Hava Durumu

2026 MAHSULÜ İÇİN İŞİMİZ TMO’YA KALDIYSA VAY HALİMİZE

Yazının Giriş Tarihi: 07.06.2026 21:28
Yazının Güncellenme Tarihi: 07.06.2026 21:30

2026 MAHSULÜ İÇİN İŞİMİZ TMO’YA KALDIYSA VAY HALİMİZE

Fındıkta her sezon aynı cümle yeniden dolaşıma sokuluyor: “Gözler TMO’da.”

Bu cümle ilk bakışta üreticiye güvence veriyormuş gibi görünse de gerçekte fındıkta kurumsal aklın, üretici örgütlülüğünün ve ulusal piyasa yönetiminin ne kadar zayıfladığını gösteriyor.

TMO’dan hayır beklemek, fındığı hiç bilmemektir.

Çünkü fındık yalnızca hasat zamanı açıklanan bir alım fiyatından ibaret değildir. Fındık; üretim maliyetiyle, arazi yapısıyla, kalite farkıyla, ihracat bağlantılarıyla, stok yönetimiyle, finansman gücüyle, üretici örgütlenmesiyle, lisanslı depoculukla, büyük alıcı baskısıyla ve dünya piyasasıyla birlikte okunması gereken stratejik bir üründür. Bu kadar karmaşık bir yapıyı her yıl TMO’nun açıklayacağı fiyata bağlamak, üreticiyi korumak değil, üreticinin çaresizliğini yönetmektir.

Toprak Mahsulleri Ofisi fındıkta ilk kez 2006 yılında görevlendirildi. 2006, 2007 ve 2008 yıllarında toplam 694 bin ton kabuklu fındık aldı. Bu rakam büyük görünebilir; ancak fındıkta başarı, depoya kaç ton ürün konulduğuyla ölçülemez. Başarı, üreticinin emeğinin karşılığını almasıyla, fiyat istikrarıyla, kalite farkının korunmasıyla, Giresun kalite fındığın ayrı değer görmesiyle ve üreticinin piyasanın karşısında yalnız bırakılmamasıyla ölçülür.

Bugün geldiğimiz noktada TMO, fındık piyasasını üretici lehine yukarı taşıyan bir kurum olmaktan çok, fiyatı aşağıda tutan resmi referans haline gelmiştir.

2025-2026 sezonunda Giresun kalite kabuklu fındık için 200 TL, levant kalite için 195 TL fiyat açıklanması bunun en açık örneğidir.

Aynı dönemde FİSKOBİRLİK’in piyasada 280 TL, 292 TL, 307 TL ve daha yüksek seviyelere çıkan fiyatlarla alım yapabildiği bir ortamda TMO’nun 200 TL’de kalması, üretici lehine müdahale değil, piyasanın aşağıda tutulmasına yarayan bir çıpa işlevi görmüştür.

FİSKOBİRLİK 300 liranın üzerine çıkabiliyorsa, serbest piyasa belli dönemlerde 300 lira bandını görebiliyorsa, Giresun kalite fındığın gerçek değeri bu seviyelerin altında tartışılamaz. Buna rağmen TMO’nun düşük fiyatı, tüccarın ve büyük alıcının eline güçlü bir pazarlık gerekçesi vermektedir. Üreticiye “devletin fiyatı bu” denilerek daha düşük tekliflerin zemini hazırlanmakta, fındığını hemen satmak zorunda kalan küçük üretici bu baskı altında ezilmektedir.

Üstelik TMO fiyatının kâğıt üzerinde taban gibi görünmesi, sahadaki gerçeği değiştirmiyor. Her üretici ürününü TMO’ya götüremez. Her üretici randevu alıp bekleyemez. Her üretici nakliye, kurutma, depolama ve zaman maliyetini taşıyamaz. Hasat zamanı borcu olan, işçi parasını ödeyecek olan, gübre ve ilaç borcunu kapatacak olan üretici için beklemek çoğu zaman mümkün değildir.

Bu nedenle TMO, sahada üreticiyi rahatlatan bir güvence olmaktan çok, alıcının elini güçlendiren düşük fiyat eşiğine dönüşmektedir.

Fındıkta yıllardır yaşanan sorun, tek başına TMO’nun düşük fiyat açıklaması değildir.

Sorunun kökü daha derindedir. FİSKOBİRLİK’in piyasa düzenleyici gücünün zayıflatılması, üretici kooperatiflerinin etkisiz bırakılması, lisanslı depoculuğun üretici merkezli kurulamaması, Giresun kalite fındığın ayrı ekonomik kategoriye dönüştürülememesi ve Türkiye’nin dünya fındık piyasasında üretici ülke olmasına rağmen fiyat belirleyen ülke haline gelememesi bugünkü tıkanmanın ana nedenleridir.

Fındıkta eski düzenin bütün eksiklerine rağmen güçlü bir tarafı vardı: Üretici daha örgütlüydü, FİSKOBİRLİK sahadaydı, devlet gerektiğinde üreticinin arkasında duruyordu, fiyat üretim bölgesinde anlam kazanıyordu.

Bugünkü düzende ise üretici dağınık, kooperatif zayıf, FİSKOBİRLİK sınırlı kapasiteyle ayakta kalmaya çalışıyor, TMO geçici müdahale aracı gibi kullanılıyor, büyük alıcılar ise piyasanın yönünü belirliyor.

Bu tablo en çok Giresun kalite fındığı vuruyor. Giresun’da fındık yamaç arazide, parçalı bahçelerde, düşük verimle, yüksek işçilik maliyetiyle ve büyük ölçüde insan emeğiyle üretiliyor. Ova şartlarında daha kolay mekanize edilen üretimle aynı fiyat mantığına sıkıştırılan Giresun üreticisi, hem maliyet baskısı hem de kalite farkının fiyatlanmaması nedeniyle cezalandırılıyor.

TMO’nun Giresun kalite ile levant kalite arasında sembolik fark bırakması, bu ürünün gerçek değerini tanımaya yetmiyor. Giresun kalite fındık yalnızca tabelada ayrı yazılarak korunamaz. Aroma, yağ yapısı, işlenebilirlik, coğrafi işaret değeri, üretim zorluğu ve markalaşma potansiyeli fiyat cetveline yansımıyorsa, orada kalite politikası yoktur; sadece isimlendirme vardır.

2026 mahsulü için üreticinin yine TMO’ya bakması isteniyorsa, bu fındık politikasının iflasıdır.

Çünkü TMO ne FİSKOBİRLİK’in yerine geçebilir ne üretici kooperatiflerinin yerini doldurabilir ne de Giresun kalite fındığı dünya markasına dönüştürebilir. TMO ancak doğru kurulmuş bir ulusal fındık politikasının tamamlayıcı unsuru olabilir. Tek başına çözüm diye sunulduğunda ise üreticiyi yeniden aynı çaresizliğe mahkûm eder.

Fındıkta ihtiyaç duyulan şey, TMO’dan medet ummak değil; üretici merkezli yeni bir piyasa düzeni kurmaktır.

FİSKOBİRLİK yeniden güçlendirilmeli, lisanslı depoculuk üretici kooperatifleriyle bütünleştirilmeli, Giresun kalite için ayrı ve güçlü fiyat politikası oluşturulmalı, kaliteye dayalı prim sistemi kurulmalı, üreticiye finansman desteği sağlanmalı, ürününü hasat zamanı panikle satmak zorunda kalmayacağı bir mekanizma inşa edilmelidir.

Türkiye dünya fındığının ana üretici ülkesi olduğu halde fiyatı başkalarının belirlediği bir düzende kalamaz. Giresun kalite fındık, küresel şirketlerin tedarik zincirinde ucuz hammadde olarak görülemez. Bu ürünün coğrafi değeri, emeği, kalitesi ve markalaşma gücü vardır. Üreticinin alın teri de, bu ülkenin ihracat değeri de TMO’nun düşük alım fiyatına sıkıştırılamaz.

2026 mahsulü için üreticinin umudu yine TMO’ya bağlanıyorsa, bu umut değil, fındıkta yıllardır süren yanlış politikanın yeni sezon adıdır. Fındığı kurtaracak olan geçici alım kararı değil; üreticiyi merkeze alan, Giresun kaliteyi ayrı değer kabul eden, FİSKOBİRLİK’i yeniden piyasa aktörü yapan ve Türkiye’yi fiyat belirleyen ülke konumuna taşıyan kalıcı bir fındık düzenidir.

Bu yüzden 2026 mahsulü için işimiz TMO’ya kaldıysa, vay halimize.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.