseti kuramıyor.

Emek veriyor ama o emeği ayrı bir ekonomik statüye çeviremiyor.

Giresun’un kavgası Şili kadar ucuza üretme kavgası değildir.

Böyle bir yarışın sonu yoktur. Böyle bir yarışta Giresun kazanamaz.

Çünkü Giresun’un gücü ucuzlukta değil, niteliktedir.

O yüzden yapılması gereken bellidir.

Giresun kalite yağlı fındık, Levant kalite ile aynı ticaret dilinin içinden çıkarılmalıdır.

Bu ürün için ayrı referans fiyat kurulmalıdır.

Ayrı kalite primi uygulanmalıdır.

Menşe ve kalite esaslı satış politikası oluşturulmalıdır.

Bölgesel destekleme modeli, bu coğrafyanın dik arazi ve yüksek emek gerçeğini tanımalıdır.

Lisanslı depo gerçekten çalıştırılmalı, ama bu kez vitrin olsun diye değil, üreticiye gerçek fayda sağlasın diye çalıştırılmalıdır.

Bugün Giresun’un ihtiyacı ucuzluk reçetesi değildir.

Giresun’un ihtiyacı statü reçetesidir.

Çünkü bu ürün sıradan değildir. Sıradan olmayan ürün, sıradan piyasa mantığıyla korunamaz.

Dünya değişiyor olabilir.

Şili büyüyor olabilir.

Pazar kaybı riski gerçek olabilir.

Bunların hepsi doğrudur.

Ama bu doğrunun yanına bir başka doğruyu daha koymadan mesele tamamlanmaz:

Giresun kalite yağlı fındığı yıllardır aynılaştıran, ayrı değerini kurumsal güce dönüştüremeyen anlayış değişmeden hiçbir alarm tek başına çözüm üretmez.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.