6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 30.12.2012 tarihinde bütün işverenlere, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin belirlenmesi ve uygulanmasının izlenmesi, iş kazası ve meslek hastalıklarının önlenmesi, çalışanların ilk yardım ve acil tedavi ile koruyucu sağlık ve güvenlik hizmetlerinin yürütülmesi konusunda birçok yükümlülük getirmişti.
Kanun ülkemizde iş yerlerini tehlike bakımından; Çok tehlikeli (A sınıfı), Tehlikeli (B sınıfı) ve Az tehlikeli (C sınıfı) olmak üzere 3 sınıfa ayırmış ve 50’den az çalışanı olan az tehlikeli sınıftaki iş yerleri ile kamu kurum ve kuruluşlarında sadece iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi görevlendirme zorunluluğu, bugüne kadar ertelemişti.
31/12/2024 tarihi itibariyle kanunda başka değişiklik ve öteleme yapılmadığı için, 4857 sayılı İş Kanunu’na göre istisna olanlar haricindeki kamu kurumları ile 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği profesyoneli görevlendirme zorunluluğu başlamış oldu.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun işverenlere getirdiği yükümlülükleri özetlemek gerekirse,
İşyerinde risk değerlendirmesi yapılması, Acil durum planlarının hazırlanması, yangınla mücadele ve ilk yardım çalışmalarının yapılması, Tahliye planının yapılması, İş kazası ve meslek hastalıklarının kayıt ve bildiriminin yapılması, Sağlık gözetiminin gerçekleştirilmesi, Çalışanların bilgilendirilmesi, Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin verilmesi, Çalışan temsilcisinin/temsilcilerinin görevlendirilmesi, Elli ve daha fazla çalışanın bulunduğu ve altı aydan fazla süren sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği kurulu kurulması, Diğer işverenler ile İSG çalışmalarında koordinasyonun sağlanması öncelikli olarak sayılabilir.
Sonuç olarak; tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan özel sektöre ait işyerlerinde Kanun’un çıktığı tarihte yürürlüğe girmiş olan hükümler 31/12/2024 tarihinden itibaren, kamu kurumları ile 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için de işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı görevlendirme zorunluluğu ile iş sağlığı ve güvenliğinin desteklenmesi noktasında yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
İŞVERENLER ŞİMDİ NE YAPACAK?
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere tüm çalışanlarına faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanması gerekmektedir.
Bu noktada işverenler 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na göre;
Belirlenen niteliklere ve gerekli belgeye sahip olan işveren İSG hizmetlerini bizzat kendi üstlenebilir. İşveren çalışanları arasından iş güvenliği uzmanı veya işyeri hekimi görevlendirebilir. İşveren Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri (OSGB) veya Çalışan Sağlığı Merkezlerinden (ÇASMER) hizmet alabilir. İşveren veya işveren vekili Açık öğretim sistemi, uzaktan veya yüz yüze olarak tercih edilebilecek 2 günlük bir eğitim ile işveren kendi işyerindeki iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini bizzat üstlenebilir. Çalışanların sağlık muayenelerine ilişkin hizmetleri ise kamu sağlık hizmeti sunucuları veya aile hekimleri ya da çalışan sağlığı merkezlerinden (ÇASMER) alabilir.
Belirlenen niteliklere ve gerekli belgeye sahip olmayan ancak 50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyeri işverenleri veya işveren vekilleri, Bakanlıkça ilan edilen eğitimleri tamamlamak şartıyla işe giriş ve periyodik muayeneler ve tetkikler hariç iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini kendileri yürütebilirler.
Sertifikayı almaya hak kazanan işveren veya işveren vekilleri, elliden az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer olan sadece bir işyerinde iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütebilmektedirler.
Veya işyerinde görev yapacak, işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve diğer sağlık personeli ile hizmet alınan OSB’lerin İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa göre görevlendirilmesinden yine işveren sorumludur.
İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri ile ilgili görevlendirilen personelin etkin bir şekilde çalışması amacıyla gerekli kolaylığı sağlamak ve bu hususta planlama ve düzenleme yapmakla, görevlendirdiği kişi veya OSB’lerin görevlerini yerine getirmeleri amacıyla araç, gereç, mekân ve zaman gibi gerekli bütün ihtiyaçlarını karşılamakla, işyerinde sağlık ve güvenlik hizmetini yürütenler arasında iş birliği ve koordinasyonu sağlamakta işverenlerin görevleri arasındadır.
Ayrıca kanun, işverenleri görevlendirdiği kişi veya hizmet aldığı OSB’ler tarafından iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili mevzuata uygun olan ve yazılı olarak bildirilen tedbirleri yerine getirmekle, işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve diğer sağlık personelinin görevlerini yerine getirebilmeleri için, Bakanlıkça belirlenen sürelerden az olmamak kaydı ile yeterli çalışma süresini sağlamakla da yükümlü tutulmuştur.
Kanun İşverenlere çalışanın ölümü veya maluliyetiyle sonuçlanacak şekilde vücut bütünlüğünün bozulmasına neden olan iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde ihmali yargı kararı ile kesinleşen işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanını Genel Müdürlüğe bildirme yükümlülüğü de getirmiştir.
Bu kısa özette sizlerle paylaşacağım son önemli detay ise; işveren İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütmek üzere işyerinden personel görevlendirilse veya OSB’lerden hizmet alsa bile,
İşverenin bu hizmetlere ilişkin sorumluluğu ortadan kalkmamaktadır yani yasal yükümlülükleri devam etmektedir.
Kazasız günler dileğiyle,
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ömür Yüksel
6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 30.12.2012 tarihinde bütün işverenlere, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin belirlenmesi ve uygulanmasının izlenmesi, iş kazası ve meslek hastalıklarının önlenmesi, çalışanların ilk yardım ve acil tedavi ile koruyucu sağlık ve güvenlik hizmetlerinin yürütülmesi konusunda birçok yükümlülük getirmişti.
Kanun ülkemizde iş yerlerini tehlike bakımından; Çok tehlikeli (A sınıfı), Tehlikeli (B sınıfı) ve Az tehlikeli (C sınıfı) olmak üzere 3 sınıfa ayırmış ve 50’den az çalışanı olan az tehlikeli sınıftaki iş yerleri ile kamu kurum ve kuruluşlarında sadece iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi görevlendirme zorunluluğu, bugüne kadar ertelemişti.
31/12/2024 tarihi itibariyle kanunda başka değişiklik ve öteleme yapılmadığı için, 4857 sayılı İş Kanunu’na göre istisna olanlar haricindeki kamu kurumları ile 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği profesyoneli görevlendirme zorunluluğu başlamış oldu.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun işverenlere getirdiği yükümlülükleri özetlemek gerekirse,
İşyerinde risk değerlendirmesi yapılması, Acil durum planlarının hazırlanması, yangınla mücadele ve ilk yardım çalışmalarının yapılması, Tahliye planının yapılması, İş kazası ve meslek hastalıklarının kayıt ve bildiriminin yapılması, Sağlık gözetiminin gerçekleştirilmesi, Çalışanların bilgilendirilmesi, Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin verilmesi, Çalışan temsilcisinin/temsilcilerinin görevlendirilmesi, Elli ve daha fazla çalışanın bulunduğu ve altı aydan fazla süren sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği kurulu kurulması, Diğer işverenler ile İSG çalışmalarında koordinasyonun sağlanması öncelikli olarak sayılabilir.
Sonuç olarak; tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan özel sektöre ait işyerlerinde Kanun’un çıktığı tarihte yürürlüğe girmiş olan hükümler 31/12/2024 tarihinden itibaren, kamu kurumları ile 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için de işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı görevlendirme zorunluluğu ile iş sağlığı ve güvenliğinin desteklenmesi noktasında yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
İŞVERENLER ŞİMDİ NE YAPACAK?
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere tüm çalışanlarına faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanması gerekmektedir.
Bu noktada işverenler 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na göre;
Belirlenen niteliklere ve gerekli belgeye sahip olan işveren İSG hizmetlerini bizzat kendi üstlenebilir. İşveren çalışanları arasından iş güvenliği uzmanı veya işyeri hekimi görevlendirebilir. İşveren Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri (OSGB) veya Çalışan Sağlığı Merkezlerinden (ÇASMER) hizmet alabilir. İşveren veya işveren vekili Açık öğretim sistemi, uzaktan veya yüz yüze olarak tercih edilebilecek 2 günlük bir eğitim ile işveren kendi işyerindeki iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini bizzat üstlenebilir. Çalışanların sağlık muayenelerine ilişkin hizmetleri ise kamu sağlık hizmeti sunucuları veya aile hekimleri ya da çalışan sağlığı merkezlerinden (ÇASMER) alabilir.
Belirlenen niteliklere ve gerekli belgeye sahip olmayan ancak 50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyeri işverenleri veya işveren vekilleri, Bakanlıkça ilan edilen eğitimleri tamamlamak şartıyla işe giriş ve periyodik muayeneler ve tetkikler hariç iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini kendileri yürütebilirler.
Sertifikayı almaya hak kazanan işveren veya işveren vekilleri, elliden az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer olan sadece bir işyerinde iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütebilmektedirler.
Veya işyerinde görev yapacak, işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve diğer sağlık personeli ile hizmet alınan OSB’lerin İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa göre görevlendirilmesinden yine işveren sorumludur.
İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri ile ilgili görevlendirilen personelin etkin bir şekilde çalışması amacıyla gerekli kolaylığı sağlamak ve bu hususta planlama ve düzenleme yapmakla, görevlendirdiği kişi veya OSB’lerin görevlerini yerine getirmeleri amacıyla araç, gereç, mekân ve zaman gibi gerekli bütün ihtiyaçlarını karşılamakla, işyerinde sağlık ve güvenlik hizmetini yürütenler arasında iş birliği ve koordinasyonu sağlamakta işverenlerin görevleri arasındadır.
Ayrıca kanun, işverenleri görevlendirdiği kişi veya hizmet aldığı OSB’ler tarafından iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili mevzuata uygun olan ve yazılı olarak bildirilen tedbirleri yerine getirmekle, işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve diğer sağlık personelinin görevlerini yerine getirebilmeleri için, Bakanlıkça belirlenen sürelerden az olmamak kaydı ile yeterli çalışma süresini sağlamakla da yükümlü tutulmuştur.
Kanun İşverenlere çalışanın ölümü veya maluliyetiyle sonuçlanacak şekilde vücut bütünlüğünün bozulmasına neden olan iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde ihmali yargı kararı ile kesinleşen işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanını Genel Müdürlüğe bildirme yükümlülüğü de getirmiştir.
Bu kısa özette sizlerle paylaşacağım son önemli detay ise; işveren İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütmek üzere işyerinden personel görevlendirilse veya OSB’lerden hizmet alsa bile,
İşverenin bu hizmetlere ilişkin sorumluluğu ortadan kalkmamaktadır yani yasal yükümlülükleri devam etmektedir.
Kazasız günler dileğiyle,