Hava Durumu

ÇED OLUMLU AMA…

Yazının Giriş Tarihi: 01.02.2026 21:14
Yazının Güncellenme Tarihi: 01.02.2026 21:15

ÇED OLUMLU AMA…

Ömür Yüksel
B Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı | Sosyal Bilimci
Yönetim ve Çalışma İlişkileri Uzmanı

Giresun’un Doğankent, Görele ve Tirebolu ilçeleri sınırlarında planlanan bakır-kurşun-çinko madeni kapasite artışı için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından “ÇED Olumlu” kararı verildi.

Hukuki açıdan bakıldığında süreç, ÇED Yönetmeliği’nin öngördüğü usuller çerçevesinde yürütülmüş gibi görünüyor. İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu çalışmış, halkın görüşleri almış, nihai rapor ortaya çıkmış. Kısacası prosedür tamamlanmış.

Ancak çevre meselesi prosedürle sınırlı bir mesele değil.

Proje yasal olabilir, fakat bu durum onun risk taşımadığı anlamına gelmez.

İşte tam da bu noktada, 46894 numaralı nihai ÇED raporunun teknik içeriği ile verilen karar arasında kamuoyunun ilgilendiren önemli başlıklar bulunuyor.

Bu proje sıfırdan açılan bir maden değil; mevcut yeraltı ocakları ile flotasyon tesisinin kapasite artışı niteliğinde hazırlanmış.

Yani mesele sadece daha fazla üretim değil, aynı zamanda daha fazla atık anlamına da geliyor.

Flotasyon işlemi sonrası geriye kalan ince taneli, kimyasal işlem görmüş atıklar genişletilecek maden atık depolama tesisinde birikecek(!)

Raporun teknik içeriği, projenin çevresel risk yönetiminde en kritik unsurlardan birinin bu tesisin güvenliği olduğunu ortaya koymuş durumda.

Madencilikte en önemli çevresel risklerden biri olan asit kaya drenajı burada da karşımıza çıkıyor. Sülfürlü mineraller su ve oksijenle temas ettiğinde asit oluşur; bu asidik ortam da ağır metalleri çözerek sulara taşıyabilir.

ÇED raporu bu süreci teknik bir başlık olarak ele almış ve kontrol önlemlerine yer vermiş. Ancak uluslararası madencilik literatüründe yer alan çok sayıda örnek, asit kaya drenajının bazı sahalarda yıllar sonra hızlanabildiğini göstermektedir. Yani risk sadece işletme süresiyle sınırlı olmayıp, maden kapandıktan sonra da devam eder, edebilir.

Giresun’un coğrafi özellikleri tabloyu daha hassas hale getiren unsurlar arasında.

Karadeniz’in yüksek yağışlı ve dik topoğrafyalı yapısı, yüzey akışını artıran ve heyelan riskini büyüten bir zemin sunuyor.

Maden atık depolama tesisleri ise, toprak dolgu baraj mantığıyla çalışıyor.

Aşırı yağış, zemin hareketi ya da deprem gibi doğal olaylar karşısında bu yapılar önemli mühendislik yükleriyle karşı karşıya kalabiliyorlar.

Uluslararası literatürde yer alan birçok örnek, doğal olayların atık depolama tesisleri açısından tetikleyici rol oynadığını gösteriyor.

Bir diğer kritik başlık su.

Rapor su konusunda yeraltı ve yüzey suyu izleme planlarını detaylandırarak çalışmış.

Ancak esas soru, bu izleme ne kadar süreyle ve ne kadar etkin yapılacak?

Yeraltı suyu kirlenmesi, çevre mühendisliği literatüründe geri dönüşü en zor çevresel sorunlardan biri olarak değerlendirilmektedir.

Temizlenmesi pahalıdır, çoğu zaman mümkün değildir ve etkisi uzun yıllar sürebilir.

Orman ve yaban hayatı açısından tabloya baktığımızda, orman kaybı yalnızca ağaç sayısının azalması değil; habitatın parçalanması, türlerin göç yollarının kesilmesi ve ekosistem dengesinin değişmesi anlamını da taşır.

Tarım alanları açısından ise toz, su kalitesi ve olası ağır metal taşınımı gibi başlıklar uzun vadede ürün güvenliğiyle doğrudan ilişkilidir.

Elbette madencilik ekonomik bir faaliyettir ve bölgede istihdam yaratacaktır. Yaklaşık 520 kişilik istihdam öngörülüyor; bu azımsanacak bir rakam değildir.

Ancak ekonomik kazanç ile çevresel risk arasındaki dengenin uzun vadede nasıl korunacağı sorusu önemini koruyor.

Maden ömrü bittiğinde geriye ne kalacak?

Rehabilite edilmiş ama kimyasal süreçleri devam eden bir atık depolama sahası mı, yoksa gerçekten güvenli hale getirilmiş bir çevre mi?

ÇED “Olumlu” kararı hukuki bir eşiktir; çevresel bir garanti belgesi olarak geçmez.

Bu karar, projeye başlama izni verir; çevresel sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Konu kararın verilmesiyle bitmiyor, tam tersine bu noktada başlıyor.

Denetim ne kadar sıkı yürütülecek?

Çevresel izleme sonuçları kamuoyuyla ne kadar düzenli ve şeffaf paylaşılacak?

Maden kapatıldıktan sonra bakım ve kontrol süreçleri gerçekten yıllar boyunca sürdürülebilecek mi?

ÇED “Olumlu” kararına imza atanlar zaman içinde görev değişikliği yaşayabilir; ancak çevresel etkilerin kalıcı sonuçları olacaktır.

Çevresel etkiler bölge halkının yaşam alanlarını doğrudan etkileme potansiyeli taşıdığından, bugün alınan kararlar yalnızca bugünü değil, yarın bu topraklarda yaşayacak kuşakların haklarını da gözetmek zorundadır.

Tartışma artık “maden olsun mu olmasın mı” noktasının ötesinde, nasıl bir madencilik anlayışı, ne düzeyde bir denetim ve kimin/ kimlerin üstleneceği uzun vadeli sorumlulukla ilerleyeceğimizdir.

Bu projeye yalnızca bir sanayi yatırımı olarak değil, uzun yıllara yayılacak bir çevresel yönetim sınavı, gelecek nesillere karşı ortak sorumluluğumuzdur.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.